İstanbul Konstantiniyye Tarihi, İstanbul fotoğrafları

Konstantiniyye Tarihi, İstanbul Osmanlı Dönemi

Konstantiniyye tarihi, dünya medeniyetlerinin merkezinde yer alan ve iz bırakan en köklü süreçlerden biridir; Osmanlı dönemi İstanbul veya İstanbul Osmanlı tarihi açısından ele alındığında, Osmanlı Dönemi içinde Konstantiniyye olarak bilinen İstanbul, dünyadaki en eski tarihi yerleşimlere sahip en kadim kentlerden biridir. Prehistorya (Tarih öncesi) dönemlerde ilk adını aldığı Byzantion isminden Konstantiniyye ismini alana kadar üç büyük dönem geçiren İstanbul, fethedilmesi ile aynı zamanda bir çağı kapatmış ve bir başka çağı başlatmıştır.

Fetihten Cumhuriyet’e uzanan bu muazzam İstanbul Osmanlı tarihi, yalnızca bir imparatorluğun yükselişine ve dönüşümüne tanıklık etmekle kalmamış; dünya medeniyet mihenk taşlarını yeniden yazan olaylarıyla Konstantiniyye tarihi mirasını bugüne taşıyan en zengin tarihsel katmanları oluşturmuştur.

İstanbul Osmanlı Dönemi Tarihi İlginç Olayları

Konstantiniyye tarihi içinde dönüm noktası olan Osmanlı tarihi dönemleri içinde de Yükselme Dönemi’nin başladığı tarihe denk gelen 1453 yılından sonra Osmanlı genel itibariyle imparatorluk tanımına da uygun hale gelmiş ve tarihçilerce de böyle kabul görmüştür. Kısaca 1453 İstanbul fethi sonrası Orta Çağ kapanmış, Yeni Çağ başlamıştır. Böylece Osmanlı Devleti için de artık Osmanlı İmparatorluğu dönemi başlamıştır. Osmanlı dönemi İstanbul şehri odağında, İstanbul Osmanlı tarihi perspektifiyle Konstantiniyye tarihi kronolojisini ele alan bu yazı 1453 yılından, Cumhuriyetimizin kurulduğu 1923 yılına kadar ki önemli tarihi olayları anlatmaktadır.

Ayrıca 1453 yılına gelene kadar İstanbul’un tarihi dönemleri ve önemli olayları için aşağıdaki linkleri inceleyebilirsiniz:

İstanbul Konstantiniyye tarihi Haliç köprüsünden Topkapı Sarayı
İstanbul Konstantiniyye tarihi Haliç köprüsünden Topkapı Sarayı

İstanbul’un Fethi Öncesi Kısaca Osmanlı Devleti Kuruluşu ve Tarihi (Konstantiniyye Olmadan Önce)

Konstantiniyye tarihi öncesindeki kökleri anlamak için Osmanlı dönemi İstanbul coğrafyasına uzanan süreci iyi incelemek gerekir; İznik’i Anadolu Selçuklu Sultanlığı’nın ilk payitahtı yapmış olan Kutalmışoğlu Süleyman Şah (I. Süleyman Şah)’tan sonra Anadolu Selçukluları, Konstantinopolis’e kadar gelmiştir ve Bizans İmparatoru Alexios Komnenos (I. Aleksios) tarafından 1081 yılındaki Dragos Antlaşması (sınır İstanbul Maltepe) ile İznik Devleti tanınmıştır. I. Alaeddin Keykubat döneminde (1220-1237) Bizanslılar (Laskaris Hanedanlığı – İznik İmparatorluğu) ile çeşitli savaşlar sonucunda Ertuğrul Gazi’ye Sultan, Yukarı Söğüt ve Domaniç (Domaliç)’i kışlak ve yaylak olarak vermiştir. Hatta Sultan Abdülhamid 1886 yılında Söğüt ve Domaniç’e Ertuğrul Gazi’nin annesinin (Devlet Ana) mezarını buldurmak için bir heyet gönderecektir.

Ertuğrul Gazi’den Osman Bey’e Uç Beyliğinden Devletleşmeye

İstanbul Konstantiniyye tarihi Osmanlı Dönemi Anadoluhisarı tarihi evleri
İstanbul Konstantiniyye tarihi Osmanlı Dönemi Anadoluhisarı tarihi evleri

Bölgeye Uç Beyi olarak yerleşen Ertuğrul Gazi’nin 1281 yılında ölümünden sonra oğlu Osman Bey, bölgedeki Rumlarla iyi geçinmiş fakat çıkan bir isyan üzerine 1288 yılında Karacahisar’ı ele geçirmiştir. 1299 yılında Bilecik’i de ele geçiren Osman Gazi, aynı yıl Sülemiş isyanı sonucunda uç beyliklerin bağımsızlığını kazanması sonucunda kendi beyliğini kurar. Osmanlı Beyliği 1299 yılında kurulmuş olur. 1301 yılında İznik’i kuşatır ve 1302 yılında Bapheus Savaşı veya Bafeus Savaşı sonunda zafer kazanır. Halil İnalcık’a göre Osmanlı Beyliği’nin kuruluş tarihi bu zaferle başlamıştır.

Osmanlı Hanedanı, Padişahlar ve Halifelik Süreci

Tüm bu İstanbul Osmanlı tarihi süreci ve geniş çerçevede Konstantiniyye tarihi dinamikleri göz önüne alındığında, Osmanlı Beyliği, Devleti ve İmparatorluğu Dönemleri içinde toplamda 36 padişah hüküm sürmüştür. 36 padişah haricinde Fetret Devri denilen dönemde de dört şehzade kendi aralarında savaşmış ve bulundukları bölgelerde (Rumeli, Batı Anadolu vs.) sultanlık yapmışlardır. Ayrıca 1 Kasım 1922 tarihinde Saltanatın Kaldırılması ile 18 Kasım 1922 tarihinde II. Abdülmecid, 3 Mart 1924 Halifeliğin Kaldırılması tarihine kadar son Osmanlı Halifesi olmuştur. Konstantiniyye başkent olduktan sonra Osmanlı İmparatorluğu’nu 30 padişah yönetmiştir.

Gün Gün İstanbul’un Fethi ve Osmanlı Dönemi İstanbul Başlangıç Tarihi

Konstantiniyye tarihi sayfasını kapatıp Osmanlı dönemi İstanbul destanını yazdıran süreç, İstanbul Osmanlı tarihi açısından en kritik dönüm noktasıdır; İstanbul’un Konstantinopolis dönemini tarihte silecek olan kuşatma hazırlıkları 26 Mart 1453 tarihinde başlar ve II. Mehmet ordusuyla Edirne’den hareket eder. 2 Nisan günü Bizanslılar Haliç girişine zincir çekerler. 5 Nisan’da II. Mehmet otağını kurar ve bir gün sonra şehri teslim etmesi için elçi gönderir.

Harbiye Askeri Müzesi İstanbul'un fethi canlandırması - Istanbul Military Museum conquest of Istanbul animation
Harbiye Askeri Müzesi İstanbul’un fethi canlandırması – Istanbul Military Museum conquest of Istanbul animation

Ancak kabul görmeyince aynı gün top atışları başlar. 11 Nisan günü Şahi Topları Konstantinopolis kara surları karşısına getirilir. Birkaç gün içinde Tarabya Kalesi, Burgazada, Büyükada fethedilir. 18 Nisan günü yıkılan surlara ilk saldırılar başlar. 20 Nisan’da Bizans ve Ceneviz gemileri, Osmanlı donanmasını aşıp Haliç’e girince 21 Nisan günü Kaptan-ı Derya Baltaoğlu Süleyman Bey görevinden alınır ve 21-22 Nisan günleri önceden düşünüldüğü gibi 67 Osmanlı gemisi Haliç’e indirilir. 6 Mayıs gününe kadar karşılıklı top ateşleri devam eder.

1453 Yılı Nisan ve Mayıs Ayları Kuşatma Kronolojisi

  • 26 Mart 1453: II. Mehmed’in Edirne’den hareket etmesi ve kuşatma hazırlıklarının başlaması.
  • 2 Nisan 1453: Bizanslıların Haliç girişine zincir çekmesi.
  • 5-6 Nisan 1453: II. Mehmed’in otağını kurması ve ilk elçi gönderilmesinin ardından top atışlarının başlaması.
  • 11 Nisan 1453: Şahi Topları’nın surlar karşısına getirilmesi.
  • 20-22 Nisan 1453: Gemilerin Haliç’e indirilmesi (67 Osmanlı gemisi).
  • 7 Mayıs 1453: Tekfur Sarayı’nın yıkılması ve genel hücum denemesi.
  • 15-16 Mayıs 1453: Topkapı surlarının bir kısmının yıkılması ve lağımcı tünellerinin engellenmesi.
  • 25-26 Mayıs 1453: Ayasofya’daki törende Meryem ikonasının yere düşmesi.

Mayıs’ın başından beri Konstantinopolis’te yiyecek ve içecek sıkıntısı baş göstermektedir. 7 Mayıs günü tekrar hücuma kalkılır ancak güçlü savunma karşısında geri çekilinir, aynı gün Tekfur Sarayı yıkılmıştır. 15 Mayıs Topkapı tarafındaki surların bir kısmı yıkılır. 16 Mayıs’ta Osmanlı Lağımcıları’nın açtığı tüneller fark edilir ve engellenir.

23 Mayıs’a kadar bu durum böyle devam eder ve aynı gün II. Mehmet şehrin teslimi için bir elçi daha gönderir ancak kabul edilmez. 25-26 Mayıs’taki Ayasofya’daki törenlerde Meryem ikonası yere düşer ve Bizans manevi olarak çöker.

29 Mayıs 1453: Fethin Gerçekleşmesi

28 Mayıs günü, bir sonraki gün genel bir saldırı yapılacağı askere bildirilir. Saldırıdan kaçanlar idam edilecektir. 29 Mayıs 1453 tarihinde Pazar günü sabaha karşı saatlerde tüm Osmanlı Ordusu karadan ve denizden büyük bir gürültü eşliğinde hücuma başlar. Aynı esnada yapılan top ateşinin Topkapı-Edirnekapı arasındaki surları yıkması sonucu, buradan Konstantinopolis’e giriş yapılır.

İstanbul Konstantiniyye Tarihi, Tarihi Nuruosmaniye Cami çeşmesi
İstanbul Konstantiniyye Tarihi, Tarihi Nuruosmaniye Cami çeşmesi

Konstantiniyye: İstanbul Tarihi İçinde Üçüncü Başkent

Konstantiniyye tarihi süreci ve Osmanlı dönemi İstanbul başkentlik evreleri ele alındığında, İstanbul Osmanlı tarihi açısından fetih en büyük milattır; Fetret Dönemi’ndeki sultanlar hariç Osmanlı’nın yedinci padişahı olan II. Mehmet, Konstantinopolis fethi sonrası Fatih Sultan Mehmet olarak anılmaya başlanmıştır.

Bizans İmparatorluğu başkenti olan Konstantinopolis ise böylece Osmanlı’nın üçüncü başkenti olmuştur. Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti Bursa (1326-1365), ikinci başkenti ise Edirne (1365-1453)’dir. Söğüt, İznik ve Bilecik ise başkent sayılmamaktadır. Bunun sebebi Osmanlı Beyliği’nden Osmanlı Devleti’ne geçişte Bursa başkent yapıldıktan sonra ilk Osmanlı parasının basılması nedeni ile olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Dönemi’ne kadar artık başkent Konstantiniyye olarak anılan İstanbul’dur.

İstanbul Osmanlı Tarihi Önemli Olaylar

İstanbul Osmanlı tarihi araştırmalarında Konstantiniyye tarihi miladı olan fethin hemen sonrasındaki ilk günler, imparatorluğun kurumsal temellerinin atıldığı en kritik dönemdir; 29 Mayıs 1453 Pazar günü Fatih Sultan Mehmet, şehri alır almaz Ayasofya’ya gelir. Yapının ihtişamı karşısında büyük saygı duyar. 30 Mayıs 1453 Pazartesi günü Hızır Çelebi’yi İstanbul’un ilk kadısı olarak atar, böylece İstanbul Konstantiniyye tarihi içinde ilk Osmanlı görevlisi göreve başlar.

Sahn-I Seman Medreseleri ve Fatih’in Sentez Vizyonu

Fatih, aynı günlerde daha sonra İstanbul Üniversitesi’nin de nüvesi sayılacak Sahn-ı Seman kurulması için talimat verir. Bu Sahn-ı Seman medresesi var olan yapıların içinde teşkil edilmiştir, fakat sonradan Fatih Külliyesi içinde bu medreseleri birleştirecek ve şehrin en önemli eğitim kurumlarından birinin temelini atacaktır. Çeşitli tarihçilere göre Fatih, şehri fethettiği günün gecesini Ortodoks Patrikhanesi tahtında geçirmiştir. Hem bundan dolayı hem de Bizans İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu’nu sentezlemek istediği için sıfatları arasında ayrıca Kayser-i Rum ünvanını almıştır.

Konstantiniyye’de İlk Cuma Namazı

3 Haziran 1453 Cuma günü, Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı dönemi İstanbul coğrafyasındaki ve Konstantiniyye tarihi içindeki en büyük simgesel adımlardan birini atarak şehrindeki ilk Cuma namazını Ayasofya içinde kılmıştır. Ayasofya ile ilgili diğer tüm bilgileri ayrıca ilgili içerikten okuyabilirsiniz.

İstanbul Konstantiniyye Tarihi İçinde İlk Selatin Cami

Konstantiniyye tarihi boyunca kentin siluetini değiştiren ilk büyük dini yapılar, Osmanlı dönemi İstanbul imar faaliyetlerinin en önemli göstergesidir; 1462 yılında yapımına başlanılan Fatih Cami 1469 yılında bitirilmiştir. Fatih Cami aynı zamanda İstanbul Osmanlı tarihi içinde, Konstantiniyye tarihi bağlamında ilk ‘selatin cami’dir. Selatin cami Osmanlı’da padişahların veya ailelerinin tarafından yaptırılan camilere verilen isimdir. Mimarı Sinaüddin Yusuf bin Abdullah (Mimar Atik Sinan)’dır. Fatih Camisi, yıkıntı halde olan Havariler Kilisesi’nin bulunduğu alanda yaptırılmıştır.

Osmanlı İlk Altın Parası ve Osmanlı Darphanesi Tarihi

İstanbul Osmanlı tarihi ve Konstantiniyye tarihi ekonomisinin temelleri fetih sonrasında hızla atılmıştır; 1467 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından ilk altın para Konstantiniyye’de Beyazıt Cami civarında kurulan Darphane’de basılmıştır. İlk altın para 3.508 gr ağırlığında ve 20 mm çapındadır. Darphane daha sonra 1596 yılında genişletilerek Beyazıt Simkeşhane isimli hana taşınacaktır. 1723 Yılında da Topkapı Sarayı içindeki yapılarda faaliyetlerine devam edecek son olarak da 1967 yılında şimdiki binasına taşınacaktır.

İlk Kağıt Para: Kaime-ı Nakdiye-ı Mutebere

Ayrıca Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk kâğıt para 1840 yılında Kaime-ı Nakdiye-ı Mutebere (para yerine geçen kağıt) adıyla çıkartılacaktır. Bu aslında para olmayıp hazine bonosu gibidir ve elde yapılıp üzerine resmi mühür basılmaktadır. Ancak taklidi kolay olduğundan 1842 yılından itibaren matbaada basılmaya başlanacak ve el yapımı olanlarla değiştirilecektir.

Eski Saray ve Topkapı Sarayı’nın İnşası

İstanbul alındıktan sonra şehir merkezinde, şu an İstanbul Üniversitesi’nin alanı üzerine bir saray yapılmaya başlanır. Eski Saray (Saray-ı Atik) olarak anılan bu saray 1454-1458 yılları arasında kullanılır. Bu sarayla ilgili yazılı kaynak ve minyatürler dışında kalıntı bulunmamaktadır. 1459 (bazı kaynaklara göre 1457) yılında ise Topkapı Sarayının inşası başlar. 1478 yılında tamamlanan saray, payitaht 1856 yılında Dolmabahçe Sarayı’na taşınıncaya kadar kullanılır. Topkapı Sarayı’nın bu büyük akropol alanındaki birçok kalıntı üzerine yerleştiği açıktır. Sarayın altındaki mahzenler Mangana Sarayı’nın yanına yapılan Aya Yorgi Manastırı’nın kalıntılarıdır. Kalıntılar günümüzde sarayın bahçesinde olup ziyarete kapalıdır.

Fatih’in Ölümü ve Yeniçeri İsyanı

Osmanlı dönemi İstanbul coğrafyasında derin izler bırakan olaylardan biri de taht değişimleridir; 4 Mayıs 1481 tarihinde Cuma günü Fatih Sultan Mehmet Gebze yakınlarında ordugâhında ölünce yerine oğlu II. Beyazıt (II. Bayezid) geçmiştir. Aynı gün Konstantiniyye kanlı Yeniçeri isyanına da ev sahipliği yapmıştır. Fatih Sultan Mehmet’in diğer oğlu Cem Sultan’ı destekleyen Vezir-i Azam Karamani Mehmed Paşa’nın kellesi mızrağa geçirilip Konstantiniyye sokaklarında gezdirilmiştir.

İstanbul Osmanlı Tarihi Konstantiniyye Matbaası

İstanbul Osmanlı tarihi ve Konstantiniyye tarihi kültürel gelişmeleri incelendiğinde ilk matbaa faaliyetleri büyük önem taşır; bilinenin aksine Osmanlı Dönemi’nin ilk matbaası 1493 yılında Konstantiniyye’de, İspanyol göçmeni David ve Samuel İbn Nahmias Kardeşler tarafından kurulmuştur. Basmış oldukları ilk kitap ise 13 Aralık 1493’te Yaakov Aşer’in “Arbaa Turim” isimli kitaptır. Ayrıca 1505-1506 yıllarında bir de Tevrat basılmıştır. İlk Türk Matbaası ise 16 Aralık 1727 yılında İbrahim Müteferrika tarafından kurulacaktır.

Bayezid Camii ve Külliyesi

1500 – 1505 Yılları arasında Bayezid Camii yapılmış ve külliyesi de 1501-1508 yılları arasında bitirilmiştir.

Leonardo da Vinci’nin Haliç Köprüsü Tasarımı

Osmanlı dönemi İstanbul mimari vizyonunun ilginç detaylarından biri de tasarlanan ancak yapılamayan projelerdir; 1502 yılında II. Beyazıt, Haliç’te bir köprü yaptırmak için Leonardo da Vinci’den bir tasarım yapmasını istemiştir. Da Vinci, 240 metre uzunluğunda, 24 metre genişliğinde tek açıklıklı bir köprü tasarımı yapar ve II. Beyazıt’a yollar. Ancak yapım izni padişah tarafından verilmez. Haliç’in üzerinde bir köprü fikri 19.yy’da uygulanacaktır.

İstanbul Konstantiniyye Tarihi veya Osmanlı tarihi Leonardo da Vinci'nin Haliç için tasarladığı köprü
İstanbul Konstantiniyye Tarihi veya Osmanlı tarihi Leonardo da Vinci’nin Haliç için tasarladığı köprü

1509 Konstantiniyye Tarihi İçinde Büyük İstanbul Depremi

Konstantiniyye tarihi boyunca yaşanan en sarsıcı afetlerden biri Osmanlı dönemi İstanbul coğrafyasını derinden etkilemiştir; 10 Eylül 1509 Cuma günü, Büyük İstanbul Depremi veya Küçük Kıyamet denilen (Kıyamet-i Suğra) meydana gelmiştir.

160.000 nüfusa sahip olan Konstantiniyye’de 13.000 kişi ölmüş ve 1070 ev yıkılmıştır. Topkapı Sarayı ve Anadolu Hisarı gibi yapılar ile Konstantiniyye surlarının bazı kapıları ağır hasar almıştır. Deprem sonrası tsunami oluşmuş ve dalgalar Galata ve Konstantiniyye surlarını aşarak sahile yakın evleri denize batırmıştır.

1510 Balat Yangını ve Tarihsel Kayıtlar

Bir yıl sonra 1510 yılında İstanbul Konstantiniyye tarihi içinde kayıtlara geçen ilk yangın çıkar. Balat’ta başlayan yangın Bahçekapı’ya kadar sürmüş ve 800 dükkân ve ev yanmıştır. Aynı semtte 1639 yılında da büyük bir yangın çıkacak ve Balat semtini baştan aşağı yok edecektir.

