Güneydoğu Anadolu bölgesi

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Güneydoğu Anadolu bölgesi, Anadolu’nun Kadim uygarlıklara açılan kapısıdır. Yurdumuzun en eski antik yerleşimlerinin her yerde bulunduğu ve bir çok yeni keşfedilen antik uygarlıklar diyarıdır. Orta Doğu’nun eşiği, Mezopotamya kapısıdır. Güneydoğu Anadolu bölgesi sınırları içinde gün geçmiyor ki yeni antik yerleşimler keşfedilmesin.

Bu anlamda, Güneydoğu Anadolu bölgesi içinde gezilecek, gidilecek o kadar çok yer var, gidilmesi ve gezilmesi gerekli o kadar çok antik ve tarihi şehir, ören yeri, müze var ki, belki de gezi anlamında en uzun zamanı Güneydoğu Anadolu bölgesi alacaktır. Antik uygarlıkların izlerinden, tarihi kentlerin gölgelerine kadar, içiçe yaşayan dinlerden, aynı sokağa açılan ibadet yerlerine kadar görülmesi gereken bir uygarlıklar topluluğudur Güneydoğu Anadolu.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Medeniyetleri

Güneydoğu Anadolu bölgesi denilince ilk akla gelenlerden biri Göbeklitepe’dir. Dünya insanlık tarihini değiştirecek nitelikte olan Göbeklitepe dünyadaki en eski tapınak, en eski dini yapıdır ve M.Ö. 12.000 yıllarında bir kavim olmadığı için kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir.

Güneydoğu Anadolu bölgesindeki medeniyetler ve devletler hakkında bilgi vermeden önce ufak bir detayı paylaşmakta yarar var. Aşağıda göreceğiniz üzere bazı medeniyetler veya imparatorluklar birbirlerinin içlerinden çıkmışlardır. Adeta iç içe olan bu medeniyetler hakkında bu sayfada kısa bilgiler bulunmaktadır. Daha detaylı bilgiler için kapsamlı tarih kitaplarına başvurulmalıdır.

Sümer medeniyeti (M.Ö.4000 – M.Ö.2000) tarihleri arasında diğer medeniyetlere göre en erken çıkan uygarlıktır. Sümerler de denilen bu medeniyetin ismi geçmişken Muazzez Ilmiye Çığ hanımefendinin de isminin geçmemesi olmaz. Günümüzde Sümerler hakkında öğrendiğimiz bir çok bilgiyi kendisine borçluyuz. Bir Atatürk kadını olan kendisine uzun ve sağlıklı ömürler diliyoruz.

Akadlar ya da Akad İmparatorluğu (M.Ö.2350 – M.Ö. 2100) 250 yıllık kısa tarihine rağmen bölgede adını duyurmuş uygarlıklardandır.

Hurri medeniyeti ya da Hurriler (M.Ö.3000 – M.Ö.700) de Güneydoğu Anadolu bölgesindeki uygarlıklar arasındadır.

Tarihte İlk’lerin Bölgesi

Güneydoğu Anadolu bölgesinde ve Orta Doğu’da en önemli medeniyetlerden biri de Babil İmparatorluğu ya da Babil medeniyetidir. M.Ö.2050 yıllarında dünya tarihinde adından bahsettiren Babil uygarlığı bölgeye uzun süre hakim olmuştur. M.Ö.1600 yıllarında İç Anadolu bölgesinde altın çağını yaşayan Hititler ile yapılan savaşlar neticesinde tarihten silinmeye başlamışlardır.

Tarihteki ilk yazıyı bulanlar Sümlerlerdir. İlk yazılı kanunları da Sümerler yazmışlardır. Babil imparatorluğunu ise Babil’in asma bahçelerinden ve Hammurabi kanunlarından bilmekteyiz.

Asur İmparatorluğu ya Asurlular ise M.Ö.1894 yılında kurulmuş olup Sümer ve Akad imparatorluklarını kapsamaktadır. Son yıllarında Avrupa’dan gelen İskitler tarafından istila edilen imparatorluk, M.Ö.539 yılında ise Persler, Medler, Babillilerin birleşerek bu imparatorlukla savaşmasıyla son bulmuştur.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Türk Beylikleri

Dulkadiroğulları, Ramazanoğulları, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki beyliklerdendir ve bu beylikler 2. Beylik dönemindedirler. Ayrıca 2. Beylikler döneminde ise Artuklular da Mardin ve Hasankeyf bölgesinde hüküm sürmüştür. Bu beyliklerden bir kısmı sonradan devlet haline gelmiştir.

Güneydoğu Anadolu bölgesinde bu devletilerin çoğunun izlerini, yapılarını bugün dahi görmekteyiz.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Müzeleri ve Ören Yerleri

Bu bölgedeki müzelerin başında Gaziantep Zeugma Müzesi gezilmesi gereken müzelerin başında gelmektedir. Bunun yanında Şanlıurfa Arkeoloji ve Mozaik Müzesi ile Haleplibahçe Mozaik Müzesi de bölgedeki müzeler arasında çok önemli bir yere sahiptir.

Mardin Müzesi, Diyarbakır Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi de ayrıca gezilmesi gereken diğer müzelerdendir.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Gezilecek Yerler için tıklayınız

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Gezilecek Yerler

İlk olarak Güneydoğu Anadolu güzergahı ve rotası için buraya tıklayabilirsiniz.

Zeugma Mozaik Müzesi

Gaziantep’e gittiğinizde Zeugma Mozaik Müzesi‘ne kesinlikle uğramalısınız. Biraz kent dışında kalmış gibi görünse de, değil. Tatlıları tabi ki dünyaca ünlü:)

Balıklıgöl – Şanlıurfa

Şanlıurfa’ya gittiğinizde Balıklıgöl’den başka esnaf pazarlarını kesinlikle ziyaret edin. Şehrin içinde olup, zanaatlarına göre esnaflar bir araya gelmişler; terziler, bakıcılar vs gibi.

Nemrut Dağı

Nemrut Dağına çıkacaksanız eğer, bir önceki gece Kahta’da kalmalısınız doğal olarak. Çünkü sabaha karşı saatlerde çıkmanız gerekmekte. Aksi durumda güneşin doğuşunu izleyemez ve batı terasından görkemli Nemrut dağının gölgesinin diğer dağların üzerine düştüğünü göremezsiniz.

Eğer “zaten gündoğumunu görmeye değil de ben heykelleri görmeye gideceğim” derseniz, emin olun eksik bir gezi yapmış olursunuz. Ayrıca Nemrut dağında eskiden çeşitli orkestralar konser vermekteydi, ne yazık ki artık verilmiyor bildiğim kadarıyla. Ancak olur ya belki denk gelirsiniz.

Diyarbakır

Diyarbakır‘da Ulu cami ve dört ayaklı cami (Şeyh Mutahhar Cami) görülmeye değer. Ulu Cami karşısına düşen Hasan Paşa Hanı’na kesinlikle gitmelisiniz, güzel fotoğraflar vermekte bu han. Ayrıca Dicle nehrinin yanında Gazi Köşkü’nü ziyaret edin. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kaldığı köşktür burası. Hevsel bahçeleri ve Silvan Köprüsü’nü de görmüş olursunuz. Cahit Sıtkı tarancı müzesi de bu kentimizdedir.

Ayrıca Diyarbakır’da bir çok tarihi kilise de bulunmaktadır ve siz ziyaretçilerini bekler.

Göbeklitepe

Göbeklitepe, resmen bir yolun bittiği yerde. Gitmeden önce yanınıza su alın diyeceğim. (bu yazıyı yazadığımız 09.08.2017 tarihinde ne yazık ki Göbeklitepe’ye ziyaretçi kabul edilmiyordu.)

Harran

Şanlıurfa’da tabi ki Harran Ovası‘na da gitmelisiniz. Burada hemen belirtmek isteriz ki; gitmeden yanınıza okul araç ve gereçleri almalısınız oradaki çocuklara vermek için. Harran da pek ağacın olmadığı ve sıcak yerlerden biri, lütfen dikkat edin.

Bu kentten ayrılmadan önce Balıklıgöl’e gitmeyi ihmal etmeyin ve efsanelerden mahrum kalmayın deriz.

Mardin ve Midyat

Mardin ve Midyat‘a gittiğinizde taş işleme ustalarının ellerinden çıkan o müthiş evleri göreceksiniz. Dara harabeleri, Kasımiye Medresesi, Deyrûlzafaran Manastırı,  eski Mardin evleri ve eski Mardin sokaklarını kesinlikle görmeli ve fotoğraflamalısınız. Savur’a gitmeli ve bir çay içmelisiniz.

