Sagalassos antik kenti Antoninler çeşmesi ve Coronis heykeli - Sagalassos ancient city Statue of Coronis and Antonine nymphaeum

Sagalassos Antik Kenti ve Antoninler Çeşmesi

Sagalassos antik kenti, Akdeniz bölgesinde Anadolu tarihinin en önemli, en iyi korunmuş ve başta Antoninler Çeşmesi olmak üzere görkemli yapılarıyla öne çıkan antik yerleşimlerinden biridir. Tarihi M.Ö. 12000 yıllarına kadar uzanan arkeolojik buluntuları ve M.Ö. 8000 yılında başlayan yerleşik yaşamıyla dikkat çeken bu büyüleyici şehir, geçmişe ışık tutan 10000 yıllık köklü bir geçmişe sahiptir. Helenistik dönemden itibaren Anadolu’nun en önemli seramik üretim merkezlerinden biri haline gelen Sagalassos antik kenti; bugün tarih, sosyoloji ve arkeoloji meraklılarının mutlaka görmesi gereken en özel açık hava müzeleri arasında yer almaktadır.

Sagalassos Antik Kenti Özellikleri ve Genel Bilgiler

Burdur ilimize 39 km, Antalya’ya 118 km mesafede bulunan Sagalassos antik kenti, hemen altında yer alan Ağlasun ilçesine ise sadece 7 km kadar uzaktadır. İnsuyu mağarasına olan uzaklığı ise 29 km kadardır. Aslında Göller Bölgesi denilen bölgenin hemen içinde ve Akdağ yamacında yer alan bu antik şehir zaman içerisinde birçok medeniyetin yönetimine girmiştir. Günümüze kadar gelen kalıntılar, tapınaklar veya yapılar arasında tüm bu medeniyetlerin izleri sürülmekte ve alanda kazılar devam etmektedir. Sagalassos antik kentinin Roma İmparatorluğu başkenti Roma ile yakın ilişkileri bulunmuştur.

Akdeniz bölgesi antik kentleri arasındaki Sagalassos kentini ilk gördüğünüzde sizi konum ve yerleşim özellikleriyle hayrete düşürür. Antik çağlarda insanların bu dik yamaçlara yerleşmesinin iki sebebi vardır, güvenlik ve su ile tarımın bolluğu. Kireçtaşı yer katmanlarının özelliği sayesinde bölgede yeraltı kaynakları yerüstüne çıkarak yerleşimi beslemiştir. Bölgede yer katmanlarında bulunan kaliteli kil yatakları zamanla kaliteli seramik üretimini doğurmuş ve ticaret ağları sayesinde tüm antik dünyaya yayılmıştır. Bu özel seramik dünyada Sagalassos seramiği olarak bilinmekte olup literatürde özel bir yere sahiptir.

Burdur Sagalassos Antik Kenti Nerededir ve Nasıl Gidilir?

Sagalassos antik kentine gitmek için Burdur Antalya otoyolunu kullanırken İnsuyu mağarası yönünü kullanacaksanız eğer Dağarcık veya Çeltikçi güzergahını kullanacaksınız demektir. Ağlasun sapağına girdikten sonra düzleşen yol bir süre sonra ciddi virajlı hale gelmektedir. Lütfen bu yolda hız yapmayın, öncelikle bunu belirtelim. Diğer yandan Köroğlu Beli geçidinden gelecekler için de aynı uyarılar geçerlidir. Ayrıca yol kısmen genişlemekte, kısmen de daralmaktadır. Bu uyarıları lütfen dikkate almalısınız.

Ağlasun ilçesine geldiğinizde Google Map kullansanız bile ilçenin içerisinde Sagalassos’a nasıl gideceğinize dair kesinlikle bilgi almalısınız yoksa uzun ve toprak yoldan yönlendirilecek ve araçla asla çıkmayacağınız yola sapacaksınız, bu da ikinci uyarımız. Çünkü antik kente çıkan yeni bir yol yapılmış olmakla birlikte bu yol kısmen bozuk satıh içermektedir. Antik kente çıkan bu yol da virajlı olmakla birlikte dardır. Kısaca Ağlasun ilçesine geldiğinizde yol hakkında kesinlikle bilgi almalısınız.

Antoninler çeşmesi Sagalassos antik kenti Roma yazıtı - Antonine nymphaeum Roman inscription Turkey Burdur Sagalassos ancient city
Antoninler çeşmesi Sagalassos antik kenti Roma yazıtı – Antonine nymphaeum Roman inscription Turkey Burdur Sagalassos ancient city

Sagalassos Antik Kenti Ziyaret Bilgileri ve Giriş Ücreti 2026

Sagalassos antik kenti veya ören yeri 15 Nisan – 1 Ekim arasında her gün 08:30 – 21:00 saatleri arasında, 16 Ekim – 2 Nisan tarihleri arasında ise 08:30 – 17:30 saatleri arasında açıktır. Gişe kapanış satinden yarım saat önce kapanmaktadır. Ziyaretçiler için bir otopark ile müze kafeteryası bulunmaktadır. Burası da Kültür Bakanlığı’na bağlı diğer ören yerleri gibi dini bayramların ilk günü 13:00’a kadar kapalıdır.