Yavuz Sultan Selim ve Kutsal Emanetlerin İstanbul’a Getirilişi

İstanbul Osmanlı tarihi açısından dini ve siyasi bir dönüm noktası olan bu süreçte; 25 Temmuz 1518 tarihi Perşembe günü kutsal toprakların Osmanlı İmparatorluğu’na katılmasının sağlandığı 1517 Mısır seferi sonrası Konstantiniyye’ye dönen I. Selim veya Yavuz Sultan Selim aynı zamanda Halife unvanını ve kutsal emanetleri de imparatorluğa getirmiştir. Bu tarihe kadar Ortodoks Hristiyanlarca kutsal olarak kabul edilen İstanbul, bu tarihten sonra Müslümanlarca da önemli ve kutsal kabul edilmiştir.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Kutsal Emanetler - Turkish and Islamic Arts Museum Sacred Relics
Türk ve İslam Eserleri Müzesi Kutsal Emanetler – Turkish and Islamic Arts Museum Sacred Relics

Konstantiniyye Tarihi İçinde En Uzun Hükümdarlık yapan I. Süleyman

Konstantiniyye tarihi altın çağını yaşarken Osmanlı dönemi İstanbul coğrafyası mimari ve idari açıdan zirveye ulaşmıştır; 1520 yılının 30 Eylül Perşembe günü Topkapı Sarayı’ndaki tahtına oturan I. Süleyman veya Kanuni Sultan Süleyman hem Osmanlı padişahları içinde hem de Osmanlı İmparatorluğu’nun Konstantiniyye tarihi içinde en uzun hükümdarlık yapan kişidir. Tam olarak 7 Eylül 1566 yılında Zivetgar Kuşatması sırasında hayatını kaybedene kadar 46 yıl hükümdarlık yapmıştır. İstanbul onun zamanında altın çağını yaşamaktadır.

1539 Yılı Salgın Hastalıklar ve Zindankapı Yangını

1539 yılında İstanbul Konstantiniyye dönemi tarihi içinde, kayıt altına alınan ilk salgın hastalık görülür. Bizans dönemi içinde salgınlardan korunmak için İstanbul’a gelenlerin Yedikule’de yedi gün bekletildiği bilinmektedir. Aynı yıl Konstantiniyye veba salgını ile de uğraşmaktadır. Hem Zindankapı’da çıkan ve kente yayılan yangınla veba salgınının birleşmesi kente zor anlar yaşatmıştır.

Süleymaniye Camii ve Külliyesi’nin İnşası

13 Haziran 1550 tarihinde Salı günü Süleymaniye Cami ve Külliyesi’nin temeli atılır. Yapının mimarı ise Mimar Sinan’dır. Yedi yıl sonra 1557 yılının 15 Ekim Salı günü cami ve külliyenin inşası bitirilmiştir. Süleymaniye Cami 100’den fazla deprem görmesine rağmen en ufak bir hasar almamıştır. Mimar Sinan Süleymaniye Camisi için ‘Kalfalık Eserim’ demiştir.

İstanbul Konstantiniyye Tarihi, Süleymaniye Camisi mimari detayları
İstanbul Konstantiniyye Tarihi, Süleymaniye Camisi mimari detayları

Veba Salgınları ve Topkapı Sarayı Yangınları

İstanbul Osmanlı tarihi kayıtlarına göre afetler ve salgınlar şehri sıklıkla sınamıştır; 1555 yılında İstanbul Osmanlı Dönemi Konstantiniyye tarihi içinde Evliya Çelebi’nin bildirdiğine göre 70.000 kişi veba salgınında ölmüştür. 1592 yılında İstanbul’da bir veba salgını daha olur. Bu salgında III. Murad, Topkapı Sarayı’nı terk etmiş ve 16 sultan ile devlet adamları bu veba salgınında ölmüştür.

1574 yılında yaz mevsimi başında Topkapı Sarayı mutfak bölümünde (matbah-ı amire) baca kurumlarının yanmasından dolayı yangın başlamış ve sarayın yarısı zarar görmüştür. Bu olay sonrasında Mimar Sinan’ın yapmış olduğu plana göre Topkapı Sarayı onarılmış ve mutfak bölümü yangınlara karşı daha geniş yapılmıştır. Topkapı Sarayı’nda ayrıca 1558, 1590 ve 1665 yıllarında da yangınlar çıkmıştır.

Genç Osman Dönemi ve Konstantiniyye Kanlı Yeniçeri Ayaklanması

Osmanlı dönemi İstanbul siyasi tarihinin en trajik olaylarından biri Konstantiniyye tarihi kayıtlarında derin izler bırakmıştır; Genç Osman veya II. Osman döneminde 1622 yılının 18 Mayıs Çarşamba günü padişah hacca gitmek için hazırlandığı sırada yeniçeriler Konstantiniyye tarihi içinde görülmemiş bir ayaklanma çıkartmışlardır. İsyancılar bazı Osmanlı devlet adamlarının kellesini istemiş olsa da II. Osman istenileni yapmamış ve hacca gitmekten vazgeçmiştir. Bir gün sonra 19 Mayıs Perşembe günü yeniçeriler I. Mustafa (Deli Mustafa)’yı tahta ikinci defa çıkartmışlardır. Aynı gün II. Osman ise türlü işkencelerle Yedikule Zindanları’nda boğularak idam edilmiştir.

Harbiye Askeri Müzesi Osmanlı Sancağı - Istanbul Military Museum Ottoman Flag
Harbiye Askeri Müzesi Osmanlı Sancağı – Istanbul Military Museum Ottoman Flag

Dolmabahçe’nin Temelleri ve Haliç Doldurma Çalışmaları

Genç Osman döneminde Evliya Çelebi’ye göre Osmanlı donanmasının sefere çıkmadan önce konakladığı bir koy, toprakla doldurulmuştur. İleride buraya Osmanlı Dönemi’nin en güzel saraylarından biri yapılacaktır. Toprağın doldurulmasında 16000 tutsağın çalıştığı söylenmektedir. Doldurulan alan sonraları has bahçe olarak kullanılmış ve çeşitli padişahlarca köşkler yapılmıştır. Daha sonra hepsi yıktırılacak ve yerine Dolmabahçe Sarayı yapılacaktır.

Hezarfen Ahmet Çelebi’nin Galata Kulesi’nden Uçuşu

Aynı yıllarda, 1632 yılında Hezarfen Ahmet Çelebi Galata Kulesi’nden kuş kanatlarına benzer bir araç ile kendisini boşluğa bırakmış ve Üsküdar’a kadar uçmuştur. Bu olay bir tek Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde yazmaktadır. Ancak Avusturya’nın Konstantiniyye elçisi Ogier Ghislain de Busbecq da görev yılı olan 1554-1562 yılları arasındaki anılarında ‘bir Türkün uçma denemesi yaptığını’ yazmıştır.

