Anadolu Medeniyetleri Müzesi, başkent Ankara sınırları içinde yer alan benzersiz koleksiyonuyla, Paleolitik Çağ’dan Erken Bizans dönemine kadar insanlık tarihine ışık tutan dünyanın en köklü ve en saygın kültür kurumlarının başında gelmektedir. Türkiye’nin kronolojik açıdan en zengin ve en kapsamlı arkeoloji müzesi olan bu nadide yapıda; insanlık tarihinin ilk ayak izleri, asırlık imparatorlukların idari belgeleri ve medeniyetlerin sanatsal dehaları ziyaretçilerini beklemektedir. Ankara Kalesi’nin hemen yamacında, asırlık bir Osmanlı yapısı olan Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han içerisinde konumlanan bu eşsiz müze; aynı bölgede yer alan Rahmi M. Koç Müzesi ve Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi ile birlikte başkentin en güçlü kültür rotasını oluşturmaktadır. yollardan.com ekibi olarak asırlık taş koridorlarında gerçekleştirdiğimiz saha araştırmaları ve bizzat kadrajımıza aldığımız özgün görseller eşliğinde hazırladığımız bu rehberde, insanlık tarihini şekillendiren en kritik Anadolu Medeniyetleri Müzesi eserleri arasından seçtiğimiz en önemli 20 tarihi şaheseri tüm detaylarıyla inceleyebilirsiniz.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Önemli Eserleri
Müzenin adından da anlaşıldığı üzere, kadim Anadolu topraklarında hüküm sürmüş medeniyetlerin günümüze kadar ulaşmayı başarmış en seçkin taşınır tarihi eserlerini biz tarih ve kültür meraklılarına sunan bu muazzam komplekste; tarih öncesi mağara resimlerinden yontma taş çağı araç gereçlerine, Asur çivi yazılı tabletlerden Hitit hiyerogliflerine kadar binlerce yıllık bir arşiv yer almaktadır. Sadece durağan bir sergi alanı olmayan bu yaşayan kültür merkezi, yıl boyunca pek çok ulusal ve uluslararası sergiye, bilimsel konferansa ve klasik müzik konserine de ev sahipliği yapmaktadır.
Ankara Kalesi’nin o asırlık ve estetik dokusunun hemen kenarında yükselen Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni ziyaret etmeyi düşündüğünüzde, gezi planınıza kale içindeki tarihi Ankara evlerini, bölgenin diğer iki güçlü kültür durağı olan Rahmi M. Koç Müzesi ile Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’ni de kesinlikle dahil etmenizi öneririz. Ayrıca müze, 2023 yılında Cumhuriyetimizin 100. yılı onuruna düzenlenen ve hem Alacahöyük Müzesi hem de kendi envanterindeki paha biçilemez nadir buluntuları bir araya getiren ‘Bir İdealin Peşinde: Atatürk ve Alaca Höyük’ isimli vizyoner sergisiyle de arkeoloji dünyasında büyük ses getirmiştir . yollardan.com ekibi olarak hazırladığımız bu rehberde, müzenin saat yönünün tersine işleyen o kusursuz kronolojik rotasını takip ederek hem en önemli 20 şaheseri hem de Paleolitik Çağ’dan Roma’ya uzanan tüm sergi salonlarını adım adım keşfedeceğiz.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Ziyaretçi Bilgileri ve Giriş Ücreti 2026
Yaz Dönemi (1 Nisan-31 Ekim) haftanın her günü 08:30 ile 20:00 saatleri açık olan müze, Kış Dönemi ise (1 Kasım-31 Mart) 08:30-17:30 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Son giriş ise kapanış saatinden 45 dakika öncedir. Anadolu Medeniyetleri Müzesi bünyesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait Müzekart geçmekte olup, Müzekart yoksa Anadolu Medeniyetleri Müzesi giriş ücreti 2026 yılı için 12 Euro karşılığı TL’dir. Müzekart 2026 yılı fiyatı ise 200 TL’dir.
18 Mayıs – 24 Mayıs haftası ülkemizde her yıl Müzeler Haftası olarak kutlanmaktadır. 18 Mayıs Müzeler Günü’nde Anadolu Medeniyetleri Müzesi, hem ücretsiz olup hem de 19:00 ile 23:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Bununla birlikte 18 yaş altı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı çocuklar ile 65 yaş üstü vatandaşlar ücretsiz olarak müzeye girebilmektedir. Anadolu Medeniyetleri Müzesi telefon numarası 0312 3243160 ve 0312 3243161 ‘dir.
Müze Okul Ziyaretleri
Bu bilgilerle birlikte Müze danışma bölümünde bulunan ve güvenlikle ilgili görevliler müzenin açık olduğu saatler boyunca müze ziyaretçilerine istedikleri tüm bilgileri vermektedirler. Çünkü burası belki de ülkedeki en çok okul ziyareti ve gezisi yapılan, binlerce çocuk tarafından gezilen müzelerin başında gelmektedir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Kısa Bilgiler Tablosu
| Teknik & Tarihi Kriterler | Müze Resmi Envanter & Bilgi Verileri |
|---|---|
| Toplam Eser Sayısı | 195.000’den fazla (Yaklaşık 196.000) tescilli arkeolojik eser ve antik sikke envanteriyle dünyanın sayılı müzelerinden biridir. |
| Sergilenen Eser Sayısı | Toplam koleksiyonun sadece 3.000 ila 4.000 adedi vitrinlerde açıkta sergilenmektedir. Yüz binlerce paha biçilemez buluntu ise depolarda koruma altındadır. |
| Toplam Sergi Salonu Sayısı | Fiziksel yürüyüş rotasında ring oluşturan 10 Büyük Sergi Salonu / Bölüm bulunmaktadır (Üst salon, Merkez salon ve Zemin kat). |
