Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep Zeugma antik kenti mozaikleri ve eserleri başta olmak üzere çeşitli antik yerleşimlerden çıkartılan mozaiklerin sergilendiği, Anadolu tarihini anlamak adına önemli bir yere sahip olan eşsiz bir kültür durağıdır. Güneydoğu Anadolu gezilecek yerler arasında da büyük öneme sahip Gaziantep Arkeoloji müzesi yakınlarında bulunan Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep kentinin merkezi bir konumunda bulunmakta ve müzeye ulaşım çok rahat şekilde yapılmaktadır.
Zeugma Mozaik Müzesi Önemi
Zeugma Mozaik Müzesi bünyesinde sergilenen mozaikleri ve eserleri doğru anlamak, bu eşsiz koleksiyonun tarihi değerini kavramak açısından büyük bir önem taşımaktadır. Zeugma Mozaik Müzesi sınırları içerisinde bulunan mozaiklerin önemini anlamak için Belkıs – Zeugma Antik Kenti ve tarihçesi hakkında kısaca bilgi gerekmektedir. Böylece Belkıs – Zeugma antik kentinin günümüze kadar gelen gezilebilir kısmının çok ufak ve baraj altında kalan kısmının ise büyük ve önemli olduğu çok daha iyi anlaşılacaktır.

Müze koleksiyonlarının ana kaynağını oluşturan Zeugma antik kenti, Güneydoğu Anadolu bölgemizde Gaziantep kentimizin sınırlarındadır. Kentin Nizip ilçesine 10 km mesafesinde, Belkıs köyü yakınlarındadır ve ne yazık ki Birecik Barajı sularının altında tekrar keşfedilmek üzere yatmaktadır. Yakın tarihte baraj suları altında kalan bir başka antik yerleşim yeri de ne yazık ki Hasankeyf Antik Kenti‘dir.
Zeugma Mozaik Müzesi Kısa Bilgiler Tablosu
| Bilgi Kategorisi | Detay / Ölçüt |
|---|---|
| Konum / Adres | Mithatpaşa Mah. Hacı Sani Konukoğlu Bulvarı Tekel Cad. No:2, Şehitkamil / Gaziantep |
| Toplam Alan / Yüzölçümü | 30.000 m² (3 Ana Bina Kompleksi) |
| Sergi Salonu / Kat Sayısı | 3 Katlı Sergi Alanı (Toplam 7.075 m² kapalı sergi alanı) |
| Envanter ve Sergi Çeşitliliği | 2.748 m² Taban Mozaiği, 140 m² Fresk, 4 Roma Çeşmesi, Bronz Mars Heykeli, Lahitler ve Steller |
| Yurt Dışından İade Edilen Eser Sayısı | 13 Mozaik Paneli (ABD Bowling Green State Üniv. gelen 12 parça + 2026’da iade edilen 13. Çingene Kızı paneli) |
| Dünya Sıralaması | Hatay Arkeoloji Müzesi’nden sonra Dünyanın En Büyük 2. Mozaik Müzesi |
| 💡 İlginç Bilgi 1 (Tessera Tekniği) | Mozaiklerde kullanılan taşlar (tessera) ortalama 0,5 – 1 cm boyutundadır. Çingene Kızı mozaiğinde ise santimetrekareye düşen taş sayısı ve renk geçişi tekniği dünyada eşsizdir. |
| 💡 İlginç Bilgi 2 (Birebir Sokak Konsepti) | Müze sergileme konsepti, ziyaretçilerin antik Roma villalarının sokaklarında, çeşme başlarında ve avlularında yürüyormuş hissi yaşaması için birebir ölçekli mimariyle tasarlanmıştır. |
| 💡 İlginç Bilgi 3 (Yüzük Mühürleri Zenginliği) | Antik Zeugma kentinde gerçekleşen kazılarda 100.000’den fazla kil mühür baskısı (Bulla) bulunmuştur. Bu sayı, Zeugma’nın döneminde dünya ticaretinin ve gümrüğünün en büyük merkezlerinden biri olduğunu kanıtlamaktadır. |
Zeugma Mozaik Müzesi Ziyaret Saatleri ve Ücret Bilgileri 2026
Müze ziyareti planlayanlar için güncel giriş şartları ve çalışma saatleri büyük kolaylık sağlamaktadır. Yaz ve Kış saati uygulamasına göre Kasım ve Nisan ayları arasında 08:30 – 17:00 saatleri arasında açık olan müze, Nisan ve Ekim ayları arasında ise 08:30 ile 19:00 saatleri arasında açıktır. Zeugma Mozaik Müzesi haftanın tüm günleri açıktır.
Güncel çalışma ve ziyaret bilgileri şu şekildedir:
- Açılış Saati: 08:30
- Kapanış Saati: 18:45
- Gişe Kapanış Saati: 18:45
- Kapalı Günler: Her gün açık
- Sesli Rehberlik: Müzede Sesli Rehberlik Hizmeti bulunmaktadır.
Kültür Bakanlığı’na bağlı olan müzede, Müze Kart geçmekte olup bunun haricinde eğer Müzekart yoksa Zeugma Mozaik Müzesi giriş ücreti 2026 yılı itibarıyla tam bilet olarak 650 TL’dir. Müzekart 2026 yılı fiyatı ise 200 TL’dir. MüzeKart sahipleri geçiş haklarına ek olarak 200 TL bedel ile gece müzeciliği bileti alıp Zeugma Mozaik Müzesi‘ni ziyaret edebileceklerdir. Eğer müze hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz 0342 325 2727 no’lu telefonu arayabilirsiniz.
İletişim ve Adres Bilgileri:
- Adres: Mithatpaşa Mahallesi, Hacı Sani Konukoğlu Bulvarı, Tekel Caddesi, No:2
- Tel: 0342 325 27 27
- E-mail: iktm27@kultur.gov.tr
Zeugma Mozaik Müzesi’nde Neler Var?
Zeugma Mozaik Müzesi, geniş sergi alanları ve benzersiz mimarisiyle ziyaretçilerine antik dönemin kapılarını aralamaktadır. Zeugma Mozaik Müzesi içerisinde yer alan başlıca bölüm ve sergi salonları şunlardır:

- A Blok (Giriş Katı): Zeugma antik kentinde bulunan villa mimarilerini, sütunları, duvar resimlerini ve fıskiyeli havuz mozaiklerini orijinal yerleşim düzenine uygun biçimde sergileyen ana salondur.
- A Blok (1. Kat): İkonik “Çingene Kızı Mozaiği” için özel olarak tasarlanmış, labirentimsi ve karanlık atmosferiyle eserin gizemini öne çıkaran özel sergi odasıdır.
- B Blok (Geç Antik Dönem ve Doğu Roma): Hristiyanlık dönemi mozaiklerinin, kilise taban süslemelerinin ve Geç Antik Dönem mezar stellerinin sergilendiği salondur.
- C Blok (Konferans ve İdari Bina): Kültürel etkinliklere, konferanslara ve geçici sergilere ev sahipliği yapan çok amaçlı bölümdür.
Zeugma Mozaik Müzesi Önemli 30 Mozaik ve Eser
Zeugma Mozaik Müzesi koleksiyonunun en değerli parçalarını oluşturan ve mutlaka görülmesi gereken 30 önemli eser şunlardır:

- Çingene Kızı Mozaiği
- Oceanos ve Tethys Mozaiği
- Akratos ve Euphrosine Mozaiği
- Akhilleus Mozaiği
- Europhe’nin Kaçırılışı Mozaiği
- Kahvaltı Sofrasındakiler
- Antope ve Satyros Mozaiği
- Aphrodite’in Doğuşu
- Akhilleus’un Gizlenişi Mozaiği
- Aşk (Eros) ve Ruh (Psykhe)
- Akratos Mozaiği
- Bereket Tanrısı Demeter
- Dionysos’un Düğünü
- Daidalos Mozaiği
- Dionysos ve Nike
- Danae Mozaiği
- Europa Mozaiği
- Fırat Nehri’nin Kralı Akheloos
- Fırat’ın Genç Nehir Tanrısı
- Fırat Nehri Tanrısı Euphrates
- Galateia Mozaiği
- Metiokhos Mozaiği
- Ölümsüz Aşıklar
- Perseus ve Andromeda
- Parthenope Mozaiği
- Su Perisi
- Silenos Mozaiği
- Triton Mozaiği
- Yunuslu Eros Mozaiği
- Yaşayan Zeugma (Mars Heykeli ve Duvar Resimleri)
Zeugma Mozaik Müzesi çatısı altında sergilenen bu muazzam eserler, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmayıp aynı zamanda Mitoloji, Roma yaşamı ve antik sanatın ince detaylarını günümüze taşımaktadır. Her biri ayrı bir hikâyeyi ve ustalığı barındıran bu nadide parçaları daha yakından tanımak, Zeugma Mozaik Müzesi gezisini çok daha anlamlı kılacaktır. Şimdi bu 30 önemli eserin detaylarına hep birlikte göz atalım:
Çingene Kızı Mozaiği
Zeugma Mozaik Müzesi simgesi haline gelen bu eser, hüznü ve gizemi bir arada sunan bakışlarıyla dünyaca ünlüdür. Saç örgüleri, elmacık kemikleri ve hangi açıdan bakılırsa bakılsın ziyaretçiyi takip ediyormuş izlenimi veren göz tekniğiyle müzenin en özel parçasıdır.

Oceanos ve Tethys Mozaiği
Müze koleksiyonundaki sular dünyasının simgesi olan bu mozaik, denizlerin yönetici tanrısı Oceanos ile eşi Tethys’i konu alır. Çevresindeki zengin deniz canlıları motifleriyle antik dönemin su kültürünü yansıtır.

Akratos ve Euphrosine Mozaiği
Zeugma Mozaik Müzesi sergisinde yer alan bu mozaikte, içki tanrısı Dionysos’un arkadaşı Akratos ile neşe ve sevinç perisi Euphrosine tasvir edilir. Antik yaşamın eğlence ve zevk anlayışını yansıtan önemli eserlerdendir.
Akhilleus Mozaiği
Müze içinde sergilenen Akhilleus temalı bu eser, Troya Savaşı’nın kahramanı Akhilleus’un mitolojik hikâyesinden sahneler barındırır. İnce taş işçiliği ve renk geçişleriyle dikkat çeker.
Europhe’nin Kaçırılışı Mozaiği
Zeugma Mozaik Müzesi duvarlarını süsleyen bu panoda, Yunan mitolojisinin bilinen sahnelerinden biri işlenir. Boğa kılığına giren Zeus’un Prenses Europa’yı kaçırma anı büyük bir hareketlilik ve estetikle işlenmiştir.

Kahvaltı Sofrasındakiler
Müzenin günlük yaşamı anlatan eserleri arasında öne çıkan bu sahnede, antik Roma elitlerinin sosyal yaşamı ve yemek kültürü büyüleyici bir gerçekçilikle sunulmaktadır.
Antope ve Satyros Mozaiği
Zeugma Mozaik Müzesi mitoloji koleksiyonunda bulunan eser, Zeus’un bir Satyros kılığında Antope’ye yaklaşmasını konu edinir. Antik dönem tiyatro ve mitoloji sahnelerinin tipik örneklerindendir.
Aphrodite’in Doğuşu
Zeugma Mozaik Müzesi ziyaretçilerinin yoğun ilgi gösterdiği mozaikte, aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite’in deniz köpüklerinden doğuşu ve bir deniz kabuğu içerisindeki tasviri yer almaktadır.

Akhilleus’un Gizlenişi Mozaiği
Zeugma Mozaik Müzesi sergileme alanlarında görülebilecek bu eserde, Akhilleus’un savaşa gitmemesi için kadın kılığında sarayda gizlendiği ve Odysseus tarafından tespit edildiği an resmedilmiştir.
Aşk (Eros) ve Ruh (Psykhe)
Mozaik Müzesi sergilerindeki en romantik eserlerden biri olan mozaik, mitolojideki zorlu ama ölümsüz aşkı temsil eden Eros ve Psykhe’nin kavuşma anını konu almaktadır.

Akratos Mozaiği
Zeugma Mozaik Müzesi dâhilinde sergilenen bu bağımsız pano, Mitolojik nitelikteki Akratos figürünün detaylı yüz ifadeleri ve dönemin renk paletini başarılı şekilde yansıtmasıyla öne çıkar.

Bereket Tanrısı Demeter
Demeter Mozaiği tarlaların ve tarımın koruyucusu olan Demeter tasviriyle antik dönemin toprağa ve berekete verdiği değeri gözler önüne serer.

Dionysos’un Düğünü
Zeugma Mozaik Müzesi taban mozaikleri arasında büyüklüğüyle dikkat çeken bu eserde, Şarap Tanrısı Dionysos ile Ariadne’nin görkemli düğün töreni detaylı figürlerle anlatılmaktadır.

Daidalos Mozaiği
Zeugma Mozaik Müzesi bünyesindeki bu mozaik, usta mimar ve mucit Daidalos’un mitolojik hikâyesini ve labirent efsanesine yön veren figürleri konu edinmektedir.

Dionysos ve Nike
Zeugma Mozaik Müzesi mitolojik anlatımlarında sıkça rastlanan Dionysos, bu eserde Zafer Tanrıçası Nike ile birlikte betimlenmiştir.

Danae Mozaiği
Müze eserleri arasında bulunan mozaik, Zeus’un altın yağmuru kılığında kuleye kapatılan Danae’ye ulaşması mitini estetik detaylarla sunar.
Europa Mozaiği
Mozaik Müzesi sınırlarında korunan bir diğer mitolojik pano olan eser, Fenike prensesi Europa’nın figüratif detaylarını nitelikli tessera işçiliği ile yansıtmaktadır.
Fırat Nehri’nin Kralı Akheloos
Zeugma Mozaik Müzesi için hayati öneme sahip olan Fırat Nehri temalı mozaiklerden biridir. Nehir tanrısı ve kralı Akheloos’un azameti resmedilmiştir.
Fırat’ın Genç Nehir Tanrısı
Mozaik Müzesi sergilerinde Fırat’ın bereketini ve gücünü temsil eden genç nehir tanrısı betimlemesi, su temasının antik Zeugma’daki yerini vurgular.
Fırat Nehri Tanrısı Euphrates
Zeugma Mozaik Müzesi kentinin kurulduğu Fırat kıyılarının kutsallığını simgeleyen Euphrates tasviri, akan suları ve bereketi sembolize eden unsurlarla doludur.

Galateia Mozaiği
Zeugma Mozaik Müzesi deniz mitolojisine ait eserlerinden biri olan mozaikte, bir Nereid (deniz perisi) olan Galateia’nın estetik duruşu dikkat çeker.
Metiokhos Mozaiği
Mozaik Müzesi roman ve edebi hikâye temalı mozaiğinde, Metiokhos ile Parthenope arasındaki klasik aşk hikâyesinin bir sahnesi işlenmektedir.