İstanbul Konstantiniyye tarihi, Osmanlı dönemi İstanbul Galata kulesi
İstanbul Konstantiniyye tarihi, Osmanlı dönemi İstanbul Galata kulesi

Sultan Ahmed Camii Yapımı

Osmanlı dönemi İstanbul mimarisinin en görkemli simgelerinden biri olan Sultan Ahmed Camii (halk arasındaki bilinen adıyla Mavi Cami), I. Ahmed (Sultan I. Ahmet) döneminde 1609 yılında inşa edilmeye başlanmıştır. Yapımı 1616 yılında tamamlanan cami, aynı yılın Haziran ayında ibadete açılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun klasik döneminin son büyük sultan camisi olan bu devasa yapının mimarı, Mimar Sinan’ın talebesi olan Sedefkâr Mehmed Ağa‘dır.

Sultanahmet Camii avlusu - Blue Mosque courtyard
Sultanahmet Camii avlusu – Blue Mosque courtyard

Konstantiniyye tarihi ve İstanbul Osmanlı tarihi siluetinin en ikonik yapıları arasında yer alan Sultanahmet Külliyesi; cami, medreseler, hünkar kasrı, arasta ve dükkanlardan oluşan büyük bir yapı kompleksidir. İç mekânındaki 20 binden fazla mavi renkli İznik çinisi nedeniyle Avrupalılar tarafından “Blue Mosque” (Mavi Cami) olarak adlandırılmıştır.

1660 Büyük Unkapanı ve Odunkapısı Yangını

İstanbul Osmanlı tarihi boyunca şehri kasıp kavuran felaketlerden biri de büyük yangınlardır; 24 Temmuz 1660 tarihi Cumartesi gününde Odunkapısı civarında çıkan yangın, Unkapanı tarafından Konstantiniyye içlerine kadar ilerlemiştir. 48 saat süren yangında binlerce Osmanlı yapısı yanarken 3000 kişi de yangından can vermiştir. Yangın 48 saatin sonunda rüzgârın ters yöne esmesi ile kendi kendine sönmüştür. Daha sonra bu yangının toplum ve ekonomiye etkisi üzerine kitaplar yazılacaktır.

İstanbul Osmanlı Tarihi ve Kaşıkçı Elması

İstanbul Osmanlı tarihi ve Konstantiniyye tarihi efsaneleri arasında en çok merak edilen hikâyelerden biri de hazine kalıntılardır; 1600’lü yılların sonunda Padişah IV. Mehmet zamanında söylentiye göre sahilde çöplükte bir taş bulunur. Taşı bulan kişi ne olduğunu öğrenmek için oymacı denilen kaşıkçıya taşı gösterir. Kaşıkçı taşı satın alır ve bir kuyumcu arkadaşına götürür. Elmas olduğu anlaşılınca aralarındaki tartışmaya Kuyumcubaşı dâhil olur ve taşı satın alır. Ancak tüm bunlar sadrazam Köprülüzade Fazıl Ahmet Paşa’nın kulağına gider ve taşı satın alarak Osmanlı Devleti malı haline getirir. Bu taş günümüzde Topkapı Sarayı’nda sergilenen 86 karatlık ünlü Kaşıkçı Elması’dır. Kaşıkçı Elması’nın ayrıca 18.yy’da geçen bir başka hikâyesi daha vardır.

Yeniçeri Tulumbacıları

Osmanlı dönemi İstanbul güvenliği ve Konstantiniyye tarihi afet yönetimi açısından kurumsal adımlar bu dönemde atılmıştır; 1714 yılında Yeniçeri Ocağı’na bağlı olarak Dergâh-ı Âli Tulumbacı Ocağı ismiyle İstanbul Konstantiniyye tarihi içerisinde ilk defa itfaiye teşkilatı kurulmuştur. 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ile bu teşkilat da kaldırılmıştır. 1828 yılında yarı askeri bir başka itfaiye teşkilatı kurulmuştur. 1714 yılından 1826 yılına kadar kırktan fazla büyük İstanbul yangını çıkmış. Bu yangınlarda 7000 kadar yapının yandığı ve harap olduğu kayıtlara geçmiştir.

İstanbul Konstantiniyye tarihi, Osmanlı dönemi İstanbul fotoğrafları
İstanbul Konstantiniyye tarihi, Osmanlı dönemi İstanbul fotoğrafları

İtfaiye Teşkilatının Evrimi ve Askeri İtfaiye Dönemi

Mevcut olan yarı askeri itfaiye teşkilatı 1826 yılında kaldırılıp yerine Belediye’nin sorumluluğunda semt tulumba itfaiye teşkilatı göreve başlamıştır. 1874 yılında bu teşkilat da lağvedilerek 1923 yılına kadar Askeri İtfaiye Teşkilatı görevde kalmıştır. 1453 yılından Cumhuriyet Dönemi’ne kadar toplamda 245 büyük İstanbul yangını olacaktır.

1719 Büyük Depremi ve Tarihi Semt Yangınları

İstanbul Osmanlı tarihi boyunca afetler kentin çehresini sürekli değiştirmiştir; 24 Mayıs 1719 Çarşamba günü Konstantiniyye tarihi içinde bir büyük deprem daha meydana gelmiştir. Mihrimah Sultan Camisi ile medreselerinin kubbeleri depremden dolayı çökmüştür. 10 yıl kadar sonra ise 1729 yılında çıkan bir yangında İstanbul’un 1/8’i, Fener Kapısı’ndan Ayvansaray’a kadar yanmıştır. 1756 yılında bu sefer Fener Kapısı yakınlarında Cibali semtindeki yangında 2000’e yakın kamu binası ve 1000’e yakın ev yanmıştır.

İstanbul Osmanlı Dönemi Lale Devri Tarihi ve Patrona Halil İsyanı

Konstantiniyye tarihi ve Osmanlı dönemi İstanbul kültürel evriminin en parlak dönemlerinden biri bu süreçte yaşanmıştır; Lale Devri, 1718-1730 yılları arasında Osmanlı Saltanatı’nın en yüksek kademede yaşamış olduğu zevk ve sefaları anlatan ve yurtdışından yüksek fiyata getirilen lalelerin Konstantiniyye’nin çeşitli yerlerine dikilmesinden dolayı sonradan verilen isimdir. Aslında Osmanlı zamanında bu devire ‘Lale Devri’ denilmemiştir. Bu dönemde İmparatorluk genelinde batı tarzı değişikliklerin yapıldığı söylenebilir, Konstantiniyye içinde göz alıcı birçok sanat eseri ve mimari yapı yapılmıştır.

Patrona Halil İsyanı ve Siyasi Sonuçları

1730 yılında ise Osmanlı’nın ve devlet adamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın bu savurganlığı, İran seferinin olumsuz sonuçlanması, Yeniçerilerin paralarını alamaması bir isyana dönüşmüştür. Bu isyana Patrona Halil ismindeki bir yeniçerinin önderlik etmesi sonucunda Patrona Halil İsyanı denilmektedir. İsyan sonucunda Konstantiniyye karışmış, Damat İbrahim Paşa idam edilmiş ve III. Ahmet tahtı bırakmak zorunda kalmıştır.

1766 Büyük İstanbul Depremi ve Yıkımlar

İstanbul Osmanlı tarihi boyunca afetlerin izleri şehri yeniden şekillendirmiştir; 22 Mayıs 1766 Perşembe günü başlayan ve tarihçilere göre üç ay boyunca devam eden depremlerde Fatih Cami başta olmak üzere Konstantiniyye’de pek çok yapı ve cami yıkılmıştır. Kullanılamaz hale gelen camilerden biri de Eyüp Sultan Camisi’dir. Kapalıçarşı ve Topkapı Sarayı’nda ise ağır hasarlar meydana gelmiştir. Yerebatan Sarnıcı kenti sular altında bırakmıştır.

1822 Veba Salgını ve Karantina Teşkilatının Kuruluşu

1822 yılında İstanbul Osmanlı Dönemi Konstantiniyye tarihi içinde çok büyük bir veba salgını olur. Günde 1500-2000 tabut İstanbul surları dışına çıkartılmaktadır. Bu rakama boğaz ve civarında ölenler dâhil değildir. Dönemin Osmanlı hekimleri tecridi tavsiye etmiş olduklarından Şeyhülislam fetvası alınamamıştır. Bu dönemde Hekimbaşı Abdülhak Molla karantina teşkilatını kurarak geliştirmiştir. Aynı zamanda çiçek aşısını da zorunlu hale getirmiştir.

Konstantiniyye İstanbul tarihi fotoğrafları
Konstantiniyye İstanbul tarihi fotoğrafları

İstanbul Osmanlı Tarihi Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı ve Meşrutiyetler

İstanbul Osmanlı tarihi ve Konstantiniyye tarihi dönüşüm süreçlerinin en kritik idari kırılmaları bu dönemde yaşanmıştır; 3 Kasım 1839 tarihinde Pazar günü, Osmanlı’nın batılılaşması amacıyla atılan ilk adımı olan ve Gülhane’de okunmasından dolayı Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu ismiyle de anılan Tanzimat Fermanı halka duyurulmuştur. Tanzimat Fermanı’nda geçen genel konular tüm vatandaşların can, mal ve namus güvenliğinin sağlanması, eşit vergi adaleti, erkeklere dört yıl askerlik zorunluluğu ve rüşvetin ortadan kaldırılması ile ilgilidir.

Islahat Fermanı ile Konstantiniyye Tarihinde Eşitlik Adımları

Konstantiniyye tarihi toplumsal yapısını kökten değiştiren gelişmeler hız kazanmış; 18 Şubat 1856 Pazartesi günü Islahat Fermanı Bab-ı Ali’de ilan edilecektir. Böylece gayrimüslimlere de Müslümanlar gibi eşit haklar verilecektir.

I. ve II. Meşrutiyet Döneminde Konstantiniyye’nin Yönetim Rejimi

Osmanlı dönemi İstanbul siyasi hayatının en önemli dönüm noktalarından biri olarak; Bunları sırasıyla Kanun-i Esasi’nin 23 Aralık 1876 yılında duyurulması ile I. Meşrutiyet, bu anayasanın kısa bir süre sonra askıya alınması ve ikinci defa 23 Temmuz 1908 yürürlüğe girmesine de II. Meşrutiyet denmiştir. II. Meşrutiyet 11 Nisan 1920 tarihine kadar yürürlükte kalmıştır.

İstanbul Osmanlı Tarihi Döneminde Haliç Üzerinde Galata Köprüleri

İstanbul Osmanlı tarihi ve Konstantiniyye tarihi ulaşım ağının en önemli simgelerinden biri bu dönemde hayata geçirilmiştir; 1845 yılında, Leonardo da Vinci’nin tasarımından 350 yıl kadar sonra ilk Galata köprüsü yapılmıştır. Köprüden geçen ilk kişi ise Sultan Abdülmecid’dir. İlk üç gün parasız olan geçişler sonradan paralı hale getirilmiştir. Devlet görevlilerinin parasız geçtiği köprüden Yaya geçişi 5 para, yük taşıyanlar 10 para, at arabası ise 100 paraya geçmektedir.

İstanbul Konstantiniyye tarihi Haliç köprüsünden Topkapı Sarayı
İstanbul Konstantiniyye tarihi Haliç köprüsünden Topkapı Sarayı

Konstantiniyye Tarihinde Haliç Üzerine Yapılan Diğer Köprüler

Osmanlı dönemi İstanbul alt yapısının gelişimini gösteren süreçte; Haliç’e daha sonraları üç köprü daha yapılmıştır. 1863 yılında ikinci köprü, 1875’te üçüncü köprü, 1912 yılında da dördüncü köprü yapılmıştır.

İstanbul Osmanlı Dönemi Konstantiniyye Tarihi İçinde İlk Osmanlı Bankası

İstanbul Osmanlı tarihi ve Konstantiniyye tarihi finansal evrimi incelendiğinde ilk bankacılık hamleleri büyük önem taşır; Kuruluş tarihi çeşitli kaynaklara göre 1845 veya 1847 yılı olarak gösterilen ilk Osmanlı Bankası olan Dersaadet Bankası, arşiv belgelerine göre 24 Mart 1849 tarihinde kurulması için görüş birliğine varılmış ve beş-altı ay içinde faaliyetlerine başlamıştır. Bankanın sermayedarları Osmanlı Hükümeti ile Galata sarrafları Jak Alyon (Jacques Alléon), Emmanuel Baltacı (Emmanuel Baltazzi)’dır. Bankanın kuruluş amacı Avrupa ile ticarette bütünü sağlamak olup 25.000.000 kuruş sermayesi vardır. Bunun 10.000.000 kuruşu Osmanlı Hükümeti’ne aittir.

Dolmabahçe Sarayı’nın Açılışı ve Konstantiniyye Silueti

Osmanlı dönemi İstanbul mimari simgelerinden biri olarak; 7 Haziran Cumartesi 1856 tarihinde, 13 yıllık bir yapım süreci sonunda, Genç Osman’ın toprakla doldurttuğu ve sonradan has bahçe olarak kullanılan alanda Dolmabahçe Sarayı, Türk Rokokosu denilen tarzıyla tüm ihtişamı ile Konstantiniyye silueti ve tarihi içinde parlamaktadır.

İlk Posta Pulu ve Sultan Abdülaziz’in Avrupa Seyahati

Konstantiniyye tarihi iletişim ve diplomasi ağındaki yenilikler hız kazanmış; 1863 yılında Sultan Abdülaziz zamanında İstanbul Osmanlı Dönemi Konstantiniyye tarihi içinde ilk posta pulu basılmıştır. İlk basılan posta pulları 2 kuruş ve 5 kuruşa satılmıştır. Ayrıca 21 Haziran 1867 tarihinde Cuma günü Sultan Abdülaziz, Sarayburnu’nda Sultaniye isimli gemiyle Avrupa’ya seyahate çıkmıştır. Bu seyahat fetih ve savaş haricinde Avrupa’ya yapılan ilk padişah seyahatidir.

