Kariye Camii genel görünüm

Kariye Camii Tarihi ve Yapılış Dönemleri

Kariye Camii tarihi (Eski adıyla Kariye Müzesi ve antik adıyla Khora Kilisesi), İstanbul‘un Edirnekapı semtinde Theodosios surlarının hemen içerisinde yükselen ve Doğu Roma döneminden günümüze miras kalan katmanlı bir dönüşüm hikâyesini temsil eder. Mozaikleri ve freskleriyle dünya sanat tarihinin en nadide eserleri arasında gösterilen yapı; kilise, müze ve cami evreleriyle Ayasofya ile benzer bir tarihsel kaderi paylaşmaktadır. İsmindeki “Khora” kelimesi Yunancada “kent dışı” veya “taşra” anlamına gelmekte olup, yapı ilk inşa edildiğinde Konstantinos surlarının dışında kaldığı için bu adla anılmıştır.

Osmanlı döneminde camiye çevrilen, Cumhuriyet döneminde uzun yıllar müze olarak hizmet veren ve 2020 yılında tekrar cami statüsü kazanan bu eşsiz eserin kökeni antik Roma nekropol alanına kadar uzanmaktadır. Caminin yürüme mesafesinde Tekfur Sarayı da yer almakta ve bu iki yapı, Bizans dönemi İstanbul’undan kalan en önemli mimari miraslar arasında bulunmaktadır.

Kariye Camii Önemi

Kariye Camii Naos bölümü, mozaikler, mihrap ve minber detayları
Kariye Camii Naos bölümü, mozaikler, mihrap ve minber detayları

Büyük bir manastır kompleksi içinde yer alan ve bir manastır kilisesi olarak anılan Kariye’nin tarihi, mimari evrimleri ve geçirdiği onarımlar bakımından sıklıkla Ayasofya ile benzerlik göstermektedir. Bu benzerliğin temel sebebi her iki yapının da tarih boyunca çeşitli dönemlerde tekrar inşa edilmiş olmasıdır. Ancak günümüzdeki Ayasofya üçüncü defa yapılan yapı iken, Kariye günümüze ulaşana kadar beş defa yeniden inşa edilmiştir.

İstanbul’un Bizans döneminden kalan pek çok mimari yapısı günümüze ulaşamamış, yapı elemanları ise çeşitli Osmanlı eserleri için devşirme malzeme olarak kullanılmıştır. Günümüze gelebilen nadir yapıların ne kadar korunabildiği ve restorasyonlarının nasıl yapıldığı akademik çevrelerde zaman zaman tartışma konusu olsa da, Kariye Camii tarihi ve önemi açısından bu yapıların en başında gelir. Azize Kurtarıcı Hora Kilisesi veya Manastırı olarak da bilinen bu eser; içerisindeki eşsiz mozaikleri, freskleri ve ikonaları ile yüzyıllardır ayakta kalmayı başarmıştır. 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yeniden cami statüsü kazanan bu yapı, aynı zamanda 1985 yılından beri İstanbul’un Tarihi Alanları kapsamında Zeyrek koruma bölgesinde yer alması dolayısıyla Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ndeki gurur kaynaklarından biridir.

Kariye Camii Tarihi Hakkında Kısa Bilgiler Tablosu

Kategoriler / Başlıklar Tarihsel Bilgiler ve Açıklamalar
Konumu İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Edirnekapı semtinde, Theodosius surlarının hemen içerisinde ve Tekfur Sarayı yürüme mesafesinde yer alır.
İlk Yapılışı (Nekropol Dönemi) İlk inşasının tam tarihi bilinmemekle birlikte, X. yüzyıl kaynaklarına göre arazisi 298 yılında şehit edilen Aziz Babylas’ın mezarının bulunduğu bir nekropol alanıydı.
Yeniden Yapılma Sayısı ve Evreleri Tarihi boyunca depremler ve istilalar nedeniyle 5 defa yeniden inşa edilmiştir. Başlıca yapım ve onarım evreleri: I. Justinianus dönemi (VI. yy), Maria Doukanai dönemi (XI. yy sonu), İsaakios Komnenos dönemi (1120) ve Theodoros Metokhites dönemi (1321).
Önemli Bölümlerin Eklenme Tarihleri 843 yılında Kudüslü Mikhael Synkellos başkanlığında ilk 3 şapel eklenmiştir. 1321 yılında tamamlanan en kapsamlı onarımda ise yapıya iç/dış narteks, pareklezyon (yan şapel) ve ana kubbe eklenerek mozaik ve fresklerle süslenmiştir.
Camiye Dönüştürüldüğü Tarih İstanbul’un fethinden sonra bir süre kilise olarak kalan yapı, 1511 yılında II. Bayezid döneminde sadrazam Atik Ali Paşa (Hadım Ali Paşa) tarafından 1 defa camiye dönüştürülmüştür.
Müze Olduğu ve Yeniden Cami Statüsü 29 Ağustos 1945 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Ulusal Anıt ilan edilmiş, 1948 yılında Müzeler İdaresi’ne bağlanarak Kariye Müzesi olmuştur. 2019’daki yargı kararının ardından 1 Ağustos 2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden cami statüsü kazanarak ibadete açılmıştır.
İlginç Tarihi Bilgi 1: “Khora” İsminin Anlamı Yapı ilk inşa edildiğinde I. Konstantin surlarının dışında kaldığı için Yunancada “kent dışı, taşra, uzak” anlamına gelen Khora adını almıştır. Türk fethinden sonra bu isim halk dilinde Arapça kökenli “kent dışı” anlamına gelen “Karye” kelimesiyle birleşerek Kariye’ye dönüşmüştür.
İlginç Tarihi Bilgi 2: Gizlenen ve Korunan Mozaikler Osmanlı döneminde yapı camiye çevrildiğinde figürlü mozaik ve freskler sıva ile kapatılmıştır. Ancak 16. ve 18. yüzyıl seyyahlarının notları, bazı mozaiklerin açılır kapanır ahşap kapaklarla korunduğunu ve gizli tutularak muhafaza edildiğini göstermektedir.
İlginç Tarihi Bilgi 3: İmparatorluk Ailesinden Olmayan İlk Kurucu 14. yüzyılın başında yapıyı tamamen yenileyen ve altın çağını yaşatan devlet adamı Theodoros Metokhites, Bizans tarihinde imparatorluk ailesinden gelmeyip de bir manastırın kurucusu (ktetor) olma onuruna erişen ilk kişidir. Öldüğünde de sevdiği bu yapıya gömülmüştür.

Kariye Camii (Kariye Müzesi) Nerededir ve Nasıl Gidilir?

