Sivas Arkeoloji Müzesi, Hitit, Roma ve Selçuklu dönemi buluntu, taş, lahit ve çini eserleri ile Anadolu’nun köklü geçmişine ışık tutan en önemli müzelerinden biridir. Anadolu Selçuklu dönemi mimari eserleriyle bezenmiş olan Sivas, aynı zamanda bu köklü medeniyetlerin izlerini taşıyan zengin koleksiyonu sayesinde bölgenin tarih turizminde kilit bir rol üstlenmektedir. Bu yazımızda bu önemli eserlerin yanı sıra ayrıca ziyaretçilerin sıklıkla merak ettiği müzenin ziyaret saatleri ve 2026 yılı güncel giriş ücretleri hakkında bilgiler mevcuttur.
Sivas Arkeoloji Müzesi Önemi

Anadolu Selçuklu dönemi mimari eserleriyle dolu olan Sivas, Anadolu’nun en önemli arkeoloji müzelerinden birine ev sahipliği yapmaktadır. Sivas Arkeoloji Müzesi, Hitit dönemi tarihi eserlerinden Roma ve Selçuklu dönemi eserlerine kadar geniş bir kategori bütününe sahiptir. TBMM 1. Dönem milletvekilliği, Kurucu Meclis Sivas ili temsilciliği ve Sivas Belediye Başkanlığı yapmış olan Rami Günay’ın isminin verildiği caddede bulunan müze, Sivas’ın merkezi olan Cumhuriyet Meydanı’na sadece 600 metre mesafede yer almaktadır.
Tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yaptığından dolayı birçok Anadolu şehri adeta açık hava müzesi gibidir ve Sivas da bu statüdeki tarihi kentlerden biridir. Kentin birçok noktasında Anadolu Selçuklu izlerini görmek mümkün olup, özellikle Divriği ilçesinde bulunan Ulu Cami ve Şifahanesi (Darüşşifası) Türk-İslam eserleri açısından dünyada eşi benzeri olmayan nadir yapılardandır.
İç Anadolu veya Orta Anadolu bölgesinin en kuzeydoğusunda yer alan Sivas, konumu gereği Doğu Anadolu’ya geçiş noktalarından biri olmuştur. Arkeolojik kazılar neticesinde bölgenin tarihinin Kalkolitik Çağ’a (M.Ö. 5000 – M.Ö. 3000) kadar gittiği ortaya çıkartılmıştır. Bu döneme dair henüz yeterli araştırma yapılmadığından Sivas tarihi, Kapadokya tarihinin uzantısı olarak incelenmeye başlanmıştır. Hititler (eski ismiyle Etiler) döneminden itibaren yapılan araştırma ve kazılar sayesinde kentin yazılı tarihi aydınlatılmış olup, bugün müzede bu dönemlere ve yakın çağlara ait pek çok tarihi obje ziyaretçilerini beklemektedir.
Konu Başlıkları
- Sivas Arkeoloji Müzesi Kısa Bilgiler Tablosu
- Sivas Arkeoloji Müzesi’ne Nasıl Gidilir? Toplu Taşıma ve Ulaşım Rehberi 2026
- Sivas Arkeoloji Müzesi Ziyaret Saatleri ve Giriş Ücretleri (2026)
- Sivas Arkeoloji Müzesi’nde Neler Var?
- Sivas Arkeoloji Müzesi Görülmesi Gereken Eserler
- Sivas Arkeoloji Müzesi Eserleri Sayısı ve Envanteri
- Sivas Arkeoloji Müzesi Sergi Salonları
- Sivas Arkeoloji Müzesi Eserleri Buluntu ve Kazı Yerleri
- Sivas Arkeoloji Müzesi’nin Öne Çıkan Eserleri Hikâyeleri ve İlginç Bilgileri
- Sivas Arkeoloji Müzesi ve Eserleri Hakkında Efsaneler, Söylenceler ve Gizemler
- Rakamlarla Sivas Arkeoloji Müzesi: Detaylı Sayısal Veriler ve İstatistikler
- Sivas Arkeoloji Müzesi Tarihçesi ve Tarihi Binası
- Sivas Arkeoloji Müzesi Binası Mimarisi
- Sivas Arkeoloji Müzesi Çevresinde Gezilecek Yerler
- Sivas Arkeoloji Müzesi Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Ayrıca İlgili Kaynaklar
Sivas Arkeoloji Müzesi Kısa Bilgiler Tablosu
| Kategori / Bilgi | Detaylar |
|---|---|
| Müzenin Konumu | Rami Günay Caddesi üzerinde, Sivas’ın merkezi olan Cumhuriyet Meydanı’na sadece 600 metre mesafede yer almaktadır. |
| Eser Sayıları | Toplam 9.890 adet tarihi eser bulunmaktadır; bunlar 1.965 arkeolojik obje, 50 çivi yazılı tablet, 215 mühür baskı, 182 el yazması kitap, 4.621 sikke ve 2.857 etnografik eserden oluşmaktadır. |
| Galeri / Sergi Bölümleri | Kronolojik ve yerleşim bazlı sergi alanları, Fosil ve Evrim Sergi Salonu ile eski düzeninde Milli Mücadele ve Kongre eserlerinin yer aldığı bölümler mevcuttur. |
| Eser Çeşitleri | Sikke, etnografik eser, arkeolojik obje, mühür baskı, el yazması kitap, çivi yazılı tablet, lahitler, mozaikler, fosiller ve altın takı/mühürler. |
| Hangi Dönemlerden Eserler Olduğu | Kalkolitik Çağ, Erken Tunç Çağı, Hitit (Etiler), Helenistik Çağ, Roma, Orta Çağ, Selçuklu ve Osmanlı dönemleri. |
| Bahçesi Dahil Yüzölçümü | Sağ alt köşedeki ölçek çubuğuna ve uydu görüntüsündeki parsel sınırlarına göre, müze binasının yer aldığı avlu ve peyzaj alanını içeren toplam parsel yüzölçümü yaklaşık 4.000 ile 4.500 metrekare civarındadır. |
| Nerelerden Eserler Getirildiği | Sivas Hayranlı (Haliminhanı), Hafik Pılır Höyüğü, Maltepe Höyüğü, Kuşaklı Sarissa, Kangal Yarhisar, Akpınar Ziyaret Suyu, Kayalıpınar (Samuha) ile Buruciye, Şifahiye, Çifte Minareli Medrese ve Gök Medrese gibi kentteki önemli yapılar. |
| İlginç Bilgiler |
|
Sivas Arkeoloji Müzesi’ne Nasıl Gidilir? Toplu Taşıma ve Ulaşım Rehberi 2026
İç Anadolu’nun en büyük ve en zengin arkeoloji müzelerinden biri olan Sivas Arkeoloji Müzesi, Sivas kent merkezinde, Yüceyurt Mahallesi sınırları içerisindeki Rahmi Günay Caddesi üzerinde konumlanmaktadır. Tescilli tarihi “Eski Sanat Okulu” binasında hizmet veren müze; Sivas Cumhuriyet Meydanı, Yüksek Hızlı Tren (YHT) Garı, otogar ve havalimanı gibi ana ulaşım arterlerine son derece yakın ve erişilebilir bir noktadadır. Kent içi toplu taşıma araçları, yürüyüş rotaları ve şehirler arası aktarma hatlarıyla Sivas Arkeoloji Müzesi ulaşım seçenekleri şunlardır:
1. Sivas Şehir Merkezinden (Cumhuriyet Meydanı) Yürüyerek Ulaşım
Sivas kent merkezinde konaklayan veya tarihi Meydan bölgesini gezen ziyaretçiler için en pratik ve hızlı ulaşım yöntemi yürüyüştür.
- Yürüyüş Mesafesi ve Süresi: Cumhuriyet Meydanı (Atatürk ve Kongre Müzesi önü) ile Sivas Arkeoloji Müzesi arasındaki mesafe yaklaşık 900 metredir ve yürüyerek ortalama 10-12 dakika sürmektedir.
- Yürüyüş Güzergâhı: Meydan bölgesinden Rahmi Günay Caddesi yönüne girip cadde boyunca düz hat üzerinde ilerlediğinizde, müze binası caddenin sağ tarafında (Eski Numune Hastanesi yanında) anıtsal taş mimarisiyle karşınıza çıkar.
2. Sivas YHT ve TCDD Tren Garı’ndan Ulaşım
Ankara – Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı veya konvansiyonel tren seferleriyle şehre gelen yolcular için ulaşım oldukça kolaydır.
- Mesafe: Sivas Garı ile Arkeoloji Müzesi arası yaklaşık 1,8 kilometredir.
- Halk Otobüsü ile: Gar önündeki duraklardan geçen kent merkezi (Meydan / Numune) yönlü Sivas Belediyesi özel halk otobüslerine binerek 3-5 dakikalık kısa bir sürüşle müze önündeki durakta inebilirsiniz.
- Taksi veya Yürüyerek: Gar binasından çıkıp İstasyon Caddesi üzerinden şehir merkezine doğru yüründüğünde yaklaşık 18-20 dakikada veya taksiyle 4-5 dakikada müzeye ulaşım sağlanmaktadır.
3. Sivas Şehirlerarası Otobüs Terminali’nden (Otogar) Ulaşım
Türkiye’nin farklı şehirlerinden otobüs seferleriyle Sivas Otogarı’na varan gezginler kent içi toplu taşıma hatlarını kullanabilirler.
- Mesafe: Sivas Otogarı ile müze arasındaki mesafe yaklaşık 4,5 kilometredir.
- Halk Otobüsü ve Minibüs: Otogar çıkışındaki duraklardan kalkan “Merkez – Yüceyurt” veya “Meydan” güzergâhlı halk otobüslerine binilerek yaklaşık 10-12 dakikada müze yakınına varılmaktadır.
- Taksi ile Ulaşım: Otogardan taksiye binildiğinde trafik yoğunluğuna bağlı olarak 8-10 dakika içinde müze kapısına ulaşılabilmektedir.
4. Sivas Nuri Demirağ Havalimanı’ndan Ulaşım
Hava yolu ile seyahat eden yolcular için havalimanı ve şehir merkezi arasında düzenli servis imkânları mevcuttur.
- Mesafe: Sivas Nuri Demirağ Havalimanı, şehir merkezine ve müzeye 23 kilometre mesafededir.
- HAVAŞ / Servis Araçları: İç hat uçuş saatlerine göre havalimanından hareket eden HAVAŞ veya belediye yolcu servisleriyle yaklaşık 25-30 dakikada şehir merkezine (İstasyon Caddesi / Meydan) ulaşabilirsiniz. Servisten indikten sonra 5-8 dakikalık kısa bir yürüyüşle Rahmi Günay Caddesi üzerindeki müzeye geçiş yapabilirsiniz.
5. Özel Araç ile Ulaşım, Adres ve Otopark İmkânları
Özel aracıyla seyahat eden ziyaretçiler, kentin ana arterleri olan İnönü Bulvarı veya İstasyon Caddesi üzerinden Rahmi Günay Caddesi sapana girerek müze kompleksine doğrudan ulaşabilirler.
- Açık Adres: Yüceyurt Mahallesi, Rahmi Günay Caddesi No: 1, 58040 Merkez / Sivas
- Müze İletişim Telefonu: 0346 221 04 46
- Otopark Bilgisi: Müze yerleşkesinin yakın çevresinde cadde üzeri park alanları ile Numune Hastanesi ve Rahmi Günay Caddesi üzerindeki açık otopark imkânları kullanılabilmektedir.
Sivas Arkeoloji Müzesi Ziyaret Saatleri ve Giriş Ücretleri (2026)
Sivas kent merkezine ve buradaki önemli tarihi yapılara yakın olan Sivas Arkeoloji Müzesi, Sivas Müze Müdürlüğü’ne bağlıdır. Müze, tüm sene boyunca sabah 08:00’den akşam 17:00’ye kadar ziyaret edilebilmektedir. Sivas Arkeoloji Müzesi’nin ortalama gezilme süresi ise iki saattir. Daha fazla bilgi almak isteyen ziyaretçiler müzenin 0346 221 0446 numaralı telefonunu arayabilirler.
- Giriş Ücreti: Müzenin 2026 yılı giriş ücreti 6 Euro karşılığı TL’dir.
- Müzekart Durumu: Sivas Arkeoloji Müzesi girişinde Müzekart geçerlidir. Müzekart’ın 2026 yılı fiyatı ise 200 TL’dir.
Ayrıca Sivas Müze Müdürlüğü’ne bağlı olan bir diğer yapı olan Atatürk ve Kongre Müzesi de pazartesi günleri kapalıdır. Bu müze, yıl boyunca sabah 08:00’de açılmakta ve akşam 17:00’ye kadar ziyaret edilebilmektedir.
Sivas Arkeoloji Müzesi’nde Neler Var?

Orta Anadolu’nun en büyük ve en zengin arkeolojik teşhir alanına sahip olan Sivas Arkeoloji Müzesi; 1896-1899 yılları arasında inşa edilen tarihi Sanayi Mektebi binasında hizmet vermektedir. Müze, tekil obje sergilemesinden ziyade Anadolu’nun 9 milyon yıllık doğa ve medeniyet tarihini kronolojik ve tematik bir kurguyla sunan çok katlı ve çok salonlu bir müze yapısına sahiptir.
Sivas ve çevresinde gerçekleştirilen bilimsel yüzey araştırmaları ile arkeolojik kazılardan elde edilen koleksiyonların yer aldığı ana teşhir salonları ve tematik bölümler şunlardır:
Paleontolojik Dönem (Fosil) Buluntuları
Müzenin en eski tarihsel katmanını oluşturan bu salonda, günümüzden yaklaşık 9 milyon yıl öncesine (Geç Miyosen Dönemi) tarihlenen doğa tarihi buluntuları yer alır.
- Prehistorik Doğa Teşhiri: Sivas çevresindeki doğa kazılarından çıkarılan fosil kalıntıları; bölgenin milyonlarca yıl önceki tropikal iklimini, gölsel ekosistemini ve eski kara memelilerinin varlığını belgelemektedir.
- Eğitici Bilgilendirme Panoları: Doğa tarihi meraklıları için Anadolu coğrafyasının geçirdiği jeolojik değişimler ve fosilleşme süreçleri detaylı görsel grafiklerle desteklenerek sunulmaktadır.
Prehistorik, Kalkolitik ve Erken Tunç Çağı Buluntuları ve Eserleri
M.Ö. 5500 ile M.Ö. 2000 yılları arasına tarihlenen bu bölüm, Anadolu’da yerleşik hayata geçen ilk tarım ve madenci toplulukların kültürel gelişimini yansıtır.
- Çanak-Çömlek ve Seramik Teknolojisi: Yerel höyük kazılarından elde edilen el yapımı, açkılı ve boyalı ilk seramik örnekleri sergilenir.
- Erken Metalurji ve Günlük Yaşam: Bakır ve tunçtan imal edilmiş ilk madeni aletler, dokumacılıkta kullanılan ağırşaklar, pişmiş toprak figürinler ve dönemin defin geleneklerini gösteren mezar buluntu grupları yer alır.
Hitit Medeniyeti ve Anadolu Krallıkları
Sivas bölgesinin Hitit İmparatorluğu dönemindeki stratejik, idari ve dini merkez konumunu gözler önüne seren müzenin en kapsamlı salonlarından biridir.
- Devlet Arşivi ve Bürokrasi: Hitit eyalet merkezlerindeki kazılardan çıkarılan çivi yazılı kil tabletler, krallık mührü baskıları ve idari belgeler bürokratik yapıyı belgeler.
- Kült ve Ritüel Objeleri: Hitit dini törenlerinde kullanılan boğa biçimli adak kapları (Ritonlar), bronz silahlar, dinsel ayin seramikleri ve madeni adak eşyaları sergilenmektedir.
Demir Çağı, Frig, Hellenistik ve Roma Dönemi Eserleri
M.Ö. 1. bin yıldan itibaren bölgede hakimiyet kuran Demir Çağı krallıkları, Frigler, Hellenistik krallıklar ve Roma İmparatorluğu dönemlerine ait salonlardır.
- Klasik Dönem Sanat ve Mimarlık: Roma dönemine ait mermer büstler, adak stelleri, taş kabartmalar, lahitler ve zemin mozaikleri bulunur.
- Cam ve Süs Eşyası Koleksiyonları: Antik dönem mezar hediyeleri arasında yer alan renkli cam koku şişeleri, takılar, pişmiş toprak kandiller ve günlük kullanım kapları sergilenmektedir.
Numizmatik (Sikke) Koleksiyonu ve Doğu Roma (Bizans) Eserleri
Müzenin en yüksek sayıda envanter barındıran bölümlerinden biri olan numizmatik seksiyonu, binlerce yıllık parasal tarihi özetler.
- Kronolojik Sikke Teşhiri: Antik Yunan, Roma, Doğu Roma (Bizans), Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait altın, gümüş ve bronz sikkeler kronolojik sırayla teşhir edilmektedir.
- Bizans Dini ve Sivil Eserleri: Doğu Roma dönemine ait litürjik objeler, madeni haçlar, ayin eşyaları ve mimari plastik parçalar yer alır.
Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı Taş Eserler
Müze kompleksinin Orta Çağ ve Türk-İslam dönemi koleksiyonunu barındıran bu bölümü, Sivas’ın başkentlik ve eyalet merkezliği yaptığı dönemlerin izlerini taşır.
- Anıtsal Taş İşçiliği: Sivas’taki tarihi medrese, cami ve darüşşifalardan getirilen yazılı ve nakışlı mezar taşları, kitabeler ve taş süsleme parçaları sergilenmektedir.
- Çini ve Ahşap Mimarisi: Selçuklu ve Osmanlı yapılarından günümüze ulaşan yapısal çini mozaik parçaları ile ahşap işçilik örnekleri yer almaktadır.
Açık Hava Bahçe Teşhiri ve Çocuk Arkeoloji Parkı
Tarihi Sanayi Mektebi binasını çevreleyen geniş müze bahçesi, büyük ölçekli mimari taş eserlerin sergilendiği açık hava müzesi niteliğindedir.
- Açık Hava Taş Eserler: Bahçe alanında Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait anıtsal lahitler, mil taşları, mimari frizler ve mezar sandukaları sergilenmektedir.
- Çocuk Arkeoloji Kazı Alanı: Müze bahçesinde çocuk ziyaretçilere ve öğrenci gruplarına yönelik olarak tasarlanmış, arkeolojik kazı metodolojisini uygulamalı öğreten interaktif deneysel kazı alanı bulunmaktadır.
Sivas Arkeoloji Müzesi Görülmesi Gereken Eserler

İç Anadolu bölgesinin ve Türkiye’nin en büyük arkeoloji müzesi olan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nden sonra bölgenin ikinci büyük müzesi Sivas Arkeoloji Müzesi’dir. Sergileme planı kazı yapılan ve araştırılan höyük veya yerleşim düzenleri içinde kronolojik sırayla oluşturulan müzede, binlerce yıllık medeniyet izlerini taşıyan pek çok benzersiz obje sergilenmektedir. Aşağıdaki başlıklar altında müzenin en dikkat çekici ve mutlaka görülmesi gereken önemli eserlerini inceleyebilirsin.
Hitit Dönemi Yarhisar Altın Buluntuları

Sivas Kangal ilçesindeki Yarhisar köyünde bir tarlada bulunan ve mühür amaçlı kullanılan altın yüzük, müzenin görülmeye değer en etkileyici Hitit eserlerinden biridir. Yüzük üzerinde boğa ve çift başlı kartal gibi Hitit sanatının kutsal figürlerinin yanı sıra sağlık işareti olabileceği düşünülen haç ve üçgen motifleri yer alır.
Kayalıpınar Lahdi, Roma dönemi

Yıldızeli ilçesine bağlı Kayalıpınar kazılarında gün yüzüne çıkarılan Roma dönemine ait Kayalıpınar Lahdi, dönemin gömüt gelenekleri hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
Hitit Dönemi Tören Baltası ve Savaş Kılıçları

Geçmişin ihtişamını ve askeri gücünü yansıtan Hitit dönemine ait tören baltaları ve savaş kılıçları, müzenin arkeolojik zenginliğini gözler önüne seren nadide metal objeler arasındadır.
Selçuklu Dönemi Çini Eserleri

Sivas’ın dört bir yanında izleri görülen Selçuklu mimarisinin zarif detaylarını taşıyan çini parçaları, müzede İslami dönemin estetik anlayışını yansıtır.
Hitit Dönemi Altın Takılar

M.Ö. döneme uzanan incelikli işçiliğe sahip Hitit altın takıları ve süs eşyaları, dönemin maden işleme sanatındaki üstün seviyesini kanıtlamaktadır.
Osmanlı döneminde (1916) Yapılan Osman Bey Büstü

Arkeolojik objelerin yanı sıra yakın döneme de ayna tutan 1916 yapımı tarihi Osman Bey büstü, müzenin zengin koleksiyonundaki dikkat çekici figüratif taş eserlerdendir.
Hayranlı (Haliminhanı) Fosil Buluntuları

Geç Miyosen Dönemi’ne (günümüzden 9 ile 5 milyon yıl önce) ait at, gergedan, zürafa, fil ve küçük memeli hayvanlara ait fosil kalıntıları, bölgenin milyonlarca yıl önceki canlı çeşitliliğini gözler önüne serer.
Gürün Tepecik Mozaiği (6 metre x 2,5 metre)

Roma dönemine tarihlenen 6×2,5 metre boyutlarındaki görkemli Gürün Tepecik Mozaiği, büyüleyici işçiliğiyle müzenin en büyük ve en çok ilgi çeken zemin kaplama eserlerinden biridir.
Selçuklu Dönemi Yazılı Nakışlı Mezar Sandukaları

Buruciye, Şifahiye ve Gök Medrese gibi kentteki önemli yapılardan getirilen Selçuklu dönemi yazılı nakışlı mezar sandukaları ve mezar taşları, taş işçiliğinin muazzam örneklerini sergiler.
Roma Dönemi Lahitleri

Roma dönemi yerleşkelerinden elde edilen lahitler, mezar taşları ve kadınların günlük yaşamda kullandığı minyatür ayna gibi kişisel eşyalar dönemin sosyal yaşamına ışık tutar.
Sivas Arkeoloji Müzesi Eserleri Sayısı ve Envanteri

Sivas Arkeoloji Müzesi, Anadolu’nun binlerce yıllık katmanlı medeniyet tarihini yansıtan zengin ve kozmopolit koleksiyonuyla dikkat çeker. Müzenin envanterinde yer alan eserlerin dağılımı şu şekildedir:
- Sikke (Koleksiyonun En Büyük Parçası): 4.621 adet sikke
- Etnografik Eser: 2.857 adet etnografik eser
- Arkeolojik Obje: 1.965 adet arkeolojik obje
- Mühür Baskı: 215 adet mühür baskı
- El Yazması Kitap: 182 adet el yazması kitap
- Çivi Yazılı Tablet: 50 adet çivi yazılı tablet
- Genel Toplam: Yukarıdaki kategorilerle birlikte müzede toplamda 9.890 adet tarihi eser bulunmaktadır.
- Mozaikler: Koleksiyon içerisinde, özellikle Gürün Tepecik gibi Roma dönemi yerleşimlerinden getirilen ve dönemin estetik anlayışını yansıtan görkemli taban mozaikleri de müzenin en değerli taşınabilir ve yerinde sergilenen mimari buluntuları arasında yer alır.
Müzedeki Hitit eserleri ve buluntuları koleksiyon içinde oldukça önemli bir ağırlığa sahiptir. Öte yandan, Türkiye genelinde Hitit dönemine ait en kapsamlı ve en iyi nitelikli eserleri incelemek isterseniz; Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin yanı sıra Çorum’daki Boğazköy Müzesi ve Alacahöyük Örenyeri/Müzesi‘ni de ziyaret rotanıza ekleyebilirsiniz.
Sivas Arkeoloji Müzesi Sergi Salonları

Sivas Arkeoloji Müzesi eserleri sergileme planı, kazı yapılan ve araştırılan höyük veya yerleşim düzenleri içinde kronolojik sıra ile yapılmıştır. Müzede yer alan sergi ve bölüm düzenlemeleri şu şekildedir:
- Kronolojik ve Yerleşim Bazlı Sergi Alanları: Eserler, Kalkolitik Çağ’dan Hitit, Roma ve Selçuklu dönemine kadar kazı yapılan höyüklerin ve yerleşimlerin kronolojik düzenine göre sergilenmektedir. Örneğin Sivas Akpınar Ziyaret Suyu buluntuları, aynı sergi bölümünde hem Roma Çağı hem de Orta Çağ buluntuları olmak üzere ikiye ayrılarak ziyaretçilere sunulmaktadır.
- Fosil ve Evrim Sergi Salonu: Sivas Hayranlı (Haliminhanı) bölgesinde yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan Geç Miyosen Dönemi’ne ait at, gergedan, zürafa ve fil fosillerinin sergilendiği bu bölümde, aynı zamanda bölgede yaşamış bu canlıların evrim süreçleri hakkında detaylı bilgiler yer almaktadır.
- Milli Mücadele ve Kongre Eserleri Bölümü (Eski Düzen): Müzenin ikinci katında normal şartlarda Atatürk, Sivas Kongresi ve Milli Mücadele’ye ait bilgi, belge ve eşyalar bulunmaktaydı; ancak bu eserler 2019 yılındaki Sivas Kongresi’nin 100. yıl etkinlikleri kapsamında Kongre’nin asıl yapıldığı tarihi Sivas Erkek Lisesi binasına taşınmıştır.
Sivas Arkeoloji Müzesi Eserleri Buluntu ve Kazı Yerleri

Sivas kenti, bölgenin en önemli tarihi merkezlerinden biri olarak M.Ö. 5000 yıllarından itibaren kesintisiz bir yerleşik yaşama ev sahipliği yapmıştır. Bölgedeki höyüklerde ve antik yerleşimlerde gerçekleştirilen arkeolojik kazılar; Hititlerden Asurlara, Medlerden Perslere, Makedonlardan Roma İmparatorluğu’na, Selçuklulardan Osmanlılara kadar pek çok medeniyetin izini gün ışığına çıkarmıştır. Bu tarihi yapılardan kimi kaderine terk edilmiş, kimi ise koruma altına alınmış olsa da kazılarda ya da köylülerin tarlalarında bulduğu eserlerin büyük bir kısmı Sivas Arkeoloji Müzesi koleksiyonuna kazandırılmıştır. Müzedeki sergileme planı da bu kazı yapılan höyükler ve yerleşim düzenleri esas alınarak kronolojik bir sırayla kurgulanmıştır.
Sivas Hayranlı Haliminhanı Kazıları
1993 yılında keşfedilen Sivas Hayranlı Haliminhanı bölgesinde 2002 yılından bu yana kazı çalışmaları aralıksız sürdürülmektedir. Bölgedeki 500 kadar kazı alanından yüzlerce fosil gün yüzüne çıkarılmış ve yapılan incelemelerde bu kalıntıların Geç Miyosen Dönemi’ne (günümüzden 9 ile 5 milyon yıl önce) ait olduğu belirlenmiştir. Kazılarda günümüzden 9 milyon yıl önce yaşamış olan at, gergedan, zürafa, fil ve küçük memeli hayvanlara ait fosil kalıntıları elde edilmiştir. Bugün bu fosiller müzede sergilenirken, aynı bölümde bu canlıların geçirdiği evrim süreçlerine dair detaylı açıklamalar da ziyaretçileri beklemektedir.
Hafik Gölü Pılır Höyüğü ve Maltepe Höyüğü
Sivas ili sınırları içerisinde yer alan Kalkolitik Çağ yerleşimleri yetmiş beş adettir ve bunlardan biri de Pılır Höyüğü’dür. Pılır Höyüğü’nde yapılan yüzey araştırmalarında ele geçirilen siyah yüzeyli kaba seramikler, kült ocakları ve çeşitli günlük eşyalar müzede sergilenen parçalar arasındadır. Bununla birlikte, M.Ö. 3000 yılına adını veren Erken Tunç Çağı yerleşimi Sivas Maltepe Höyüğü, ilk kez 1946 yılında Tahsin Özgüç tarafından kazılmıştır. 1947 yılında Sivas Kalesi ve Topraktepe’de yine Tahsin Özgüç başkanlığında yürütülen kazılarda aynı döneme ait çok sayıda tarihi obje çıkarılmış olup, müzede bu kazıların ürünü olan Maltepe Boyalıları çanak çömlekleri ile Megara kâseleri görülebilir.
Kuşaklı Sarissa Hitit Kenti
Sivas kent merkezine 60 kilometre mesafede bulunan Kuşaklı yerleşkesinde, 1994-1996 yılları arasında yapılan kazılarla buranın antik Sarissa Hitit kenti olduğu kanıtlanmıştır. Sarissa, tarihin ilk yazılı savaş antlaşması olan Kadeş Antlaşması’nda da adıyla yer almaktadır. Öyle ki antlaşmada zikredilen Hitit fırtına tanrısı, Sarissa’nın Fırtına Tanrısı’dır. Yerleşkedeki bir yapının içinde ele geçirilen çivi yazılı tablet, buranın Sarissa olduğuna işaret eden en somut belge olmuştur. Müzede Sarissa kazılarında gün ışığına çıkarılan ok uçları, mühür baskıları, çivi yazılı tabletler ve çeşitli çanak çömlekler sergilenmektedir.
Yarhisar Altın Buluntuları

Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Yarhisar köyünde bir tarlada tesadüfen bulunan ve mühür amaçlı kullanıldığı bilinen altın yüzük, dönemin dikkat çekici Hitit eserleri arasında öne çıkmaktadır. Üzerinde boğa ve çift başlı kartal gibi Hitit sanatının simge figürleri yer alırken, aynı zamanda kutsal kabul edilen haç ve üçgen motifleri de işlenmiştir. Yapılan araştırmalar yüzeydeki haç işaretinin bir sağlık sembolü olabileceği ihtimalini güçlendirmektedir.
Akpınar Köyü Ziyaret Suyu Kazıları
Sivas Merkez ilçesine bağlı Akpınar köyünün 15 kilometre uzaklığındaki Ziyaret Suyu mevkiinde yürütülen kazı ve araştırmalarda Helenistik ve Roma dönemlerine ait pek çok iz saptanmıştır. 200×600 metrelik bir alana yayılan bu yerleşimde 100 cm kalınlığında moloz taş temelleri bulunan 4-5 odalı mimari kalıntılar gün yüzüne çıkarılmıştır. Alandaki buluntular arasında farklı ebatlarda depolama kapları ve M.Ö. 2. yüzyıla tarihlenen bir Pontus sikkesi yer almaktadır.
Kayalıpınar Hitit Kenti (Samuha)
Sivas’a 50 kilometre mesafedeki Kayalıpınar’da ilk kazılar 2005 yılında başlamış; 2014 yılında Yıldızeli ilçesine bağlı bu sahanın Samuha adlı önemli bir Hitit kenti olduğu kesinlik kazanmıştır. Anıtsal yapı kalıntılarının da bulunduğu kazılarda Hititçe ve Asurca çivi yazılı tabletler, çeşitli kaplar, küpler ve Suriye şişesi olarak bilinen iğ biçimli uzun/dar silindirik gövdeli parfüm/yağ şişeleri ele geçirilmiştir. Kayalıpınar’daki Roma dönemi tabakalarında ise lahitler, mezar taşları, çömlekler ve kadınların günlük yaşamda kullandığı minyatür ayna örnekleri ile süs eşyaları çıkarılarak müze vitrinlerine taşınmıştır.
Selçuklu Dönemi Eserleri
Sivas şehrinin neredeyse her yanı Selçuklu dönemi eserlerini ve mimarisini barındırmaktadır. Bugün müzede Buruciye, Şifahiye, Çifte Minareli Medrese, Gök Medrese gibi yapılardan getirilen birçok tarihi obje, Selçuklu çini parçaları, Selçuklu mezar taşları ve mezar sandukaları sergilenmektedir.
Sivas Arkeoloji Müzesi’nin Öne Çıkan Eserlerin Hikâyeleri ve İlginç Bilgileri

Sivas Arkeoloji Müzesi koleksiyonunda yer alan, arkeoloji literatürüne girmiş ve ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken simge eserler ve bunların arkasındaki olağanüstü hikâyeler şunlardır:
Tarlada Tesadüfen Bulunan Hitit Altın Mühür Yüzüğü ve “Sağlık Sembolü”
Müzenin en değerli metal buluntu grupları arasında yer alan Yarhisar Altın Buluntuları içerisindeki Hitit dönemine ait saf altın mühür yüzük, bölgedeki köylüler tarafından tarlada çalışırken tesadüfen bulunarak müzeye kazandırılmıştır.
- Hiyeroglif Süslemeler: Yüzüğün mühür baskı yüzeyinde Hitit dininin kutsal simgeleri olan çift başlı kartal ve boğa motifleri işlenmiştir.
- Erken Dönem Haç ve Üçgen Motifi: Yüzüğün yan yüzeyinde yer alan haç ve üçgen motiflerinin, Hristiyanlık öncesi Hitit tıbbında ve inancında şifa ile arınmayı temsil eden erken dönem bir sağlık sembolü olduğu değerlendirilmektedir.
Kayalıpınar (Samuha) Hitit Devlet Arşivi ve “Kuş Falı” Tabletleri
Yıldızeli ilçesindeki Kayalıpınar (antik Samuha kenti) kazılarında gün ışığına çıkarılan ve müzede sergilenen 56 adet çivi yazılı tablet, Hitit krallık ailesinin dinsel kehanet ritüellerini günümüze taşımaktadır.
- Lumuşen (Fal Görevlileri) ve Kehanetler: Tabletlerde, Hititlerin tanrıların iradesini anlamak amacıyla kuşların uçuş yönlerini ve davranışlarını inceledikleri kuş falı (muşen) ritüelleri anlatılmaktadır.
- Saray Soruşturmaları: Bu metinlerde Hitit krallarının (özellikle III. Hattuşili ve IV. Tuthaliya dönemi) veliahtların, prens ve prenseslerin geleceği, sağlığı ve taht sıralaması hakkında rahip ve falcılara baktırdıkları kehanet soruları ve yanıtları yer almaktadır.
Kuşaklı (Sarissa) Hitit İkiz Boğa Ritonları ve Şehir Kimliği
Altınyayla ilçesinde yer alan Kuşaklı (Sarissa) antik kentindeki Fırtına Tanrısı Tapınağı kazılarından çıkarılan pişmiş toprak adak kapları (ritonlar) müzenin simge eserlerindendir.
- İkiz Boğa (Hurri ve Seri) Adak Kapları: Hitit Fırtına Tanrısı’nın arabasını çektiğine inanılan Hurri (Gece) ve Seri (Gündüz) adlı kutsal boğaları temsil eden bu ikiz adak kapları, dinsel sıvı sunu (libasyon) törenlerinde kullanılmıştır.
- Şehrin Adını Kanıtlayan Tablet: Kazılarda bulunan ve üzerinde “Sarissa Kenti Fırtına Tanrısı” ifadesi yer alan çivi yazılı tablet, yüzyıllardır kayıp olan Hitit kenti Sarissa’nın tam olarak bu lokasyonda olduğunu kesin olarak kanıtlamıştır.
Hayranlı 9 Milyon Yıllık Dev Fosil Koleksiyonu
Sivas’ın Haliminhanı ve Hayranlı mevkilerindeki doğa kazılarında ortaya çıkarılan ve Geç Miyosen Dönemi’ne (9 ila 5 milyon yıl önce) tarihlenen dev fosil grubu, Anadolu coğrafyasının geçirdiği radikal iklim değişimini belgelemektedir.
- Anadolu’nun Tropikal Geçmişi: Müzede sergilenen mamut, fil, üç tırnaklı at (Hipparion), zürafa ve gergedan fosilleri; Sivas’ın günümüzdeki karasal ikliminin aksine 9 milyon yıl önce göllerle ve gür savan bitki örtüsüyle kaplı tropikal bir ekosisteme sahip olduğunu göstermektedir.
1916 Yapımı Taş Osman Gazi Büstü
Müzedeki arkeolojik eserlerin yanı sıra dikkat çeken en sıra dışı yakın dönem eserlerinden biri, I. Dünya Savaşı yıllarına (1916) tarihlenen taş Osman Gazi Büstü‘dür.
- Osmanlı Son Dönem Figüratif Taş Sanatı: İslami gelenekte heykel ve büst kullanımının sınırlı olduğu dönemde, Osmanlı Devleti’nin son yıllarında oyularak yapılan bu anıtsal büst, erken 20. yüzyıl Türk heykel sanatının nadir geçiş örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Kayalıpınar Roma Dönemi Kadın ve Bebek Lahdi

Yıldızeli Kayalıpınar kazılarından çıkarılan Roma dönemine ait anıtsal mermer lahit, üzerindeki kabartma işçiliği ve hüzünlü hikâyesiyle öne çıkar.
- Roma Gömüt Geleneği: Doğum sırasında veya hemen sonrasında hayatını kaybeden bir soylu kadın ile bebeğine ait olan bu lahit, antik dönemde İç Anadolu’daki Roma aristokrasisinin defin geleneklerini ve aile kültürünü yansıtmaktadır.
Sivas Arkeoloji Müzesi ve Eserleri Hakkında Efsaneler, Söylenceler ve Gizemler

Sivas Arkeoloji Müzesi; sadece bilimsel envanterlerle değil, üzerinde yükseldiği tarihi yapının dönüşüm hikâyeleriyle, topraktan çıkarılan kadim objelerin barındırdığı mistik inanışlarla ve yerel halk arasında kulaktan kulağa aktarılan zengin sözel kültürle de dikkat çekmektedir. M.Ö. 2000’li yılların Hitit ritüellerinden Osmanlı son dönemindeki hüzünlü hapishane anılarına kadar, müze ve sergilenen eserler hakkında öne çıkan efsane, söylence ve gizemler şunlardır:
“Devlerin Kemikleri” Söylencesi: Hayranlı Dev Fosil Buluntuları
Müzenin paleontoloji salonunda sergilenen ve günümüzden 9 milyon yıl öncesine tarihlenen dev mamut, gergedan ve fil fosilleri bilimsel olarak tanımlanmadan önce, bölge köylüleri arasında asırlardır süregelen “Devler Efsanesi”ni beslemiştir.
- Halk Arasındaki Dev İnanışı: Haliminhanı ve Hayranlı mevkilerinde erozyon veya tarımsal faaliyetler sonucunda devasa uyluk ve diş kemiklerini bulan yerel halk, eski çağlarda Sivas dağlarında “Devler” (Anak kavimleri) yaşadığına inanmıştır.
- Toprağın Bereket Getirdiği İnancı: Bulunan dev kemiklerin uğur getirdiğine ve tarlaları kuraklıktan koruduğuna dair inançlar nedeniyle bu fosil parçalarının uzun yıllar evlerde ve ahırlarda saklandığı anlatılmaktadır.
Gündüz ile Geceyi Simgeleyen Fırtına Boğaları: Hurri ve Seri
Kuşaklı (Sarissa) Hitit Fırtına Tapınağı kazılarından çıkarılan ikiz boğa adak kapları (ritonlar), Hitit mitolojisinin en güçlü dinsel efsanelerinden birini temsil eder.
- İyilik ve Kötülüğün Dengesi: Mitolojiye göre Hitit Fırtına Tanrısı’nın arabasını çeken boğalardan biri Hurri (Gece/Karanlık), diğeri ise Seri (Gündüz/Işık) adını taşır. Boğalardan birinin bolluk ve bereketi, diğerinin ise felaket ve fırtınayı simgelediğine inanılırdı.
- Kuraklık Ayinleri: Kuraklık dönemlerinde tapınaktaki rahiplerin bu ikiz boğa kaplarına kutsal içki dökerek Fırtına Tanrısı’nı sakinleştirmeye çalıştıkları ve bu ritüel gerçekleşmeden yağmur yağmayacağına dair antik bir inanç bulunmaktaydı.
“Tanrı Olan Krallar” Söylencesi ve İspekçir Steli
Müzenin en dikkat çekici eserlerinden biri olan 4 kuşaklık Hitit İspekçir Steli, Hitit krallarının ölümden sonraki tanrılaşma efsanesini somutlaştırmaktadır.
- Ölümden Sonra Tanrılaşma: Hitit inancında krallar öldüklerinde yok olmaz, “tanrı olurlardı”. Stelde, hayatta olan Kral 2. Arnuvantis, ölüp tanrı mertebesine erişmiş olan atasının huzurunda kutsal sıvı dökerek ölümsüzlük ritüeli gerçekleştirmektedir.
- Kaybolmayan Soy Efsanesi: Yerel sözel anlatılarda bu stelin Hititlerin Anadolu’daki son soyunun gizli gücünü sakladığına ve kralların ruhlarının abideyi koruduğuna dair efsaneler dile getirilmiştir.
Tarlada Bulunan “Kutsal Şifa” Yüzüğü: Yarhisar Altın Mührü
Hitit dönemine ait saf altın mühür yüzüğün bulunuş hikâyesi, köylülerin tesadüfi keşfine dayanmaktadır.
- Topraktan Çıkan Gizemli Uğur: Yarhisar köyünde bir çiftçi tarafından tarlada sürüm yapılırken bulunan altın yüzüğün üzerindeki motifler uzun süre köylüler tarafından gizemli bir muska olarak görülmüştür.
- Sağlık Sembolü Efsanesi: Yüzüğün üzerinde yer alan çift başlı kartal ve boğa figürlerinin yanında işlenen erken dönem haç ve üçgen motiflerinin, antik çağda hastalıkları iyileştirdiğine ve taşıyan kişiye nazardan koruma sağladığına inanılmaktadır.
Islahhaneden Zindana, Zindandan Müzeye: Yapının Yangın ve Kayıp Arşiv Gizemi
Müze binası olarak kullanılan tarihi Sanayi Mektebi (Eski Sanatlar Evi), inşa edildiği 1894 yılından günümüze uzanan süreçte kasvetli ve gizemli bir geçmişe sahiptir.
- Yetim Çocukların Taşhan’daki “Islahhane” Geçmişi: Binanın kökleri 1860’larda yetim çocuklara zanaat öğretmek amacıyla Taşhan’da kurulan Islahhane’ye dayanır. Yapı 1961 yılında kapalı cezaevine dönüştürülmüş ve onlarca yıl mahkûmların esaretine ev sahipliği yapmıştır.
- 1964 Demirhane Yangını ve Kayıp Arşiv: 1964 yılında cezaevinin demirhane bölümünde aniden çıkan ve nedeni tam olarak aydınlatılamayan büyük yangında, binanın ve dönemin çok kıymetli Osmanlı arşiv belgelerinin tamamen yanarak yok olması, yerel hafızada “Sivas’ın Unutulan Arşivi” olarak gizemli bir olay şeklinde anılmaktadır.
Rakamlarla Sivas Arkeoloji Müzesi: Detaylı Sayısal Veriler ve İstatistikler

Anadolu’nun doğa tarihinden Hitit imparatorluk bürokrasisine, Klasik Roma medeniyetinden Selçuklu ve Osmanlı kültür mirasına uzanan köklü geçmişiyle Sivas Arkeoloji Müzesi; mimari ölçeği, detaylı envanter dökümü, kazı sahaları ve lojistik metrikleriyle bölgenin en zengin kültür komplekslerinden biridir. Arşiv kayıtlarından, müze müdürlüğü resmi envanterlerinden ve mimari ölçümlerden elde edilen tüm güncel sayısal veriler ve istatistikler kategorize edilmiş olarak şunlardır:
Tarihçe, Bina ve Mimari Metrajlar
- 127 Yıllık Anıtsal Taş Bina (1896 – 1899): Müzenin hizmet verdiği tarihi Sanayi Mektebi (Hamidiye Sanayi Mektebi) binası, Sivas Valisi Reşit Akif Paşa döneminde 1896-1899 yılları arasında kesme taştan inşa edilmiştir.
- 9.000 Metrekarelik Toplam Müze Yerleşkesi: Ana bina, idari idare birimleri, depolama alanları ve açık hava taş eserler bahçesi dâhil toplam müze parseli 9 bin metrekarelik bir alanı kapsamaktadır.
- 3.000 Metrekarelik Kapalı Sergi ve Teşhir Alanı: 2 kattan oluşan tarihi ana bina içerisinde ziyaretçilere açık kapalı sergileme alanı toplam 3.000 metrekaredir.
- 48 Yıl Cezaevi Kullanımı (1961 – 2009 Dönüşüm Süreci): Sanat okulu ve yetimhane olarak hizmet verdikten sonra 1961 yılında kapalı cezaevine dönüştürülen yapı, 2009 yılında gerçekleştirilen restorasyonla Sivas Arkeoloji Müzesi olarak kapılarını açmıştır.
Tescilli Envanter ve Eser Dağılım İstatistikleri
- 9.890 Adet Tescilli Tarihi Eser: Müze envanterinde kategorize edilmiş toplam 9.890 adet tescilli kültür varlığı yer almaktadır.
- 4.621 Adet Sikke: Envanterin en büyük bölümünü oluşturan numizmatik seksiyonunda Grek, Hellenistik, Roma, Doğu Roma (Bizans), Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait 4.621 adet altın, gümüş ve bronz sikke teşhir edilmektedir.
- 2.857 Adet Etnografik Eser: Sivas ve çevresinin yakın dönem sosyal, ticari ve el zanaatları tarihini belgeleyen 2.857 adet etnografik kültür varlığı bulunmaktadır.
- 1.965 Adet Arkeolojik Obje: Prehistorik dönemden itibaren taş, pişmiş toprak, maden, kemik ve camdan mamul 1.965 adet arkeolojik buluntu sergilenmektedir.
- 215 Adet Mühür ve Mühür Baskısı: Hitit krallık mühürleri ile antik dönem idari yazışmalarında kullanılan 215 adet mühür ve mühür baskısı mevcuttur.
- 182 Adet Nadir El Yazması Kitap: Müze koleksiyonunda tarihi, edebi ve dinsel nitelikte 182 adet el yazması kitap koruma altında tutulmaktadır.
- 50 Adet Çivi Yazılı Kehanet Tableti: Yıldızeli Kayalıpınar (antik Samuha kenti) kazılarından çıkarılan, Hitit krallarının “kuş falı” ve devlet yazışmalarını içeren 50 adet çivi yazılı kil tablet yer almaktadır.
- 9 Milyon Yıllık Fosil Derinliği: Haliminhanı ve Hayranlı kazılarından çıkarılan mamut, gergedan, fil, zürafa ve üç tırnaklı at (Hipparion) fosilleriyle müze kronolojisi M.Ö. Geç Miyosen Dönemi’ne (9 ila 5 milyon yıl öncesine) dayanır.
- 110 Yıllık Taş Osman Gazi Büstü (1916): I. Dünya Savaşı yıllarında (1916) yontulan ve erken dönem Türk heykel sanatının nadir örneklerinden kabul edilen anıtsal taş Osman Gazi büstü koleksiyonda sergilenmektedir.
Kazı Sahaları ve Medeniyet Katmanları
- 6 Majör Kazı Alanının Simge Buluntuları: Sarissa (Kuşaklı), Samuha (Kayalıpınar), Hayranlı, Haliminhanı, Yarhisar ve Altınyayla başta olmak üzere Sivas çevresindeki 6 ana arkeolojik kazı sahasının buluntuları sergilenmektedir.
- 7 Tematik Teşhir Salonu ve 1 Açık Hava Bahçesi: Müze iç mekânı Paleontoloji, Prehistorik/Tunç Çağı, Hitit, Klasik/Roma, Numizmatik, Selçuklu/Osmanlı Taş Eserler ve Bahçe Teşhiri olmak üzere 7 bağımsız seksiyondan oluşur.
- 5 Ana Medeniyet Katmanı: Müze teşhiri Paleontolojik Dönem, Hitit/Frig İmparatorlukları, Hellenistik/Roma Dönemi, Doğu Roma (Bizans) ve Selçuklu/Osmanlı Türk-İslam dönemi olmak üzere 5 ana tarihsel katmanı kapsar.
Lojistik, Ziyaret ve Fiyat Parametreleri
- 900 Metre Kent Merkezi Mesafesi: Sivas Cumhuriyet Meydanı’na ve Atatürk ve Kongre Müzesi’ne sadece 900 metre mesafede yer almakta olup yürüyerek 10-12 dakikada ulaşılabilmektedir.
- 1,8 Km Gar ve 23 Km Havalimanı Mesafesi: Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) Garı’na 1,8 kilometre, Sivas Otogarı’na 4,5 kilometre ve Sivas Nuri Demirağ Havalimanı’na 23 kilometre mesafededir.
- 200 TL Müzekart ve 6 Avro Giriş Ücreti (2026): Kültür ve Turizm Bakanlığı tarifesi uyarınca 2026 yılı bilet ücreti 6 Avro karşılığı Türk Lirası olarak uygulanmakta, T.C. vatandaşları ise 200 TL’lik Müzekart ile ek ücret ödemeden giriş yapabilmektedir.
- 08:00 – 17:00 Ziyaret Saatleri: Müze haftanın her günü ziyarete açık olup bilet gişesi ve son giriş işlemleri saat 16:30‘da kapanmaktadır.
- 1,5 – 2 Saatlik İdeal Gezi Süresi: Tüm kapalı salonları, Hitit tabletlerini ve açık hava taş eserler bahçesini detaylıca incelemek için ortalama 1,5 ila 2 saatlik bir ziyaret süresi gerekmektedir.
Sivas Arkeoloji Müzesi Tarihçesi ve Tarihi Binası

Cumhuriyet döneminin ilk müzeleri arasında yer alan Sivas Arkeoloji Müzesi’nin fikir temelleri ilk olarak 1922 yılında atılmıştır. 4 Eylül 1881 tarihinde Müze-i Hümayun Müdürlüğüne atanan Osman Hamdi Bey’in vilayet müzelerine önem verilmesi yönündeki vizyonu ve sonrasında dönemin Hars Müdürlüğü (Kültür Müdürlüğü) talimatıyla şehir merkezinde ve çevresinde bulunan tarihi eserler ile objeler toplatılmaya başlanmış, böylece müzenin kuruluş çalışmaları hayata geçirilmiştir. 1923 yılında Kongre Lisesi binasında bir araya getirilen eserlerle gezilebilir düzeyde bir müze deposu oluşturulmuştur.
Lise binasının zamanla yetersiz kalması üzerine 1927 yılında eserler Gökmedrese’ye taşınarak daha elverişli bir çalışma ortamı sağlanmış ve müze bu tarihi mekanda 1934 yılında ziyarete açılmıştır. 1967 yılında onarımı tamamlanan Selçuklu eseri Buruciye Medresesi’ne nakledilen Sivas Müzesi, bir yıllık hazırlık sürecinin ardından 1968 tarihinde yeniden ziyarete açılmıştır. Uzun yıllar Buruciye Medresesi’nde hizmet veren kurum, 1990 yılından sonra Tarihi Kongre Binası’na taşınmış, ilerleyen süreçte ise Sivas Müzesi bünyesindeki arkeolojik eserler bugünkü modern ve tescilli mekanı olan Sivas Arkeoloji Müzesi’ne aktarılmıştır.
Sivas Arkeoloji Müzesi’nin Tescilli Binasının Mimari ve Onarım Geçmişi
Sivas Arkeoloji Müzesi’nin günümüzde faaliyet gösterdiği tescilli yapı, tarihi Eski Sanat Okulu binasıdır. Bu anlamlı bina, 1896-1899 yılları arasında Sivas Valisi Reşit Akif Paşa tarafından Sanayi-i Nefise Mektebi olarak inşa ettirilmiştir. 1911 yılında dönemin valisi Muammer Bey tarafından binaya yeni eklentiler kazandırılmış; yapı bir süre demir, marangoz ve dokuma atölyeleri olarak aktif bir şekilde kullanılmıştır.
Daha sonraki dönemlerde Endüstri Meslek Liselerinin yaygınlaşıp yeterli gelmesi sebebiyle bir süre atıl durumda kalan tarihi bina için 2005 yılında kapsamlı bir restorasyon süreci başlatılmıştır. Titizlikle yürütülen bu çalışmalar 2007 yılında tamamlanmış ve yapı, 29 Nisan 2009 tarihinde resmi olarak Sivas Arkeoloji Müzesi binası kalitesiyle ziyaretçilerini ağırlamaya başlamıştır.
Sivas Arkeoloji Müzesi Binası Mimarisi

Sivas Arkeoloji Müzesi’nin mimari yapısı, özgün durumunda tek katlı olarak tasarlanmış olup restorasyon projesi sürecinde 2 kat eklenmiştir. Yaklaşık 60×35 metre ebatlarında olan bu tescilli yapı, Endüstri Meslek Lisesi yerleşkesi içerisinde yer almaktadır. Yapının doğu yönündeki asıl cephesi 35,40 metre uzunluğundadır ve onarımlar sırasında sonradan yapılan uyumsuz eklentiler kaldırılarak bina büyük oranda orijinal haline kavuşturulmuştur.
Beden duvarları özenle işlenmiş kesme taş örgü ile inşa edilen yapının ana giriş kapısı basık kemerli bir forma sahiptir. Binanın iç mekanını aydınlatan pencereler ise dar, uzun tarzda ve sivri kemerli olarak tasarlanmıştır. Cepheye açılan bu kapı ve pencerelerin kemer alınlıkları silmelerle birbirine bağlantılı bir şekilde düzenlenerek cephe mimarisinde estetik bir hareketlilik sağlanmıştır. Üst örtüsü kırma çatılı ve oluklu kiremit kaplı olan bu eser, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nı hazırlayan tipolojinin Anadolu topraklarındaki en zarif ve özel örneklerinden biri olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Sivas Arkeoloji Müzesi Çevresinde Gezilecek Yerler
Sivas Arkeoloji Müzesi, Sivas kent merkezindeki Yüceyurt Mahallesi Rahmi Günay Caddesi üzerinde konumlandığı için şehrin Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait anıtsal mimarlık miraslarına yürüme veya çok kısa sürüş mesafesindedir. Müze ziyaretinizin ardından birkaç dakikalık yürüyüşle Selçuklu medreselerinin oluşturduğu tarihi Kent Meydanı’na geçebilir, Milli Mücadele’nin karargâh binalarını ve tarihi çarşıları keşfedebilirsiniz. Sivas Arkeoloji Müzesi çevresinde mutlaka görmeniz gereken başlıca gezilecek yerler şunlardır:
Çifte Minareli Medrese: 1271 Tarihli Anıtsal Ön Cephe
Müzeye yaklaşık 1,2 kilometre mesafede, Sivas Kent Meydanı’ndaki tarihi medreseler alanında yükselmektedir.
- 1271 Yılı İlhanlı Mirası: İlhanlı Veziri Şemseddin Muhammed Cüveynî tarafından 1271 (Hicri 670) yılında inşa ettirilmiştir.
- 20 Metre Yüksekliğinde Çifte Minare: Yapının günümüze ulaşan anıtsal doğu ön cephesinde, tuğla ve çini örgülü 20 metre yüksekliğinde iki adet minare yükselmektedir.
- Taş Oyma Taçkapı Sanatı: Anadolu Selçuklu ve İlhanlı taş işçiliğinin zirve noktası kabul edilen taçkapı üzerinde bitkisel motifler, geometrik rölyefler ve kabartma sülüs hat kitabeleri yer alır.
Şifaiye Medresesi ve Darüşşifası: Anadolu’nun En Eski Tıp Kompleksi
Çifte Minareli Medrese’nin tam karşısında, Arkeoloji Müzesi’ne 1,2 kilometre yürüme mesafesinde konumlanmaktadır.
- 809 Yıllık Tıp Merkezi (1217): Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus tarafından 1217 yılında hastane (darüşşifa) ve tıp eğitimi medresesi olarak inşa ettirilmiştir.
- 3.400 Metrekarelik Kapalı Alan: Anadolu Selçuklu döneminden günümüze ulaşan en büyük darüşşifa kompleksi olup 4 eyvanlı ve orta avlulu plana sahiptir.
- Sultan I. İzzeddin Keykavus Türbesi: Yapının güney eyvanında, üzerindeki çini süslemeleri ve geometrik lahitleriyle Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus’un anıtsal çinili türbesi bulunmaktadır.
Buruciye Medresesi: Selçuklu Taş Sanatının Mükemmel Plastiği
Kent Meydanı medreseler grubunun güney cephesinde, Şifaiye Medresesi’nin yanında (Arkeoloji Müzesi’ne 1,2 kilometre) yer almaktadır.
- 1271 Tarihli Eğitim Yapısı: Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde, Hamadanlı Muzaffer Burucirdi tarafından astronomi ve pozitif bilimler eğitimi verilmek üzere yaptırılmıştır.
- Dört Eyvanlı Ve Açık Avlulu Şema: Simetrik plan şeması, taş oymacılığındaki yüksek plastik oranları ve odaları çevreleyen revak dizisiyle Selçuklu medrese mimarisinin en korunmuş örneklerindendir.
- Muzaffer Burucirdi Türbesi: Girişin sol tarafında, lacivert ve firuze renkli çini mozaiklerle kaplı medrese banisinin türbesi yer almaktadır.
Gök Medrese (Sahibiye Medresesi): Mavi Çinili Anıtsal Başyapıt
Arkeoloji Müzesi’nden güneydoğu yönünde yaklaşık 1,5 kilometre (araçla 3-4 dakika) mesafede, Gökmedrese Caddesi üzerinde yükselmektedir.
- Mimar Kalûyan el-Konevî İmzası (1271): Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından 1271 yılında Konyalı mimar Kalûyan’a inşa ettirilmiştir.
- 25 Metrelik Mavi Çinili Minareler: Adını ön cephesindeki anıtsal taş işçiliği ve minarelerindeki gök mavisi firuze çinilerden alan yapının minare yüksekliği 25 metredir.
- Mermer Taçkapı ve Hayat Ağacı Kabartması: Mermer malzemeden inşa edilen heybetli taçkapısı üzerinde hayat ağacı, kartal ve ejderha figürlerinden oluşan zengin bir ikonografik taş kabartma programı uygulanmıştır.
Sivas Atatürk ve Kongre Müzesi: Milli Mücadele Karargâhı
Sivas Arkeoloji Müzesi’nden Rahmi Günay Caddesi boyunca doğu yönünde yaklaşık 900 metre (10-12 dakika yürüyüş) mesafede, tarihi Kent Meydanı’nda yer alır.
- 1892 Tarihli Sivas Lisesi Binası: Sivas Valisi Mazlum Paşazade Memduh Bey tarafından 1892 yılında Sivas Mülki İdadisi (Lise) olarak inşa edilen anıtsal geç Osmanlı taş yapısıdır.
- 108 Günlük Karargâh (4 – 11 Eylül 1919): Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Temsil Heyeti, Sivas Kongresi’nin toplandığı 4 Eylül 1919 tarihinden itibaren 108 gün boyunca bu binayı Milli Mücadele’nin yönetim karargâhı olarak kullanmıştır.
- Tarihi Kongre Salonu ve Atatürk’ün Çalışma Odası: Müze içerisinde Sivas Kongresi’nin yapıldığı özgün sıralı genel kurul salonu, Atatürk’e ait yatak odası ve çalışma odası, tarihi telgraf odası ve Milli Mücadele belgeleri sergilenmektedir.
Sivas Ulu Camii: 1197 Tarihli Eğri Minareli Ulu Cami
Sivas Arkeoloji Müzesi’ne yaklaşık 1,3 kilometre mesafede, Cami-i Kebir Mahallesi’nde yer almaktadır.
- 829 Yıllık Anadolu Selçuklu Camii: II. Kılıçarslan’ın oğlu Kutbeddin Melikşah döneminde 1197 yılında inşa edilen, Anadolu’nun en eski ulu cami tiplerinden biridir.
- 50 Ahşap Sütunlu İç Harim: Cami iç mekânı, kıble duvarına dik uzanan sahınları taşıyan 50 adet kalın taş ve ahşap ayakla taşınmaktadır.
- Eğri Tuğla Minare: Caminin güneydoğu köşesinde yer alan kırmızı tuğla örgülü minaresi, zamanla oluşan zemin oturması nedeniyle 2,17 derecelik belirgin bir eğikliğe sahiptir ve bu özelliğiyle kentin simgelerindendir.
Tarihi Taşhan: 19. Yüzyıl Osmanlı Kapalı Çarşısı
Sivas Arkeoloji Müzesi’nden yürüyerek yaklaşık 1 kilometre mesafede, Atatürk Caddesi yakınında yer almaktadır.
- Geç Osmanlı Ticaret Hanı: 19. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen iki katlı, açık iç avlulu geleneksel Osmanlı ticaret hanıdır.
- Kesme Taş Mimari ve Zanaat Dükkânları: Alt ve üst katında toplam 70’ten fazla dükkân barındıran Taşhan; günümüzde gümüş işleme (Sivas kalemi), antika, yöresel el sanatları dükkânları ve otantik kafeleriyle hizmet vermektedir.
Sivas Arkeoloji Müzesi Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Sivas Arkeoloji Müzesi ziyareti planlayan gezginlerin, tarih meraklılarının ve öğrencilerin arama motorlarında en sık yönelttiği soruları ve güncel yanıtlarını bu bölümde bir araya getirdik. Müzenin koleksiyonu, ulaşım detayları ve çevredeki diğer kültür rotaları hakkında merak ettiğiniz pratik bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.
Sivas Arkeoloji Müzesi’nin 2026 yılı giriş ücreti Kültür ve Turizm Bakanlığı tarifesi uyarınca 6 Euro karşılığı Türk Lirası olarak uygulanmaktadır. T.C. vatandaşları için müzede Müzekart geçerlidir. 2026 yılı güncel satış fiyatı 200 TL olan Müzekart’ı edinerek müzeyi ek bir bilet ücreti ödemeden rahatça ziyaret edebilirsiniz.
Sivas Arkeoloji Müzesi, haftanın her günü (Pazartesi dâhil) ziyaretçilere açıktır. Müzenin ziyaret saatleri 08:00 ile 17:00 arasında olup, gişe bilet alımı ve son giriş işlemleri en geç saat 16:30‘da sona ermektedir.
Müzenin Paleontoloji salonu, Hitit tabletleri bölümü, Klasik dönem salonları, Selçuklu-Osmanlı taş eserleri ve açık hava bahçe teşhirini detaylıca incelemek için 1,5 ila 2 saatlik bir ziyaret süresi ayırmanız tavsiye edilir.
Müzekart’ı Sivas Arkeoloji Müzesi giriş gişesinden veya Sivas Atatürk ve Kongre Müzesi bilet satış noktasından T.C. kimlik kartınızla saniyeler içinde fiziksel olarak temin edebilirsiniz. Ayrıca T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmi Müzekart web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden dijital Müzekart oluşturarak da giriş yapabilirsiniz.
Müze yerleşkesinde engelli ziyaretçiler için düz ayak rampalar ve engelli erişimine uygun sergi salonu düzenlemeleri mevcuttur. Özel araçlarıyla gelen ziyaretçiler için müze çevresinde ve Rahmi Günay Caddesi üzerinde cadde üzeri park alanları ile açık otopark imkânları bulunmaktadır.
Sivas Müze Müdürlüğü’ne bağlı olarak kent merkezinde gezebileceğiniz başlıca müze ve ören yerleri şunlardır:
– Sivas Atatürk ve Kongre Müzesi (Milli Mücadele karargâh binası)
– Gök Medrese Sanat Müzesi (1271 tarihli Selçuklu başyapıtı)
– Sivas Şehir Müzesi (Kent etnografyası ve zanaat tarihi)
– Sivas Sanayi Mektebi Müzesi (Geleneksel el sanatları ve üretim tarihi)
Ayrıca İlgili Kaynaklar:
- Sivas Arkeoloji Müzesi Eserleri Fotoğrafları
- Türkiye’deki Arkeoloji Müzeleri
- Buruciye Medresesi Bilgileri
- Şifaiye Medresesi Bilgileri
- Gök Medrese Bilgileri
- Çifte Minareli Medrese Bilgileri
- Sivas İsmi Nereden Geliyor
- İç Anadolu bölgesi Antik Kentler, Tarihi Yerler
- İç Anadolu Bölgesi Gezilecek Tarihi Yerlerin Fotoğrafları
- Türkiye Müzeler, Antik Şehir ve Tarihi Kentler
- Arkeoloji Kategorisi
- Arkeoloji Müzeleri Kategorisi
- Antik Çağ Kategorisi
- Ulusal Mimari Kategorisi
- Sivas Müze Müdürlüğü
