Parion antik kenti, Çanakkale il sınırları içinde, Marmara Denizi’nin güney kıyısında yükselen ve Anadolu’nun arkeolojik açıdan en merak uyandıran yerleşimlerinden biridir. Ülkemizdeki diğer ünlü ören yerlerine kıyasla hâlâ keşfedilmeye devam eden yapısıyla saklı bir hazine niteliği taşıyan bu alan, hem Çanakkale hem de Marmara Bölgesi gezilerinde mutlaka rotaya eklenmesi gereken tarihi duraklar arasında yer alır. “Parion antik kenti nerede ve nasıl gidilir?” sorusunun yanıtı ise son derece kolaydır: Çanakkale’den Biga yönüne doğru ilerlerken, anayoldan Marmara Denizi’ne doğru yaklaşık 14 kilometre devam edip Kemer köyünü biraz geçtiğinizde, henüz büyük bir kısmı toprak altında kalan bu görkemli antik liman kenti tüm ihtişamıyla sizi karşılar.
Parion Antik Kenti Önemi

Troya Müzesi’ni ziyaret ettiğinizde Assos ve Truva buluntularının yanı sıra görkemiyle göz dolduran çok özel bir antik kente ait eserler dikkat çeker: Parion antik kenti. 2019 yılının başlarında Çanakkale Arkeoloji Müzesi’nin kapatılmasıyla birlikte tüm kıymetli buluntuları Troya Müzesi‘ne taşınan Parion, Marmara Bölgesi’nin tarihsel ve arkeolojik açıdan en kritik kilit noktalarından biridir. Şehrin barındırdığı zengin mimari yapılar, devasa nekropol alanları ve nitelikli sanat eserleri, kentin antik çağda bölgenin en önemli ticaret ve liman merkezlerinden biri olduğunu kanıtlamaktadır.
Parion antik kenti, tarih boyunca üstlendiği jeopolitik konum ve askeri üs rolüyle de büyük bir öneme sahiptir. Çanakkale Boğazı’nın Marmara çıkışını kontrol eden stratejik limanı, antik dönemde hem donanmaların toplanma noktası hem de gümrük ticaretinin kalbi olmasını sağlamıştır. Roma İmparatorluğu döneminde iki kez “koloni kenti” statüsü kazanması ve Bizans döneminde bölgenin baş piskoposluk merkezi ilan edilmesi, kentin çağlar boyunca dinsel, siyasal ve ekonomik gücünü nasıl koruduğunu açıkça göstermektedir. Bugün hâlâ büyük bir kısmı toprak altında olan Parion, Anadolu’nun saklı kalmış tarihsel mirasını gün ışığına çıkarması bakımından arkeoloji dünyası için eşsiz bir değer taşımaktadır.
Parion Antik Kenti Kısa Bilgiler Tablosu
| Bilgi Kategorisi | Detaylar & Özellikler |
|---|---|
| Konum | Çanakkale / Biga İlçesi / Kemer Köyü (Marmara Denizi kıyısı) |
| Tarihsel Bölge | Antik Troas Bölgesi |
| Kuruluş Tarihi | M.Ö. 709 (Arkeolojik veriler M.Ö. 625-620’ye işaret eder) |
| Önemli Yapılar | Odeion, Antik Tiyatro, Roma Hamamı, Su Kemerleri, Nekropol, Yamaç Evleri ve Antik Liman |
| Kent Statüsü | Çifte Limanlı Roma Koloni Kenti & Bizans Başpiskoposluk Merkezi |
| Öne Çıkan Eser | Kentauros Triton Heykeli: 2012 yılında tiyatro kazılarında bulunan, mitolojide yarı insan yarı deniz yaratığı olan mermer heykel (Günümüzde Troya Müzesi‘nde sergilenmektedir). |
| Parion Sikkeleri Sırrı | Antik dönemde Parion’da basılan sikkelerin üzerinde genellikle koruyucu simge olarak kabul edilen korkutucu Gorgo (Medusa) başı figürü yer alır. |
| Nekropol Zenginliği | Bölgenin en zengin nekropol alanlarından birine sahiptir; kazılarda 18 farklı mezar tipi tespit edilmiştir. |
| Çevresel Değer | Ören yeri gezisi sonrasında, hemen bitişiğindeki Kemer Köyü’nde 19. yüzyıldan kalma tarihi Rum evleri ziyaret edilebilir. |
Parion Antik Kenti Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri
Parion antik kenti, aktif arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarının aralıksız devam ettiği özel ören yerlerinden biridir. Kent genelinde yürütülen bu bilimsel kazılar sebebiyle, resmi düzeyde sabitleşmiş gişe ve mesai tablosu henüz uygulanmamaktadır. Ancak bölgeye gittiğinizde alanda görevli personel veya kazı ekibi bulunduğu takdirde ören yerini yakından gezebilmeniz mümkündür.
Giriş şartları ve bilet detayları açısındansa Parion antik kenti giriş ücreti alınmayan, ziyarete ücretsiz açık bir alandır. Ziyaretçi güvenliğini tehlikeye atacak yoğun kazı çalışmalarının yapıldığı dönemlerde alan içerisine geçici olarak ziyaretçi kabul edilmeyebilir. Böyle durumlarda tarihi kalıntıları uzaktan ve çevre hatlardan gözlemleyebilirsiniz. Sahada çalışma olan dönemlerde ise alan hafta içi 09:00 – 17:00 saatleri arasında rahatlıkla ziyaret edilebilmektedir.
Parion Antik Kenti Nerede ve Parion İsmi Nereden Geliyor?