Hasankeyf

Hasankeyf”e kesinlikle gitmelisiniz. Çok yakında sular altında kalacak olan antik kenti son bir kere sular altında kalmadan görmelisiniz.

Eski Halfeti

Halfeti‘ye gidip barajın serin sularında tekne ile gezmeli ve barajın suyu altında kalan tarihi anmalısınız. Rumkale’nin heybetini görmelisiniz.

Dara antik kenti (Dara Harabeleri) ve bir çoğu. Yapıları, tarihe meydan okuyan evleri, insanları ve harabeleriyle sizleri beklemekte ve bütün görkemiyle tarihe meydan okumaktadır.

Unutmayın; en iyi yol gezdiğin yoldur.

Güneydoğu Anadolu’da Nasıl Gezilir?

Güneydoğu Anadolu’da gezmek istediğinizde bir tur firması ile anlaşmanız gerekmektedir. Tabi ki kaybolmak her yerde mümkündür ama buralarda kaybolmanın potansiyeli oldukça yüksektir. Yüksektir çünkü google map’i açayım diye telefonunuzu eline aldığınızda çekmediğini göreceksiniz.

Güneydoğu Gezisi İçin Tavsiyeler

Eğer özel aracınız ile bölgede gezmeyi düşünüyorsanız sizin için oldukça zahmetli ve yorucu olacaktır. Çünkü gidilecek yerlerin arasındaki mesafeler uzun olmakla birlikte, klimayı ne kadar açarsanız açın, dışarı çıktığınızda sudan çıkmış balığa döneceksiniz büyük ihtimalle.

Güneydoğu’da Rehberli Gezi

Ayrıca bu bölgemizde kadim uygarlıkların izlerini internetten okumak size bir gezgin tadı vermez. Örneğin Harran ovas’ında pagan figürlerine bakarken bir rehberin size bunu ayrıca anlatması gerekmektedir, aklınızda olsun. hatta oradaki çocuklar neredeyse bir rehber bilgisine sahip. Hem Harran ovasında hem de Dara antik kentinde etrafınızı saran çocuklar size çeşitli (ama doğru) bilgiler vermektedir. Bu çocuklara özellikle okul araç ve gereçleri vermenizi önermekteyiz.

Dahası Güneydoğu Anadolu yemekleri için yanınıza kesinlikle ilaç almalısınız. Kesinlikle bir şekilde mide spazmı geçirmeniz an meselesi. Ama nasılsa rehberiniz size bunları zaten anlatacaktır. Çeşitli mide ve bağırsak problemlerine karşı hazırlık olmalısınız. O yüzden doktorunuza danışarak yanınıza ilaç almanızı tavsiye ederiz.

Güneydoğu Anadolu bölgesinde gezmek için en ideal zamanlar ilkbahar ve sonbahar mevsimleridir. Zaten tur firmaları da genelde bu mevsimlerde hareket etmektedirler. Aksi durumda aşırı sıcaklığa maruz kalabilir ve gezinizden pek bir şey anlamayabilirsiniz.

Malumunuz olduğu üzere Güneydoğu Anadolu bölgemizde yıllarca terör hüküm sürmekte ve bu ne yazık ki zaman zaman devam etmektedir. Bu yüzden bir rehber eşliğinde veya bir kültür turuna katılarak bu bölgede gezmek en güvenli yoldur. Çünkü girmiş olduğunuz yolda kaybolabilirsiniz.

Yollar

Yeri gelmişken bahsetmekte fayda var; ülkemizin batısında bile antik kentlere giderken yollar, ana yol değil. Haliyle bu bölgemizde de değil. Hatta bazen yolda giderken ‘nasıl yani?’ diyebiliyorsunuz.

Tüm bunlarla birlikte, diyelim ki özel aracınızla gittiniz, bir turla değil. Kesinlikle kalacağınız otelleri internetten araştırın. Emin olun klimasız bir yerde uyumak istemezsiniz. Tabi bu anlamda bir tavsiye daha vermek gerekirse sadece burada değil, her yerde apart otelleri tercih edin.

Peki kısaca nerede ve nasıl sorularının cevaplarına bir göz atalım. Aslında ilgili sayfalarda çok daha detaylı ve tarihi bilgileri de paylaşmaktayız.

Ayrıca İlgili Linkler:

Güneydoğu Anadolu Bölgesi antik kentleri, tarihi şehirleri ve ören yerleri fotoğrafları

Güneydoğu Anadolu güzergahı

error: fotoğrafları izinsiz kullanmak yasaktır!