Hasankeyf Gezilecek Yerler listesi, Dicle Nehir’inin kıyısında 12.000 yıllık köklü geçmişiyle yükselen Batman Hasankeyf Gezilecek Yerler rotasının ve antik Mezopotamya coğrafyasının en büyüleyici açık hava müzesini sunmaktadır. Hasankeyf Nerede, Nasıl Gidilir sorusuyla başlayan bu keşif yolculuğu; kanyon kayalıklarına oyulmuş 6.000’den fazla insan yapımı mağaradan Hasankeyf Kalesi ve Mağaraları’na, Artuklular ve Eyyubiler döneminin görkemli mimari kalıntılarından günümüzün modern yerleşkesine kadar uzanan zengin bir tarih mirasını kapsar. Günübirlik bir seyahat veya geniş kapsamlı bir Hasankeyf Gezi Rotası planlayan seyahat severler için kent; Batman, Mardin ve Midyat kültür turlarının en stratejik ve etkileyici geçiş noktası konumundadır.
Hasankeyf Gezilecek Yerler rehberimizde adım atacağınız yeni yerleşkede, tarihin devasa mühendislik operasyonlarıyla koruma altına alındığı Yeni Hasankeyf Arkeopark alanı sizi karşılamaktadır. Dünyanın en ağır nakil projelerinden biriyle taşınan Hasankeyf Zeynel Bey Türbesi, anıtsal mimarisiyle öne çıkan Hasankeyf El-Rızk Camii ve bölgenin binlerce yıllık arkeolojik hafızasını sergileyen Hasankeyf Müzesi Gezi Rehberi durakları, kentin dünü ile bugününü birbirine bağlar. Geziniz sırasında Hasankeyf’e Ne Zaman Gidilir, Hasankeyf Kaç Günde Gezilir ve Hasankeyf’te Ne Yenir gibi tüm pratik sorularınıza yanıt bulurken; dilerseniz gezinizi Hasankeyf Çevresinde Gezilecek Yerler rotalarıyla zenginleştirip Hasankeyf Tarihi ve İlginç Bilgiler eşliğinde unutulmaz bir seyahat deneyimi yaşayabilirsiniz.
Hasankeyf’in Tarihi ve Kültürel Önemi

Hasankeyf (Hasankeyf ancient city), insanlık tarihinin ve Anadolu medeniyetler mirasının en kritik dönüm noktalarından birini temsil eden, son yılların en çok konuşulan tarihi şehri ve antik kentidir. Ilısu Barajı projesi sonrasında tarihi yerleşimin büyük bir kısmı sular altında kalmış, Zeynel Bey Türbesi ve diğer anıtlar yerlerinden edilerek taşınmış olsa da; burası Güneydoğu Anadolu bölgesinin kültürel hafızasındaki eşsiz konumunu korumaktadır. Ne yazık ki eski Hasankeyf yok edilmiş ve geriye sadece o dönemi belgeleyen eski Hasankeyf fotoğrafları kalmıştır. Ancak Hasankeyf; “Nerede, nasıl gidilir, gezilecek görülecek yerleri nelerdir?” sorularından çok daha fazlasını ifade eden, dinamitle patlatılan kayalıkları, sular altında kalan yapıları ve kurtarılan eserleriyle tarihin akışına tanıklık etmiş stratejik bir merkezdir.
Bölgenin tarihi önemini simgeleyen en somut yapılardan biri olan Zeynel Bey Türbesi, Mayıs 2017’de devasa bir mühendislik operasyonuyla canlı yayınlarda yeni yerine taşınmıştır. Zeynel Bey Türbesi’nin ardından diğer paha biçilmez tarihi eserler de kendi sonlarına ve yeni adreslerine doğru taşınarak korunmaya çalışılmıştır. Hasankeyf’in önemi; sadece mimari yapılarından değil, çağlar boyunca Dicle Nehri kıyısında farklı uygarlıkların kesişim noktası olmasından ve bugün sadece fotoğraflarda yaşatılabilen benzersiz antik kent kimliğinden gelmektedir.
Konu Başlıkları
- Hasankeyf Hakkında Kısa Bilgiler Tablosu
- Hasankeyf Nerededir ve Nasıl Gidilir?
- Hasankeyf Müzesi ve Arkeopark Giriş Ücreti & Ziyaret Saatleri
- Hasankeyf İsmi Nereden Geliyor?
- Güncel Rehber: Hasankeyf Gezilecek Yerler (Arkeopark ve Yeni Yerleşke)
- Hasankeyf Arkeopark ve Taşınan Tarihi Eserler
- Hasankeyf Müzesi’nde Öne Çıkan ve Mutlaka Görülmesi Gereken Eserler
- Sular Altında Kalan Miras: Tarihi Hasankeyf Yapıları ve Eserleri Nelerdi?
- Hasankeyf Hakkında Şaşırtıcı ve İlginç Bilgiler
- Rakamlarla Hasankeyf: İstatistikler ve Önemli Veriler
- Gizemli Söylenceler: Hasankeyf Efsaneleri ve Halk Hikâyeleri
- Tarihin Canlı Şahidi: Hasankeyf Tarihçesi ve Yönetim Dönemleri
- Bir Devrin Sonu ve Yeni Bir Başlangıç: Hasankeyf’in Sular Altındaki Son Hali
- Hasankeyf Yeni Yerleşkesi: 3 Kilometre Ötede Yeni Bir Yaşam
- Hasankeyf Çevresinde Gezilecek Yerler
- Hasankeyf Mutfak Rehberi: Hasankeyf’te Ne Yenir, Ne İçilir?
- Hasankeyf Kültür, Doğa ve Doğa Sporları Festivalleri
- Hasankeyf Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Ayrıca İlgili Linkler
Hasankeyf Hakkında Kısa Bilgiler Tablosu
Hasankeyf’in coğrafi konumu, Ilısu Barajı’nın teknik verileri, taşınan miras ve müzeye dair tüm önemli istatistikler:
| Bilgi / Parametre | Açıklama / Detay |
|---|---|
| Konum | Batman ili, Güneydoğu Anadolu Bölgesi / Türkiye |
| Su Altında Kalma Tarihi | Kasım 2019 (Barajın su tutmaya başlaması) |
| Ilısu Baraj Gölü Yüzölçümü | ~313 km² (37.750 hektarlık etkileşim alanı) |
| Taşınan Tarihi Eser Sayısı | 7 Ana Yapı (Zeynel Bey Türbesi, Artuklu Hamamı, İmam Abdullah Zaviyesi, El-Rızk Camii, Süleyman Han Camii minaresi, Kızlar Camii, Kale Kapısı) |
| Sular Altında Kalan Alanlar | Eski Hasankeyf İlçe Merkezi, Dicle Vadisi tabanı, tarihi taş köprü kalıntıları, vadi içi nehir mağaraları ve baraj havzasındaki 80’den fazla arkeolojik alan |
| Hasankeyf Müzesi Eser Sayısı | 4.000’den fazla teşhir edilen eser (Müzeyle bağlantılı kurtarma kazılarından çıkarılan toplam 60.000+ buluntu) |
| 💡 İlginç Bilgi 1: Rekor Taşınma | Zeynel Bey Türbesi, 1150 tonluk ağırlığıyla Türkiye’de ve Avrasya coğrafyasında bütüncül olarak (tek parçada) yürütülen ilk dev mühendislik operasyonuyla 2 kilometre öteye taşınmıştır. |
| 💡 İlginç Bilgi 2: Binlerce Mağara Ev | Hasankeyf, kayalara oyulmuş 4.000’den fazla mağarasıyla dünyadaki en büyük ve en eski insan yapımı mağara yerleşimlerinden biridir. Su seviyesinin üstünde kalan mağaralar bugün hâlâ görülebilmektedir. |
| 💡 İlginç Bilgi 3: Robotik Elin Doğuş Yeri | Sibernetik ve robotik bilimin babası sayılan El-Cezeri, muazzam icatlarının ve suyla çalışan otomatlarının önemli bir kısmını Artuklular döneminde Hasankeyf’te tasarlayıp hayata geçirmiştir. |
Hasankeyf Nerededir ve Nasıl Gidilir?

Hasankeyf Gezilecek Yerler rehberinin ilk ve en temel adımı, bu antik Mezopotamya kentinin coğrafi konumunu ve ulaşım detaylarını kavramaktır. Dicle Nehir‘inin iki yakasına kurulmuş olan Hasankeyf, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Batman iline bağlı tarihi bir ilçedir. Kuzeyinde Batman kent merkezi, doğusunda Gercüş, batısında Midyat (Mardin) ve güneyinde Mardin il sınırları ile çevrelenmiştir.
