Troya Müzesi, Çanakkale gezilecek yerler listesinin en etkileyici duraklarından biri olarak, ziyaretçilerine eşsiz bir tarihi ve mimari deneyim sunmaktadır. Troya müzesi, Çanakkale içinde son yıllarda ülkemizde yapılan yenilikçi sosyal mimari ve yalın mimari yapılar arasında adını sıkça duyduğumuz Troya (Truva) antik kenti eserleri ve bilgilerinin sunulduğu müze tasarımlarından biridir. Çünkü Troya Müzesi’nin görevi, hem Avrupa tarihinde önemli olan Troya antik kenti eserlerini hem de Marmara bölgesinde bulunan diğer antik kentlerdeki tarihi eserleri bizlere sunmasıdır. Bu kapsamlı rehberde; Troya Müzesi giriş ücreti, ziyaret saatleri, kat planı ve sergilenen paha biçilemez antik eserler hakkında tüm detayları bulabilirsiniz.
Troya Müzesi ve Eserlerinin Önemi
Troya Müzesi, sadece Türkiye’nin değil, dünya arkeoloji tarihinin en ikonik yapılarından biri olarak kabul edilmektedir. Troya Müzesi Eserleri Bilgileri ve Heykelleri başlığı altında incelediğimiz bu eşsiz koleksiyon, antik çağın destansı mirasını günümüze taşımaktadır.

Troya Müzesi, Troya antik kenti milli parkına sadece 750 metre mesafede bulunmaktadır. Çanakkale Ezine yolu üzerinde tabelası da bulunan Troya Müzesi, Tevfikiye yolunu takip ettiğinizde dış cephesindeki korten kullanımıyla kendini gösterecektir. Müzenin terasından bakıldığında antik kentin merkezi bir konumuna yapıldığı görülmektedir.
Antik çağ destanlarının doğduğu bu coğrafya, son dönemde Homeros’un Odysseia efsanesini yeniden beyaz perdeye taşıyan dev bütçeli Odyssey / The Return gibi Hollywood yapımları ve sinema filmleri sayesinde tüm dünyada yeniden büyük bir ilgi odağı haline gelmiştir. Truva Savaşı’nın ve Homeros destanlarının gerçek izlerini görmek isteyen tarih tutkunları için müze, tarihin tam merkezinde yer almaktadır.
Antik Troas bölgesi hazinesi ve altınlarıyla, Truva antik kenti tarihi eserleri ve Marmara bölgesinde bulunan antik şehirlerden getirilen çeşitli tarihi sanat eserleri ve mimari tasarımı ve detaylarıyla Troya Müzesi 2019 yılında dünyaca ünlü TIME dergisinin “Dünyanın En Harika Yerleri” listesine de girmiştir. Ayrıca 06.05.2021 tarihinde Avrupa Konseyi’ne bağlı olan Avrupa Müzesi Forumu (EMF) tarafından her yıl verilen en saygın ve en uzun soluklu müzecilik ödülü olan Avrupa Yılın Müzesi Ödülleri’nde 2020 Yılı Avrupa Yılın Müzesi Özel Ödülü’nü almıştır. Çanakkale’deki Troya Müzesi hakkındaki bu içerikte öncelikle önemli tarihi müze eserleri, Troya Müzesi özellikleri ve mimari yapısı ile Eski Çanakkale Arkeoloji Müzesi’nden başlayarak yeni Troya Müzesi tarihçesi bilgileri bulunmaktadır.
Troya Müzesi Kısa Bilgiler Tablosu
| Özellik / Kategori | Detay Bilgi |
|---|---|
| Konum / Adres | Çanakkale / Merkez – Tevfikiye Köyü (Çanakkale-Ezine yolu 30. km) |
| Kat Sayısı | Toplam 5 Kat (Zemin kat + 3 teşhir katı + Teras) |
| Sergi Alanı / Salon Sayısı | 3.000 m² Kapalı Teşhir Alanı (4 Ana Teşhir Bölümü / Katı) |
| Müze Envanter Sayısı | Yaklaşık 40.000+ Tescilli Arkeolojik Eser |
| Sergilenen Eser Sayısı | Yaklaşık 2.000 – 3.000 Adet Seçkin Eser (Dönüşümlü olarak) |
| Yakındaki Tarihi ve Antik Yerler |
• Troya Antik Kenti (750 m) • Alexandria Troas Antik Kenti (Dalyan) • Assos Antik Kenti (Behramkale) • Apollon Smintheion Kutsal Alanı (Gülpınar) • Kumkale Surları ve Tabyaları |
| Mimarisi ve Tasarımı | Yalın Mimarlık (Ömer Selçuk Baz ve Ekibi – 2011 Ulusal Yarışma Birincisi) |
| Açılış Tarihi | 18 Mart 2019 (Resmi Açılış) |
| Uluslararası Ödülleri |
• 2020 Avrupa Yılın Müzesi Özel Ödülü (EMYA) • 2020/2021 European Museum Academy Özel Ödülü |
| İlginç Bilgi 1: Topraktan Çıkan Eser Hissi | Müzenin dış cephesini kaplayan paslanmış çelik (Korten), binaya tam olarak arkeolojik kazı alanından yeni çıkarılmış, zamanla yıpranmış antik bir obje/küp görüntüsü vermesi için bilinçli olarak seçilmiştir. |
| İlginç Bilgi 2: Yeraltı Girişi ve Zaman Yolculuğu | Ziyaretçiler müzeye üstten değil, rampadan yeraltına inerek girerler. Bu mimari kurgu, ziyaretçiyi günümüz dünyasından koparıp adım adım yerin altındaki antik çağlara ve Troya efsanesine taşımak için tasarlanmıştır. |
| İlginç Bilgi 3: Çalınan Hazinelerin İzleri | Müzede Heinrich Schliemann tarafından yurt dışına kaçırılan ünlü Troya Hazineleri (Priamos Hazinesi) için özel bir bölüm ve boş teşhir alanları ayrılmıştır. Bu boşluklar, ait olduğu topraklara geri getirilmesi beklenen eserlerin hüzünlü hikayesini simgeler. |
Troya Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri 2026
Müzekart’ın geçtiği Troya müzesinde, Müzekart yoksa 2026 yılı giriş ücreti 1450 TL’dir bu yüzden TC Vatandaşları Müzekart almalıdır. Müzekart 2026 yılı fiyatı ise 200TL’dir. Diğer müzelerimiz gibi ziyaret saatleri Kış Dönemi ve Yaz Dönemi olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Ayrıca alınan bu bilet ile Troya antik kenti ören yeri de gezilebilir.

Yaz dönemi 1 Nisan – 31 Ekim arası olup 08:30 ile 20:00 saatleri arası ziyarete açıktır. Kış dönemi ise 31 Ekim – 1 Nisan arası olup 08:30 ile 17:30 arası gezilebilmektedir. Bununla birlikte bilgi almak isterseniz müzenin 0286 217 67 40 numaralı telefonunu arayabilirsiniz.
Troya Müzesi Güncel Giriş Ücreti Tarifesi (2026)
| Ziyaretçi Kategorisi | Giriş Ücreti / Durumu |
|---|---|
| Türk Vatandaşları (Yetişkin – Müzekart) | 200,00 TL |
| Türk Vatandaşı Olmayanlar (Yetişkin – 8 Yaş ve Üzeri) | 27,00 € |
| 0-18 Yaş Arası Çocuklar (Türk Vatandaşları) | Ücretsiz |
| 65 Yaş ve Üzeri (Türk Vatandaşları) | Ücretsiz |
| Sanat Tarihi, Arkeoloji ve Müzecilik Öğrencileri | Ücretsiz |
| 0-8 Yaş Arası Çocuklar (Yabancı Ziyaretçiler) | Ücretsiz |
| 8-18 Yaş Arası Yabancı Ziyaretçiler | 27,00 € |
Troya Müzesi Ziyaret ve Gişe Saatleri
Troya Müzesi, yaz sezonunda 08:30 – 20:00 saatleri arasında açıktır. Gişe kapanış saati 19:30 olup müze haftanın her günü ziyaret edilebilir.
Kapalı Gün: Yok (Haftanın her günü açıktır)
Yaz Sezonu Çalışma Saatleri (1 Mayıs – 1 Ekim):
Açılış Saati: 08:30
Kapanış Saati: 20:00
Gişe Kapanışı: 19:30
Kış Sezonu Çalışma Saatleri (01 Ekim – 01 Mayıs)
Açılış Saati:08:30
Kapanış Saati: 17:30
Gişe Kapanışı: 17:00
Troya Müzesi’nde Neler Var?
Troya Müzesi, sadece bir sergi alanı değil; ziyaretçilerini binlerce yıllık katmanlar arasında zamansız bir yolculuğa çıkaran interaktif ve devasa bir kültür kompleksidir. Müze binasına adım attığınız andan itibaren sizi Troas bölgesinin zengin tarihi, efsaneleri ve mimari dehası karşılar.

Müze tecrübesi rampalardan inilerek başlar ve 4 ana teşhir katından oluşur. Her katta farklı bir tarihsel dönem ve tema işlenmiştir:
- Zemin Kat (Troas Bölgesi): Çanakkale ve çevresindeki antik kentler (Assos, Parion, Alexandria Troas vb.), bu kentlerin tarihçesi, sikke koleksiyonları ve bölgenin arkeolojik haritası sunulmaktadır.
- 1. Kat (Troya’nın Katmanları): Troya antik kentinin I’den IX’a kadar olan 9 farklı yerleşim katmanı, bu dönemlere ait seramikler, günlük yaşam objeleri, madeni kaplar ve mimari parçalar sergilenir.
- 2. Kat (Antik Dünya ve Destanlar): Homeros’un İlyada ve Odysseia destanları, Truva Savaşı, bu döneme damga vuran heykeller, sarcophagus (lahit) örnekleri ve Roma dönemi eserleri yer alır.
- 3. Kat (Doğu Roma / Osmanlı Dönemi ve Yakın Tarih): Bölgenin Doğu Roma (Bizans) ve Osmanlı dönemlerindeki yerleşimi, arkeoloji tarihçesi, Heinrich Schliemann’ın kaçırdığı Priam Hazinesi’nin öyküsü ve Troya kazılarının günümüzdeki durumu aktarılmaktadır.
Bunun yanı sıra müzede; devasa heykeller, kabartmalar, mezar stelleri, altın takılar, cam eserler, silahlar, gözyaşı şişeleri ve interaktif simülasyon ekranları yer almaktadır.
Troya Müzesi Eserleri ve Heykelleri
Troya Müzesi, binlerce yıllık Anadolu tarihine ışık tutan 2 binden fazla benzersiz esere ev sahipliği yapmaktadır. Troas bölgesinden çıkarılan altın takılardan devasa mermer heykellere, mitolojik öykülerin işlendiği renkli lahitlerden dünyanın bilinen en eski yazılı belgelerine kadar pek çok eşsiz parça müze koleksiyonunda sergilenmektedir. Müzede mutlaka görmeniz gereken, tarih ve arkeoloji dünyasında çığır açan en önemli Troya Müzesi eserleri ve öne çıkan özellikleri şunlardır:

Troya Müzesi’nde Görmeniz Gereken 21 Önemli Eser
- Polyksena Lahdi (Anadolu’nun En Eski Figürlü Lahdi)
- Altıkulaç (Çan) Lahdi (Pers Av Sahneli Boyalı Lahit)
- Troya Luvi Mührü (Troya’daki En Eski Yazılı Belge)
- Troas Altın Takıları ve Priam Hazinesi Parçaları
- İmparator Hadrianus’un Devasa Mermer Heykeli
- Dardanos Afrodit’i (Knidos Afrodit Kopyası)
- Kentauros Triton Heykeli (Parion Tiyatrosu Buluntusu)
- Kybele (Ana Tanrıça) Pişmiş Toprak Heykelciği
- İlion Antik Kenti Tapınak Yazıtı
- Tenedos (Bozcaada) Paraları ve Sikke Koleksiyonu
- M.Ö. 3000-2000 Dönemi Altın Diadem (Alınlık) ve Küpeler
- Gözyaşı Şişeleri ve Antik Cam Eser Koleksiyonu
- Antik Bronz Silahlar, Mızrak Uçları ve Kılıçlar
- Mitolojik Kabartmalı Mezar Stelleri
- Troya VI ve VII Katmanlarına Ait Miken Seramikleri
- Olympos Tanrıları ve Athena Figürinleri
- Roma Dönemi Renkli Taban Mozaikleri
- Antik Tıp ve Cerrahi Aletleri Koleksiyonu
- Erken Tunç Çağı Mermer Kilia Tipi İdoller
- Troya Savaşçılarına Ait Tunç Zırh Parçaları
- Parion Bronz Amforası
Troya Müzesi En Önemli 9 Eser
Troya Müzesi, binlerce yıllık zengin koleksiyonu içerisinde dünya arkeoloji tarihine damga vurmuş, paha biçilemez nitelikte yüzlerce tarihi esere ev sahipliği yapmaktadır. Troas bölgesindeki antik kent kazılarından çıkarılan altın takılardan, efsanevi mitolojik anlatımlara sahip boyalı lahitlere ve devasa mermer heykellere kadar pek çok şaheser müze salonlarında sergilenmektedir. Eğer müzeyi kısıtlı bir zamanda ziyaret edecekseniz veya geziniz sırasında hiçbir detayını kaçırmak istemiyorsanız, sanatsal detayları ve tarihsel öyküleriyle öne çıkan Troya Müzesi’nde mutlaka görmeniz gereken en önemli 9 eseri sizler için sıraladık.
Polyksena Lahdi
Polyksena Lahdi: M.Ö. 500 yılına tarihlenen lahit Anadolu’da üzeri figürlerle işlenmiş en eski lahit olma unvanına sahiptir. Lahdin üzerinde, Troya Kralı Priamos’un kızı Polyksena’nın kurban edilme sahnesi son derece canlı ve dramatik bir anlatımla tasvir edilmiştir. Kızöldün Tepesi Tümülüsü’nde 1994 yılında bulunmuştur.

Altıkulaç Lahdi
Altıkulaç Lahdi: M.Ö. 500 yıllarına tarihlenmektedir. Çanakkale Çan ilçesi Altıkulaç köyünde bulunan tümülüsten çıkartılmıştır. Define avcıları tarafından tahrip edilen lahit için kurtarma kazısı gerçekleştirilmiştir. Üzerindeki Pers etkili av ve savaş sahneleriyle dikkat çeker. Eserin en çarpıcı özelliği, boyalarının ve renk pgmentlerinin günümüze kadar inanılmaz bir tazelikle korunmuş olmasıdır.

Dardanos Afrodit’i (Knidoslu Afrodit Kopyası)
Knidoslu Afrodit Heykeli: 1959 yılında Dardanos Tümülüsü’nde bulunmuştur. Dardanos Afrodit’i olarak bilinmesine rağmen Knidoslu Afrodit heykelinin yerel bir kopyasıdır. Knidoslu Afrodit heykeli M.Ö.4.yy’da ünlü heykeltıraş Praksiteles tarafından yapılmıştır. Orijinali asla bulunamamıştır. Aşk ve güzellik tanrıçasının zarafetini yansıtan heykel, antik çağın sanat anlayışını gözler önüne serer. Orijinale çok benzeyen bir kopyası British Museum’da bulunmaktadır.

Kentauros Triton Heykeli
Kentauros Triton Heykeli: 2012 yılında Parion antik kenti tiyatro kazılarında bulunmuştur. 130 cm yüksekliğinde olan heykel M.S. 2.yy’a tarihlenmiştir. Heykel, kazılar sırasında kolları ve başı kırık olarak bulunmuştur. Ancak sonradan onarılmıştır. Heykel, mitolojide deniz tanrısı Poseidon’un oğlu olan Triton’u tasvir eder. Yarı insan yarı balık/deniz yaratığı formundaki heykel, M.S. 2. yüzyıl Roma dönemi işçiliğinin üstün kalitesini sergiler.

Bronz Amfora
Bronz Amfora: 2005 yılında Parion antik kenti Nekropol alanı kazılarında mezardan çıkartılmıştır. Mezardaki iskeletin dizleri hizasında yan yatmış durumda bulunmuştur ve 34 cm yüksekliğindedir. M.S. 4.yy’a tarihlenmektedir. Amforanın üzerinde Dionysos’la ilgili Bakhik bir törende kendinden geçmiş bir durumda dans eden üç Satyr ile üç Bakkha’dan oluşan altı adet figür vardır.

Troya Hazineleri (Priamos veya Troya Hazineleri)
Troya Hazineleri (Priamos veya Troya Hazineleri): Priamos hazinesi de denilen Troya hazineleri 1870’li yılların başında bulunmuştur. Truva’da kazılar yapan Alman tüccar Heinrich Schliemann tarafından yurtdışına kaçırılmıştır. 2012 yılında 24 parçalık, 4500 yıllık olan Truva hazinesi ülkeye getirilmiştir. İnce işçilikli kolyeler, bilezikler ve iğneler özel iklimlendirmeli vitrinlerde sergilenmektedir. Hazinenin 24 parçalık kısmı haricinde bir kısmı hala Moskova Puşkin müzesindedir. Puşkin müzesinde olan kısım için en üst katta bir sergi alanı oluşturularak farkındalık yaratılmaya çalışılmaktadır.

İlion Yazıtı
İlion Yazıtı: Kutsal İlion olarak da bilinen yer, M.Ö. 12.yy’da Troya’nın savaş ile yıkılmasından sonra M.Ö. 7.yy’da yeni tapınakların yapıldığı yer olarak bilinmektedir. Troya kahramanlarına adaklar sunulan eski anıtlar tekrar düzenlenmiştir. İlion yazıtı da bu alandan çıkartılmıştır. Yazıt M.Ö.2.yy’a tarihlenmiştir. Tapınak kurallarını, adakları ve kentin dini hiyerarşisini anlatan son derece kıymetli bir tarihi belgedir.

İmparator Hadrian Heykeli
İmparator Hadrian Heykeli: 1993 yılı kazılarında Troya antik kentinde bulunmuştur. Heykel, imparatora şükranlarını sunmak için Troyalılar tarafından, M.S.117-118 yılları arasında yapılmıştır. İmparator öldüğünde Hadrian Mozolesi olarak yapılan yapıya defnedilmiştir, bugün Roma’da Sant’Angelo kalesi olarak bilinmektedir.

Ana Tanrıça Kybele Heykelciği
Ana Tanrıça Kybele Heykelciği: 1994 yılında Troya kazıları sırasında bulunmuştur. Tahtta oturur biçiminde kucağında aslan olarak ve sol elinde tympaneum sağ elinde ise phiale ile betimlenmiştir.

Troya Müzesi’nde Sergilenen Tarihi Eserler ve Kat Planı
Zemin ve teras katları da dâhil olduğunda beş katlı olan Troya Müzesi binası, her katında ayrı bir konuyu barındırmakta ve ziyaretçiye geniş alanlarda sunmaktadır. Troya Müzesi kat planı ve sergi salonlarının ana konuları aşağıdaki gibidir.
- Zemin kat: Troas Kentleri
- Birinci kat: Troya’nın katmanları
- İkinci kat: Antik dünya
- Üçüncü kat: Troya kazı tarihi
- Teras katı
Troas Kentleri (Zemin Kat)
Zemin katını adını veren Troas Kentleri sergi salonunda, Biga yarımadasını kapsayan Troas bölgesi eserleri sergilenmektedir. Bölgede elliye yakın antik kent ve yerleşme bilinmektedir. Bu yerleşkelerdeki kazılardan çıkartılan buluntular rahatça gezilmektedir.

Troya Müzesi zemin katında ayrıca 1870 yıllarında yurtdışına kaçırılan ve 1966 yılında Penn Müzesi tarafından kaçak olduğu bilinmeden satın alınan sonrasında ise Kültür Bakanlığı tarafından iadesi sağlanan 24 parça Troas altınları da denilen Truva hazinesi, bu kattaki en çok ilgi gören tarihi sanat eserleridir. Troas hazinelerinin bir kısmı bugün hala Moskova Puşkin Müzesi’ndedir. Truva hazineleri buraya gelmeden önce Anadolu Medeniyetleri Müzesi‘nde sergilenmiştir.
Ayrıca bu katta Parion antik kenti buluntuları, Dardanos, Dedetepe ve Çan Tümülüsleri’nden çıkan tarihi eserler, Aleksandria antik kenti tarihi eserleri ve maskeleri, Troas bölgesi sikkeleri, İmbros ve Tenedos (Bozcaada ve Gökçeada) kazılarından çıkartılan eserler, Assos antik kentinde bulunan amfora ve figürinler bulunmaktadır.
Troya’nın Katmanları (Birinci Kat)
Tüm katların beton bir rampa ile çıkıldığı müzenin ilk katında Truva antik kenti bilgileri; tarihçesi, katmanları ve tarihi eserleri kronolojik bir sırayla anlatılmıştır. Truva’ya ilk yerleşen insanlardan Truva efsanesine, Homeros’un İlyada ve Odysseia hikâyesinden, Troya deniz gücüne kadar tüm bilgiler panolar ve tarihi eserlerle anlatılmıştır.

Bu katta ayrıca Tunç Çağı’nın gündelik yaşamında kullanılan ve kazılarda bulunan çeşitli tarihi eserler sergilenmektedir. Bu bölümde Tunç Çağı ile İlk Demir Çağı arasındaki Anadolu medeniyetlerinden de çeşitli bilgiler bulunmaktadır.
Antik Dünya (İkinci Kat)
Antik Dünya adı verilen ikinci katta Arkaik Çağ ile Doğu Roma İmparatorluğu arasındaki tarihi dönemde İlyada ve Troya Savaşı Destanı çeşitli şekillerde anlatılmıştır. İlyada Destanı’nda adı geçen Troas kentleri ile birlikte haritalar, tarihi eserler, heykeller bu katta bulunmaktadır. Örneğin Parion antik kenti kazılarında bulunan Kentauros Triton heykeli ile imparator Hadrian heykeli buradadır.
Apollon Smintheus Tapınağı, Assos Athena Tapınağı eserleri, büyük İskender’in Çanakkale Boğazı’nı geçerek Pers ordusuyla Priapos’taki savaşı ile ilgili bilgileri ve Hisarlık Tepesi’nde Doğu Roma İmparatorluğu eserlerini bu katta bulabilirsiniz. Ayrıca Truva kenti denilince akla ilk gelen Truvalı Helen’i kendisini tanıttığı dijital videosunu burada izleyebilirsiniz.
Troya Kazı Tarihi (Üçüncü Kat)
Sergi alanı olarak kullanılan bu son katta Troya antik kentindeki 19.yy’dan zamanımıza kadar yapılan kazıların tarihçeleri ve hikâyeleri bulunmaktadır. Bunlar arasında ilk Troya kazıları ile Schliemann’ın Priamos Hazineleri’ni (Truva hazinesi) yurtdışına kaçırması hikâyeleri gerçekten çok ilginçtir. Ayrıca Troya’daki 46 yapı katmanının nasıl bulunduğu ile ilgili bilgiler de tarih meraklılarının merak ettiği bilgiler içindedir.
Teras
Teras katında Troya Antik Kenti Tarihi Milli Park alanı görünmektedir. Ziyaretçiler üç katta ve toplamda 3000 metrekarelik sergi alanında tarihi eserlerin ve konuların arasında gezdikten sonra büyük ihtimalle tarihi milli park alanına bakarken Troya’da yaşananları, felaketlerini ve antik çağ hayatını daha çok merak edecektir.
Ziyaretçi Dostu Troya Müzesi
Troya müzesi eserleri sadece Troya müzesini önemli yapmamaktadır. Kültür Bakanlığı’nın yaptığı yarışmayı birinci olarak kazanan projede ziyaretçinin yararını düşünen birçok nokta da bulunmaktadır. Her ne kadar bu noktaların bazıları çok iyi tasarlanamamış olsa da müze binası kendinden uzun süre bahsettirecektir. Troya Müzesi neden ziyaretçi dostu bir müzedir?
- Kronolojik Giriş Şeması: Müzenin girişindeki şema, Troya Antik Kenti katmanlarını ziyaretçiye o dönemin tarihi eserleriyle kronolojik olarak anlatmaktadır.
- Gündelik Yaşam Canlandırmaları: Müzenin ikinci katındaki sergi salonlarının bir kısmında gündelik yaşam hakkında çeşitli canlandırmalar bulunmaktadır. Daha önce ülkemizde bulunan bir müzede bu yapılmamıştır. Ancak gözlemlerimize göre bu canlandırmaların izlendiği ekranın yükseklik seviyesi çocuklar için ne yazık ki çok yüksektir. Çocuklara uygun hale getirilmelidir.
- Yaratıcı ve Sanatsal Tasarımlar: Troya’nın deniz gücünün anlatıldığı sergi bölümünde bu, sanatsal bir çalışma ile ifade edilmiştir ve bu ziyaretçinin ilgisini çok yüksek düzeyde çekmektedir. Ayrıca üçüncü katta geniş salonda Truva atı biçimindeki aydınlatma görseli bir diğer yaratıcı ve sanatsal çalışmadır.
- İnteraktif Çocuk Bilmeceleri: Çocuklar için yapılmış olan çeşitli bilmeceler, sergi dolaplarının altında bulunmaktadır. Ancak okuma yazma bilen çocuklar için bu küçük bilmecelerin yerden yüksekliği çok azdır. Çocuklar bu bilmeceleri görememektedir. Ancak çocuklar bilmeceleri görebilmek için yere oturmaktadır.
- Seyir Terası Tasarımı: Müze binasında bir teras tasarımı olması ziyaretçinin yararına olmuştur. Terasın açık olduğu zamanlar Troya Antik Kenti Tarihi Milli Parkı buradan izlenebilmektedir.
Troya Müzesi Tarihçesi
Başta Truva kenti olmak üzere bölgedeki antik kent kazılarından çıkartılan eserlerin sergilenmesi için büyük ve yeni bir müzenin yapılması ihtiyacı uzun zamandır bulunmaktaydı. 18.03.2019 tarihinde kapatılan Çanakkale Arkeoloji müzesi hem talepleri karşılayamamaktadır hem de eserlerin sergileneceği alana sahip değildir. Bundan dolayı Troya Müzesi tarihine geçmeden önce kısaca Çanakkale Arkeoloji Müzesi tarihçesi bilgilerine bakmak gerekmektedir.

Eski Çanakkale Arkeoloji Müzesi Tarihçesi
Truva veya Troya antik kenti içinde 1932-1938 yılları arasında kazı yapan Carl Blegen, buluntuların bir kısmını Çanakkale merkezine getirmeye başlayınca eserleri koymak için yer arar. Kazılardan çıkartılan buluntular, eski bir kilisede toplanır. 19.yy ortalarında Çanakkale’de ve Troya’da kazılar yapan Frank Calvert’in bulduğu eserlerin bir kısmı buraya getirilir. Kilisenin yeterli alanı olmaması sebebiyle 1936 yılında kentte bir müze ihtiyacı doğar.
1959 yılında Dardanos tümülüsü kazılarındaki buluntular buraya getirilir. Böylece ilk müze binası planlanmaya başlanır. Ancak 25 yıl sonra, 1984 yılında, 2019 yılının Mart ayında kapatılan müze açılır.
Yeni Troya Müzesi Binasının Mimari Projesi ve Açılış Öyküsü
Troya Antik Kenti Tarihi Milli Parkı’nı yıllık verilere göre yerli ve yabancı 600.000 turist gezmektedir. Yapılacak olan Troya Müzesi, alanı gezmeye gelen yerli ve yabancı turistlerin burada daha çok zaman geçirmesi için tasarlanır. Çanakkale’nin sosyal ve ekonomik değerinin arttırılması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafınca planlanmıştır.
Yeni müze Troya Milli Parkı içinde, Troya Su Kanalı Alanı ve Troya Nekropol Uzantısı Alanı dışındaki 104.000 metrekarelik bir alana yapılması için 2011 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bir yarışma düzenlenir. 2011 yılında yapılan değerlendirme toplantısında yarışmaya katılan 132 projeden Yalın Mimarlık ve ekibi birinci olur. Gerekli hazırlık aşamalarından sonra projeye 2013 yılında başlanmıştır. Ekim 2018 yılında tamamlanan ve eserleri getirilen Troya Müzesi’nin resmi açılışı ise 18.03.2019 tarihinde yapılır.
Troya Müzesi Mimari Özellikleri ve Tasarım Detayları
Troya müzesinin ilk öne çıkan özelliği korten kullanımı ile ilgilidir. Korten, paslanmış çelik kaplama olup günümüzde birçok yerde görülebilmektedir. Özellikle Troya Müzesi dış cephesinde cüretkârca kullanılan korten, Portekiz’de bulunan Pombal Kalesi restorasyonunda da Comoco Architects tarafından yine cüretkâr bir şekilde kullanılmıştır. Korten kullanılmasının sebebi ‘kazı alanından çıkartılmış bir eser’ görünümü düşündürülmek istenmesidir ki gayet başarılıdır.
Müze Projesinin İki Temel Tasarım Felsefesi
Projenin iki önemli özelliği bulunmaktadır. Bunlardan ilki Troya’nın savaşlarla geçen çalkantılı ve destansı tarihini ziyaretçiye vererek, ziyaretçiyi bulunduğu zamandan ayırmaktır. İkincisi ise Truva antik kentinin günümüzdeki görüntüsüyle baş başa bırakmaktır.
Bundan dolayı sergi alanları toplamda 3000 metrekaredir. Ziyaretçi bazen bir eseri anlatan ziyaretçi dostu bir pano veya beton duvarlarda asıldığı eserin kendisi ile karşılaşmakta ya da ışık oyunları yapan ve müzenin etrafını görebilen koridorlarla karşılaşmaktadır. Kısaca müzenin tasarım kurgusu hem sergi salonlarında hem de beton blokların oluşturduğu rampa koridorlarında ziyaretçiyi kesinlikle Troya antik kentine hayran bırakmaktadır.
Bu anlamda proje, destansı bir dünyayı algılamaları için ziyaretçiyi hedeflemiştir. Özellikle müze girişindeki “M.Ö. 3000’de başladı bizim bu coğrafyadaki serüvenimiz…” diye başlayan metin, daha müzeye girmeden ziyaretçiyi etkilemektedir.
Doğal Malzeme Kullanımı ve İnşaat Detayları
Müze binası yapımında kullanılan malzemeler mümkün olduğunca işlenmemiş olarak kullanılmıştır. Böylece kullanılan bu malzemeler, kendi doğallıklarına referans vererek yapı bütününde hayat bulmuşlardır. Yapıda sıklıkla kullanılan malzemeler beton, paslanmaz çelik, ahşap ve gazbetondur. Türkiye için gurur kaynağı olan bu müzeyi en yakın zamanda gezmenizi tavsiye ederiz.
Yurt Dışından Yuvaya Dönüş: Troya Müzesi’ne İade Edilen Eserler
Troya Antik Kenti denildiğinde akla ilk gelen konulardan biri, 1870’li yıllarda Alman amatör arkeolog Heinrich Schliemann tarafından yurt dışına kaçırılan paha biçilmez Troya Hazineleridir. Uzun yıllar dünya müzelerine dağılan bu paha biçilmez mirası geri toplamak için T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı büyük bir hukuk ve diplomasi mücadelesi yürütmektedir.
Bu çabalar sonucunda, yurt dışından ait olduğu topraklara geri getirilen ve günümüzde Troya Müzesi’nde sergilenen en önemli eser grubu şunlardır:
ABD Penn Müzesi’nden İade Edilen 24 Parça Troya Altını (2012)
- İade Tarihi: 2012 (İlk olarak Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne getirilmiş, 2018’de Troya Müzesi’nin tamamlanmasıyla Çanakkale’ye nakledilmiştir)
- Eserlerin Hikayesi: Erken Tunç Çağı’na (M.Ö. 2500-2300) tarihlenen ve 1966 yılında ABD’deki Pennsylvania Üniversitesi (Penn Müzesi) tarafından satın alınan 24 parçalık bu özel koleksiyonun, yapılan bilimsel analizler sonucunda Troya kökenli olduğu kanıtlanmıştır.
- Sergilenen Parçalar: İnce işçilikleriyle dikkat çeken altın diadem (alınlık), altın kolyeler, küpeler, bilezikler, iğneler ve sarmal pandantifler müzenin zemin katındaki özel güvenlikli vitrinlerde sergilenmektedir.
Yuvaya Dönmeyi Bekleyen Kayıp Troya Hazineleri
Her ne kadar 2012 yılında 24 parça altın takı Türkiye’ye kazandırılmış olsa da, Schliemann’ın kaçırdığı binlerce parçalık devasa “Priamos Hazinesi”nin büyük bir kısmı halen yurt dışındadır.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Berlin’den Rus ordusu tarafından ganimet olarak alınan ve Moskova’ya götürülen hazineler bugün iki ana ülkede tutulmaktadır:
- Rusya (Moskova Puşkin Müzesi & Hermitaj Müzesi): Priam Hazinesi’nin ana gövdesi ve en değerli altın parçaları burada bulunmaktadır.
- Almanya (Berlin Müzeleri): Schliemann’ın ilk olarak sergilediği seramik, taş ve tunç eserlerin bir kısmı Almanya’da kalmıştır.
Troya Müzesi’ndeki Hüzünlü Boşluklar: Müzenin 3. katında yer alan “Kazı Tarihi” ve hazine bölümünde, henüz Türkiye’ye iade edilmemiş olan kayıp eserler için bilinçli olarak boş bırakılmış teşhir alanları bulunmaktadır. Bu boşluklar, iade süreci devam eden eserlerin bir gün ait oldukları yere döneceği günü simgelemektedir.
Troya Müzesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Troya Müzesi gezisi planlayan ziyaretçilerin, müzenin konumu, tarihi, mimarisi ve ziyaret şartları hakkında en çok merak ettiği soruların yanıtlarını aşağıda bulabilirsiniz:
Evet, Troya Müzesi’ne giriş ücretlidir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için Müzekart geçerli olup Müzekart sahibi ziyaretçiler müzeyi ücretsiz veya indirimli şartlarla gezebilmektedir. Müzekart’ı olmayan T.C. vatandaşları ve yabancı ziyaretçiler için ise dönemsel olarak belirlenen bilet tarifeleri uygulanmaktadır. Ayrıca 18 yaş altı T.C. vatandaşı çocuklar ve 65 yaş üzeri vatandaşlar için girişler ücretsizdir.
Troya Müzesi, Çanakkale il sınırları içerisinde, merkeze bağlı Tevfikiye Köyü sınırlarında yer almaktadır. Çanakkale – Ezine karayolu üzerinden Tevfikiye sapağı takip edilerek ulaşılabilen müze, Troya Antik Kenti Ören Yeri’nin sadece 750 metre mesafesinde konumlanmıştır.
Troya Müzesi projesi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2011 yılında düzenlenen ulusal mimari proje yarışmasını birincilikle kazanan Yalın Mimarlık (Ömer Selçuk Baz ve ekibi) tarafından tasarlanmıştır.
Evet, Troya ve Truva tamamen aynı antik kenti ve tarihi bölgeyi ifade etmektedir. Türkçe kullanımda Fransızca okunuşundan türeyen “Truva” kelimesi yaygınlaşmış olsa da, antik kentin özgün Grekçe adı “Troya” (Troy) olarak geçmektedir. Homeros’un İlyada destanında geçen efsanevi kent her iki isimle de anılmaktadır.
Müzenin inşaatı ve eserlerin taşınma süreci Ekim 2018’de tamamlanmış, ziyaretçilere kapılarını açan müzenin resmi açılışı ise Sayın Cumhurbaşkanı tarafından 18 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
Evet, Troya Müzesi T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olduğu için T.C. vatandaşlarına ait geçerli Müzekart tüm alanlarda geçmektedir.
Müze, 3.000 m²’lik geniş sergi alanı ve 4 teşhir katından oluşmaktadır. Tüm katları, panoları, dijital ekranları ve sergilenen binlerce eseri detaylıca incelemek için ortalama 1.5 ila 2.5 saat arasında bir zaman ayırmanız tavsiye edilir.
Geçerli Müzekart ile her iki ören yeri ve müze alanına ücretsiz girilebilir.
Müzenin dış cephe kaplamasında “Korten” (Corten) adı verilen özel bir paslanmış çelik malzeme kullanılmıştır. Bu mimari tercihin amacı; müze binasına toprak altından yeni çıkarılmış, zamana meydan okuyan antik bir eser görünümü kazandırmaktır. Aynı uygulama Portekiz’de bulunan Pombal Kalesi‘nde de kullanılmıştır.
Troya Müzesi, pazartesi günleri de dahil olmak üzere haftanın her günü ziyaretçilere açıktır.
Ayrıca İlgili Linkler:
Marmara bölgesi antik kentleri ve tarihi yerleri
Marmara bölgesi müze ve tarihi yer fotoğrafları
Türkiye müzeler, antik şehir ve tarihi kentler
Türkiye’deki Arkeoloji Müzeleri
Apollon Smintheus Tapınağı bilgileri
Time dergisi 2019 Gidilecek 100 yer
Parion Bronz Amforası – Ali Yılmaz Tavukçu, Zerrin Aydın Tavukçu