Kariye Camii (Kariye Müzesi / Khora Kilisesi), İstanbul’un tarihi suriçi bölgesinde, Fatih ilçesine bağlı Edirnekapı semtinde yer almaktadır. Doğu Roma döneminden kalan tarihi Theodosios surlarının hemen yanı başında, Draman ile Edirnekapı arasında kalan sakin ve otantik bir sokakta konumlanmıştır.

Şehir merkezine ve ana ulaşım hatlarına oldukça yakın bir noktada bulunan yapıya toplu taşıma, özel araç veya yürüyerek zahmetsizce ulaşabilirsiniz.

Toplu Taşıma ile Ulaşım Alternatifleri

  • Tramvay ile Ulaşım (En Kolay Yol): T4 Topkapı – Mescid-i Selam Tramvay Hattı’nı kullanarak Edirnekapı Tramvay Durağı’nda inebilirsiniz. Duraktan çıktıktan sonra surlar boyunca Kariye Camii Sokak yönüne doğru yaklaşık 7-10 dakikalık kısa bir yürüyüşle camiye ulaşabilirsiniz.
  • Metrobüs ile Ulaşım: Metrobüs hattını kullanarak Edirnekapı Metrobüs Durağı’nda inebilirsiniz. Üst geçitten Edirnekapı yönüne çıkıp Fevzipaşa Caddesi üzerinden Kariye Camii Sokak’a doğru yaklaşık 10-12 dakika yürüyerek yapıya varabilirsiniz.
  • Otobüs (İETT) ile Ulaşım: Eminönü, Taksim, Beyazıt veya Aksaray yönünden kalkan ve Edirnekapı ya da Draman durağından geçen tüm İETT otobüslerini tercih edebilirsiniz. Edirnekapı Durağı’nda indikten sonra tabela yönlendirmelerini takip ederek 3-5 dakikada avluya ulaşabilirsiniz.
  • Marmaray ve Metro Aktarması: Marmaray kullanıyorsanız Yenikapı durağında inip M1A veya M1B Metro Hattı’na aktarma yapabilir, Emniyet – Fatih veya Ulubatlı duraklarında inerek yürüyerek veya kısa bir taksi yolculuğuyla ulaşabilirsiniz.

Özel Araç ve Otopark İmkanları

  • Özel Araç ile Ulaşım: E-5 (D100) karayolu üzerinden Edirnekapı veya Topkapı sapağından girerek Fevzipaşa Caddesi’ne bağlanabilirsiniz. Cadde üzerindeki Kariye Camii ve Kariye Müzesi kahverengi turistik yönlendirme tabelalarını takip ederek Kariye Camii Sokak alanına geçebilirsiniz.
  • Otopark Durumu: Tarihi mahalle dokusu nedeniyle caminin hemen önünde sınırlı sayıda araç park yeri bulunmaktadır. Aracınızı Edirnekapı civarındaki İSPARK veya özel otopark alanlarına bırakıp kısa bir yürüyüş yapmanız tavsiye edilir.

Kariye Camii Ziyaret Saatleri ve Giriş Ücreti (2026)

İstanbul’un gezilecek en önemli tarihi yerleri arasında ayrıcalıklı bir konuma sahip olan Kariye, statü değişiklikleri ve güncel ziyaret kurallarıyla gezginlerin en çok merak ettiği noktalardan biridir. Kültür Bakanlığı’na bağlı olduğu dönemde sembolik ücretlerle (65 TL) gezilen yapı, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmiş ve uzun süren restorasyon süreçlerinin ardından 6 Mayıs 2024 itibarıyla hem ibadete hem de turistik ziyarete açılmıştır.

Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından uygulanan ‘Koruma Amaçlı Ziyaretçi Yönetim Planı’ çerçevesinde, Kariye Camii ziyaret ve giriş kuralları 2026 yılı itibarıyla şu şekilde belirlenmiştir:

  • Giriş Ücreti: Türk vatandaşları için Kariye Camii girişi ücretsizdir. Yabancı turistler için ise giriş ücreti 20 Euro olarak uygulanmaktadır.
  • Ziyaret Günleri: Cuma günleri hariç, haftanın diğer 6 günü ziyarete açıktır. Cuma günleri ise cami yalnızca ibadet amacıyla hizmet vermektedir.
  • Ziyaret Saatleri ve İbadet Düzeni: Yaz veya kış dönemi ayrımı olmaksızın haftanın belirlenen günlerinde ziyaret edilebilen yapıda, namaz vakitlerinden 15 dakika önce turistik ziyarete ara verilmektedir. İbadet esnasında namaz kılınan bölüm hariç diğer alanlar gezilebilirken, namaz bitiminde tüm yapı ziyaret edilebilmektedir.
  • İletişim ve Detaylı Bilgi: Planlamalarınız ve güncel duyurular için Kariye Müzesi / Camii resmi iletişim hattı olan 0212 631 92 41 numarasından destek alabilirsiniz.

İstanbul’un Tarihi Sürecinde Kariye Camii’nin Yeri

Kariye Cami fotoğrafları
Kariye Cami fotoğrafları

İstanbul, tarih öncesi dönemlerden beri bulunduğu coğrafyanın en stratejik konumuna sahip olmuş; tarihte ilk olarak Yarımburgaz Mağarası, Fikirtepe kültürü ve höyüğü başta olmak üzere iskân edilmiştir. Kurulduktan itibaren Byzantion, Byzantium, Konstantinopolis ve Konstantiniyye dönemlerini geçiren bu kadim şehrin en önemli tarihi eserleri, Konstantinopolis olarak anılan Bizans döneminden kalmadır. Tabii ki Osmanlı dönemi olan Konstantiniyye’de de pek çok şaheser inşa edilmiş olsa da, bunların bir kısmında Bizans dönemi mimari eserlerinden devşirilen parçalar kullanılmıştır.

İşte bu katmanlı tarihin en somut tanıklarından biri olan Kariye; ilk başta kilise olarak inşa edilen, ardından manastıra çevrilen, İstanbul’un fethiyle birlikte camiye ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde müzeye dönüştürülen benzersiz bir Ulusal Anıt statüsündedir. 2020 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden cami statüsü kazanarak ibadete açılan bu yapı, İstanbul’un antik köklerinden günümüze uzanan tarihi serüveninin en değerli mihenk taşlarından birini oluşturur.