Batman şehir merkezine 37 kilometre, Mardin’in tarihi ilçesi Midyat’a ise yaklaşık 45 kilometre mesafede konumlanan Hasankeyf, Güneydoğu kültür turlarının en önemli geçiş noktalarından biridir.
Özel Araç ile Ulaşım (En Konforlu Rota)
Kendi aracınızla veya kiralık araçla seyahat ediyorsanız Hasankeyf‘e ulaşım son derece rahat ve asfalt yollar üzerinden sağlanmaktadır.
- Batman Üzerinden Ulaşım: Batman kent merkezinden güney yönüne doğru Batman – Hasankeyf Yolu (D955 karayolu) takip edilir. Yaklaşık 30-35 dakikalık konforlu bir sürüşle doğrudan Yeni Hasankeyf yerleşkesine ve Hasankeyf Arkeopark alanına varılır.
- Mardin / Midyat Üzerinden Ulaşım: Mardin veya Midyat gezisi sonrası Hasankeyf‘e geçmek isteyen seyahat severler, Midyat – Hasankeyf Yolu (D955) üzerinden kuzey istikametine ilerleyerek ortalama 40 dakikada ilçeye ulaşabilirler.
Toplu Taşıma ve Şehir İçi Minibüs Seferleri
Toplu taşıma araçlarını tercih edecek gezginler için Batman merkezden gün boyu düzenli minibüs seferleri bulunmaktadır.
- Batman Otogarı ve İlçe Dolmuşları: Batman Şehirlerarası Otobüs Terminali‘nden ve kent merkezindeki ilçe dolmuş duraklarından hareket eden Hasankeyf minibüsleri, sabahın erken saatlerinden akşam üzeri saatlerine kadar ortalama 20-30 dakikada bir karşılıklı olarak sefer düzenlemektedir. Minibüslerle yolculuk yaklaşık 40-45 dakika sürmektedir.
Havalimanı Bağlantısı (Batman ve Mardin Havalimanları)
Hava yolu ile bölgeye gelecek ziyaretçiler için en yakın ve pratik iki alternatif mevcuttur:
- Batman Havalimanı (BAL): Hasankeyf‘e en yakın havalimanı olup ilçe merkezine yaklaşık 45 kilometre mesafededir. Havalimanından taksi veya araç kiralama seçenekleriyle doğrudan 40 dakikada Hasankeyf‘e geçebilir ya da havalimanı servisleriyle Batman merkeze inip Hasankeyf dolmuşlarına aktarma yapabilirsiniz.
- Mardin Prof. Dr. Aziz Sancar Havalimanı (MQM): Mardin üzerinden kombine bir gezi planlayanlar için bu havalimanı Hasankeyf‘e yaklaşık 110 kilometre (ortalama 1 saat 20 dakika) mesafededir.
Hasankeyf Müzesi ve Arkeopark Giriş Ücreti & Ziyaret Saatleri
Hasankeyf Arkeopark ve bünyesindeki Hasankeyf Müzesi, Ilısu Barajı sularından kurtarılarak taşınan binlerce yıllık tarihi eserlerin sergilendiği ana ziyaret alanıdır. Güncel bilet fiyatları ve ziyaret saatleri bilgileri aşağıda yer almaktadır:
Hasankeyf Müzesi Giriş Ücreti Ne Kadar?
- Giriş Ücreti: Hasankeyf Müzesi ve Arkeopark alanına giriş ücreti 5 Euro karşılığı Türk Lirası (TL) olarak uygulanmaktadır.
- Müzekart Geçerli mi?: Evet, alanda T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Müzekart geçerlidir.
- Müzekart Fiyatı: Yerli ziyaretçiler için Müzekart ücreti 200 TL’dir.
İpucu: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bilet almak yerine 200 TL ödeyerek Müzekart edinmesi, alan ziyaretini çok daha ekonomik ve avantajlı hale getirmektedir.
Hasankeyf Müzesi Ziyaret Saatleri ve Açık Olduğu Günler
- Ziyaret Günleri: Müze kompleksi haftanın her günü ziyarete açıktır.
- Açılış Saati: Sabah saat 09:00 itibarıyla ziyaretçi kabulü başlamaktadır.
- Kapanış Saati: Alan akşam saat 17:30’da kapanmaktadır.
- Gişe Kapanış Saati: Müze gişesi saat 16:30’da kapanmaktadır. Saat 16:30’dan sonra yeni ziyaretçi girişi yapılmamaktadır.
Hasankeyf İsmi Nereden Geliyor?
Orta Çağ İslam tarihçileri ve coğrafyacıları tarafından şehir “Hısn Keyfa” ismiyle anılmıştır. Arapça “Hısn” (kale) kelimesi ile birleşen bu isim, bölgenin doğal ve geçit vermez sarp kaya yapısından kaynaklanmaktadır.
Kentin ismi tarih boyunca farklı dillerde ve kaynaklarda şu şekillerde yer almıştır:
- Süryanice: Kaya veya taş anlamına gelen “Kifa” kelimesinden türetildiği kabul edilmektedir.
- Roma Kaynakları: Antik dönem Roma kaynaklarında kent “Kipas”, “Cehpa” veya “Ciphas” isimleriyle kayıt altına alınmıştır.
- İslam Coğrafyacıları: Ünlü coğrafyacı Yakut el-Hamevi eserlerinde kentin “Hısn Keybâ” olarak da adlandırıldığını belirtmektedir.
Güncel Rehber: Hasankeyf Gezilecek Yerler (Arkeopark ve Yeni Yerleşke)

Hasankeyf gezisi artık geleneksel bir antik kent yürüyüşünden farklı olarak, baraj gölü çevresine yayılmış modern bir kültür ve müze rotası sunuyor. Bugün Hasankeyf’e gittiğinizde mutlaka görmeniz gereken başlıca yerler şunlardır:
Hasankeyf Arkeopark Açık Hava Müzesi
Sular altında kalmaktan kurtarılan devasa tarihi eserlerin taşındığı ve aslına uygun olarak yeniden monte edildiği özel tematik alandır. Zeynel Bey Türbesi, Artuklu Hamamı, İmam Abdullah Zaviyesi, El-Rızk Camii ve Süleyman Han Camii minareleri bu açık hava müzesinde yan yana sıralanmaktadır. Yürüyüş yolları ve Dicle manzarasıyla kentin yeni simge noktasıdır.
Hasankeyf Müzesi (Kapalı Sergi Alanı)
Türkiye’nin en büyük ve en modern müzelerinden biri olan yapıda, sadece Hasankeyf değil tüm Ilısu Barajı kurtarma kazılarından çıkarılan Paleolitik, Neolitik, Tunç, Demir, Roma, Orta Çağ ve Osmanlı dönemlerine ait binlerce paha biçilmez eser sergilenmektedir. Kronolojik sergi salonları ve interaktif anlatımlarıyla gezinin en doyurucu durağıdır.
Hasankeyf Baraj Gölü Tekne Turu
Tarihi vadinin sular altında kalmasıyla oluşan baraj gölü üzerinde düzenlenen tekne turları, ziyaretçilere farklı bir deneyim vadetmektedir. Tekne turları sayesinde sular üstünde kalan yüksek kaya kütlelerini, eski kanyon hatlarını ve su hizasındaki mağara oluşumlarını yakından görebilirsiniz.
Seyir Terasları ve Mağara Kanyonları
Sular yükselmiş olsa da kentin yüksek noktalarında kalan doğal kaya oluşumları ve vadi uzantıları hâlâ büyüleyici manzaralar sunar. Yeni yerleşkede yer alan seyir noktalarından hem baraj gölünün turkuaz sularını hem de Arkeopark’ın tarihi siluetini panoramik olarak fotoğraflayabilirsiniz.
Hasankeyf Çarşısı ve Yöresel Ürün Pazarı
Yeni Hasankeyf yerleşkesi merkezinde konumlanan modern çarşıda; bölgeye özgü el sanatları, dokumalar, gümüş takılar (telkari) ve yöresel kurutulmuş gıda ürünlerini bulabilir, gezi sonrası dinlenmek için Dicle manzaralı kafelerde mola verebilirsiniz.
Hasankeyf Gezi Rotası Tavsiyesi (Tek Günde Nasıl Gezilir?)
- Sabah: Hasankeyf Müzesi ile başlayarak bölgenin binlerce yıllık tarihine tanıklık edin.
- Öğle: Arkeopark alanına geçerek taşınan tarihi şaheserleri açık havada inceleyin.
- Öğleden Sonra: Baraj gölünde keyifli bir tekne turuna katılarak kanyonları keşfedin.
- Akşamüstü: Çarşıda mola verip yöresel hediyelik eşyalar alışverişiyle gezinizi noktalayın.
Hasankeyf Arkeopark ve Taşınan Tarihi Eserler

Hasankeyf Kültürel Park Alanı (Arkeopark), Ilısu Barajı suları altında kalan kadim Hasankeyf ilçesinden kurtarılan paha biçilmez tarihi yapıların bir araya getirildiği ve korunduğu özel bir açık hava müze kompleksidir. Doğal ortamlarından koparılarak devasa mühendislik operasyonlarıyla buraya nakledilen bu anıt eserler, ziyaretçilerini hem mühendislik başarısıyla büyülemekte hem de hüzünlü bir tarih yolculuğuna çıkarmaktadır.
Hasankeyf’ten Arkeopark’a Taşınan Tarihi Yapılar ve Kronolojisi
Tarihi eserlerin zarar görmeden yeni yerlerine nakledilmesi için parçalama, modüler taşıma ve bütüncül kaydırma gibi son teknoloji teknikler kullanılmıştır. İşte taşınan başlıca eserler ve kronolojik hikâyeleri:
Zeynel Bey Türbesi (Mayıs 2017)
Türkiye’de bir bütün olarak taşınan ilk tarihi yapı olma unvanına sahiptir. 1.200 ton ağırlığındaki bu eşsiz Akkoyunlu eseri, SPMT (kendinden tahrikli modüler taşıyıcı) araçlarıyla 2 kilometrelik mesafeye sorunsuz bir şekilde nakledilmiştir.
Artuklu Hamamı (Ağustos 2018)
1200’lü yıllardan kalan 1.500 ton ağırlığındaki tarihi hamam, bütünsel olarak kriko sistemleriyle kaldırılarak Arkeopark’taki yeni platformuna yerleştirilmiştir.
İmam Abdullah Zaviyesi (Eylül 2018)
Hz. Muhammed’in soyundan gelen İmam Abdullah’ın türbesi; türbe, minare ve eyvan olmak üzere üç ayrı parça halinde nakledilerek Arkeopark’ta yeniden birleştirilmiştir.
Hasankeyf Kalesi Orta Kapısı (Ekim 2018)
Kale girişinde yer alan tarihi kapı, ağırlığı ve hassas yapısı nedeniyle üç büyük parça halinde Hasankeyf Arkeopark’a taşınmıştır.
Eyyubi Camii (Kızlar Camii) (Aralık 2018)
Toplam ağırlığı yaklaşık 4.600 tonu bulan devasa Eyyubi Camii, parçalar halinde ve modüler sistemlerle taşınarak kültürel park alanındaki yerine konumlandırılmıştır.
Süleyman Han Camii ve Minaresi (2018 – 2019)
Eyyubi dönemine ait Süleyman Han Camii’nin tarihi minaresi sökülerek ve ana gövdesi hassas operasyonlarla Arkeopark alanına taşınarak koruma altına alınmıştır.
El-Rızk Camii ve Minaresi (Aralık 2019)
Eyyubi Hükümdarı Ebu’l Mefahir Süleyman Şah tarafından 1409’da yaptırılan 1.700 tonluk El-Rızk Camii, Dicle Nehri üzerine kurulan geçici köprü üzerinden başarıyla taşınarak Arkeopark’taki son ana eserlerden biri olmuştur.
Koç Camii (2019)
Eyyubi mimarisinin önemli örneklerinden olan Koç Camii’nin minberi ve mimari unsurları da baraj suları yükselmeden önce yeni alana taşınan yapılar arasındadır.
Hasankeyf Müzesi’nde Öne Çıkan ve Mutlaka Görülmesi Gereken Eserler

Arkeopark açık hava alanındaki görkemli yapılardan sonra, Hasankeyf Müzesi kapalı sergi salonları ziyaretçilere mezar buluntularından adak takılarına, sikkelerden günlük yaşam objelerine kadar on binlerce yıllık bir zaman tüneli sunar. Ilısu Barajı kurtarma kazılarında elde edilen ve Müze’de mutlaka görülmesi gereken öne çıkan eserler şunlardır:
- Neolitik Çağ Obidiyen ve Taş Aletler (M.Ö. 10.000): Hasankeyf Höyük kazılarında bulunan ve yerleşik yaşama geçişin ilk izlerini taşıyan volkanik camdan (obidiyen) yapılmış kesici aletler ve süs eşyaları.
- Hasankeyf Hasat Yüzüğü (Tunç Çağı): Bölgedeki tarım kültürünü ve takı zanaatını gösteren, üzerinde bereket sembolleri işlenmiş nadide tunç ve altın takılar.
- Roma Dönemi Askeri ve Günlük Yaşam Eserleri: Kipa (Hasankeyf) Garnizonu’nda görev yapan Romalı askerlere ait miğfer parçaları, lejyon mühürleri, pişmiş toprak kandiller ve gözyaşı şişeleri.
- Artuklu ve Eyyubi Dönemi Seramikleri: Hasankeyf’in en parlak dönemini yaşadığı Orta Çağ’a ait; üzerleri geometrik ve bitkisel motiflerle süslü, sır altı tekniğiyle yapılmış muazzam Artuklu çinileri ve seramik kaplar.
- Sikke Koleksiyonu (Maden Eserler Salonu): Roma, Bizans, Selçuklu, Artuklu, Eyyubi ve Osmanlı dönemlerine ait, bölgedeki ticari zenginliği ve güç sembollerini yansıtan geniş bir altın ve gümüş sikke koleksiyonu.
- Meyyâfarikîn ve Hasankeyf Kitabeleri: Taş işçiliğinin zirvesi sayılan, üzerlerinde celi sülüs ve kûfi hat sanatıyla yazılmış tarihi yapım ve onarım kitabeleri.
Sular Altında Kalan Miras: Tarihi Hasankeyf Yapıları ve Eserleri Nelerdi?

Ilısu Barajı’nın su tutmasıyla birlikte kadim Hasankeyf’in binlerce yıllık yerleşim alanı Dicle Nehri’nin sularına gömüldü. Orta Çağ’ın en görkemli ticaret, kültür ve bilim merkezlerinden biri olan bu eşsiz vadi; kalesi, sarayları, köprüleri ve dini mimarisiyle insanlık tarihinin canlı bir şahidiydi. İşte sular altında kalmadan önce Hasankeyf’te yer alan ve tarihe yön veren başlıca yapılar:
Hasankeyf Kalesi ve Sarp Savunma Hattı
M.Ö. 10.000’li yıllardan itibaren doğal bir sığınak olan kayalıklar, M.S. 363 yılında Bizans İmparatorluğu tarafından Sasaniler’e karşı korunaklı bir sınır kalesi haline getirilmişti.
- Gizli Geçitler ve Su Yolları: Kaleye dik ve merdivenli yollardan ulaşılıyordu. Dicle Nehri’ne bakan uçurumlarda yekpare kayalara oyulmuş gizli geçitler bulunuyordu. Eyyubiler ve Artuklular döneminde, kaleden daha yüksek kaynaklardan getirilen sular kayalar oyularak ve toprak künkler döşenerek kaleye ulaştırılmıştı.
- Kale Kapıları: Doğu yönündeki merdivenli yolun başında yer alan süslü Kale Kapısı, Eyyubi Sultanı Süleyman tarafından yaptırılmıştı. Kapının alt kısmında yer alan ve üzerinde iki aslan kabartması bulunan tarihi ikinci kapı ile üst kısımdaki üçüncü kapı, kentin savunma mimarisinin en önemli örneklerindendi.
Tarihi Hasankeyf Sarayları
Büyük Saray
Kalenin kuzeyinde, Ulu Cami’nin hemen alt kısmında yer alıyordu. Dicle Nehri’ne bakan cephesi dairesel payandalarla güçlendirilmişti. Giriş kapısının karşısında kesme taşlardan örülmüş ve taşları madeni kramplarla birbirine kenetlenmiş dikdörtgen bir kule yükseliyordu. Yapısal sağlamlığı sayesinde yüzyıllarca ayakta kalan bu kulenin gözetleme kulesi veya yıldırımlık olarak kullanıldığı düşünülmektedir.
