Perge Antik Kenti, Antalya’nın Aksu ilçesinde konumlanan ve Pamfilya bölgesinin en önemli antik şehirlerinden biridir. Roma döneminden günümüze ulaşan muazzam tiyatrosu, stadyumu, sütunlu caddeleri, anıtsal çeşmeleri ve görkemli kent kapılarıyla Türkiye’nin en iyi korunmuş arkeolojik alanları arasında yer alır. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi‘nde bulunan Perge, yalnızca Antalya’nın değil tüm Akdeniz bölgesinin en seçkin tarihi miraslarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu kapsamlı gezi rehberinde Perge Antik Kenti’nin büyüleyici mimarisi, anıtsal yapıları, güncel giriş ücreti ve pratik ziyaret bilgileri hakkında aradığınız tüm detayları bulabilirsiniz.
Perge Antik Kenti Nerede ve Nasıl Gidilir?
Perge Antik Kenti, Antalya il merkezinin yaklaşık 17 kilometre doğusunda bulunan Aksu ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Antik kent, Antalya Havalimanı’na olan yakın konumu sayesinde şehir merkezinden ve çevre illerden kısa sürede ulaşılabilen en stratejik tarihi alanlardan biridir.
Antalya şehir merkezinden özel araçla yola çıktığınızda, Antalya-Burdur kara yolu üzerinden yaklaşık 20-25 dakikalık bir sürüşle ulaşabileceğiniz Perge; bölgedeki Aspendos ve Side gibi diğer dünyaca ünlü antik kentlere de oldukça yakın bir hat üzerindedir. Toplu taşıma araçlarını kullanacak olan seyahat severler ise Antalya şehir merkezinden Aksu yönüne hareket eden belediye otobüsleri ve kesintisiz ulaşım sağlayan tramvay (Antray) hatlarından yararlanarak antik kent bölgesine kolayca ulaşım sağlayabilirler.
Perge Antik Kenti Tarihi ve Hikayesi
Perge Antik Kenti, sadece Antalya’nın değil tüm Akdeniz bölgesinin en köklü ve en görkemli tarihi merkezlerinden biridir. Tarihsel süreç boyunca sahip olduğu ticari borsası, anıtsal tapınakları ve devasa antik tiyatrosu ile adını tüm dünyaya duyuran bu kadim yerleşim, barındırdığı ünik heykeltıraşlık ekolü ve mimari zenginliği sayesinde küresel arkeoloji literatüründe çok seçkin bir yere sahiptir. Sahip olduğu bu benzersiz evrensel değer doğrultusunda Perge, 06.02.2009 tarihinde UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilmiştir. Ayrıca ülkemizin kültürel tanıtım stratejileri kapsamında 2018 yılı, Troya antik kenti ile birlikte tüm dünyada “Perge Yılı” olarak ilan edilmiştir.
Kocabelen Tepesi’nin güney eteklerinde, stratejik Mersin-Antalya yolu üzerinde konumlanan bu muazzam arkeolojik sit alanı, Antalya şehir merkezine yalnızca 15 kilometre mesafede yer alan bir açık hava müzesi niteliğindedir.
Perge’yi Ziyaret Edecekler İçin Önemli Sıcaklık Uyarısı
Perge Antik Kenti’ni özellikle yaz aylarında gezi programınıza dahil etmeyi düşünüyorsanız, ziyaret saatinizi öğle sıcaklarına denk getirmemeye büyük özen göstermelisiniz. Geniş ve açık bir düzlüğe yayılan kent alanında başınıza güneş geçmemesi adına yanınıza kesinlikle şapka, koruyucu şemsiye ve bol miktarda su almalısınız.
Keşif rotanızı daha konforlu tamamlamak için gezinizi sabahın erken saatlerinde veya akşamüzeri serinliğinde planlamanız, sıcaktan olumsuz etkilenmemeniz adına en doğru yaklaşım olacaktır. Yaşlı veya kronik rahatsızlığı bulunan seyahat severlerin kenti tek başına gezmek yerine yanlarında kendilerine yardımcı olabilecek bir refakatçi bulundurmaları ve alan içerisindeki gölge noktalarda sık sık dinlenmeleri önemle tavsiye edilir.