1894 Depremi, Çırağan Sarayı Yangını ve Kılıç Kuşanma Merasimleri

İstanbul Osmanlı tarihi boyunca yaşanan afetler ve saray tarihinin kırılma noktaları dikkat çekicidir; 10 Temmuz 1894 tarihi Salı günü İzmit Körfezi çevresinde büyük bir deprem meydana gelmiştir. 18 saniye süren deprem ve sonrasında oluşan tsunami sonucunda tahmini olarak toplamda 1349 kişi ölmüştür. Bu deprem sonrasında Yıldız Sarayı ve İstanbul Rasathanesi’ne konulmak üzere iki adet sismograf satın alınmıştır.

6 Ocak 1909 tarihinde Çarşamba günü ise Sarkis Balyan ile ortağı Narsisyan’ın inşa ettiği Çırağan Sarayı’nda büyük bir yangın çıkmıştır. Çıkan yangında IV. Murat’ın kütüphanesi, II. Abdülhamit koleksiyonları tamamen yok olmuştur.

19 Mayıs 1909 tarihi Pazartesi gününde V. Mehmed Reşad veya Mehmed Reşat Osmanlı İmparatorluğu’nun 35. Padişahı olduktan sonra Eyüp Sultan’daki Kılıç Kuşanma töreninde ilk defa yabancı temsilciler bulunmuştur. Bundan önce Kılıç Kuşanma törenleri içinde Müslüman olmayanların bulunması yasaktır. Son Osmanlı padişahı VI. Mehmed veya Sultan Vahdettin ise kendi Kılıç Kuşanma törenini filme çektirmiştir.

İstanbul Osmanlı Dönemi Tarihi: Konstantiniyye İşgali

İstanbul Osmanlı tarihi ve Konstantiniyye tarihi kronolojisinin en acı ama en büyük dirilişle taçlanan dönemi bu süreçle başlar; 13 Kasım 1918 tarihinde I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri, Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) sonrası İstanbul’u işgal etmiştir. 73 savaş gemisinden oluşan İtilaf Devletleri filosundan çoğu İngiliz olmak üzere 3626 asker İstanbul’u işgal etmiştir. Fiilen işgal edilen Konstantiniyye, 16 Mart 1920 tarihinde ise resmi olarak işgal edilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk ve “Geldikleri Gibi Giderler” Sözü

Konstantiniyye tarihi siyasi kırılma anlarında millete umut olan liderlik vasfı ön plana çıkmıştır; Mustafa Kemal Atatürk aynı tarih olan 13 Kasım 1918’de Adana’dan gelmiş ve Haydarpaşa’dan Sirkeci’ye doğru ‘Kartal’ isimli istimbotuyla geçerken düşman filolarını görmüş ve o meşhur tarihi sözü söylemiştir: ‘Geldikleri gibi giderler!’

Bununla birlikte Mustafa Kemal Atatürk, Türk ulusunun bağımsızlığı için çalışmalarını Anadolu’da yürütmektedir. Keskin zekası ve ileri görüşlülüğü, milletine olan inancı doğrultusunda 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara’da TBMM’ni kurmuş ve açmıştır. 29 Ekim 1923 Tarihinde de Türkiye Cumhuriyeti’ni fiilen kurmuştur. 4 Ekim 1923’te başta İngilizler olmak üzere İtilaf Devletleri şehri terk etmiş ve 6 Ekim 1923 tarihinde Şükrü Naili Paşa komutasında 3. Kolordu Birlikleri İstanbul’a girmiştir.

İstanbul’dan Padişahın Kaçışı ve Yeni Bir Dönemin Başlangıcı

Osmanlı dönemi İstanbul sahnesinin kapanışını simgeleyen olaylardan biri olarak; 17 Kasım 1922 tarihinde ise Vahdettin (VI. Mehmet) sabaha karşı 04:00 sularında Yıldız Sarayı’ndan gizlice çıkarak ambulansa binmiş ve Dolmabahçe rıhtımında kendisini bekleyen, Osmanlı başkenti olan Konstantiniyye’yi işgal eden İngiliz gemisine binerek ülkeden kaçmıştır. Konstantiniyye’yi II. Mehmet almış, VI. Mehmet ise İstanbul işgal altındayken İngilizlere sığınmıştır.

Tarih artık genç büyük önder Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişmeye başlayacağı dönemi yazacaktır.

Konstantiniyye Tarihi Kronolojik Bilgi Tablosu

Tarih Önemli Olay
29 Mayıs 1453 Fatih Sultan Mehmet’in fethi gerçekleştirerek Konstantiniyye’yi Osmanlı İmparatorluğu’nun üçüncü başkenti yapması.
3 Haziran 1453 Şehirdeki ilk Cuma namazının Ayasofya’da kılınması.
1462 – 1469 İstanbul’daki ilk selatin cami olan Fatih Camisi’nin inşa edilmesi.
1467 Fatih Sultan Mehmet tarafından ilk altın paranın Konstantiniyye’de basılması.
1478 Topkapı Sarayı’nın inşasının tamamlanması.
1493 İspanyol göçmeni Nahmias Kardeşler tarafından Konstantiniyye’de ilk matbaanın kurulması ve ilk kitabın basılması.
10 Eylül 1509 “Küçük Kıyamet” olarak anılan Büyük İstanbul Depremi ve tsunami felaketi.
25 Temmuz 1518 Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi dönüşü Halifelik unvanını ve kutsal emanetleri şehre getirmesi.
13 Haziran 1550 – 15 Ekim 1557 Mimar Sinan’ın “Kalfalık Eserim” dediği Süleymaniye Camii ve Külliyesi’nin inşası.
1609 – 1616 Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından Sultan Ahmed Camii’nin (Mavi Cami) inşası ve ibadete açılması.
1622 (18-19 Mayıs) Genç Osman’ın katledildiği ve I. Mustafa’nın tahta çıktığı kanlı Yeniçeri ayaklanması.
1632 Hezarfen Ahmet Çelebi’nin Galata Kulesi’nden Üsküdar’a uçuşu.
24 Temmuz 1660 3000 kişinin ölümüne yol açan büyük Unkapanı ve Odunkapısı yangını.
1714 İlk itfaiye teşkilatı olan Dergâh-ı Âli Tulumbacı Ocağı’nın kurulması.
1718 – 1730 Lale Devri ve batı tarzı mimari/sanat hamleleri.
1730 Patrona Halil İsyanı, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın idamı ve III. Ahmet’in tahttan çekilmesi.
22 Mayıs 1766 Üç ay süren büyük depremde Fatih ve Eyüp Sultan camilerinin ağır hasar alması.
1822 Binlerce kişinin hayatını kaybettiği büyük veba salgını ve karantina teşkilatının temellerinin atılması.
1826 Yeniçeri Ocağı’nın ve tulumbacı ocağının kaldırılması.
3 Kasım 1839 Gülhane’de Tanzimat Fermanı’nın (Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu) ilan edilmesi.
1840 İlk kâğıt para olan “Kaime-ı Nakdiye-ı Mutebere”nin çıkarılması.
1845 Leonardo da Vinci’nin tasarımından 350 yıl sonra ilk Galata Köprüsü’nün yapılması.
18 Şubat 1856 Islahat Fermanı’nın ilan edilmesi.
7 Haziran 1856 Dolmabahçe Sarayı’nın kapılarını açması.
1863 Sultan Abdülaziz döneminde ilk posta pulunun basılması.
21 Haziran 1867 Sultan Abdülaziz’in Sultaniye gemisiyle Avrupa’ya yaptığı ilk padişah seyahati.
23 Aralık 1876 Kanun-i Esasi’nin ilanı ile I. Meşrutiyet dönemi.
10 Temmuz 1894 Büyük İstanbul Depremi ve tsunami.
23 Temmuz 1908 II. Meşrutiyet’in ilan edilmesi.
13 Kasım 1918 İtilaf Devletleri’nin İstanbul’u işgali ve Mustafa Kemal Atatürk’ün “Geldikleri gibi giderler!” sözünü söylemesi.
16 Mart 1920 Konstantiniyye’nin resmi olarak işgal edilmesi.
17 Kasım 1922 Son padişah Vahdettin’in İngiliz gemisiyle İstanbul’dan kaçması.
6 Ekim 1923 Şükrü Naili Paşa komutasındaki birliklerin İstanbul’a girmesi ve işgalin sona ermesi.
29 Ekim 1923 Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Konstantiniyye ve Osmanlı Dönemi İstanbul Tarihi