Küçük Saray
Kalenin kuzeydoğu ucunda, kayalıkların aşağıdan yukarıya doğru ustalıkla yontulmasıyla adeta dev bir kule gibi yükseliyordu. 1328 yılında inşa edilen sarayın kuzey penceresi üzerinde iki aslan kabartması ve kûfi yazılar yer alıyordu. Tarihi kaynaklar, saray duvarlarının zamanında altın harflerle ve göz alıcı süslemelerle bezenmiş olduğunu aktarmaktadır.
Dini Yapılar ve İbadethaneler
- Hasankeyf Ulu Cami (1325): Eski bir kilise kalıntısı üzerine inşa edildiği bilinen cami, zaman içinde eklenen mekanlarla genişletilmişti. Minberinde yer alan ahşap kitabeler eserin 1396 yılında önemli bir onarım gördüğünü gösteriyordu. Caminin 100 metre ilerisinde yer alan hamam yapıları, kaleye çıkan bol suyun ve sonraki dönemlerde kumaş dokuma atölyelerinin varlığını kanıtlıyordu.
- El-Rızk Camii: Dicle Nehri kıyısında, tarihi köprünün hemen yakınındaydı. 1409 yılında Eyyubi Sultanı Süleyman tarafından yaptırılan caminin giriş kitabesinde Allah’ın 99 ismi bitkisel motifler arasına işlenmişti. Çift merdivenli büyüleyici minaresi ve Kufi hat sanatıyla işlenmiş taş süslemeleri, Doğu İslam mimarisinin şaheserleri arasında yer alıyordu.
- Süleyman Han Camii: 1407 yılında yapılan cami; avlu kapısı, çeşmesi ve büyüleyici minaresiyle öne çıkıyordu. 2019 yılında yürütülen kurtarma kazılarında Eyyubi Sultanı Süleyman Han’a ait mezar ve 6 farklı sanduka burada keşfedilmiş, iskeletler ve mezar taşları inceleme altına alınmıştır.
- Zeynel Bey Türbesi (1462 – 1482): Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu Zeynel Bey için yapılan türbe, Anadolu’daki tek soğan kubbeli eser olma özelliğine sahipti. Dışındaki turkuaz ve lacivert sırlı tuğlalarla oluşturulan kuşaklarda “Allah, Ahmed, Muhammed, Ali” isimleri işlenmişti. (Günümüzde Arkeopark’a taşınmıştır.)
Antik Köprüler, Darphane ve Şehir Kalıntıları
- Tarihi Hasankeyf Köprüsü: 1116 yılında Artuklular tarafından antik temeller üzerine inşa edilen bu köprü, 40 metrelik orta kemer açıklığıyla Orta Çağ’ın en büyük taş köprüsüydü. Savunma amacıyla orta kemerinin ahşaptan yapıldığı ve düşman saldırılarında bu ahşap kısmın kaldırılarak geçişin kapatıldığı bilinmektedir.
- Darphane (Küçük Kale): Kalenin doğusundaki kaya kütlesi üzerinde yer alıyordu. Artuklular ve Eyyubiler döneminde burada paralar basılmış, Moğol istilasından sonra ise mesken olarak kullanılmıştır.
- Septimius Severus Köprüsü: Roma İmparatoru Septimius Severus döneminde Dicle üzerine inşa edilmiş, Roma’nın bölgedeki askeri ve ticari varlığını simgeleyen en eski antik taş köprülerden biriydi.
- Kaya Yerleşimleri ve Çarşılar (Şa’bülkebir ve Şa’büssağir): Kaleyi çevreleyen devasa vadiler ve kayalıklar, binlerce mağara evle doluydu. 14. ve 15. yüzyıl seyyahlarının notlarına göre Hasankeyf; camileri, kiliseleri, zengin çarşıları ve terk edilmiş su değirmenleriyle çok kültürlü ve ticaretin kalbinin attığı devasa bir şehirdi.
Hasankeyf Hakkında Şaşırtıcı ve İlginç Bilgiler

Hasankeyf Gezilecek Yerler rotasını keşfederken bu antik yerleşimin ardındaki sıra dışı sırları ve mühendislik harikalarını bilmek seyahat deneyiminize bambaşka bir boyut kazandırır. 12.000 yıllık geçmişiyle Mezopotamya’nın en eski yerleşimlerinden biri olan Hasankeyf hakkında az bilinen şaşırtıcı detaylar şu şekildedir:
6.000’den Fazla İnsan Yapımı Kaya Mağarası
Hasankeyf, dünyada insan eliyle oyulmuş en fazla mağaraya ev sahipliği yapan antik kentlerden biridir. Kanyon kayalıklarına oyulmuş 6.000’den fazla mağara; binlerce yıl boyunca konut, ahır, imalathane, ibadethane ve erzak deposu olarak kullanılmıştır. Bu kayalara oyulu yaşam alanı nedeniyle Süryanice kente “Kaya Kalesi” anlamına gelen Hesna d’Kifa adı verilmiştir. 1970‘li yıllara kadar yerel halkın büyük bir kısmı halen bu tarihi mağara evlerde yaşamını sürdürmekteydi.
Dünyanın İlk Dev Mühendislik Operasyonu: Zeynel Bey Türbesi’nin Taşınması
Ilısu Barajı sularının altında kalma riski taşıyan 550 yıllık Akkoyunlu eseri Zeynel Bey Türbesi, 12 Mayıs 2017 tarihinde dünya mimarlık ve mühendislik tarihine geçen devasa bir operasyonla taşınmıştır. 1.100 ton ağırlığındaki anıtsal yapı, özel modüler kendinden tahrikli taşıyıcılar (SPMT) üzerine yerleştirilerek 2 kilometrelik mesafeyi hiç zarar görmeden tek parça halinde katedip Yeni Hasankeyf Arkeopark alanına taşınmıştır. Bu taşıma, Türkiye‘de ve dünyada bütüncül olarak gerçekleştirilen en ağır ve en hassas tarihi eser nakil operasyonlarından biridir.
Orta Çağ’ın En Büyük Ahşap ve Taş Köprüsü
Artuklular döneminde (1116 yılında) Dicle Nehir‘i üzerine inşa edilen tarihi Hasankeyf Köprüsü, Orta Çağ dünyasının açıklığı en geniş ve en heybetli taş köprüsü kabul ediliyordu. Kemer açıklığı 40 metreyi bulan köprünün en sıra dışı özelliği ise orta kısmının ahşap mekanizmalı olmasıydı. Savaş ve kuşatma anlarında ahşap orta kısım kaldırılarak düşman askerlerinin nehri geçmesi tamamen engellenmekteydi.
Orta Çağ’da Evlerde Akarsu ve Doğal Isıtma Sistemi
Eyyubiler ve Artuklular döneminde Hasankeyf Kalesi ile kayalıklardaki saraylarda inanılmaz bir su mühendisliği uygulanmıştır. Dicle Nehir‘inden kaledeki yerleşim alanlarına özel mancalık ve pişmiş toprak boru sistemleriyle (künklerle) su çıkarılmıştır. Ayrıca kayalara oyulmuş odalar arasına döşenen su kanalları sayesinde kışın sıcak su, yazın ise soğuk su dolaştırılarak tarihin ilk doğal iklimlendirme sistemlerinden biri kurulmuştur.
Göbeklitepe ile Çağdaş 12.000 Yıllık Tapınak İzleri
Yapılan arkeolojik kazılarda (Hasankeyf Höyük), kentin geçmişinin M.Ö. 10.000‘li yıllara uzandığı tespit edilmiştir. Bu durum, Hasankeyf‘in en az Göbeklitepe ve Karahantepe kadar eski bir yerleşim ve ritüel alanı olduğunu; insanoğlunun yerleşik hayata geçtiği ilk Mezopotamya merkezlerinden biri olduğunu kanıtlamaktadır.
Rakamlarla Hasankeyf: İstatistikler ve Önemli Veriler

Hasankeyf Gezilecek Yerler keşfinde, binlerce yıllık antik geçmişin ve cumhuriyet tarihinin en büyük kültür miras nakil projelerinden birinin boyutlarını kavramak için rakamlar ve istatistiki veriler büyüleyici bir tablo sunar. Hasankeyf, Dicle Nehir‘i kıyısındaki antik kayalıklardan Yeni Hasankeyf Arkeopark alanına uzanan devasa açık hava müzesiyle şu rakamlarla ifade edilmektedir:
Antik Geçmiş, Coğrafya ve İdari Veriler
- 12.000 Yıl: Hasankeyf Höyük kazılarıyla tescillenen, Göbeklitepe ile çağdaş ilk yerleşim yaşı.
- 6.000+ Adet: Kanyon kayalıklarına oyulmuş insan yapımı tarihi kaya mağarası sayısı.