Antalya Perge Antik Kenti Ziyaret Bilgileri ve Giriş Ücreti 2026
Perge Örenyeri olarak da geçen Perge antik kentine giriş, Yaz dönemi ve Kış dönemi olmak üzere iki şekilde düzenlenmiştir. Yaz dönemi 08:00 ve 21:00 saatleri arasında, Kış dönemi ise 08:30 ile 17:00 saatleri arasında antik kent alanına giriş yapılabilir. Gişe kapanış saatleri ise antik kent kapanış saatlerinden yarım saat öncedir. Antik kent, turistik ilimiz olan Antalya’da olduğu için haftanın her günü ziyaret edilebilmektedir, yani haftanın her günü açıktır.
Perge antik kenti Kültür Bakanlığı’na bağlı olduğundan Müze kart geçmektedir. Ancak Müze kartı olmayanlar için Perge antik kenti 2026 yılı itibari ile giriş ücreti 11 Euro karşılığı TL’dir. Müzekart 2026 yılı fiyatı ise 200 TL’dir.

Antalya Perge Antik Kenti Bilgileri Özet Tablosu
Perge Örenyeri ziyaretiniz öncesinde giriş ücretlerinden müze kart geçerliliğine, anıtsal yapı istatistiklerinden eserlerin sergilendiği müzelere kadar bilmeniz gereken tüm pratik verileri aşağıdaki özet tabloda bir araya getirdik.
| Perge Antik Kenti Bilgileri Özet Tablosu | Antik Kent Bilgileri ve İstatistikleri |
|---|---|
| Giriş Ücreti (2026) | Yabancı ziyaretçiler için 11 Euro karşılığı Türk Lirası (Türk vatandaşları için 200 TL bedelli Müzekart tamamen geçerlidir) |
| Konumu ve Bölgesi | Antalya / Aksu İlçesi (Şehir merkezine yaklaşık 15-17 km) |
| Ziyaret Saatleri (Yaz / Kış) | Yaz Dönemi: 08:00 – 21:00 / Kış Dönemi: 08:30 – 17:00 (Haftanın her günü açıktır, gişeler kapanıştan yarım saat önce kapanır) |
| Tarihsel Dönem | Pamfilya Bölgesi – Helenistik, Roma İmparatorluğu ve Bizans Dönemleri |
| İlk Sistemli Kazı Tarihi | 1946 yılı (Prof. Dr. Müfit Mansel başkanlığında başlatılmıştır) |
| Tescilli Anıtsal Yapı Sayısı | 30’un üzerinde devasa kamusal, sosyal ve dinsel anıtsal yapı (Surlar, İkiz Kuleler, Stadyum, Tiyatro, Agora, Hamamlar, Çeşmeler) |
| Çıkarılan Eser ve Heykel Sayısı | Dünya çapında literatüre giren 200’ün üzerinde anıtsal Roma heykeli, yüzlerce mimari buluntu, yazıt ve günlük yaşam eşyası |
| Eserlerin Sergilendiği Müze | Çıkarılan şaheserlerin çok büyük bir bölümü Antalya Müzesi sergi salonlarında yer almaktadır. |
| UNESCO Giriş Tarihi | 06.02.2009 tarihinden beri Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ndedir. |
| Ortalama Gezi Süresi | Yaklaşık 2 – 3 Saat (Oldukça geniş bir arkeolojik sit alanına yayılmaktadır) |
Perge Antik Kenti İçinde Ne Var?
Perge Antik Kenti içinde ne var diye merak eden seyahat severler ve tarih meraklıları için ören yeri alanında Roma ve Helenistik dönemlerin mühendislik dehasını yansıtan çok sayıda anıtsal kamusal yapı bir arada sergilenmektedir. Geniş bir açık hava müzesi niteliğindeki kenti gezerken yakından inceleyebileceğiniz o en önemli tarihi yapılar şunlardır:
- Helenistik Kent Kapısı ve Yuvarlak Kuleler
- Perge Akropolü
- Sütunlu Cadde (Kolonadlı Yol)
- Kent Agorası
- Macellum (Antik Pazar Yapısı)
- Perge Antik Tiyatrosu
- Perge Stadyumu (Stadion)
- Roma Hamamları
- Septimius Severus Anıtsal Çeşmesi (Nymphaeum)
- Batı Kent Kapısı
- Dor Tapınağı Kalıntıları
- Su Kanalları ve Antik Altyapı Sistemi
- Roma Dönemi Dükkânları
- Mozaikli Yapılar
- Çeşitli Heykel ve Mimari Kalıntılar
Bu yapıların büyük bölümü Roma döneminde inşa edilmiş olup Perge’nin antik çağdaki zenginliğini ve kent planlamasını gözler önüne sermektedir. Özellikle tiyatro, stadyum, sütunlu cadde ve anıtsal çeşme, Perge Antik Kenti’nin en dikkat çekici eserleri arasında yer almaktadır.

Perge Antik Kenti Mimarisi ve Yapıları
M.S. 43 yılında Pamfilya bölgesi Kilikya’ya bağlanmış Perge ise bu dönemde Hristiyanlık dini için önemli bir yere gelmiştir. Bu dönemde de Perge’de birçok mimari yapı yapılmıştır ve stadyum, tiyatro, agora, hamamlar bu döneme aittir.
5. ve 6.yy’da Bizans imparatorluğu döneminde kent önemini korumuş ve Hristiyanlık dini için önemine devam etmiştir. Perge’deki Hristiyanlık ile ilgili dini yapılar da genelde bu dönemde yapılmıştır. 4.yy’da Perge Metropolitliği’nden bahsedilse de iki yüzyıl sonra bu önemini ve Metropolis ünvanını yitirmiş, Piskoposluk Metropolitliği ünvanını almıştır. 7.yy’da Arap akınlarına uğrayan Perge antik kentinin gelişimi bir yüzyıl sonra tamamen durmuş ve kent önemini yitirmiştir.
1071 Malazgirt Savaşı sonrasında Türkler bölgeye gelmiş ve Perge, 1299 yılında Hamidoğulları Beyliği egemenliğine girmiştir. 1422 yılında ise Pamfilya bölgesi ve Perge, Osmanlıların egemenliği altına girmiştir. Ancak kentte Osmanlı dönemine ait bir yapı bulunmamaktadır.
Arkeolojik sit alanı olan Perge antik kenti anıtsal yapıları ve mimarisi ile tipik bir Roma kenti görüntüsü barındırmaktadır. Helenistik dönem düz surlar içerisinde iki büyük kolonadlı cadde ile kent dört bölüme ayrılmıştır. Kolonadlı caddelerin ortasında kente su getiren su kanalları bulunmaktadır. Bugün stadyum ile antik tiyatro arasında asfalt yol geçmektedir.

Perge Antik Kenti Akropolü
Antik kentin kuzey bölümünde yer alan akropol, tüm yerleşime tamamen hâkim olan yaklaşık 60 metre yüksekliğindeki stratejik bir tepenin üzerinde konumlanmıştır. Savunma mimarisinde bir “iç kale” vazifesi gören bu alana askeri ve lojistik nedenlerden ötürü yalnızca kent merkezinin içerisinden ulaşım sağlanabilmektedir.
Perge Surları ve Helenistik Kuleler
Perge’nin sur ve kule yapıları, ören yerinin günümüze kadar en iyi korunmuş en anıtsal mimari parçalarından biridir. Helenistik Kent Kapısı’nın iki yanında yükselen ve kentin küresel sembolü haline gelen silindirik formlu yuvarlak kuleler MS 2. yüzyıla tarihlenmektedir. Tüm kenti çevreleyen anıtsal surlar 13 metre yüksekliğe ve 2 metre kalınlığa sahip olup, yapımında kullanılan blok taşların her birinin ağırlığı yarım ton civarındadır. Dört katlı mimarisiyle dikkat çeken bu yuvarlak kulelerin taban çapları 11.70 metre, duvar kalınlıkları ise 2.20 metredir.
Perge Antik Kenti Tapınakları
Perge antik kenti içinde Artemis Tapınağı olduğu düşünülmektedir ancak bunu destekleyecek ciddi bir bilgi yoktur. Kent merkezinin 850 metre kadar güneyinde yapılan kazılarda bir Dor tapınağı kalıntılarına ulaşılmıştır.
Perge Antik Tiyatro
Roma dönemi tiyatrosu olan antik tiyatronun yapımına M.S. 1.yy’da başlandığı ve iki yüzyıl kadar sürdüğü düşünülmektedir. Tiyatro, Greko-Romen sitilde plan özellikleri olup, Roma karakterlerine bürünmüştür ve Antalya Müzesi içerisinde detaylara ulaşılabilir. Anadolu’daki en dekoratif sahne cephesine sahip olan Perge tiyatrosu yaklaşık 14.000 kişiliktir.

Kent Agorası
Dört yönden dört girişe sahip olan Agora Helenistik kulelerin doğusunda kalmaktadır ve kare formludur. Agoranın ortasında Macellum denilen bir Pazar bulunmaktadır ve yapıdan anlaşıldığı üzere koku veya çeşitli sıvıların satıldığı veya takas edildiği bir yerdir. Buna benzer bir yapı aynı zamanda Aizanoi antik kenti ile Sagalassos antik kenti içinde de yer almaktadır. Agoranın etrafı sütunlarla çevrelenmiştir. Agorayı gezerken yerde gördüğünüz çakılların sebebi, burada bulunan mozaiklerin tahrip olmasını engellemektir. Perge mozaikleri bol olan kentlerden biridir.
Perge Stadyumu (Stadion)
Kent surları ile Roma dönemi tiyatrosu arasında bulunmaktadır. Perge stadyumu, Anadolu’nun en iyi korunmuş stadyumları arasında bulunmaktadır. Ayrıca Anadolu’daki en büyük stadyum, Afrodisias antik kenti sınırları içindedir. 234 metre uzunluğunda ve 34 metre genişliğindeki stadyum U biçimindedir. Bu yazının kapak resminde ise stadyum yapısının içi görünmektedir.

Anıtsal Çeşme (Septimius Severus Nymphaeum’u)
Yazılı antik kaynaklarda MS 2. yüzyılda inşa edildiği belirtilen bu anıtsal çeşme, geniş bir havuz yapısına ve anıtsal nişlere sahiptir. Üç adet görkemli tonozlu niş mimarisine sahip olan çeşme, mermer görünümü verilmiş kaliteli kireç taşından (kalker) yapılmıştır. Kazılarda bu çeşmeye ait, nehir tanrısı Kestros’u simgeleyen anıtsal bir heykel de açığa çıkarılmıştır.
Sütunlu Cadde (Kolonadlı Yol)
Perge kentinin ana arteridir. Helenistik kulelerden başlar ve akropolün eteklerine kadar gitmektedir. 20 metre genişliğinde ve 300 metre uzunluğundadır. Yol boyunca caddenin ortasındaki bir su kanalı da yola eşlik etmektedir. Ayrıca sütunlu caddede o yıllarda kullanılan at arabalarının izleri bugün de görülmektedir.
Antalya Perge Antik Kenti Roma Hamamları
Helenistik kent kapısının hemen batı aksında yükselen Roma hamamları, Perge’nin günümüze kadar en sağlam ulaşabilmiş yapılarının başında gelir. İçerisinde sıcaklık (caldarium), ılıklık (tepidarium) ve soğukluk (frigidarium) havuzlarının yanı sıra geniş soyunma odaları (apodyterium) ve spor faaliyetleri için ayrılmış özel salonlar barındırır. Antik Roma kültüründe bu hamamların sadece birer yıkanma alanı değil, aynı zamanda felsefi, sosyal ve politik sohbetlerin döndüğü kentsel birer meclis olduğu bilinmektedir.
Perge Antik Kenti Eserleri ve Heykelleri
Bugün Perge antik kentinden çıkan eserlerin büyük bölümü Antalya Müzesi sergi salonlarında sergilenmektedir. Roma kenti haricinde en çok Roma dönemi heykeli bu müzede bulunmaktadır. Bu heykellerden bazıları kaçak yollarla yurtdışına çıkartıldıktan sonra bin bir uğraşla kente getirilmiş veya yurtdışındaki müzelerde tesadüfi bir şekilde bulunduktan sonra yurda getirilmiştir. Bu konudaki detayları Antalya Müzesi eserleri ve heykelleri sayfasında okuyabilirsiniz.
Özellikle belirtmek gerekir ki Ege bölgesinde bulunan antik kentler arasında nasıl ki Efes antik kenti ne kadar önemliyse, Akdeniz bölgesinin de Perge’si de o kadar önemlidir.
2005 yılından itibaren “Bir Sütun Da Sen Dik” kampanyası kapsamında 40’dan fazla sütun restore edilmiş ve ayağa kaldırılmıştır. Sütunların restorasyonuna sponsor olan kişi veya kuruluşların isimleri ise sütunlara yazılmaktadır.
Perge Antik Kenti’nde yapılan kazılarda çok sayıda heykel, mimari parça, yazıt ve günlük yaşam eşyası gün yüzüne çıkarılmıştır. Özellikle Roma dönemine ait heykeller ve kabartmalar, Perge’nin antik çağdaki zenginliğini ve sanatsal gelişmişliğini göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Perge Antik Kenti’nde bulunan önemli eserlerden bazıları şunlardır:
- Roma dönemi imparator heykelleri
- Tanrı ve tanrıça heykelleri
- Artemis Pergaia ile ilişkilendirilen kült heykelleri
- Eros başı ve çeşitli mitolojik figürler
- Kadın ve erkek portre heykelleri
- Asaya dolanmış yılan kabartmaları
- Lahitler ve mezar stelleri
- Yazıtlı taş bloklar
- Balık figürlü taş levhalar
- Mozaik döşemeler
- Sütun başlıkları ve mimari süslemeler
- Çeşmelere ait heykel parçaları
- Roma dönemi kabartmaları
- Caracalla Çeşmesi’ne ait mimari parçalar
- Septimius Severus Çeşmesi’nden çıkan eserler
Antalya Perge Antik Kenti Kazıları
18.yy’dan sonra tamamen terk edilen Perge’ye, 17.yy’da Evliya Çelebi de gelmiş ve Tekke Hisarı denilen bir yerleşimden bahsetmiştir. Bazı tarihçilere göre burası Perge antik kentidir. 19.yy’dan sonra Perge’de kazılar çeşitli tarihlerde sürmüştür.
İlk dönem kazıları 1946 yılında, ikinci dönem kazıları ise 1953 – 1957 yılları arasında Prof. Dr. Müfit Mansel tarafından yapılmıştır. Üçüncü dönem kazıları ise Prof. Dr. Jale İnan tarafından 1985 yılına kadar yürütülmüştür. 1985 yılından 2012 yılına kadar Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu tarafından dördüncü dönem kazıları yürütülmüştür. 2012 yılından itibaren ise Antalya Müzesi Müdürlüğü Başkanlığı’nca yürütülen kazılara, Antalya Müze Müdürü Mustafa Demirel kazı başkanı olarak hizmet etmiştir.
Tüm bu kazılar boyunca Perge antik kentinin sadece % 25’lik kısmı kazılmıştır.
2012 yılındaki kazılardan itibaren bilimsel araştırma ve kazılar özellikle Sütunlu Cadde’de, Batı Kapısı’nda, Septimus Severus çeşmesinde ve antik tiyatroda yapılmaya başlanmıştır.
Perge Antik Kenti Sütunlu Batı Caddesi
Burada yapılan kazılarda taban mozaikleri henüz bozulmamış olan dükkânlar gün yüzüne çıkartılmıştır. Hatta dükkanlardan birinde yapılan çalışmalarda duvarda iki farklı döneme rastlanmıştır.

Septimus Severus Çeşmesi ve Meydanı
2015 yılından itibaren saha arkeolojisi kapsamında kent içinde burası da kazılmaya başlanmıştır. Özellikle Helenistik kapı ile kuleler arasındaki meydanda yoğun bir çalışma başlamıştır. Bu kazılarda iki adet iyi giyimli kadın heykeli ile Roma dönemi kadın başları erkek portreleri ve çok sayıda heykel parçaları bulunmuştur. Bu eserlerin yanı sıra Eros başı ile asaya dolanmış yılan kabartmaları da bulunmuştur.
Batı Kent Kapısı
2012 yılından itibaren Antalya Müze Müdürlüğü Başkanlığı’nca yürütülen kazı alanlarında Sütunlu Batı Cadde de yer almaktadır. 2014 yılı sonu itibariyle cadde bütünüyle kazılmış ve heykellerle bezenmiş Caracalla Çeşmesi gün yüzüne çıkartılmıştır. Kazı çalışmaları 2015 yılında da devam etmiştir.

Perge Antik Kenti Tarihçesi
Öncelikle Perge’nin yerinden bahsedelim, antik kent Pamfilya olarak adlandırılan bölgede bulunmaktadır. Coğrafi olarak Pamfilya, Antalya’daki Konyaaltı ilçesinden başlar ve Alanya’ya kadar Toros dağları güneyinden devam eder. Anlam olarak ise “karışık halk veya kavimlerin ülkesi” anlamına gelmektedir. Buradan anlamamız gereken nokta ise bu bölgede antik çağlarda pek çok ırkın bir arada yaşadığıdır.
Her ne kadar özellikle filoloji konusundaki araştırmalar Pamfilya bölgesi içinde bulunan Perge antik kenti tarihini M.Ö. 2000’li yıllara dayandırsa da eldeki bulgular M.Ö. 700’den öncesine götürmemektedir bizleri. Ancak yine de tarihi kayıtlarda geçen birkaç olay vardır. Hitit egemenliği sırasında (bakınız Hititler ve Hattuşa) “Aşağı Ülke” denilen bölgeye (Pamfilya) Arzavalılar (Arzava Krallığı) önceleri saldırıyor ve bölgeyi ele geçiriyor. Hititlerin “Aşağı Ülke” dediği bölgede Parha isminde bir bölge bulunmaktadır. Burasının Perge olabileceği birçok tarihçi arasında ortak fikirdir.
Kurulan Arzava Krallığı’nı da tarihte “Deniz Kavimleri” de denilen halkların istilası bitiriyor ve böylece Tunç Çağı Pamfilya’da sona eriyor. Amasyalı olan Yunanlı Strabon’a göre Perge, Truva savaşından sonra Argoslu kolonilerce kurulmuştur. Kent girişinde bulunan bir heykelin yazıtında ise kentin M.Ö. 1200’lü yıllarda Truva savaşından sonra güneye gelen Helen kolonistlerce kurulduğu anlaşılmaktadır. Kent hakkında M.Ö. 6.yy’a kadar önemli bir bilgi bulunmamaktadır ancak Pamfilya bölgesinin önemi tarihi süreçte yadsınamamaktadır.

Perge Antik Kenti Persler ve Büyük İskender Dönemi
M.Ö. 6.yy’da Pamfilya bölgesi ve Perge, Pers egemenliği altındadır. M.Ö. 5.yy’da Attika-Delos Deniz Birliği’ne bağlı Atinalı komutan Kimon, Perslere karşı bölgede yaptığı savaşta çifte zafer kazanır. Böylece bölgede bulunan Perge ve diğer kentler (Sillyon, Aspendos vb.) bu birliğe katılır. Büyük İskender, M.Ö. 333 yılında Pamfilya bölgesine gelir ve Perge ile diğer bölge kentleri tarafından dostça karşılanır. Dostça veya savunma olmadan karşılanmasının sebepleri arasında bazı tarihçilere göre kentin surlarının o sırada olmayışıdır. Perge surları, ancak Büyük İskender’in ölümü sonrasında Seleukos (Selevkos) zamanında yapılmıştır.
Büyük İskender’in ölümü sonrası Pamfilya bölgesi istikrarsızlaşmaya başlar ve generalleri Seleukos (Selevkos) ile Ptolemaios arasında çekişmeye sebep olur. Fakat M.Ö. 190 yılında Manisa civarında yapılan Magnesia savaşı ile Perge ve bölge, Roma imparatorluğu eline geçer. Roma imparatorluğu ele geçirdiği bu bölgeyi dost olarak gördüğü Bergama krallığına verir.
Bergama kralı II. Attalos da Pamfilya’da bir liman kenti kurmak ister ve M.Ö. 159 – 138 yılları arasında Antalya kentini (Attaleia) kurar. Ancak varisi olmadığından dolayı Bergama kralı III. Attalos ise M.Ö. 133 yılında bölgeyi tekrar Roma imparatorluğuna bırakır.
Perge Antik Kenti Roma Dönemi
O yıllarda sınırlarını genişleten Roma imparatorluğunun valileri Perge antik kenti ve Aspendos’ta bulunan tapınakların hazinelerini soyar ve bundan dolayı Roma önlemler almak durumunda kalır. M.Ö. 1.yy’ın ortalarında Roma, buraya büyük bir donanma gönderir ve hem valilerin hem de korsanların eylemlerini engeller. M.Ö. 36 yılında ise Perge, Galatya krallığına bağlanır ve Roma’nın bir eyaleti olarak tarihteki yerini sürdürür.
Zaten Perge antik kenti ile bölgedeki diğer kentlerde bulunan binalar, tapınaklar, heykeller ve sanat eserlerinin çoğu bu dönemde yapılır. Birbirinden gösterişli bu tarihi eserler, heykeller, lahitler ve bu zamana ait diğer buluntular Antalya Müzesi içerisinde sergilenmektedir.
Perge Antik Kenti Hakkında Sık Sorulan Sorular
Perge Antik Kenti seyahati öncesinde planlama yapan seyahat severlerin, ören yerinin tarihsel arka planından lojistik ve finansal detaylarına kadar arama motorlarında en çok arattığı popüler soruları ve yanıtlarını sizler için tek bir alanda derledik.
Perge Antik Kenti; Anadolu’nun güneyinde, antik Pamfilya bölgesine bir dönem başkentlik yapmış, Helenistik ve Roma İmparatorluğu dönemlerinden kalma stadyum, tiyatro ve su kanallı sütunlu caddeleriyle dünyaca ünlü, Türkiye’nin en iyi korunmuş arkeolojik açık hava müzelerinden biridir.
Perge Antik Kenti, Antalya il merkezinin yaklaşık 17 kilometre doğusunda, Antalya Havalimanı aksı üzerinde yer alan Aksu ilçesi sınırları içerisinde konumlanmıştır.
Perge; antik çağın en gelişmiş şehir planlamacılığına, mühendislik harikası su kanallı caddelere ve Anadolu’nun en eksiksiz stadyumuna ev sahipliği yapması açısından kritik önem taşır. Aynı zamanda dünya arkeoloji literatürüne giren benzersiz Roma dönemi heykelcilik ekolünün merkezidir ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer almaktadır.
Evet, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bir ören yeri olan Perge Antik Kenti girişinde Müze Kart tamamen geçerlidir. Kart sahibi olan Türk vatandaşları alanı yıl boyunca ekstra bir ücret ödemeden ziyaret edebilirler.
Perge Örenyeri, Antalya’nın yoğun turizm potansiyeli doğrultusunda haftanın her günü (pazartesi günleri dahil olmak üzere) ziyarete ve her gün kesintisiz olarak açıktır.
Perge Antik Kenti 2026 yılı güncel giriş ücreti yabancı ziyaretçiler için 11 Euro karşılığı Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Yerli ziyaretçiler için ise 200 TL bedelle satılan yıllık geçerliliğe sahip Müzekart uygulaması en avantajlı giriş yöntemidir.
Perge; Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim merkezi olarak kullanılmıştır. Günümüzde görülen yapıların büyük bölümü Roma dönemine aittir.
İlkbahar ve sonbahar ayları Perge’yi gezmek için en uygun dönemlerdir. Yaz aylarında Antalya’daki yüksek sıcaklıklar nedeniyle ziyaretler sabah veya akşam saatlerinde daha konforlu olmaktadır.
Evet. İki antik kent birbirine yakın konumda bulunduğu için aynı gün içerisinde rahatlıkla ziyaret edilebilir. Birçok ziyaretçi Perge ve Aspendos’u aynı gezi programına dahil etmektedir.
Geniş bir düzlüğe yayılan kamusal binaları, anıtsal caddeleri, stadyum ve tiyatro kompleksini hakkını vererek, fotoğraflayarak incelemek için ortalama 2-3 saatlik bir zaman dilimi ayırmanız önerilir.
Ayrıca İlgili Kaynaklar:
Perge görselleri ve fotoğraf albümü
Türkiye UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi
Akdeniz bölgesi antik kent tarihi şehirleri
Akdeniz bölgesi antik kent tarihi şehir fotoğrafları