Sagalassos giriş ücreti 2026 yılı için 8 Euro karşılığı TL’dir ve Müze Kart geçmektedir. Müzekart 2026 yılı fiyatı ise 200TL’dir.

Sagalassos Antik Kenti Özet Bilgileri

Sagalassos Antik Kenti Ziyaretçi Rehberi & Özet Bilgiler
Bulunduğu İl / İlçe Burdur / Ağlasun
Konumu / Rakımı Akdağ yamaçları / ~1450 – 1750 Metre
Keşfedilen Önemli Yapı Sayısı 15+ Anıtsal Yapı Kompleksi (Kazılar Sürmektedir)
Çıkarılan Eser Sayısı Binlerce Taşınabilir Arkeolojik Eser & Devasa Heykeller
Önemli Başyapıtı Antoninler Çeşmesi (Suyu Akan Anıtsal Çeşme)
2026 Giriş Ücreti 8 Euro karşılığı TL (Müzekart Geçerlidir)
Ziyaret Saatleri (Yaz / Kış) Yaz: 08:30 – 21:00 / Kış: 08:30 – 17:30
Ortalama Gezi Süresi En az 3 Saat
Eserlerin Sergilendiği Müze Burdur Arkeoloji Müzesi

Sagalassos Antik Kenti Yapıları ve Tapınakları

Sagalassos antik kenti barındırdığı tapınaklar, çeşmeler, kentin hemen arkasında bulunan kaya mezarları, nekropol alanları ve özellikle Antoninler Çeşmesi (Antonine nymphaeum) ile adını dünyaya duyurmuştur. Günümüzde Sagalassos denildiğinde aklımıza ilk gelen Antoninler çeşmesi olsa da, Sagalassoslular birçok anıtsal yapı yapmıştır.

Çeşitli tarihlerde yapılan kazılar sonucunda ortaya çıkartılan birçok yapı içerisinde kentin sulak bir alanda kurulmasından dolayı çeşmeler göze çarpmaktadır. İskender Tepesi haricinde kentin aşağı ve yukarı agora olmak üzere iki kent merkezi bulunmaktadır. Antik kent dahilinde toplamda dört adet çeşme vardır ve Antoninler çeşmesi bunların arasında en ünlüsüdür. Antoninler çeşmesi haricinde Severuslar çeşmesi, Hadrian çeşmesi ve Helenistik çeşme kentin diğer çeşmeleridir.

Sagalassos antik kenti, Toros dağlarının yamacına kurulduğu ve arazinin sarp ve şekilsiz olması sebebiyle düzensiz bir biçimde görünmektedir. Diğer birçok antik kent gibi ızgara mimarisinde değildir. Antik kentin diğer önemli yapıları Hadrian ve Antoninus Pius imparatorluk kült alanı, Tiberius kapısı, Apollo Klarios kutsal alanı, Neon kütüphanesi, Roma dönemi antik tiyatro, Dor tapınağı ve bir gıda pazarı olan Macellum’dur.

Sadece Antoninler Çeşmesi etrafında 30 dakikanızı geçireceğiniz düşünülürse tüm antik kenti gezmek kabaca üç saatinizi alacaktır.

Sagalassos Antik Kenti Yapıları Listesi

  1. Antoninler Çeşmesi
  2. Macellum (Gıda Pazarı)
  3. İmparator Salonu (Mermer Salon)
  4.  Hadrian ve Antoninus Pius Tapınağı
  5. Hadrian Çeşmesi
  6. Apollo Klarios Tapınağı
  7. Sagalassos Antik Kenti Odeon’u
  8. Batı Nekropol ve Kaya Mezarları
  9. Çömlek Atölyeleri
  10. Roma Dönemi Antik Tiyatro
  11. Neon Kütüphanesi
  12. Severuslar Çeşmesi ve Helenistik Çeşme
  13. Dor Tapınağı ve Tiberius Kapısı

Antoninler Çeşmesi

M.S. 161 – 180 yılları arasında yapılan ve bir anıtsal çeşme olan Antoninler Çeşmesi, 28 metre uzunluğunda ve 9 metre yüksekliğindedir. Çeşmenin yapımında yedi farklı taş türü kullanılmıştır. Çeşmedeki su 4,5 metre yüksekliğinde şelale benzeri bir şekilde akmakta ve 81 metreküp kapasiteli bir havuzu doldurmaktadır. Antoninler çeşmesi 1993 – 1995 yılları arasındaki kazı döneminde gün ışığına çıkartılmış ve bu anıtsal çeşmenin birçok parçasının sağlam olduğu gözlenmiştir. Çeşmenin bugünkü haline getirilmesi 1998 yılında başlanan 13 yıllık bir restorasyon çalışmasının sonucudur. Çeşmede bugün 5 adet heykel ve bir adet Roma yazıtı görülebilmektedir.