- 37 Kilometre: Batman kent merkezi ile Hasankeyf arasındaki karayolu mesafesi.
- 500 Metre: Hasankeyf Kalesi‘nin Dicle Nehir‘i seviyesinden yüksekliği.
- 9 Adet: Tarih boyunca kente egemen olan büyük uygarlık ve hanedan sayısı (Hurriler, Asurlar, Roma, Bizans, Artuklular, Eyyubiler, Akkoyunlular, Safevîler, Osmanlılar).
- 10.000 Kişi: 16. yüzyılda Osmanlı sancak merkeziyken kentte yaşayan tahmin edilen canlı nüfus.
Yeni Hasankeyf, Arkeopark ve Müze Kompleksi
- 8 Adet: Ilısu Barajı sularından korunmak amacıyla Yeni Hasankeyf Arkeopark alanına bütüncül veya taş bazlı taşınan anıtsal tarihi eser sayısı (Zeynel Bey Türbesi, Artuklu Hamamı, İmam Abdullah Zaviyesi, El-Rızk Camii minaresi/portali, Sultan Süleyman Camii minaresi/harimi, Kızlar Camii, Eyyubi Camii, Kale Orta Kapısı).
- 1.100 Ton: 12 Mayıs 2017 tarihinde 2 kilometrelik mesafeye SPMT (kendinden tahrikli modüler taşıyıcı) araçlarıyla tek parça halinde nakledilen Zeynel Bey Türbesi‘nin toplam ağırlığı.
- 1.500 Ton: Arkeopark alanına bütüncül olarak taşınan 550 yıllık Artuklu Hamamı‘nın kütlesel ağırlığı.
- 850 Ton: Eyyubi dönemine ait İmam Abdullah Zaviyesi‘nin nakledilen ağırlığı.
- 7.000 Ton: El-Rızk Camii‘nin taşları numaralandırılarak ve modüler bloklar halinde Arkeopark’a taşınan toplam gövde kütlesi.
- 2.000 Metre: Tarihi eserlerin eski konumlarından Yeni Hasankeyf Arkeopark açık hava sergi alanına taşındığı ortalama nakil mesafesi.
- 22.000 Metrekare: Hasankeyf Müzesi‘nin toplam kapalı ve açık sergileme alanı büyüklüğü.
- 4.000+ Adet: Hasankeyf Müzesi envanterinde sergilenen ve Paleolitik, Neolitik, Tunç, Demir, Roma, Bizans ve İslam dönemlerine ait olan tescilli arkeolojik eser sayısı.
- 6.000 Metrekare: Müze binasının iç mekân teşhir salonu alanı.
Gizemli Söylenceler: Hasankeyf Efsaneleri ve Halk Hikâyeleri

Hasankeyf Gezilecek Yerler keşfini unutulmaz kılan en büyüleyici unsurlardan biri, kayalıkların ve Dicle Nehir’inin ardına gizlenmiş asırlık efsaneler ile halk arasında nesilden nesile anlatılan mistik dedikodulardır. Mezopotamya’nın bu kadim kentinde tarih ile masal adeta iç içe geçmiştir.
Şahmaran ve Hasankeyf Kanyonları Söylencesi
Anadolu ve Mezopotamya mitolojisinin en ünlü figürü olan yılanların şahı Şahmaran efsanesinin ana merkezlerinden birinin Hasankeyf kanyonları olduğuna inanılır.
- Halk Söylencesi: İnanışa göre Şahmaran, insanlardan uzak durmak için Hasankeyf Kalesi’nin altındaki zifiri karanlık kaya mağaralarında ve kanyon sığınaklarında yaşamıştır. Kentteki yerel halk, kanyon derinliklerindeki bazı gizli geçitlerin doğrudan Şahmaran‘ın efsanevi sarayına çıktığına ve bu mağaralara izinsiz girenlerin yılanların gazabına uğrayacağına asırlarca inanmıştır.
Kıskanç Usta ile Çırağın Mimarisi: Hasankeyf Köprüsü ve El-Rızk Camii
Hasankeyf’in simge yapıları olan tarihi Hasankeyf Köprüsü ve El-Rızk Camii minaresinin inşası hakkında halk arasında anlatılan en popüler rekabet hikâyesidir.
- Halk Söylencesi: Mimarbaşı usta ile yetenekli çırağı kentteki iki devasa eserin yapımını üstlenir. Usta, Dicle Nehir‘i üzerindeki görkemli köprüyü inşa ederken; çırağı ise El-Rızk Camii‘nin iki ayrı merdivenle çıkılan ve çıkarken kimsenin birbirini görmediği çifte döner merdivenli minaresini tamamlar. Çırağının kendisini aştığını ve minarenin mükemmelliğini kıskanan usta, çırağını minarenin şerefesinden aşağı atar. Ancak pişmanlık duyan usta da ardından kendini Dicle Nehir‘inin sularına bırakarak can verir.
Gizli Hazine ve Tüneller Dedikodusu: Kaleden Gizli Geçitler
Hasankeyf Kalesi ve çevresindeki 6.000’den fazla kaya mağarası, yüzyıllardır bölgede definecilerin ve maceraperestlerin en büyük dedikodu kaynağı olmuştur.
- Halk Söylencesi: Yöredeki yaşlıların aktardığı söylençelere göre; Hasankeyf Kalesi’nden başlayıp Dicle Nehir’inin altından geçerek Midyat ve Mardin’e kadar uzanan devasa yeraltı tünelleri bulunmaktadır. Ayrıca Moğol işgali ve Akkoyunlu savaşları sırasında kentin tüm altın ve hazinelerinin bu geçitlerdeki tuzaklı odalara saklandığı ve bu hazinelerin tılsımlarla korunduğu efsanesi günümüzde dahi konuşulmaktadır.
Dicle Nehrinin Efsanevi Dev Balığı: Şabut ve Bereket
Dicle Nehir‘inde yaşayan ve Hasankeyf mutfağının baş tacı olan Şabut Balığı sadece bir gıda değil, aynı zamanda dinsel bir söylence konusudur.
- Halk Söylencesi: Bölge halkı arasında Hz. İbrahim veya Hz. Musa dönemine dayandırılan rivayetlerde; bu balığın bizzat peygamber duasıyla kutsandığı ve Dicle Nehir’ine bereket katması için gönderildiği anlatılır. Balığın baş kısmındaki kemiklerin dizilimi halk arasında tespih tanelerine benzetilir ve bu balığı tutan balıkçıların evine rızık yağacağına inanılır.
Hasankeyf Adının Mistik Kökeni: “Hasan’ın Keyfi” Efsanesi
Kentin adı bilimsel kaynaklarda Süryanice “Kaya Kalesi” anlamına gelen Hesna d’Kifa’ya dayandırılsa da, halk arasında anlatılan eğlenceli bir dedikodu hikâyesi mevcuttur.
- Halk Söylencesi: Efsaneye göre kentin zindanında tutulan “Hasan” adında çok zeki ve cesur bir mahkûm vardır. İdam edileceği gün kraldan son bir istekte bulunur ve zindanın penceresinden Dicle Nehir’ine atlayarak kaçmayı başarır. Hasan’ın bu imkânsız kaçışını ve özgürlüğüne kavuşmasını izleyen kale halkı hayretler içinde kalarak “Hasan’a bak, ne keyif çattı!” der ve kentin adı halk arasında “Hasan-keyf” olarak kalır.
Tarihin Canlı Şahidi: Hasankeyf Tarihçesi ve Yönetim Dönemleri

Hasankeyf Gezilecek Yerler rotasını benzersiz kılan en temel unsur, bu kentin sadece birkaç asırlık değil, tam 12.000 yıllık kesintisiz bir insanlık tarihine ev sahipliği yapmasıdır. Dicle Nehir‘ine hâkim stratejik konumu ve doğal kanyon kayalıklarıyla kent; Taş Çağı‘ndan antik imparatorluklara, İslam medeniyetlerinden günümüze kadar Mezopotamya‘da hüküm süren tüm büyük güçlerin mücadele alanı olmuştur.
12.000 Yıllık Antik Kökler: Neolitik Çağ’dan Roma ve Bizans’a
Arkeolojik kazılarda (Hasankeyf Höyük) elde edilen bulgular, bölgedeki ilk yerleşimin M.Ö. 10.000‘li yıllara (Göbeklitepe ile çağdaş Neolitik Dönem’e) kadar uzandığını kanıtlamıştır.
