Yeşilırmak kenarında tarihi Amasya evleri - Amasya houses along Yesilirmak river

Amasya Gezilecek Yerler: Yalıboyu Evleri, Kral Kaya Mezarları

Amasya gezilecek yerler listesinin en başında, Yeşilırmak kıyısında sıralanan görkemli Yalıboyu Evleri, dağ yamacına oyulmuş Pontus Kral Kaya Mezarları ve kentin zengin geçmişini yansıtan tarihi müzeleri yer almaktadır. Karadeniz Bölgesi’nin Orta Karadeniz bölümünde, İç Anadolu geçiş yolu üzerinde konumlanan bu kadim şehir; Osmanlı döneminde şehzadelere ev sahipliği yapması ve Milli Mücadele’nin dönüm noktası olan Amasya Genelgesi’ne sahne olmasıyla Türk tarihinde müstesna bir yere sahiptir.

Arkeolojik araştırmalara göre 8500 yıllık kesintisiz bir geçmişe ve 19 farklı medeniyetin izlerine ev sahipliği yapan bu köklü yerleşim, göç vermek yerine nüfusu artmaya devam eden dinamik yapısıyla diğer Karadeniz şehirlerinden ayrılmaktadır. Şehzadeler şehri olarak anılan Amasya; eşsiz sivil mimarisi, doğası ve kültürel dokusuyla her adımda gezginlere keşif dolu bir rota sunmaktadır.

Amasya’nın Tarihimizdeki ve Bölgesel Önemi

Amasya fotoğrafları, Yeşilırmak, Amasya evleri ve kral mezarları - Amasya houses and king tombs along Yesilirmak river
Amasya fotoğrafları, Yeşilırmak, Amasya evleri ve kral mezarları – Amasya houses and king tombs along Yesilirmak river

Amasya’nın tarihimizdeki önemi son derece büyüktür; yazının içeriğinde Amasya Kral Kaya Mezarları’ndan geleneksel tarihi evlerine kadar uzanan zengin mirasın yanı sıra, şehrin geçmişteki rolü ve Amasya Genelgesi’nin neden hayati bir öneme sahip olduğu detaylıca ele alınmaktadır.

Bununla birlikte Amasya, Karadeniz Bölgesi içerisinde demografik ve sosyal yapısıyla da ayrı bir öneme sahiptir. Ülkemizde her yıl büyük şehirlere doğru yaşanan yoğun göç dalgası Amasya’da görülmemekte, aksine kentin nüfusu her geçen yıl artış göstermektedir. Şehrin genel durumu, yapılan arkeolojik kazılar ve göç alabilen bu dinamik yapısı kentin bölgesel önemini pekiştiren başlıca unsurlar arasındadır.

Amasya Kısa Bilgiler Tablosu

Parametre / Bilgi TürüAmasya Seyahat Detayları
Coğrafi Konum & BölgeOrta Karadeniz Bölümü (İç Anadolu geçiş yolu üzerinde)
Ortalama Rakım~411 Metre
Gezilecek Yer Sayısı20+ Önemli Nokta (Sokaklar, köprüler ve kaleler dahil)
Müze Sayısı6 Adet (Arkeoloji, Minyatür, Şehzadeler, Aşıklar, Hazeranlar, Kışla)
Önemli Doğal GüzellikleriYeşilırmak Nehri, Borabay Gölü (Taşova), Harşena Dağı
En İlginç Arkeolojik ÖzellikEvet, Mumya var! Amasya Arkeoloji Müzesi’nde 14. yüzyıl İlhanlı dönemine ait dünyaca ünlü mumyalar sergilenmektedir.
Tarihsel Kronoloji Derinliği8500 Yıllık Geçmiş (19 Farklı Medeniyete Ev Sahipliği)
En Popüler İkonik YapılarıYeşilırmak Yalıboyu Evleri, Pontus Kral Kaya Mezarları, Amasya Kalesi
Milli Mücadele Dönüm NoktasıAmasya Genelgesi (22 Haziran 1919): Saraydüzü Kışla Binası / Milli Mücadele Müzesi
Dünyaca Ünlü Yerli FigürüCoğrafya ilminin mucidi kabul edilen Tarihçi Strabon (M.Ö. 63)
Coğrafi İşaretli MarkalarıAmasya Misket Elması, Amasya Çöreği

Amasya Gezilecek Yerler Rehberi: Şehzadeler Kentinde Görülmesi Gereken En İyi Noktalar

Yeşilırmak kenarında eski Amasya evleri ve kral mezarları - Old Amasya houses and king tombs along Yesilirmak river
Yeşilırmak kenarında eski Amasya evleri ve kral mezarları – Old Amasya houses and king tombs along Yesilirmak river

Şehzadeler şehri Amasya’yı hakkıyla keşfetmek, binlerce yıllık medeniyet izlerini yerinde görmek ve gezi planınızı eksiksiz oluşturmak için hazırladığımız rotada mutlaka yer alması gereken en önemli tarihi ve doğal noktaları aşağıda derledik:

  1. Amasya Yalıboyu Evleri: Yeşilırmak kıyısında sıralanan ve Osmanlı dönemi sivil mimarisini yansıtan kentin en tanınmış simgelerindendir.
  2. Pontus Kralları Kaya Mezarları: Harşena Dağı’nın eteklerine oyulan ve MÖ 3. yüzyılda Pontus Krallığı döneminde yapılan anıt mezarlardır.
  3. Amasya Arkeoloji Müzesi: 11 ayrı medeniyete ait eserlerin sergilendiği ve 14. yüzyıl İlhanlı dönemi mumyalarını barındıran önemli bir müzedir.
  4. Harşena Kalesi (Amasya Kalesi): Yeşilırmak’tan 300 metre yüksekte yer alan ve Helenistik döneme uzanan tarihi bir kaledir.
  5. Minyatür Amasya Müzesi: Şehirdeki 6 müzeden biri olarak ziyaretçilerini ağırlayan kültürel noktalar arasında yer alır.
  6. Hazeranlar Konağı: 19. yüzyılda Osmanlı döneminde yaptırılan ve günümüzde müze ev olarak hizmet veren geleneksel bir konaktır.
  7. Şehzadeler Müzesi: Şehzadeler şehrinin tarihi atmosferini yansıtan kentin önemli müzelerinden biridir.
  8. Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi: Efsanevi aşıkların hikayelerinin silikon maketler ve heykeller eşliğinde sunulduğu müzedir.
  9. Alçak Köprü: Kent merkezinde Yeşilırmak üzerinde yer alan ve Roma döneminden kalan tarihi bir köprüdür.
  10. Kapı Ağa Medresesi: Amasya’nın tarihi ve mimari zenginliğini yansıtan kıymetli yapılarından biridir.
  11. Yıldız Hamamı: Şehrin tarihi dokusunu tamamlayan geleneksel yapıları arasındadır.
  12. Amasya Saat Kulesi: Kentin simgesel ve tarihi yapıları arasında dikkat çeken noktalardan biridir.
  13. Tarihi Ferhat Su Kanalı: M.S. 100 yılında Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilen yaklaşık 6 km uzunluğundaki tarihi mühendislik eseridir.
  14. Mehmet Paşa Camii: Şehrin dini ve tarihi mimarisini temsil eden eserlerden biridir.
  15. Bayezid Paşa Camii: Amasya’nın köklü geçmişini yansıtan tarihi cami yapıları arasında yer alır.
  16. Gümüşlü Camii: Kentin tarihi mirasını süsleyen geleneksel ibadethanelerindendir.
  17. Kumacık Hamamı: Amasya’nın tarihi yapısını ve kültürel dokusunu yansıtan mekanlardan biridir.
  18. Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Tarih Müzesi: Şehrin tıp ve kültür tarihi açısından önem taşıyan müzelerindendir.
  19. Halifet Gazi Türbesi: Danişmend Emiri Halifet Gazi adına yapılan ve Roma dönemi devşirme malzeme işçiliğini barındıran türbedir.
  20. Borabay Gölü: Taşova ilçesinde yer alan, tektonik hareketler sonucu oluşan ve ormanlık alanla çevrili doğal bir göldür.
  21. Saraydüzü Kışla Binası (Milli Mücadele Müzesi)

1. Amasya Yalıboyu Evleri

Yeşilırmak kıyısında sıralanan Yalıboyu Evleri, Amasya’nın en tanınmış simgelerinden biridir. Büyük bölümü Osmanlı döneminde inşa edilen bu konaklar, dönemin sivil mimarisini yansıtan önemli yapılardır. Şehzadeler şehri olarak bilinen Amasya’nın zengin aileleri tarafından yaptırılan evler, yüzyıllardır şehrin tarihi dokusunun ayrılmaz bir parçası olmuştur.

Yalıboyu evleri de denilen bu tarihi evlerin bazılarında yaşam devam etmektedir. Bazıları ise kafeterya olarak işletilmektedir. Ancak sokakları da kesinlikle görülmeye değerdir. Günümüzde Amasya’yı ziyaret edenlerin ilk görmek istediği yerlerin başında gelen Yalıboyu Evleri, özellikle gün batımında Yeşilırmak üzerindeki yansımalarıyla etkileyici bir görüntü sunar. Fotoğraf çekmek, yürüyüş yapmak ve tarihi atmosferi hissetmek isteyen ziyaretçiler için şehrin en popüler noktalarından biridir.

2. Pontus Kralları Kaya Mezarları

Amasya fotoğrafları Kral mezarları - King tomb, Amasya photos
Amasya fotoğrafları Kral mezarları – King tomb, Amasya photos

Harşena Dağı’nın eteklerine oyulan Kral Kaya Mezarları, MÖ 3. yüzyılda Pontus Krallığı döneminde yapılmıştır. Pontus krallarının anıt mezarları olarak inşa edilen bu yapılar, Anadolu’daki en dikkat çekici kaya mezarı örnekleri arasında gösterilmektedir. Kent merkezinde Pontuslar, uygarlıklarından derin izler bırakmışlardır (M.Ö.333 – M.Ö.26). Krallarının ölümünden sonra kayaları oymak suretiyle yaptıkları Kral Kaya Mezarları, bugün bile ilimizin anıtsal eserleri arasında yer almaktadır.

Amasya şehir merkezinin hemen üzerinde yükselen mezarlar, hem tarihî hem de görsel açıdan büyük ilgi görmektedir. Özellikle gece aydınlatmalarıyla birlikte şehrin siluetine hâkim olan mezarlar, Amasya’nın en çok fotoğraflanan yerlerinden biridir. Zaten kral kaya mezarları da Yeşilırmak’a bakan yamacındadır. Şehre hâkim olan bu mezarlar, Amasya’nın en çok fotoğraflanan yerlerinden biridir.

3. Amasya Arkeoloji Müzesi

Amasya gezilecek yerler arasında bulunan Amasya Arkeoloji Müzesi, eserleri arasında mumyalar barındırdığı için halk arasında Amasya Arkeoloji ve Mumya Müzesi olarak da bilinmektedir. İlk olarak 1958 tarihinde kurulan müzede, tam 11 ayrı medeniyete ait 23.958 adet çeşitli arkeolojik eser ziyaretçilerini beklemektedir. Müze bahçesindeki I. Mesud Türbesi’nde sergilenen 14. yüzyıla ait İlhanlı Dönemi mumyaları, müzenin en ilgi çeken bölümlerindendir.

Müze, Amasya’nın binlerce yıllık tarihini daha yakından tanımak isteyen ziyaretçiler için önemli bir duraktır. Arkeolojik eserler, heykeller, sikkeler ve etnografik objeler sayesinde şehrin geçmişine kapsamlı bir yolculuk yapılabilir. Müze envanterinde yer alan ve mutlaka görülmesi gereken başlıca önemli eserler şunlardır:

  • Antik döneme ait mühürler ve sikkeler
  • İlhanlı Dönemi Mumyaları
  • Hitit Dönemi çivi yazılı tabletleri
  • Tunç Çağı seramikleri
  • Frig dönemine ait eserler
  • Helenistik dönem heykel ve kabartmaları
  • Pontus Krallığı sikkeleri
  • Roma dönemi lahitleri, mezar stelleri ve Bizans eserleri
  • Osmanlı dönemi el yazmaları, Selçuklu ve Osmanlı dönemi silahları
  • Etnografik kıyafet ve günlük yaşam eşyaları
  • Mermer heykeller, mimari parçalar, bronz eserler, takılar ve cam koleksiyonu

4. Harşena Kalesi (Amasya Kalesi)

Amasya Kalesi (Harşena Kalesi olarak da bilinir), Yeşilırmak’tan tam 300 metre yüksekte, kentin kuzeyinde ve hemen girişinde tüm görgüsüyle yükselmektedir. Harşena Dağı üzerinde bulunan Amasya Kalesi’nin tarihi Helenistik döneme kadar uzanmaktadır. Farklı dönemlerde Pontus Krallığı, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı devletleri tarafından kullanılmış ve çeşitli onarımlar görmüştür. Kale; İç Şehir, Kızlar Sarayı ve Yukarı Kale olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.

Kale, şehri kuşbakışı izleyebileceğiniz en güzel noktalardan biridir. Amasya manzarasını seyretmek isteyen ziyaretçiler için hem tarihî hem de doğal güzellikleri bir arada sunan etkileyici bir gezi alanıdır. Güncel bir seyahat uyarısı olarak; kaleye girişte Müze Kart geçerli değildir ve giriş ücreti belediye tarafından 50 TL olarak uygulanmaktadır. Zaten o meşhur kral kaya mezarları da kalenin hemen altında, Yeşilırmak’a bakan bu dağın yamacında konumlanmıştır.

5. Minyatür Amasya Müzesi

Sultan II. Bayezid Külliyesi’nin imaret binası içinde yaklaşık 80 metrekarelik bir alanda kurulan bu özel müze, 1914 yılında çekilmiş tarihi bir fotoğraftan esinlenerek inşa edilmiştir. 1/150 ölçeğinde tasarlanan ve Türkiye’nin ölçek bazındaki en büyük kent maketi olma özelliğini taşıyan müzede; dönemin mimari yapıları, hareketli figürleri ve 2300 yıldız simülasyonuyla gecesi gündüzü canlandırılan nostaljik bir Amasya atmosferi ziyaretçilere sunulmaktadır.

6. Hazeranlar Konağı

Hazeranlar Konağı, 19. yüzyılda Osmanlı döneminde yaptırılmış geleneksel bir Amasya konağıdır. Adını konağın sahibi olan Hazeran Hanım’dan alan yapı, dönemin yaşam tarzını ve mimari anlayışını günümüze taşımaktadır. Restorasyon çalışmaları sonrasında müze ev olarak hizmet veren konak, ziyaretçilere Osmanlı dönemi ev yaşamını yakından tanıma fırsatı sunmaktadır. Ahşap işçiliği ve iç mekân düzeni özellikle dikkat çekmektedir.

7. Şehzadeler Müzesi

Osmanlı İmparatorluğu döneminde tam 183 yıl boyunca şehzade yetiştiren Amasya’nın bu köklü tarihini onurlandırmak ve canlandırmak amacıyla kurulan Şehzadeler Müzesi, kentin ruhunu yansıtan en önemli kültürel duraklardandır. Osmanlı padişahlarının şehzadelik dönemlerindeki kıyafetleri, silikon heykelleri ve döneme ait figüratif canlandırmalar ile zenginleştirilen müze, ziyaretçilerini adeta tarihte keyifli bir yolculuğa çıkarır.

8. Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi

Ferhat ile Şirin efsanesi, Anadolu’nun en ünlü aşk hikâyelerinden biridir. Rivayete göre Ferhat, Şirin’e kavuşabilmek için dağları delerek şehre su getirmiştir; Amasya’da bulunan su kanalları ve müze de bu efsanenin yaşatılmasına katkı sağlamaktadır. Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi içerisindeki bölümlerde; Ferhat ile Şirin’in, Kerem ile Aslı’nın, Leyla ile Mecnun’un, Mimar Sinan ve Mihrimah Sultan’ın, Romeo ve Juliet’in hikayeleri ışık ve müzik efektleri eşliğinde sunulmaktadır. Müzede üç ve iki boyutlu silikon maketler, heykeller ve döneme özgü dekorlar yer alsa da, dürüst olmak gerekirse bu müze çok daha iyi dizayn edilebilir.

Günümüze kadar gelen ve Ferhat’ın yaptığını düşündüğümüz bu su yollarının aslında bu efsane ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Ferhat su kanalları denilen bu kanalların efsaneyle bağdaştırılması, tamamen Anadolu insanımızın harika hayal gücüne dayalıdır. Oysa gerçek mühendislik tarihi başkadır. Söz konusu kanallar bir mühendislik harikası olup, M.S. 100 yılının ilk yarısında Roma İmparatoru Hadrianus zamanında inşa edilmiştir.

9. Alçak Köprü

Yeşilırmak, Amasya’nın tarih boyunca gelişiminde önemli rol oynamış ve şehrin iki yakasını birbirine bağlayan köprülerin yapılmasına imkân sağlamıştır. Şehirde farklı dönemlere ait birçok tarihi köprü bulunmaktadır.

Kent merkezinde Yeşilırmak üzerindeki Alçak Köprü, Roma döneminden kalma olmakla birlikte doğrudan göz önündedir. Bugün Yeşilırmak kıyıları yürüyüş yolları, kafeleri ve manzarasıyla Amasya’nın sosyal yaşamının merkezlerinden biridir. Özellikle akşam saatlerinde nehir boyunca yapılan yürüyüşler ziyaretçilere keyifli bir deneyim sunmaktadır.

10. Kapı Ağa Medresesi

Sultan II. Bayezid devrinde kapı ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 (veya 1489) yılında inşa ettirilen Kapı Ağa Medresesi (Büyük Ağa Medresesi), Amasya’nın en önemli Osmanlı yapılarındandır. Selçuklu anıt mezarlarında görülen sekizgen plan şemasının Osmanlı medrese mimarisinde ilk kez uygulandığı yapı olma özelliğini taşır. Tarih boyunca pek çok önemli alim ve müderris yetiştiren medrese, geçirdiği kapsamlı restorasyonlar sayesinde günümüzde de sapasağlam ayaktadır.

11. Yıldız Hamamı

Amasya’nın tarihi dokusunu tamamlayan ve geleneksel Türk hamamı kültürünü yaşatan Yıldız Hamamı, şehir merkezinde Hatuniye Camii’nin hemen bitişiğinde yer almaktadır. Kubbeli soyunmalık bölümü, soğukluk ve sıcaklık kısımlarıyla klasik Osmanlı hamam mimarisinin tüm karakteristik özelliklerini barındıran bu tarihi mekan, bölgenin köklü sosyal yaşamını ve el sanatları mirasını hissetmek isteyenler için ilgi çekici bir duraktır.

12. Amasya Saat Kulesi

Şehir merkezinde, Hükümet (Helkıs) Köprüsü’nün batı yanında yükselen Amasya Saat Kulesi, kentin en belirgin simgesel yapılarındandır. İlk olarak 1865 yılında Amasya Mutasarrıfı Şair Ziya Paşa döneminde yaptırılan kule, zaman içerisinde geçirdiği afetler ve yenilemelerin ardından 2002 yılında aslına uygun olarak tekrar inşa edilmiştir. Minareyi andıran silindirik gövdesi ve tarihi kadranıyla şehrin merkezine nostaljik bir hava katmaktadır.

13. Tarihi Ferhat Su Kanalı

Halk arasında Ferhat’ın efsanevi bir şekilde dağları delerek su getirdiği rivayet edilen bu yapılar, aslında MS 100 yılının ilk yarısında Roma İmparatoru Hadrianus döneminde inşa edilmiş muazzam bir mühendislik harikasıdır. Yaklaşık 6 kilometre uzunluğundaki bu tarihi su kanalları, arazinin eğimine göre terazi sistemiyle tasarlanmıştır. Ferhat Dağı eteklerinde yer alan kanalın bazı kısımları otoyola paralel ilerlediği için günümüzde araç içinden bile gözlemlenebilmektedir.

14. Mehmet Paşa Camii

Amasya’nın Osmanlı döneminden kalma dini mimari mirasını temsil eden Mehmet Paşa Camii, şehrin köklü mahalle dokusu içerisinde merkezi bir konumda bulunmaktadır. Zarafetiyle dikkat çeken bu tarihi ibadethane, dönemin taş işçiliği ve klasik cami mimarisinin ince detaylarını yansıtarak kentin manevi ve kültürel atmosferine katkı sunmaktadır.

15. Bayezid Paşa Camii

Şehzadeler şehrinin en köklü ve değerli dini yapılarından biri olan Bayezid Paşa Camii, Osmanlı erken dönem mimarisinin özelliklerini barındırmaktadır. Kentin tarihi sokakları arasında maziye ışık tutan bu yapı, hem mimari yapısıyla hem de çevre düzenlemesiyle Amasya’nın zengin kültürel mirasını keşfedenlerin uğrak noktalarından biridir.

16. Gümüşlü Camii

Amasya’nın tarihi mahalle dokusunu ve sokak arasındaki manevi huzuru tamamlayan Gümüşlü Camii, kentin geleneksel ibadethaneleri arasında yer alır. Yüzyıllardır ayakta kalmayı başaran bu eser, şehrin Osmanlı ve öncesi katmanlı yapısını hissettiren sade ama köklü mimari detaylarıyla dikkat çekmektedir.

17. Kumacık Hamamı

Amasya’nın yüzyıllara dayanan sosyal yaşam kültürünün en canlı tanıklarından biri olan Kumacık Hamamı, geleneksel Türk hamam mimarisinin bölgedeki özgün örneklerindendir. Tarihi dokusu bozulmadan günümüze ulaşan bu mekân, kentin sokaklarını keşfederken mola vermek ve Osmanlı dönemindeki yıkanma kültürünü yerinde gözlemlemek isteyenler için tarihi bir atmosfer sunar.

18. Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Tarih Müzesi

Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşayan ve dünya tıp tarihine adını altın harflerle yazdıran büyük hekim Sabuncuoğlu Şerefeddin anısına kurulan bu müze, tıp tarihi açısından eşsiz bir koleksiyona ev sahipliği yapar. Geçmişte Darüşşifa (hastane) olarak hizmet veren bu tarihi binada; tıp aletleri, cerrahi alet çizimleri ve o döneme ait tedavi yöntemleri tematik sergilerle ziyaretçilere aktarılmaktadır.

19. Halifet Gazi Türbesi

Danişmend Beyliği dönemine ait en önemli yapılardan biri olan Halifet Gazi Türbesi, Amasya’nın Türk-İslam dönemi köklerini simgeleyen tarihi türbelerindendir. Mimari açıdan dikkat çeken bu yapının en ilginç özelliklerinden biri, tasarımında kendisinden önceki Roma dönemine ait devşirme malzeme ve kabartma işçiliklerinin ustalıkla kullanılmış olmasıdır.

20. Borabay Gölü

Borabay Gölü, tektonik hareketler sonucunda oluşmuş doğal bir göldür. Amasya’nın Taşova ilçesinde bulunan göl, çevresindeki ormanlık alanlarla birlikte önemli bir doğal yaşam alanı oluşturmaktadır.

Şehir merkezine göre daha sakin bir atmosfer sunan Borabay Gölü, doğa yürüyüşü yapmak, kamp kurmak ve manzara fotoğrafları çekmek isteyen ziyaretçilerin tercih ettiği yerlerden biridir.

21.Saraydüzü Kışla Binası (Milli Mücadele Müzesi)

Şanlı tarihimizde Amasya Genelgesi’nin açıklandığı yer olması sebebiyle Amasya’da mutlaka gezilmesi gereken en hayati noktaların başında gelen Saraydüzü Kışla Binası, Milli Mücadele’nin kalbinin attığı yerdir. Orijinal bina 1944 yılındaki bir heyelan sonucunda büyük hasar alarak yıktırılmış, ancak bu tarihi mirası yaşatmak adına 2009 yılında aslına uygun olarak yeniden inşa edilerek ziyarete açılmıştır. Günümüzde kışla binasının içinde hizmet veren Milli Mücadele Müzesi, şehrin en değerli tarihi duraklarından biridir.

Amasya Tarihçesi: 8500 Yıllık Kadim Geçmiş ve Şehzadeler Kentinin Öyküsü

Yeşilırmak kenarında tarihi Amasya evleri - Historical Amasya houses along Yesilirmak river
Yeşilırmak kenarında tarihi Amasya evleri – Historical Amasya houses along Yesilirmak river

Orta Karadeniz bölümünde yer alan Amasya, yapılan arkeolojik araştırma ve bulgulara göre 8500 yıllık kesintisiz bir geçmişe sahiptir. Hititlerden başlayarak Frig, Kimmer, İskit, Lidya, Pers, Hellenistik Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerine kadar 19 farklı medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Kentin bilinen en eski adı günümüze kadar hiç değişmeden gelen Amasya’dır; eski kayıtlarda ve gümüş-bronz sikkelerde Amesseia, Amacia veya Amaccia olarak geçmektedir. Coğrafyacı Strabon’a göre ise kentin ismi, burada yaşamış bir Amazon kraliçesi olan Amasis‘ten gelmektedir.

Coğrafyanın Mucidi: Amasyalı Tarihçi Strabon

Tahmini olarak M.Ö. 63 yılında Amasya’da doğan ve coğrafya ilminin mucidi kabul edilen Strabon, ünlü 17 ciltlik Geographika eserinde memleketinden Amesseia olarak bahsetmiştir. Roma’da eğitim gören ve M.Ö. 23 yılında yine Amasya’da hayatını kaybeden Strabon, insanlık ile fiziki dünyanın ilişkisini muazzam bir derinlikle kaleme almıştır. Bugün kenti ziyaret edenler, Yeşilırmak kenarında Coğrafyacı Strabon’un heykeliyle karşılaşmaktadır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun Padişah Deposu: Şehzadeler Kenti

Osmanlı İmparatorluğu döneminde tam 183 yıl boyunca Osmanlı’ya padişah yetiştiren Amasya, bu yönüyle imparatorluğun kaderinde kritik bir rol oynamıştır. Çelebi Mehmet (I. Mehmet), II. Murat, Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim gibi tarihe yön veren büyük padişahlar bu şehirde şehzadelik yapmıştır. Ayrıca Fatih Sultan Mehmet’in meşhur hocası Akşemseddin de Amasyalıdır. Şehzadelerin kentte kaldığı ve eğitim gördüğü alanlar günümüzde Saraydüzü mevki olarak bilinmektedir.

Yollardan.com Eleştirel Notu: Yeşilırmak kenarında, tam kent merkezinde yer alan o meşhur “selfie çeken şehzade heykeli” konusuna dürüstçe değinmek gerekir. Mizah ve sanatın yolları kesişse de, bu heykelin kentin o köklü ve asil tarihine estetik açıdan yakışmadığını düşünmekteyiz.

Milli Mücadele’de Kırılma Noktası: Amasya Genelgesi’nin Tarihi Önemi

19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan Kurtuluş Savaşı’nın (Milli Mücadele) ilk hayati adımı, Mustafa Kemal Atatürk’ün 12 Haziran 1919’da Amasya’ya gelmesiyle devasa bir ivme kazanmıştır. Kurtuluş mücadelesinin esaslı planları bu topraklarda hazırlanmış, Erzurum ve Sivas kongrelerinin toplanmasına yine burada karar verilmiştir. 22 Haziran 1919 tarihinde tüm dünyaya duyurulan o tarihi Amasya Genelgesi ile ortaya konan “Milletin İstiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” manifestosu, Milli Mücadele’yi burada resmen hayata geçirmiştir. Bundan dolayı Amasya, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinde ilk ve en önemli adımın atıldığı şanlı yer olmuştur.

Amasya Yalıboyu Evlerinin Mimari Özellikleri: Osmanlı Sivil Mimarisinin Zirvesi

Amasya fotoğrafları tarihi Amasya evi - Old house in Amasya, Amasya photos
Amasya fotoğrafları tarihi Amasya evi – Old house in Amasya, Amasya photos

Amasya’nın simgesi haline gelen ve Yeşilırmak kıyısında boydan boya sıralanan Yalıboyu Evleri, Osmanlı dönemi sivil mimarisinin en özgün ve estetik örneklerini oluşturur. Sarp Harşena Dağı ile nehir arasındaki dar bir şeride konumlanan bu tarihi yapılar, hem coğrafi koşullara uyum sağlayan akılcı planlamaları hem de geleneksel Türk ev mimarisinin karakteristik detaylarıyla dikkat çeker. Yalıboyu Evleri’nin öne çıkan mimari özellikleri şunlardır:

  • Hımış Yapı Tekniği ve Malzeme: Evlerin taşıyıcı sistemi genellikle ahşap karkas iskelet sisteminden oluşur. Ahşap dikmeler arasına doldurulan kerpiç veya tuğla dolgularla (hımış tekniği) inşa edilen yapılar, bölgenin coğrafi yapısına ve deprem kuşağına uygun esnek bir profil sunar.
  • Cumba ve Çıkmalar: Sokak ve nehir cephesine bakan üst katlar, dışarıya doğru yapılan ahşap çıkmalarla (cumbalarla) genişletilmiştir. Bu çıkmalar hem iç mekanda yaşam alanı tasarrufu sağlar hem de ev sakinlerinin nehir manzarasını ve sokağı geniş bir açıdan izlemesine imkan tanır.
  • Kat Planı ve İşlevsellik: Geleneksel olarak iki veya üç katlı olarak inşa edilen bu konaklarda alt katlar genellikle taş duvarlı olup depo, kiler veya hizmet alanı olarak kullanılırken; asıl yaşamın geçtiği üst katlar tamamen ahşap işçiliğiyle şekillendirilmiştir.
  • Cephe ve Renk Düzeni: Yalıboyu Evleri’nin dış cepheleri geleneksel kireç badanasıyla beyaz renge boyanmıştır. Pencereler, kapılar ve ahşap karkas detaylarda tercih edilen koyu ahşap tonları, yapılara karakteristik bir Osmanlı sivil mimari kimliği kazandırır.
  • Çatı Yapısı: Geniş saçaklı, ahşap oturtma çatılar ve geleneksel alaturka kiremitler, yapıları iklim koşullarından korurken kentin siluetine estetik bir bütünlük yansıtır.

Amasya’nın Şehzadeleri: Osmanlı Tahtına Giden Yolda Sancakbeyliği Yapan 12 Şehzade

Osmanlı İmparatorluğu döneminde tam 183 yıl boyunca şehzadelere ev sahipliği yapan Amasya, geleceğin padişahlarını yetiştiren stratejik bir eğitim ve yönetim üssü olarak öne çıkmıştır. Kentte sancakbeyi olarak görev yapan ve aralarından tahta çıkarak imparatorluğun kaderini belirleyen pek çok önemli isim geçmiştir.

Amasya’da sancakbeyliği yapmış olan ve Osmanlı tarihine yön veren 12 şehzadenin kronolojik listesi şu şekildedir:

  1. Şehzade Bayezid (Yıldırım Bayezid): 1386 yılında Amasya’yı Osmanlı topraklarına katarak ilk sancakbeyi olmuş, kısa süre sonra I. Bayezid adıyla tahta çıkmıştır.
  2. Şehzade Çelebi Mehmet (I. Mehmet): 1389–1402 ve 1403–1423 yılları arasında görev yapmış; Fetret Devri’nde dağılan Osmanlı siyasi birliğini Amasya’dan yeniden kurmuştur.
  3. Şehzade Murad (II. Murad): 1415–1421 yılları arasında görev yapmış, Amasya sarayında doğan ve sonradan tahta çıkan padişahlardandır.
  4. Şehzade Ahmed Çelebi: 1435 yılında kısa bir süre Amasya’da bulunmuştur.
  5. Şehzade Mehmed (Fatih Sultan Mehmet): 1438 yılında kısa bir süre Amasya valiliği yapmış, daha sonra İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet olmuştur.
  6. Şehzade Alaeddin: 1442 yılında Amasya’da sancakbeyliği yapmıştır.
  7. Şehzade Bayezid (II. Bayezid): 1454–1481 yılları arasında tam 27 yıl boyunca Amasya’da kalmış, ardından II. Bayezid olarak tahta çıkmıştır.
  8. Şehzade Ahmed: 1481–1511 yılları arasında uzun süre Amasya’da sancakbeyliği yapmıştır. (Yavuz Sultan Selim bu dönemde Amasya sarayında dünyaya gelmiş, ancak sancak yeri Trabzon olmuştur).
  9. Şehzade Murad: 1511–1512 yılları arasında Amasya’da görev yapmıştır.
  10. Şehzade Mustafa: 1540–1553 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu olarak Amasya’da sancakbeyliği yapmış; adaletli yönetimiyle halkın kalbinde taht kurmuştur.
  11. Şehzade Bayezid: 1557–1558 yılları arasında Amasya’da görev yapan Kanuni’nin bir diğer oğsudur.
  12. Şehzade Murad (III. Murad): 1566 yılında Amasya’da valilik yapmaya başlamış ve Amasya’da görev yapan son şehzade unvanını alarak sonradan tahta çıkmıştır.

Amasya Efsaneleri: Şehzadeler Kentinin Dilden Dile Dolaşan Söylenceleri

Amasya, yalnızca tarihi kalıntıları, sarp dağları ve mimari şaheserleriyle değil; halk arasında yüzyıllardır dilden dile aktarılan büyüleyici efsaneleri ve tarihe damga vuran şehzadelerin anılarıyla da adeta bir masal şehridir. Kentin mistik ruhunu ve derin kültürel hafızasını yansıtan en etkileyici efsaneler ile söylenceler şunlardır:

1. Ferhat ile Şirin Efsanesi: Aşkın ve Azmin Öyküsü

Anadolu’nun en romantik ve en tanınmış aşk hikâyelerinden biri olan Ferhat ile Şirin, köklerini doğrudan Amasya’nın sarp dağlarından ve tarihî su kanallarından alır. Rivayete göre; maharetli bir nakkaş olan Ferhat, Amasya Sultanı Mehmene Banu’nun kız kardeşi Şirin’e sırılsıklam sevdalanır. Ferhat, Sultan’a haber salıp Şirin’i istettiğinde, Sultan kız kardeşini vermek istemez ve Ferhat’ı oyalamak için “Elma Dağı’nı delip şehre su getirirsen kızımı veririm” şartını koşar.

Ferhat, sevdasının verdiği inanılmaz güçle külüngünü kayalara vura vura dağları delmeye başlar. Tam muradına erecekken, Sultan’ın gönderdiği yaşlı bir kadının Şirin’in öldüğü yalanını söylemesi üzerine yıkılan Ferhat, elindeki külüngü havaya fırlatır; külüngün başına düşmesiyle oracıkta can verir. Acı haberi alan Şirin de kayalıklardan kendisini bırakarak hayatına son verir. Bugün yan yana gömülen iki sevgilinin mezarlarında her mevsim birer gül bittiği, ancak aralarında onları ayıran kara bir çalı çıktığı rivayet edilir.

2. Güzelce Kız Efsanesi ve Aynalı Mağara

Amasya’nın simge yapıları arasında yer alan ve güneş vurduğunda parıltısıyla dikkat çeken Aynalı Mağara, ardında hüzünlü bir halk efsanesi barındırır. Söylenceye göre; kralın dünyalar güzeli kızı “Güzelce Kız”, o kadar olağanüstü bir güzelliğe sahiptir ki onu görenler yıldırım çarpmış gibi kendilerinden geçerler; bu yüzden genç kız sürekli peçeli gezinmek zorunda kalır.

Kral, kızının evlenme çağı gelince dört bir yana haber salarak peçesini açıp bu güzelliğe dayanabilecek ve gözü kara bir yiğit aradığını duyurur. Bir gün fakir ama yürekli bir delikanlı huzura çıkarak peçeyi kaldırır; o an etrafı saran yoğun bir alev ve aydınlanmanın ardından iki genç oracıkta can verir. Şehir yakınındaki bu kaya mezara gömülen gençlerin ardından, mezarın dış yüzeyinin güneş altında Güzelce Kız’ın yüzü gibi parlamaya başladığı söylenir ve yapı bu yüzden halk arasında “Aynalı Mağara” adını alır.

3. Tarihin Efsaneleştiği Topraklar: Amasya Şehzadeleri

Amasya, Osmanlı tarihindeki rolü nedeniyle haklı olarak “Şehzadeler Şehri” olarak anılmaktadır. Burada görev yapan şehzadeler ve geleceğin padişahları, klasik mitolojik efsanelerden ziyade bizzat tarihin kendisini efsaneleştirmiş isimlerdir:

  • Çelebi Mehmet ve Diriliş Efsanesi: Osmanlı’nın taht kavgalarıyla sarsıldığı karanlık Fetret Devri sırasında Amasya, devletin sığındığı bir umut kalesi olmuştur. Yıldırım Bayezid’in oğlu Çelebi Mehmet, taht mücadelesini bu şehirden yönetmiş ve dağılan siyasi birliği yeniden ayağa kaldırarak devletin adeta “ikinci kez doğmasını” sağlamıştır.
  • Yavuz Sultan Selim’in Doğumu: Cihan hakimiyetine yön veren en sert ve stratejik padişahlarından biri olan Yavuz Sultan Selim, 10 Ekim 1470’te Amasya sarayında dünyaya gelmiştir. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını bu kadim şehrin ilim ikliminde geçiren Selim’in hırslı ve kararlı yapısının temelleri bu topraklarda atılmıştır.
  • Şehzade Mustafa ve Halkın Gönlündeki Yas: Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu ve halk ile yeniçeriler tarafından büyük bir sevgiyle bağra basılan Şehzade Mustafa, 1540-1553 yılları arasında Amasya’da sancakbeyliği yapmıştır. Adaletli yönetimiyle halkın kalbinde taht kuran şehzadenin trajik hayatı, tüm ülkeyle birlikte Amasya’da asırlar boyu dilden dile aktarılan bir hüzün efsanesine dönüşmüştür.

Amasya’da Ne Yenir? Yöresel Lezzetler ve Gastronomi

Amasya, tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra kendine özgü coğrafi işaretli lezzetleriyle de ziyaretçilerine keyifli bir gastronomi deneyimi sunar. Şehre geldiğinizde mutlaka tatmanız ve deneyimlemeniz gereken başlıca yöresel tatlar şunlardır:

  • Amasya Misket Elması: Dünyaca bilinen, kendine has aroması, kokusu ve çıtır yapısıyla kentin en önemli simgelerinin başında gelmektedir.
  • Amasya Çöreği: Şehrin coğrafi işaretli tescilli lezzetleri arasında yer alan, geleneksel yöntemlerle hazırlanan eşsiz bir hamur işidir.
  • Bakır Semaverde Demlenen Çay: Şehrin tarihi dokusunu tamamlayan, tarihi bakır semaverlerde özenle demlenen çaylar Amasya’nın en bilinen keyif ritüellerindendir.

Amasya Hakkında Sık Sorulan Sorular

Amasya, tarihi yapıları, şehzadeler dönemi mirası ve doğal güzellikleriyle Karadeniz Bölgesi’nin en çok ziyaret edilen şehirlerinden biridir. Aşağıda Amasya gezisi planlayan ziyaretçilerin en sık merak ettiği soruların cevaplarını bulabilirsiniz.

Amasya 1 günde gezilir mi?

Evet, Amasya şehir merkezi, Yeşilırmak kenarındaki Yalıboyu Evleri ve müzeleri yürüyerek 1 tam günde rahatlıkla keşfedilebilir. Ancak Harşena Kalesi’ne çıkmak, nehir boyunca uzanan Pontus anıt mezarlarını detaylıca incelemek ve Borabay Gölü gibi doğa harikalarına da zaman ayırmak isterseniz 2 günlük bir gezi planı çok daha konforlu olacaktır.

Amasya’nın neyi meşhurdur?

Amasya, Yeşilırmak kıyısına dizilen o meşhur Yalıboyu Evleri ve devasa Kral Kaya Mezarları gibi anıtsal simgelerinin yanı sıra coğrafi işaretli lezzetleriyle de ünlüdür. Şehre geldiğinizde tadına bakmanız gereken meşhur Amasya çöreği, dünyaca bilinen çıtır Amasya misket elması ve tarihi bakır semaverlerde demlenen çaylar kentin en bilinen kültürel markalarıdır. Şehir aynı zamanda Osmanlı tarihinde 183 yıl boyunca tahta çıkan şehzadelere ev sahipliği yapmasıyla meşhurdur.

Amasya hangi uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır?

8500 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Amasya, tarih boyunca tam 19 farklı devlete ev sahipliği yapmıştır. Kentte ilk yerleşimi kuran Hititlerden sonra Frig, Pers, Hellenistik Pontus Krallığı, Roma, Bizans, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı gibi dünya tarihini şekillendiren medeniyetler bu topraklarda derin izler bırakmıştır. Bu çok kültürlü mirasın en nadide parçalarını Amasya Arkeoloji ve Mumya Müzesi’nde bir arada görebilirsiniz.

Amasya’ya hangi mevsimde gidilir?

Amasya’yı keyifle ve bunalmadan gezebilmek için en uygun dönemler ilkbahar (Nisan, Mayıs) ve sonbahar (Eylül, Ekim) aylarıdır. Yaz aylarında nehir vadisinin yapısından dolayı şehir oldukça sıcak ve nemli olabilmektedir; bu yüzden ılıman hava koşullarının hakim olduğu geçiş mevsimleri nehir kenarında yürüyüş yapmak ve fotoğraf çekmek için en elverişli zamanlardır.

Amasya İç Anadolu’da mı yoksa Karadeniz Bölgesi’nde mi?

Amasya, resmi ve coğrafi olarak Orta Karadeniz Bölümü’nde yer almaktadır. Ancak kentin coğrafi konumu ve dağlık yapısı, onu İç Anadolu Bölgesi ile Karadeniz arasında tam bir geçiş noktası haline getirmektedir. Bu benzersiz konumu sayesinde şehir, hem Karadeniz’in tarihi dokusunu hem de İç Anadolu’nun o karakteristik iklim ve kültür özelliklerini harika bir uyumla bir arada taşır.

Amasya’da fotoğraf çekilecek en güzel yerler nerelerdir?

Şehirde deklanşöre basılacak en büyüleyici nokta, gün batımında nehir üzerindeki yansımalarıyla ışıldayan Yalıboyu Evleri ve hemen arkasında yükselen devasa Kral Kaya Mezarları siluetidir. Bunların yanı sıra kuşbakışı manzara için Harşena Kalesi, tarihi dokusuyla II. Bayezid Külliyesi avlusu ve doğa fotoğrafları için saklı bir cennet olan Borabay Gölü en popüler fotoğraf alanlarıdır.

Amasyada nereler gezilmeli?

Amasya’da kesinlikle görülmesi gereken yerlerin başında nehir kıyısındaki tarihi Yalıboyu Evleri, Harşena Dağı eteklerindeki Kral Kaya Mezarları ve şanlı tarihimizin dönüm noktası olan Saraydüzü Kışla Binası (Milli Mücadele Müzesi) gelmektedir. Bunların yanı sıra eşsiz mumya koleksiyonuyla Amasya Arkeoloji Müzesi, II. Bayezid Külliyesi ve Ferhat Su Kanalları kesinlikle gezi rotanızda olmalıdır.

Amasya ilinin görülmesi gereken doğal güzellikleri nelerdir?

Amasya’nın en popüler doğal güzelliği, Taşova ilçesinde yer alan, etrafı yemyeşil kayın ve çam ormanlarıyla çevrili tektonik bir set gölü olan Borabay Gölü’dür. Bunun yanı sıra kenti ortadan ikiye bölerek muazzam bir vadi manzarası sunan Yeşilırmak nehir koridoru ve çevresindeki Harşena Dağı kentin en önemli doğal varlıklarıdır.

Ayrıca İlgili Linkler: