Cumhuriyet döneminde İstanbul ve İstanbul’un Cumhuriyet dönemi tarihi ve gelişmeleri ele alındığında, bu metinde İstanbul’un önemli olayları anlatılacaktır. Yüzyıllar boyunca dünyanın sayılı şehirlerinden olan ve iki kıtayı birbirine bağlayan bu kadim tarihi kent Byzantion, Augusta Antonina, Nova Roma, Konstantinopolis, Kostantiniyye, İslambol isimlerini almış artık son olarak Türkiye Cumhuriyeti dönemi ile İstanbul ismini alacaktır. Ancak bunun için biraz zaman geçmesi gerekecektir. Kurulduğu günden itibaren çeşitli kültürlerin merkezi olan İstanbul şehri Roma, Bizans (Doğu Roma), Osmanlı İmparatorluğu gibi üç büyük medeniyete başkentlik yapmıştır.
İstanbul’un Tarihi
Daha önceki yazılarımızda İstanbul tarihi beş farklı döneme ayrılmıştır. Bu dönemler sırasıyla:
- Tarihi Öncesi dönemlerde İstanbul tarihi
- Byzantion ve Helen dönemlerinde İstanbul tarihi
- Byzantium ve Doğu Roma İmparatorluğu dönemlerinde İstanbul tarihi
- Bizans dönemlerinde İstanbul tarihi
- Osmanlı dönemlerinde İstanbul tarihi
II. Mehmet’in fethettiği bu kadim kentte, VI. Mehmet’in (Sultan Vahdettin) 17 Kasım 1922’de İngiliz gemisine binerek ülkeyi terk etmesi ile Osmanlı dönemi sona ermiştir. Çok yakında yüzüncü yılını yeni kutladığımız Cumhuriyet dönemi başlayacaktır. Ulu önder Atatürk ile başlayan ve ülkenin geleceği için yapılan reformlar çığ gibi büyüyecek ve doğal olarak Konstantiniyye de bundan etkilenecektir. Artık zaman daha çok çalışma ve daha iyi bir gelecek sağlama zamanıdır.

Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi ve İşgalin Sonu
1923 yılının 24 Temmuz günü yapılan Lozan Barış Antlaşması sonrasında 23 Ağustos 1923 tarihinden itibaren İtilaf kuvvetleri İstanbul’dan ayrılmaya başlar. Son itilaf birliği ise 4 Ekim 1923 tarihinde Dolmabahçe Sarayı önünde düzenlenen bir törenle Türk Bayrağı’nı selamlayarak İstanbul’u terk eder. 6 Ekim 1923 günü ise Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu İstanbul’a girmiş ve işgal resmen sonlanmıştır. İstanbul’un işgali 4 yıl 10 ay 23 gün sürmüştür. Her yılın 6 Ekim’i böylece İstanbul’un kurtuluş günü olarak belirlenmiş ve kutlanmaya başlanmıştır.
Ankara’nın Başkent Olması ve İlk Millî Maç
1923 yılının 13 Ekim günü, İsmet İnönü’nün tek maddelik kanun teklifi TBMM Başkanlığı’na sunulur ve kabul edilir. Artık İstanbul başkent değildir. Yeni başkent Ankara olacaktır. 1923 yılının 26 Ekim günü, Türkiye-Romanya arasında yapılan ilk millî futbol maçı Taksim Stadı’nda oynanır. Karşılaşma 2-2 berabere biter.
İstanbul’da Cumhuriyet’in İlanı ve Toplumsal Değişimler
Cumhuriyet’in ilanı İstanbul’da da geniş yankı bulur. Bu haber resmî olarak İstanbul’a 29 Ekim gecesi saat 24.00’te ulaşmıştır. İstanbul’da bulunan III. Kolordu Komutanı Şükrü Naili Paşa bildiri yayınlar. 30 Ekim tarihli bazı gazeteler “Cumhuriyet dün resmen ilan edildi. Birinci Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa hazretleridir” başlığıyla çıkar. Halk sabah erkenden Sultanahmet Meydanı’na akın etmiş, tramvaylar insan seli hâline gelen cadelerde hareket edemedikleri için durmak zorunda kalmıştır.
30 Ekim 1923’te sabah erkenden İstanbul bayraklarla donatılır, öğleden sonra 15.30’da Valilik ve Kolordu’da tebrik törenleri başlar. 20 Aralık 1923 tarihinde İstanbul’da toplu taşıma araçlarında kadınlarla erkeklerin birlikte seyahat etme yasağı kaldırılır.
Hilafetin Kaldırılması ve Halife Abdülmecid Efendi’nin Sürgünü
3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen Hilafetin İlgasına ve Hanedan-ı Osmani’nin Türkiye Cumhuriyeti Memâliki Haricine Çıkartılmasına Dair Kanun ile hilafetin kaldırılmasına ve Osmanlı Hanedanı’nın Türkiye haricine çıkartılmasına karar verilir. Kanunun kabulünden sonra vakit geçirmeksizin harekete geçilmiştir. Dâhiliye Vekâleti’nin, İstanbul Valiliği’ne durumu bildirmesiyle, İstanbul Valisi Haydar Bey başkanlığında mülki yetkililer toplantı yaparak bir heyet oluşturur.

3 Mart gecesi 22.30’da şehirdeki telefonlar kesilir ve Dolmabahçe Sarayı asker ve polis ile çevrilir. Gece saat 24.00’te saray kütüphanesinde bulunan Abdülmecid Efendi’ye İstanbul Valisi Haydar Bey ve Polis Müdürü Sadettin Bey tarafından kanun tebliğ edilir. Halife Abdülmecid Efendi’nin, meclisten böyle bir karar çıkmasına ihtimal vermediğini belirtmesi ve Ankara ile temas kurmak istemesi bir sonuç vermemiş ve Vali Haydar Bey, gerekirse zorla çıkarılacakları uyarısı yapmıştır. Basında yer alan haberlere göre, Abdülmecid Efendi’nin Mısır’a gitmesi muhtemeldir.
Yapılan hazırlıkların tamamlanmasından sonra Halife Abdülmecid Efendi, polis nezaretinde yanında iki eşi, oğlu, kızı, kâtipleri ve özel doktoru olduğu hâlde arabaların yanına gelir. Dolmabahçe’den iki ayrı kafile hareket etmiş ve biri Sirkeci’ye gitmiştir. Halifenin trene Sirkeci’den bindirilmesi mahzurlu görüldüğünden Çatalca’ya hareket edilmiş ve gece saat on ikide Simplon ekspresinde halife için hazırlatılan vagona yerleştirilmiştir.
Halife Abdülmecid Efendi’ye yolculuk ödeneği ve pasaportlar verilir. Pasaportlarda sadece çıkış mührü vardır ve İsviçre Konsolosluğu tarafından vize edilmiştir. Böylece, basındaki tahminler doğru çıkmamış ve yolculuğun Mısır’a değil İsviçre’ye yapılacağı anlaşılır. Hanedanın geri kalanı da kısa süre içinde yurt dışına çıkacaktır. Bunlar 16 damat ve 100 kadar sultanzadedir. Yurt dışına çıkanların toplam sayısı 141’dir.
Topkapı Sarayı’nın Müze Haline Getirilmesi ve 1924-1925 Yıllarındaki Önemli Gelişmeler
Topkapı Sarayı’nın Müze Olması
3 Nisan 1924’te, Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle, II. Mahmud’dan önce zaman zaman, onun döneminde ise artık neredeyse tamamen terk edilen Topkapı Sarayı, müze hâline getirilir. Saray, 1928 yılında Tahsin Öz’ün buraya atanması ile bir müze kimliği almaya başlamıştır. 7 Eylül 1971 tarihinde de Harem Dairesi ziyarete açılacaktır.

1924 Yılı Büyük İstanbul Selleri ve Felaketler
1924 Haziran’ındaki şiddetli yağmurlarla, sokaklar derelere dönüşmüş, evlerin alt katlarını sular basmış, bostanlar, bahçeler harap olmuş, hayvanlar telef olmuştur. Kurbağalıdere taşmış, Kızıltoprak, Kuşdili ve Yoğurtçu çayırlarını kaplamıştır. Kasımpaşa’da 500’den fazla ev sular altında kalmıştır. Topkapı, Aksaray, Eyüp, Beşiktaş, Samatya ve Beyoğlu’nda evleri sular basmıştır. Veliefendi Çayırı 3 m derinliğinde bir göle dönmüştür. Köy yolları bozulmuş, ekili alanların %80’i hasar görmüştür.
1924 yılı 6 Ağustos’unda üç gün süren yağmur, büyük maddi hasarlara yol açmış; evler temellerinden sürüklenmiştir. Eyüp ve Kasımpaşa selden en çok etkilenen semtlerdir. Sel suları, İslam Bey, Bülbül Deresi ve Gümüşsuyu’nun mecralarını değiştirmiş, can ve mal kaybına yol açmıştır. Bakırköy’de trenler, Yeşilköy’de hangardaki uçaklar hasara uğramıştır. Aksaray göle dönmüştür.
İstanbul Valiliği’ne sunulan polis raporlarında zararın bilançosu 500.000 liradan fazladır. Karagümrük, Büyükdere, Aksaray, Şehremini, Unkapanı, Beyazıt, Kasımpaşa, Beyoğlu Pangaltı, Arnavutköy, Samatya, Hasköy ve Eyüp’te yıkılan evlerin toplamı 400’e ulaşmıştır. Demiryolu ve tramvay hatları bozulmuş, ulaşım aksamıştır. Ekili alanlar, harmanlardaki hububat, bostanların da harap olması gıda fiyatlarının yükselişine neden olmuştur. Ziraat Bankası’ndan selzedelere yardım yapılması kararlaştırılmıştır. Evleri yıkılanların emlak vergilerini ödemeleri ertelenmiştir.
Heybeliada Yangını ve Alınan Önlemler
1925 yılında Heybeliada’da 60 ev, 30 dükkân ve 2 fırın yanar. Olayın Beyazıt Kulesi’nden görülmesiyle birlikte İstinye’deki Heybeliada motoru sevk edilir, Kadıköy grubundan bir motopompun Bostancı İskelesi’nde bekletilmekte olan İstanbul istimbotuna yerleştirilmesi emredilir; bunun yetersiz kalması üzerine İstanbul ve Beyoğlu gruplarından birer motopomp da adaya gönderilir. Fakat bunların hazırlanması ve mesafenin uzaklığı nedeniyle zaman kaybedilmesi birçok yapının kül olmasıyla sonuçlanmıştır.
Cumhuriyet Dönemi İlk Anıt ve İlk Cumhuriyet Altınının Basılması
25 Ağustos 1925 tarihinde Cumhuriyet’in ilk anıtı olan Mustafa Kemal heykelinin temeli Sarayburnu’nda atılır. Heykel, 3 Ekim 1926’da dönemin belediye başkanı Şehremini Emin Erkul tarafından açılacaktır.
05 Ekim 1925 tarihinde İlk Cumhuriyet altını Darphane’nin Topkapı’daki binasında düzenlenen törenle basılır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına mahsus Ekim 1925’te basılan ilk Cumhuriyet beş liralık altın, bugünkü standardına ise 1951’de kavuşacaktır. İlk ziynet 5 liralık altın ise 1927’de basılır. İlk Atatürk resimli meskükler 1944’te, ilk Atatürk resimli ziynetler ise 1938 yılında basılacaktır.
İlk Kadın Diş Hekimleri, Süreyya Sineması’nın Açılışı ve Atatürk’ün İstanbul Ziyareti
Cumhuriyet’in İlk Kadın Diş Hekimleri ve Diş Hekimliği İstatistikleri
1925-1926 yıllarında İstanbul’da muayenesi bulunan dişçi ve diş tabibi sayısı 70 kadardır ve 27 diş muayenesinin 14’ü azınlıklara aittir. Cumhuriyet’in ilan edildiği yıl okula giren iki Türk kızı, Ayşe Şadiye ile Azra Hatice hanımlar 1926 yılında diploma alıp ilk kadın diş hekimlerimiz olarak meslek hayatlarına atılırlar.
Süreyya Sineması’nın Tarihçesi ve Bugünü
6 Mart 1927 tarihinde Süreyya Sineması açılır. Binanın yapılışı İstanbul’un işgal altında olduğu dönemde yaşanan bir olaya dayanır. Darüşşafaka Derneği, 1922 yılında, Kadıköy’deki parasızlık nedeniyle kapanma tehlikesiyle karşılaşan okullar yararına Apollon Tiyatrosu’nda büyük bir müsamere düzenlemek ister.
Tiyatro binasının sahibi olan Rum Kilisesi mekânı vermeyince Süreyya Paşa, “Kadıköylülerin tiyatro ihtiyacını gidermek” üzere modern bir sinema ve tiyatro binası yapmaya karar verir. Bina, açıldığı tarihten itibaren uzun zaman sinema olarak hizmet verir. 2005’te Kadıköy Belediyesi tarafından 49 yıllığına kiralanarak restore edilir ve 27 Ekim 2007 tarihinde Türkiye’nin altıncı opera binası olarak hizmete girer. Burada ilk temsiller 15 Haziran 1928 tarihinde başlamıştır.
Atatürk’ün Cumhurbaşkanı Sıfatıyla İstanbul’a İlk Ziyareti
1 Temmuz 1927 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk, en son Vahdettin ile görüştüğü 1919 yılından sonra İstanbul’a Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez gelir. Bu anlamlı ziyaret 3 ay sürecektir. İstanbul Belediyesi günün anısına Reji İdaresi’ne sipariş vererek 1 Temmuz Hatırası adıyla sigara yapılmasını ister.
İstanbul Büyükdere Deniz Havalimanı’nın Kuruluşu ve Anlaşma Süreci
1 Ağustos 1926 yılında Büyükdere Deniz Havaalanı açılmış olup, buradan ilk deniz uçağı ile uçuş yapılır. İtalyan Aero Espresso firması (Società Anonima Aero Espresso Italiana) Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ile deniz uçuşlarıyla ilgili girişimlerini sürdürür. Bu girişimler sonucu firma ile Türk hükümeti 27 Ağustos 1924’te bir anlaşma imzalar. Firmaya deniz uçuşlarıyla ilgili yirmi yıllık imtiyaz verilir.
1925 yılının Aralık ayında Küçükçekmece gölünün kuzeyinde kırk üç dönümlük bir arazi verilen Aero Espresso, hemen tesislerin inşaatına başlar. Ancak kısa süre sonra arazinin askerî yasak bölge sınırları içinde olduğu ve buradan uçuş yapılamayacağı bildirilir. Arkasından, şirkete Büyükdere’de yeni bir arazi tahsis edilir.
Tesislerin Yapımı ve Sefer Planları
Uçaklar dalgasız Büyükdere koyuna inip kalkacak, sahildeki yirmi dönümlük arazide hangarlar ve şirkete ait diğer binalar bulunacaktır. Aero Espresso seferlere başlamak için 1926 yılının Mayıs ayını hedeflemiştir. Kırk bir metrelik beton iskele yapılır, tamirhane, gümrük, posta ve polis binalarının temeli atılır. Hangar, İtalya’dan sipariş edilmiştir.
Aero Espresso’nun Büyükdere’den kalkan uçakları Atina’ya uğradıktan sonra İtalya Brindisi’ye inecektir. Aynı şekilde Brindisi’den kalkan uçaklar da önce Atina’ya ve ardından İstanbul’a gelecektir.
İlk Seferler, Kesintiler ve Gelişmeler
İlk uçuşun yapıldığı Ağustos ayından Aralık ayının sonuna kadar Büyükdere’ye on yedi uçak iner ve limandan on dört uçak kalkar. Ancak Yunanistan’da darbeci diktatör Pangalos devrilince, onun döneminde yapılan tüm uluslararası anlaşmalarla birlikte Aero Espresso ile yapılan anlaşma ve imtiyaz sözleşmesi de 29 Aralık 1926’da askıya alınır.
Beş ay aradan sonra yeniden anlaşma sağlanır ve 1927’nin Mayıs ayında Brindisi-Atina seferleri yeniden başlar, İstanbul-Atina-Brindisi uçuşları ise ancak 1928 yılından sonra düzenli hale gelir. 1928 yılında Büyükdere bağlantılı 210 uçuş gerçekleştirilir ve 1.111 yolcu taşınır.
Yeni Hatlar ve Günümüzdeki Durum
Karşılıklı olarak haftada iki kez yapılan ve normal hava koşullarında yedi saat süreceği açıklanan, ancak molalarla yaklaşık on saat süren bu seferlerden sonra ikinci hat olan İstanbul-Atina-Rodos seferleri de başlayacak, 1930’dan sonra bunlara Midilli uçuşları eklenecektir. 1946 yılında ise deniz havalimanı, günümüzde Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığı tarafından kullanılmaktadır.
1927 Yılı İstanbul Olayları: Üsküdar Yangını, İlk Nüfus Sayımı ve İlk Radyo Yayınları
Büyük Üsküdar Yangını ve Sonrası
23 Ağustos 1927’de büyük Üsküdar yangını başlar. 23 Ağustos’ta Valideatik Mahallesi’nden başlayan yangın birdenbire büyümüş ve 5 saat devam ederek 300 ev, 6 dükkân, 1 karakol, 1 cami ve 1 mescidin tamamen yanmasıyla sonuçlanmıştır. Atatürk, yangından sonra bütün önlemlerin alınması için yetkililere emir verirken, ayrıca Gazi, yangın mağdurları için 5.000 lira bağışta bulunarak, bir yardım kampanyasının öncülüğünü yapmış olur. Beş saat süren Üsküdar yangınında 300’den fazla yapı kül olur.
1927 Yılında Meydana Gelen Seller
27 Ekim 1927’de oluşan sel; Eminönü, Beşiktaş ve Aksaray’da etkili olur, otomobiller suya gömülmüş, tramvay seferleri durmuştur. Beykoz ve Anadoluhisarı’nda evleri sular basmış, Beyoğlu’nda Emin Camii’nin duvarları yıkılmıştır.
Cumhuriyet Döneminin İlk Nüfus Sayımı
1927 yılının 28 Ekim günü ilk nüfus sayımı, 2 Haziran 1926 tarihinde TBMM’de kabul edilen ve Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 896 sayılı ‘İlk Nüfus Sayımı Kanunu’na göre yapılmıştır. Sayıma göre şehir merkezinde 695,813, kırsalda ise 98,631 kişi, toplamda ise 794.444 kişi sayılmıştır. Bu rakamın 404.558’i erkek, 389.886’sı kadındır. Farklı kaynaklara göre bu rakam toplamda 691.000’dir.
İstanbul’da İlk Radyo Yayınları
1927 Mart’ının ilk günlerinde (bazı kaynaklara göre Mayıs 1927) İstanbul’da deneme ve gösteri maksadıyla ilk radyo yayını Sirkeci’deki Büyük Postane’nin önüne yerleştirilen bir radyo alıcısından yapılır ve Osmaniye vericisinin yanındaki geçici stüdyoda sanatçıların hazırlayıp sundukları müzik programının yayını olarak gerçekleştirilir. Günlük 5 saatle sınırlı olan ve “Muhterem Samiin (dinleyiciler)” anonsuyla başlayan yayınlar, söz ve müzik kısımlarından oluşmaktadır. Söz yayınlarında, Anadolu Ajansından temin edilen, “Esham ve Tahvilat” denilen dönemin hisse senedi ve tahvilleri ile “Zahire Borsası” haberleri yer alır. Müzik saatlerinde ise stüdyoda Türk sanat musikisinin önemli isimleri, eser icra edecektir.
Ulaşım ve Sanayi Gelişmeleri: Tramvay, Otomobil ve Ford Fabrikası Girişimi
1927 yılında Dersaadet Tramvay Şirketi (kuruluşu 30 Ağustos 1869) 31 km’lik hattıyla günde ortalama 183.000 yolcu taşımaktadır. O yılın otomobil sayısı ise 1000’i geçmiştir. 1928’de Ford’la bir anlaşma yapılarak Tophane’de bir otomobil montaj fabrikası kurulur ve bu alana serbest bölge statüsü verildiyse de, 1929’da dünyada yaşanan ekonomik buhran nedeniyle bu girişim geliştirilememiştir.
İş Bankası Şubesi, Taksim Cumhuriyet Anıtı ve Harf İnkılabı
İş Bankası İstanbul Şubesi ve Taksim Cumhuriyet Anıtı
- 20 Şubat 1928 tarihinde ilk ulusal banka olan İş Bankası, İstanbul’daki şubesini 23 Eylül 1892’de İstanbul Postanesi olarak inşa edilen binada açmıştır.
- Bankanın müzesi ise 14 Kasım 2007 tarihinde açılacaktır.
- 8 Ağustos 1928 tarihinde Taksim Cumhuriyet Anıtı açılmıştır.
- Anıt, İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica’ya yaptırılmış olup, Sanayi-i Nefise Mektebi’nin heykel bölümünden mezun olan ilk kadın sanatçı ve ilk Türk kadın heykeltıraş Sabiha (Bengütaş) Hanım ile Hadi (Bara) Bey’in yardımlarıyla 1928 yılında tamamlanmıştır.
Harf İnkılabı’nın İstanbul’daki Gelişimi
- 9 Ağustos 1928 gecesi Mustafa Kemal Paşa, Dolmabahçe Sarayı’ndan Ankara motoru ile ayrılarak Marmara’da deniz gezintisi yapmış ve gece yarısına doğru Halk Fırkası’nın Gülhane Parkı’nda halka açık düzenlediği konsere geçmiştir.
- Paşa, ilerleyen saatlerde ayağa kalkarak yeni Türk harflerinin kabul edildiğini ve vatandaşlardan isteğinin yeni harfleri bir an önce öğrenmeleri olduğunu belirten bir konuşma gerçekleştirmiştir.
- Bu konuşmada bahsedilen yeni Türk harfleri, Dil Komisyonu tarafından hazırlanan alfabe projesidir.
- Mustafa Kemal’in Gülhane konuşması 10 Ağustos tarihli gazetelerin baskısına yetişmemiş, 11 Ağustos 1928 tarihli gazetelerde büyük başlıklarla yer bulmuştur.
- 11 Ağustos tarihli gazetelerden birinin başlığı “Büyük Gazi’nin Büyük Hitabeleri Yeni Harflerimizin Kabulünü Beyan Buyuran Nutkun Metni” şeklindeyken, bir diğer gazete ise “Gazinin Hitabesi” başlığı altında konuşma metnini yeni harflerle vermiştir.
Milletvekillerine Verilen Alfabe Dersleri ve Kurultay Süreci
- Mustafa Kemal Paşa, halka örnek olmak amacıyla öncelikle devlet adamlarının ve yetkililerin yeni alfabeyi bir an önce öğrenmelerini istemiş, bu doğrultuda 11 Ağustos’ta yakın çevresi ve az sayıda milletvekilinden oluşan gruba alfabe dersi verilmiştir.
- İstanbul’da bulunan milletvekillerinin 25 Ağustos 1928’de derslerini çalışmış ve hazırlanmış olarak Dolmabahçe Sarayı’ndaki konferanslara katılmaları kararlaştırılmış, gönderilen davetiyede “Yeni Türk harflerini öğrenmiş olarak teşrifleri” ifadesine yer verilmiştir.
- Bu talimat gereğince 80 kadar milletvekili Dolmabahçe Sarayı’na giderek kara tahta önünde yeni alfabe dersleri görmeye başlamış ve bu durum yabancı gazetelerde “Milletvekilleri Okula Gidiyor” başlığıyla haber olmuştur.
- 25-29 Ağustos 1928 tarihleri arasında gerçekleşen bu toplantılar, basında konferans olarak belirtilse de aslında henüz yasalaşmamış inkılabın anlamını kavrayamamış kişileri aydınlatma, ikna etme ve yeni yazıyı onaylatma amacı taşıyan bir çeşit kurultaydır.
Harf İnkılabı’nın Tamamlanması
Harf İnkılabı, 1 Kasım 1928’de kabul edilen Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun ile mecliste yasalaşmıştır.
İstanbul’da başlayıp kamuoyuna mal edilen önemli bir kültür hareketi olan Harf İnkılabı sonrasında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, İstanbul’dan ayrıldıktan sonra da yurt içi gezilerinde yeni alfabenin tanıtılması ve öğrenilmesi için faaliyetlerini sürdürmüştür.
1928-1929 Yıllarında İstanbul’da Önemli İdari, Siyasi ve Sosyal Gelişmeler
Yeni Kurulan İlçeler
- 1 Eylül 1928 tarihinde Eminönü, Fatih, Kartal, Beykoz ve Silivri ilçeleri kurulmuştur.
- Beşiktaş, Kadıköy ve Sarıyer ilçeleri ise daha sonra, 23 Mart 1930 tarihinde kurulacaktır.
Lev Troçki’nin İstanbul’a İltica Etmesi
- 12 Şubat 1929 tarihinde Sovyet Devrimi’nin önderlerinden Lev Troçki İstanbul’a gelmiş ve Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün müsaadesiyle Türkiye’ye iltica etmiştir.
- Troçki’nin Büyükada’da kaldığı Arap İzzet Paşa Köşkü, 1 Mart 1931 tarihinde yanacaktır.
İlk Şehirlerarası Telefon Görüşmesi
- 1 Temmuz 1929 tarihinde Türkiye’de ilk şehirlerarası telefon görüşmesi Ankara ile İstanbul arasında başlamıştır.
İlk Türkiye Güzellik Yarışması
2 Eylül 1929 tarihinde Cumhuriyet gazetesinin üst katında yapılan güzellik yarışmasında Feriha Tevfik Hanım birinci seçilerek Türkiye Güzeli olmuştur.
Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi: 1930’lu Yılların Başında Önemli Gelişmeler
Konstantinopolis Adının Kaldırılması ve Resmi Olarak İstanbul Olması
- 1930 yılında Konstantinopolis adı tamamen yürürlükten kaldırılmış ve Türk Posta Hizmet Kanunu’nun yayınlanmasıyla şehir resmi olarak İstanbul adını almıştır.
- Adreslerde artık Konstantinopolis isminin kullanılması durumunda, gönderilerin kesinlikle yerine ulaşmayacağı ilan edilmiştir.
Vecihi Hürkuş ve İlk Sivil Havacılık Çalışmaları
- 27 Eylül 1930 tarihinde Türkiye’nin ilk sivil havacısı Vecihi Bey (Hürkuş), kendi yaptığı VECİHİ XIV adlı uçakla Göztepe’den Yeşilköy’e, ardından da Ankara’ya uçar.
- Vecihi Hürkuş, Yeşilköy’de 26 Eylül 1932 tarihinde özel tayyare mektebini açacaktır.
- Bu okulda modern Türkiye’nin ilk Türk kadın pilotu Bedriye Tahir Gökmen 1932 yılında eğitime başlamıştır (Sabiha Gökçen ise ilk Türk kadın savaş pilotudur).
- 1934 yılında Vecihi Okulu, brövelerin onaylanması için öğrencilerin Hava Kuvvetleri Müsteşarlığı tarafından sınavdan geçirilmesini istemiştir.
- Ancak sınav heyeti geldiğinde okulun tek faal uçağı kırım geçirmiş olduğundan sınav yapılamaz, heyet yeniden gelmeyi kabul etmeyince okul kapanır ve Gökmen’in pilotluğu onaylanmaz.
- O sırada havacılık uğraşısı yüzünden çok tepki alan, engellemelerle karşılaşan, aylığından ceza kesilen ve sonunda işinden kovulan Bedriye Tahir Gökmen’in daha sonraki hayatı bilinmemektedir.
Türkiye’nin İlk Yüzme Havuzu ve İlkler
17 Temmuz 1931 tarihinde Türkiye’nin ilk yüzme havuzu 25×50 metre ebatlarında Büyükdere’de İstanbul Büyükdere Yüzme Havuzu ismiyle açılmıştır.
1 Aralık 1931 tarihinde Mısır ve Yunanistan ile ortak olarak gerçekleştirilen, Muhsin Ertuğrul’un yönettiği “İstanbul Sokaklarında” filmi Beyoğlu’nda Melek ve Elhamra sinemalarında gösterime girmiş ve ülkemizde ilk sesli Türk filmi olarak sesli film dönemi başlamıştır.
1932 Yılı İstanbul Gelişmeleri: Yüzme Şampiyonası, İlk Türk Kadın Ralli Şampiyonu Sâmiye Cahid Morkaya ve İlk Türkçe Kur’an ile Ezan Uygulamaları
İstanbul Büyükdere Yüzme Havuzu’nda İlk Türkiye Şampiyonası
- Türkiye Şampiyonası ilk olarak 26 Ağustos 1932 yılında Büyükdere Yüzme Havuzu’nda İzmit, İzmir ve Bandırma bölgelerinden yüzücülerin katılımıyla düzenlenmiştir.
Sâmiye Cahid Morkaya ve Türkiye’nin İlk Kadın Ralli Şampiyonluğu
- 1932 yılında Sâmiye Cahid Morkaya, İstinye ile Zincirlikuyu arasındaki 9.5 kilometrelik parkurda düzenlenen ralliyi kazanarak ilk Türk kadın otomobil yarışçısı unvanını elde etmiştir.
- Morkaya’nın bu ilk şampiyonluğuna, yarışmaya katılan erkekler, yarışma kurallarında kadınların da yarışa katılabilmesini öngören bir madde bulunmadığını gerekçe göstererek itiraz etmiştir.
- Yapılan itirazlar sonucunda görülen davada Sultanahmet Sulh Mahkemesi, yarış şampiyonunun Sâmiye Cahid Morkaya olduğunu karar altına almıştır.
Ayasofya’da Türkçe Kur’an, Tekbir ve Kamet Okunması
- 3 Şubat 1932 tarihinde Atatürk’ün emriyle, aynı güne rastlayan Kadir Gecesi’nde Ayasofya Camii’ndeki mevlit töreninde Aralık 1931’den beri sürdürülen hazırlıkların ardından Türkçe Kur’an, tekbir ve kamet okunmuş ve bunlar radyodan naklen yayımlanarak resmî ve fiilî ilk adım atılmıştır.
- Gazetelere yansıyan haberlere göre, İstanbul’da minareden okunan Türkçe ezan ilk defa Fatih Camii’nde Hafız Rıfat Bey tarafından seslendirilmiştir.
- Türkçe ezan okunmasına yönelik ilk toplumsal tepki 1 Şubat 1933 tarihinde Bursa’da ortaya çıkacaktır.
- 1950 yılında yapılan genel seçimlerin ardından ezanın Türkçe okunması uygulaması kaldırılmıştır.
- İstanbul’da ezanın yeniden asli şekliyle okunması, Türkçe ezan hazırlığı yapan heyetin içinde bulunan ve yasağın kaldırıldığı sırada Sultanahmet Camii imamı olan Sadettin Kaynak’ın yönlendirmesiyle bu caminin minarelerinden çifte ezanlar okunmasıyla başlamıştır.
1932-1934 Yılları Arasında İstanbul’da Gerçekleşen Önemli Tarihi, Dini ve Sportif Olaylar
İlk Türkçe Hutbe ve Fenerbahçe Stadı’nın Açılışı
- 5 Şubat 1932 tarihinde Türkiye’nin ilk Türkçe hutbesi Süleymaniye Camii’nde okunmuştur.
- 12 Mayıs 1932 tarihinde Fenerbahçe Stadı’nın açılış maçında Galatasaray, Fenerbahçe karşısında 2-1 galip gelmiştir.
Türk Ortodoksları Reisi Papa Eftim’in Türkçe Ayini ve İstanbul Üniversitesi’nin Kuruluşu
- 2 Nisan 1933 tarihinde Türk Ortodoksları Reisi Papa Eftim, tarihte ilk kez Türkçe ayin yapmıştır.
- 31 Temmuz 1933 tarihinde Darülfünun kapatılmış, hemen ardından 1 Ağustos 1933’te ise İstanbul Üniversitesi bu kurumun yerine kurulmuştur.
Radyodan İlk Naklen Maç Yayını ve Ayasofya’nın Müzeye Dönüştürülmesi
- 20 Temmuz 1934 tarihinde Eşref Şefik tarafından radyodan gerçekleştirilen ilk naklen maç yayını yapılmış; bu ilk yayın Fenerbahçe ile Avusturya WAC arasında oynanan maç olmuştur.
- 24 Kasım 1934 tarihli T.C. Bakanlar Kurulu kararı ile Ayasofya, camiden müzeye dönüştürülmüştür.
- Ayasofya Müzesi, 1 Şubat 1935 tarihinde ziyarete açılmış ve Mustafa Kemal Atatürk 6 Şubat günü müzesiyi ziyaret etmiştir.

1935 Yılı İstanbul Olayları: Marmara Depremi, Otomobil ve Ulaşım İstatistikleri ile Mimar Sinan’ın Mezarının Açılması
1935 Marmara Depremi ve Tarihi Eserlere Etkisi
- 4 Ocak 1935 tarihinde merkez üssü Balıkesir’in Erdek ilçesine bağlı Marmara Adası olan 6,4 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir.
- Bu depremde Çemberlitaş ve İstanbul tarihi surları hasar görmüştür.
1935 Yılı Araç İstatistikleri ve Yol Yapım Çalışmaları
- 1935 yılında Türkiye genelinde mevcut olan 4.349 otomobilin 1.815’i ve 747 otobüsün 173’ü İstanbul’da bulunmaktaydı.
- Bu dönemde otomobil kullanımındaki artış ile otobüslerin trafiğe girmesi, şehir içi ve şehir dışı yol yapımını gündeme getirmiştir.
Mimar Sinan’ın Mezarının Açılması ve Kafatasının İncelenmesi
- 1 Ağustos 1935 tarihinde Türk Tarihi Araştırma Cemiyeti yetkilileri, Süleymaniye’deki Mimar Sinan’ın mezarını açarak kafatasını incelemek, ırk ölçülerini tespit edip Türk olduğunu ispatlamak amacıyla Atatürk’ten özel bir izin istemiştir.
- Mustafa Kemal Atatürk’ün bu talebi onaylaması üzerine Mimar Sinan’ın mezarı 1 Ağustos 1935’te açılmıştır.
- Mezarı açan heyet, bugünkü adıyla Türk Tarih Kurumu olan Türk Tarihi Tetkiki Kurumu adına Hasan Cemil Çambel, Atatürk’ün manevi kızı Afet İnan ve Şevket Aziz Kansu’dan oluşmuştur.
- Mezardan çıkarılan kafatası tekrar yerine konulmamış, açılacak olan Antropoloji Müzesi’nde sergilenmesine karar verilmiştir.
- Söz konusu müze hiç açılmamış olup, kafatasının günümüzde nerede olduğuna dair birçok şehir efsanesi bulunmaktadır.
1936 Yılı İstanbul Olayları: Şiddetli Kar Fırtınası ve İngiltere Kralı Edward’ın Ziyareti
1936 Yılı Şiddetli Kar Fırtınası ve Hasarlar
- 12 Şubat 1936 tarihinde meydana gelen şiddetli kar fırtınasında binalar yıkılmış, gemiler batmış ve Unkapanı Köprüsü 4 yerinden parçalanmıştır.
- Aynı fırtınada Ayasofya ve Sultanahmet Camisi’nin minarelerinin külahları uçmuştur.
İngiltere Kralı Edward’ın Dolmabahçe Ziyareti ve Atatürk’le Anısı
1936 yılının 4 Eylül günü İngiltere Kralı Edward’ın özel yatı Nahlin, Dolmabahçe önüne demir atmıştır.
Kral, yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayı’na yanaşmış ve Atatürk kendisini rıhtımda beklemektedir.
Denizin dalgalı olması nedeniyle kralın bindiği motor suda inip çıkmış, kral rıhtıma çıkmak istediği sırada eli yere değerek tozlanmıştır.
O sırada Atatürk de kralı rıhtıma almak üzere elini uzatmış bulunmakta ve bunu gören kral elini mendille silmek istediği an Atatürk şu tarihi sözü söylemiştir:
“- Vatanımın toprağı temizdir, o, elinizi kirletmez!”
Atatürk bu sözlerin ardından kralın elinden tutarak rıhtıma çıkarıvermiştir.
İstanbul Tarihi Kenti ve Cumhuriyet Dönemi Modern Kent Planlaması
Henri Prost’un İstanbul’a Davet Edilmesi ve İlk Plan Çalışmaları
- Mustafa Kemal Atatürk, yeni kurulan Cumhuriyet’e yakışan daha modern, hijyenik ve güzel bir İstanbul için deneyimli, batı ve doğu kentsel dokusuna hâkim, farklı kültürlere aşina ve Türkiye’yi önceden bilen şehir planlamacısı Henri Prost’u ülkeye davet etmiştir.
- Paris’in bölgesel planını hazırlayan Henri Prost, 1936 ve 1937 yıllarında İstanbul’un şehir planlaması için göreve başlamış ve ilk olarak tarihi yarımada ile Beyoğlu ilçesinin 1/5000 (bazı kaynaklara göre 1/2000) ölçekli planlarını hazırlayarak İsmet İnönü’ye takdim etmiştir.
- Kenti modernleştirmeyi amaçlayan bu proje, toplamda beşer yıllık üç dönem halinde 15 yılda tamamlanacaktır.
- 1940 yılında plana Anadolu yakasında Üsküdar, Kadıköy, Çamlıca ile surlar dışında kalan Eyüp ve Rami semtleri de eklenmiştir, ancak Anadolu yakasında Prost’un herhangi bir çalışması olmayacaktır.
Planın Uygulanma Süreci ve Menderes Dönemi Revizyonları
- Hazırlanan bu planlar 15 yıl boyunca 1950 yılına kadar kısım kısım uygulanmıştır.
- 1950 yılındaki genel seçimlerin ardından Demokrat Parti’nin göreve gelmesiyle projenin revizyonunu Türk planlamacılar üstlenmiştir.
- 1956 yılında Başbakan Adnan Menderes’in Prost’un bulvarlarını genişletmeye başlamasıyla yoğun bir yol inşaatı, eski binaların yıkımı ve yenilerinin yapımı süreci başlamıştır.
- 1958 yılında Henri Prost İstanbul’a tekrar davet edilerek görüşleri alınmıştır.
Henri Prost ve İstanbul Planı: Koruma, Modernleşme ve Nazım Planın Detayları
Henri Prost’un İstanbul planlamasındaki temel yaklaşımları, Tarihi Yarımada ve Beyoğlu yakası için öngördüğü stratejik projeler şu başlıklar altında incelenebilir:
Prost’un Planlama Anlayışı ve Genel İlkeler
- Prost’un ilk çalışmaları, İstanbul’un tarihi siluetinin ve tarihi eserlerinin bulundukları ortam içinde korunması ve değerlendirilmesi için çözümler aramak olmuştur.
- Tarihi Yarımada’da geliştirdiği planın ana hatları, önemli anıtları çevreleri içinde ortaya çıkarmanın yanı sıra bir bütünü tamamlayacak biçimde uzaktan algılanmalarını sağlamayı hedeflemiştir.
- Bu doğrultuda, tarihi anıtların çoğunluğunun ortak zemin kodu olan artı 40 metre kodunun üzerinde sadece 3 kat verilerek günümüzde de geçerli olan yeni imar durumu belirlenmiştir.
- Henri Prost’un temel düşüncesi; İstanbul’un doğal ve tarihi bütünlüğüne zarar vermeden modernleştirmek, ulaşımı sağlamak, mimari ve arkeolojik değerlerini ortaya çıkarmaktır.
- Planın çalışmaya başlamasıyla İstanbul şehremaneti (belediyesi) tarafından Osmanlı’nın mirası olan mesireler, meydanlar ve mezarlıklar gibi çoğunlukla yeşil alan vasfındaki alanların mülkiyetleri üzerinde çalışılmıştır. Sarayburnu parkında Topkapı Sarayı’na ait açık alanların korunduğu, sahildeki depoların ve yapıların yıkılarak yalnızca Sepetçiler Kasrı’nın korunduğu kaynaklarda yer alır. Beyoğlu’ndan Harbiye’ye kadar uzanan aks üzerinde ise farklı din ve mezheplere ait Pera ile Büyük mezarlık alanlarındaki mezarların parça parça taşınmasına zemin hazırlanmıştır.
- Roma, Bizans ve Osmanlı sarayları; Ayasofya, Hipodrom, Küçük Ayasofya, Sarayburnu Parkı ve Topkapı Sarayı surları Marmara Denizi ile sınırlandırılmış bölge içinde güncel konumlarıyla korunmuştur. “Arkeolojik Park” olarak adlandırılan bu plan günümüzde de yürürlüktedir.
- Nazım Planın ana ilkesi; tarihi mirası korumak ve ortaya çıkarmak, gelişmeyi yönlendirmek ve tarihi sit alanlarına saygılı olarak öngörülebilen maksimum perspektifleri açmak şeklinde özetlenebilir.
Nazım Planın İki Bölümlü Yapısı: Tarihi Yarımada ve Beyoğlu
Ulaşım ve Yol Önerileri
- Planın ana aksları; limanın konumu, köprü ve rezidans bölgeleri analizi ile ulaşım önerilerini içermektedir. Prost, Haliç’in kuzey ve güney bölgelerini bütünleştirmeyi hedeflemiştir.
- Boğaziçi için; Galata Köprüsü’nden başlayan feribotların limanı olan Kabataş’tan geçerek Büyükdere ve Sarıyer’e uzanan (merkezi konut mahallelerine bağlayan) bir yol ile boğaz üstündeki tepelerden geçip yerleşimleri birbirine bağlayan bir üst boğaz korniş yolu (Büyükdere-Taksim yolu) önerilmiştir.
- Taksim Meydanı’ndan kaynaklanan iki ana arter Beyoğlu’nu Tarihi Yarımada’ya bağlamaktadır:
- Birinci yol; Galata Köprüsü’ne kadar tünel, köprüyü geçerek Beyazıt Meydanı’na ve geniş bir cadde ile Topkapı Surları’na ulaşmaktadır. Galata Köprüsü’nün 100-150 metre Haliç içine çekilmesiyle Karaköy ve Eminönü meydanlarının düzenlenmesi de mümkün kılınmıştır.
- İkinci yol; Taksim’den hareket ederek bir bölümü mevcut kotta, bir kısmı viyadük olarak Atatürk Köprüsü’ne ulaşacak, Pera’nın (Beyoğlu) sağlıksız mahallerinden geçerek bölgenin rehabilitasyonunu sağlayacak biçimde tasarlanmıştır. Haliç’i Marmara’ya, Beyoğlu’nu ise Tarihi Yarımada’daki konut bölgelerine bağlamayı hedefleyen bu yol; Atatürk Köprüsü ile Marmara Denizi arasında 50 metre genişliğinde olacak ve çevresindeki Süleymaniye, Şehzade, Fatih, Pantokrator Kilisesi ile Valens Kemeri’ni değerlendirecek bir düzende geçirilmiştir.
- Tarihi Yarımada için geliştirilen planda, yarımadanın ortasındaki tepelerden geçen ve İmparator Konstantin döneminde yaratılan akslara uygun iki ana yol önerilmiştir: Topkapı Sarayı ve Ayasofya’dan başlayıp Beyazıt’tan geçerek Edirnekapı’ya ulaşan yol ve Üniversite Meydanı’ndan Topkapı’ya ulaşan yol (Vatan ve Millet caddeleri) gerçekleştirilmiştir.
- Deniz kenarından geçen Atatürk Bulvarı’nın bittiği nokta ile Sarayburnu, kara surları ve Bakırköy’e uzanan bölgeleri bağlayan geniş bir ana cadde önerilmiştir. Eminönü ile Beyazıt arasındaki ticari bölgeler, hanlar ve tarihi anıtlar için sanat tarihi ve turizm açısından önemli bölgesel düzenlemeler (Eminönü, Yeni Cami, Kapalı Çarşı, Mısır Çarşısı bölgeleri gibi) hedeflenmiştir.
Beyoğlu Yakası ve Gezi Parkı
- Beyoğlu yakası için hazırlanan Nazım Plan; Maçka, Harbiye, Taksim ve Dolmabahçe arasında yaklaşık 20 hektarlık büyük bir park öngörmüştür.
- İki numaralı park olarak nitelendirilen Taksim Meydanı; açık hava tiyatrosu, spor sarayı, sergi salonları, Dolmabahçe Sarayı yanında önemli konukların karşılandığı bir meydan ve çeşitli sportif yarışmaların düzenlenebileceği geniş yeşil alanları içeren bir dinlenme ve eğlence merkezi olarak tasarlanmıştır.
- Bölgedeki büyük mezarlık alanlarının taşınmasıyla uygulamaya başlanmış; 31 Mart Olayı’nda Taşkışla ile birlikte zarar görüp sonradan futbol sahası olarak kullanılan Taksim Topçu Kışlası tamamen yıkılarak üstüne Gezi Parkı ve Harbiye aksındaki promenad yapılmıştır.
- Prost’un 1939 yılında Topçu Kışlası’nın avlusuna diktiği asırlık ağaçların gölgesindeki Taksim Gezi Parkı, yıllar sonra 28 Mayıs – 20 Ağustos 2013 tarihleri arasında Gezi olaylarına sahne olmuştur. II. Dünya Savaşı koşullarına rağmen Harbiye’ye kadar devam eden iki kilometre uzunluğundaki yaya gezinti yolu başarıyla gerçekleştirilmiştir.
Surlar ve Metro Projesi
- Tarihi Yarımada’da kara ve deniz surları korunmuş; sur dışında 500 metre, sur içinde ise 80 ile 100 metre genişliğinde gezinti yollarıyla düzenlenmiş yapı yasağı olan (non aedificandi) yeşil alanlardan oluşan bir bölge önerilmiştir.
- 1943 yılından itibaren Henri Prost, nüfus artışını dikkate alarak Beyoğlu ile Tarihi İstanbul’u birbirine bağlayacak bir metro projesi üzerinde çalışılmasına karar vermiştir.
Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) Tarihçesi ve Yapım Süreci
Taksim Meydanı’nda ilk kez bir opera binası yapılması fikri, 1939 yılında İstanbul’un planlamasını üstlenen Henri Prost’un Taksim Meydanı düzenlemesi projesinde gündeme gelmiştir. Prost, Beyoğlu meydanlarını tasarlarken bölgenin mimari karakterine en uygun mimar olarak tanıdık Fransız mimar Auguste Perret’i İstanbul Belediyesi’ne önermiştir. Bu sayede Taksim’de bugünkü AKM binasını ve Şişhane’de bir komedi tiyatrosunu projelendirmesi için mimar İstanbul’a davet edilmiş, ancak Şişhane’deki tiyatro hiçbir zaman yapılamamıştır.
İlk Proje ve İnşaat Süreci (1946-1956)
- Yer seçimi ve projeler için yapılan çalışmalar sonucunda ilk avam proje Auguste Perret’e hazırlatılmıştır.
- Temeli 29 Mayıs 1946’da atılan ve seyirci kısmının karkası tamamlanan inşaat, 1953 yılında çıkarılan bir kanunla hazineye bırakılmış ve Bayındırlık Bakanlığınca sürdürülmüştür.
- Mevcut projenin dönemin teknik gelişimine ve modern mimarlık anlayışına uygun olmaması nedeniyle uygulama yeniden ele alınmış; 1954-1955 yıllarında Mimar Prof. Paul Bonatz konuyla ilgilenmiştir.
- Bayındırlık Bakanlığı projeleri yeniden devam ettirmeleri için Rükneddin Güney ve Feridun Kip’e vermiş, kurulan bir heyet Avrupa’daki önemli tiyatro ve opera binalarını inceleyerek projenin yeni bir konseptle ele alınması gerektiğine karar vermiştir.
Hayati Tabanlıoğlu Dönemi, Açılış ve Yangın
- Proje 1956 yılında Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Hayati Tabanlıoğlu’nun sorumluluğuna verilmiştir.
- Büyük çaba ve sabırlar sonucunda yapı, 12 Nisan 1969’da İstanbul Kültür Sarayı adıyla hizmete açılmıştır.
- Açılıştan kısa süre sonra, 27 Kasım 1970’te bir temsil sırasında sahneden başlayan yangın nedeniyle yapı büyük ölçüde hasara uğramıştır.
Yeniden Açılış, Kapanış ve Yeni AKM Binası (2008-2021)
- 1977 yılı başlarında yeniden kullanıma hazır hale getirilen ve önceleri İstanbul Opera Binası adıyla başlayan yapı, 1978 yılının Ekim ayından itibaren hayatına Atatürk Kültür Merkezi (AKM) olarak devam etmiştir.
- 2008 yılında yenilenmesi amacıyla hizmete kapatılan AKM için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Tabanlıoğlu Mimarlık arasında yenileme projesi imzalanmıştır.
- Yapılan tadilat, Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası’nın açtığı dava sebebiyle mahkeme kararıyla durdurulmuştur.
- 2018 yılında eski AKM binası yıkılmış, Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından yeniden tasarlanan yeni bina 29 Ekim 2021 tarihinde tekrar kullanılmaya başlanmıştır.
Atatürk’ün Vefatı, Cenaze Süreci
Atatürk’ün Hastalığı ve Dolmabahçe Sarayı’ndaki Vefatı
- 27 Mayıs 1938 tarihinde Atatürk son defa İstanbul’a gelmiştir.
- 1937’de sık sık burun kanamalarının olması ve vücutta meydana gelen kaşıntılar karaciğer yetmezliğinin ilk belirtileri olarak ortaya çıkmaya başlamış, 1937 kışında hastalığının ciddi olduğu anlaşılmış ve 1938 başında kesin teşhis konulabilmiştir.
- Derhâl tedaviye başlanmasına rağmen bu çabalar sonuç vermemiş ve Atatürk, 10 Kasım 1938 Perşembe günü saat 09.05’te Dolmabahçe Sarayı’nda vefat etmiştir. Bu olay, Cumhuriyet Dönemi İstanbul tarihi içinde belki de en acıklı olaydır.
Naaşın Tahnit Edilmesi ve Cenaze Töreni Programı
- 11 Kasım 1938’de cenaze töreninden önce Atatürk’ün naaşı tahnit edilmiş, tahnit edilerek tabuta konan naaş 13 Kasım 1938’de hâlen yatak odasında bulundurulmuştur.
- Naaş, 14 Kasım’da Dolmabahçe Sarayı merasim salonunda hazırlanan katafalka konulmuştur.
- Hazırlanan cenaze töreni programına göre; 16 Kasım 1938’den itibaren katafalkın üç gün süreyle ziyarete açılması, 19 Kasım 1938 sabahı saat 08.30’da cenazenin saraydan alınması, cenaze korteji, güzergâh, Yavuz zırhlısına bindiriliş, İzmit’e varış, oradan trenle Ankara’ya hareket, karşılama ile meclisten Etnografya Müzesi’ne doğru güzergâh ve kortej ayrıntılarıyla tespit edilmiştir.
- Törenin 21 Kasım 1938’de naaşın Etnografya Müzesi’ne nakliyle son bulması planlanmış ve bayrakların 21 Kasım 1938 günü saat 24.00’e kadar yarıya indirilmiş olarak kalması kararlaştırılmıştır. 19 Kasım 1938 tarihi, Cumhuriyet Dönemi İstanbul tarihi içinde Ata’sına son yolculuğun tarihidir.
Katafalk Ziyaretleri, İzdiham ve Ankara’ya Uğurlama
- 16 Kasım 1938 sabahı saat 10.00’dan itibaren katafalk ziyareti başlamış ve bir sonraki gün çıkan gazeteler, ilk gün saat 24.00’e kadar 150.000 ziyaretçi sayısına ulaşıldığını bildirmiştir.
- 17 Kasım’da ziyaretçi yoğunluğu daha da artmış; gazetecilerin değerlendirmelerine göre sabahın ilk saatlerinde büyük salonun kapısından dakikada 180 civarında insan geçerken, gecenin ilerleyen saatlerinde bu sayı dakikada 250 kişiye ulaşmıştır.
- Ziyaret sürecinde üzücü bir olay yaşanmış; 17 Kasım 1938’de saat 20.00’den sonra 100.000 kişiden fazla insanın Dolmabahçe Sarayı’nın etrafına gelmesi ve bazı tedbirsizlikler dolayısıyla izdiham oluşarak 11 kişi ezilerek hayatını kaybetmiştir.
- Olayda 40’tan fazla yaralı bulunurken, hayatını kaybedenler arasında gayrimüslim vatandaşların da olması, Atatürk’ün ölümünden ülkedeki bütün vatandaşların ve unsurların derin bir acı yaşadığını göstermiştir.
- 19 Kasım’da Atatürk’ün cenaze namazı kılınarak naaşı Ankara’ya gönderilmiştir.
Rebul Eczanesi ve Lavanta Kolonyasının Hikâyesi
- 1938 yılında, açıldığı 1895 yılından bu yana hayatına devam eden Rebul Eczanesi, İstanbulluları lavanta kolonyası ile tanıştırmıştır.
- Rebul Eczanesi, aslen Büyük Paris Eczanesi adıyla Fransız Eczacı Jean Cesar Reboul tarafından 1895 yılında Grand rue de Péra No. 116’da (günümüzde No. 94) açılmıştır.
- Lavanta kolonyası ilk dönemlerde Bay Reboul’un bahçesinde yetiştirilen lavantaların yağlarından elde edilirken, daha sonra her yıl Fransa’nın güneyinde Grasse kentine yakın bölgelerden gün ağarana kadar toplanan lavanta çiçekleriyle üretilmeye başlanmıştır.
- Rebul kolonyaları, 1981 yılında Brüksel’deki Dünya Kalite Kontrol Merkezi tarafından altın madalyaya layık görülmüştür.
- Beyoğlu’nda 2010’dan sonra art arda gerçekleşen dönüşüm projeleri nedeniyle orijinal dükkânını kapatan Rebul, Beyoğlu’nda farklı bir lokasyonda günümüzde de faaliyetini sürdürmekte ve kolonyalarını sunmaya devam etmektedir.
İETT’nin Kuruluşu ve II. Dünya Savaşı Döneminde İstanbul Müzeleri
İETT’nin Kurulması ve Toplu Ulaşımın Gelişimi
- 1939 yılında Osmanlı döneminden intikal eden ve yabancı şirketler tarafından işletilen elektrik, tramvay ve tünel işletmeleri, yeni kurulan İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Umum Müdürlüğü’nün (İETT) bünyesine verilerek belediyeye devredilmiştir.
- İETT, II. Dünya Savaşı koşullarına rağmen büyüyerek önemli bir otobüs filosu oluşturmuş ve 1945 yılı itibarıyla 25 otobüsle günde ortalama 11.500 yolcu taşımaya başlamıştır.
- 1947 yılında Şişli’de büyük bir garaj ve bakım ünitesi açılmıştır.
- 1954’te Üsküdar-Kadıköy ve Havalisi Tramvayları Şirketi tasfiye edilmiş, bu şirketin ertesi sene İETT’ye katılmasıyla araç sayısı 196’ya çıkmıştır.
- Tramvayların kaldırılmaya başlanmasıyla birlikte artan ihtiyacı karşılamak amacıyla çok sayıda otobüs alan İETT’nin elindeki filo, 1960 yılına gelindiğinde 560 otobüse ulaşmıştır.
II. Dünya Savaşı Sebebiyle Müzelerin Kapatılması
5 Eylül 1939 tarihinde, II. Dünya Savaşı’nın çıkması nedeniyle İstanbul’daki müzeler kapatılmış ve bazı müze eserleri güvenlik amacıyla İç Anadolu’ya taşınmıştır.
Savaş nedeniyle kapatılan Topkapı Sarayı Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri, 23 Nisan 1948 tarihinde tekrar ziyarete açılacaktır.

Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi: 1940’lı Yıllar
Tünel’in Kapanışı, Struma Faciası ve Kapalıçarşı Yangını
- 20 Ağustos 1941 tarihinde dünyanın en eski ikinci metrosu olan Tünel, arızadan dolayı yedek parça bulunamadığı için Aralık ayına kadar kapalı kalmıştır.
- 2 Şubat 1942 tarihinde Nazilerden kaçan Yahudileri taşıyan Struma gemisinin Şile açıklarında Sovyet denizaltısı tarafından batırılması sonucu 769 Yahudi hayatını kaybetmiştir.
- 10 Eylül 1943 tarihindeki Kapalıçarşı yangınında 200’ün üzerinde dükkân yanmıştır.
İstanbul Ansiklopedisi’nin Yayımı ve Şirket-i Hayriye’nin Kapanışı
- 1944 yılının Kasım ayında Reşad Ekrem Koçu’nun hazırladığı, İstanbul Ansiklopedisi’nin ilk fasikülü Cemal Çaltı adlı tüccarın desteğiyle yayımlanmıştır. Salt ve Kadir Has Üniversitesi iş birliğiyle 2018 yılından bu yana yürütülen çalışmalar, ömrünün büyük kısmını bu esere adayan Reşad Ekrem Koçu’nun (1905-1975) yayımlanmamış bölümlerine ışık tutmaktadır.
- 15 Ocak 1945 tarihinde, 1 Temmuz 1944’te Devlet Denizyolları İşletmesi Şehir Hatları Müdürlüğü’ne devredilen Şirket-i Hayriye tamamen kapatılmıştır.
- 15 Haziran 1945 tarihinde ünlü anatomi profesörü Zeki Zeren başkanlığında kurulan Saygısızlıkla Savaş Derneği, basın ve üniversitelerden yeterli desteği göremediği gerekçesiyle 1952 yılında yöneticileri tarafından kapatılacaktır.
Nüfusun Bir Milyonu Aşması ve İlk Gecekondu Yerleşimi
- 22 Ekim 1945 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre İstanbul’un nüfusu ilk kez 1.000.000’un üzerine çıkarak 1.078.399 kişiye ulaşmıştır.
- 1946 yılında İstanbul’daki ilk gecekondu yerleşimi, şehre artan göçlerle birlikte Zeytinburnu Kazlıçeşme’de başlamış, ardından Taşlıtarla’da gecekondu alanları yayılmaya başlamıştır.
Süreyya Plajı ve Bakireler Tapınağı
- İnşaatına 1939 yılında başlanan Süreyya Plajı, 5 Nisan 1946’da Küçükyalı’da açılmıştır. Süreyya İlmen Paşa, plajın 50 metre kadar açığına Yunan mitolojisinden esinlenerek 6 kolonlu, 3,5 metre çapında ve 4 metre yüksekliğinde Bakireler Tapınağı’nı inşa ettirip içine Venüs heykeli koydurmuştur. Zamanla denizin doldurulmasıyla anıt ana yol kenarındaki bir otoparkın içinde kalmış, Venüs heykelinin akıbeti ise bilinmemektedir. Plaj ise 1980’li yılların sonlarından itibaren otoyol projeleri amacıyla doldurularak kapatılmıştır.
İTÜ Radyosu ve Barbaros Anıtı’nın Dikilmesi
- 1946 yılının Ağustos ayında ilk özel radyo olan İstanbul Teknik Üniversitesi Radyosu klasik müzik yayını ile başlamıştır. 1954’te ilk frekans modülasyonlu radyo vericisi devreye sokulmuş, 1971’de ise ilk stereo-FM vericisiyle stereo yayına geçilmiştir.
- 1944 yılında Barbaros Hayreddin Paşa anısına Beşiktaş meydanında dikilmeye başlanan Barbaros Anıtı, bir yıl önce 1943 yılında bitirilmiştir (anıtın yapımına 1941’de başlanmıştır). Zühtü Müridoğlu ve Ali Hadi Bara tarafından yapılan, brüt ağırlığı 11,50 metre ve bronz dökülen kısmı 6 ton 900 kilo olan anıt, Henri Prost’un 2 no’lu Park kapsamında önerdiği alanda yer almaktadır.
İnönü Stadı’nın Açılışı ve 1949 Yılındaki Olaylar
- 1858 yılında Dolmabahçe Sarayı’nın has ahırları ile cami arasına inşa edilen tiyatro binası zamanla harabeye dönmüş; Henri Prost’un 2 no’lu park projesindeki stat önerisi doğrultusunda bu yapılar yıkılarak temeli 19 Mayıs 1939’da atılan İnönü Stadı 27 Kasım 1947’de açılmıştır. Stadın adı 22 Haziran 1951’de Mithatpaşa Stadı olarak değiştirilmiş, 23 Eylül 1993’te ise Michael Jackson konserine ev sahipliği yapmıştır.
- 9 Temmuz 1949 günü Galata rıhtımında Çorum vapurunun yanması sonucu 56 kişi hayatını kaybetmiştir. 31 Temmuz 1949’da ise at yarışı bahislerinde hile yapıldığı iddiaları üzerine seyirciler Veliefendi Hipodromu’nun tribünlerini ve hakem kulisini yakmıştır.
Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi: 1950’li Yıllar
1950’li Yılların Başında Sel Felaketleri ve İlk Televizyon Yayını
- 1951 Yılı Yaz Yağmurları: Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarındaki şiddetli yağışlar can ve mal kayıplarına yol açmıştır. Haziran ayında 2 kişi selden ölmüş; Temmuz ayında ise 10 kişi hayatını kaybetmiş, 9 kişi yaralanmış, 223 ev hasar görmüş ve 2.000 evi su basmıştır. Arnavutköy ile Bebek arası kalın bir çamurla kaplanmış, Ayasofya Müzesi tahribata uğramış ve Ağustos ayındaki selin zararı milyonlarca liraya yaklaşmıştır.
- İlk Televizyon Yayını (9 Temmuz 1952): İstanbul’daki ilk televizyon yayını basın önünde İTÜ’nün Taşkışla binasından yapılmış ve İTÜ Gümüşsuyu binasının konferans salonundaki alıcılardan izlenmiştir. Hollanda’dan getirtilen araç gereçlerle Elektrik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Santur’un önerisiyle ders uygulaması ve denemesi olarak başlayan yayınlar, 1963’e kadar her cuma 17.00-18.00 saatleri arasında gerçekleştirilmiştir. O dönemde İstanbul’da toplam on TV alıcısı bulunmaktaydı.
Müzeler, Havalimanı Açılışı ve 1954 Kışı
- Büyük Saray Mozaikler Müzesi (3 Aralık 1953): İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne bağlı olarak açılan müze, 1979’da Ayasofya Müzesi’ne bağlanmış; Arasta Çarşısı’nın onarılması sonrasında 25 Ağustos 1987’de ziyarete açılmıştır. İstanbul’daki tek mozaik müzesi olması ona ayrıcalık kazandırmaktadır.
- Atatürk (Yeşilköy) Uluslararası Havalimanı (1 Ağustos 1953): Amerikalı iki firmanın (Westinghouse Electric Corp. ve J. G. White Corp.) 1949’da başladığı inşaat 23 Mayıs 1953’te tamamlanarak Ulaştırma Bakanlığı’na devredilmiş ve 1 Ağustos’ta hizmete açılmıştır. Askeri amaçlı ilk hava meydanı 1912’de açılmış olup, 1944 Chicago Sözleşmesi sonrasında uluslararası havalimanı yapılmasına karar verilmiştir. Havaalanının adı 29 Mayıs 1985’te Atatürk Uluslararası Havalimanı olarak değiştirilecektir.
- 1954 Yılı Şiddetli Kış Şartları: 24 Şubat 1954’te başlayan şiddetli soğuklar ulaşımı aksatmıştır. Tuna Nehri’nden koparak Karadeniz üzerinden sürüklenen buzlar Boğaz’ın girişini kapatmış; Büyükdere, Sarıyer, Ortaköy, Kanlıca ve Çerkezköy koylarının buz kütleleriyle dolması nedeniyle deniz trafiği kesintiye uğramıştır. Vali Fahrettin Kerim Gökay Boğaz’dan karşıya geçmeyi yasaklamıştır.
Büyük Kapalıçarşı Yangını ve Hilton Oteli’nin Açılışı
- Kapalıçarşı Yangını (26 Kasım 1954): Elektrik kontağından çıktığı düşünülen ve 489 itfaiyecinin katıldığı büyük yangın 28 günde söndürülebilmiştir. Çarşı içinde 1.364, dışında ise 30 dükkân yanmış; 65 sokaktan 34’ü ve 2.730 dükkândan 1.506’sı kül olmuştur. Olay sonucunda 10.000 esnaf ile 100.000 işçi işsiz kalmış, zarar 15 milyon Lira olarak açıklanmıştır.
- İstanbul Hilton Oteli (21 Nisan 1955): Türkiye’nin ve İstanbul’un ilk beş yıldızlı oteli olarak açılmıştır. Yapımına 20 Ekim 1952’de başlanan otel, Henri Prost’un 2 no’lu park projesinin bütünlüğünü bozan ve yeşil alanın kalbine yüksek katlı yapılaşma izni veren ilk örnek olması bakımından kentin yapılaşmasında dönüm noktası teşkil etmiştir.
6 – 7 Eylül Olayları
- 6 Eylül 1955: Radyoda saat 13.00 haberlerinde Selânik’te Atatürk’ün doğduğu eve bomba atıldığı duyurulmuş, saat 16.00’da İstanbul Express gazetesinde “Atatürk’e bomba” başlığıyla verilmiştir. Kıbrıs Türktür Cemiyeti öncülüğünde Taksim’de başlayan protestolar, kitle psikolojisiyle kısa sürede İstanbul’un her tarafına sıçramıştır.
- Beyoğlu ve diğer semtlerde (Kurtuluş, Beşiktaş, Kumkapı, Bakırköy, Dolapdere, Arnavutköy ve Adalar) Rumlara ve diğer azınlıklara ait dükkân ile evler hedef alınmış, ağır yağma ve tahrip olayları yaşanmıştır. Gelişmeler üzerine hükûmet askere vur emri vermek zorunda kalmıştır.
1956 – 1959 Yılları Arasındaki Önemli Olaylar
- Kurtların İndiği Kış (5 Şubat 1956): Zor kış şartları nedeniyle Yeşilköy ve Mecidiyeköy’e kurtlar inmiş, İstanbul’da ekmek sıkıntısı baş göstermiştir.
- Yarımburgaz Tren Faciası (20 Ekim 1957): Küçükçekmece’ye bağlı Yarımburgaz yakınlarında iki trenin kafa kafaya çarpışması sonucu 95 kişi hayatını kaybetmiş, 150 kişi yaralanmıştır.
- Rumelihisarı’nın Ziyarete Açılması (29 Mayıs 1958): Restore edilen Rumelihisarı törenle ziyarete açılmıştır.
- Bağdat Paktı ve Irak Darbesi (14 Temmuz 1958): İstanbul’da yapılması planlanan Bağdat Paktı toplantısı günü, Irak’ta General Kasım liderliğinde darbe gerçekleşmiş; İstanbul’a gelmesi beklenen Irak Kralı Faysal ve Başbakan Nuri Said darbe sırasında öldürülmüştür.
- Neşe Sineması Çökmesi (24 Ocak 1959): Maltepe Küçükyalı’da Marlon Brando’nun “Çayhane” filminin gösterildiği sırada Neşe Sineması’nın çökmesi sonucu 35 vatandaş hayatını kaybetmiştir.
Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi: 1960’lı Yıllar
Karacaahmet Senfonisi ve İlk Troleybüs Hattı
- Karacaahmet Senfonisi (1960): Yazar ve şair Hasan İzzettin Dinamo, 1943 yılında öldürüleceğinden kuşkulandığı için saklandığı Karacaahmet Mezarlığı’nda yazdığı şiirleri içeren Karacaahmet Senfonisi adlı şiir kitabını yayınlamıştır. Adını Hacı Bektaş-i Veli tarafından İslam’ı yaymak için gönderilen Karaca Ahmet’ten alan mezarlık, İstanbul’un en büyük ve en eski mezarlığıdır.
- Troleybüs Hattının Açılışı ve Kaldırılması (27 Mayıs 1961): İlk troleybüs hattı Eminönü ile Topkapı arasında hizmete girmiş, hat uzunluğu 1965’e kadar 90 km’yi bulmuştur. 1968’de İETT çalışanlarının imal ettiği Tosun adlı troleybüs de sefere başlamıştır. Ancak çift havai elektrik hattından beslendikleri için elektrik kesintilerinde yollarda kalmaları, trafik sıkışıklığı yaratmaları ve sefer tarifelerine uyamamaları nedeniyle troleybüsler 16 Temmuz 1984’te tamamen kaldırılmış ve 75 troleybüs İzmir Belediyesi’ne satılmıştır.
Rekor Soğuk ve Tarlabaşı Meryemana Kilisesi
- İstanbul’un En Düşük Sıcaklığı (17 Ocak 1963): İstanbul tarihindeki en düşük sıcaklık olan -11 derece bu tarihte ölçülmüştür (ilerleyen yıllarda, 30 Ocak 2012’de Çatalca’da -10.4 derece görülecektir).
- Tarlabaşı Meryemana Metropolitlik Kilisesi (1964): 1870’deki büyük Beyoğlu yangınında kül olup 1880’de kâgir olarak yeniden inşa edilen ahşap Süryani Kadim Meryem Ana Kilisesi, 1950’lerde artan Süryanî Ortodoks nüfus nedeniyle yetersiz kalmıştır. Bitişiğindeki binanın satın alınmasıyla 1961-1963 yılları arasında genişletilerek bugünkü hâline kavuşmuş ve 1964’te tekrar ibadete açılmıştır. Kilise günümüzde Patrik Vekilliği ve Metropolitlik merkezi olarak hizmet vermektedir.
6. Filo Protestoları ve Kanlı Pazar
- 6. Filo’ya Yönelik Protestolar (1967-1969): 24 Haziran 1967’de Amerikan 6. Filosu’nun İstanbul’a gelişi devrimci gençler tarafından protesto edilmiştir. Bu eylemler 15 Temmuz 1968’de İTÜ öğrencileriyle birlikte daha da artmış; Beyoğlu’nda Amerikan askerlerinin keplerinin kapılması, üstlerine kırmızı boya atılması ve üniformalarının jiletlenmesiyle başlayan antiemperyalist eylemler askerlerin denize atılmasına kadar varmıştır.
- Kanlı Pazar (16 Şubat 1969): 6. Filo’yu protesto olayları sırasında yaşanan çatışmalarda 2 genç hayatını kaybetmiş ve bu tarih literatüre Kanlı Pazar olarak geçmiştir.
1967 Mudurnu Depremi
Mudurnu Depremi (1967): Mudurnu merkezli meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki deprem İstanbul’da da az da olsa hasara yol açmış; Vezir Hanı çökmüş, Çemberlitaş’taki yıkım ise genç bir kadının ölümüyle sonuçlanmıştır.
Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi: 1970’li Yıllar
Kolera Salgını ve Otogarların Açılışı
- Kolera Salgını (1970-1971): Esenler ve Sağmalcılar’da koleraya yakalanan 500 kişiden 50’si hayatını kaybetmiştir. 20 Ekim 1970’te kolera nedeniyle yabancı gemilerin İstanbul’a girişine izin verilmemiş, 7 Ocak 1971’de ise Taşdelen ve Çırçır dışındaki bütün memba suları kapatılmıştır.
- Harem Otogarı (1970): 1970 yılının başlarında açılan otogar, Yeşilçam filmlerinde sıkça doğal plato olarak kullanılmıştır. Günümüzde taşınmasıyla ilgili tartışmalar sürse de kısmen bazı otobüs firmaları tarafından kullanılmaya devam etmektedir.
- Topkapı Otogarı (1971-1994): 15 Ağustos 1971’de açılmıştır. 1940’lardan itibaren Sirkeci Garı yanından ve sonraları Eminönü ile Laleli’den yürütülen otobüs taşımacılığının yoğunlaşması ve arabalı vapurların otobüs taşımasının yasaklanması üzerine Silivrikapı civarında kurulmuştur. 1980’lerde yetersiz kalan otogar, 6 Nisan 1994’te Büyük İstanbul Otogarı’nın (Bayrampaşa) açılmasıyla taşınmıştır.
Boğaziçi Üniversitesi, Televizyon Vericisi ve Baruthane
- Boğaziçi Üniversitesi (9 Eylül 1971): Kurulduğu günden bu yana ülkenin köklü yükseköğretim kurumlarından biri olan üniversite, son yıllarda gündeme gelen kayyum atamalarıyla tüm Türkiye’de haber olmuştur.
- Çamlıca Televizyon Vericisi (1972): 30 Ağustos 1972’de Çamlıca’daki televizyon vericisi devreye girmiş, dört ay sonra ise televizyon kulesi ve verici istasyonu açılmıştır.
- Baruthane’den Kültür Merkezine (1972-1993): 1698’de yapımına başlanan Bakırköy Baruthanesi, 1972’de Ataköy Turistik Tesisleri İşletmesi tarafından bir süre Barut Fıçısı adı altında diskotek olarak işletilmiştir. Kısa süren bu maceranın ardından kaderine terk edilen bina, Bakırköy Belediyesi tarafından restore edilerek 3 Mart 1993’te Yunus Emre Kültür Merkezi adıyla açılmıştır. Ataköy Marina’daki saat kulesi ise bu baruthane kulelerinden biridir ve hâlen ayaktadır.
- Ortaköy Camii’nin Güçlendirilmesi (13 Eylül 1973): Denize kaydığı tespit edilen Ortaköy Camii’nin temeline 89 beton kazık çakılarak yapı güçlendirilmiştir.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün Açılışı (Boğaziçi Köprüsü)
- Yapım ve Açılış Süreci (1970-1973): Temeli Beylerbeyi’nde 20 Şubat 1970’te atılan Boğaziçi Köprüsü’nün kuleleri Ocak 1972’de yükselmeye başlamıştır. 26 Mart 1973’te son tabliyenin montajlanmasıyla ilk kez Asya’dan Avrupa’ya yaya olarak geçilmiştir. 8 Haziran 1973’te ilk araçla tecrübe geçişi yapılan köprü, Türkiye Cumhuriyeti’nin 50. Yıldönümü olan 30 Ekim 1973‘te devlet töreniyle araç ve yaya trafiğine açılmıştır.
- Yaya Trafiğine Kapatılması: Açılış günü yaya geçişi sırasında köprünün rezonansa girerek çökme tehlikesi yaratması nedeniyle yayalara yasaklanmış; artan intintarlar sebebiyle 1978 yılında (bazı kaynaklara göre 1 Aralık 1977) tamamen yaya trafiğine kapatılmıştır. Köprü 440 milyon liraya mal olmuştur.
1974 – 1976 Yılları Arasındaki Önemli Olaylar
- 1974 Kâğıthane ve Kemerburgaz Selleri: Mayıs ortasında üç gün süren ve 12 Mayıs’ta şiddetlenen yağmurlar, Alibeyköy Barajı’nın kapaklarının da açılmasıyla Kâğıthane ve Kemerburgaz’da yüzlerce ev, fabrika ve ekili arazinin sular altında kalmasına yol açmıştır.
- Orient Express’in Gelişi (20 Mart 1976): Efsanevi Orient Express treni İstanbul’a gelmiştir. Bu trenle ilgili detaylar İstanbul Demiryolu Müzesi’nde görülebilir.
- Muhammed Ali Clay’ın Ziyareti (2 Ekim 1976): Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu Muhammed Ali, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın özel davetlisi olarak İstanbul’a gelmiştir. 24 saatlik ziyaretinde Sultanahmet Camii’nde cuma namazı kılmış, Topkapı Sarayı’nı gezmiş ve boğazda tekne turuna katılmıştır.
Siyasi Olaylar ve Trajediler (1977 – 1979)
1 Mayıs 1977 (Kanı 1 Mayıs): Taksim Meydanı’ndaki kutlamalar sırasında Sular İdaresi Binası’ndan açılan ateş ve kargaşa sonucu Kazancı Yokuşu’nda büyük bir izdiham yaşanmıştır. Milliyet gazetesine göre ölü sayısı 36’ya çıkmış, ölenlerin çoğunun ezilerek hayatını kaybettiği belirlenmiştir.
16 Mart 1978 Katliamı: İstanbul Üniversitesi’nden çıkan öğrencilere yönelik bombalı saldırıda ilk anda 5, sonradan hayatını kaybedenlerle birlikte toplam 7 öğrenci yaşamını yitirmiş, 44 kişi yaralanmıştır.
Çiçek Pasajı’nın Çökmesi ve Taribya Faciası: 10 Mayıs 1978’de tarihi Çiçek Pasajı’nın yanarak çökmesi sonucu 7 kişi ölmüş; 15 Haziran 1978’de ise Tarabya’da belediye otobüsünün denize uçması sonucu 31 kişi hayatını kaybetmiştir.
Kariye Müzesi Soygunu (19 Ağustos 1978): Sabaha karşı müzeye giren 3 silahlı soyguncu bekçiyi bağlayarak vitrinlerdeki 25 ikonadan 21 tanesini çalarak kayıplara karışmıştır.
Abdi İpekçi’nin Öldürülmesi (1 Şubat 1979): Milliyet gazetesi Yayın Yönetmeni ve Başyazarı Abdi İpekçi öldürülmüştür. Katili Mehmet Ali Ağca 5 ay sonra yakalansa da 25 Kasım 1979’da Maltepe Askeri Cezaevi’nden firar etmiş ve 13 Mayıs 1981’de Papa II. Jean Paul’e suikast girişiminde bulunmuştur.
Savarona Yatı’nın Yanması (3 Ekim 1979): Heybeliada önlerinde demirli bulunan Atatürk’ün yadigarı Savarona Yatı yanmış; Atatürk’ün kişisel eşyaları ve değerli mobilyalar kül olmuştur.
Independenta Tankeri Faciası (15 Kasım 1979): Haydarpaşa Limanı’nın 800 metre açığında Romanya bandıralı Independenta tankeri ile Yunan bandıralı Evriyali kuru yük gemisinin çarpışması sonucu çıkan ve neredeyse bir ay süren yangında 43 mürettebat hayatını kaybetmiştir. Büyük çevre kirliliğine neden olan tanker enkazı, kazadan 8 yıl sonra 1987’de Tuzla’ya çekilebilmiştir.

Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi: 1980’li Yıllar
12 Eylül 1980 Darbesi ve Sıkıyönetim Süreci
- 12 Eylül İhtilali: 12 Eylül 1980 Cuma sabahı Ordu yönetime el koymuş, Meclis feshedilerek tüm yurtta sıkıyönetim ilan edilmiştir. İstanbul Belediye Başkanı Aytekin Kotil görevden alınarak yerine Harp Akademileri Komutanı Korgeneral İsmail Hakkı Akansel atanırken; İstanbul Valisi Nevzat Ayaz görevine devam etmiş, I. Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Üruğ ise İstanbul Sıkıyönetim Komutanı olmuştur.
- Siyasi Gelişmeler ve Sıkıyönetimin Kalkması: Darbe sonrası ilk genel seçim 6 Kasım 1983’te Turgut Özal liderliğindeki ANAP’ın zaferiyle sonuçlanmıştır. İstanbul’daki sıkıyönetim ancak 19 Kasım 1985’te kaldırılabilmiştir.
Müze Açılışı ve Nüfus Artışı
- Türk ve İslam Eserleri Müzesi (22 Mayıs 1983): Müze, Sultanahmet Meydanı’ndaki İbrahim Paşa Sarayı’nda yeni yerinde açılmıştır. Aslında 1914 yılında Evkâf-ı İslâmiye adıyla Süleymaniye Camii külliyesi içindeki imaret binasında kurulan bu müze, Osmanlı döneminde açılan son müzedir.
- Nüfusun Beş Milyonu Aşması (22 Ekim 1985): Yapılan 12. Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre İstanbul’un nüfusu 5.475.982 kişiye ulaşarak ilk kez 5 milyon sınırını aşmıştır.
Önemli İlkler: McDonald’s ve 1987 Kar Fırtınası
- İlk McDonald’s Şubesi (24 Ekim 1986): Türkiye’deki ilk McDonald’s şubesi İstanbul Taksim’de açılmıştır.
- 1987 Kış Felaketi (5 Mart 1987): İstanbul’a son 42 yılın en yoğun karı yağmış; yüksek kesimlerde kar kalınlığı 4 metreyi bulurken okullar iki hafta süreyle tatil edilmiştir.
İDO’nun Kuruluşu ve Deniz Otobüsleri
- İDO’nun Doğuşu (1987-1988): Artan trafik ve nüfus yoğunluğu ile Şehir Hatları’nın yetersiz kalması üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 6 Nisan 1987’de İstanbul Ulaşım ve Ticaret A.Ş. kurulmuştur. Norveç’ten ithal edilen ilk deniz otobüsleri Çaka Bey ve Karamürsel Bey, İstanbul’un fethinin yıl dönümü olan 29 Mayıs 1987’de Bostancı-Kabataş hattında hizmete girmiştir. 1988’de adı İDO olarak değiştirilen şirketin filosundaki deniz otobüsü sayısı 10’a yükselmiştir.
Deprem, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve İlk Metro Hatları
1988 Marmara Depremi (24 Nisan 1988): İstanbul’dan yaklaşık 7 km uzaklıkta Marmara Denizi’nde meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki deprem küçük ölçekte hasara yol açmış, ancak şehirde büyük bir korku ve panik yaratmıştır.
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü (3 Temmuz 1988): Boğazın ikinci köprüsü olarak Kavacık ile Rumelihisarüstü arasında hizmete girmiştir. Yapıldığı dönemde dünyanın en büyük çelik asma köprüleri arasında 14. sırada yer alan köprünün orta açıklığı 1.090 m, uzunluğu 1.510 m, genişliği 39 m ve denizden yüksekliği 64 m’dir.
Raylı Sistemler ve Metro (1989): Aksaray ile Ferhatpaşa arasında ilk hafif metro hattı (M1) hizmete girmiş; bu hat ilerleyen yıllarda Yenibosna ve Atatürk Havalimanı’na uzatılmıştır. 1992’de Sirkeci-Aksaray tramvay hattı devreye girmiş, 2006’daki Kabataş bağlantısıyla İstanbullulara 4. Levent’ten Havalimanı’na kadar kesintisiz seyahat imkânı sağlanmıştır.
Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi: 1990’lı Yıllar
Doğal Gaz Kullanımı ve Hezarfen Havaalanı
- Evlerde Doğal Gaz Dönemi (22 Ocak 1992): İstanbul’da evlerde doğal gaz kullanımı bu tarihte başlamıştır.
- Hezarfen Havaalanı (25 Ekim 1992): Türkiye’nin ilk özel havaalanı olarak Arnavutköy’de hizmete girmiştir. Bu alan, ilerleyen yıllarda 2013 yılına kadar Rock’n Coke festivallerine ev sahipliği yapmıştır. Festivallerin burada sona ermesinin ardında Gezi Parkı olaylarının söylentileri yer alsa da, asıl neden 2013 yılında TBMM’ye sunulan alkol firmalarının sponsorluk yasağı olmuştur.
Müze Açılışları ve Spor Tarihindeki İlkler
- Yıldız Sarayı Müzesi (8 Nisan 1994): Yıldız Sarayı müze olarak hizmete açılmıştır. II. Abdülhamid dönemini yansıtan müze teşhirindeki eserler arasında en çok dikkat çekenlerden biri, sultanın şahsi marangoz aletleridir.
- Kadın Millî Futbol Takımı’nın İlk Maçı (8 Eylül 1995): Kurulduğu yıl İstanbul’da Romanya ile karşılaşan Türkiye Kadın Millî Futbol Takımı ilk maçından 8-0 mağlup ayrılmıştır. Takım tarihindeki ilk golünü 1996’da Macaristan’a atarken, ilk galibiyetini 1997’de deplasmanda Gürcistan karşısında alacaktır.
Habitat II Zirvesi ve Fidel Castro’nun İstanbul Ziyareti
- Habitat II Zirvesi (30 Mayıs 1996): İki hafta sürecek olan Birleşmiş Milletler Habitat II İnsan Yerleşimleri Konferansı İstanbul’da başlamıştır. Zirve kapsamında, 13 Haziran’da Küba Devlet Başkanı Fidel Castro İstanbul’a gelmiştir.
17 Ağustos 1999 Depremi ve İstanbul’a Etkileri
Marmara Depremi (17 Ağustos 1999): Kuzey Anadolu fay hattının Marmara Denizi’nin doğu kıyısı boyunca dört parçasının kırılmasıyla 7.4 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Merkez üssü Gölcük olan ve en ağır hasarı İzmit’in alması nedeniyle İzmit/Kocaeli Depremi olarak anılan bu felaket, 20.000’den fazla insanın ölümüne, yüz binlerce kişinin evsiz kalmasına ve milyarlarca dolarlık maddi yıkıma yol açmıştır. İstanbul’da ise yaklaşık 1.000 kişi hayatını kaybetmiş; özellikle Avcılar, Marmara kıyısındaki kenar mahalleler ve Adalar hatırı sayılır derecede hasar görmüştür.
Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi: 2000’li Yılların Başı
Rekor Sıcaklıklar ve Nüfusun 10 Milyonu Aşması
- 2000 Yılı Sıcaklık Rekoru (12 Temmuz 2000): İstanbul genelinde ölçülen sıcaklık ortalaması 40.6 derece olarak kaydedilmiştir (ilerleyen yıllarda, 26 Temmuz 2023 tarihinde Şile’de 43.4, Çekmeköy’de ise 41.7 derece ölçülecektir).
- 10 Milyonluk Nüfus Sınırı (22 Ekim 2000): Yapılan nüfus sayımı sonrasında İstanbul’un nüfusu ilk kez 10 milyonu aşarak 10.185.735 kişiye ulaşmıştır.
Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Açılışı
- İkinci Havalimanı (8 Ocak 2001): Temeli Şubat 1998’de atılan İstanbul’un ikinci havalimanı Sabiha Gökçen Havalimanı hizmete girmiştir. Açıldığı gün biri askeri, diğeri Türk Hava Yolları’na (THY) ait iki uçak iniş yapmıştır.
Kültürel Gelişmeler ve Eurovision Şarkı Yarışması
500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi (25 Kasım 2001): 1989 yılında 113 Türk vatandaşı (Müslüman ve Yahudi) tarafından kurulan 500. Yıl Vakfı tarafından, Türk Yahudilerinin tarihini ve geleneklerini tanıtmak amacıyla açılmıştır. Müzenin giriş kapısında Tevrat’ın Yeremiya 29:7 bölümünden “Seni Yerleştirdiğim Şehrin Barışını Gözetecek ve Tanrı’ya Bunun İçin Yakaracaksın” alıntısı yer almaktadır.
Eurovision Şarkı Yarışması (15 Mayıs 2004): 49. Eurovision Şarkı Yarışması İstanbul’da düzenlenmiştir. Ukrayna temsilcisi Ruslana, “Wild Dances” adlı şarkısıyla yarışmayı kazanmıştır (Türkiye, bir önceki yıl Sertap Erener’in “Everyway That I Can” şarkısıyla birinciliği elde etmişti; Sertap Erener bu şarkıyı 2024 Eurovision Yarışması’nda da konuk sanatçı olarak seslendirecektir).
Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi: 2000’li Yıllar (Arkeoloji ve Kentleşme)
Yenikapı Kurtarma Kazıları (2004 – 2013)
- Tarihi Değiştiren Keşif: Marmaray ve metro istasyonlarının kesiştiği 58.000 m²’lik alanda, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında başlatılan kazılar kent tarihine yeni bir boyut kazandırmıştır.
- Theodosios Limanı ve Gemi Batıkları: Konstantinopolis’in IV. ve XI. yüzyıllar arasındaki en büyük ticari limanı olan Theodosios Limanı gün ışığına çıkarılmıştır. Kazıların en önemli buluntusu, Erken ve Orta Bizans dönemine (V. – XI. yy.) tarihlenen çeşitli tip ve boyutlardaki 37 adet gemi batığı olmuştur.
- Arkeolojik Önemi: Batıkların ahşap kısımlarının, karina ve küpeştelerinin günümüze oldukça iyi korunarak ulaşması; araştırmacılara Dönemin gemi tasarımları ve yapım teknikleri hakkında detaylı bilgiler sunmuştur. Kazılar 2013 yılında tamamlanmıştır.
Sulukule Kentsel Dönüşüm Projesi (2006)
- Tarihi Roman Mahallesinin Yıkımı: Bizans döneminde kara surlarının dışına yerleştiği bilinen ve yaklaşık bin yıllık geçmişe sahip olan Roman mahallesi Sulukule’de, 2006 yılında yenileme projesi kapsamında yıkımlara başlanmıştır.
- Mahkeme İptali ve Sonrası: Proje 26 Nisan 2012’de 4. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olsa da tarihi mahalle dokusu tamamen yok olmuştur. Fatih Belediyesi tarafından geliştirilen yeni proje 2012’de onaylanmış, mahalleden tahliye edilen Roman aileler kent dışına taşınmak zorunda kalmıştır.
Bathonea Antik Kenti Kazıları (2007 – 2009)
Önemli Buluntular: Helenistik ve Roma dönemlerine ait iki adet antik liman (büyük ve küçük) ile Küçükçekmece Gölü içinde kalan bir antik deniz fenerinin izleri tespit edilmiştir. Ayrıca bölgede MÖ 2000’li yılların ilk yarısına tarihlenen Erken Hitit heykelcikleri ve seramik parçaları çıkarılmıştır.
Kazı Süreci ve Limanlar: Küçükçekmece Gölü kıyısında 2007 yılında yüzey araştırmalarıyla başlayan süreç, 2009 yılında resmî kazılara dönüşmüştür.
Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi: 2010’lu Yıllar
2009 Sel Felaketi ve Haydarpaşa Garı Yangını
- 2009 Basın Ekspres Sel Felaketi (9 Eylül 2009): En az 31 kişinin ölümüne, 9 kişinin kaybolmasına ve 70 milyon dolardan fazla maddi hasara yol açan selde; Basın Ekspres Yolu sular altında kalmış, İstanbul’da 24, Tekirdağ’da ise 7 kişi hayatını kaybetmiştir. Yüzlerce araç ve onlarca TIR Marmara Denizi’ne sürüklenmiştir.
- Haydarpaşa Garı Yangını (28 Kasım 2010): Tarihi garda çıkan yangın sonucunda çatı çökmüş ve 4. kat kullanılamaz hâle gelmiştir. Yüksek Hızlı Tren ve Marmaray projeleri kapsamında 2013’te seferlere ara verilmiş, 2014’te tamamen durdurulmuştur. 2015’te başlayan restorasyon sürerken 2024 yılında çat üzerindeki koruyucu örtü kaldırılmıştır.
Tarihi Dergâhların Restorasyonu ve Pendik Höyük Kazıları
- Galata Mevlevihanesi Müzesi (21 Kasım 2011): İskender Paşa tarafından 1491’de kurulan ve İstanbul’un ilk Mevlevî merkez tekkesi olan yapı, yenilenerek Beyoğlu’nda müze olarak açılmıştır (daha önce 1975’te Divan Edebiyatı Müzesi olarak hizmet vermekteydi).
- Şahkulu Sultan Dergâhı (2011): Orhan Gazi döneminde Ahî zaviyesi olarak kurulan, XVI. yüzyıldan itibaren Bektaşîlerin İstanbul’daki âsitanesi kabul edilen Kadıköy Merdivenköy’deki dergâhın restorasyonu tamamlanarak açılmıştır.
- Pendik Höyük Kazıları (Aralık 2012): Marmaray projesi banliyö hatlarının iyileştirilmesi kapsamında başlatılan kazılarda Neolitik ve Bizans dönemlerine ait mezarlar, ölü hediyeleri, çanak çömlekler ile mimari kalıntılar gün yüzüne çıkarılmıştır.
Megaprojeler: Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Avrasya Tüneli
- Marmaray’ın Açılışı (29 Ekim 2013): İstanbul Boğazı’nı deniz dibinden tüp geçitle bağlayan ve her iki yakayı kesintisiz birleştiren Marmaray projesi toplu taşımaya açılmıştır.
- Yavuz Sultan Selim Köprüsü (26 Ağustos 2016): 59 metrelik genişliğiyle dünyanın en geniş, 322 metre kule yüksekliğiyle eğik askılı köprü sınıfında dünyanın en yüksek asma köprüsü olan 3. Boğaz Köprüsü hizmete girmiştir.
- Avrasya Tüneli (20 Aralık 2016): Kumkapı ile Koşuyolu arasında kıtalararası karayolu geçişini sağlayan, 5 km’si deniz tabanı altındaki tünel olmak üzere toplam 14,6 kilometrelik güzergâh açılmıştır.
15 Temmuz Darbe Girişimi
- 15 Temmuz 2016 Darbe Teşebbüsü: Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki Yurtta Sulh Konseyi adlı cuntacı grup tarafından düzenlenen darbe girişiminde Boğaziçi Köprüsü kapatılmış, halkın üzerine ateş açılmış ve büyük çatışmalar yaşanmıştır.
Haydarpaşa Arkeolojik Kazıları ve İstanbul Havalimanı
Haydarpaşa Antik Kazıları (29 Temmuz 2018): Gar peronlarındaki ray iyileştirme çalışmaları sırasında başlatılan kazılarda Osmanlı, Roma, erken ve geç Bizans dönemine ait yapı temellerine ulaşılarak Khalkedon (Kadıköy) antik kenti kalıntıları gün ışığına çıkarılmaya başlanmıştır.
İstanbul Havalimanı (29 Ekim 2018): Temeli 2014’te atılan kentin 3. havalimanı hizmete girmiştir. Ekolojik dengeye, ormanlık alanlara ve kuş göç yollarına vereceği zararlar yönünden tartışmalara ve eleştirilere konu olan havalimanı, sonraki yıllarda uluslararası alanda en çok uçuş yapılan merkezler arasında yer almıştır.
Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi: 2020’li Yıllar
Pandemi Süreci ve İlk Covid Vakaları (2020)
Pandeminin Başlangıcı (11 Mart 2020): İstanbul’da metrobüs duraklarına el dezenfektanı istasyonlarının kurulmasıyla şehir pandemiyle tanışmış ve ilk COVID-19 vakası bu tarihte görülmüştür.
Kısıtlamalar ve Sokağa Çıkma Yasakları: 22 Mart’ta yayımlanan genelgeyle sağlık çalışanları, kamu görevlileri ve eczacılar 65 yaş üstü sokağa çıkma yasağından muaf tutulmuştur. 11 Nisan ve 13 Nisan tarihlerinde ilk sokağa çıkma yasakları uygulanmış, ardından Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul’da da peş peşe yasaklar hayata geçirilmiştir. Süreç boyunca COVID-19 kaynaklı ölüm sayılarının manipüle edildiği iddiaları gündemden düşmemiş ve gerçek rakamlar net olarak belirlenememiştir.
Normalleşme Adımları ve Etkinlikler (28 Mayıs 2020): Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan açıklamayla kafeler, restoranlar, spor salonları, parklar ve özel kursların 1 Haziran’da saat 22.00’ye kadar hizmet vermek üzere açılacağı duyurulmuştur. Açıklamada ayrıca çocuk ve yaşlılar için esnetilen sokağa çıkma saatleri ilan edilmiş ve İstanbul’un Fethi’nin 567. yıl dönümüne özel etkinlikler gerçekleştirileceği belirtilmiştir.
Artık İstanbul kendi kendini tekerrür edecek ve asla İstanbul’da hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Cumhuriyet Dönemi İstanbul Tarihi: Önemli Olaylar Kronolojisi
- 1932 (5 Şubat): İlk Türkçe hutbe Süleymaniye Camii’nde okunmuştur.
- 1932 (12 Mayıs): Fenerbahçe Stadı’nın açılış maçında Galatasaray, Fenerbahçe’yi 2-1 mağlup etmiştir.
- 1933 (1 Ağustos): Darülfünun kapatılarak yerine İstanbul Üniversitesi kurulmuştur.
- 1934 (24 Kasım): Ayasofya camiden müzeye dönüştürülmüştür.
- 1935 (4 Ocak): Marmara merkezli depremde Çemberlitaş ve surlar hasar görmüştür.
- 1936: Şehir planlamacısı Henri Prost, İstanbul’un Nazım Planı çalışmalarına başlamıştır.
- 1936 (4 Eylül): İngiltere Kralı Edward, yatıyla Dolmabahçe’yi ziyaret etmiştir.
- 1938 (10 Kasım): Mustafa Kemal Atatürk, Dolmabahçe Sarayı’nda vefat etmiştir.
- 1938 (16-19 Kasım): Atatürk’ün naaşı Dolmabahçe’de katafalka konulmuş, 17 Kasım’daki izdihamda 11 kişi ölmüştür.
- 1939: Elektrik, tramvay ve tünel işletmeleri İETT bünyesinde belediyeye devredilmiştir.
- 1942 (2 Şubat): Struma gemisinin batırılması sonucu 769 Yahudi hayatını kaybetmiştir.
- 1945 (22 Ekim): İstanbul’un nüfusu ilk kez 1 milyonu aşmıştır.
- 1947 (27 Kasım): İnönü Stadı açılmıştır.
- 1952 (9 Temmuz): İTÜ Taşkışla binasından Türkiye’nin ilk televizyon yayını yapılmıştır.
- 1953 (1 Ağustos): Atatürk (Yeşilköy) Uluslararası Havalimanı açılmıştır.
- 1954 (26 Kasım): Kapalıçarşı’da büyük yangın çıkmıştır.
- 1955 (21 Nisan): İstanbul Hilton Oteli açılmıştır.
- 1955 (6-7 Eylül): 6-7 Eylül Olayları gerçekleşmiştir.
- 1961 (27 Mayıs): İlk troleybüs hattı hizmete girmiştir.
- 1969 (16 Şubat): “Kanlı Pazar” olayları yaşanmıştır.
- 1973 (30 Ekim): Boğaziçi Köprüsü açılmıştır.
- 1977 (1 Mayıs): Taksim’deki 1 Mayıs kutlamalarında facia yaşanmıştır.
- 1980 (12 Eylül): Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koymuştur.
- 1985 (22 Ekim): İstanbul’un nüfusu 5 milyonu aşmıştır.
- 1987 (29 Mayıs): İDO deniz otobüsleri hizmete girmiştir.
- 1988 (3 Temmuz): Fatih Sultan Mehmet Köprüsü açılmıştır.
- 1999 (17 Ağustos): Gölcük merkezli deprem İstanbul’da da büyük hasara yol açmıştır.
- 2000 (22 Ekim): İstanbul’un nüfusu ilk kez 10 milyonu aşmıştır.
- 2001 (8 Ocak): Sabiha Gökçen Havalimanı açılmıştır.
- 2004: Yenikapı Kurtarma Kazıları başlamış, Theodosios Limanı kalıntıları bulunmuştur.
- 2009 (9 Eylül): Basın Ekspres sel felaketinde 31 kişi hayatını kaybetmiştir.
- 2013 (29 Ekim): Marmaray hizmete girmiştir.
- 2016 (15 Temmuz): Askeri darbe girişimi yaşanmıştır.
- 2016 (26 Ağustos): Yavuz Sultan Selim Köprüsü açılmıştır.
- 2016 (20 Aralık): Avrasya Tüneli açılmıştır.
- 2018 (29 Ekim): İstanbul Havalimanı açılmıştır.
- 2020 (11 Mart): İlk COVID-19 vakası görülmüştür.
İstanbul Cumhuriyet Dönemi Tarihi İle İlgili Sık Sorulan Sorular
1. İstanbul’un Cumhuriyet dönemi şehir planlamasında Henri Prost’un rolü nedir? Henri Prost, Atatürk’ün davetiyle 1936-1937 yıllarında İstanbul’un modernleşmesi, tarihi siluetinin korunması ve ulaşım ağlarının geliştirilmesi için Nazım Planı hazırlayan dünyaca tanınmış şehir planlamacısıdır. Planı çerçevesinde Tarihi Yarımada’daki anıtlar korunmuş, yeni bulvarlar açılmış, “Arkeolojik Park” alanı oluşturulmuş ve Taksim Gezi Parkı gibi kamusal yeşil alanlar tasarlanmıştır.
Türkçe Kur’an, Tekbir ve Kamet: 3 Şubat 1932 tarihinde Kadir Gecesi’nde Ayasofya Camii’nde okunmuş ve radyodan naklen yayımlanmıştır. (Minareden okunan ilk Türkçe ezan ise Fatih Camii’nde Hafız Rıfat Bey tarafından seslendirilmiştir).
Türkçe Hutbe: 5 Şubat 1932 tarihinde Süleymaniye Camii’nde okunmuştur. Uygulama, 1950 yılındaki genel seçimlerin ardından kaldırılmıştır.
Atatürk, 10 Kasım 1938’de Dolmabahçe Sarayı’nda vefat etmiştir. Naaşı 16-19 Kasım tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı merasim salonunda katafalka konulmuş ve halkın ziyaretine açılmıştır. 17 Kasım akşamı yaşanan büyük izdihamda 11 kişi hayatını kaybetmiştir. 19 Kasım 1938’de cenaze namazı kılınarak Yavuz zırhlısıyla İzmit’e, ardından trenle Ankara’ya uğurlanmıştır.
2004 yılında Marmaray ve metro projeleri kapsamında başlatılan Yenikapı Kurtarma Kazıları, İstanbul tarihi için bir dönüm noktası olmuştur. Kazılarda Konstantinopolis’in en büyük ticari limanı olan Theodosios Limanı ve Erken-Orta Bizans dönemine (V-XI. yüzyıllar) tarihlenen, iyi korunmuş 37 adet gemi batığı gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu buluntular, dönemin gemi yapım teknikleri hakkında eşsiz bilgiler sunmuştur.
1 Milyon Sınırı: 22 Ekim 1945 tarihinde yapılan genel nüfus sayımında İstanbul’un nüfusu ilk kez 1.000.000’u aşarak 1.078.399 kişiye ulaşmıştır.
10 Milyon Sınırı: 22 Ekim 2000 tarihinde yapılan sayımda ise nüfus ilk kez 10 milyonu geçerek 10.185.735
Boğaziçi Köprüsü (15 Temmuz Şehitler Köprüsü): Temeli 20 Şubat 1970’te atılmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin 50. yıl dönümü olan 30 Ekim 1973‘te açılmıştır.
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü: Boğazın ikinci köprüsü olarak 3 Temmuz 1988 tarihinde hizmete girmiştir.
Taksim’de opera binası yapılması fikri ilk kez 1939’da Henri Prost’un planında gündeme gelmiş, temeli 1946’da atılan bina 12 Nisan 1969’da İstanbul Kültür Sarayı adıyla açılmıştır. 1970’teki büyük yangının ardından onarılarak 1978’den itibaren AKM adını almıştır. 2008’de kapatılan bina, 2018’de tamamen yıkılmış ve Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından yeniden tasarlanarak 29 Ekim 2021‘de tekrar hizmete açılmıştır.
Ayrıca İlgili Linkler ve Kaynaklar:
İstanbul müzeleri, gezilecek yerleri, tarihi yerleri bilgileri
Ayasofya hakkında tüm bilgiler
İstanbul’un Modernleşme Öyküsü – İlhan Tekeli
İstanbul’u (Yeniden) İnşa Etmek: 1937 Henri Prost Planı – İpek Akpınar
PENDİK HÖYÜK KAZILARI – Zeynep Kızıltan
İSTANBUL’UN TOPOĞRAFYASINA ETKİ EDEN SELLER: 1453’TEN 2000’E – Fatma Şensoy
BİR ŞEHİR MANZARASI: İSTANBUL’UN TARİHİNDE DEPREMLER – Elizabeth Angell
CUMHURİYET DÖNEMİNDE İSTANBUL’DA SİYASİ OLAYLAR – Bülent Bakar
BERBERLERDEN DİŞ HEKİMLİĞİNE – Nuran Yıldırım
KIZIL VE BEYAZ AFET DÖNEMLERİNDE TOPLUMSAL HAYAT – Kemalettin Kuzucu
GALATA MEVLEVÎHANESİ – Safi Arpaguş
ŞAHKULU SULTAN DERGÂHI – Hür Mahmut Yücer
CUMHURİYET DÖNEMİNDE İSTANBUL’DA HABERLEŞME – Ali Satan
28 Gün Boyunca Sönmeyen Yangın