Konstantiniyye tarihi ve Osmanlı dönemi İstanbul geçmişi hakkında en çok merak edilen, arama motorlarında sıklıkla aratılan ve yukarıdaki ana metin başlıklarıyla çakışmayan en önemli soruların detaylı yanıtlarını bu bölümde bulabilirsiniz.

Konstantiniyye ne anlama gelir?

“Konstantiniyye”, kelime anlamı olarak “Konstantin’in Şehri” demektir. Adını, Roma İmparatorluğu’nu tek çatı altında birleştiren ve milattan sonra 330 yılında şehri imparatorluğun yeni başkenti ilan eden I. Konstantin (Büyük Konstantin)‘den almıştır. Tarih boyunca Doğu Roma (Bizans) ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde şehrin resmî veya yaygın adı olarak kullanılmıştır.

Osmanlı İstanbul’a ne derdi?

Osmanlı İmparatorluğu döneminde şehir için resmî yazışmalarda ve devlet belgelerinde en çok “Konstantiniyye” (Constantinopolis’in Arapça ve Osmanlı Türkçesindeki uyarlaması) adı kullanılmıştır. Bunun yanı sıra halk arasında ve edebiyatta “Dersaadet” (Mutluluk Kapısı), “Asitane” (Büyük Dergâh / Eşik), “Darü’l-Hilafet” (Hilafet Merkezi) ve “İstanbul” gibi pek çok farklı unvan ve isimle de anılmıştır.

Konstantiniyye şu an neresi?

Tarihi adıyla Konstantiniyye, günümüzdeki Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük şehri olan İstanbul‘dur. Özellikle şehrin tarihi yarımadası (Fatih ilçesi sınırları içinde kalan Suriçi bölgesi), eski Konstantiniyye’nin tam merkezini oluşturmaktadır.

Kostantiniyye’yi ilk kim kuşattı?

İstanbul (Konstantiniyye) tarih boyunca surlarıyla meşhur bir şehir olmasından ötürü pek çok kez kuşatılmıştır. Şehri tarihte ilk kez kuşatan devlet Emeviler olmuştur. 674-678 yılları arasında İslam orduları Halife Muaviye döneminde şehri denizden ve karadan kuşatmış ancak sonuç alamamıştır. Osmanlılar dönemindeki ilk kuşatma ise 1396 yılında Yıldırım Bayezid tarafından gerçekleştirilmiştir.

Konstantiniyye’yi kim kurdu?

Şehrin temelleri antik dönemde Megara’dan gelen Yunan kolonistler tarafından MÖ 7. yüzyılda atılmış ve ilk adı kurucusu Byzas’a atfen Byzantion olmuştur. Ancak imparatorluk ölçeğinde büyük bir başkent olarak Konstantiniyye adıyla yeniden kuran ve inşa ettiren Roma İmparatoru I. Konstantin‘dir.

Konstantiniyye’yi kim fethetti?

Konstantiniyye, Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmed) tarafından 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleştirilen fetihle ele geçirilmiştir. Bu fetih, Orta Çağ’ın kapanıp Yeni Çağ’ın başlamasının yanı sıra Bizans İmparatorluğu’nun sonu ve Osmanlı İmparatorluğu’nun dünya imparatorluğuna dönüşümünün miladı olmuştur.

Bizans’tan önce İstanbul’da kim vardı?

Bizans İmparatorluğu’ndan ve Roma hâkimiyetinden önce bölgede Megeralı kolonistler tarafından kurulan Byzantion şehri yer alıyordu. Daha eskiye gidildiğinde ise bölgede Fikirtepe kültürüne ait Neolitik ve Kalkolitik döneme ait yerli Anadolu topluluklarının ve Trak boylarının izlerine rastlanmaktadır.

İstanbul’un fethinde Konstantinos’a ne oldu?

İstanbul’un fethi sırasında son Bizans İmparatoru olan XI. Konstantinos (Dragases Paleologos), surların düşman eline geçmek üzere olduğu son anlarda imparatorluk kıyafetlerini çıkararak sıradan bir asker gibi Osmanlı ordusuna karşı sokak çatışmalarına katılmış ve savaş sırasında hayatını kaybetmiştir. Cesedi fetih sonrasında Osmanlılar tarafından bulunmuş ve Hristiyan geleneklerine uygun olarak defnedilmiştir.

Osmanlı Dönemi İstanbul tarihi ile ilgili ayrıca ilgili kaynaklar:

İstanbul gezilecek yerler

İstanbul Fotoğrafları

Marmara bölgesi tarihi yerler

İstanbul Tarihöncesi dönemler

Byzantion dönemi

Byzantium Dönemi

Konstantinopolis Dönemi

Cumhuriyet Dönemi

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

İstanbul gezilecek yerler

Türkiye gezilecek yerler

Halil İnalcık – Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler

Halil İnalcık – Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600)

İsmail Hakkı Uzunçarşılı – Osmanlı Devleti’nin Saray Teşkilatı

Mustafa Cezar – Osmanlı Tarihi

Türkiye’de Veba Salgınları ve Veba Hakkında Eski Yayınlar – Dr. Necmettin Akyay

Osmanlı Devleti’nde İlk Banka: Dersaadet Bankası ve Poliçe İşlemleri – Ü. Serdar Serdaroğlu

Osmanlı’da matbaacılık

Osmanlı Beyliği Kuruluşu

Abdülhak Molla

Kaşıkçı Elması

Vahdettin’in Kaçısı