| Müzenin Konumu (Adres) | Gözcü Sokak No: 2, Hisar, Atpazarı Bölgesi, Altındağ / ANKARA (Ankara Kalesi’nin hemen güneydoğu yamacı). |
| Eserlerin Getirildiği Yerler (Genel) | Anadolu’nun kalbi sayılan en ünlü höyük ve antik kentler: Çatalhöyük, Alacahöyük, Kültepe (Kaniş), Boğazköy (Hattuşaş), Gordion, Altıntepe, Karain Mağarası, İnandık ve Acemhöyük. |
| İade Edilen Toplam Eser Sayısı | 2002’den bu yana küresel çaptaki diplomatik takiplerle 12.139’dan fazla benzersiz tarihi eser ülkeye geri getirilerek müze envanterine katılmıştır. |
| 🗿 Envanterdeki Heykel Detayı | Müzede Paleolitik çağın minik idollarından Roma’nın devasa anıtsal mermer heykellerine kadar binlerce yontu vardır. Sadece Klasik Devirler Bölümü’nde tescilli 9.000’den fazla Roma, Grek ve Helenistik heykel/heykelcik gövdesi yer alır. |
| 🤯 Dünyanın İlk Şehir Haritası | Müzede sergilenen ve M.Ö. 6200 yılına tarihlenen “Çatalhöyük Duvar Resmi”, dünya tarihinin bilinen ilk şehir planlamalı haritası olarak kabul edilir ve arkasında patlayan Hasan Dağı’nı tasvir eder! |
| 📜 Anadolu’nun Tek Tunç Tableti | Hitit İmparatorluğundan günümüze kalan ve Anadolu topraklarında bulunmuş tek orijinal tunç (bronz) tablet bu müzededir. (Kral IV. Tuthaliya ile Kurunta arasındaki sınır antlaşması, M.Ö. 1235). |
| 👑 Kral Midas’ın Orijinal Masası | Frig Kralı Midas’ın Polatlı’daki devasa mezar tümülüsünden dağınık halde çıkarılan ve uzmanların yıllarca süren titiz çalışmasıyla birleştirilen dünyanın en eski geometrik motifli ahşap çalışma masası buradadır. |
Anadolu Medeniyetleri Müzesi: Mutlaka Görülmesi Gereken En Önemli Eserler
Türkiye’nin en büyük müzelerinden olan Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi bünyesindeki 195 binden fazla (yaklaşık 196.000) tescilli arkeolojik eser ve sikke, Anadolu kültürü, medeniyetleri ve tarihiyle ilgilenen herkesin kesinlikle görmesi gereken buluntulardır. Türlü zorluklarla kazılan höyük, antik kent ve yerleşimlerden müzeye getirilen bu eserler Anadolu tarihine günümüzde ışık tutmakla birlikte paha biçilemez objelerden meydana gelmektedir. Bu devasa koleksiyonun yaklaşık 3.000 ila 4.000 adedi sergi salonlarında kronolojik olarak sergilenmekte, geri kalan on binlerce paha biçilemez eser veya buluntu ise müzenin depolarında son derece titiz bir şekilde koruma altında tutulmaktadır.
Tüm bu tarihi eserlerin her biri ayrı ayrı değerli olsa da müzeyi ziyaret ettiğinizde görülmesi gereken eserleri derlemek istedik. Bu tarihi eserlerin arasından en önemlilerini aşağıda bulabilirsiniz. Müzeye gittiğinizde bu eserleri kesinlikle görmeden müzeden ayrılmayın deriz.
- Kadıpınarı Homo Sapiens Kafatası
- Leopar Tahtında Oturan Ana Tanrıça Heykelciği
- Çatalhöyük Leopar Kabartmaları
- Hitit Güneş Kursu
- Asur Çivi Yazılı Tabletleri
- Hitit Tunç Tableti (Boğazköy Bronz Tablet)
- Hitit İnandık Vazosu
- M.Ö. 3000 Yılına Ait Kadın Heykelciği
- Frig Ana Tanrıçası Kybele (Matar)
- Urartu Kanatlı Cin Heykelcikleri
- Kültepe Çıplak Tanrıça Heykelciği
- Urartu Oturan Aslan Heykelciği
- Kral Midas Heykelciği
- Frig Sfenks Kabartmaları
- Haberciler Duvarı Ortostatı
- Alacahöyük Altın Taç ve Takıları
- Kadeş Barış Antlaşması Kil Tableti
- Gordion Ahşap Masa Kalıntıları
- Urartu Boğa Başlı Kazan Eklentileri
- Amisos Hazinesi Mücevherleri
- Çatalhöyük Duvar Boyamaları ve Av Sahneleri
- Hacılar Boyalı Çanak Çömlekleri
- Horoztepe Emziren Kadın Heykelciği
- Alacahöyük Geyik Biçimli Tören Standı
- Kültepe Gaga Ağızlı Seramik Testileri
- Acemhöyük Fildişi Mobilya Süslemeleri
- Hitit Fırtına Tanrısı Teşup Heykelciği
- Boğazköy Hiyeroglif Yazılı Kil Mühürleri
- Hitit Büyük İkiz Boğa Ritonları (Hurri ve Şeri)
- Karkamış Savaş Arabaları Kabartması
- Malatya Aslantepe Kral Mutallu Heykeli
- Gordion Tumulusu Frig Fibulaları (Çengelli İğneler)
- Frig Geometrik Motifli Ahşap Eserleri
- Altıntepe Urartu Gümüş ve Bronz Kemerleri
- Lidya Krallığı İlk Altın Sikkeleri
- Augustus Mabedi Yazıtı Örnekleri
- Roma Dönemi Ankara Tanrıça Roma Heykeli
- Çağlar Boyu Ankara Galat Kraliyet Definesi
- Selçuklu Dönemi Ankara Ahşap Cami Kapıları
- İsviçre’den İade Edilen 6000 Yıllık Kusura Tipi İdol
Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Paleolitik Çağ’dan Roma Dönemi’ne kadar uzanan binlerce yıllık tarihe ait eşsiz eserlere ev sahipliği yapmaktadır. Aşağıda müzede mutlaka görülmesi gereken ve Anadolu tarihine ışık tutan en önemli eserler arasından 20 tarihi eser ve buluntu fotoğrafları ile birlikte yer almaktadır.
Kadıpınarı Homo Sapiens Kafatası
Çankırı’nın Kadıpınarı bölgesinde bulunan bu kafatası kalıntısı, Anadolu’daki erken insan topluluklarına ışık tutmaktadır. Eser, Paleolitik Çağ insanlarının yaşamı ve evrimi hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

Leopar Tahtında Oturan Ana Tanrıça Heykelciği
Çatalhöyük’te bulunan bu ünlü heykelcik, Anadolu’nun en eski ana tanrıça tasvirlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bereket ve doğurganlık inancını yansıtan eser, Neolitik dönemin simgeleri arasındadır.

Çatalhöyük Leopar Kabartmaları
Çatalhöyük evlerinde bulunan bu kabartmalar, dönemin sanat anlayışını ve sembolik dünyasını göstermektedir. Leopar figürleri, yerleşimdeki dini ve kültürel yaşamın önemli unsurları arasında yer almaktadır.

Hitit Güneş Kursu
Alacahöyük’te bulunan ve müzeye getirilen Eski Tunç Çağı’na ait M.Ö. 2500 – 2250 yıllarına tarihlenen Hitit Güneş Kursu. Müzede özellikle iki tane bulunmakta ve birbirinden farklı yapıdadır. İkisini de kesinlikle görmelisiniz.

Asur Çivi Yazılı Tabletleri
Kültepe’de bulunan tabletler, Anadolu’nun en eski yazılı belgeleri arasında kabul edilmektedir. Ticaret, hukuk ve günlük yaşam hakkında ayrıntılı bilgiler içermektedir. Asur Ticaret Kolonilerine ait çivi yazılı tabletler.

Hitit Tunç Tableti (Boğazköy Bronz Tablet)
Hitit çivi yazısı ile yazılmış tunç tablet. Anadolu’da bulunan ve Hititlerin günümüze kadar bıraktığı tek tunç tablettir. Tablet üzerinde sınır düzenlemesi ile ilgili bilgiler yazmaktadır. Boğazköy Bronz Tablet olarak da anılmaktadır ve M.Ö. 1235 yılına tarihlenmiştir. Ayrıca Kadeş antlaşmasının yazılı olduğu tablet de müzededir. Bu tabletten bir de Mısır uygarlığına gönderildiği bilinmekle birlikte gönderilen tunç veya bronz tablet henüz bulunamamıştır.

Hitit İnandık Vazosu
Hitit İnandık Vazosu. Çankırı İnandık köyünde bulunmuştur. Üzerinde tanrıların evlilik törenini anlatan simgeler veya resimler bulunmaktadır. İnandık Vazosu üzerindeki kabartmalar Hitit dini törenlerini ayrıntılı biçimde göstermektedir. Eser, Hitit kültürü ve ritüelleri hakkında önemli bilgiler vermektedir.

M.Ö. 3000 Yılına Ait Kadın Heykelciği
Erken Tunç Çağı’na tarihlenen bu eser, Anadolu’daki ilk yerleşimlerin inanç dünyasını yansıtmaktadır. Kadın figürü doğurganlık ve bereket kavramlarıyla ilişkilendirilmektedir.

Frig Ana Tanrıçası Kybele (Matar)
Frig Ana Tanrıça heykelciği veya Frig ana tanrıçası Matar (Kybele) heykelciği. Friglerin en önemli tanrıçası olan Kybele, doğa ve bereketin koruyucusu olarak kabul edilmiştir. Anadolu’nun birçok bölgesinde tapınım gören kültün önemli temsilcilerindendir.

Urartu Kanatlı Cin Heykelcikleri
Urartu sanatının dikkat çekici örnekleri arasında yer alan bu figürler koruyucu ruhları temsil etmektedir. Saray ve tapınak mimarisinde sembolik bir anlam taşımışlardır.

Kültepe Çıplak Tanrıça Heykelciği
M.Ö. 1800 yılına ait Kayseri Kültepe’de bulunan Çıplak Tanrıça Heykelciği. Kültepe kazılarında bulunan eser, Anadolu’nun erken dönem inanç sistemlerini göstermektedir. Tanrıça figürü bereket ve üretkenlik kavramlarıyla ilişkilendirilmektedir.

Urartu Oturan Aslan Heykelciği
Urartu Oturan Aslan heykelciği. M.Ö. 800’lü yıllara ait olan heykelcik fildişinden yapılmış olup Erzincan Altıntepe kazılarında gün yüzüne çıkartılmıştır. Aslan figürü Urartu Krallığı’nda güç ve otoritenin sembolü olarak kullanılmıştır. Heykel, dönemin taş işçiliğini ve sanat anlayışını yansıtan önemli eserlerden biridir.

Kral Midas Heykelciği
Frigya’nın efsanevi hükümdarı Midas ile ilişkilendirilen bu eser Frig kültürüne ait önemli buluntular arasında yer almaktadır. Anadolu’nun demir çağı uygarlıkları hakkında bilgi vermektedir.

Frig Sfenks Kabartmaları
İnsan ve hayvan özelliklerini bir araya getiren sfenks figürleri Frig sanatında koruyucu semboller olarak kullanılmıştır. Kabartmalar dönemin mitolojik dünyasını yansıtmaktadır.

Haberciler Duvarı Ortostatı
Gaziantep’te bulunan M.Ö. 900 ile 700 yılları arasına tarihlenen Haberciler duvarı ortostatı. Kabartmalı taş bloklardan oluşan bu eser, Hitit dönemindeki resmi törenleri ve görevlileri tasvir etmektedir. Hitit saray sanatının en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde bulunan eserlerin hepsi birbirinden değerli ve kıymetli olsa da özellikle yukarıda sıralamış olduğumuz tarihi eserler ve objeler kesinlikle gözden kaçırılmaması gereken ve bizlere tarihi anlatan eserlerdir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Bölümleri ve Sergi Salonları İsimleri
Özellikle bu müze ve İstanbul’daki Arkeoloji Müzesi, kronoloji anlamında çok iyi düzenlenmiş müzelerdir. Eserlerin sergilendiği alanlar geniş olduğu için ziyaretçi gezi planı büyük ölçüde geniş tutulmuş ve ziyaretçilerin bu sergi salonlarını kolayca gezmesi tasarlanmıştır. Anadolu’nun tarihini ve medeniyetlerinin hepsini Paleolitik Çağ’dan neredeyse günümüze kadar bizlere sunan müze çeşitli bölümlere ayrılmıştır.
Müze’ye ilk girişten itibaren ziyaretçi, saat yönünün tersine bir şekilde yönlendirilmiştir ve bu şekilde kronolojik sırayla bu medeniyetlerin günümüze kadar gelen eserleri hakkında bilgi edinmesi sağlanmıştır.
Müze girişinden itibaren fiziksel yürüyüş sırasına göre Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin nihai salonları şunlardır:
- 1. Salon: Paleolitik Çağ Bölümü (Yontma Taş veya Eski Taş Çağı)
- 2. Salon: Neolitik ve Kalkolitik Çağ Bölümü (Yeni Taş ve Bakır Çağı)
- 3. Salon: Eski Tunç Çağı Bölümü
- 4. Salon: Asur Ticaret Kolonileri Çağı Bölümü (Orta Tunç Çağı)
- 5. Salon: Eski Hitit ve Hitit İmparatorluk Çağı Bölümü
- 6. Salon: Frig Krallığı Bölümü
- 7. Salon: Urartu Krallığı Bölümü
- 8. Salon (Merkez Salon): Geç Hitit Krallığı Bölümü (Taş Eserler Salonu)
- 9. Salon (Zemin Kat): Klasik Devirler Bölümü (Lidya, Grek, Helenistik ve Roma Dönemi)
- 10. Salon (Zemin Kat): Çağlar Boyu Ankara Bölümü

Paleolitik Çağ Bölümü (Yontma Taş Çağı veya Eski Taş Çağı)
Bu bölüm müzenin ilk bölümüdür. Bilindiği üzere insanın ilk ataları bu çağda ortaya çıkmış olup insanlık tarihinin çok büyük bölümünü kaplamaktadır. Bu çağda yaşayan insanın ilk ataları avcı – toplayıcı olarak tabir edilen insanlardır. Üçe ayrılan bu çağ; alt, orta ve üst Paleolitik Çağ olarak isimlendirilir. Orta Paleolitik Çağ’da yaşayan Homo Neanderthal’lerin yerini Üst Paleolitik Çağ’da Homo Sapiens’ler almıştır.
Bu bölümde Paleolitik Çağ ile ilgili çeşitli avlanma araç gereçleri ve o dönemde yaşayan çeşitli hayvanların kemikleri bulunmaktadır. Anadolu Medeniyetleri Müzesi Paleolitik Çağ bölümünün en ilginç objesi Homo Sapiens kafatasıdır.
Ayrıca Anadolu’nun çeşitli yerlerinden ve mağaralarından getirilen mağara resimleri ile duvar resimleri de bu bölümde sergilenmektedir. Özellikle Antalya Karain Mağarası buluntuları içinde yer alan çeşitli el baltaları, iğneler, süs eşyası gibi kalıntılarla, insan ve hayvan kalıntıları da bu bölümdedir.
Bu bölümde ayrıca Göbeklitepe’nin de genel olarak bilgileri ile Göbeklitepe stellerinden birinin replikası bulunmaktadır.
Neolitik Çağ Bölümü (Yeni Taş veya Cilalı Taş Çağı)
Kronolojik olarak Paleolitik Çağ’dan sonra gelen Neolitik çağ birçok yerde farklılıklar gösterse de genel olarak M.Ö. 8000 ile M.Ö. 5000 yılları arasındaki döneme denmektedir. Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin ikinci bölümüne de adını veren Cilalı Taş Çağı ile ilgili bilgiler ve çeşitli buluntular bu ikinci bölümdedir. Neolitik Çağ’da insanoğlu yerleşik düzene geçmiştir ve bu dönemin en önemli özelliği de budur. Anadolu’da sadece birkaç yerde görülen bu dönem ile ilgili süs eşyaları, taştan ya da kemikten yapılmış araç ve gereçler ile yerleşik düzene geçişin en önemli göstergesi olan köy yerleşimlerine ait birçok buluntu müzede görülebilmektedir.
Konya Çatalhöyük
Bu döneme ait en önemli bulgular Anadolu’da, Konya’daki Çatalhöyük’te bulunmuştur. Anadolu Medeniyetleri Müzesi Neolitik Çağ bölümünde de bu evlerden birinin canlandırılması yapılmış ve ev düzeni ziyaretçilere sunulmuştur. Ayrıca bu bölümde Neolitik Çağ insanının evinde kullandığı süs eşyaları, çeşitli hayvan başları ve av sahneleri tasvirleri bulunmaktadır.
Bereket Kültü olarak ‘Ana Tanrıça’ fikrinin çıktığı bu döneme ait taştan Ana tanrıça figürinleri de yine bu bölümde sergilenmektedir. Ayrıca Ana tanrıça heykelciklerinin yanında pişmiş topraktan yapılma hayvan şeklinde adak heykelcikleri de bu bölümde görülebilir.
Çatalhöyük buluntularının yanında Burdur’a yakın Hacılar köyü Büyük Höyük buluntuları da sergilenmektedir. Bu buluntular arasında çanak çömlekler ve pişmiş topraktan ağırşaklar bulunmaktadır.

Kalkolitik Çağ veya Bakır Çağı Bölümü
Taş araç ve gereçlerin yanında bakırın da kullanıldığı çağa veya döneme Kalkolitik Çağ denmektedir. Bakır Çağı tarih olarak M.Ö. 5000 ile M.Ö. 3000 yılları arasına işaret etmektedir. Bu dönem de üçe ayrılmakta ve erken, orta, geç olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde insanoğlunun el becerileri daha farklı alanlarda gelişmiş, bu sebeple araç gereçler, kullanılan yöntemler ve ürünler de farklılaşmıştır. Buna da en iyi vazolarda ve kaplarda rastlanılmaktadır. Örneğin çanak ve çömlekler boyalı, daha renkli ve farklı geometrik düzenlerdedir. Ayrıca yerleşik düzenin göstergeleri olan evler kare ya da dikdörtgen planlı, kerpiç koruma duvarlı ve düz damlıdır. Ayrıca pişmiş topraktan yaptıkları seramikler gri, kahverengi ve siyah zeminli geometrik şekillidir.
Bunlarla birlikte gümüş gibi madenlerden yüzükler, hançerler, asalar ve çeşitli süs eşyaları zamanımıza kadar gelmiştir. Bu bölümde veya salonda sergilenen eserler Burdur Hacılar köyü ve Kuruçay höyüğü, Karaman Canhasan höyüğü, Yozgat Alişar höyüğü ve Çorum Alacahöyük’ten çıkartılan buluntulardır. Van Tilkitepe’de bulunan eserler de yine bu bölümde olmakla birlikte bu salonda ayrıca bir de Kalkolitik Çağ’a ait ölü gömme canlandırılması yapılmıştır.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Eski Tunç Çağı Bölümü Eserleri
Anadolu tarihçesinde Tunç Çağı M.Ö. 3000 yıllarında başlamış ve M.Ö. 1200 yıllarında son bulmuştur. Özellikle M.Ö. 3000 ve M.Ö. 2000 yılları arasında Anadolu’da yaşayan insanlar bakıra kalay karıştırarak tunç elde etmiş ve bunu çeşitli şekillerde kullanmıştır. Dönemin insanı tuncun yanı sıra bakır, altın ve gümüş de kullanmıştır. Bu dönemde Geleneksel Anadolu mimarisi de şekillenmeye başlamış ve taş temelli kerpiç duvarlı evler kendini göstermeye başlamıştır.
Aynı zamanda insanlar yerleşik hayata geçtiğinden tarım ve hayvancılık da gelişmiştir. Mezarlarda birçok değerli madenlerden ölü hediyeleri bulunmuştur ve madencilikte çeşitli dökme ve döğme teknikleri kullanılmıştır.
Anadolu Medeniyetleri müzesinde bu dönem ile ilgili buluntular başta Çorum Alacahöyük, Tokat Horoztepe, Kayseri Kültepe, Ankara Polatlı olmak üzere birçok yerden getirilen buluntulardır. Müzede aynı zamanda bu dönem ile ilgili madenciliğin nasıl olduğuna dair bir de canlandırma vardır.
Asur Ticaret Kolonileri Çağı Bölümü (Orta Tunç Çağı) veya Sergi Salonu
M.Ö. 1950 ve M.Ö. 1750 yılları arasındaki 200 yıllık bölümü kapsamaktadır. Bu dönemin en büyük özelliği Anadolu’da yazılı tarihin başlamasıdır. Mezopotamya’daki Asur Devleti, Anadolu’da bulunan Hattiler ile sıkı ticari ilişkilere sahip olduğundan dolayı Anadolu’ya kendi çivi yazılarını, dillerini ve mühürlerini getirmiştir. Bu ticari ilişkilerin başlıca malzemelerini kalay, dokuma ürünleri ve süs eşyalarıdır. Asurlu Ticaret Kolonileri Anadolu’ya giriş için Güneydoğu Anadolu Bölgesi içerisindeki şehirleri ve yolları kullanmışlardır.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi Asur Ticaret Kolonileri ile ilgili bölümde bu döneme ait birçok buluntu ve obje bulunmaktadır. Özellikle Asur ve Hatti medeniyetine ait mühürler, heykelcikler çeşitli tanrı ve tanrıça figürinleri, silahlar ile çeşitli hayvan biçimli kaplar (ritonlar: pişmiş topraktan yapılmış hayvan başı biçimli içine sıvı konulan kap) bu sergi salonunda bulunmaktadır. Bu bölümdeki eserler sadece bunlarla sınırlı olmamakta, bu buluntuların yanında ayrıca Asur çivi yazısı nadir örnekleri ile gaga ağızlı testiler, çeşitli seramikler, altın ve diğer değerli metallerden yapılmış süs eşyaları bulunmaktadır.
UNESCO Dünya Belleği Kütüğü
Bu buluntular da Kayseri Kültepe Kaniş Karumu, Aksaray Acemhöyük, Yozgat Alişar ve Çorum Boğazköy kazı alanlarından getirilmiştir. Özellikle Kültepe tabletleri 2015 yılında UNESCO Dünya Belleği Kütüğü’ne kaydedilmiştir.
Eski Hitit ve Hitit İmparatorluk Çağı Bölümü veya Sergi Salonu
M.Ö. 1750 ile M.Ö. 1200 yılları arasına denk gelen Hitit dönemi, Anadolu için çok önemlidir. Çünkü Anadolu topraklarının ilk merkezi sistem ile yönetilen devleti kurulmuştur ve bu devletin adı Hitit Devleti veya Hitit İmparatorluğu’dur. Bu dönem ayrıca Anadolu’yu her anlamda zamanının ilerisine taşımıştır. Gerek kültür ve sanatta gerekse edebiyat ve siyasi konularda Hitit devleti çağdaşlarından ayrılmıştır.
Hitit Çağı
Müzenin Hitit Çağı bölümünde Çorum Boğazköy Hattuşa ve Çorum Alacahöyük ile Eskiyapar, Çankırı İnandık, Tokat Maşat höyük bölgelerinde yapılan kazılardan çıkartılan eserler ve buluntular sergilenmektedir. Hititler, Anadolu’nun büyük bölümüne yayılmış olmalarına rağmen özellikle Çorum’da bulunan Hattuşa ve Yazılıkaya Anıt Mezarlığı ile Alacahöyük bu dönemi anlamak açısından günümüzde hala çok büyük önem göstermektedir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Hitit bölümü veya sergi salonunda ise Hitit Devleti ve imparatorluğundan kalma eserler sergilenmektedir. Bu eserlerin Hitit çivi yazıları, Hitit hiyeroglifleri, çivi yazısı kral mektupları, duvar kabartmaları, çeşitli pişmiş topraktan vazolar ve tören kapları, ortostatlar, tanrı ve tanrıça heykelcikleridir. Ayrıca Hitit mühürleri, Hitit sanatına ait çeşitli süs eşyaları da yine bu bölümde bulunmaktadır.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Frig Krallığı Bölümü Eserleri
M.Ö. 1200 ve M.Ö. 700 yılları arasında Avrupa’dan Anadolu’ya gelen Frigler, Hitit İmparatorluğu’nu tarihten silerek Anadolu’da önemli bir yere gelmiştir. Başkentleri Ankara Polatlı’da bulunan Yassıhöyük köyündeki Gordion’dur ve Kütahya, Eskişehir, Afyon kentleri ve çevrelerinde yerleşim göstermişlerdir. Müzenin bu bölümünde de buralardaki kazılardan çıkan buluntular sergilenmektedir.
Frig seramikleri, Kybele heykelcikleri, kabartmalar ve ortostatlar ile çeşitli değerli madenlerden süs eşyaları, hayvan biçimli tören kapları ile Frig sanatının çeşitli objeleri bu sergi salonunda görülebilmektedir.

Urartu Krallığı Bölümü
M.Ö. 1000’li yılların başlarında Doğu Anadolu’da Van Gölü çevresinde, Asur akınlarından korunmak için devlet kurmuşlardır. Urartu Devleti M.Ö. 600’lü yıllarında Medler ve İskitlerin akınları sonucunda da yıkılmıştır. Anadolu Medeniyetleri Müzesi Urartu Krallığı bölümünde az sayıda bulunan Urartu çivi yazılı tabletler, Urartu silindir ve damga mühürleri, çeşitli hayvan ve insan yüzü kabartmaları bulunmaktadır. Ayrıca fildişi ve çeşitli madenlerden yapılma Urartu hayvan heykelcikleri ve ölü hediyeleri, kemerler, çeşitli silahlar da yine bu bölümdedir.
Burada bulunan eserler Erzincan Altıntepe, Ağrı Patnos, Van Toprakkale, Muş Kayalıdere ve Bitlis Adilcevaz kazılarından müzeye getirilmiştir.
Geç Hitit Krallığı Bölümü
Friglerin yıktığı Hititlerin son zamanlarındaki (M.Ö. 1200 – M.Ö. 700) eserlerin sergilendiği bu bölümde özellikle kabartmalar ve ortostatlar görülmeye değerdir. Bu eserler Gaziantep Kargamış, Sakçagözü ve Zincirli ile Malatya Aslantepe ve Osmaniye Karatepe’deki kazılardan çıkartılmış ve müzeye getirilmiştir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Klasik Devirler (Lidya, Grek, Helenistik) Dönemi Sergi Salonu Eserleri
Lidyalılar, parayı ilk bulan medeniyet olarak tarihe geçmiş olsa da aslında para daha önceki medeniyetlerde (Sümer ve Mısır uygarlıkları gibi) kullanılmaktaydı. Lidyalılar hakkındaki en doğru bilgi, Lidyalıların madeni parayı icat etmiş olmaları ve bu madeni paraya sikke demeleridir. En parlak zamanlarını M.Ö. 685 ile M.Ö. 546 yılları arasında yaşamışlardır.
Lidya hazinelerinin önemli bir bölümü 1960’lı yıllarda yurtdışına kaçırılmış olsa da 1993 yılında geri alınmış ve Uşak Müzesi bünyesinde sergilenmektedir. Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde ise Lidya sanatının önemli eserleri, çeşitli kaplar, süs eşyaları, kaplar, takılardan oluşmaktadır. Ayrıca Lidya hazinesinden birkaç parça da müzede sergilenmektedir. Bu eserler Manisa Kırkağaç ve Uşak Aktepe kazılarında bulunmuştur.
M.Ö. 1200’lerden Günümüze Anadolu Uygarlıkları Bölümü
Özellikle tarihi sanat eserlerinin bulunduğu bu sergi salonu birçok dönemi yansıtan heykel parçaları, heykelcikler, mezar taşları, kabartmalar ve buna benzer eserlere ev sahipliği yapmaktadır. Uzun bir koridor olan bölümde camekânlar içerisinde dönem dönem bu eserler incelenebilir.
Bu bölümde Efes antik kentinden, Letoon antik kentine, Helenistik dönemden Roma imparatorluğuna kadar birçok eser sergilenmektedir.
Çağlar Boyu Ankara Bölümü
Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’nın tarihi ile ilgili bilgiler ve eserlerinin sergilendiği salonda kronolojik olarak Ankara ve çevresinde hüküm süren medeniyetler veya devletlerin günümüze kadar ulaşan objeleri bulunmaktadır.
Roma dönemi ve Helenistik dönem sikkelerinden, Anadolu Selçuklu Devleti eserlerine kadar birçok tarihi eser ve obje burada kronolojik sıralama ile müze ziyaretçisine sunulmuştur.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Kuruluş Tarihçesi
Anadolu Medeniyetleri Müzesi, tarih sahnesindeki yeri bakımından Cumhuriyetimizden tam iki yıl daha yaşlı köklü bir geçmişe sahiptir. Müzenin temellerinden bugün kazandığı uluslararası ödüllere kadar uzanan asırlık kronolojik gelişim süreci şu şekildedir:
- 1921 (İlk Kuruluş): Ankara’da ilk müze, dönemin Kültür (Hars) Müdürü Mübarek Galip Bey tarafından Ankara Kalesi burçlarından ‘Akkale’ isimli burçta kurulmuş ve “Âsar-ı Âtika Müzesi” adıyla hizmet vermeye başlamıştır. Müzenin ilk envanterini ise hemen yanı başındaki Roma Hamamı ve Augustus Mabedi’nden toplanan eserler oluşturmuştur.
- 1930’lar (Atatürk’ün Vizyonu ve Eti Müzesi): Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ve merkezde bir “Eti Müzesi” oluşturma vizyonu doğrultusunda, ülkedeki tüm Hitit eserlerinin Ankara’da toplanması kararlaştırılmıştır. Ancak Akkale’deki müze alanının yetersiz gelmesi sebebiyle yeni bir alan arayışına girilmiştir.
- 1936 (Tarihi Yapıların Satın Alınması): Dönemin Kültür Müdürü Hamit Zübeyr Koşay’ın önerisi ve Maarif Vekili Saffet Arıkan’ın devreye girmesiyle; Fatih Sultan Mehmet döneminden kalan, metruk ve harap durumdaki asırlık Osmanlı yapıları Mahmut Paşa Bedesteni (1464-1471) ile Kurşunlu Han (1421-1459) Belediye’den bakanlık bünyesine satın alınmıştır.
- 1938 (Büyük Restorasyonun Başlaması): Binalarda mimar Macit Kural başkanlığında tam 30 yıl sürecek olan o hummalı restorasyon çalışmaları resmen başlatılmıştır.
- 1940 (İlk Taşınma): Bedestenin orta bölümündeki 10 kubbeli mekânın onarımı 1940 yılında başarıyla tamamlanmıştır. Dünyaca ünlü Alman arkeolog Prof. Dr. Hans Gustav Güterbock başkanlığındaki heyet, Akkale’deki Hitit eserlerini bu yeni alana taşımaya ve tasnif etmeye başlamıştır.
- 1943 (Kısmi Açılış): Yapının diğer kısımlarında restorasyon çalışmaları tüm hızıyla sürerken, Hitit eserlerinin yerleştirildiği orta bedesten bölümü halkın ziyaretine resmen açılmıştır.
- 1946 (Tarihi Keşif): Han bölümünde yürütülen onarımlar sırasında toprak altından II. Murat dönemine ait orijinal sikkeler çıkarılmış, bu sayede Kurşunlu Han’ın tam olarak 15. yüzyılın ilk yarısına ait olduğu arkeolojik olarak tescillenmiştir.
- 1948 (Müdürlüğün Taşınması): Kurşunlu Han’ın onarımı tamamlanan ilk odalarına müze idari yönetimi yerleşmiştir. Alınan kararla eski merkez Akkale burcu tamamen müze deposu yapılmış, tüm sergileme buraya kaydırılmıştır.
- 1949 (Çatı ve Tonoz Aşaması): Bedesten ve Han’ın saçak işleri bitirilmiş, bedestenin zemin taş döşemesi tamamlanmıştır. Han’ın açık tonozlarının üstü tamamen çatı ile örtülerek korumaya alınmıştır.
- 1950 (Bahçe Tanzimi): Müze bahçesinin ilk peyzaj ve tanzim çalışmaları için ünlü Yüksek Mimar İhsan Kıygı görevlendirilmiş, büyük depoların demir kapıları takılarak zeminleri beyaz Mamak taşı ile kaplanmıştır.
- 1958 (İlk Laboratuvarın Kurulması): Müze tarihinde ilk kez, Kurşunlu Han’da iki oda birleştirilerek teknik bir restorasyon ve konservasyon laboratuvarı kurulmuştur. Amerikalı uzmanlarla Gordion, İngiliz uzmanlarla ise yeni keşfedilen Çatalhöyük eserleri bu laboratuvarda ilk kez bilimsel korumaya alınmıştır.
- 1968 (Nihai Halini Alması): Tam 30 yıl süren bu hummalı restorasyon ve teşhir tanzim çalışmaları 1968 yılında klima, kalorifer ve vitrin sistemlerinin de kurulmasıyla son halini almıştır. Bugün idari yönetim olarak kullanılan iki katlı Kurşunlu Han yapısında zengin bir kütüphane, araştırma odaları ve laboratuvarlar yer almakta; Mahmut Paşa Bedesteni ise ana teşhir salonları bütünü olarak dünya çapında ziyaretçilere hizmet vermektedir.
- 1921 (İlk Kuruluş): Ankara’da ilk müze, dönemin Kültür Müdürü Mübarek Galip Bey tarafından Ankara Kalesi burçlarından ‘Akkale’ isimli burçta kurulmuş ve hizmet vermeye başlamıştır. Müzenin ilk envanterini ise hemen yanı başındaki Roma Hamamı ve Augustus Mabedi’nden toplanan eserler oluşturmuştur.
- 1930’lar (Atatürk’ün Vizyonu ve Eti Müzesi): Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ve merkez bankası vizyonu doğrultusunda müze eserlerinin genişletilmesi ve ülkedeki tüm Hitit eserlerinin Ankara’da toplanması kararlaştırılmıştır. Ancak Akkale’deki müze alanının yetersiz gelmesi sebebiyle geniş kapsamlı bir “Eti Müzesi” kurulmasına karar verilmiştir.
- 1936 (Tarihi Yapıların Satın Alınması): O zamanki kısıtlı olanaklarla yeni bir betonarme bina inşa etmek yerine, Fatih Sultan Mehmet döneminden kalan ve tamamen harap durumda olan asırlık Osmanlı yapıları Mahmut Paşa Bedesteni (1464-1471) ile Kurşunlu Han (1421-1459) Belediye’den müze yapılmak üzere satın alınmıştır.
- 1938 – 1968 (Büyük Restorasyon Dönemi): Dönemin Kültür Müdürü Hamit Zübeyr Koşay başkanlığında, asırlık binaların aslına uygun restorasyon süreci 1938 yılında resmen başlatılmıştır. Onarım projelerinde mimar Macit Kural, mimar Zühtü Bey, mimar-arkeolog Mahmut Akok ve iç mekanlarda mimar İhsan Kıygı gibi çok önemli isimler görev almıştır.
- 1940 (İlk Taşınma): Bedestenin orta bölümündeki büyük kubbeli mekânın restorasyonu 1940 yılında başarıyla tamamlanmış ve Alman arkeolog Prof. Dr. Hans Gustav Güterbock başkanlığındaki heyet tarafından Akkale’deki Hitit eserleri buraya taşınmaya başlanmıştır.
- 1943 (Kısmi Açılış): Yapının kalan kısımlarında büyük restorasyon çalışmaları tüm hızıyla devam ederken, Hitit eserlerinin yerleştirildiği orta bedesten bölümü 1943 yılında resmen ziyarete açılmıştır.
- 1948 (Yönetimin Taşınması): Kurşunlu Han’ın onarımı tamamlanan ilk dört odasına müze idari yönetimi yerleşmiş, o tarihe kadar ana merkez olan eski Akkale yeri ise tamamen müze deposu olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Ödülleri
Anadolu Medeniyetleri Müzesi, sahip olduğu paha biçilemez tarihi atmosferi, kronolojik sergileme başarısı ve dünya arkeoloji literatürüne sunduğu katkılar sayesinde uluslararası alanda ve ülkemizde şu prestijli ödüllere layık görülmüştür:
- Avrupa’da Yılın Müzesi Büyük Ödülü (1997): Müze, 19 Nisan 1997 tarihinde İsviçre’nin Lozan kentinde düzenlenen törende, 21 ülkeden katılan 68 seçkin dünya müzesi arasından oy birliği ile birinci seçilmiştir. “European Museum of the Year Award” (EMYA) olarak bilinen ve müzecilik dünyasının en yüksek tescili sayılan bu “Büyük Ödül”ü ülkemize getiren ilk müze olarak tarihe geçmiştir. (Not: Bazı kaynaklarda ödülün verildiği EMYA kuruluşu 1977 yılında kurulduğu için tarih karışıklığı yapılsa da, müzenin bu büyük ödülü kazandığı resmi yıl 1997’dir).
- Shining Star – En Başarılı Müze Ödülü (2015): Eğlence, etkinlik ve rekreasyon sektörünün en prestijli ulusal organizasyonlarından biri olan ve İstanbul’da düzenlenen Shining Star Awards 2015 kapsamında, sergileme kalitesi ve turizm çekim gücüyle “En Başarılı Müze” ödülüne layık görülmüştür.
- Ankara’ya Değer Katan Marka Müze Ödülü (2016): 14-16 Aralık 2016 tarihleri arasında düzenlenen Ankara Marka Festivali kapsamında, şehrin kültürel, tarihi ve sanatsal marka değerine yaptığı küresel katkılardan dolayı Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne kurumsal olarak “Marka Müze Ödülü” takdim edilmiştir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne İade Edilen Eserler
Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı’nın küresel çaptaki diplomatik ve hukuki takipleri sonucunda, 2002 yılından günümüze kadar 12.139’dan fazla benzersiz tarihi eser Türkiye’ye geri kazandırılmış ve önemli bir bölümünün Anadolu Medeniyetleri Müzesi envanterine girişi tescillenmiştir. Sadece 2023 yılı içerisinde dünya genelinden 3.018 adet tarihi eser ait olduğu bu topraklara dönmüştür.
Müzenin yakın geçmişteki en büyük iade operasyonları ve envantere yeni katılan paha biçilemez şaheserler kronolojik olarak şunlardır:
- İsviçre’den İade Edilen 37 Parçalık Urartu Hazinesi: Türkiye ile İsviçre arasında imzalanan ikili anlaşma kapsamında Ekim 2023’te Bern Büyükelçiliği’mizce teslim alınan çoğunluğu Urartu dönemine ait 37 parça tarihi eser Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne getirilmiştir. Laboratuvarlardaki konservasyon işlemlerinden sonra sergiye sunulan bu kıymetli grupta; Urartu metal işçiliğinin şaheserleri olan bronz kaplar, at koşum takımları, kazan eklentisi boğa başları, gümüş bir Roma vazo parçası ve en eskisi M.Ö. 3000 yılına tarihlenen 6.000 yıllık Kusura-Beycesultan tipi nadir bir idol yer almaktadır.
- Hırvatistan’dan Dönen 2.955 Adet Dev Koleksiyon: Sınır kapısında yasa dışı olarak yakalanan ve yürütülen titiz hukuki süreçlerin ardından Hırvat makamlarıyla iş birliği içinde müzeye teslim edilen dev envanterdir. Koleksiyon içerisinde; M.Ö. 5. yüzyıla ait Atina gümüş sikkeleri, Kilikya ve Pontus krallık paraları, Roma-Bizans dönemi bronz terazi ağırlıkları ile 5. ve 11. yüzyıllara ait paha biçilemez resmi Bizans imparatorluk ve kilise mühürleri yer almaktadır.
- ABD’den İade Edilen Mermer Kore Torsosu (2024): New York’taki Christie’s Müzayede Evi’nin satış kataloğunda uzmanlarca tespit edilen ve yasa dışı yollarla kaçırıldığı delillendirilerek 26 Ocak 2024 tarihinde Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde muhafaza altına alınan, Antik Çağ’a ait muazzam bir mermer kadın gövdesi (kore torsosu) heykelidir.
- İngiltere’den Gelen İki Boğalı Kağnı Arabası ve Sidamara Lahdi Parçası: İngiltere’den iadesi sağlanan Isparta kökenli bronz iki boğalı kağnı arabası modeli ile dünyaca ünlü Sidamara tipi lahit parçası da müze laboratuvarlarında korumaya alınarak sergi salonlarındaki yerini almıştır.
Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi, yolu düşen herkesin ömründe en az bir kez görmesi gerekli, insanlığın ortak hafızasını barındıran muazzam bir kültür mirasıdır. Birkaç saate sığdırılamayacak kadar derinlikli olan bu müzeye en az bir tam gününüzü ayırmanızı, Türkiye topraklarındaki medeniyetlerin köklü öyküsünü sindirerek gezmenizi öneririz. Müze salonlarındaki büyüleyici zaman yolculuğunun ardından, asırlık ağaçların gölgesinde soluklanmak ve bu tarihi atmosferi hissetmek için müzenin o muhteşem bahçesinde keyifle vakit geçirebilirsiniz.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Paleolitik Çağ’dan başlayarak Roma ve Selçuklu dönemlerine kadar uzanan binlerce yıllık tarihi eserleri bir arada sunmaktadır. Ziyaretçiler ve fotoğraf meraklıları tarafından en çok merak edilen konular arasında müzenin büyüklüğü, gezi süresi, güncel giriş ücretleri ve ulaşım detayları yer almaktadır. yollardan.com ekibi olarak arama motorlarında bölge hakkında en çok aratılan pratik detayları sizler için derledik.
2026 yılı güncel envanter verilerine göre Anadolu Medeniyetleri Müzesi tek geçişlik yalın giriş ücreti 12 Euro karşılığı TL olarak belirlenmiştir. Eğer geçerli bir Müzekart’ınız bulunuyorsa, müzeye herhangi bir ek ücret ödemeden doğrudan giriş yapabilirsiniz.
Evet, müzede T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı resmi Müzekart geçerlidir. 2026 yılı için Müzekart satış fiyatı 200 TL olup, kart sahipleri müze salonlarını yıl boyunca ek bir ücret ödemeden rahatça ziyaret edebilmektedir.
Müze, Ankara’nın tarihi kalbi olan Altındağ ilçesinde, Ankara Kalesi’nin hemen yamacında yer almaktadır. Toplu taşıma ile gelmek isteyen okurlarımız Ulus Metro İstasyonu’nda inerek Hisar Parkı Caddesi üzerinden yukarıya doğru yürüyerek ya da Ulus Meydanı’ndan kalkan Kale dolmuşlarını kullanarak müzeye kolayca ulaşabilirler. Özel aracıyla gelecek olanlar için müze çevresinde ve Rahmi M. Koç Müzesi önünde otopark alanları mevcuttur.
Müzenin temelleri Cumhuriyetimizden iki yıl daha yaşlı olup, 1921 yılında Ankara Kalesi’nin ‘Akkale’ burcunda atılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkede bir “Eti Müzesi” kurulması vizyonu doğrultusunda genişletilen kurum, Fatih Sultan Mehmet dönemine ait asırlık Osmanlı yapıları olan Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han’ın 1938-1968 yılları arasında restore edilmesiyle bugünkü nihai halini almıştır.
Müzenin tüm salonlarını detaylı incelemek isteyen ziyaretçiler için ortalama gezi süresi 2 ila 4 saat arasındadır. Tarih ve arkeoloji meraklıları eserleri ayrıntılı incelemek isterse bu süre daha da uzayabilir.
Müze, Anadolu’da yaşamış Hitit, Frig, Urartu, Asur ve daha birçok uygarlığa ait eşsiz eserleri bir arada sergilemektedir. Koleksiyonu sayesinde dünyanın sayılı arkeoloji müzeleri arasında gösterilmektedir.
Müzenin güncel kurallarına bağlı olmakla birlikte bazı salonlarda flaşsız fotoğraf çekimine izin verilebilmektedir. Profesyonel çekimler ve ticari kullanım için özel izin alınması gerekebilir.
Evet. Müze, tarih ve arkeolojiye ilgi duyan çocuklar için eğitici bir gezi deneyimi sunmaktadır. Özellikle Hitit eserleri, heykeller ve günlük yaşamı anlatan buluntular çocukların ilgisini çekmektedir.
Müzede Paleolitik Çağ’dan başlayarak Neolitik, Kalkolitik, Hitit, Frig, Urartu, Asur, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait çok sayıda eser sergilenmektedir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi sahip olduğu zengin koleksiyon ve bilimsel çalışmaları sayesinde uluslararası alanda tanınmaktadır. Müze geçmiş yıllarda Avrupa’da yılın müzesi ödülünü kazanarak dünya çapında önemli bir başarı elde etmiştir.
Ayrıca İlgili Kaynaklar:
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Eserleri fotoğrafları
Tarih Sırasına Göre Anadolu Medeniyetleri
İç Anadolu bölgesi gezilecek tarihi yerler, antik şehirler
İç Anadolu bölgesi tarihi yerler, şehirler ve antik kent fotoğrafları