İstanbul’un tarih öncesi dönemlerden itibaren genel tarihi dönemleri için ilgili rehber sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Kariye Camii Tarihi ve Beş Yapım Evresi

Kariye Camii mozaikleri Anna'ya Meryem'in Doğacağı Müjdesinin Verilmesi mozaiği
Kariye Camii mozaikleri Anna’ya Meryem’in Doğacağı Müjdesinin Verilmesi mozaiği

Kariye Camii tarihi, ilk inşa edildiği tam tarih bilinmemekle birlikte, günümüze ulaşana kadar geçirdiği onarımlar ve yeniden yapılış evreleriyle katmanlı bir mimari geçmişe sahiptir. Bu noktada tıpkı Ayasofya gibi sürekli yenilenen bir yapı sergiler; ancak günümüzdeki Ayasofya üçüncü defa inşa edilmişken, Kariye tarihi boyunca tam beş defa yeniden yapılmıştır. İlk olarak Konstantin’in surlarının dışında kaldığı için Grekçe “kent dışı, taşra” anlamına gelen “Khora” ismiyle anılan yapı, Türklerin fethinden sonra Arapça “karye” kelimesinden türeyen Kariye adını almıştır.

1. Kariye Kilisesi’nin İlk Yapılışı ve Nekropol Dönemi

X. yüzyılda aziz ilan edilen Simeon Metafrastis’e göre Khora Manastırı’nın kurulduğu arazi, 298 yılında Nikomedia’da 84 müridi ile şehit edilen Aziz Babylas’ın mezarının bulunduğu bir nekropol alanıdır. Arazi ve ilk kilise I. Konstantin surlarının dışında kalsa da II. Theodosius’un 413 yılında yaptırdığı kent surlarının içinde yer almıştır. Yapının inşası hakkında farklı görüşler bulunsa da, 6 Ekim 557 depreminde yıkılan ilk yapının ardından I. Justinianus tarafından bazilika planlı bir manastır inşa ettirildiği bilinmektedir. 740 yılında Patrik I. Germanos’un buraya gömülmesiyle yapı yazılı tarihte yer etmeye başlasa da, aynı dönemdeki İkonaklazm (ikon düşmanlığı) olaylarında tahrip edilmiştir.

2. İkinci Yapım Evresi: Şapellerin Eklenmesi

787 yılında toplanan II. İznik Konsili sonrasında, 843 yılında Kudüslü Mikhael Synkellos başkanlığında Kariye Kilisesi’ne üç şapel eklenmiştir. Amerika Bizans Enstitüsü ve Dumbarton Oaks araştırmalarının tespit ettiği beş yapım evresinden biri olan bu dönemde manastırın işleyişini belirten tipikonlar hazırlanmıştır.

3. Üçüncü Yapım Evresi: Komnenos Hanedanı ve Khora’nın Yükselişi

Ayasofya mozaikleri Komnenos ve Eirene mozaiği - mosaics of Hagia Sophia, The Comnenus and Eirene mosaic
Ayasofya mozaikleri Komnenos ve Eirene mozaiği – mosaics of Hagia Sophia, The Comnenus and Eirene mosaic

XIV. yüzyıl Bizans tarihçisi Nikephoros Gregoras’a göre XI. yüzyılın son çeyreğinde İmparator I. Aleksios Komnenos’un kayınvalidesi Maria Doukanai, harap haldeki manastırı kapalı Yunan haçı planıyla yeniden inşa ettirmiştir. İmparatorların Tekfur Sarayı’nda ikamet etmeye başlamasıyla önemi artan yapı, Komnenos hanedanlığı tarafından ‘Kurtarıcı İsa’ya adanmıştır.

4. Dördüncü Yapım Evresi: İsaakios Komnenos Dönemi

İmparator I. Aleksios Komnenos’un oğlu İsaakios Komnenos, 1120 yılında Khora Kilisesi’ni neredeyse baştan aşağı yeniden yaptırmıştır. Bu dördüncü yapım aşamasında yapı, kapalı Yunan haçı planından kiborion planlı yapı tipine dönüştürülmüştür.

5. Beşinci ve Son Yapılış Evresi: Theodoros Metokhites ve Mozaiklerin Altın Çağı

1204-1261 Latin istilası ve 1296 depreminde hasar gören yapı, sanatsever Bizans memuru Theodoros Metokhites tarafından restore ettirilmiştir. İmparator II. Andronikos tarafından kurucu (bani) atanarak onurlandırılan Metokhites, 1321 yılına kadar süren bu kapsamlı onarımda yapıya iç/dış narteks ve yan şapel (pareklezyon) ekletmiştir. Tüm yapının nefis mozaik ve fresklerle süslendiği, ana kubbe ile mermer kaplamaların yenilendiği bu altın çağın ardından Metokhites 1332 yılında Kariye’ye gömülmüştür.

Osmanlı Döneminde Kariye Camii ve Geçirdiği Onarımlar

Kariye Camii freskleri
Kariye Camii freskleri

Kariye Camii tarihi, Osmanlı döneminde hem dini hem de mimari açıdan yepyeni bir evreye girmiştir. 1453 yılında Osmanlılar Konstantinopolis’i kuşattıklarında, kenti ve surları koruması için Theotokos Hodegetria ikonu Khora Kilisesi’ne getirilmiştir. İstanbul’un fethinden hemen sonra kiliseye dokunulmamış ve bir süre işlevini sürdürmüştür. 1511 yılında II. Bayezid döneminde sadrazam Atik Ali Paşa (Hadım Ali Paşa) tarafından camiye çevrilmiş, hemen yanına da bir medrese inşa edilmiştir.

Kiliseden Camiye Dönüşüm ve İsim Değişikliği

Khora Kilisesi camiye dönüştürülürken mimari yapıda bazı değişiklikler yapılmıştır:

  • Ana apsise mihrap eklenmiş, çan kulesinin yerine ise minare yapılmıştır.
  • Duvarlarda yer alan fresk ve mozaiklerin üzeri sıva ile kapatılmıştır.
  • Yapı, Atik Ali Paşa tarafından Çemberlitaş’taki camisiyle birlikte vakfına ekletilerek “Kilise Camisi” (Kenise Camisi) olarak anılmaya başlanmış, zamanla halk dilinde Kahriye veya Kariye (Ka’riye) Camisi adını almıştır.

Seyyahların Gözünden Mozaikler ve Tarihi Depremler

1544-1547 yılları arasında İstanbul’u gezen Petrus Gyllius (Pierre Gilles) camideki mozaik ve fresklerden bahsetmese de, 1578’de Stephan Gaerlach ve 1794-1796 yıllarında Jacques Dallaway yapıyı ziyaret ederek mozaik ve freskleri kayda geçirmiştir. Bu durum, bazı mozaiklerin açılır kapanır kapaklarla korunduğunu ve zaman zaman gizlenerek muhafaza edildiğini göstermektedir (günümüzde de namaz vakitlerinde namaz kılınan alanlardaki mozaiklerin üzerleri perde ile örtülmektedir).