Parion antik kenti, Çanakkale ilinin Biga ilçesine bağlı Kemer köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Antik coğrafyada Troas bölgesi kentlerinden biri olarak kabul edilen Parion, kendi çağında çevresindeki Lampsakos, Priapos ve Skepsis gibi güçlü yerleşimlerle komşuluk yapmıştır. Bunun yanı sıra antik yazılı kaynaklarda adı geçen ancak günümüzde henüz kesin konumları keşfedilememiş Adresteia, Linon ve Pitia kentlerinin de Parion çevresinde yer aldığı değerlendirilmektedir.
Kentin adının kökenine dair antik kaynaklarda ve etimolojik araştırmalarda öne çıkan başlıca görüşler şunlardır:
- Troia Prensi Paris: İlk görüşe göre kentin ismi Troia Prensi Paris’ten gelmekte olup “Paris’in kenti” anlamını taşımaktadır.
- Paros Adası: Bir diğer yaklaşım, Ege’deki Paros Adası’ndan gelen göçmenler sebebiyle adın bu adadan esinlenildiğini savunur.
- Parius İsmi: Son görüş ise kentin adının doğrudan kurucu figür veya mitolojik bir karakter olan Parius’tan türetildiğini ileri sürer.
Parion Antik Kenti’nde Görülmesi Gereken Yapılar

Parion antik kenti, asırlar boyunca Troas bölgesinin en önemli liman ve ticaret merkezlerinden biri olduğu için bünyesinde muazzam bir mimari çeşitlilik barındırmaktadır. Kentte yürütülen aktif kazı çalışmaları sayesinde her geçen gün yeni detayları ortaya çıkarılan bu yapılar, antik çağın sivil, askeri, sosyal ve dinsel yaşamını gözler önüne sermektedir. Tarihin ve mimarinin iç içe geçtiği bu ören yerinde öne çıkan başlıca yapılar şunlardır:
- Antik tiyatro
- Odeion (Müzik ve Meclis Binası)
- Roma Hamamları ve Lejyon Hamamı
- Yamaç Yapıları ve Yamaç Hamamı
- Güney Nekropolü (Mezarlık Alanı)
- Antik Liman, Surlar ve Helenistik Kule
- Su Kemerleri ve Su Deposu
Antik Tiyatro

Kentin kültür ve sanat hayatının kalbi sayılan Parion Antik Tiyatrosu, Roma döneminin görkemli mimari anlayışını yansıtan en önemli eserlerden biridir. M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen tiyatro; süslü mimari bezemeleri, heykel detayları ve üstün işçiliğiyle döneminde kente verilen önemi açıkça kanıtlamaktadır.
Odeion (Müzik ve Meclis Binası)

Tiyatronun güneyinde yer alan Odeion, tiyatroya kıyasla günümüze daha iyi durumda ulaşmış ihtişamlı bir yapıdır. Helenistik dönemde ortaya çıkan bir mimari gelenekle inşa edilen bu alan; müzik gösterilerinin, şiir dinletilerinin ve kent meclisi toplantılarının yapıldığı en özel sosyo-kültürel merkezlerden biridir.
Roma Hamamları ve Lejyon Hamamı

Antik Roma şehir yaşamının vazgeçilmez bir parçası olan hamam kompleksleri, Parion’da farklı yapılarla karşımıza çıkar. Kentte yapılan kazılarda birden fazla hamam yapısı (biri Lejyon Hamamı olmak üzere) gün ışığına çıkarılmıştır. Çeşitli dönemlerde onarımlar geçiren bu yapılar, kentin hijyen standartlarını ve gelişmiş mühendislik altyapısını gösterir.
Yamaç Yapıları ve Yamaç Hamamı

Kentin doğu tarafında, konumlandığı arazi yapısı nedeniyle “Yamaç Yapıları” olarak adlandırılan özel bir yerleşim alanı bulunur. Bu bölgede konut mimarisine ait kalıntıların yanı sıra doğrudan bu yapılara hizmet veren bir yamaç hamamı da yer almaktadır. Yamaç yapılarının üst kısımlarında ise hâlâ büyük bir kısmı toprak altında keşfedilmeyi bekleyen binalar mevcuttur.
Güney Nekropolü (Mezarlık Alanı)

Köyün girişinde sağ tarafta yer alan nekropol alanı, Parion’un zenginliğini kanıtlayan en somut bölgedir. Mezar odalarında ve lahitlerde bulunan paha biçilemez takılar, görkemli mezar stelleri ve kişisel eşyalar (günümüzde Troya Müzesi’nde sergilenmektedir) kentin ne denli varlıklı bir liman kenti olduğunu doğrulamaktadır.
Antik Liman, Surlar ve Helenistik Kule

Bir deniz kenti olan Parion’un ekonomik gücünü sağlayan en stratejik noktası kuzey limanıdır. Roma döneminde önemli bir gümrük merkezi olarak kullanılan bu limanın yanı sıra sahil bölümünde Helenistik döneme ait bir gözetleme kulesi kalıntısı ve kenti koruyan sur duvarları yer alır.
Su Kemerleri ve Su Deposu
Kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilen su kemerleri, Parion’un bulunduğu Kemer köyüne adını veren tarihi yapılardır. Ayrıca kentin güney tarafında, hakim bir tepe üzerine inşa edilmiş devasa bir su deposu bulunmaktadır. Bu depo, antik dönemde kentin gelişmiş su şebekesine bağlanarak suyun dağıtımını sağlamıştır.
Parion Antik Kenti Tarihçesi

Parion antik kenti, Troas bölgesinin en köklü ve stratejik liman kentlerinden biri olarak tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Kentin kuruluş yılı geleneksel olarak M.Ö. 709 olarak kabul edilse de, yürütülen arkeolojik kazılardan elde edilen en erken buluntular M.Ö. 625 – 600 yıllarını işaret etmektedir. Devam eden kazı çalışmaları kentin geçmişine ışık tutmaya devam etmektedir.
Antik Kaynaklar ve Savaşlar Dönemi
Tarih sahnesinde Parion’dan ilk bahseden ünlü tarihçi Herodot olmuştur. Kent, deniz ticaretindeki gücü ve stratejik limanı sayesinde bölgesel savaşlarda da kritik roller üstlenmiştir:
- Peloponnessos Savaşları (M.Ö. 431 – 404): Atina ile Sparta arasında gerçekleşen bu büyük savaşta Parion, Atinalıların tarafında yer almıştır.
- Dev Donanma Toplanma Noktası: Antik yazar Ksenophon, M.Ö. 410 yılında ünlü komutan Alkibiades’in 86 kadırgalık devasa donanmasını Parion’da topladığını aktarmaktadır. Bu tarihi kayıt, Parion Limanı’nın o dönemde ne kadar geniş bir kapasiteye ve askeri öneme sahip olduğunu açıkça göstermektedir.
Egemenlik Değişimleri: Perslerden Roma’ya
Marmara ve Ege’nin kesişim noktasında bulunan Parion, çağlar boyunca büyük imparatorlukların hakimiyet mücadelesine sahne olmuştur:
- Pers Hakimiyeti: M.Ö. 546 yılında Anadolu’daki diğer Grek kentleriyle birlikte Parion da Pers İmparatorluğu egemenliğine girmiştir.
- Büyük İskender Dönemi: Büyük İskender’in Doğu Seferi ile Persleri mağlup etmesi sonucu, Parion ve tüm Batı Anadolu Makedonya krallığının kontrolüne geçmiştir.
- Diadohoi (Halef) Krallıkları: İskender’in ölümünün ardından kent sırasıyla M.Ö. 302’de Lysimachos, M.Ö. 281’de ise Seleukos hakimiyetine girmiştir.
- Roma İmparatorluğu: M.Ö. 133 yılında Bergama Krallığı’nın vasiyet yoluyla Roma’ya devredilmesiyle birlikte Parion da resmen Roma topraklarına katılmıştır.
Roma’nın Çifte Koloni Kenti
Jeopolitik ve ticari konumunun farkında olan Roma İmparatorluğu, kente ayrıcalıklı bir statü tanıyarak Parion’u iki kez koloni kenti ilan etmiştir:
- İlk Koloni Dönemi: Julius Caesar veya İmparator Augustus döneminde gerçekleşmiştir.
- İkinci Koloni Dönemi: İmparator Hadrianus döneminde ilan edilmiştir.
Sikkelerdeki Kanıt: Kentte yapılan arkeolojik kazılarda ele geçirilen sikkeler üzerindeki CGIP (Colonia Gemella Iulia Pariana) ve CGIHP (Colonia Gemella Iulia Hadriana Pariana) yazıtları (lejandları), Parion’un bu çifte koloni unvanını resmen doğrulamaktadır.
Parion Antik Kenti Kazı Bilgileri

1995 yılında Prof. Dr. Cevat Başaran tarafından kentin olduğu alanın kazılması gerektiği ortaya atılmış, 1990 – 2000 yılları arası Çanakkale Arkeoloji Müzesi tarafından kazılar yapılmış fakat ödenek yetersizliğinden çok verimli çalışılamamıştır. Kemer köyü ilkokulu inşaatında nekropolis alanı ve buluntularının ortaya çıkması sonunda kazı programı yeniden oluşturulmuş, kazı çalışmaları 2005 yılından itibaren başlatılmıştır, 2008 yılından itibaren ise önemli sponsorluk katkıları ile artarak devam etmektedir. Nekropol’de başlayan ilk kazılar, bugün kentin Roma tiyatrosunda, Roma hamamında, Lejyon hamamında ve Odeion’da genişletilerek sürdürülmektedir. Kemer Köyü ilkokulunda kurulan ilk kazı kampı, bugün çeşitli çalışma mekânlarıyla donatılmış Sedat – Naciye Nurova Parion Kazı Evi’ne dönüştürülmüştür.
Parion Antik Kenti Mimarisi, Zenginliği ve Bizans Dönemi

Parion antik kenti, mimari açıdan en parlak dönemini İmparator Hadrianus’un kente ikinci kez koloni statüsü kazandırmasının ardından yaşamıştır. M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen tiyatrodaki üstün işçilik, görkemli mimari bezemeler ve heykel kabartmaları, kentin bu dönemde ulaştığı yüksek refahı açıkça gözler önüne sermektedir.
Hristiyanlık ve Bizans Dönemindeki Önemi
Parion, Roma İmparatorluğu’nun ardından Bizans döneminde de stratejik ve dinsel gücünü korumaya devam etmiştir. Antik kaynaklar ve kente atanan üst düzey din adamları, Parion’un bu dönemde bölgenin en önemli baş piskoposluk merkezlerinden biri olduğunu göstermektedir.
Nekropol Bulguları ve Kentin Zenginliği
Bir antik kentin ne derece gelişmiş ve ekonomik açıdan varlıklı olduğu, nekropol (mezarlık) alanlarındaki gömü geleneklerinden anlaşılır. Parion’da Kemer köyünün girişinde yer alan nekropol alanında yürütülen kazılarda; görkemli mezar stelleri, paha biçilemez takılar, gözyaşı şişeleri ve zengin mezar hediyeleri ele geçirilmiştir. Tüm bu buluntular, Parion’un çağının en önemli ve zengin liman kentlerinden biri olduğunu doğrular niteliktedir.
2016 Yılındaki Sürpriz Keşif: Kentin nekropol alanında 2016 yılında yaşanan bir su borusu patlağını onarmak amacıyla belediye ekiplerince yapılan kepçe kazısı sırasında, tesadüf eseri oldukça iyi korunmuş üç adet antik lahit gün yüzüne çıkarılmıştır.
Mühendislik ve Kent Planlaması
Parion’un mimari planlaması, gelişmiş bir antik kentten beklenen tüm mühendislik çözümlerine sahiptir:
Gelişmiş Su Şebekesi: Kemer köyüne adını veren su kemerleri kente kesintisiz su taşırken, kente hâkim güney tepedeki devasa su deposu şebekeyi beslemiştir.
- Sosyal ve Ticari Donatılar: Tiyatronun güneyinde yer alan ve günümüze oldukça sağlam ulaşan Odeion müzikal ve idari etkinliklere ev sahipliği yaparken, sahil kesimindeki kuzey limanı ve Helenistik kule kentin Roma dönemindeki gümrük ve ticaret gücünü simgelemektedir.
- Topografyaya Uyumlu Yerleşim: Doğu yamaçlarda yer alan ve kendi hamamına sahip “Yamaç Yapıları” ile Lejyon Hamamı gibi farklı alanlar, kentin araziye yayılmış kompleks mimari kurgusunu tamamlamaktadır.
Parion Antik Kenti Efsaneleri ve Gizemli Söylenceler

Parion antik kenti, sadece mermer sütunları ve heybetli kalıntılarıyla değil, binlerce yıldır dilden dile aktarılan mistik efsaneleriyle de büyüleyici bir atmosfere sahiptir. Antik coğrafyacı Strabon’un notlarından günümüz arkeolojik kazılarına kadar ulaşan ve kent tarihine gizem katan en ilginç efsaneler şunlardır:
Yılan Soyundan Gelen Şifacılar: Ophiogeneis Efsanesi
Antik yazarların aktardığına göre Parion ve çevresinde Ophiogeneis (Yılan Soyu) olarak bilinen sıra dışı bir halk yaşardı. Efsaneye göre bu kabilenin atası, yılandan insana dönüşmüş mitolojik bir kahramandı. Kentte yaşayan erkeklerin yılan zehrine karşı doğal bir bağışıklığı olduğuna ve yılan tarafından ısırılan insanları sadece vücutlarını okşayarak iyileştirebildiklerine inanılırdı. Isırılan kişinin zehrini ve ateşini kendi bedenlerine çekerek onları şifaya kavuşturan Parion halkı, bu yönüyle antik dünyada gizemli bir şifa merkezi olarak ün kazanmıştır.
Medusa’nın Koruyucu Bakışı (Gorgo Büyüsü)
Parion’da basılan antik gümüş ve bronz sikkelerin üzerinde en çok dikkat çeken figür, saçları yılanlardan oluşan korkunç Gorgo (Medusa) başıdır. Kent halkı, Medusa’nın bu dehşet verici bakışlarının kenti, kente yaklaşan düşman donanmalarını ve liman tüccarlarını nazardan, kaza ve kötülüklerden koruduğuna inanıyordu. Bu sembol, kentin surlarına ve önemli yapıtlarına adeta bir koruyucu tılsım olarak işlenmiştir.
Sonsuz Aşk: Sevgililer Mezarı
Kentin kalbinde yürütülen kazılarda, antik kilise alanının tabanında tek bir mezar içinde birbirine sarılmış halde iki beden ortaya çıkarılmıştır. Bölgede anlatılan hikâyelere göre bu mezar, tüm engellemelere ve zorluklara rağmen aşklarından vazgeçmeyip gizlice birleşen genç bir çifte aittir. Birbirlerinden ölümlerinde bile ayrılmayan bu iki aşığın kalıntıları, günümüzde “Parion Sevgililer Mezarı” olarak anılmaktadır.
Parion Prensesi ve Öte Dünya Hediyeleri
Nekropol (mezar) alanında bulunan 2200 yıllık el değmemiş bir lahit, kentin en büyüleyici keşiflerinden biridir. İçinden çıkan som altından Eros küpeleri, zengin taç kalıntıları ve zarif ziynet eşyaları nedeniyle bu mezardaki kişiye “Parion Prensesi” adı verilmiştir. Söylenceye göre genç yaşta hayata veda eden prenses, öte dünyadaki yaşamında yalnız kalmasın ve krallığına yakışır bir yaşam sürsün diye en sevdiği takıları ve değerli eşyalarıyla birlikte sonsuzluğa uğurlanmıştır.
Parion Kazılarının Önemi, Troya Müzesi ve Kemer Köyü Notları

