Türk ve İslam Eserleri Müzesi Fethu-l Bârî 1202 - Turkish and Islamic Arts Museum Fath al-Bari 1202

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Eserleri ve Kutsal Emanetler

Türk ve İslam Eserleri Müzesi (İbrahim Paşa Sarayı Müzesi veya tarihî kökenine atıfla Evkaf-ı İslamiye Müzesi ), sergilenen paha biçilmez koleksiyonlarıyla dünya çapında seçkin bir konuma sahiptir. Tarihî Sultanahmet Meydanı’nın kalbinde, yakın zamanda restore edilen muazzam İbrahim Paşa Sarayı‘nda bulunan bu özel müze, İstanbul’un en çok merak edilen kültür duraklarının başında gelmektedir.

Yüzyıllar boyunca Osmanlı coğrafyasından toplanarak İstanbul’a getirilen ve hayırsever koleksiyonerlerin bağışlarıyla zenginleştirilen Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İslam sanatının erken dönemlerinden Osmanlı’nın son evrelerine kadar uzanan geniş bir mirası barındırır. Ziyaretçilerin genellikle “Sultanahmet’te gezilecek müzeler” veya “kutsal emanetlerin sergilendiği yerler” sorgularıyla ulaştığı bu köklü müze, İslam sanatını toplu olarak sunan Türkiye’nin ilk müzesi olma özelliğini de taşımaktadır.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin Önemi

Türk ve İslam Eserleri Müzesi İbrahim Paşa Sarayı iç avlusu - Turkish and Islamic Arts Museum inner courtyard of the Ibrahim Pasha Palace
Türk ve İslam Eserleri Müzesi İbrahim Paşa Sarayı iç avlusu – Turkish and Islamic Arts Museum inner courtyard of the Ibrahim Pasha Palace

Dünyada Louvre Müzesi, Metropolitan Müzesi, British Museum ve Gülbenkyan Müzesi gibi küresel ölçekteki önemli müzelerde de Türk ve İslam eserlerinin bulunduğu düşünülürse, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin uluslararası alandaki eşsiz konumu ve önemi çok daha net anlaşılmaktadır. İstanbul’un ve hatta Avrupa’nın en değerli kültür durakları arasında gösterilen İstanbul Arkeoloji Müzeleri ile Topkapı Sarayı Müzesi‘ne komşu konumda, tarihi Sultanahmet Meydanı’nın kalbinde yer almaktadır.

İslam dünyasının en değerli, nadide ve paha biçilmez eserlerini barındırması, koruması ve sergilemesi bakımından büyük bir sorumluluk üstlenen müze; el yazmaları, dünyaca ünlü halı koleksiyonları, ahşap-taş işlemeleri ve Kutsal Emanetler gibi zengin envanteriyle İslam sanatının estetik evrimini gözler önüne serer. Ziyaretçilerin bu merkezi kültürel noktaya akın etmesindeki bir diğer büyük etken ise müzenin mimari ev sahibidir; Kanuni Sultan Süleyman döneminin izlerini taşıyan ve dönemin ünlü devlet adamının adıyla anılan İbrahim Paşa Sarayı’nın ihtişamlı duvarları arasında yer alması, yapıya ayrı bir tarihî cazibe katmaktadır.

Ayrıca İbrahim Paşa Sarayı’nın zemin katında yapılan restorasyonlar sırasında gün yüzüne çıkarılan Bizans dönemi Hipodromu’na ait antik kalıntıların ve oturma kademelerinin doğrudan müze gezisine dahil edilmesi, mekânı Roma, Bizans ve Osmanlı medeniyetlerinin harmanlandığı katmanlı bir tarih merkezine dönüştürmektedir. Tüm bu mimari, sanatsal ve tarihi katmanlar Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ni İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken en özel cazibe merkezlerinden biri kılmaktadır.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Kısa Bilgiler Tablosu

Soru / Bilgi Detay ve Açıklama
Müze nerededir? Sultanahmet Meydanı (Atmeydanı), Fatih / İstanbul
Hangi saraydadır? İbrahim Paşa Sarayı (Atmeydanı Sarayı)
Saray ne zaman yapılmıştır? 15. yüzyıl sonu / 16. yüzyıl başı (II. Bayezid dönemi, 1521’de Kanuni Sultan Süleyman tarafından başvezir Pargalı İbrahim Paşa’ya tahsis edilmiştir)
Müze ilk nerede ve ne zaman kurulmuştur? 1914 yılında Süleymaniye Cami Külliyesi’nin imaret binasında Evkaf-ı İslamiye Müzesi adıyla kurulmuştur.
Envanterinde kaç eser bulunmaktadır? 40.000’in üzerinde kayıtlı eser ve tarihi belge
Yaklaşık kaç eser sergilenmektedir? Binlerce seçkin eser (dönemsel rotasyonlar ve sergileme konseptine göre sergilenmektedir)
Kutsal emanet eserlerinin yaklaşık sayısı nedir? Yüzlerce mukaddes parça, sakal-ı şerif, özel mahfaza ve kişisel eşya
En önemli eserleri hangileridir? Artuklu Dönemi Cizre Ulu Cami Kapı Kanatları, dünyada eşi benzeri az bulunan Selçuklu halıları, nadir Kur’an-ı Kerimler ve Kutsal Emanetler koleksiyonu
Yılda ortalama kaç kişi ziyaret etmektedir? Yaklaşık 150.000 – 250.000+ yerli ve yabancı ziyaretçi
Mimari ve tarihî özelliği nedir? Kargir (taş-tuğla) yapı tipinde inşa edilmiş olup, Osmanlı sivil mimarisinde günümüze ulaşabilen en büyük ve tek ihtişamlı sadrazam sarayıdır.
İlginç Bilgi: Hayatta kalan tek sadrazam sarayı mıdır? Topkapı Sarayı gibi padişah sarayları hariç tutulduğunda, Osmanlı devlet erkanına ait olup günümüze kadar mimari bütünlüğüyle gelebilen tek büyük özel sadrazam sarayı olma özelliğini taşımaktadır.
İlginç Bilgi: Neden uzun süre “Halı Müzesi” olarak anılmıştır? Sahip olduğu 1.700’ü aşkın paha biçilmez halı (özellikle dünyada başka hiçbir yerde bulunmayan nadir Selçuklu halıları) sayesinde, müze uzun yıllar uluslararası çevrelerde doğrudan “Halı Müzesi” olarak anılmıştır.
İlginç Bilgi: Hangi antik kalıntılar üzerine oturtulmuştur? Sarayın zemin katı ve temelleri, doğrudan Bizans İmparatorluğu’nun devasa at yarışı ve eğlence alanı olan Hipodrom’un seyirci oturma kademeleri üzerine oturtulmuştur. Ziyaretçiler içeriyi gezerken Roma ve Bizans kalıntılarıyla doğrudan temas eder.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Ziyaret Saatleri ve Giriş Ücreti 2026

Müzenin giriş ücreti ve ziyaret saatlerine geçmeden önce, müze gişelerinde Müzekart satıldığını ve burada geçerli olduğunu belirtmek gerekir. Topkapı Sarayı ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri gişelerinde Müzekart almak ya da girmek için uzun kuyruklara girenler, Türk ve İslam Eserleri Müzesi gişelerinde genellikle çok daha az sıra olduğunu not etmelidir.