Tarih boyunca yaşanan depremlerde de yapı korunmaya çalışılmıştır:

  • 1766 Büyük İstanbul Depremi: 22 Mayıs 1766 tarihindeki felaketin ardından Mimar İsmail Halife tarafından camide büyük bir onarım gerçekleştirilmiştir.
  • 1860 Onarımları: Rum Mimar Peloppida Kouppas mozaikleri temizleyip onarmış, koruma amacıyla üzerlerine tekrar kapaklar takmıştır. Bu uygulama Mehmed Ziya’nın 1908 tarihli Ka’riye Cami-i Şerifi kitabında da belgelenmiştir.
  • II. Abdülhamid Dönemi: Kariye Camisi, 1875-1876 yıllarında ve 1894 depreminden sonra II. Abdülhamid tarafından kapsamlı bir şekilde tekrar restore edilmiştir.
  • Tarihi Ziyaret: Osmanlı’nın son döneminde, 1917 yılında İstanbul’u ziyaret eden Alman İmparatoru II. Wilhelm de Kariye Camisi’ni yerinde incelemiştir.

Cumhuriyet Döneminde Kariye Camii: Müzeden Yeniden Camiye Dönüşüm

İstanbul Kariye Camii Naosu, mozaikleri, mihrap ve minberi
İstanbul Kariye Camii Naosu, mozaikleri, mihrap ve minberi

Kariye Camii tarihi, Cumhuriyet dönemiyle birlikte hem kapsamlı bilimsel restorasyonlara sahne olmuş hem de statü değişiklikleriyle sıkça gündeme gelmiştir. Yapının Cumhuriyet dönemindeki kritik dönüm noktaları ve akademik çalışmaları şu aşamalardan oluşmaktadır:

İlk Restorasyonlar ve Müze Statüsü (1929 – 1948)

Kariye Camii fotoğrafları Meryem'in ölümü veya Koimesis mozaiği
Kariye Camii fotoğrafları Meryem’in ölümü veya Koimesis mozaiği
  • 1929 Çalışmaları: Yapı içinde ve çevresinde gerçekleştirilen kısmi restorasyon çalışmaları sırasında, naos bölümünde yer alan ünlü Koimesis (Meryem’in Ölümü) Mozaiği temizlenerek gün ışığına çıkarılmıştır.
  • Ulusal Anıt ve Müze Kararı: Kariye, 29 Ağustos 1945 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla “Ulusal Anıt” statüsüne yükseltilmiş; 1948 yılında Müzeler İdaresi’ne bağlanarak Kariye Müzesi olarak hizmet vermeye başlamıştır. Bu dönüşüm esnasında cami içindeki ahşap minber sökülerek Zeyrek Camii’ne nakledilmiştir.

Bilimsel Kazılar, Mozaiklerin Ortaya Çıkışı ve Akademik Yayınlar

Cumhuriyet döneminde Kariye ile ilgili ilk kapsamlı bilimsel çalışma, Vakıflar Müdürlüğü mimarlarından Cahide Tamer tarafından 1945-1946 yıllarında yürütülmüştür.

  • Amerikan Enstitüsü Çalışmaları: 1948-1958 yılları arasında Amerika Bizans Enstitüsü ve Dumbarton Oaks Merkezi tarafından yürütülen çalışmalarla, yapının tüm mozaik ve freskleri titizlikle temizlenerek tamamen ortaya çıkarılmıştır.
  • 1955 Kongre Hazırlıkları: İstanbul’da düzenlenecek Uluslararası Bizans Kongresi öncesinde binanın kurşun örtüleri yenilenmiş ve detaylı rölöve çalışmaları tamamlanmıştır.
  • Literatürdeki Yeri: 1950 yılında Paul Underwood başkanlığında yürütülen çalışmaların ardından, Robert G. Ousterhout 1987 yılında Kariye mimarisi ve bezemelerini dört büyük cilt halinde yayımlamıştır. 1997’de ise Semavi Eyice kaleme aldığı fotoğraflı incelemeyi (monografya) İngilizce, Almanca ve Fransızca olarak literatüre kazandırmıştır.

Yeniden Cami Statüsüne Geçiş (2019 – Günümüz)

Yıllarca müze olarak ziyaret edilen yapının kaderi 2019 yılında değişmiştir:

  • Danıştay Kararı: Danıştay, 1945 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal ederek yapının müze veya müze deposu olarak kullanılmasını yasadan kaldırmış ve yönetimini Diyanet İşleri Başkanlığı’na devretmiştir.
  • İbadete Açılış: 1 Ağustos 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Kariye Müzesi statüsü sonlandırılmış ve tarihi süreç içerisinde yeniden ibadete açılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kültürel mirası ve Osmanlı dönemi öncesine uzanan muhteşem mozaikleriyle günümüze kadar gelen bu eşsiz Bizans şaheserini yakından keşfetmek istiyorsanız, yeniden cami statüsüyle kapılarını açan Kariye’yi mutlaka seyahat rotanıza eklemelisiniz.

Kariye Camii Tarihi Kronolojisi (Önemli Tarihler ve Dönüm Noktaları)

Kariye Camii Perakklesion Freskleri, Seçilmişlerin Cennete Girmesi Freski
Kariye Camii Perakklesion Freskleri, Seçilmişlerin Cennete Girmesi Freski
  • 298: Manastırın kurulduğu arazinin Aziz Babylas’ın mezarının bulunduğu nekropol alanı olması.
  • 536 – 557: İlk kilisenin inşası ve 6 Ekim 557 depreminde yıkılmasının ardından I. Justinianus tarafından bazilika planlı manastırın yaptırılması.
  • 740: Patrik I. Germanos’un buraya gömülmesiyle yapının yazılı tarihte yer etmeye başlaması ve İkonaklazm döneminde tahrip edilmesi.
  • 843: II. İznik Konsili sonrasında kiliseye üç şapelin eklenmesi (İkinci yapım evresi).
  • XI. Yüzyıl Sonu: İmparator I. Aleksios Komnenos’un kayınvalidesi Maria Doukanai tarafından harap haldeki yapının yeniden inşa edilmesi.
  • 1120: İsaakios Komnenos tarafından yapının kiborion planlı olarak neredeyse baştan aşağı yeniden yaptırılması.
  • 1321: Theodoros Metokhites gözetiminde narteks, şapeller, mozaik ve fresklerle yapının altın çağını yaşayarak tamamlanması.
  • 1511: II. Bayezid döneminde sadrazam Atik Ali Paşa tarafından yapının camiye çevrilmesi ve minare eklenmesi.
  • 1766 & 1894: Büyük İstanbul depremlerinin ardından Osmanlı padişahları döneminde (Mimar İsmail Halife ve II. Abdülhamid) gerçekleştirilen büyük onarımlar.
  • 1945 – 1948: Bakanlar Kurulu kararıyla Ulusal Anıt ilan edilmesi ve Müzeler İdaresi’ne bağlanarak Kariye Müzesi olarak hizmet vermeye başlaması.
  • 1948 – 1958: Amerika Bizans Enstitüsü ve Dumbarton Oaks Merkezi tarafından mozaik ve fresklerin tamamen temizlenip ortaya çıkarılması.
  • 2019 – 2020: Danıştay’ın müze kararını iptal etmesi ve 1 Ağustos 2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden cami statüsüne geçerek ibadete açılması.