Parion Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik çalışmalar, sadece geçmişi gün ışığına çıkarmakla kalmayıp bilimsel etikten taviz vermeyen, koruma odaklı ve sosyal projelere önem veren yapısıyla öne çıkmaktadır. Kazı alanı, genç arkeologlar ve farklı disiplinlerden araştırmacılar için adeta bir arkeoloji okulu misyonu üstlenmiş durumdadır. Devam eden bilimsel yayınlar ve titiz çalışmalar sayesinde Parion, Türkiye’nin arkeolojik mirasına her geçen gün yeni katkılar sunmaktadır.
Çıkarılan Eserler Nerede Sergileniyor?
Parion antik kentinde yürütülen kazılar sonucunda gün ışığına çıkarılan paha biçilemez tarihi eserlerin ve arkeolojik buluntuların büyük bir kısmı günümüzde Troya Müzesi bünyesinde sergilenmektedir. Kentin zenginliğini gösteren sikke, takı, mezar stelleri ve seramikleri yerinde anlamlandırmak için Troya Müzesi’ni de ziyaret listenize eklemenizi öneririz.
Bonus Ziyaret Rotaları: Kemer Köyü ve Tarihi Rum Evleri

Parion antik kentinin içinde bulunduğu Biga ilçesine bağlı Kemer köyü, sadece antik dönemiyle değil yakın tarihiyle de keşfedilmeye değer bir yerleşimdir.
- Tarihi kaynaklara göre 1876 yılında Biga ve çevresinde yoğun bir Rum ve Ermeni nüfusu yaşamaktaydı.
- Kemer köyü içerisinde bu dönemden günümüze kadar ulaşmış çok sayıda tarihi Rum evi yer almaktadır. Antik kenti gezdikten sonra köy sokaklarında yürüyerek bu mimari yapıları görmek gezinize ayrı bir lezzet katacaktır.
Yollardan Ekibi Notu: Anadolu’nun uygarlıklar beşiği olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatan Parion’u keşfetmekten büyük keyif aldık. Toprak altında gün ışığına çıkmayı bekleyen nice tarihi mekanları ve yeni arkeolojik açmalarda bulunacak yeni eserleri görmek için Parion’a tekrar gitmeyi dört gözle bekliyoruz.
Arkeoloji ve Tarih Meraklıları İçin Parion Antik Kenti Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Bu bölümde Parion antik kenti hakkında sık sorulan soru ve cevapları bulabilirsiniz.
Evet, Çanakkale’nin Biga ilçesinde yer alan Parion Antik Kenti, Marmara kıyısındaki en önemli ve az bilinen antik liman kentlerinden biridir. Roma ve Bizans dönemlerinde kritik bir gümrük ve ticaret merkezi olan kent, kitlesel turizmden uzak kalmış yapısıyla sakin bir arkeoloji rotası arayanlar için mükemmel bir seçenektir.
Troya Müzesi, başta Troya ören yeri olmak üzere çevredeki önemli Troas kentlerinin buluntularına ev sahipliği yapar. Müzede sergilenen bazıları da Parion Antik Kenti kazılarından çıkarılan önemli eserlerden oluşmaktadır.
Çanakkale sınırları içindeki Parion Antik Kenti, mühendislik harikası antik su kemerleri, su deposu ve sahil kesiminde yer alan kuzey limanı kalıntılarıyla antik dönem kent planlamasını bir arada sunan nadir yerleşimlerdendir.
Anadolu’da müzik gösterileri ve idari toplantılar için kullanılan yapıların en güzel örneklerinden biri Parion Antik Kenti bünyesinde yer almaktadır. Tiyatronun güneyinde bulunan Parion Odeion’u, günümüze kadar oldukça iyi korunmuş mimari dokusuyla dikkat çeker.
Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Kemer Köyü, bu kombinasyon için idealdir. Köyün hemen kıyısındaki Parion Antik Kenti gezildikten sonra, köy merkezinde 19. yüzyıldan günümüze ulaşan tarihi Rum evleri sokak aralarında keşfedilebilir.
Ayrıca İlgili Linkler :
Marmara bölgesi gezilecek antik şehirler, önemli tarihi yerler
Marmara bölgesi antik kent, antik yerleşim ve tarihi şehir fotoğrafları
Marmara bölgesi güzergah ve rotaları
Türkiye müzeler, antik şehir ve tarihi kentler
Troya Müzesi bilgileri ve eserleri