- Antik İsimler ve İlk İmparatorluklar: Tarihi kaynaklarda ve çivi yazılı tabletlerde kent; Aramice “Kipani”, Süryanice “Hesna d’Kifa” (Kaya Kalesi) ve Grekçe “Cepha” adlarıyla anılmıştır. Sırasıyla Hurriler, Mitanniler, Asurlar, Urartular, Ahameniş İmparatorluğu (Pers) ve Sasaniler bu topraklarda hüküm sürmüştür.
- Roma ve Bizans Savunma Üssü: M.S. 350 yıllarında Roma İmparatorluğu, doğudaki Pers tehdidine karşı kente devasa bir sınır kalesi inşa etmiş; yapı daha sonra Doğu Roma (Bizans) egemenliğine geçmiştir.
Artuklular Dönemi ve Başkent Hasankeyf (1101 – 1232)
Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın komutanlarından Artuk Bey’in oğlu Sökmen, 1101 yılında kenti ele geçirerek Hasankeyf Artuklu Beyliği’nin temelini attı.
- Başkentlik Yılları: Hasankeyf, 1232 yılına kadar Artukluların ilim, mimari, kültür ve idare merkezi (başkenti) konumunu sürdürdü.
- Diyarbakır’a Taşınan Merkez: 1183 yılında Selahaddin Eyyubi’nin Diyarbakır’ı (Amed) alıp Hasankeyf Artuklularına teslim etmesiyle beyliğin ana idare merkezi Diyarbakır’a kaydı. Hasankeyf bu tarihten itibaren valiler vasıtasıyla yönetilmeye başlandı.
Moğol İstilası ve Eyyubiler Devri: Hasankeyf’in Altın Çağı
1260’lı yıllarda başlayan Moğol akınları tüm bölgeyle birlikte Hasankeyf’i de büyük bir tahribata uğrattı. Eyyubi Sultanı Takyeddin Abdullah (1249 – 1294) kenti toparlamaya çalışsa da, 1301’de Gazan Han komutasındaki Moğollar şehri yeniden harap etti. Moğol baskısının azalmasıyla Eyyubiler Hasankeyf’te devasa bir imar hamlesi başlattı.
- Sultan Süleyman ve İmar Zirvesi (1378 – 1432): Hasankeyf’in tarihi siluetini oluşturan eserlerin büyük çoğunluğu El-Melik El-Adil Sultan Süleyman döneminde inşa edildi.
- Eyyubiler Döneminden Günümüze Ulaşan / Taşınan Başlıca Eserler: Hasankeyf Kalesi Ulu Cami, El-Rızk Camii, Sultan Süleyman Camii, Kızlar Camii, İmam Abdullah Zaviyesi, Kale Kapıları ve Küçük Saray.
Akkoyunlu ve Safevî Baskısı
Sultan Süleyman sonrasında iç taht kavgaları ve çevredeki güçlü devletlerin baskısı kenti zayıflattı. 1461 – 1482 yılları arasında Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan kente tamamen hakim oldu. Bu dönemden günümüze ulaşan en görkemli hatıra Zeynel Bey Türbesi‘dir. Eyyubiler 1482’de kenti geri alsa da bu kez doğudan yükselen Safevî tehdidi ile yüzleşmek zorunda kaldılar.
Osmanlı Dönemi: Bölgesel Sancak Merkezi (1515 – 1923)
1514 Çaldıran Zaferi’nin ardından 1515 yılında Bıyıklı Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Hasankeyf’i Safevî nüfuzundan kurtararak Osmanlı topraklarına kattı. Osmanlı, Eyyubi hanedanının bölgedeki saygınlığını koruyarak yerel idareyi yine Eyyubi beylerine bıraktı.
- Eyalet Yapılanması: Hasankeyf, Diyarbakır Eyaleti’ne bağlı son derece geniş yetkilere sahip bir Liva (Sancak) merkezi haline getirildi.
- Geniş İdari Sınırlar: 16. yüzyıl Osmanlı arşiv belgelerine göre; günümüzdeki Batman ilinin tamamı, Siirt‘in büyük bölümü ile Mardin’in Midyat, Dargeçit ve Ömerli ilçeleri idari olarak Hasankeyf Sancağı’na bağlıydı.
- Nüfus ve Hoşgörü: 16. yüzyılda yaklaşık 10.000 kişilik canlı bir nüfusa sahip olan kentte ticaret gelişmişti. Nüfusun yaklaşık %60‘ını Hristiyan ahali oluşturuyor; Müslüman ve Hristiyan toplumlar zengin bir kültürel mozaik içinde yaşıyordu.
Duraklama ve Günümüz İdari Yapısı
19. yüzyıla gelindiğinde ticaret yollarının değişmesi ve idari merkezlerin kaymasıyla Hasankeyf stratejik önemini kaybetti.
- İlçe Olma Süreci: 16 Mayıs 1990 tarihinde Batman’ın il yapılmasıyla birlikte Hasankeyf de Batman’a bağlı bir ilçe statüsüne kavuştu.dfdfdf
- 1800’lerin Ortası: Hasankeyf Sancağı lağvedilerek Mardin’in Midyat ilçesine bağlı bir nahiye (bucak) konumuna geriledi.
- Cumhuriyet Dönemi: Uzun yıllar Midyat’a bağlı bir bucak olarak kalan yerleşim, 1968 yılında belde belediyesi statüsü kazandı.
Bir Devrin Sonu ve Yeni Bir Başlangıç: Hasankeyf’in Sular Altındaki Son Hali

İnsanlık tarihinin en önemli yerleşim merkezlerinden biri olan Hasankeyf, paha biçilemez kültürel değerine rağmen ne yazık ki uzun yıllar hak ettiği ilgiden uzak kaldı ve ihmal edildi. 1970’li yıllardan itibaren gündeme gelen Ilısu Barajı Projesi ile birlikte hem ulusal hem de uluslararası alanda kentin geleceği tartışılmaya başlandı.
Sit Alanı Baskısı ve Nüfus Kaybı
Hasankeyf’in kentsel Sit alanı ilan edilmesi ve geleceğinin baraj sularına bağlı olması, ilçenin ekonomik ve sosyokültürel gelişimini onlarca yıl adeta dondurdu. Yatırımların durması ve belirsizlik, bölgeden dışarıya doğru büyük bir göç dalgası başlattı:
- 2000 Yılı Nüfusu: İlçe toplam nüfusu 7.500’ün altına geriledi.
- 2010 Yılı Nüfusu: Nüfus kaybetmeye devam eden ilçede sayı 6.796 kişiye kadar düştü.
Sadece Hasankeyf Değil: Sular Altında Kalan Dev Arkeolojik Miras
Ilısu Barajı’nın su tutmasıyla sulara gömülen alan sadece Hasankeyf ilçe merkezinden ibaret değildi. Çevrecilerin ve arkeologların en çok dikkat çektiği nokta, devasa baraj gölü alanındaki yüzlerce keşfedilmemiş tarihi yerleşimdi:
- Barajdan etkilenen 37.750 hektarlık devasa alanın yalnızca 7.000 hektarlık bölümü yüzey araştırmasına tabi tutulabildi.
- Bu kısıtlı alanda dahi 300’ü aşkın arkeolojik alan tespit edildi.
- Bu alanlardan 83’ü baraj sularından doğrudan etkilendi; geriye kalanlar ise erozyon ve aşınma riskiyle suların altında kaldı.
Hasankeyf Yeni Yerleşkesi: 3 Kilometre Ötede Yeni Bir Yaşam
Tarihi kentin sular altında kalmasıyla birlikte, eski yerleşimin sadece 3 kilometre uzağında 4 mahalleden oluşan Yeni Hasankeyf Yerleşkesi inşa edildi.
- Dev Mühendislik Taşıma Operasyonu: Zeynel Bey Türbesi, Artuklu Hamamı, İmam Abdullah Zaviyesi, El-Rızk Camii ve Süleyman Han Camii gibi 7 devasa tarihi yapı, dünyada nadir görülen mühendislik yöntemleriyle (kızaklı ve modüler taşıma sistemleriyle) sular altında kalmaktan kurtarılarak yeni yerleşkedeki Arkeopark alanına taşındı.
- Hak Sahiplerine Teslimat (Ağustos 2019): Yeni yerleşkede konut ve ticari alan projelerinin tamamlanmasıyla birlikte 710 konut ve 98 iş yeri hak sahiplerine teslim edildi.
Son Söz: Eski Hasankeyf, yüzyıllardır bağrında sakladığı mağaraları, Dicle’ye nazır surları ve sulara gömülen taş sokaklarıyla artık bir hafıza mekânı. Bugün ziyaretçilerini ağırlayan Yeni Hasankeyf ve Arkeopark Kompleksi ise bu devasa kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak adına modern bir açık hava müzesi olarak yaşamını sürdürüyor.
Hasankeyf Çevresinde Gezilecek Yerler
Hasankeyf Gezilecek Yerler rotanızı tamamladıktan sonra, seyahatinizi Batman, Mardin ve Siirt sınırlarında yer alan benzersiz tarihi ve doğal güzelliklerle genişletebilirsiniz. Hasankeyf’in stratejik konumu, Mezopotamya’nın en köklü kültür merkezlerine ve kanyonlarına kolayca ulaşmanıza imkân tanır. Hasankeyf çevresinde mutlaka görülmesi gereken başlıca rotalar şunlardır:
Midyat Antik Kenti ve Sıla Konakları (Mardin)
Hasankeyf’e yaklaşık 45 kilometre (35-40 dakika) mesafede bulunan Midyat, taş işçiliğinin dünyadaki en zarif örneklerini sunan açık hava müzesi niteliğindedir. Süryani kültürünün ve mimarisinin kalbi olan ilçede; tarihi Midyat Devlet Konukevi (Sıla Konakı), dar taş sokaklar, gümüş telkari atölyeleri ve asırlık Süryani konakları ziyaret edilebilir.

Mor Gabriel Manastırı (Deyrulumur – Midyat)
Hasankeyf’e 68 kilometre mesafede, Midyat’ın güneydoğusunda yer alan Mor Gabriel Manastırı (Deyrulumur), M.S. 397 yılında inşa edilmiş olup dünyada halen aktif olan en eski Süryani Ortodoks manastırlarından biridir. Görkemli meşe meclisleri, mozaiği kaplı kubbeleri, tarihi kütüphanesi ve din adamı yetiştiren tarihi akademisiyle inanç turizminin en önemli merkezidir.

Malabadi Köprüsü (Silvan / Diyarbakır)
Hasankeyf’in kuzeyinde, Batman sınırına çok yakın bir konumda (Silvan ilçesinde) yer alan Malabadi Köprüsü, Hasankeyf’e yaklaşık 55 kilometre mesafededir. Artuklular döneminde (1147 yılında) inşa edilen yapı, 7 metrelik ana kemer açıklığıyla dünyadaki en geniş kemerli tarihi taş köprüler arasında yer alır. Köprünün içerisinde yolcular için inşa edilmiş tarihi odalar ve kabartma figürler bulunmaktadır.
Memikan Köprüsü (Beşiri / Batman)
Hasankeyf ilçe merkezine yaklaşık 30 kilometre mesafede, Garzan Çayı üzerinde yer alan Memikan Köprüsü, antik ipek yolu güzergâhının en önemli geçit noktalarından biridir. Orta Çağ dönemine tarihlenen ve devasa kesme taşlardan inşa edilen bu tarihi köprü, doğa yürüyüşü ve fotoğraf sevdalıları için büyüleyici bir manzara sunmaktadır.
Veysel Karani Türbesi (Ziyaret / Siirt)
Hasankeyf’e yaklaşık 75 kilometre mesafede, Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Zeyaret beldesinde bulunan Veysel Karani Türbesi, İslam aleminin en saygın velilerinden biri kabul edilen Veysel Karani’ye adanmıştır. Bölgenin en önemli inanç merkezlerinden biri olan türbe kompleksinde kütüphane, aşevi ve ziyaret alanları yer almaktadır.
Erzen Antik Kenti ve Höyüğü (Kozluk / Batman)
Hasankeyf’e yaklaşık 60 kilometre mesafede yer alan Erzen Antik Kenti, Garzan Ovası’nda Dilmun ve Asur dönemlerinden Orta Çağ’a kadar kesintisiz yerleşimin sürdüğü önemli bir arkeolojik alandır. Antik dönemin ticaret yolları üzerinde kurulu olan yerleşimde sur kalıntıları, sikke tarlaları ve kaya mezarları incelenebilir.
Şahmaran Mağarası ve Kanyonu (Mardin / Dargeçit)
Hasankeyf’in güneydoğusunda, Dargeçit sınırında yer alan bu mistik kanyon, efsanevi yılanların şahı Şahmaran hikâyelerine ev sahipliği yapmaktadır. Dicle Nehir’inin kanyon yapısıyla birleştiği bölge; bakır doğası, yürüyüş parkurları ve kaya sığınaklarıyla doğa tutkunları için benzersiz bir keşif noktasıdır.
Hasankeyf Mutfak Rehberi: Hasankeyf’te Ne Yenir, Ne İçilir?
Hasankeyf Gezilecek Yerler keşfinde, binlerce yıllık antik tarihi ve Dicle Nehir‘inin kıyısındaki benzersiz atmosferi adımlarken Batman ve Mezopotamya mutfağının en köklü lezzetleriyle karşılaşırsınız. Hasankeyf mutfağı; et, esmer bulgur, hamur işleri, Dicle Nehir’ine özgü balık çeşitleri ve taze yöresel otların harmanlanmasıyla zenginleşmiş özgün bir gastronomi mirası sunar.
Hasankeyf geziniz sırasında mutlaka tatmanız gereken başlıca yöresel lezzetler şunlardır:
Dicle Nehir Balığı (Şabut Balığı ve Izgara Çeşitleri)
Hasankeyf mutfağını bölgedeki diğer yerleşimlerden ayıran en karakteristik lezzet, Dicle Nehir’inde yetişen ve Mezopotamya kültüründe efsanevi bir yeri olan Şabut Balığı’dır. Pullu ve etli bir tatlı su balığı olan Şabut; özel baharatlarla soslandıktan sonra meşe odunu közünde veya kiremitte ağır ağır pişirilir. Hasankeyf’in nehir kıyısındaki otantik restoranlarında taze yeşillik ve közlenmiş biber eşliğinde sunulmaktadır.
Batman Usulü Perde Pilavı
Geleneksel tören ve davet yemeklerinin baş tacı olan Perde Pilavı, fes şeklindeki özel bakır tencerelerde pişirilir. Özel hamurdan hazırlanan ince “perde” tabakasının içerisine; kekik ve baharatlarla sotelenmiş kuzu eti, pirinç, badem ve çam fıstığı doldurularak fırınlanır. Dışı çıtır hamur, içi ise yumuşacık ve aromatik pilavdan oluşan bu lezzet, görsel ve lezzet şöleni sunar.
Şam Börek (Şam Böreği)
Hasankeyf ve çevresindeki fırınlarda günün her saati taze olarak bulabileceğiniz pratik ve doyurucu bir hamur işidir. İnce açılan saç hamurunun içerisine zırhtan geçirilmiş kıyma, ince kıyılmış kuru soğan, maydanoz, ceviz içi ve özel acı baharatlar konularak sac üzerinde veya fırında pişirilir. Çıtır yapısıyla yanında köpüklü yayık ayranı ile tüketilmesi gelenekseldir.
Hasankeyf Usulü Mumbar Dolması ve Kuru Dolma
Bölgenin sakatat ve dolma kültürünün en güçlü örneklerinden biridir. İyice temizlenen koyun bağırsağının (mumbar) içerisine baharatlı kıyma, bulgur ve pirinç harcı doldurularak bakır kazanlarda uzun süre ağır ateşte pişirilir. Yine yazdan kurutulmuş patlıcan, biber ve domatesle hazırlanan acılı ekşili Kuru Dolma da kentteki yöresel lokantaların vazgeçilmez menü öğesidir.
Yöresel Cutik (Kutik / İçli Köfte)
Batman ve Hasankeyf mutfağında “Cutik” olarak adlandırılan yöresel içli köfte, esmer ince bulgur hamurunun dış katman olarak kullanılmasıyla hazırlanır. İç harcında bol zırh kıyması, soğan, tereyağı, ceviz ve baharat yer alır. Haşlama veya kızartma şeklinde hazırlanan köfteler, özellikle bayram ve özel kabul günlerinde sofraların en değerli yemeğidir.
Ayran Çorbası (Mehir)
Özellikle sıcak yaz aylarında serinletici ve besleyici bir başlangıç olan Mehir (Ayran Çorbası); süzme yoğurt, dövme buğday (yarma) ve yabaniğ dağ otlarının (yarpuz, nane) birlikte kaynatılmasıyla yapılır. Genellikle soğuk veya oda sıcaklığında servis edilerek midesini yormak istemeyen gezginler için ideal bir alternatif sunar.
Kaçak Çay ve Yöresel Hilvan Kahvesi
Hasankeyf Arkeopark alanını veya nehir kenarındaki seyir noktalarını gezdikten sonra yorgunluk atmak için içeceğiniz en yaygın geleneksel içecek, koyu demli Süvari Kaçak Çayı’dır. Ayrıca menengiç (çitlembik) bitkisinin meyvelerinden elde edilen, kafeinsiz ve sütlü kıvamıyla öne çıkan Menengiç Kahvesi de otantik kafelerde sıkça ikram edilmektedir.
Hasankeyf Kültür, Doğa ve Doğa Sporları Festivalleri
Hasankeyf Gezilecek Yerler rotanızı planlarken bölgede düzenlenen renkli geleneksel ve modern organizasyonlara denk gelmek seyahatinizi unutulmaz kılacaktır. Hasankeyf, Dicle Nehir’inin yeni su havzasıyla birlikte son yıllarda özellikle doğa sporları, su üstü aktiviteleri, gastronomi ve tarih temalı festivallere ev sahipliği yapmaktadır.
Hasankeyf ve çevresinde öne çıkan başlıca festival ve etkinlikler şunlardır:
Uluslararası Hasankeyf Kültür ve Sanat Festivali
Hasankeyf’in binlerce yıllık köklü geçmişini, Mezopotamya kültürünü ve el sanatlarını yaşatmak amacıyla düzenlenen en geleneksel organizasyondur.
- Etkinlik İçeriği: Festival kapsamında Dicle Nehir’i kıyısında ve Yeni Hasankeyf meydanında halk oyunları gösterileri, yöresel müzik dinletileri, Dengbêj maratonları, fotoğraf sergileri ve panel söyleşileri gerçekleştirilir.
- Zamanlama: Genellikle Eylül veya Ekim aylarında, havanın gezintiye en uygun olduğu sonbahar döneminde düzenlenmektedir.
Hasankeyf Su Sporları ve Doğa Festivali
Ilısu Barajı göl alanının oluşmasıyla birlikte Hasankeyf, Güneydoğu’nun yeni su sporları ve ekoturizm merkezi haline gelmiştir. Bu dönüşümü vurgulayan festival, gençlerin ve spor sevdalılarının büyük ilgisini çekmektedir.
- Etkinlik İçeriği: Festival boyunca Dicle Nehir göl havzasında jet-ski gösterileri, kano yarışı, ejder dümenci (dragon boat) kürek yarışları, flyboard şovları ve tüplü dalış (scuba diving) gösterileri yapılır. Ayrıca kanyon çevresinde yamaç paraşütü (paragliding) ve kaya tırmanışı gösterileri düzenlenir.
- Zamanlama: Genellikle Mayıs veya Haziran aylarında gerçekleştirilir.
Hasankeyf Ekoturizm ve Doğa Yürüyüşü (Trekking) Şenlikleri
Hasankeyf kanyon kayalıklarını, antik kaya mağaralarını ve Dicle Nehir’i çevresindeki bakir florayı keşfetmek isteyen doğa tutkunlarını bir araya getiren spor organizasyonudur.
- Etkinlik İçeriği: Bölgeye gelen dağcılık ve doğa sporları kulüpleri eşliğinde antik vadilerde tematik doğa yürüyüşleri (trekking), kampçılık etkinlikleri, bisiklet turları ve Hasankeyf Arkeopark alanında gece açık hava sinema/gözlem etkinlikleri yapılır.
- Zamanlama: İlkbahar aylarında (Nisan – Mayıs) düzenlenmektedir.
Batman Ceviz ve İpek Dokuma Festivali (Çevre Bölge)
Hasankeyf’e komşu Sason ve Gercüş ilçelerinde düzenlenen festival, Hasankeyf ziyaretçilerinin de rotasına eklediği önemli bir lezzet ve zanaat durağıdır.
- Etkinlik İçeriği: Dünyaca ünlü Sason cevizi, organik bal, ipek böcekçiliği dokumaları ve yöresel bağ bozumu tadımları yapılır.
- Zamanlama: Ekim ayında gerçekleştirilmektedir.
Hasankeyf Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Hasankeyf gezisi planlayanların, tarihi dönüşümü merak edenlerin ve bölgeyi ziyaret etmek isteyenlerin arama motorlarında en çok arattığı soruları ve pratik cevapları aşağıda bulabilirsiniz:
Hasankeyf, GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) kapsamında Dicle Nehri üzerine inşa edilen ve Türkiye’nin en büyük barajlarından biri olan Ilısu Barajı (Veysel Eroğlu Barajı) projesi nedeniyle sular altında kalmıştır. Bölgede elektrik üretimi sağlamak ve tarımsal sulama kapasitesini artırmak amacıyla barajın su tutması sonucu tarihi ilçe merkezi göl alanı içinde kalmıştır.
Hasankeyf, M.Ö. 10.000’li yıllara dayanan geçmişiyle insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biridir. İpek Yolu üzerinde yer alması, Dicle Nehri’ne hakim sarp kayalıkları, yüzlerce insan yapımı mağara evi, Orta Çağ’ın en büyük taş köprüsüne ev sahipliği yapması ve Artuklu ile Eyyubi mimarisinin eşsiz örneklerini barındırması en belirgin özellikleridir.
Hasankeyf ismi, Arapça “Kaya Kalesi” anlamına gelen “Hısn-ı Keyfa” kelimesinden türemiştir. Halk arasındaki efsaneye göre kentin yüksek ve sarp kayalıklarında yaşayan, zekasıyla düşmanları alt eden “Hasan” adında bir mağara sakininden bahsettirilir. Bir diğer tarihi rivayete göre ise sarp kalesine ulaşmanın zorluğundan dolayı buraya girenlerin “Hasan’ın keyfi yerinde” demesinden mülhem bir adlandırma olduğu anlatılır.
Evet, kesinlikle gitmeye değer. Eski yerleşim sular altında kalmış olsa da, dünyada eşine az rastlanır mühendislik teknikleriyle taşınan devasa eserlerin sergilendiği Arkeopark, Türkiye’nin en modern ve zengin kapalı sergi alanlarından biri olan Hasankeyf Müzesi ve baraj gölü üzerinde yapılan tekne turları ziyaretçilere bambaşka ve etkileyici bir deneyim sunmaktadır.
Hasankeyf’in eski ilçe merkezi ve vadi tabanı baraj suları altındadır. Eski kentin 3 km ötesinde kurulan Yeni Hasankeyf, modern konutları, Arkeopark açık hava müzesi, Hasankeyf Müzesi kompleksi ve baraj gölü kıyısındaki yürüyüş yollarıyla ziyaretçilerini ağırlayan yeni bir turizm merkezine dönüşmüştür.
Hasankeyf Yeni Yerleşkesi’ne ve Arkeopark açık hava yürüyüş alanına giriş ücretsizdir. Ancak alan içerisinde yer alan kapalı sergi salonu olan Hasankeyf Müzesi’ne giriş ücretlidir (Ücretler Euro/TL endeksli güncellenmektedir).
Evet, Hasankeyf Müzesi’nde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Müze Kart geçerlidir. Müze Kart sahipleri kapalı sergi alanlarını ücretsiz olarak ziyaret edebilirler.
Batman şehir merkezi ile Hasankeyf arası yaklaşık 35-38 kilometredir ve araçla ortalama 30-35 dakika sürmektedir. Şehir merkezinden kalkan Hasankeyf minibüsleriyle de oldukça uygun fiyatlara kolayca ulaşım sağlanabilmektedir.
Hasankeyf ile Mardin’in Midyat ilçesi arası yaklaşık 45 kilometredir. Karayoluyla özel araçla veya dolmuşlarla yolculuk ortalama 40-45 dakika sürmektedir. Bölge turu yapanlar için Midyat ve Hasankeyf aynı gün içinde rahatlıkla gezilebilir.
Ayrıca İlgili Linkler:
- Hasankeyf Fotoğrafları
- Gezilecek Yerler Haritası
- Güneydoğu Anadolu Tarihi Yerler Antik Kentler
- Güneydoğu Anadolu Bölgesi Rotası ve Güzergahı Bilgileri
- Güneydoğu Anadolu Bölgesi Antik Yerleşim ve Tarihi Şehir Fotoğrafları
- Batman İsmi Nereden Geliyor?
- Türkiye Müzeler, Antik Şehir ve Tarihi Kentler
- Arkeoloji Kategorisi
- Antik Çağ Kategorisi
- Anadolu Tarihi Kategorisi
- Hasankeyf Hava Durumu