Rakamlarla Kariye Camii ve Tarihsel Kronolojisi

Kariye Camii Hz İsa'nın insanları iyileştirme mozaikleri
Kariye Camii Hz İsa’nın insanları iyileştirme mozaikleri

Kariye Camii (Kariye Müzesi / Khora Kilisesi), İstanbul‘un Doğu Roma (Bizans) mirası olan en değerli tarih ve sanat hazinelerinden biridir. 3. Yüzyıl‘dan 21. Yüzyıl‘a kadar kesintisiz devam eden yaklaşık 1700 yıllık varlığı boyunca geçirdiği mimari evreleri, dinsel dönüşümleri, depremleri ve restorasyon süreçlerini sayıların, tarihlerin ve kronolojik verilerin diliyle incelemek yapının tarihsel derinliğini gözler önüne sermektedir:

Yıllar, Tarihsel Safhalar ve Dönüşüm Kronolojisi

  • 298: Kariye’nin üzerine kurulduğu arazinin, Hristiyanlık inancının erken dönem şehitlerinden Aziz Babylas’ın mezarına ev sahipliği yapan antik bir nekropol (mezarlık) alanı olması.
  • 536 – 557: İmparator I. Justinianos döneminde Surlariçi dışında kalan bu nekropol alanına ilk kilisenin inşa edilmesi ve 6 Ekim 557 depreminde yıkılmasının ardından I. Justinianus tarafından bazilika planlı manastırın baştan yaptırılması.
  • 740: Patrik I. Germanos‘un buraya gömülmesiyle yapının yazılı tarihte yer etmeye başlaması ve 8. Yüzyıl‘daki İkonoklazm (İkon kırıcılık) döneminde tahrip edilmesi.
  • 843: İkinci İznik Konsili sonrasında kiliseye üç şapelin eklenmesi ile yapının İkinci Yapım Evresi‘ne geçmesi.
  • 11. Yüzyıl Sonu: İmparator I. Alexios Komnenos’un kayınvalidesi Maria Doukaina tarafından harap haldeki yapının Yunan Haçı planıyla yeniden inşa edilmesi.
  • 1120: İsaakios Komnenos tarafından yapının kiborion planlı olarak neredeyse baştan aşağı yeniden yaptırılması.
  • 1321: Theodore Metokhites gözetiminde narteks, şapeller, mozaik ve fresklerle yapının Altın Çağı‘nı yaşayarak tamamlanması.
  • 1453: İstanbul‘un fethi sonrasında bir süre daha kilise olarak işlevini sürdürdüğü tarihsel kırılma yılı.
  • 1511: Sultan II. Bayezid döneminde Sadrazam Atik Ali Paşa tarafından yapının camiye çevrilmesi (Atik Ali Paşa Camii / Kariye Camii) ve yapının ilk minaresinin eklenmesi.
  • 1766 & 1894: Büyük İstanbul depremlerinin ardından Osmanlı padişahları döneminde (Mimar İsmail Halife ve Sultan II. Abdülhamid) gerçekleştirilen büyük onarımlar.
  • 1945 – 1948: Bakanlar Kurulu kararıyla Ulusal Anıt ilan edilmesi, müze statüsü alması ve Müzeler İdaresi‘ne bağlanarak Kariye Müzesi olarak hizmet vermeye başlaması.
  • 1948 – 1958: Amerika Bizans Enstitüsü (Byzantine Institute of America) ve Dumbarton Oaks Merkezi (özellikle Thomas Whittemore liderliğinde) tarafından mozaik ve fresklerin tamamen temizlenip ortaya çıkarılması.
  • 1958: Kariye Müzesi olarak kapılarını resmî olarak ziyaretçilere açtığı yıl.
  • 2019 – 2020: Danıştay‘ın müze kararını iptal etmesi ve 1 Ağustos 2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden cami statüsüne geçerek ibadete açılması kararı.
  • 2024: Kapsamlı restorasyon çalışmalarının tamamlanarak yapının hem ibadete hem de ziyaretçilere resmî olarak açıldığı güncel tarih.

Mimarî Ölçüler, Boyutlar ve Alan Verileri

  • 1700 Yıl: Yapının antik nekropol arazi geçmişinden günümüze kadar ulaşan toplam tarihi yaş birikimi.
  • 3 Ana Bölüm: Yapının mimarisini oluşturan ana mekân bölümleri (Narteks, Naos / Ana İbadet Alanı ve Parekklesion / Ek Şapel).
  • 1 Adet Ana Kubbe: Naos (ana ibadet mekânı) üzerinde yükselen ve 4 basık kemer üzerine oturtulmuş olan merkezi kubbe.
  • 16 Pencereli Kubbe: Ek şapel olan Parekklesion üzerindeki kubbenin ışık almasını sağlayan pencere sayısı.

Mozaik, Fresk ve Sanat İstatistikleri

  • 2 Main Dev Temsil: Dış nartekste yer alan ve tüm yapının sanatsal kurgusunu oluşturan Hz. İsa ve Hz. Meryem siklusları (hayat hikâyelerini anlatan sahne dizileri).
  • 60+ Mozaik ve Fresk Panosu: Doğu Roma döneminden günümüze kadar bütünlüğünü koruyarak ulaşmış olan toplam mozaik ve fresk sahnesi sayısı.
  • 1 Adet Anastasis (Diriliş) Freski: Ek şapelin (Parekklesion) apsisinde yer alan ve Hz. İsa‘nın Âdem ile Havva‘yı mezarlarından çekip çıkararak cehennemin kapılarını kırmasını tasvir eden dünyaca ünlü başyapıt fresk.
  • 1 Adet Metokhites Mozaiği: Kilisenin banisi Theodore Metokhites‘in kilise maketini Hz. İsa‘ya sunarken tasvir edildiği tarihi giriş mozaiği.