Antoninler çeşmesi heykelleri Coronis, Dionysos ve Nemesis heykelleridir ve kentin yukarı agorasına hakim olan Antoninler çeşmesinin her yanına hakim durumdadırlar. Antoninler Çeşmesi’nin günümüzdeki hale getirilmesinde veya tekrar ayağa kaldırılmasında İnşaat yüksek mühendisi mimari restorasyon uzmanı Semih Ercan’ın emekleri büyüktür.

Sagalassos antik kenti fotoğrafları Antoninler çeşmesi ve yukarı agora, Burdur - Turkey the Mediterranean region Sagalassos ancient city Antonine nymphaeum
Sagalassos antik kenti fotoğrafları Antoninler çeşmesi ve yukarı agora, Burdur – Turkey the Mediterranean region Sagalassos ancient city Antonine nymphaeum

Macellum (Gıda Pazarı)

Türkiye’de bulunan antik kentler arasında en iyi korunan gıda pazarı (Macellum) Sagalassos’ta bulunmaktadır. Aşağı agora ile yukarı agora arasındaki bir konumda bulunmaktadır. Burada satılan ana maddeler balık, et ve tahıldır. Burada yapılan çalışmalarda anlaşıldığı üzere balıklar hem göl hem de deniz balıklarıdır. Deniz balıklarının tütsülenmiş bir şekilde ticaret ile kente geldiği yapılan çalışmalar neticesinde anlaşılmıştır.

Macellum benzeri bir yapı hem Perge antik kenti içinde, hem de Aizanoi antik kenti agorası (şehir meydanı) içinde de bulunmaktadır.

Sagalassos antik kenti fotoğrafları macellum (gıda pazarı) - Sagalassos ancient city photos Macellum (food market)
Sagalassos antik kenti fotoğrafları macellum (gıda pazarı) – Sagalassos ancient city photos Macellum (food market)

İmparator Salonu (Mermer Salon)

Sagalassos’taki hamamın merkezindeki bu salon 25 metre x 18,5 metre boylarındadır ve görkemli bir mekandır. Çeşitli törenlerin yapıldığı bu salonlarda örneğin spor karşılaşmalarında kazanan sporcuların ödülleri verilmektedir. Salonun nişlerinde imparator ve imparatoriçelerin devasa heykelleri yer aldığı varsayılmaktadır. Ancak Hristiyanlık inanışının yaygınlaşmasıyla heykellerin buradan alındığı ve salonun yirmi kişilik sıcak su havuzlarına dönüştürüldüğü düşünülmektedir. 2007 – 2008 yılları kazı döneminde buradaki heykellerin bir kısmı bulunmuştur.

 Hadrian ve Antoninus Pius Tapınağı

Roma imparatoru Hadrian, Sagalassos’u bölgenin resmi din merkezi ilan etmesi ve kente ‘Pisidya’nın birinci kenti, Romalıların dostu ve müttefiki’ unvanı vermesiyle Sagalassoslular tarafından yaptırılmıştır. Ancak tapınak Hadrian öldükten sonra imparator Antoninus Pius döneminde bitirilmiştir. Tapınağın önünde 70 metrelik bir avlu vardır. Tapınağın bulunduğu tepenin etrafı portikolarla çevrilmiştir. Arkeologlar tapınağın yazıtını bulduklarında yazıtta tapınağın iki imparatora ithaf edildiği ortaya çıkmıştır.

Hadrian Çeşmesi

Kentin iki merkezinden biri olan aşağı agoranın hemen üzerinde yer almaktadır. Çeşmenin haznesine çıkmak için sekiz basamak yukarı çıkılmalıdır. Antoninler çeşmesi ile birlikte antik kentin iki anıtsal çeşmesinden biridir. Bu anıtsal çeşme ‘edikula mimarisi’nin bir örneğidir. Bu tür yapılar bir arka duvar üzerine ve önüne yapılan düzenlemelerden oluşmaktadır. Duvarın içinde nişler yer almaktadır ve hemen önünde ileri çıkan podyumlar ve kaideler üzerinde sütunlar dizilidir. Bu çeşme Apollo Klarios Tapınağı’na çok yakındır ve bu tanrıya da ithaf edilmiştir. Bu çeşmeyi kentin ilk Roma şövalyesi Tiberius Claudius Piso’nun vasiyeti üzerine yapılmış ve Hadrian’a ithaf edilmiştir.

Apollo Klarios Tapınağı

Sagalassos kentinin önemli bir noktasına imparator Augustus döneminde yaptırılmıştır. Aşağı agoraya hakim bir tepede yapılan tapınak iyonik düzende tasarlanmıştır. Aslında Apollo, Sagalassos için önemi bir tanrı değildir fakat Augustus, Apollo’yu kendisine yakın hisseder ve kendisini koruduğuna inanır. Bu anlamda bu tapınak imparatoru onurlandırmak için de yapılmıştır.

Hristiyanlık dininin kabul edilmesi ile birlikte burası M.S. 450 yıllarında bir bazilikaya çevrilmiştir. Sonraki yıllarda ise bazilikanın etrafı bir Hristiyan Mezarlığı haline gelecektir.

Sagalassos antik kenti fotoğrafları kuzeybatı Heroon ve Dor tapınağı - Sagalassos ancient city Northwest Heroon and Doric temple
Sagalassos antik kenti fotoğrafları kuzeybatı Heroon ve Dor tapınağı – Sagalassos ancient city Northwest Heroon and Doric temple

Sagalassos Antik Kenti Odeon’u

Odeon’un yapımına imparator Augustus zamanında başlanır ama bitirilmesi 200 yıl sürecektir. Burası kapalı bir konser ve tiyatro salonudur. Yarım daire biçimli bir oditoryumu ve 50 metre uzunluğunda bir sahne binası vardır. Odeon 1500 – 2000 kişiliktir. Önceleri bir kültür merkezi olarak kullanılan Odeon’da sonraları gladyatör ve vahşi hayvan dövüşleri yapılmıştır.

Batı Nekropol ve Kaya Mezarları

Beş hektarlık bir alanı kaplayan kaya mezarları dağ yamacına yayılmış durumdadır ve batı nekropolü adını almaktadır.  Buradaki mezarlar daha çok lahitlerden oluşmaktadır. Bu alanda 5. veya 6. yy’da bir kilise yapılmıştır. Kuzeydeki kaya mezarları ise düz bir kaya yüzeyine yontulmuş üzeri kemerli girintileri olan kaya mezarlarıdır. Burası kentin küçük mezarlığı olmakla birlikte ‘arcosolium’ adını almıştır. Kemerli oyukların haznesine yakışmış olan ölünün külleri ve kalan kemikleri konulmuş ve üzeri taş bir kapakla kapatılmış veya küller bir kap içinde nişlere yerleştirilmiştir.

Kaya mezarlarının oyulduğu bu düz kayalık alan antik çağlarda bir taş ocağı yüzüdür ve daha sonra mezarlığa dönüştürülmüştür. Sagalassos yapılarında kullanılan taşlar çoğunlukla bu taş ocaklarından çıkartılmıştır. Fakat bununla birlikte çok uzaklardan da çeşitli mermerler ve taşlar getirtilmiştir. Örneğin Afrodisias kentinin beyaz mermeri de burada kullanılmıştır.

Sagalassos antik kenti İskender tepesi - Turkey the Mediterranean region Sagalassos ancient city Alexander's hill
Sagalassos antik kenti İskender tepesi – Turkey the Mediterranean region Sagalassos ancient city Alexander’s hill

Sagalassos Çömlek Atölyeleri

Kazıların başladığı ilk yıllarda bulunan çömlek atölyeleri veya çömlek mahallesi, Sagalassos antik kenti kazıları içerisinde çok önemli bir yer tutmaktadır. Sagalassos çömlekleri veya seramikleri antik zamanlar dahil olmak üzere bir çok çağda dünyanın çeşitli yerlerine ihraç edilmiştir. Özellikle Kahire, Ege adaları ve Yunanistan ile Roma’ya ihraç edilen Sagalassos çömlekleri veya seramiklerini bugün Avrupa’nın birçok müzesinde görmek mümkündür.

Roma Dönemi Antik Tiyatro

Yaklaşık 1600 metre yükseklikte konumlanan Sagalassos Antik Tiyatrosu, dünyanın en yüksek rakımlı antik tiyatrolarından biri olma unvanına sahiptir. Yaklaşık 9000 kişilik devasa kapasitesiyle Roma İmparatorluğu döneminin sanata ve mimariye verdiği önemi gözler önüne seren bu yapı, sarp dağ manzarası eşliğinde ziyaretçilerine benzersiz bir atmosfer sunar. Depremlere ve zamana karşı büyük ölçüde direnen tiyatro sahnesi ve oturma basamakları, kentin en çok fotoğraflanan alanları arasındadır.

Neon Kütüphanesi

M.S. 2. yüzyılda kentin ileri gelen ve zengin ailelerinden biri olan Neon ailesi tarafından yaptırılan Neon Kütüphanesi, Sagalassos’un kültürel ve entelektüel düzeyini gösteren en önemli yapılardandır. Dönemin zengin taban mozaikleriyle süslenmiş olan bu kütüphane, antik dünyada eğitimin ve felsefenin yerel halk için ne kadar değerli olduğunu kanıtlar niteliktedir. Günümüzde restore edilen bölümleriyle kentin ayakta kalan en zarif kalıntıları arasında yer alır.

Severuslar Çeşmesi ve Helenistik Çeşme

Sagalassos antik kenti, dağların yamacına kurulu yapısı sayesinde antik dünyanın en gelişmiş su mühendisliğine sahip şehirlerinden biriydi. Kentte yer alan Severuslar Çeşmesi ve Helenistik Çeşme, bu su kültürünün en eski ve en estetik örneklerindendir. Antoninler Çeşmesi kadar görkemli olmasalar da, döneminin mimari zarafetini ve kentin su ihtiyacını karşılayan mühendislik harikası kanallarını günümüze taşıyan bu yapılar, kentin sulak ve canlı dokusunu anlamak için mutlaka incelenmelidir.

Dor Tapınağı ve Tiberius Kapısı

Kentin en yüksek ve hakimi noktalarından birinde yer alan Dor Tapınağı, sadeliği ve sağlamlığı ön plana çıkaran Dor mimarisinin Anadolu’daki özel örneklerinden biridir. Tapınağın hemen yakınında konumlanan ve İmparator Tiberius döneminde inşa edilen Tiberius Kapısı ise kentin anıtsal giriş alanlarından birini oluşturur. Hem dini hem de idari açıdan kentin gücünü simgeleyen bu iki yapı, Sagalassos’un Roma ve Helenistik dönemler arasındaki geçiş mimarisini en iyi yansıtan kalıntılardır.

Sagalassos Antik Kenti Eserleri

Sagalassos antik kentinde yıllardır büyük bir titizlikle yürütülen kazı çalışmaları neticesinde, dünya arkeoloji tarihi açısından eşsiz kabul edilen pek çok değerli eser, devasa heykel ve seramik parçası gün yüzüne çıkarılmıştır. Kentten çıkarılan taşınabilir bu tarihi hazineler, günümüzde Burdur Arkeoloji Müzesi bünyesinde kendilerine ayrılan özel bir salonda ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

Sagalassos kazılarından elde edilen ve mutlaka görülmesi gereken en önemli eserler şunlardır:

  • İmparator Hadrian Heykeli: 2007 yılı kazı döneminde İmparator Salonu’nda (Mermer Salon) bulunan, Hadrian’ı askeri kıyafetler içinde tasvir eden ve aslı yaklaşık 4 ila 5 metre yüksekliğinde olan devasa heykelin parçaları en dikkat çekici buluntulardandır.
  • İmparator Marcus Aurelius Heykeli: Roma dünyasının en ünlü filozof imparatorlarından Marcus Aurelius’a ait olan anıtsal heykelin baş ve ayak parçaları müzenin en değerli arşivleri arasında yer alır.
  • Antoninler Çeşmesi Heykelleri: Antik çeşmenin estetik dokusunu tamamlayan ve nişlerinde sergilenen ünlü Dionysos, Coronis ve Nemesis heykelleri kentin sanat anlayışını en iyi yansıtan eserlerdendir.
  • Zafer Tanrıçası Nike Heykelleri: Kentin koruyucu ve simgesel figürlerinden olan, zarafetiyle büyüleyen anıtsal Nike heykelleri.
  • Hera Ephesia ve Tyke Heykelleri: Mitolojik inanışı ve kentin bereket ile şans inancını simgeleyen diğer önemli tanrıça heykelleri.
  • Tarihi Lahit ve Ostotekler: 2016 yılında gerçekleştirilen kazılarda oldukça iyi korunmuş halde bulunan bir lahit, altındaki kemik odasıyla birlikte dikkat çekmiştir. Ayrıca yakılan ölülerin küllerinin muhafaza edildiği, üzerleri ince işçilikle bezeli ostotek (kül kutuları) örnekleri de müzede incelenebilir.
  • Aslan Ayaklı Güneş Saati: 2014 yılındaki kazılarda gün ışığına kavuşturulan, aslan ayağı formundaki tabanı üzerine işlenmiş ve 1000 yılı aşkın süredir zamanı gösteren benzersiz güneş saeti.
  • Sagalassos Seramikleri ve Çömlekleri: Antik dönemde Kahire’den Roma’ya, Ege Adaları’ndan Yunanistan’a kadar çok geniş bir coğrafyaya ihraç edilen ve literatürde özel bir yere sahip olan dünyaca ünlü Sagalassos çömlek sanatı örnekleri.

Sagalassos Antik Kenti Tarihçesi

Akdeniz bölgesinin önemli antik şehirleri ve tarihi kentleri arasında yer alan Sagalassos antik kenti, Akdağ’ın (Batı Toros dağları) güney yamacında denizden yüksekliği 1400 ile 1750 metreleri arasında değişen antik bir bölgededir. Her ne kadar burada ortaya çıkartılan bulgulardan buradaki ilkel yaşam M.Ö. 12000 yıllarına tarihlense de bölgede yerleşik yaşam M.Ö. 8000 yıllarında başlamıştır. Hitit belgelerinde M.Ö. 1400’lü yıllarda burada Luviler tarafından kurulmuş bir kasaba bulunduğu geçmektedir. M.Ö. 1200’lerden sonra Pisidia bölgesi olarak anılan bu bölgede yaşayan Pisidialılar çevrelerinde bulunan Frig ve Lidya uygarlıkları ile kaynaşmıştır.

Sagalassos tarihi biraz karışık gibi görünse de yapılan kazılar sonucunda her şey gün ışığına kavuşmaktadır. Frig ve Lidya uygarlıklarından önce sadece bir yerleşim olan antik alan, bu uygarlıklar zamanında bir kent haline gelmiştir. Daha sonra Pers imparatorluğu himayesine giren Sagalassos kenti, Büyük İskender bölgeyi alana kadar savaşçıları ve asiliği ile tanınmaktadır. Büyük İskender bölgeyi M.Ö. 332 yılında zapt etmiş ve topraklarına katmıştır. Sagalassos ismi de yazılı kaynaklarda ilk olarak M.Ö. 334 yılında Büyük İskender’in kenti kuşatması ile ilgili Arrianos’un eserinde geçmektedir. Böylece kentte ve Pisidia bölgesinde Helenistik dönem başlamıştır. Ancak Sagalassos’ta bu dönemden günümüze kadar pek bir eser gelmemiştir.

Sagalassos’un hemen karşısında olan üçgen tepenin adı İskender Tepesi’dir. Büyük İskender buraya geldiğinde buradaki tepeyi üs olarak kullandığı için halk tepeye bu ismi vermiştir.

Büyük İskender’in ölümü sonrasında Babil’de yapılan paylaşıma göre Pisidya, Perdikkas’ın payına düşmüştür. Babil’deki bu paylaşım tarihin en büyük miras kavgasıdır aslında. Kısa bir süre sonra Perdikkas öldürülünce bölge, Selevkos Nikator Satrap kontrolüne geçmiştir. M.Ö. 300‘lü yılların başında Antigonos Monopthalmos, bölgeyi hakimiyetine katmıştır. Sagalassos ise M.Ö. 2.yy sonlarında özerkliğini kazanmıştır.

Sagalassos antik kenti fotoğrafları Antoninler çeşmesi ve yukarı agora - Turkey the Mediterranean region Sagalassos ancient city Antonine nymphaeum and upper agora
Sagalassos antik kenti fotoğrafları Antoninler çeşmesi ve yukarı agora – Turkey the Mediterranean region Sagalassos ancient city Antonine nymphaeum and upper agora

Sagalassos ve Roma İmparatorluğu Dönemi

Pergamon Krallığı’nda Attalos Hanedanlığı (Attalids of Pergamon) zamanında kent, Pergamon Krallığı’na geçmiştir (M.Ö. 133). Pergamon Krallığı tarihteki yerini Roma İmparatorluğu’na bıraktığında Sagalassos kenti de Roma İmparatorluğu topraklarına katılmıştır (M.Ö. 25). Sagalassos antik kenti etrafında bulunan kil yataklarının zenginliği ve civardaki bol miktarda zeytin ve tahıl üretimi Sagalassos’u Roma’nın gözünde önemli bir yere getirmiştir. Bu şekilde gelişen kent, Roma İmparatorluğu zamanında bir metropol haline gelmiştir.

Roma imparatoru Hadrian, Sagalassos’u bölgenin resmi din merkezi ilan etmiş ve kente ‘Pisidya’nın birinci kenti’ unvanını vermiştir. İmparator Hadrian daha sonra Sagalassos ile ilgili bir düzenleme yapmış ve kent Galat eyaletinden alınarak Pamfilya eyaletine dahil edilmiştir. Böylece kentte büyük bir mimari atak da başlamış olur. Günümüze kadar gelen tapınaklar ve yapılar bu döneme aittir. Her ne kadar Roma etkisini hızlı bir şekilde benimsemiş olsa da yaşayanlar Grek kültürünü korumuşlardır. Bu anlamda yapılan kazılarda çıkan isimler Grekçe’dir. Bizans döneminde Sagalassos kenti bir piskoposluk merkezi olmuştur.

Hatta M.S. 500 yıllarında bölgede meydana gelen büyük bir depremden sonra Sagalassos ciddi anlamda harap olmuş ancak Romalıların kente gösterdiği önem doğrultusunda restore edilmiş ve eski görkemine gelmesi sağlanmıştır. 600’lü yıllarda kentte Arap akınları, veba salgını gibi sebeplerle göç başlamıştır.

7. yy‘da şehir bir büyük deprem daha geçirmiş ve bir daha toparlanamamıştır. 13.yy‘da ise bölgeye Türkler yerleşmiş ve Sagalassos tamamen terk edilmiştir.

2009 yılı Şubat ayında Sagalassos Antik kenti, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi (Türkiye)’ne kabul edilmiştir.

Sagalassos antik kenti fotoğrafları kuzey nekropolü kaya mezarları - Turkey Sagalassos ancient city the arcosolia in the northern necropolis
Sagalassos antik kenti fotoğrafları kuzey nekropolü kaya mezarları – Turkey Sagalassos ancient city the arcosolia in the northern necropolis

Sagalassos Antik Kenti Keşfi ve Kazıları

Terk edilmiş olan Sagalassos antik kenti Fransız gezgin Paul Lucas tarafından 1706 yılında keşfedilmiştir. Ancak buranın Sagalassos olduğunu bilmediğinden buraya ‘Periler Şehri’ demiştir. 1824 yılında ise bir İngiliz din adamı olan Francis Arundel, burada bulduğu yazıtlardan yola çıkarak kentin Sagalassos olduğunu keşfetmiştir. Alman gezgin Kont Lanckoronski ise altmış yıl sonra 1884 – 1885 yılları arasında ilk bilimsel araştırmaları başlatmıştır.

Sagalassos antik kenti bu tarihten itibaren artık yüz yıl kazı yapılmayı bekleyecektir. 1983 yılında Stephen Mitchell yönetiminde araştırmalara tekrar başlanır. 1986 yılında daha sonra kazı başkanlığı yapacak olan Belçika KU Leuven Üniversitesi’nden Marc Waelkens’in de arasında olduğu ekip, dört yıl sürecek olan yüzey araştırmalarına başlar. 1990 yılında ise Waelkens’e kazı izni verilir.

1990 yılında başlayan kazı sürecinde ekip bu kazılara, sadece bir antik kent kazısı olarak değil bir çevre koruma kazısı olarak bakmış ve benimsemiştir. Bu anlamda antik kentin hemen yanı başında olan mermer ocakları da koruma altına alınmıştır. Ayrıca Ağlasun dahil antik kenti tüm antik yaşantısıyla araştırmak ve ortaya çıkartmak kazı ekibinin en önemli amacı olmuştur. Bu amaç doğrultusunda Sagalassos kazıları, diğer antik kent kazılarından prensipte ayrılmaktadır.

Sagalassos antik kenti ve etrafı binlerce yıllık bir yerleşim olduğundan ve antik zamanlarda seramik üretim merkezi olduğundan burada arkeologlar haricinde pek çok bilim dalından bilim insanı kazılara katılmıştır. Sagalassos kazıları 1990 yılından 2013 yılına kadar Marc Waelkens başkanlığında yürütülmüştür.

2013 yılında Waelkens emekli olduktan sonra, yine Leuven Katolik Üniversitesi’nden seramik uzmanı Prof. Dr. Jeroen Poblome kazı başkanlığına getirilmiştir ve günümüzde de kazı başkanlığını yürütmektedir. Öyle ki Poblome 1990 yılında başlayan ilk kazılardan itibaren kazı ekibindedir. Ayrıca aynı üniversiteden Arkeoloji, Sanat Tarihi ve Müzikoloji bölümü üyesi Ebru Torun kazı eş başkanıdır.

Sagalassos Güneş Saati

Özellikle 2014 yılındaki kazılarda bulunan aslan ayağı üzerine yapılmış olan güneş saati 1000 yıldan fazla süredir insanlara zamanı göstermektedir. Söz konusu güneş saati günümüzde Burdur Arkeoloji Müzesi içerisinde sergilenmektedir.

Sagalassos antik kenti fotoğrafları Odeon (kültür merkezi) - Sagalassos ancient city the Odeon (a cultural center) Turkey
Sagalassos antik kenti fotoğrafları Odeon (kültür merkezi) – Sagalassos ancient city the Odeon (a cultural center) Turkey

Sagalassos Projesi ve BAKA (Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı)

BAKA adı verilen Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’nın Sagalassos antik kenti ve Ağlasun hakkında çok çeşitli projeleri bulunmaktadır. Bölgenin korunması ve kalkınması amacıyla yapılan projelerin içeriğinde bölge çocuklarının bilinçlendirilmesinden, konaklama imkanlarının artırılmasına, antik kentin korunmasına destek verilmesinden antik yiyecek kültürünün tekrar canlandırılmasına kadar birçok etkinlik bulunmaktadır.

Sagalassos antik kentinin tanıtımını da mümkün olduğunca yapmaya çalışan BAKA, Sagalassos’u bir cazibe merkezi haline getirmeye ve farkındalık yaratma çalışmalarına devam etmektedir. Örneğin Anadolu Leoparı burada görülmüş ve broşürlerle bunun önemi vurgulanmaya sağlanmıştır.

Ağlasun ve Sagalassos DNA Araştırması

Sagalassos’da 1997 yılında bir DNA araştırması yapılmıştır. Bu araştırma başta kısa bir süre durmuş olsa da aslında daha ilginç bir hikayenin başlangıcıdır. 1996 – 1997 yılları arasında yapılan kazı çalışmalarında birçok mezar bulunmuştur. Bu mezarlarda bir yetişkin ile onun bacakları arasında bir çocuk iskeletleri bulunmuştur. Kazı başkanı bu ölülerin akrabalıkları olup olmadığını öğrenmek için ölülerden DNA örneği alınmasını istemiştir. Aynı şekilde kazıda çalışanlardan da bu araştırmaya katılmaları istenmiştir. Kazı ekibinden böyle bir şey istenmesinin sebebi ise çalışanın DNA’larının karıştırılmamasıdır.

Daha sonraları yerel halk da bu DNA araştırmasına katılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlarda yerel halkın Sagalassos kentinde yaşayanların bir kısmı ile DNA uyumu gözlenmiştir.

Sagalassos Antik Kenti, hayranlık verici konumu, muhteşem eserleri ve özenli proje süreçleri ile incelemeye değer.

Sagalassos Antik Kenti Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Sagalassos antik kenti, gerek binlerce yıllık köklü geçmişi gerekse günümüze kadar ulaşan muhteşem mimari yapılarıyla Akdeniz bölgesinin en çok merak edilen arkeolojik rotalarından biridir. Bu büyüleyici dağ kentini ziyaret etmeyi planlayan seyahat severlerin ve tarih tutkunlarının internette en çok arattığı popüler soruları ve yanıtlarını sizler için bir araya getirdik.

Sagalassos Antik Kenti nerededir ve hangi ilimizdedir?

Sagalassos antik kenti, Türkiye’nin Akdeniz Bölgesi’nde, Göller Yöresi sınırları içinde yer alan Burdur ilimizdedir. Burdur’un Ağlasun ilçesinin hemen 7 kilometre kuzeyinde, Akdağ’ın güney yamaçlarında, yaklaşık 1500-1600 metre yükseklikte kurulmuştur. Kent, Burdur merkeze 39 km, Antalya’ya ise 118 km mesafede konumlanmaktadır.

Sagalassos Antik Kenti’ne nasıl gidilir?

Sagalassos’a özel aracınızla gidecekseniz Burdur-Antalya yolu üzerindeki Ağlasun yol ayrımından saparak ilçeye ulaşabilir, buradan da dağ yolunu takip ederek antik kente varabilirsiniz. Toplu taşıma tercih edecek olanlar ise Burdur veya Isparta otogarlarından Ağlasun ilçesine kalkan minibüsleri kullanabilir, ilçeden antik kente taksiyle geçiş sağlayabilirler.

Sagalassos giriş ücreti ne kadar? Müzekart geçerli mi?

Sagalassos antik kenti giriş ücreti, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın dönemlik fiyat politikalarına göre güncellenmektedir. 2026 yılı güncel tarifelerini gitmeden önce Bakanlığın resmi sitesinden kontrol etmeniz önerilir. En avantajlı seyahat yöntemi ise kente girişte büyük kolaylık sağlayan ve yılda iki kez ücretsiz giriş hakkı tanıyan Müzekart (Museum Pass) kullanmaktır; Sagalassos’ta Müzekart geçerlidir.

Sagalassos kaç saatte gezilir?

Sagalassos antik kenti oldukça geniş bir alana yayılmıştır ve dik bir dağ yamacında kurulduğu için yürüyüş rotaları tırmanış içerir. Kentin Antoninler Çeşmesi, tiyatrosu, agorası, kütüphanesi ve tapınakları gibi en önemli yapılarını hakkını vererek, fotoğraf çekerek ve dinlenerek gezmek için en az 2 ila 3 saatlik bir zaman dilimi ayırmanız tavsiye edilir.

Sagalassos’ta kimler yaşamış?

Sagalassos’ta yaşam izleri M.Ö. 12000’e kadar gitse de bölgede yerleşik hayat M.Ö. 8000’de başlamıştır. Kentte sırasıyla Pisidya halkı, Frigler, Lidyalılar, Persler, Büyük İskender’in fethiyle Helenler ve kentin en ihtişamlı dönemini yaşatan Romalılar ile Bizanslılar yaşamıştır. Yapılan modern DNA araştırmaları, günümüz Ağlasun halkının bir kısmının genetik olarak doğrudan antik dönemdeki Sagalassoslular ile bağ taşıdığını ortaya koymuştur.

Sagalassos Antik Kenti neden bu kadar önemli?

Sagalassos, antik dünyada “Pisidya’nın birinci şehri” olarak anılan, dünyanın en yüksek rakımlı antik tiyatrolarından birine ev sahipliği yapan ve binlerce yıldır suyu aralıksız akan muhteşem Antoninler Çeşmesi’ne sahip olan dünyadaki nadir yerleşimlerdendir. Ayrıca antik çağın en büyük ve en ünlü seramik (çömlekçilik) üretim merkezlerinden biri olması nedeniyle arkeoloji dünyasında eşsiz bir öneme sahiptir.

Ayrıca İlgili Linkler:

Sagalassos antik kenti fotoğrafları

Türkiye UNESCO Dünya Mirası Geçici Lİstesi

Akdeniz bölgesi antik şehir, tarihi kent bilgileri

Akdeniz bölgesi antik kent fotoğrafları

Türkiye müzeler, antik şehir ve tarihi kentler

Burdur İsmi Nereden Geliyor?

Yunan Mimarisi Kategorisi

Arkeoloji Kategorisi

Anadolu Tarihi Kategorisi

Antik Çağ Kategorisi

Tapınaklar Kategorisi

Sagalassos: Tarihte Yolculuk – Nazmi Öner