Ölümsüz Aşıklar
Mozaik Müzesi romantik anlatımlı eserleri arasında yer alan pano, antik çağın trajik ve ölümsüz aşk öykülerini zemin mozaiklerine taşımaktadır.
Perseus ve Andromeda
Zeugma Mozaik Müzesi koleksiyonundaki bu hareketli mozaik, kahraman Perseus’un deniz canavarına kurban edilmek istenen Andromeda’yı kurtarma anını işler.

Parthenope Mozaiği
Mozaik Müzesi sergi düzeninde Metiokhos ile tamamlayıcı nitelikte olan eser, Doğu edebiyatı ile Doğu Akdeniz kültürünün kesiştiği edebi bir mozaiğe örnektir.
Su Perisi
Mozaik Müzesi villalarının havuz tabanlarını süsleyen bu zarafet dolu mozaik, doğanın ve tatlı suların koruyucusu olan Su Perisi (Nymph) tasviridir.
Silenos Mozaiği
Müzenin mitoloji seksiyonunda yer alan pano, Dionysos’un yaşlı, bilge ve sürekli sarhoş yoldaşı Silenos’u portrelemiştir.
Triton Mozaiği
Müzenin su dünyası temalı eserlerinden biri olan mozaik, denizlerin habercisi yarı insan yarı balık Triton figürünü barındırır.
Yunuslu Eros Mozaiği
Zeugma Mozaik Müzesi havuz mozaiklerinin en sevimli örneklerinden biri olup, yunusa binen küçük aşk tanrısı Eros figürünü neşeli detaylarla sunmaktadır.
Yaşayan Zeugma (Mars Heykeli ve Duvar Resimleri)
Zeugma Mozaik Müzesi sadece mozaiklerle değil, bronz Savaş Tanrısı Mars Heykeli ve Zeugma villalarından çıkarılan özgün duvar freskleriyle antik kentin yaşam ortamını “Yaşayan Zeugma” konseptiyle ziyaretçilere hissettirmektedir.

Zeugma Antik Kenti ve Mozaiklerin Kaderi: Yıl Yıl Kurtarma Kazıları Tarihi
Zeugma Mozaik Müzesi eserlerinin günümüze ulaşma serüveni, büyük bir mücadele ve trajik bir kurtarma hikâyesine dayanmaktadır. Bu bölümde okuyacağınız tarihlendirme, gazeteci Sayın Özgen ACAR’ın Eylül – Ekim 2000 tarihli Arkeoloji ve Sanat dergisinin 98. sayısındaki araştırmalarından derlenmiştir. Antik kentlerin, kültürel mirasların ve paha biçilemez sanat eserlerinin ülkemizdeki kaderini gözler önüne seren bu kronolojik süreç, Zeugma Mozaik Müzesi koleksiyonunun hangi şartlar altında kurtarıldığını hayretler içinde ortaya koymaktadır.

Zeugma Antik Kenti Kronolojisi (1986 – 1990)
- 1986: Devlet Su İşleri (DSİ), Güneydoğu Anadolu bölgesini kalkındırmak ve enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde baraj yapımı için yer araştırmalarına başlamıştır. Bu kritik noktalardan biri de Zeugma antik kentine sadece 800 metre mesafede yer alan Birecik Barajı’dır.
- 1987: Gaziantep Müze Müdürü Osman Özbek, Belkıs köyü yakınındaki Zeugma arazisinde bir göçük oluşması üzerine ilk resmi arkeolojik kurtarma kazısını gerçekleştirmiştir.
- 1988: Şikago Üniversitesi’nden (ABD) arkeolog Guillermo Algaze, barajların olumsuz etkileyeceği tarihsel ve kültürel mirası belirlemek üzere harekete geçen ilk bilim insanı olmuştur. Türk hükümetinden aldığı izinle yürüttüğü araştırmada bölgedeki 250 kadar tarihsel alanın sular altında kalacağını saptamış, raporlarını hükümete sunmuş ve uluslararası sempozyumlarda yayımlamıştır; ancak bu uyarısı ilgi görmemiştir.
- 1989: Beşinci Beş Yıllık Planın son diliminde yapılması planlanan 26 barajın altında kalacak 184 tarihsel ve kültürel miras belirlenerek, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne (Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü) gerekli önlemlerin alınması adına yetki verilmiştir.
- 1990: Guillermo Algaze’nin Zeugma kent planını 1989 – 1990 raporlarında açıkça sunmasına rağmen, barajın yapılabilirlik raporu resmi kurumlara iletilmiştir. Birecik Barajı projesi, Zeugma Mozaik Müzesi eserlerinin çıkarıldığı antik kent dâhil 56 kilometrekarelik alanı su altında bırakacak şekilde onaylanmıştır.
Zeugma Antik Kenti’nde İkinci Kazı Dönemi ve Kaçakçılık (1992 – 1997)

1992: Arkeologlardan önce bölgeye giren tarihi eser yağmacılarının kaçırdığı paha biçilmez mozaikler uluslararası piyasada boy göstermeye başlamıştır. Gaziantep Müzesi Müdürü Rıfat Ergeç, görkemli bir Roma villasını kaçakçıların talanından kurtarmak amacıyla ikinci kazı çalışmasını başlatmıştır.
1993: Batı Avustralya Üniversitesi’nden Prof. David Kennedy oldukça sınırlı olanaklarla bir yaz süren kazı çalışması yürütmüştür. Aynı dönemde New York’ta FBI dedektifleri Zeugma’dan kaçırılan “at adam” mozaiğini tespit etmiş ancak dönemin hükümeti konuyla yeterince ilgilenmemiştir.
1994: Baraj yapımına iki yıl kala Müze Müdürü Rıfat Ergeç, “Zeugma’yı Kurtaralım” kampanyası başlatmıştır. Ancak üniversitelerden gerekli destek gelmediği gibi bilimsel bir kazı düzeni de kurulamamıştır.
1995: Fransız Dışişleri Bakanlığı, Nantes Üniversitesi’nden Prof. Catherine Abadie-Reynal’ı kurtarma çalışmalarına destek vermesi amacıyla Türkiye’ye yönlendirmiştir.
1996: Baraj inşaatı hızla devam ederken yeni bir mozaik izine rastlanmıştır. Rıfat Ergeç, müze arkeologlarından Mehmet ÖNAL ile birlikte görkemli bir Roma Hamamı ortaya çıkarmıştır. Ancak resmi makamlardan gelen baskılar sonucunda barajın gövde inşaatına geçilmiş; baraj yükselmeye başladığı alanla Roma’nın 4. Lejyon kışlasını (6000 kişilik) ve hamamını sular altında bırakmıştır.
1997: Arkeolog Rıfat Ergeç ve Mehmet Önal, su altında ilk kalacak bölge olan kıyıdaki A bölgesinde (Not: Zeugma antik kenti A, B ve C olmak üzere 3 ana bölüme ayrılmaktadır) kar, kış, sıcak ve soğuk demeden tarihi mirası kurtarmak için kazıları aralıksız sürdürmüştür.
Zeugma Çalınan Mozaik ve Kurtarma Kazılarının Dönüm Noktası (1998 – 2000)
Zeugma Mozaik Müzesi koleksiyonunu oluşturan paha biçilmez mozaiklerin su altında kalmaktan son anda kurtarılması, kamuoyu desteği ve fedakâr çalışmalar sayesinde mümkün olmuştur. Sular yükselirken yaşanan tarihi olaylar ve Zeugma Mozaik Müzesi eserlerinin kurtarılma süreci adım adım şu şekilde gelişmiştir:
1998: Gaziantep Valisi Muammer Güler, Zeugma antik kentini kurtarmak için ulusal ve uluslararası alanda yeni bir çağrı yapmıştır. Ancak bu çağrı gerek hükümet cephesinden gerekse uluslararası topluluklardan beklenen cevabı bulamamıştır. ODTÜ Tarihsel Çevre Araştırması Merkezi (TAÇDAM) birkaç kilometre mesafedeki Ilısu ve Karkamış baraj göllerinin etkileyeceği arkeolojik alanlarda çalışma yürütürken Zeugma için harekete geçmemiştir. Tüm bu ilgisizlik sürerken, Zeugma arazisinde yerinde korunan paha biçilmez “Dionysos’un Evliliği” isimli mozaik ne yazık ki çalınmıştır.
1999: “Okul ve hastaneyi gelecek yıl yapabiliriz, ama Zeugma’yı gelecek yıl kurtaramayız” diyerek tarihi bir duruş sergileyen Vali Güler, kentteki okul ve hastane yapımı ödeneklerini doğrudan Zeugma’yı kurtarma kazılarına aktarmıştır. SANKO isimli Türk firması hami olarak kazılara destek sağlarken, müzelerde görev bekleyen işsiz iki genç arkeolog Yusuf Savaş ve Umut Alagöz gönüllü olarak kazı alanında çalışmaya başlamıştır. Bu süreçte baraj yapımcıları da arkeologlara maddi ve manevi destek sunmuştur.
7 Mayıs 2000: Daha önce 6 Mart 2000 tarihinde Cumhuriyet gazetesi, 29 Nisan 2000 tarihinde ise Economist dergisi temsilcisi Amberin Zaman Zeugma haberlerini duyurmuş olsa da dünya çapındaki asıl yankı bu tarihte gerçekleşmiştir. New York Times gazetesi muhabiri Stephen Kinzer’ın gazetenin birinci sayfasından renkli fotoğraflarla yayımladığı manşet haberinin ardından, yerli ve yabancı medya adeta Zeugma antik kentinde kamp kurmuş ve hükümet yetkilileri bölgeye akın etmiştir.
20 Haziran 2000: Kamuoyunda Fırat’ın bir sel gibi Zeugma villalarını hızla yutacağı beklenirken, sular villaların tabanından sinsi ve yavaş bir şekilde yükselmeye başlamıştır.
3 Ekim 2000: Kıyıdan yaklaşık 15 – 20 metre yükseklikte yer alan yamaç villalarının bulunduğu (B) bölgesi tamamen su altında kalmıştır. Yerli ve yabancı arkeologlar B kuşağındaki mozaikleri sulara teslim etmemek için büyük bir seferberlik başlatmıştır. ABD Kaliforniya’da bulunan Packard Humanities Institute (PHI) isimli vakıf, Türk hükümeti ile 5 milyon dolarlık acil bağış anlaşması imzalamıştır. Kazı alanına 50 yabancı arkeolog ve 200 işçi sevk edilerek zamanla yarışılmış, fakat Türk özel sektörü bu süreçte destek vermekten uzak kalmıştır.
4 Ekim 2000: Ekim ayından sonra, baraj sularının ulaşamayacağı yüksek kesimde yer alan (C) bölgesinde kazıların sürdürüleceği ve gelecekte bir açık hava müzesi yapılacağı ilan edilmiştir. Bugün Zeugma Mozaik Müzesi çatısı altında güvenle sergilenen eşsiz eserler, işte bu zorlu mücadelenin ve sular altından çekip çıkarılan tarihin birer simgesidir.
Yağmalanan Zeugma Mozaikleri ve Yurt Dışından Evine Dönüş Hikâyesi
Zeugma Mozaik Müzesi sergilerinde hayranlıkla izlediğimiz paha biçilmez mozaikler, ne yazık ki Birecik Barajı sularından çok daha önce kaçakçıların ve yağmacıların hedefi olmuştur. Öyle ki mozaiklerin yağmalanması 19. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Bunların en önemlilerinden biri, Poseidon’u ve çevresinde Roma eyaletlerini madalyonlar halinde kişileştiren görkemli panodur. Bu değerli eser günümüzde St. Petersburg ve Berlin’deki müzelerde sergilenmektedir.

1960’lı yıllarda gerçekleştirilen kaçak kazılar neticesinde yurt dışına kaçırıldığı tespit edilen ve ABD’deki Bowling Green State Üniversitesi tarafından bir sanat galerisinden 35.000 dolara satın alınan 12 parçalık mozaik serisi, yürütülen yoğun diplomatik ve hukuki mücadeleler sonucunda 2018 yılında Türkiye’ye getirilerek Zeugma Mozaik Müzesi koleksiyonuna kazandırılmıştır.
Bu mücadelenin en güncel ve sevindirici adımı ise Temmuz 2026 tarihinde yaşanmıştır. Kamuoyunda “Çingene Kızı” olarak bilinen büyük kompozisyonun kaçırılan 13’üncü kayıp parçası (mozaik paneli), ABD’de bir müzayedede satışa sunulduğunun tespit edilmesi üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü uluslararası girişimlerle Türkiye’ye iade edilmiş ve Zeugma Mozaik Müzesi‘ndeki ait olduğu ana panodaki yerine törenle yerleştirilmiştir.
Yukarıdaki örnekler resmi olarak bilinen ve takibi yapılan örneklerdir. Bunlarla birlikte, yurt dışında bilinmeyen örnekler olabileceği gibi, zamanla yuvasına ve evine geri getirilen mozaikler de mevcuttur ve bugün Zeugma Mozaik Müzesi eserleri arasında gururla sergilenmektedir.
Zeugma Mozaik Müzesi Mimarisi, Sergilenen Eserler ve Özellikler
Müze, Zeugma antik kentindeki paha biçilmez eserlerin ve mozaiklerin güvenle sergilenmesi ve korunması amacıyla 2008 yılında inşa edilmeye başlanmıştır. Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi barındırdığı zengin eser koleksiyonu ile 9 Eylül 2011 tarihinde kapılarını ziyarete açmış ve 30.000 metrekarelik devasa büyüklüğü ile 2014 yılına kadar “dünyanın en büyük mozaik müzesi” unvanını gururla taşımıştır. 2014 yılında ise bu unvanını Hatay Arkeoloji Müzesi’ne devretmiştir.

Toplu bir kompleksten oluşan Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, 3 adet bina topluluğundan meydana gelmektedir. Bünyesinde 5 adet konferans salonu barındıran müzede, 3 kattan oluşan toplamda 7.075 metrekarelik sergi salonları bulunmaktadır.
Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi koleksiyonunda yer alan ve titiz restorasyon süreçlerinden geçirilerek sergiye sunulan başlıca eser metrajları ve mimari parçalar şunlardır:
- 2.748 metrekare Roma ve Geç Antik Dönem taban mozaiği
- 140 metrekare özgün duvar resmi (fresk)
- 4 adet Roma dönemi çeşmesi
- 30 adet antik sütun
- 4 adet kireç taşından yapılmış yontu heykel
- Bronz Mars Heykeli, mezar stelleri, lahitler ve döneme ait mimari parçalar
Müze bünyesindeki eserlerin ve alanların sergileme konseptinde; o dönemde kentte yaşamış olan insanların inançları, kültürü ve günlük yaşantısını geçirdiği ortam, birebir antik mimarisine uygun olarak kurgulanmıştır. Sokağı, çeşmesi, duvarı ve tüm yapı taşları ile gerçek ölçüsünde tasarlanarak ziyaretçilere tarihin içindeymiş hissi sunulmaktadır.
- Ayrıca müzenin teşhir alanlarında, Zeugma antik kentinden kurtarılan mozaiklerin yanı sıra civardaki antik yerleşim yerlerinden getirilen veya kurtarılan mozaikler de yer almaktadır. Bu çevre eserlere şu önemli mozaikler örnek gösterilebilir:
- Sulu Mağara Mozaikleri
- İkizkuyu Mozaikleri
- Hülümen Mozaikleri
- Yarımca – Bağtepe / Sarıdere Mozaikleri
Zeugma Antik Kenti Tarihi ve Roma Dönemi Yaşamı
Mozaik Müzesi‘nin eserlerinin kökenini oluşturan Zeugma antik kentinin tarihi, Büyük İskender’den Roma İmparatorluğu’na kadar uzanan görkemli bir geçmişe dayanmaktadır. Zeugma Mozaik Müzesi koleksiyonundaki mozaiklerin ve mimari parçaların tarihsel derinliğini anlamak için bu antik kentin kuruluş sürecine ve geçirdiği dönüşümlere bakmak gerekmektedir.
Makedonyalı olan Büyük İskender’in M.Ö. 300 yıllarının ilk yarısında Fırat nehrini geçtiği yerde, generali olan Selevkos Nikator I, kendi adıyla Fırat’ın adını birleştirmiş ve Selevkeia ad Euphrates (Fırat Seleukeia’sı) ismiyle bir şehir kurmuştur. Bu kentin karşısına, Fırat’ın diğer tarafına da eşi için Apameia isminde bir başka kent kurmuş ve bir köprüyle bu iki kenti birbirine bağlamıştır.
M.Ö. 1.yy başlarında Kommagene kralı Mitridates I. Kallinikos, Selevkos kralının kızıyla evlenmesi sebebiyle, bu kent Kommagene Krallığına hediye edilmiş ve bu kentten elde edilen gelirle Nemrut dağında bulunan heykeller yaptırılmıştır. Bu anlamda hediye edilen bu kent, kırk yıl boyunca Kommagene Krallığının dördüncü büyük kentidir.
M.Ö. 64 yılında kent, Roma İmparatorluğu’na katılır ve Zeugma ismini alır. Zeugma “bağlayan, köprü” anlamındadır. Zeugma, Roma İmparatorluğu’nun en doğudaki sınır kentlerinden biri olması sebebiyle Roma İmparatorluğu buraya büyük bir lejyon birliği (6000 kişi) yerleştirmiştir. Böylece stratejik bir öneme de sahip olan Zeugma, ayrıca eskiden beri İpek Yolu’nun önemli gümrük merkezidir. Bu etkenler ışığında Zeugma gittikçe zenginleşmiş, büyümüş ve kültürel olarak en parlak zamanını yaşamıştır. Öyle ki bu zamanda Zeugma kentinde içme suyu 10 km kadar şehir dışından getirtilmiş, alt yapısı yapılmış; tiyatrolar, askeri binalar, atölyeler, ticarethaneler, tapınaklar kentin dört bir yanında teraslar halinde yapılmıştır.
Zeugma Roma Dönemi Evleri ve Mimarisi
Müzenin teşhir alanlarında sergilenen zemin mozaikleri ve duvar freskleri, antik dönemin lüks Roma villalarından çıkarılmıştır. Roma İmparatorluğu zamanında her evde iki adet sarnıç mevcut olmakla birlikte, evlerin ortasında avlular ve etrafına da odalar yapılmıştır. Evlerin ve villaların tabanları mozaikle, duvarları fresklerle kaplanmıştır. Mühürleriyle de ortaya çıkan antik kentte, hemen herkesin bir yüzük mührü bulunmaktadır. Öyle ki bu yüzüklere tanrıların, tanrıçaların, sevilen hayvanların figürleri yapılır ve bu figürler en fazla 3 mm ile 7 mm arasındadır.
Daha sonraları Zeugma kenti, M.S. 256 yılında Sasani Kralı I. Şapur’un himayesine geçer ve kent yıkılır. İşte Zeugma artık sonun başlangıcındadır. Bir daha eski görkemine ve zenginliğine artık dönemeyecektir. M.S. 7.yy.’a kadar erken ve geç Roma imparatorluğuna tekrar giren kent, bu yüzyılda İslam akınları sebebiyle tamamen terk edilir. 10 – 12.yy arasında bölgede ufak bir İslami yerleşimi olsa da, 16. yy.’da günümüzdeki Belkıs köyü kurulmıştır.
Zeugma Antik Kenti Kronolojik Tarih Cetveli
Müzenin tarihsel arka planını özetleyen ana kronolojik gelişim şu şekildedir:
- M.Ö. 300: Büyük İskender’in generali Selevkos I. Nikator tarafından “Seleukeia ad Euphrates” adıyla kuruldu.
- M.Ö. 1. Yüzyıl Başı: Kommagene Krallığı’na geçti; kentin gelirleriyle Nemrut Dağı heykelleri inşa edildi.
- M.Ö. 64: Roma İmparatorluğu hâkimiyetine girdi ve “geçit / köprü” anlamına gelen Zeugma adını aldı. 4. Scythica Lejyonu buraya konuşlandırıldı.
- M.S. 1. – 2. Yüzyıl: İpek Yolu gümrük ticareti, Roma villaları, tiyatrolar ve zengin taban mozaikleriyle kentin altın çağı yaşandı.
- M.S. 256: Sasani Kralı I. Şapur kenti işgal edip yaktı; kent eski zenginliğini kaybetti.
- M.S. 7. Yüzyıl: Sasani ve Arap/İslam akınları sonrasında kent tamamen terk edildi.
- 16. Yüzyıl: Antik kentin kalıntıları üzerinde günümüz Belkıs Köyü kuruldu.
- 2011: Antik kentten kurtarılan eserler dünyaca ünlü Zeugma Mozaik Müzesi çatısı altında bir araya getirildi.
Zeugma Mozaik Müzesi Önemli Notlar ve Restorasyon Gerçeği
Müzenin koleksiyonunun günümüze ulaşmasında çekilen zorluklar ve yapılan hatalar, gelecekte benzer kültürel miras koruma çalışmalarına ders olması açısından büyük önem taşımaktadır.
Belirtmekte fayda olduğunu düşündüğümüz bir notu da ileride aynı hatalara düşülmemesi adına buradan paylaşmak istiyoruz: Zeugma’dan aktarılan mozaikler, bir buçuk yıl Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi bahçesinde olumsuz hava koşullarında bekletilirken bozulmuş ve daha sonra antik çağ teknikleri uygulanarak restore edilmiş, restoratör Cemal Küçük tarafından büyük bir özveriyle kurtarılmıştır.
Zeugma Mozaik Müzesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Gaziantep gezi rotalarının en önemli duraklarından biri olan Zeugma Mozaik Müzesi‘ni ziyaret etmeden önce bilet fiyatlarından gezi süresine, müzenin dünya çapındaki öneminden erişim imkânlarına kadar aklınıza takılabilecek tüm detayları tek bir yerde topladık. Ziyaretinizi en konforlu ve planlı şekilde gerçekleştirebilmeniz için Zeugma Mozaik Müzesi hakkında en çok merak edilen soruları ve yanıtlarını aşağıda bulabilirsiniz:
Mozaik Müzesi, Gaziantep’te bulunan, Zeugma antik kenti başta olmak üzere bölgedeki kazılardan çıkarılan benzersiz Roma ve Geç Antik Dönem taban mozaiklerini, freskleri ve heykelleri sergilemek amacıyla kurulmuş dünyaca ünlü bir arkeoloji müzesidir.
Mozaik Müzesi, barındırdığı mozaiklerin renk çeşitliliği, tessera (küçük mozaik taşı) küçüklüğü ve üç boyutlu derinlik hissi veren üstün sanat teknikleri açısından dünya arkeolojisinde eşsiz bir yere sahiptir. Ayrıca Çingene Kızı gibi dünyaca ünlü ikonik eserlere ev sahipliği yapması ve baraj sularından kurtarılan bir kültürel mirası temsil etmesi bakımından büyük öneme sahiptir.
Mozaik Müzesi, 2011 yılındaki açılışından 2014 yılına kadar 30.000 metrekarelik toplam alanı ve sergilenen mozaik metrajıyla “Dünyanın En Büyük Mozaik Müzesi” konumundaydı. 2014 yılında bu unvanı Hatay Arkeoloji Müzesi’ne devrederek şu anda dünyanın en büyük ikinci mozaik müzesi konumundadır.
2026 yılı itibarıyla müze giriş ücreti tam bilet olarak 650 TL’dir. Müzede Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı MüzeKart geçerlidir. MüzeKart sahipleri ayrıca 200 TL fark ödeyerek gece müzeciliği kapsamında da ziyarette bulunabilirler.
Müze içerisindeki 3 ana bina kompleksini, özel sergi odalarını ve detaylı mozaik panolarını tam anlamıyla inceleyerek gezmek ortalama 1,5 ile 2,5 saat arasında sürmektedir.
Evet, müze kompleksinde hem şahsi araçlar hem de tur otobüsleri için geniş bir otopark alanı mevcuttur.
Evet, müze modern bir mimariye sahip olduğu için asansörler, rampalar ve geniş sergi yolları sayesinde engelli ziyaretçiler ve bebek arabalı aileler için tamamen erişilebilirdir.
Müze içerisinde flaşsız olmak kaydıyla fotoğraf ve video çekimi yapmak serbesttir. Ancak “Çingene Kızı Mozaiği” gibi korumalı özel alanlarda flaş kullanımı kesinlikle yasaktır.
Ayrıca İlgili Linkler:
Zeugma Mozaik Müzesi’nin Fotoğrafları
Türkiye’deki Arkeoloji Müzeleri
Güneydoğu Anadolu antik kentler ve tarihi şehirler
Türkiye ve yurtdışında gidilecek müzeler
Güneydoğu Anadolu bölgesi güzergah ve rota bilgileri
Güneydoğu Anadolu bölgesi müze, antik şehir ve tarihi kent fotoğrafları
Türkiye müzeler, antik şehir ve tarihi kentler
Gaziantep İsmi Nereden Gelmektedir?
Ayrıca Özgen ACAR’ın Arkeolojik ve Sanat isimli derginin, Yıl:22 Sayı:98 Eylül-Ekim 2000 sayılı dergisindeki ‘Yıllardır Devam Eden Zeugma Trajedisi’ isimli makalesi.