Kariye Camii (Kariye Müzesi / Khora Kilisesi) Hakkında İlginç Bilgiler

Kariye Camii Vlachernitissa veya Tanrı'nın annesi freski
Kariye Camii Vlachernitissa veya Tanrı’nın annesi freski

İstanbul’un Surlariçi dokusunda yükselen Kariye Camii (Kariye Müzesi / Khora Kilisesi), sadece mimari yapısıyla değil; mozaiklerindeki gizli detaylar, mühendislik harikaları, gizemli gömü odaları ve yüzyıllara meydan okuyan koruma hikâyeleriyle dünya sanat tarihinin en şaşırtıcı anıtlarından biridir.

Bu eşsiz eser hakkında bilmeniz gereken en ilginç ve büyüleyici detaylar şunlardır:

“Surların Dışında” Kalan Ad: Khora Kelimesinin Mistik Anlamı

Yapının antik adı olan Khora, Yunancada “kentin dışı”, “taşra” veya “kır” anlamına gelir.

  • Şaşırtıcı Detay: Kilise ilk inşa edildiğinde Konstantinos surlarının dışındaydı. Daha sonra II. Theodosios surları inşa edilip yapı kent sınırları içerisine dahil edilse de adı değiştirilmemiştir. Hristiyan teolojisinde bu kelime derin bir mistik anlam kazanarak dış narteksteki mozaikte Hz. İsa için “Yaşayanların Khora’sı” (Mekânı), Hz. Meryem için ise “Sığışmayan’ın Khora’sı” (Sığınağı) ibareleriyle ölümsüzleştirilmiştir.

İkonoklazm Sürgünü ve Patrik Germanos’un Mezarı

8. Yüzyılda Doğu Roma’da dini tasvirlerin ve ikonaların yasaklandığı, imha edildiği İkonoklazm (İkon kırıcılık) dönemi, Kariye’nin tarihinde derin bir iz bırakmıştır.

  • Şaşırtıcı Detay: İkonaların korunmasını savunduğu için görevden alınan ve sürgüne gönderilen İstanbul Patriği I. Germanos, vefatının ardından 740 yılında bu manastıra gömülmüştür. Bu olay, yapının yazılı tarihsel kaynaklarda ve kroniklerde ilk kez belirgin bir şekilde adının geçmesini sağlamıştır.

Dünyanın En Detaylı Meryem Ana ve İsa Hayatı (Siklusları)

Kariye, Doğu Roma mozaik sanatında Hz. İsa ve Hz. Meryem’in hayatını en ince ayrıntısına kadar kronolojik sırayla anlatan dünyadaki tek yapıdır.

  • Şaşırtıcı Detay: Dış ve iç nartekste yer alan mozaiklerde Hz. Meryem’in doğumu, ilk adımları, tapınağa takdim edilişi ve Hz. İsa’nın mucizeleri adeta bir çizgi roman veya film şeridi gibi sahne sahne işlenmiştir. Hz. Meryem’in bebeklik ve çocukluk evrelerinin bu kadar detaylı resmedildiği başka bir antik yapı bulunmamaktadır.

Osmanlı Hoşgörüsü ve İnce Sıva Mucizesi

1511 yılında Sultan II. Bayezid döneminde Sadrazam Atik Ali Paşa tarafından camiye dönüştürülen yapıda mozaiklerin günümüze nasıl ulaştığı büyük bir merak konusudur.

  • Şaşırtıcı Detay: Osmanlı ustaları, İslam ibadethanesi kuralları gereği insan figürlü mozaik ve freskleri kazıyıp yok etmek yerine, üzerlerini ahşap kaplamalar ve incecik bir alçı sıva tabakasıyla kapatmışlardır. Kazınmadan korunan bu nadide mozaikler, 1948 – 1958 yılları arasındaki restorasyonda sıvaların sökülmesiyle ilk günkü canlılığıyla yeniden ortaya çıkarılmıştır.

Metokhites’in Kendi Maketini Sunduğu Tarihi Mozaik

Yapıya en görkemli dönemini yaşatan Doğu Roma Hazine Sorumlusu ve Edebiyatçısı Theodore Metokhites, eserine olan sevgisini ölümsüz bir sanat eseriyle taçlandırmıştır.

  • Şaşırtıcı Detay: İç narteksin kapı üzerinde yer alan devasa mozaikte Metokhites, başında Doğu Roma saray soylularına özgü devasa başlığı ve işlemeli kaftanıyla diz çökmüş vaziyette, restore ettirdiği Kariye Kilisesi‘nin küçücük bir maketini tahtta oturan Hz. İsa’ya sunarken tasvir edilmiştir.

Mezarlık Şapeli (Parekklesion) ve Derin Eskatoloji

Yapının güney cephesinde yer alan Parekklesion (Ek Şapel), geleneksel bir ibadet alanından ziyade soyluların ve din adamlarının gömüldüğü bir mezar şapelidir.

  • Şaşırtıcı Detay: Şapelin nişlerinde ve zemininde yapılan arkeolojik kazılarda Doğu Roma dönemine ait aristokrat mezarları ve gömü odaları bulunmuştur. Apsisteki dünyaca ünlü Anastasis (Diriliş) freskinde Hz. İsa‘nın cehennemin kapılarını basıp kırarak Âdem ile Havva‘yı mezarlarından çekip çıkarması, ölümden sonraki diriliş umudunu simgeleyen en güçlü başyapıttır.

Surların Dibinde Saklı Bir “Küçük Ayasofya”

Kariye Camii, tıpkı Ayasofya gibi tarih boyunca kilise, müze ve yeniden cami statülerinden geçmiş, kentin tüm siyasi ve dini kırılma noktalarına tanıklık etmiştir.

  • Şaşırtıcı Detay: Boyut olarak Ayasofya’dan çok daha küçük olmasına rağmen, barındırdığı mozaik ve fresk yoğunluğu, sanatsal kalitesi ve ifade derinliği açısından Doğu Roma sanatının ulaştığı son ve en yüksek nokta (Paleologos Rönesansı) olarak kabul edilir.

Kariye Camii (Khora Kilisesi) Tarihsel Efsaneleri, Dinsel Mitosları ve Söylenceleri

Kariye Camii mozaikleri detayları
Kariye Camii mozaikleri detayları

İstanbul’un Surlariçi dokusunda yükselen Kariye Camii (Kariye Müzesi / Khora Kilisesi), yaklaşık 1700 yıllık köklü geçmişi boyunca sadece imparatorların ve din adamlarının değil; halkın, dervişlerin ve fatihlerin hayal gücünü de beslemiştir. Yapının geçirdiği tarihi kırılma noktaları etrafında şekillenen, Doğu Roma’dan Osmanlı’ya aktarılan en etkileyici tarihsel efsaneler ve dinsel mitoslar şunlardır:

Aziz Babylas’ın Kutsal Nekropolü ve Toprağın Mucizesi

Yapının 3. Yüzyıl’a uzanan tarihsel kökleri, Hristiyanlık inancının ilk şehitlerinden Aziz Babylas’ın mezarına ev sahipliği yapan antik bir nekropol alanına dayanır.

  • Dinsel Mitos: Efsaneye göre, Roma zulmünden kaçan erken dönem Hristiyanları, şehit Aziz Babylas’ın gömüldüğü bu kutsal toprağa dua etmeye gelirlerdi. Bu alanın “kutsanmış ve korunan toprak” olduğuna, burada edilen duaların hastalıklara şifa verdiğine inanılırdı. İmparator I. Justinianos’un 6. Yüzyıl’da ilk büyük manastırı buraya yaptırmasının ardındaki manevi sebebin, bu köklü mucizevi toprak efsanesi olduğu anlatılır.

İkonoklazm Sürgünü ve Patrik Germanos’un Laneti

8. Yüzyıl’da Doğu Roma’da kutsal tasvirlerin ve ikonaların imha edildiği karanlık İkonoklazm (İkon kırıcılık) dönemi, Kariye’nin yazılı tarihindeki ilk büyük efsaneye sahne olmuştur.

  • Tarihsel Söylence: İkonaların yakılmasına karşı çıktığı için görevden alınan ve 740 yılında Kariye Manastırı’na sürgün edilip buraya gömülen İstanbul Patriği I. Germanos’un naaşı etrafında bir söylence doğmuştur. Halk arasında, manastırdaki ikonaları bal Baltalarıyla parçalamaya çalışan askerlerin ellerinin felç olduğu ve Patrik Germanos’un mezarından yükselen mistik bir ışığın manastırı koruduğu anlatılırdı.

İstanbul’un Fethi ve Hodegetria İkonası Efsanesi

1453 yılındaki İstanbul fethi sırasında Kariye, kentin savunmasında dinsel ve stratejik bir merkez haline gelmiştir.

  • Tarihsel Efsana: Kentin surları Osmanlı ordusu tarafından kuşatıldığında, Doğu Roma halkı ve askerleri, kentin koruyucusu sayılan efsanevi Panagia Hodegetria (Yol Gösteren Meryem) ikonasını Ayasofya’dan çıkarıp surlara en yakın dini merkez olan Kariye Kilisesi’ne getirmişlerdir. Söylenceye göre Doğu Romalılar, bu mukaddes ikonanın Edirnekapı surlarından aşan gülleleri durduracağına inanıyordu. 29 Mayıs 1453 sabahı surlar aşıldığında ikonanın zarar görmeden Kariye’de korunduğu efsanesi asırlarca konuşulmuştur.

Sadrazam Atik Ali Paşa ve Gizlenen Mozaiklerin Sırrı

1511 yılında Sultan II. Bayezid döneminde Sadrazam Atik Ali Paşa’nın yapıyı camiye dönüştürme süreci, Osmanlı halkı arasında hürmet dolu bir efsaneye dönüşmüştür.

  • Halk Söylencesi: Atik Ali Paşa, camiye çevrilen yapının duvarlarındaki eşsiz yüzlerce mozaik ve freski gördüğünde, bunları kazıtıp yok etmeye kıyamamıştır. Dönemin dervişleri ve alimleri, “İçinde kutsal peygamberlerin ve Hz. Meryem’in resmi olan yapıya zarar verilmez” diyerek mozaiklerin üzerinin ince bir alçı sıva ve tahta tahtalarla kapatılmasını önermişlerdir. Halk arasında, mozaikleri kazımaya kalkan ustaların rüyalarında Hz. İsa ve Hz. Meryem’i gördükleri ve bu yüzden yüzlere hiç dokunulmadan sıva çekildiği söylenirdi.

Yeraltı Tünelleri ve Surlara Çıkan Mistik Geçitler

Kariye Camii’nin Theodosios surlarının hemen dibinde yer alması, altında devasa bir yeraltı tüneli ağı olduğu efsanesini doğurmuştur.

  • Şehir Efsanesi: Kariye’nin mahzenlerinden ve mezar şapeli olan Parekklesion’un altından başlayan yeraltı tünellerinin bir kolunun Tekfur Sarayı’na, diğer bir kolunun ise Haliç kıyısındaki Blakhernai Sarayı’na ve Edirnekapı sur altı dehlizlerine uzandığı iddia edilirdi. Kuşatma zamanlarında imparatorların ve saray mensuplarının bu gizli geçitlerden geçerek Kariye’de gizlice dua ettikleri anlatılırdı.

“Anastasis” (Diriliş) Freski ve Cennetin Anahtarları

Ek şapelin (Parekklesion) apsisinde yer alan ve Hz. İsa’nın kıyamet günü Âdem ile Havva’yı mezarlarından çekip çıkarmasını tasvir eden Anastasis freski, hem Hristiyan hem de Osmanlı dönemi halkı arasında mistik anlamlar taşımıştır.

  • Dinsel Mitos: Efsaneye göre, mezar şapelinde yatan merhum aristokratların ruhları, her gece yarısı bu freskin önünde toplanıp bağışlanmak için dua ederlerdi. Freskte Aziz Petros’un elinde tuttuğu cennetin anahtarlarının, cidden iman eden kişilere rüyalarında görünüp cennetin kapılarını açacağına inanılırdı.

Kariye Camii Çevresinde Gezilecek Yerler

Kariye Camii (Kariye Müzesi / Khora Kilisesi), İstanbul’un en eski yerleşim alanlarından biri olan tarihi Surlariçi bölgesinde, Edirnekapı ile Ayvansaray aksı üzerinde yer almaktadır. Doğu Roma (Bizans) ve Osmanlı mirasının iç içe geçtiği bu otantik coğrafyada, Kariye ziyaretiniz sonrasında yürüme mesafesinde keşfedebileceğiniz en popüler ve etkileyici tarihi yapılar şunlardır:

Tekfur Sarayı (Blakhernai Sarayı Kompleksi)

Kariye Camii’ne yaklaşık 5 dakikalık yürüme mesafesinde yer alan Tekfur Sarayı, Doğu Roma imparatorlarının son dönemlerinde kullandığı devasa Blakhernai Sarayı kompleksinden günümüze ulaşabilmiş tek saray yapısıdır.

Tekfur Sarayı iç avlusu - Tekfur Palace inner courtyard
Tekfur Sarayı iç avlusu – Tekfur Palace inner courtyard
  • Gezilecek Detaylar: Renkli tuğla ve mermer işçiliğiyle dikkat çeken 3 katlı görkemli cephesi restore edilerek Çini ve Cam Sanatları Müzesi olarak hizmete açılmıştır. Müze içerisinde Osmanlı ve Bizans çini üretim tekniklerini inceleyebilirsiniz.