Eğer Müzekartınız yoksa (Müzekart 2026 yılı ücreti T.C. vatandaşlarına 200TL’dir), Türk ve İslam Eserleri Müzesi giriş ücreti 2026 yılı itibarıyla standart tarifede 17 Euro karşılığıdır. Müzeden ücretsiz faydalanabilecek gruplar şunlardır:

  • 0-18 yaş arası T.C. vatandaşı çocuklar ve gençler,
  • 65 yaş ve üstü T.C. vatandaşları,
  • Üniversitelerin sanat tarihi, arkeoloji ve müzecilik bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler,
  • 0-8 yaş arası yabancı uyruklu çocuklar. Ayrıca müze içerisinde ziyaretçilerin eserleri daha detaylı inceleyebilmesi için sesli yönlendirme hizmeti de sunulmaktadır.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Ziyaret Saatleri

Müze haftanın her günü ziyarete açıktır. Gündüz seansı için açılış saati 09:00, kapanış ve gişe kapanış saati ise 18:45 olarak düzenlenmiştir. Tüm müzeyi ortalama bir buçuk saatte gezebilir; tarihi İbrahim Paşa Sarayı’nın muazzam iç avlusunda bir kahve molası vererek bu süreyi keyifli bir şekilde uzatabilirsiniz.

Gece Müzeciliği Deneyimi

Klasik gündüz ziyaretlerinin yanı sıra müzede Gece Müzeciliği uygulaması da yer almaktadır. Her gün 19:00 – 22:00 saatleri arasında (gişe kapanışı 21:00) gerçekleştirilen bu özel deneyimde Müzekart tek başına geçerli değildir; ancak Müzekart sahipleri 200 TL ek ücret ödeyerek gece ziyareti biletinden yararlanabilirler. Yabancı ziyaretçiler için ise gece müzeciliğinde standart gündüz bilet tarifesi (17 Euro) geçerlidir.

İletişim Bilgileri ve Konum

  • Telefon Numaraları: 0212 518 18 05 – 0212 518 18 06
  • Adres: Binbirdirek Mahallesi, At Meydanı Sokak, No: 12, Sultanahmet / Fatih / İstanbul
  • E-posta: Tiem@tiem.gov.tr

Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde Neler Var?

Türk ve İslam Eserleri Müzesi fotoğrafları Kutsal Emanetler - Turkish and Islamic Arts Museum Sacred Relics photos
Türk ve İslam Eserleri Müzesi fotoğrafları Kutsal Emanetler – Turkish and Islamic Arts Museum Sacred Relics photos

Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İslam sanatının doğuşundan Osmanlı’nın son dönemine kadar uzanan geniş bir zaman diliminde üretilmiş, paha biçilmez 40.000’in üzerinde tarihî eser ve objeyi bünyesinde barındırmaktadır. İbrahim Paşa Sarayı’nın tarihi salonlarında ziyaretçilerini karşılayan bu zengin koleksiyon, medeniyetimizin estetik, ilim ve inanç dünyasını gözler önüne seren çok yönlü bir hazine niteliğindedir.

Müzenin genel envanterinde öne çıkan ve ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği başlıca koleksiyon alanları şunlardır:

  • Kutsal Emanetler Koleksiyonu: İslam dünyasının en mukaddes hatıralarının yer aldığı bu özel bölümde; Hz. Muhammed’e atfedilen ayak izi (Kadem-i Şerif), Sakal-ı Şerif, diş parçası, Hz. Ali ve Hz. Osman dönemine ait Kur’an-ı Kerim nüshaları ile Kâbe örtüsü parçaları (Kisve-i Şerif) bulunmaktadır.
  • Dünyanın En İyi Halı ve Kilim Koleksiyonu: Müze, özellikle Selçuklu dönemi büyük boy yün halıları ve nadide Anadolu seccadeleri ile dünya çapında eşsiz bir üne ve rekor bir koleksiyona sahiptir.
  • Nadir El Yazmaları ve Kur’an-ı Kerimler: Emevi, Abbasi, İlhanlı, Timurlu ve Osmanlı dönemlerine ait; usta hattatların kaleminden çıkan altın yaldızlı Kur’an-ı Kerimler, cüzler, tezhip ve minyatürlü mecmualar sergilenmektedir.
  • Ahşap, Taş ve Maden İşçiliği Şaheserleri: Anadolu Türk sanatının teknik ve estetik zirvesini yansıtan, Artuklu dönemine ait Cizre Ulu Cami kapısı gibi devasa ve ince oymalı mimari parçalar müzenin en ikonik parçaları arasındadır.
  • Antik Dönem Kalıntıları: Müzenin zemin katında, İbrahim Paşa Sarayı’nın temel kazıları sırasında gün yüzüne çıkarılan antik Bizans Hipodromu’nun oturma kademeleri ve yapı kalıntıları da rotaya dahil edilmiştir.

Müzenin bu geniş ve büyüleyici koleksiyonunu oluşturan en çarpıcı parçaları, tarihî arka planları ve sanat tarihi açısından taşıdıkları derin anlamları ilerleyen bölümlerde detaylı alt başlıklar halinde inceleyeceğiz.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Önemli Eserleri

İslam tarihi; Hz. Muhammed’in peygamberlik dönemi, Dört Halife, Emeviler, Abbasiler ve Osmanlı dönemi olmak üzere başlıca evrelere ayrılır. Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Cahiliye dönemi hariç İslam tarihinin tüm bu dönemlerine ait paha biçilmez hazineleri ziyaretçilerle buluşturmaktadır. Müzenin 17 farklı bölümünde sergilenen 45.000’e yakın tarihî eser ve obje, dünya çapında eşsiz bir koleksiyon oluşturur. Özellikle müzedeki tarihî halı ve kilim koleksiyonu, dünyanın en iyi ve en zengin seçkileri arasında gösterilmektedir.

Müzede sergilenen her bir eser, İslam sanatının ve Türk kültürünün estetik zirvesini yansıtır. Artuklu dönemine ait işlemeler, İlhanlı dönemi cüz kitapları, her döneme ait nadide Kur’an-ı Kerim nüshaları, Timurlu dönemine ait minyatürlü mecmualar, Selçuklu dönemi kilim ve seccadeler ziyaretçilerin adeta nefesini kesmektedir. Türkiye’de Sivas Arkeoloji Müzesi, Mardin Müzesi ve Konya Mevlana Müzesi gibi kurumlarda da önemli Selçuklu dönemi eserleri bulunsa da, Türk ve İslam Eserleri Müzesi sahip olduğu devasa envanterle ayrıcalıklı ve rakipsiz bir konuma sahiptir.

Müzede öne çıkan başlıca koleksiyon ve eser grupları şunlardır:

  • Artuklu Dönemi Cizre Ulu Cami Kapısı ve Tokmağı: Anadolu Türk mimarisinin en ihtişamlı taş ve metal işçiliği örneklerinden biri olup, eşsiz geometrik motifleriyle dikkat çeker.
  • Şam Evrakları (Erken İslam Dönemi Kur’an Parçaları): Emevi Camii’nden İstanbul’a getirilen, dünyanın en eski Kur’an-ı Kerim fragmanlarını ve İslam ilim tarihine ışık tutan binlerce yazılı belgeyi barındıran eşsiz bir koleksiyondur.
  • Büyük Selçuklu Dönemi Kuş Formlu Buhurdan (Tütsülük): 12-13. yüzyıla ait, pirinç döküm tekniğiyle yapılan ve kuş formuyla şekillendirilen dönemin en nadide ve estetik metal işçiliği örneklerindendir.
  • İlhanlı Dönemi Cüz Kitabı: Orta Çağ İslam dünyasının gelişmiş kitap sanatını, hat inceliğini ve tezhip süslemelerini yansıtan nadir bir el yazmasıdır.
  • Timurlu Dönemi Mecmuası: Dönemin edebiyat, bilim ve sanat anlayışını gözler önüne süren, Timurlu estetiğini yansıtan seçkin bir yazma eserdir.
  • Selçuklu Dönemi Halı ve Kilim Koleksiyonu: Dünyanın en iyi ve en zengin tarihi halı seçkileri arasında yer alarak dönemin dokuma sanatının zirvesini temsil eder.
  • Osmanlı Dönemi El Yazması Kur’an-ı Kerimler: Usta hattatların kaleminden çıkan ve saray nakkaşhanelerinin izlerini taşıyan muazzam hat sanatının en güzel örneklerindendir.
  • Minyatür ve Hat Sanatı Koleksiyonları: İslam dünyasının estetik ve yazın kültürünün gelişim evrelerini izlemek açısından büyük öneme sahip nadide parçalardır.
  • Bizans Dönemi Hipodrom Kalıntıları: Müzenin zemin katında sergilenen bu kalıntılar, İbrahim Paşa Sarayı altındaki antik Konstantinopolis ve Hipodrom yaşamına ışık tutar.
  • Ahşap, Taş ve Maden İşlemeciliği Eserleri: Anadolu’da yüzyıllardır ustaların ellerinde şekillenen zanaatın ve estetik anlayışın en kusursuz örneklerindendir.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Kutsal Emanetler Koleksiyonu

Müzenin en çok ziyaret edilen ve derin bir manevi atmosfere sahip olan bölümlerinden biri Kutsal Emanetler (Emanet-i Mübareke) koleksiyonudur. İslam tarihinde büyük bir öneme sahip olan bu mukaddes hatıralar, her yıl binlerce ziyaretçi tarafından yakından incelenmektedir. Bu bölümde sergilenen başlıca kutsal emanetler şunlardır:

  • Hz. Muhammed’in ayak izi (Kadem-i Şerif): İslam dünyasında büyük bir manevi saygı gören ve müzenin en çok ilgi çeken mukaddes hatıralarındandır.
  • Sakal-ı Şerif: Peygamber Efendimiz’e atfedilen ve özel mahfazalarda büyük bir titizlikle korunan kutsal emanettir.
  • Hz. Muhammed’in kırılan dişine ait olduğu kabul edilen parça: Asr-ı Saadet döneminden günümüze ulaşan son derece nadir ve mukaddes bir parçadır.
  • Hz. Muhammed’e ait olduğu kabul edilen bazı kişisel eşyalar: O dönemin atmosferini ve Peygamber’in günlük yaşam izlerini yansıtan özel hatıralardır.
  • Hz. Ali ve Hz. Osman’a nispet edilen kadim Kur’an-ı Kerim nüshaları: İslam’ın ilk halifelerine dayandırılan, erken dönem hat sanatının en eski ve değerli tanıklarıdır.
  • Kâbe Kapısı Perdeleri, Örtüleri ve İşlemeli Kuşakları: Mukaddes topraklardan İstanbul’a getirilen, usta işi gümüş ve altın sırma işlemeleriyle büyüleyen 19. yüzyıl Kâbe örtüsü kalıntılarıdır.
  • Hilye-i Saadet ve Hilye-i Şerif Koleksiyonu: Hz. Muhammed’in fiziksel ve ahlaki özelliklerini (örneğin Hafız Mehmet Tecelli’nin 1835 tarihli eseri) en ince detaylarıyla tasvir eden seçkin hat levhalarıdır.
  • Kutsal emanet muhafazaları, mahfazaları ve Osmanlı dönemine ait kutsal emanet sandıkları: Bu mukaddes eşyaların asırlar boyunca korunmasını sağlayan usta işi sanatsal muhafazalardır.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Görülmesi Gereken Eserler (10 Önemli Eser)

Türk ve İslam Eserleri Müzesi fotoğrafları Kıblenüma 18.yy - Turkish and Islamic Arts Museum Qiblanuma Ottoman Period 18th Century
Türk ve İslam Eserleri Müzesi fotoğrafları Kıblenüma 18.yy – Turkish and Islamic Arts Museum Qiblanuma Ottoman Period 18th Century

Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Selçuklu, Artuklu, İlhanlı, Timurlu ve Osmanlı medeniyetlerinin estetik ve zihinsel dünyasını yansıtan binlerce paha biçilmez esere ev sahipliği yapmaktadır. Müzenin zengin envanterinde; nadide el yazması Kur’an-ı Kerimler, dünyaca ünlü tarihî halı ve kilim koleksiyonları, eşsiz ahşap işlemeler, taş eserler ve İslam dünyasının kalbi sayılan Kutsal Emanetler ön plana çıkmaktadır. Müzenin her bir salonu, ziyaretçilerini asırlar öncesine uzanan büyüleyici bir sanat ve inanç yolculuğuna çıkarır.

Kutsal Emanetler Bölümü Ziyaret İpuçları ve Tarihî Arka Planı
Müzenin en çok merak edilen ve en yoğun ilgi gören bölümlerinden biri hiç şüphesiz Kutsal Emanetler (Emanet-i Mübareke) koleksiyonudur. Bu özel bölümü huzurlu ve detaylı bir şekilde inceleyebilmek için sabah saatlerinde, müze açılır açılmaz ziyaret edilmesi tavsiye edilmektedir; aksi takdirde gün ilerledikçe oluşan kuyruklar nedeniyle sergi alanını rahatça gezmek zorlaşabilmektedir.

Yavuz Sultan Selim’in 1517 Mısır seferi sonrasında İstanbul’a getirilen ve İslam dünyasında kutsal kabul edilen bu emanetler arasında Hz. Muhammed’in ayak izi (Kadem-i Şerif), Sakal-ı Şerif, kırılan dişinin bir parçası ve kişisel eşyaları yer almaktadır. İstanbul’daki bir diğer önemli merkez olan Topkapı Sarayı’ndaki Mukaddes Emanetler Dairesi ile yakın bir tarihî bağa sahip olan müzedeki bu eserlerin bir kısmı, her yıl önemli dinî günlerde Topkapı Sarayı’na gönderilerek orada da sergilenmektedir.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi sergi salonlarındaki diğer önemli İslam tarihi eserlerinin içinde ise Hz. Ali ve Hz. Osman’a ait olduğu söylenen Kuran-ı Kerim’ler, büyük boylarda yünden yapılmış 9 adet Selçuklu dönemi halıları bulunmaktadır.

Aşağıdaki başlıklar altında, müzenin bu ihtişamlı koleksiyonunu oluşturan dönemsel şaheserleri ve kutsal hazineleri çok daha yakından inceleyebilirsiniz.

1. Hz. Muhammed’in Ayak İzi (Kadem-i Şerif)

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Hz. Muhammed'in ayak izi Kutsal Emanetler Bölümü - Turkish and Islamic Arts Museum Sacred Relics Prophet Muhammad's footprint
Türk ve İslam Eserleri Müzesi Hz. Muhammed’in ayak izi Kutsal Emanetler Bölümü – Turkish and Islamic Arts Museum Sacred Relics Prophet Muhammad’s footprint

İslam dünyasında derin bir manevi saygı gören ve Kadem-i Şerif olarak da anılan Hz. Muhammed’e atfedilen ayak izi, müzenin en çok ilgi çeken ve en çok ziyaret edilen nadide eserleri arasında yer almaktadır. Yavuz Sultan Selim’in 1517 yılında gerçekleştirdiği Mısır fethinin ardından İstanbul’a getirilen ve mukaddes emanetler arasında koruma altına alınan bu özel eser, Asr-ı Saadet’in izlerini bugüne taşıyan en önemli kutsal hatıralardan biridir.

2. Sakal-ı Şerif ve Özenle Korunan Kutsal Emanet Sandıkları

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Kutsal Emanetler - Turkish and Islamic Arts Museum Sacred Relics
Türk ve İslam Eserleri Müzesi Kutsal Emanetler – Turkish and Islamic Arts Museum Sacred Relics

Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin derin bir manevi atmosfer sunan Kutsal Emanetler koleksiyonunun en çok ilgi çeken ve saygı duyulan parçalarından biri de Sakal-ı Şerif’tir. Yavuz Sultan Selim’in 1517 yılındaki Mısır fethinin ardından İstanbul’a intikal ettirilen bu mukaddes emanet, Osmanlı saray geleneklerine uygun olarak nesiller boyu büyük bir titizlikle korunmuştur.

Yukarıdaki fotoğrafta da net bir şekilde görüldüğü üzere, bu kutsal emanetler sıradan yerlerde değil; sedef kakmalı ve özenle işlenmiş Osmanlı dönemine ait ahşap kutsal emanet sandıkları içinde muhafaza edilmektedir. Sandıkların iç kısmı, kat kat serilen kıymetli kumaş mahfazalar, renkli ipek örtüler ve Kâbe örtüsü (Kisve-i Şerif) parçalarıyla sarılmıştır. Sakal-ı Şerif ise bu zengin koruma katmanlarının tam merkezinde, cam veya kristal özel muhafazalar içerisinde inanç ve tarih meraklılarının ziyaretine sunulmaktadır.

3. Hz. Muhammed’in Diş Parçası, Saçı ve Kişisel Eşyaları ile Altın İşlemeli Muhafazalar

Türk ve İslam Eserleri Müzesi fotoğrafları Kutsal Emanetler - Turkish and Islamic Arts Museum Sacred Relics photos
Türk ve İslam Eserleri Müzesi fotoğrafları Kutsal Emanetler – Turkish and Islamic Arts Museum Sacred Relics photos

Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin Kutsal Emanetler bölümünde, Sakal-ı Şerif ve ayak izinin yanı sıra Hz. Muhammed’e atfedilen daha pek çok mukaddes hatıra ve şahsî eşya yer almaktadır. Bu koleksiyon içerisinde Hz. Muhammed’in kırılan dişine ait olduğu kabul edilen parça, saç telleri ve o döneme ait olduğu düşünülen çeşitli kişisel eşyalar titizlikle korunmaktadır.

Fotoğrafta da net bir şekilde görüldüğü üzere, bu son derece hassas ve paha biçilmez emanetler sıradan kaplarda değil; Osmanlı saray kuyumculuğunun en üstün teknikleriyle üretilmiş altın, gümüş ve kıymetli taşlarla bezeli özel mahfazalar, silindirik kutular ve kristal cam vitrinler içerisinde sergilenmektedir. Asırlar boyunca bu mukaddes hatıralara duyulan derin hürmetin ve sanat anlayışının bir yansıması olan bu altın ve mücevher kaplı muhafazalar, müzenin hem manevi atmosferini hem de İslam metal işçiliğindeki estetik zirvesini gözler önüne sermektedir.

4. İlhanlı Dönemi Cüz Kitabı

Türk ve İslam Eserleri Müzesi fotoğrafları Cüz kitabı İlhanlı Dönemi 14.yy başları - Turkish and Islamic Arts Museum Juz (insignificant) Ilkhanate Period Early 14th Century
Türk ve İslam Eserleri Müzesi fotoğrafları Cüz kitabı İlhanlı Dönemi 14.yy başları – Turkish and Islamic Arts Museum Juz (insignificant) Ilkhanate Period Early 14th Century

İlhanlı Dönemi’ne ait bu değerli cüz kitabı, Türk ve İslam Eserleri Müzesi‘nin en önemli el yazması eserlerinden biridir. Kusursuz hat sanatı, zarif tezhip süslemeleri ve usta işi detaylarıyla dikkat çeken bu eşsiz eser, Orta Çağ İslam dünyasındaki kitap sanatının ulaştığı gelişmiş ve rafine seviyeyi açıkça gözler önüne sermektedir.

5. Timurlu Dönemi Mecmuası

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Timurlu Dönemi Mecmua 15.yy - Turkish and Islamic Arts Museum Timurid Period Album 15th Century
Türk ve İslam Eserleri Müzesi Timurlu Dönemi Mecmua 15.yy – Turkish and Islamic Arts Museum Timurid Period Album 15th Century

Timurlu Dönemi’nden günümüze kadar büyük bir titizlikle ulaşan bu nadide mecmua, dönemin zengin edebiyat, bilim ve sanat anlayışını yansıtan en önemli yazma eserler arasında yer almaktadır. Eserde yer alan ince işçilikli süslemeler, minyatürler ve özgün yazı karakterleri, Timurlu estetiğinin ve İslam sanatının en seçkin örnekleri olarak kabul edilmektedir.

6. Artuklu Dönemi Cizre Ulu Cami Kapısı

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Artuklu Dönemi Cizre Ulu Cami kapı tokmağı 13.yy - Turkish and Islamic Arts Museum doorknob of the Great Mosque of Cizre 13th Century
Türk ve İslam Eserleri Müzesi Artuklu Dönemi Cizre Ulu Cami kapı tokmağı 13.yy – Turkish and Islamic Arts Museum doorknob of the Great Mosque of Cizre 13th Century

Artuklu Dönemi’ne ait olan eşsiz Cizre Ulu Cami Kapısı, Anadolu Türk mimarisinin ve zanaatkârlığının en önemli taş işçiliği örneklerinden biridir. Üzerinde yer alan ince geometrik ve bitkisel motiflerle ustalıkla süslenen bu ihtişamlı kapı, dönemin estetik anlayışını ve Türk sanatındaki üstün taş ustalığını en çarpıcı şekilde gözler önüne sermektedir.

7. Eyyübi Dönemi Ahşap Sütunlar (13. Yüzyıl)

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Eyyübi Dönemi ahşap sütunlar 13.yy - Turkish and Islamic Arts Museum Wooden Column Ayyubid Period 13th Century
Türk ve İslam Eserleri Müzesi Eyyübi Dönemi ahşap sütunlar 13.yy – Turkish and Islamic Arts Museum Wooden Column Ayyubid Period 13th Century

Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin zengin ahşap işçiliği koleksiyonunda yer alan 13. yüzyıla ait bu Eyyübi Dönemi ahşap sütunlar, Orta Çağ İslam ahşap sanatının ulaştığı muazzam teknik ve estetik seviyeyi gözler önüne sermektedir. Dönemin mimari ve sanatsal karakterini yansıtan bu anıtsal eserler, ahşap bloklar üzerine derin kabartma (rölyef) tekniğiyle işlenmiş zarif Arapça hat yazıları, kitabeler ve döneme özgü geometrik-bitkisel süslemeleriyle dikkat çeker.

Ağacın usta ellerde şekillenerek nasıl görkemli bir mimari ve sanat unsuruna dönüştüğünü gösteren bu sütunlar, müzenin en nadide dönem eserleri arasında yer almaktadır.

8. Safevi Dönemi Kur’an-ı Kerim (Şiraz, 1580)

Türk ve İslam Eserleri Müzesi fotoğrafları Safevi Dönemi Kuran-ı Kerim Şiraz 1580 - Turkish and Islamic Arts Museum Qur'an Safavid Period Shiraz 1580
Türk ve İslam Eserleri Müzesi fotoğrafları Safevi Dönemi Kuran-ı Kerim Şiraz 1580 – Turkish and Islamic Arts Museum Qur’an Safavid Period Shiraz 1580

1580 yılında İslam dünyasının en önemli kültür ve sanat merkezlerinden biri olan İran’ın Şiraz şehrinde üretilen bu Safevi dönemi Kur’an-ı Kerim, İslam kitap sanatının, tezhip ve bezeme ekolünün ulaştığı zirve noktasını gözler önüne serer. Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin nadide el yazmaları koleksiyonunun en büyüleyici parçalarından biri olan bu eser, dönemin estetik anlayışını tüm ihtişamıyla yansıtmaktadır.

Yukarıdaki görselde de net bir şekilde görüldüğü üzere, eserin açrak (çift sayfa) düzenlemesi altın yaldızlı zengin bitkisel motifler ve zerefşan teknikleriyle bezenmiştir. Sayfaların merkezinde yer alan kusursuz simmetriye sahip büyük dairesel madalyonlar (şemse motifleri), lacivert ve altın sarısının muhteşem uyumuyla dikkat çeker. Safevi nakkaşhanelerinin ince işçiliğini, hat sanatındaki kusursuzluğu ve sayfa düzenindeki geometrik dengeyi yansıtan bu eser, müzenin en çok ilgi çeken yazma şaheserleri arasında yer almaktadır.

9. Fethu’l-Bâri El Yazması (1202)

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Fethu-l Bârî 1202 - Turkish and Islamic Arts Museum Fath al-Bari 1202
Türk ve İslam Eserleri Müzesi Fethu-l Bârî 1202 – Turkish and Islamic Arts Museum Fath al-Bari 1202

Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin paha biçilmez el yazmaları koleksiyonunda yer alan 1202 tarihli bu nadide Fethu’l-Bâri nüshası, İslam ilim, kültür ve hat sanatının en görkemli örneklerinden birini oluşturur. Yüzyıllar boyunca İslam ilim dünyasında başvuru kaynağı olan bu eser, dönemin usta hattatlarının ve nakkaşlarının elinde adeta anıtsal bir sanat nesnesine dönüştürülmüştür.

Görselde de net bir şekilde görüldüğü üzere, eserin çift sayfa (açrak) düzeninde yer alan altın yaldızlı tezhip süslemeleri ve sayfa merkezindeki ihtişamlı dairesel madalyon (şemse motifi), İslam kitap sanatının estetik zirvesini gözler önüne sermektedir. Sol sayfada son derece titizlikle, özenli bir hatla kaleme alınmış Arapça metinler yer alırken; sağ sayfada ise geometrik ve bitkisel motiflerle bezeli, altın yaldızın ve zengin pigmentlerin hâkim olduğu göz alıcı bir tasvir yer almaktadır.

10. Bizans Dönemi Hipodrom Kalıntıları

Türk ve İslam Eserleri Müzesi İbrahim Paşa Sarayı altında Bizans Dönemi kalıntıları - Turkish and Islamic Arts Museum, Remains of Byzantine Period under İbrahim Pasha Palace
Türk ve İslam Eserleri Müzesi İbrahim Paşa Sarayı altında Bizans Dönemi kalıntıları – Turkish and Islamic Arts Museum, Remains of Byzantine Period under İbrahim Pasha Palace

İstanbul’un Bizans dönemindeki hareketli sosyal, kültürel ve sportif yaşamına doğrudan ışık tutan antik Hipodrom kalıntıları, Türk ve İslam Eserleri Müzesi koleksiyonunda ve İbrahim Paşa Sarayı’nın zemin katında sergilenen en dikkat çekici yapı kalıntıları arasındadır. Konstantinopolis’in görkemli tarihî dokusunu, mimari katmanlarını ve at yarışlarının yapıldığı At Meydanı’nın geçmişini anlamak açısından büyük önem taşıyan bu kalıntılar, müzeyi Roma, Bizans ve Osmanlı medeniyetlerinin buluştuğu eşsiz bir cazibe merkezine dönüştürmektedir.

Evkaf-ı İslamiye’den Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ne Kuruluş Süreci

Türk ve İslam Eserleri Müzesi İbrahim Paşa Sarayı iç avlu çeşmesi - Turkish and Islamic Arts Museum, historical fountain of inner courtyard of the Ibrahim Pasha Palace
Türk ve İslam Eserleri Müzesi İbrahim Paşa Sarayı iç avlu çeşmesi – Turkish and Islamic Arts Museum, historical fountain of inner courtyard of the Ibrahim Pasha Palace

Evkaf-ı İslamiye ilk olarak 19.yy sonlarına doğru Müze-i Hümayun Müdürü Osman Hamdi Bey başkanlığında dini yerlere (camiler, türbeler vs.) hediye edilen veya vakfedilen tarihi eserlerin ülke dışına çıkartılmasını önleyerek korunmasını sağlamak ve gelecek nesillere bir miras olarak bırakmak için bir komisyon görevi ile başlamıştır. Komisyona 1910 yılında vefat eden Osman Hamdi Bey yerine Müze-i Hümayun Müdürü Halil Edhem Bey başkanlık etmiştir. Komisyonda ayrıca Evkaf Nazırı Ürgüplü Hayri Bey de bulunmaktadır.

Süleymaniye’den İbrahim Paşa Sarayı’na Taşınma ve Ödüllü Dönem

Bu komisyonun çalışması 1913 yılında tamamlanmış ve Süleymaniye Cami Külliyesi içindeki imaret binasında 1914 yılında Evkaf-ı İslamiye Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Cumhuriyet’in 1923 yılındaki ilanından sonra yapılan çalışmalarla 1924 yılında müzenin ismi Türk ve İslam Eserleri Müzesi olarak değiştirilmiştir. 1983 yılına kadar Süleymaniye Camisi içinde yer alan müze ve eserleri ise 1983 yılında şimdiki yeri olan Sultanahmet Meydanı (Osmanlı döneminde At Meydanı) yakınındaki İbrahim Paşa Sarayı’na taşınmıştır. 1984 yılında Avrupa Konseyi Yılın Müzesi Jüri Özel Ödülü ve 1985 yılında Avrupa Konseyi UNESCO Çocuklara Kültür Mirası Sevdirme Ödülü’nü alan müzenin bulunduğu tarihi binada da 2012 yılında restorasyon çalışması yapılmıştır.

2012 Restorasyonu, Bizans Hipodromu ve Yeniden Açılış

Yapılan restorasyon çalışmalarında binanın zemin katında Bizans dönemine ait Hipodrom’un kademeleri bulunmuş ve güzel bir sergileme ile müzeye dahil edilmiştir. Son olarak 19 Aralık 2014 yılında müze ziyarete tekrar açılmıştır.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Kronolojisi

  • 19. Yüzyıl Sonları / 1910: Müze-i Hümayun Müdürü Osman Hamdi Bey başkanlığında, camiler ve türbeler gibi dini yapılardaki tarihi eserlerin ülke dışına kaçırılmasını önlemek amacıyla bir koruma komisyonunun oluşturulması (Osman Hamdi Bey’in vefatının ardından görevi Halil Edhem Bey’in devralması).
  • 1913: Komisyon çalışmalarının tamamlanması.
  • 1914: Müzenin ilk yeri olan Süleymaniye Cami Külliyesi’nin imaret binasında, Evkaf-ı İslamiye Müzesi adıyla ilk kez ziyarete açılması.
  • 1924: Cumhuriyet’in ilanından sonra, 1924 yılında müze adının resmi olarak Türk ve İslam Eserleri Müzesi olarak değiştirilmesi.
  • 1983: Süleymaniye’deki binasından taşınarak Sultanahmet Meydanı’ndaki (At Meydanı) tarihi İbrahim Paşa Sarayı’na nakledilmesi.
  • 1984: Avrupa Konseyi Yılın Müzesi Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmesi.
  • 1985: Avrupa Konseyi UNESCO Çocuklara Kültür Mirası Sevdirme Ödülü’nü kazanması.
  • 2012: Tarihi binada kapsamlı bir restorasyon çalışmasının başlatılması (bu süreçte zemin katta Bizans Hipodromu kademelerinin keşfedilmesi).
  • 19 Aralık 2014: Restorasyon çalışmalarının tamamlanması ve müzenin bugünkü modern sergileme düzeniyle yeniden ziyarete açılması.

İbrahim Paşa Sarayı Tarihçesi ve Önemli Tarihî Bilgileri

Türk ve İslam Eserleri Müzesi İbrahim Paşa Sarayı iç avlusu - Turkish and Islamic Arts Museum inner courtyard of the Ibrahim Pasha Palace
Türk ve İslam Eserleri Müzesi İbrahim Paşa Sarayı iç avlusu – Turkish and Islamic Arts Museum inner courtyard of the Ibrahim Pasha Palace

Kanuni Sultan Süleyman’ın başveziri Pargalı İbrahim Paşa’nın adıyla anılan İbrahim Paşa Sarayı, II. Bayezid dönemindeki yapıların genişletilmesiyle inşa edilmiştir. İlk olarak Bizans dönemi Hipodrom kalıntıları ve kademeleri üzerine kurulan yapı, Osmanlı döneminde at yarışlarının ve cirit oyunlarının yapıldığı At Meydanı’na bakan konumu nedeniyle At Meydanı Sarayı olarak da adlandırılmıştır. İçerisinde kulesi, çardağı, köşkleri, hazine odası, hamamı, kileri, mutfakları, divanjanı, hassa evleri ve ahırlarıyla dönemin Topkapı Sarayı’ndan bile daha geniş bir alana yayılan bu görkemli yapı; 1524 yılında İbrahim Paşa ile Kanuni’nin kız kardeşi Hatice Sultan’ın evliliği üzerine onlara tahsis edilmiştir. 1530 yılında Mimar Sinan tarafından gerçekleştirildiği düşünülen düzenlemelerle saraya ahşap cumbalı seyir köşkü (kasr-ı şahnişin) ve yeni ek binalar kazandırılmıştır. 1536 yılında İbrahim Paşa’nın idamından sonra devlet tarafından el konulan saray, yıllar içinde yangınlar, depremler ve 1749’da Nuruosmaniye Camisi hafriyat topraklarının dökülmesiyle büyük ölçüde harabeye dönmüştür.

Saray Çevresinde Yeni Düzenlemeler ve Yıkım Süreci

1610 yılından itibaren Sultanahmet Camisi’nin inşası sürecinde Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından At Meydanı genelinde yapılan yeni düzenlemeler İbrahim Paşa Sarayı’nı da doğrudan etkilemiştir. 1652’deki yangın ve 1675 İstanbul depremiyle büyük hasar alan yapı, 1710’lu yıllarda Sadrazam Bosnalı Damat İbrahim Paşa tarafından onartılsa da, 1741’deki son büyük yangının ardından bir daha onarılmamıştır. 1749 yılında Nuruosmaniye Camisi temel hafriyat topraklarının harabelerin üzerine dökülmesi kalıntıları büyük ölçüde yok etmiştir. 1815 yılı sonrasında civardaki Mehterhâne ve Defterhane binaları ile birlikte bu bölgedeki yapılar 1939 yılına kadar cezaevi olarak kullanılmıştır.

Cumhuriyet Dönemi, Adliye Binası Dönüşümü ve Günümüzdeki Müze Hâli

1951 yılında Sedat Hakkı Eldem ve Ord. Prof. Emin Halid Onat tasarımıyla başlatılan İstanbul Adliyesi binasının inşası, İbrahim Paşa Sarayı kalıntılarının üçte ikisinin üzerine yayılmıştır. Sedat Çetintaş’ın yıkımı önleme çabalarına rağmen gerçekleştirilen bu yapılaşma, tarihi Hipodromun batı cephesi izlerini de tamamen ortadan kaldırmıştır. Adliye binası temel kazılarında Bizans Hipodromu oturma sıraları, 19. yüzyıla ait su haziresi ile Roma İmparatorluğu dönemi Antiochos ve Lausus tapınak kalıntıları gün yüzüne çıkarılmıştır. 1970’lerde Hüsrev Tayla tarafından gerçekleştirilen restorasyonlar müze mekanlarının oluşmasını sağlamış; 1983 yılında Evkaf Müzesi buraya taşınmıştır. 2012-2014 yıllarındaki kapsamlı restorasyon sürecinin ardından saray, günümüzdeki Türk ve İslam Eserleri Müzesi kimliğiyle ziyarete açılmıştır.

İbrahim Paşa Sarayı Kronolojisi

  • II. Bayezid Dönemi: Sarayın temelini oluşturan ilk yapıların inşası ve sonraki dönemde eklemelerle genişletilmesi.
  • 1521: İstanbul Emini Ömer Ağa’nın yazılı belgelerinde, Kanuni Sultan Süleyman’ın başveziri Pargalı İbrahim Paşa’nın adıyla anılan saraydan ve Bizans Hipodromu kalıntıları üzerindeki konumundan bahsedilmesi.
  • 1524: İbrahim Paşa ile Kanuni Sultan Süleyman’ın kız kardeşi Hatice Sultan’ın evlenmesi; düğünün bu sarayda yapılması ve binanın onlara tahsis edilmesi.
  • 1525: Yeniçeri ayaklanması sırasında sarayın hasar görmesi.
  • 1526: İbrahim Paşa’nın Budin seferi dönüşünde getirdiği heykelleri saray bahçesine diktirmesi.
  • 1530: Şehzadelerin sünnet düğünleri nedeniyle kapı ve merdivenlerin değiştirilmesi; ahırlar, 4. avlu ek binaları ve Mimar Sinan tarafından yapıldığı düşünülen ahşap cumbalı seyir köşküne (kasr-ı şahnişin) kavuşması.
  • 1536: İbrahim Paşa’nın idam edilmesi ve devletin saraya el koyarak hazine amaçlı kullanmaya başlaması.
  • 1610: Sultanahmet Camisi’nin yapımı sürecinde Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından At Meydanı ve saray çevresinde yeni düzenlemeler yapılması.
  • 1652: Sarayda büyük bir yangın çıkması.
  • 1675: İstanbul depremi sonrasında sarayın harabe haline gelmesi.
  • 1710’lu Yıllar: Sadrazam Bosnalı Damat İbrahim Paşa tarafından sarayın onartılması.
  • 1741: Sarayda tekrar büyük bir yangın çıkması ve bir daha onarılmaması.
  • 1749: Nuruosmaniye Camisi temel hafriyat topraklarının saray kalıntıları üzerine dökülmesiyle mevcut kalıntıların büyük ölçüde yok olması.
  • 1815 ve Sonrası: Civardaki Mehterhâne ve Defterhane binalarının cezaevi olarak kullanılmaya başlanması (1939’a kadar sürecek olan süreç).
  • 1933: At Meydanı karşısındaki eski Adliye Sarayı’nın (Darülfünun) yanması.
  • 1951: Sedat Hakkı Eldem ve Emin Halid Onat tasarımıyla, İbrahim Paşa Sarayı kalıntılarının üçte ikisi üzerine İstanbul Adliyesi binası inşaatının başlaması (kazılarda Bizans Hipodromu ve tapınak kalıntılarının bulunması).
  • 1970’ler: Hüsrev Tayla tarafından müze mekanları için restorasyon çalışmalarının yapılması.
  • 1983: Evkaf Müzesi’nin Süleymaniye Camisi’nden buraya taşınması.
  • 2012: Sarayda yeniden geniş kapsamlı bir restorasyon çalışmasının başlatılması.
  • 2014: Restorasyonun tamamlanması ve sarayın günümüzdeki Türk ve İslam Eserleri Müzesi kimliğiyle yeniden ziyarete açılması.

İbrahim Paşa Sarayı Mimari Yapısı

Klasik Osmanlı Saray Mimarisi başlığı altında değerlendirilen İbrahim Paşa Sarayı’nın, At Meydanı olarak bilinen ilk binasının kim tarafından yapıldığı ve nasıl bir yapı olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Bunun sebebi At meydanında bu saray dışında başka sarayların da bulunmasıdır. Bu yapının İbrahim Paşa’ya tahsis edilirken ve edildikten sonra çeşitli kaynak ve özellikle Matrakçı Nasuh başta olmak üzere minyatürlerden kütlesi ve alanının kullanımı anlaşılmaktadır. İlk mekan tanımı muhtemelen divanhane olan bir kubbeli odası, ahşap taşıyıcılı sofası, birçok küçük büyük ve has odası, hazine odası, hamamı, mutfağı, kileri, abdesthanesi, dehliz ve çardakları olan bir komplekstir. Sarayın esas kapısının bulunduğu birinci avlu bu minyatürlerden açıkça anlaşılır; bir başka deyişle tarihi Hipodrom’un ilk basamaklarına oturmaktadır.

Ancak ikinci avlu sarayın ilk inşaatından günümüze kadar gelen tek avludur. Bu ikinci avlunun istinat duvarı beşik tonozlar ihtiva etmekte, bu tonozların ayakları da Hipodrom’un kademeleri üzerinde bulunmaktadır. 2012 yılından itibaren bu kademeler de 25 kişilik salonda görülebilmektedir. 1970’lerde yapılan restorasyon sırasında Mimar Sinan tarafından yapıldığına inanılan ahşap köşkün rekonstrüksiyonu yapılmıştır. Bu köşkün bulunduğu katta olan revaklı ve tonozlu odalar da günümüzde müze eserlerinin sergilendiği mekânlardan bazılarıdır. Ayrıca bu katta bulunan Divanhane, Sultan Ahmet’in camisinin yapımı sırasında inşaatı takip etmek için kullandığı mekandır.

Toplamda dört avlusu olan sarayın üçüncü avlusu ana saray mekanlarını arkadaki büyük dördüncü avluya bağlayan küçük bir avludur ve sarayın diğer mekânlarını içermektedir. Sarayın dördüncü avlusu ve ahırların bulunduğu bölümü ise eski İstanbul Adliyesi inşası sırasında tamamen ortadan kalkmıştır.

İstanbul’un eski adıyla Konstantiniyye’nin kalbi olan At Meydanı’ndaki bu saray içerdiği muhteşem hazineler ile tarih tutkunlarını beklemektedir.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Çevresinde Gezilebilecek Diğer Tarihî Yerler

Sultanahmet Meydanı’nın kalbinde yer alan Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İstanbul’un en yoğun tarihî ve turistik aksının merkezindedir. Müzeyi ziyaret ettikten sonra yürüme mesafesinde keşfedilebilecek başlıca noktalar şunlardır:

  • Sultanahmet Camii (Mavi Cami): 17. yüzyılda Sultan I. Ahmed tarafından yaptırılan, İznik çinileri ve altı minaresiyle dünya çapında ün kazanan Osmanlı mimarisinin başyapıtlarından biridir. Müzenin hemen karşısında yer alır.
  • Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi: Roma ve Bizans döneminin en büyük bazilikalarından biri olarak inşa edilen, ardından Osmanlı döneminde camiye dönüştürülen bu anıtsal yapı meydana birkaç dakikalık yürüme mesafesindedir.
  • Yerebatan Sarnıcı: Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılan, yüzlerce mermer sütunu ve Medusa başlarıyla ünlü devasa yeraltı sarnıcıdır.
  • Topkapı Sarayı ve Harem Dairesi: Osmanlı padişahlarının yönetim merkezi ve sarayı olan, mukaddes emanetlerin de korunduğu devasa müze kompleksi meydanın hemen kuzeyindedir.
  • İstanbul Arkeoloji Müzeleri: Gülhane Parkı yolu üzerinde yer alan ve dünyanın en zengin antik çağ koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan üç ana binadan oluşan müze kompleksidir.
  • Dikilitaşlar ve Alman Çeşmesi: At Meydanı (Hipodrom) sınırları içerisinde yer alan Örme Obelisk, Yılanlı Sütun, I. Theodosius Dikilitaşı ve Alman Çeşmesi, müzenin hemen dışındaki açık hava tarihî kalıntılarıdır.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Hakkında Sık Sorulan Sorular (SSS)

Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İstanbul’un en önemli müzeleri arasında yer almakta olup İslam sanatı, kutsal emanetler, el yazmaları ve dünyaca ünlü halı koleksiyonlarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Aşağıda müze hakkında en çok merak edilen soruların cevaplarını bulabilirsiniz.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi neden önemlidir?

Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Türk ve İslam sanatını toplu olarak sergileyen ilk Türk müzesi olarak kabul edilmektedir. Müze koleksiyonunda erken İslam döneminden Osmanlı’nın son dönemlerine kadar uzanan binlerce eser bulunmaktadır.

Türk ve İslam Eserleri Müzesinde hangi eserler sergilenmektedir?

Müzede el yazmaları, Kur’an-ı Kerimler (Safevi dönemi Şiraz Kur’an-ı Kerimi, Fethu’l-Bâri, İlhanlı cüz kitabı, Timurlu mecmuası), halı ve kilimler, ahşap eserler (Eyyübi dönemi ahşap sütunlar vb.), taş işlemeler (Artuklu Cizre Ulu Cami Kapısı), seramikler, metal eserler, minyatürler, Bizans hipodrom kalıntıları ve etnografik koleksiyonlar sergilenmektedir. Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait eserler büyük ilgi görmektedir.

Kutsal emanetlerin listesi nedir?

Müzenin zengin Kutsal Emanetler koleksiyonunda yer alan başlıca parçalar şunlardır:
-Kadem-i Şerif (Hz. Muhammed’in ayak izi)
-Sakal-ı Şerif
-Hz. Muhammed’in kırılan dişi, saç telleri ve kişisel eşyaları
-Kâbe kapısı perdeleri, örtüleri ve işlemeli kuşakları
-Hilye-i Saadet ve Hilye-i Şerif koleksiyonu
-Sedef kakmalı, altın ve gümüş işlemeli kutsal emanet sandıkları ve mahfazaları

Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin kurucusu kimdir?

Müzenin temeli, 19. yüzyıl sonlarında Müze-i Hümayun Müdürü Osman Hamdi Bey başkanlığında dini yapılardaki tarihi eserlerin korunması amacıyla oluşturulan komisyona dayanmaktadır. Osman Hamdi Bey’in 1910 yılındaki vefatının ardından görevi devralan Halil Edhem Bey başkanlığında çalışmalar tamamlanmış ve eserler 1914 yılında Evkaf-ı İslamiye Müzesi adıyla ziyarete açılmıştır.

İlk Türk İslam eseri nedir / hangisidir?

Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Türk ve İslam sanatını toplu olarak sergileyen ilk Türk müzesi olma özelliğini taşımaktadır.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi kaç saatte gezilir?

Müze ortalama 1,5 ila 2 saat içerisinde gezilebilmektedir. Koleksiyonları detaylı incelemek ve İbrahim Paşa Sarayı’nı görmek isteyen ziyaretçiler daha fazla zaman ayırabilmektedir.

Türk ve İslam Eserleri Müzesindeki en ünlü eserler nelerdir?

Müzenin en dikkat çeken eserleri arasında Selçuklu halıları, Artuklu dönemine ait Cizre Ulu Cami kapısı ve kapı tokmağı, nadir Kur’an-ı Kerimler, minyatürler ve Kutsal Emanetler koleksiyonu bulunmaktadır.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi hangi sarayın içindedir?

Müze, Kanuni Sultan Süleyman döneminin önemli devlet adamlarından Pargalı İbrahim Paşa’nın adını taşıyan tarihi İbrahim Paşa Sarayı içerisinde yer almaktadır. Bu yapı Osmanlı sivil mimarisinin günümüze ulaşan en önemli örneklerinden biridir.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi dünyanın en önemli müzeleri arasında mıdır?

Evet. Türk ve İslam Eserleri Müzesi, sahip olduğu el yazmaları, halı koleksiyonları, Selçuklu ve Osmanlı dönemi eserleri ile İslam sanatına ait nadir koleksiyonları sayesinde dünyanın önemli İslam sanatı müzeleri arasında gösterilmektedir. Müze, bu yönüyle Louvre Müzesi, British Museum ve Metropolitan Museum gibi uluslararası müzelerde bulunan İslam sanatı koleksiyonlarıyla birlikte değerlendirilen önemli kültür kurumlarından biridir.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi nerededir?

Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İstanbul’un tarihi Sultanahmet Meydanı’nda bulunan İbrahim Paşa Sarayı içerisinde yer almaktadır. Müze; Sultanahmet Camii, Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı ve Topkapı Sarayı gibi İstanbul’un önemli tarihi yapılarının bulunduğu bölgede yer aldığı için ziyaretçiler tarafından kolaylıkla ulaşılabilmektedir.

Ayrıca İlgili Linkler:

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Fotoğrafları

Sultanahmet Meydanı Bilgileri

İstanbul müzeleri ve önemli tarihi yerleri

İstanbul Tarihi – Genel

Marmara bölgesi antik kentleri ve tarihi yerleşimleri

Marmara bölgesi tarihi şehirleri ve müze fotoğrafları

Türkiye antik şehir ve tarihi kentler

Türkiye Müzeleri

İstanbul İsmi Nereden Geliyor?

Nurhan Atasoy – İbrahim Paşa Sarayı

İbrahim Paşa Sarayı

İstanbul Eski Adliye Binası