Amasya, Karadeniz bölgemizde yer alan, tarihi geçmişi ile gerek Osmanlı Devleti’nde gerekse Türkiye Cumhuriyeti tarihinde adından söz ettiren kentlerimizden biri olmakla birlikte gezilecek tarihi yerler olarak ismi geçen şehrimizdir. Eski yerleşim yerlerinden biri olan şehir, Doğu Anadolu’ya geçiş yolunun üzerinde olması ve Karadeniz bölgesinde gezilecek yerlerden biri olma özelliğiyle ön plana çıkmaktadır.
Amasya Gezilecek Yerler: Şehzadeler Şehrinde Gezi Rotası
Amasya’da görülmesi gereken gezilecek yerler nelerdir, Amasya kral kaya mezarlarından tarihi evlerine; Amasya’nın tarihimizdeki önemi nedir, Amasya Genelgesi neden önemlidir gibi konular yazının içeriğinde bulunmaktadır.
Bunlarla birlikte Amasya’da tarihi yerlerde yapılan kazılar, şehrin genel durumu ile ilgili bilgiler de diğer içeriklerdir. Ülkemizde her yıl büyük şehirlere oluşan göç, Amasya’da bulunmamakta ve her yıl kentin nüfusu artmaktadır. Bu anlamda da Karadeniz bölgesi içerisinde ayrı bir öneme sahiptir.
Amasya Kısa Bilgiler Tablosu
| Parametre / Bilgi Türü | Amasya Seyahat Detayları |
|---|---|
| Coğrafi Konum & Bölge | Orta Karadeniz Bölümü (İç Anadolu geçiş yolu üzerinde) |
| Ortalama Rakım | ~411 Metre |
| Gezilecek Yer Sayısı | 20+ Önemli Nokta (Sokaklar, köprüler ve kaleler dahil) |
| Müze Sayısı | 6 Adet (Arkeoloji, Minyatür, Şehzadeler, Aşıklar, Hazeranlar, Kışla) |
| Önemli Doğal Güzellikleri | Yeşilırmak Nehri, Borabay Gölü (Taşova), Harşena Dağı |
| En İlginç Arkeolojik Özellik | Evet, Mumya var! Amasya Arkeoloji Müzesi’nde 14. yüzyıl İlhanlı dönemine ait dünyaca ünlü mumyalar sergilenmektedir. |
| Tarihsel Kronoloji Derinliği | 8500 Yıllık Geçmiş (19 Farklı Medeniyete Ev Sahipliği) |
| En Popüler İkonik Yapıları | Yeşilırmak Yalıboyu Evleri, Pontus Kral Kaya Mezarları, Amasya Kalesi |
| Milli Mücadele Dönüm Noktası | Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919): Saraydüzü Kışla Binası / Milli Mücadele Müzesi |
| Dünyaca Ünlü Yerli Figürü | Coğrafya ilminin mucidi kabul edilen Tarihçi Strabon (M.Ö. 63) |
| Coğrafi İşaretli Markaları | Amasya Misket Elması, Amasya Çöreği |
Amasya Gezilecek Yerler Rehberi
Şehzadeler şehri Amasya’yı hakkıyla keşfetmek için gezi planınıza eklemeniz gereken en önemli tarihi ve doğal noktalar şunlardır:
- Amasya Yalıboyu Evleri
- Pontus Kralları Kaya Mezarları
- Amasya Arkeoloji Müzesi
- Harşena Kalesi (Amasya Kalesi)
- Minyatür Amasya Müzesi
- Hazeranlar Konağı
- Şehzadeler Müzesi
- Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi
- Alçak Köprü
- Kapı Ağa Medresesi
- Yıldız Hamamı
- Amasya Saat Kulesi
- Tarihi Ferhat Su Kanalı
- Mehmet Paşa Camii
- Bayezid Paşa Camii
- Gümüşlü Camii
- Kumacık Hamamı
- Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Tarih Müzesi
- Halifet Gazi Türbesi
- Borabay Gölü
Amasya Gezilecek Yerler: Yeşilırmak Üzerindeki Yalıboyu Evleri ve Osmanlı Mimarisinin İzleri
Amasya denildiğinde akla ilk gelen kaya mezarlarıdır. Bundan sonra kentin içinden geçen Yeşilırmak kenarlarında yoğunlaşmış olan geleneksel Türk ve Osmanlı evleri görülmeye değer yapılardır.
Amasya Yalıboyu Evleri
Yeşilırmak kıyısında sıralanan Yalıboyu Evleri, Amasya’nın en tanınmış simgelerinden biridir. Büyük bölümü Osmanlı döneminde inşa edilen bu konaklar, dönemin sivil mimarisini yansıtan önemli yapılardır. Şehzadeler şehri olarak bilinen Amasya’nın zengin aileleri tarafından yaptırılan evler, yüzyıllardır şehrin tarihi dokusunun ayrılmaz bir parçası olmuştur.
Yalıboyu evleri de denilen bu tarihi evlerin bazılarında yaşam devam etmektedir. Bazıları ise kafeterya olarak işletilmektedir. Ancak sokakları da kesinlikle görülmeye değerdir. Günümüzde Amasya’yı ziyaret edenlerin ilk görmek istediği yerlerin başında gelen Yalıboyu Evleri, özellikle gün batımında Yeşilırmak üzerindeki yansımalarıyla etkileyici bir görüntü sunar. Fotoğraf çekmek, yürüyüş yapmak ve tarihi atmosferi hissetmek isteyen ziyaretçiler için şehrin en popüler noktalarından biridir.
Kral Kaya Mezarları (Pontus Kralları Kaya Mezarları)
Harşena Dağı’nın eteklerine oyulan Kral Kaya Mezarları, MÖ 3. yüzyılda Pontus Krallığı döneminde yapılmıştır. Pontus krallarının anıt mezarları olarak inşa edilen bu yapılar, Anadolu’daki en dikkat çekici kaya mezarı örnekleri arasında gösterilmektedir. Kent merkezinde Pontuslar, uygarlıklarından derin izler bırakmışlardır (M.Ö.333 – M.Ö.26). Krallarının ölümünden sonra kayaları oymak suretiyle yaptıkları Kral Kaya Mezarları, bugün bile ilimizin anıtsal eserleri arasında yer almaktadır.
Amasya şehir merkezinin hemen üzerinde yükselen mezarlar, hem tarihî hem de görsel açıdan büyük ilgi görmektedir. Özellikle gece aydınlatmalarıyla birlikte şehrin siluetine hâkim olan mezarlar, Amasya’nın en çok fotoğraflanan yerlerinden biridir. Zaten kral kaya mezarları da Yeşilırmak’a bakan yamacındadır.hâkim olan mezarlar, Amasya’nın en çok fotoğraflanan yerlerinden biridir.
Amasya Arkeoloji Müzesi ve Eserleri
Amasya gezilecek yerler arasında bulunan Amasya Arkeoloji Müzesi, eserleri arasında mumyalar barındırdığı için halk arasında Amasya Arkeoloji ve Mumya Müzesi olarak da bilinmektedir. İlk olarak 1958 tarihinde kurulan müzede, tam 11 ayrı medeniyete ait 23.958 adet çeşitli arkeolojik eser ziyaretçilerini beklemektedir. Müze bahçesindeki I. Mesud Türbesi’nde sergilenen 14. yüzyıla ait İlhanlı Dönemi mumyaları, müzenin en ilgi çeken bölümlerindendir.
Müze, Amasya’nın binlerce yıllık tarihini daha yakından tanımak isteyen ziyaretçiler için önemli bir duraktır. Arkeolojik eserler, heykeller, sikkeler ve etnografik objeler sayesinde şehrin geçmişine kapsamlı bir yolculuk yapılabilir. Müze envanterinde yer alan ve mutlaka görülmesi gereken başlıca önemli eserler şunlardır:
- Antik döneme ait mühürler ve sikkeler
- İlhanlı Dönemi Mumyaları
- Hitit Dönemi çivi yazılı tabletleri
- Tunç Çağı seramikleri
- Frig dönemine ait eserler
- Helenistik dönem heykel ve kabartmaları
- Pontus Krallığı sikkeleri
- Roma dönemi lahitleri, mezar stelleri ve Bizans eserleri
- Osmanlı dönemi el yazmaları, Selçuklu ve Osmanlı dönemi silahları
- Etnografik kıyafet ve günlük yaşam eşyaları
- Mermer heykeller, mimari parçalar, bronz eserler, takılar ve cam koleksiyonu
Ferhat ile Şirin Efsanesi: Aşıklar Müzesi ve Ferhat Su Kanalları
Ferhat ile Şirin efsanesi, Anadolu’nun en ünlü aşk hikâyelerinden biridir. Rivayete göre Ferhat, Şirin’e kavuşabilmek için dağları delerek şehre su getirmiştir; Amasya’da bulunan su kanalları ve müze de bu efsanenin yaşatılmasına katkı sağlamaktadır. Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi içerisindeki bölümlerde; Ferhat ile Şirin’in, Kerem ile Aslı’nın, Leyla ile Mecnun’un, Mimar Sinan ve Mihrimah Sultan’ın, Romeo ve Juliet’in hikayeleri ışık ve müzik efektleri eşliğinde sunulmaktadır. Müzede üç ve iki boyutlu silikon maketler, heykeller ve döneme özgü dekorlar yer alsa da, dürüst olmak gerekirse bu müze çok daha iyi dizayn edilebilir.
Günümüze kadar gelen ve Ferhat’ın yaptığını düşündüğümüz bu su yollarının aslında bu efsane ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Ferhat su kanalları denilen bu kanalların efsaneyle bağdaştırılması, tamamen Anadolu insanımızın harika hayal gücüne dayalıdır. Oysa gerçek mühendislik tarihi başkadır. Söz konusu kanallar bir mühendislik harikası olup, M.S. 100 yılının ilk yarısında Roma İmparatoru Hadrianus zamanında inşa edilmiştir.
Uzunluğu 6 km kadar olan bu tarihi Roma su kanalları, günümüzde ne yazık ki taş ocakları sebebiyle parçalanmış bir haldedir. Kanalın 2 km kadarı Ferhatarası mevkinde otoyola paralel bir biçimde gittiğinden, dikkatli bakıldığında araç içinden bile görülebilmektedir. Arazinin eğimine göre, terazi sistemiyle yapılan bu kanallar Ferhat Dağı’nın eteklerinde bulunmaktadır.
Harşena Kalesi (Amasya Kalesi)
Amasya Kalesi (Harşena Kalesi olarak da bilinir), Yeşilırmak’tan tam 300 metre yüksekte, kentin kuzeyinde ve hemen girişinde tüm görgüsüyle yükselmektedir. Harşena Dağı üzerinde bulunan Amasya Kalesi’nin tarihi Helenistik döneme kadar uzanmaktadır. Farklı dönemlerde Pontus Krallığı, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı devletleri tarafından kullanılmış ve çeşitli onarımlar görmüştür. Kale; İç Şehir, Kızlar Sarayı ve Yukarı Kale olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.
Kale, şehri kuşbakışı izleyebileceğiniz en güzel noktalardan biridir. Amasya manzarasını seyretmek isteyen ziyaretçiler için hem tarihî hem de doğal güzellikleri bir arada sunan etkileyici bir gezi alanıdır. Güncel bir seyahat uyarısı olarak; kaleye girişte Müze Kart geçerli değildir ve giriş ücreti belediye tarafından 50 TL olarak uygulanmaktadır. Zaten o meşhur kral kaya mezarları da kalenin hemen altında, Yeşilırmak’a bakan bu dağın yamacında konumlanmıştır.
Hazeranlar Konağı
Hazeranlar Konağı, 19. yüzyılda Osmanlı döneminde yaptırılmış geleneksel bir Amasya konağıdır. Adını konağın sahibi olan Hazeran Hanım’dan alan yapı, dönemin yaşam tarzını ve mimari anlayışını günümüze taşımaktadır. Restorasyon çalışmaları sonrasında müze ev olarak hizmet veren konak, ziyaretçilere Osmanlı dönemi ev yaşamını yakından tanıma fırsatı sunmaktadır. Ahşap işçiliği ve iç mekân düzeni özellikle dikkat çekmektedir.
II. Bayezid Külliyesi
Sultan II. Bayezid tarafından 15. yüzyılın sonlarında yaptırılan külliye; cami, medrese, imaret ve çeşitli yapılardan oluşmaktadır. Osmanlı mimarisinin Amasya’daki en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Yeşilırmak kıyısındaki konumu ve etkileyici mimarisiyle ziyaretçilerin ilgisini çeken külliye, günümüzde de şehrin en önemli tarihî yapıları arasında yer almaktadır.
Borabay Gölü
Borabay Gölü, tektonik hareketler sonucunda oluşmuş doğal bir göldür. Amasya’nın Taşova ilçesinde bulunan göl, çevresindeki ormanlık alanlarla birlikte önemli bir doğal yaşam alanı oluşturmaktadır.
Şehir merkezine göre daha sakin bir atmosfer sunan Borabay Gölü, doğa yürüyüşü yapmak, kamp kurmak ve manzara fotoğrafları çekmek isteyen ziyaretçilerin tercih ettiği yerlerden biridir.
Yeşilırmak ve Tarihi Köprüler (Alçak Köprü)
Yeşilırmak, Amasya’nın tarih boyunca gelişiminde önemli rol oynamış ve şehrin iki yakasını birbirine bağlayan köprülerin yapılmasına imkân sağlamıştır. Şehirde farklı dönemlere ait birçok tarihi köprü bulunmaktadır.
Kent merkezinde Yeşilırmak üzerindeki Alçak Köprü, Roma döneminden kalma olmakla birlikte doğrudan göz önündedir. Bugün Yeşilırmak kıyıları yürüyüş yolları, kafeleri ve manzarasıyla Amasya’nın sosyal yaşamının merkezlerinden biridir. Özellikle akşam saatlerinde nehir boyunca yapılan yürüyüşler ziyaretçilere keyifli bir deneyim sunmaktadır.
Danişmend Emiri Halifet Gazi Türbesi
Kentte birçok tarihi türbe de bulunmaktadır. Bu türbeler arasında Selçuklu ve Osmanlı zamanından kalanlar mimari açıdan görülmeye değerdir. Örneğin Danişmend Emiri Halifet Gazi adına yapılan türbede, kendisinden önceki dönemlerin izlerini taşıyan Roma dönemi mimari detayları ve devşirme malzeme işçiliği net bir şekilde görülebilecektir.
Saraydüzü Kışla Binası (Milli Mücadele Müzesi)
Saraydüzü Kışla binası, şanlı tarihimizde Amasya Genelgesi’nin açıklandığı yer olması sebebiyle Amasya’da mutlaka gezilmesi gerekli olan en hayati yerlerin başında gelmektedir. Orijinal kışla binası 1944 yılındaki bir toprak kayması (heyelan) sonucunda maalesef büyük hasar almış ve daha sonra yıktırılmıştır. Ancak bu tarihi mirası yaşatmak adına 2009 yılında bina aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş ve ziyarete açılmıştır. Günümüzde kışla binasının içinde hizmet veren Milli Mücadele Müzesi kesinlikle görülmeye değer yerler arasındadır.
Ayrıca kentin güney bölgelerinde, kente hakim yüksek noktalarda henüz restore edilmemiş birkaç eski konak daha bulunmaktadır. Her ne kadar bu seyahatimizde buraya gidecek zamanımız olmamış olsa da, Amasya’yı tam anlamıyla keşfetmek isteyenler için bu gizli kalmış konakların da bilgisini dürüstçe vermiş olalım.

Amasya Tarihçesi: 8500 Yıllık Kadim Geçmiş ve Şehzadeler Kentinin Öyküsü
Amasya şehri Orta Karadeniz bölümünde yer almaktadır. Yapılan arkeolojik araştırma ve bulgulara göre Amasya’da ilk yerleşme 8500 yıl öncesine dayanmaktadır. Hititlerden başlayarak; Frig, Kimmer, İskit, Lidya, Pers, Hellenistik Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde de bu uygarlıkların merkezi olmuştur.
Kentin bilinen en eski adı, günümüze kadar hiçbir değişikliğe uğramadan gelen Amasya’dır. Eski kayıtlarda ve buluntularda Amesseia, Amacia veya Amaccia ismi okunmaktadır. Amasya isminin açık bir şekilde okunduğunu Pers, Pontos ve Roma İmparatorluğu dönemlerinde ticarette kullanılan gümüş ve bronz sikkeler üzerinde görmek mümkündür. Strabon’a göre de kentin ismi, burada yaşamış olan bir Amazon kraliçesi olan Amasis’den gelmektedir. Amasya’da bugüne kadar 19 farklı devletin yaşadığı bilinmektedir.

Coğrafyanın Mucidi: Amasyalı Tarihçi Strabon
Tahminen M.Ö. 60 ve M.S. 19 yılları arasında Amasya’da doğduğu bilinen ve Coğrafya ilminin mucidi olarak tanınan Strabon, yazdığı ünlü coğrafya kitabında Amasya’dan Amesseia olarak söz etmektedir. Her ne kadar genel literatürde Yunanlı tarihçi olarak geçmiş olsa da, Strabon M.Ö. 63 yılında Amasya’da doğmuş ve M.Ö. 23 yılında yine Amasya’da ölmüştür; bundan dolayı haklı olarak Amasyalı tarihçi ve coğrafyacı olarak bilinmektedir.
Bugün Amasya’da Yeşilırmak kenarında Coğrafyacı Strabon’un bir heykeli bulunmaktadır. Tarih ve Coğrafya konularında eşsiz eserleri bulunan Strabon, Roma’da eğitim görmüştür. En ünlü eseri olan Geographika isimli çalışması tam 17 cilttir ve bugün bu eserin büyük kısmı günümüze kadar gelebilmiştir. Geographika, insanların ve devletlerin tarihsel süreç içerisinde fiziki dünya ile olan ilişkisini muazzam bir derinlikle anlatmaktadır.
Osmanlı İmparatorluğu’nun Padişah Deposu: Şehzadeler Kenti
Osmanlı İmparatorluğu döneminde birçok padişah Amasya’da dünyaya gelmiş ve şehzadelik yapmıştır. Özellikle tam 183 yıl boyunca Osmanlı’ya bu kent padişah yetiştirmiştir; bu sebeple Amasya’nın Osmanlı tarihi açısından da önemi çok büyüktür. Çelebi Mehmet (I. Mehmet), II. Murat, Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim gibi imparatorluğun kaderini belirleyen büyük padişahlar Amasya’da şehzadelik yapmışlardır. Fatih Sultan Mehmet’in meşhur hocası Akşemseddin de Amasyalıdır. Şehzadelerin kentte kaldıkları ve eğitim gördükleri yerler ise günümüzde Saraydüzü mevkii olarak geçmektedir.
Yollardan.com Eleştirel Notu: Yeşilırmak kenarında, tam kent merkezinde bulunan o meşhur “selfie çeken şehzade heykeli” konusuna dürüstçe değinmek gerekiyor. Bizce bu heykel, kentin o köklü ve asil tarihine kesinlikle yakışmayan bir yapıdadır. Haliyle mizah ve sanatın birçok yerde yolu kesişse de, burada o estetik kesişimin sağlandığını kesinlikle düşünmemekteyiz.
Milli Mücadele’de Kırılma Noktası: Amasya Genelgesi’nin Tarihi Önemi
19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’da başlayan Kurtuluş Savaşı’nın (Milli Mücadele) ilk hayati adımı, 12 Haziran 1919 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün bu kente gelmesiyle devasa bir ivme kazanmıştır. Kurtuluş mücadelesinin esaslı planları burada hazırlanmış; Erzurum ve Sivas kongrelerinin toplanmasına yine bu topraklarda karar verilmiştir.
22 Haziran 1919 tarihinde tüm dünyaya duyurulan o tarihi Amasya Genelgesi ile ortaya konan “Milletin İstiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” manifestosu, Milli Mücadele’yi burada resmen hayata geçirmiştir. Bundan dolayı Amasya, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinde ilk ve en önemli adımın atıldığı şanlı yer olmuştur.

Amasya Hakkında Sık Sorulan Sorular
Amasya, tarihi yapıları, şehzadeler dönemi mirası ve doğal güzellikleriyle Karadeniz Bölgesi’nin en çok ziyaret edilen şehirlerinden biridir. Aşağıda Amasya gezisi planlayan ziyaretçilerin en sık merak ettiği soruların cevaplarını bulabilirsiniz.
Evet, Amasya şehir merkezi, Yeşilırmak kenarındaki Yalıboyu Evleri ve müzeleri yürüyerek 1 tam günde rahatlıkla keşfedilebilir. Ancak Harşena Kalesi’ne çıkmak, nehir boyunca uzanan Pontus anıt mezarlarını detaylıca incelemek ve Borabay Gölü gibi doğa harikalarına da zaman ayırmak isterseniz 2 günlük bir gezi planı çok daha konforlu olacaktır.
Amasya, Yeşilırmak kıyısına dizilen o meşhur Yalıboyu Evleri ve devasa Kral Kaya Mezarları gibi anıtsal simgelerinin yanı sıra coğrafi işaretli lezzetleriyle de ünlüdür. Şehre geldiğinizde tadına bakmanız gereken meşhur Amasya çöreği, dünyaca bilinen çıtır Amasya misket elması ve tarihi bakır semaverlerde demlenen çaylar kentin en bilinen kültürel markalarıdır. Şehir aynı zamanda Osmanlı tarihinde 183 yıl boyunca tahta çıkan şehzadelere ev sahipliği yapmasıyla meşhurdur.
8500 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Amasya, tarih boyunca tam 19 farklı devlete ev sahipliği yapmıştır. Kentte ilk yerleşimi kuran Hititlerden sonra Frig, Pers, Hellenistik Pontus Krallığı, Roma, Bizans, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı gibi dünya tarihini şekillendiren medeniyetler bu topraklarda derin izler bırakmıştır. Bu çok kültürlü mirasın en nadide parçalarını Amasya Arkeoloji ve Mumya Müzesi’nde bir arada görebilirsiniz.
Amasya’yı keyifle ve bunalmadan gezebilmek için en uygun dönemler ilkbahar (Nisan, Mayıs) ve sonbahar (Eylül, Ekim) aylarıdır. Yaz aylarında nehir vadisinin yapısından dolayı şehir oldukça sıcak ve nemli olabilmektedir; bu yüzden ılıman hava koşullarının hakim olduğu geçiş mevsimleri nehir kenarında yürüyüş yapmak ve fotoğraf çekmek için en elverişli zamanlardır.
Amasya, resmi ve coğrafi olarak Orta Karadeniz Bölümü’nde yer almaktadır. Ancak kentin coğrafi konumu ve dağlık yapısı, onu İç Anadolu Bölgesi ile Karadeniz arasında tam bir geçiş noktası haline getirmektedir. Bu benzersiz konumu sayesinde şehir, hem Karadeniz’in tarihi dokusunu hem de İç Anadolu’nun o karakteristik iklim ve kültür özelliklerini harika bir uyumla bir arada taşır.
Şehirde deklanşöre basılacak en büyüleyici nokta, gün batımında nehir üzerindeki yansımalarıyla ışıldayan Yalıboyu Evleri ve hemen arkasında yükselen devasa Kral Kaya Mezarları siluetidir. Bunların yanı sıra kuşbakışı manzara için Harşena Kalesi, tarihi dokusuyla II. Bayezid Külliyesi avlusu ve doğa fotoğrafları için saklı bir cennet olan Borabay Gölü en popüler fotoğraf alanlarıdır.
Amasya’da kesinlikle görülmesi gereken yerlerin başında nehir kıyısındaki tarihi Yalıboyu Evleri, Harşena Dağı eteklerindeki Kral Kaya Mezarları ve şanlı tarihimizin dönüm noktası olan Saraydüzü Kışla Binası (Milli Mücadele Müzesi) gelmektedir. Bunların yanı sıra eşsiz mumya koleksiyonuyla Amasya Arkeoloji Müzesi, II. Bayezid Külliyesi ve Ferhat Su Kanalları kesinlikle gezi rotanızda olmalıdır.
Amasya’nın en popüler doğal güzelliği, Taşova ilçesinde yer alan, etrafı yemyeşil kayın ve çam ormanlarıyla çevrili tektonik bir set gölü olan Borabay Gölü’dür. Bunun yanı sıra kenti ortadan ikiye bölerek muazzam bir vadi manzarası sunan Yeşilırmak nehir koridoru ve çevresindeki Harşena Dağı kentin en önemli doğal varlıklarıdır.
Ayrıca İlgili Linkler:
Amasya görselleri ve fotoğraf albümü
Karadeniz bölgesi tarihi şehir ve antik kentleri
Karadeniz bölgesi tarihi yer fotoğrafları
Türkiye müzeler, antik şehir ve tarihi kentler