Tarihi İstanbul Kara Surları ve Edirnekapı

Kariye Camii’nin hemen yanı başında yükselen Theodosios Surları, 5. Yüzyılda İmparator II. Theodosios tarafından inşa edilmiş dünyanın en görkemli savunma hatlarından biridir.

  • Gezilecek Detaylar: 1453 yılındaki İstanbul fethinde Fatih Sultan Mehmed’in kente giriş yaptığı tarihi Edirnekapı Kapısı ve sur burçları caminin hemen birkaç adım ötesindedir. Surlar boyunca yürüyüş yapıp tarihi kapıları fotoğraflayabilirsiniz.

Mihrimah Sultan Camii (Edirnekapı)

Edirnekapı surlarının hemen yanında, İstanbul’un en yüksek tepelerinden birinde yükselen Mihrimah Sultan Camii, Mimar Sinan’ın Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan adına inşa ettiği bir mimarlık şaheseridir.

  • Gezilecek Detaylar: Mimar Sinan’ın ışık ve zarafet anlayışını yansıtan 205 pencereli ferah iç mekânı, tek minaresi ve muazzam akustik yapısı ile mutlaka görülmesi gereken Osmanlı klasik dönem eseridir.

Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi

Kariye Camii ile Edirnekapı arasında kalan sokaklarda gizlenmiş olan bu tarihi kilise, 16. Yüzyıldan günümüze ulaşan önemli bir Rum Ortodoks ibadethanesidir.

Aya Yorgi Rum Patrikhane Kilisesi İkonostasis detayları
Aya Yorgi Rum Patrikhane Kilisesi İkonostasis detayları
  • Gezilecek Detaylar: 1586 – 1597 yılları arasında Fener Rum Patrikhanesi’ne de ev sahipliği yapmış olan yapı, ahşap oymacılığı harikası olan ikonostasisi ve tarihi çan kulesiyle son derece mistik bir atmosfere sahiptir.

Balat ve Fener Sokakları

Kariye Camii’nden aşağıya, Haliç kıyısına doğru yaklaşık 10-15 dakikalık keyifli bir yürüyüşle İstanbul’un en renkli ve kozmopolit semtleri olan Balat ve Fener’e ulaşabilirsiniz.

İstanbul Balat tarihi evleri fotoğrafları
İstanbul Balat tarihi evleri fotoğrafları
  • Gezilecek Detaylar: Renkli tarihi cumbalı evler, antikacılar, üçüncü nesil kahveciler, Fener Rum Erkek Lisesi (Kırmızı Mektep) ve Bulgar Kutsal İstefan Kilisesi (Demir Kilise) bu rota üzerinde keşfedebileceğiniz ikonik duraklardır.

Panayia Blakhernai Meryem Ana Ayazması

Ayvansaray semtinde, Haliç’e yakın bir konumda yer alan Blakhernai Ayazması, Doğu Roma döneminde imparatorluk ailesinin kutsal kabul ettiği en önemli ibadet merkezlerinden biridir.

  • Gezilecek Detaylar: Günümüzde halen aktif olan ayazmanın şifalı kabul edilen kutsal suyundan içebilir, Cuma günleri düzenlenen geleneksel dualara tanıklık edebilirsiniz.

Kariye Camii Tarihi Hakkında Sık Sorulan Sorular (SSS)

Kariye Camii (eski adıyla Kariye Müzesi ve antik adıyla Khora Kilisesi), İstanbul’un en katmanlı ve köklü tarihi yapılarından biri olarak ziyaretçilerin ve tarih meraklılarının aklında pek çok soru uyandırmaktadır. Bizans’ın ilk kuruluş dönemlerinden Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’ten günümüze uzanan bu eşsiz anıtın geçmişi, mimari evrimleri ve statü değişiklikleri hakkında en çok merak edilen soruların yanıtlarını aşağıda bulabilirsiniz.

Kariye Camii’nin eski adı nedir ve ismi nereden gelmektedir?

Yapının antik dönemdeki orijinal adı Khora Kilisesi‘dir. Grekçe “Khora” kelimesi “kent dışı”, “uzak” veya “taşra” anlamına gelmektedir; çünkü yapı ilk inşa edildiğinde I. Konstantin surlarının dışında kalmaktaydı. İstanbul’un fethinden sonra Arapça “kent dışı” anlamına gelen “karye” sözcüğünden türeyerek zamanla halk dilinde Kariye adını almıştır.

Kariye Camii kaç defa yıkılıp yeniden yapılmıştır?

Tıpkı Ayasofya gibi katmanlı bir tarihe sahip olan Kariye, günümüze ulaşana kadar beş defa yeniden inşa edilmiştir. Tarihi boyunca depremler, savaşlar ve istilalar nedeniyle büyük hasarlar alan yapı, her defasında dönemin imparatorları, komutanları veya hayırsever devlet adamları tarafından yeniden ayağa kaldırılmıştır.

Kariye Camii ne zaman ve kim tarafından camiye çevrilmiştir?

İstanbul’un 1453 yılında fethinden sonra bir süre kilise olarak kalmaya devam eden yapı, 1511 yılında II. Bayezid döneminde sadrazam Atik Ali Paşa (Hadım Ali Paşa) tarafından camiye dönüştürülmüştür. Bu dönüşüm sırasında ana apsise mihrap eklenmiş, çan kulesinin yerine minare yapılmış ve duvarlardaki fresk ile mozaiklerin üzeri sıva ile kapatılmıştır.

Kariye’nin duvarlarındaki mozaik ve freskler neden kapatılmış ve nasıl gün yüzüne çıkmıştır?

Osmanlı döneminde yapı cami olarak kullanılmaya başladığında, İslami ibadet kaidelerine uygun olarak duvarlardaki figürlü mozaik ve freskler sıva ile kapatılmıştır. Ancak seyyahların notlarından anlaşıldığı üzere bazı mozaikler açılır kapanır kapaklarla korunmuştur. Cumhuriyet döneminde, 1948-1958 yılları arasında Amerika Bizans Enstitüsü ve Dumbarton Oaks Merkezi tarafından yürütülen kapsamlı çalışmalarla bu mozaik ve freskler tamamen temizlenerek yeniden gün ışığına çıkarılmıştır.

Kariye Müzesi ne zaman yeniden cami statüsü kazanmıştır?

1945 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Ulusal Anıt ilan edilen ve 1948’den itibaren Kariye Müzesi olarak hizmet veren yapı, 2019 yılında Danıştay’ın eski kararı iptal etmesiyle Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmiştir. Ardından 1 Ağustos 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile müze statüsü sonlandırılmış ve tarihi süreç içerisinde yeniden ibadete açılmıştır.

 Ayrıca İlgili Linkler: