Sivas Gök Medrese, Selçuklu mimarisinin görkemini ve yüzyıllara meydan okuyan taş işçiliğini günümüze taşıyan en etkileyici şaheserlerden biridir. Anadolu Selçuklu medreseleri arasında eşsiz çini sanatıyla öne çıkan bu tarihi yapı, şehre gelen ziyaretçiler için mutlaka görülmesi gereken rotaların başında yer alıyor. Gök Medrese veya üzerindeki çinilerin rengi sebebiyle Mavi Medrese, tarihi Sivas şehrinde bulunan diğer Anadolu Selçuklu mimarisine ve sanatına ait medreseler içinde gerek taş bezemeleri, mimarisi ile gerekse çini başta olmak üzere içerdiği bilgileri ve geleneksel sanatları ile diğer Sivas medreselerinden ayrılmaktadır. Günümüzde turistlerin özellikle uğramış oldukları Sivas merkezindeki medreseler haricinde Gök Medrese veya Sahibiye Medresesi, merkeze yürüme mesafesinde bulunmaktadır.
Gök Medrese’nin Önemi
Sivas Gök Medrese, hem Anadolu Selçuklu medrese mimarisinin zirve noktası olması hem de günümüze kadar ulaşan benzersiz taş ve çini işçiliği nedeniyle Türk-İslam sanatı açısından devasa bir öneme sahiptir. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi‘nde de yer alan bu eşsiz yapı, Sivas’ın zengin tarihi mirasını ve Selçuklu döneminin ilim anlayışını günümüze taşıyan en değerli kültür hazinelerinden biridir. Konya şehri gibi Sivas kenti içinde de Anadolu Selçuklu dönemine ait çok sayıda mimari yapı bir arada bulunmaktadır. İç Anadolu Bölgesi gezilecek tarihi şehirleri arasında yer alan Sivas’ta Anadolu Selçuklu dönemi medrese mimarisi örnekleri olarak ayrıca Çifte Minareli Medrese, Buruciye Medresesi, Şifaiye Medresesi de en çok bilinen örneklerdir. Ayrıca Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası da bezemeleri ve yapım sanatı ile dünyada eşi benzeri olmayan Anadolu Selçuklu eseridir.

Yirmi iki yıldır belgeleme, koruma ve onarım çalışmalarının yürütüldüğü Sivas Gök Medrese’nin, bu çalışmalar sonucunda İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi olarak hizmet vermesi planlanmaktadır. Bu anlamda gerek Buruciye gerekse Şifaiye medreseleri gibi şanssız değildir. Çünkü medrese, bahsi geçen bu iki medrese gibi en azından kafeterya gibi işletilmeyecektir. Gök Medrese’nin ayrıca bire bir minyatür maketi İstanbul Miniatürk içerisinde bulunmaktadır.
Gök Medrese Kısa Bilgileri Tablosu
| Özellik / Parametre | Detaylı Açıklama |
|---|---|
| Konumu | Sivas Şehir Merkezi, Gökmedrese Mahallesi (Sivas Kalesi karşısı, Cumhuriyet Meydanı’na yürüme mesafesinde) |
| Yapılış Tarihi / Dönemi | 1271 (Hicri 670) / Anadolu Selçuklu Devleti Dönemi |
| Bânisi ve Mimarı |
Bânisi: Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali Mimarı: Konyalı Kalûyân (Kaloyan) |
| Boyutları ve Ölçüleri |
|
| Mekân ve Bölüm Sayısı | 24 Öğrenci Odası (Hücre), 1 Mescit, 1 Yazlık Eyvan, 2 Kışlık Dershane, 2 Katlı Yapı Düzeni |
| Çinilerinin Sayısı ve Dağılımı | Yüzlerce metrekarelik alana yayılan binlerce mozaik ve plak çini; çifte minarelerde, mescit kubbesinde, 16 kasnakta, Türk üçgenlerinde ve eyvan beşik tonozlarında yoğunlaşmıştır. |
| Çinilerinin Öne Çıkan Özellikleri |
|
| Kültürel Statüsü | 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilmiştir. Gelecekte İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi / Vakıf Müzesi olarak hizmet vermesi planlanmaktadır. |
| İlginç Bilgi 1: Mermer Kullanılan Nadir Taç Kapı | Anadolu Selçuklu mimarisinde taç kapılar genel olarak kalker veya taş malzemeyle inşa edilirken, Gök Medrese Taç Kapısı işlenmesi son derece zor olan beyaz mermer malzemenin kullanıldığı nadir yapılardan biridir. Işık-gölge oyunları sunan mukarnasları ve mermer üzerindeki dokuz Rumi kabartmasıyla eşsizdir. |
| İlginç Bilgi 2: 12 Hayvanlı Türk Takvimi ve Cennet Tasviri | Taç kapı kemerinin her iki yanında 12 hayvan başı kabartması (burçlar/Türk takvimi) yer alır. Ayrıca yapıda yer alan iki farklı hayat ağacından biri; kökleriyle yeraltını, gövdesiyle yeryüzünü, dallarındaki nar, hurma ve kiraz motifleriyle cenneti tasvir eder. |
| İlginç Bilgi 3: Timur ve Evliya Çelebi’nin Hayranlığı | 1399 yılında Sivas’ı işgal eden Timur’un yapıya hayran kaldığı tarihi kaynaklarda aktarılır. 1600’lerde Sivas’a gelen Evliya Çelebi ise Seyahatname’sinde bu çiniler ve işçilik için “Bu eserin mislini yapmak mümkün değildir ve diyar-ı İslam’da emsaline rastlanmamıştır” ifadesini kullanmıştır. |
Gök Medrese Ziyaret Saatleri ve Giriş Bilgileri 2026
Sivas Gök Medrese, Sivas gezisinde tarihi atmosferi solumak isteyen yerli ve yabancı turistlerin en çok merak ettiği noktalardan biridir. Yapıyı ziyaret etmek, müze düzenlemeleri hakkında bilgi almak ve güncel ziyaret planı yapmak isteyenler için giriş bilgileri şu şekildedir:
Uzun zamandır yenileme ve onarım çalışmaları devam eden Gök Medrese Mayıs 2019 tarihinde kısmi olarak ziyarete açılmıştır. Pazartesi haricinde haftanın her günü 09:00-18:00 saatleri arasında açık olan yapıda restorasyon çalışmaları devam etmektedir. Gök Medrese girişi ücretsizdir. Son restorasyon uygulaması kapsamında Gök Medrese Vakıf Müzesi olarak yeniden kullanılması önerilmiştir, bu amaçla devam eden restorasyonun sonucuna dair bilgiler ve gerekli düzenlemeler Kültür Bakanlığı sitesinden ve Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından duyurulacaktır.
Ayrıca Sivas şehir merkezi olan Cumhuriyet Meydanı’na yürüme mesafesinde olan Gök Medrese giriş ve ziyaret saatleri hakkında bilgi almak için 0346 223 59 08 numaralı telefonu da arayabilirsiniz. (Güncel Sivas İl Kültür ve Turizm hattı: 0346 224 45 45)
Gök Medrese’de Neler Var? (Görülmesi Gereken Önemli Yapılar ve Eserler)
Sivas Gök Medrese, mimari detayları, eşsiz taş işçiliği ve dönemin sanat anlayışını yansıtan özel bölümleriyle ziyaretçilerine adeta bir açık hava müzesi atmosferi sunmaktadır. Selçuklu taş ve çini sanatının en seçkin örneklerini barındıran yapıda, her bir detay ayrı bir tarihi ve sanatsal değer taşır.

Gök Medrese’de Öne Çıkan ve Mutlaka Görülmesi Gereken Detaylar:
- Anıtsal Taç Kapı (Giriş Kapısı): Kabartma motifleri, hayat ağacı sembolleri ve 12 hayvanlı Türk takvimi figürleriyle Selçuklu taş işçiliğinin zirve noktasıdır.
- Mavi ve Firuze Çiniler (Mavi Medrese): Yapıya adını veren, mor ve firuze renk tonlarındaki büyüleyici geometrik çini mozaikler.
- Çifte Minareler: Taç kapının iki yanında yükselen, tuğla ve çini örgülü görkemli minareler.
- Açık Avlu ve Eyvanlar: Klasik Selçuklu medrese mimarisini yansıtan dört eyvanlı, geniş avlulu iç mekan düzeni.
- Mescit ve Derslikler: Girişin iki yanında yer alan, dönemin eğitim anlayışını ve kubbe mimarisini sergileyen tarihi odalar.
- Hayat Ağacı ve Kuş Motifleri: Taş üzerine ince ince işlenmiş, Selçuklu kozmolojisini ve inancını simgeleyen kabartmalar.
Gök Medrese Çini Uygulamaları ve Çini Sanatındaki Yeri
Sivas Gök Medrese, Anadolu Selçuklu çini sanatının en ihtişamlı ve teknik açıdan en gelişmiş örneklerine ev sahipliği yapmaktadır. Yapıya görkemini katan çini detayları, Selçuklu ustalarının renk ve geometride ulaştığı zirveyi gözler önüne serer.

Gök Medrese’ye dolaylı olarak çinilerinden ötürü Mavi Medrese de denilmektedir. Evliya Çelebi çiniler için ‘bir daha asla yapılamaz’ demiştir. Çinilerde genellikle patlıcan moru ve turkuaz kullanılmıştır. Medresenin minareleri bu anlamda görülmeye değer adeta sanat eseri özelliği barındırmaktadır.
Dikdörtgen planlı olan medresenin kare planlı olan mescidinin kubbesi, on altı kasnağı ve Türk üçgenlerinin yardımı ile geçiş sağlanmıştır. Bu üçgenlerin etrafı turkuaz ve lacivert mozaik çiniden yapılmıştır. Ayrıca kancalı yaprak motiflerden oluşan bir bezeme ile de çevrilmiştir. Türk üçgenlerinin üzerinde kasnak da ayrıca aynı şekilde mozaik çiniler ile çevrelenmiştir. Kubbenin iç kısmı ve üçgenlerin ortası da baklavalar ve zikzaklarla oluşan sırlı çinilerle süslenmiştir.
Eyvan kısımlarında beşik tonozlarda firuze ve mor sırlı, sırsız tuğlalardan oluşan kesilmiş parçalar alçı içine kabartma olarak yerleştirilmiştir. Bu şekilde oluşturulmuş olan sekiz köşeli yıldızların içlerinde firuze sırlı zemin içine mor sırlı çiniler ile bitkisel motifler yapılmıştır. Ayrıca duvarın tam ortasında kenarları bordür çinilerle bezenmiş bir pencere de bulunmaktadır. Tonozun köşelerinden etrafı firuze ve mor bitkisel motifli çiniler ve sırsız tuğlalar ile dönerek yukarıda beşik tonozun ortasında birleşerek içi mozaik çini yazılı bir madalyon oluşturmuştur. Madalyonun etrafı turkuaz sırlı ve sırsız tuğlalarla oluşturulmuştur.
Gök Medrese Çinilerinin ve Bezemelerinin Öne Çıkan Özellikleri
- Firuze ve Morun Eşsiz Uyumu (Mavi Medrese): Evliya Çelebi’nin “bir daha asla yapılamaz” sözleriyle övdüğü, yapıya “Mavi Medrese” unvanını kazandıran süslemelerde Selçuklu çini sanatının karakteristik renkleri olan patlıcan moru, lacivert ve firuze (turkuaz) tonları muazzam bir renk paleti oluşturur.
- Çini Mozaik Tekniği ve Tonoz İşçiliği: Ana eyvanın beşik tonozlarında parçaların tek tek kesilip alçı içine kabartma olarak yerleştirilmesiyle oluşturulan çini mozaik tekniği kullanılmıştır. Tonoz birleşim alanında etrafı turkuaz sırlı tuğlalarla çevrelenmiş içi mozaik çini yazılı bir madalyon yer alır.
- Geometrik ve Bitkisel Bezemeler: Mescit kubbesinde ve Türk üçgenlerinde baklava, zikzak ve kancalı yaprak motifli sırlı çiniler kullanılırken; eyvan tonozlarında sekiz köşeli geometrik yıldızların içinde mor sırlı bitkisel motifler ve Rumi detaylar harmanlanmıştır.
- Minare Çini Detayları ve Şeritler: Tuğla örgüler arasına titizlikle yerleştirilmiş turkuaz renkli mozaik çiniler ve çini şeritler, 25 metre yüksekliğindeki çifte minarelere eşsiz bir estetik ve mimari hareket kazandırır.
Gök Medrese Mimarisi ve Bezemeleri
Anadolu Selçuklu mimarisinin en olgun örneklerinden biri olan Sivas Gök Medrese, açık avlulu yapısı, simetrik cephe düzeni ve göz alıcı taş işçiliğiyle dikkat çekmektedir. Dönemin usta mimarlarının elinden çıkan bu yapının plan şeması ve mimari elemanları Selçuklu yapı sanatının karakteristik özelliklerini sergiler.

Gök Medrese Taç Kapı nişinin köşelerindeki sütunların üstünde yer alan kitabeye göre Gök Medrese mimarının adı Kalûyân olmakla birlikte tam olarak Konyalı Kaluyan olarak ismi geçmektedir. Yapı açık avlulu, iki katlı ve dört eyvanlı dikdörtgen planlıdır. 24 metre x 14 metre ölçülerindeki altıgen havuzlu avlunun her iki yanında bulunan altışar adet sütunlara oturan iki revak bulunmaktadır.
Ayrıca her iki yanda da altışar oda bulunmaktadır. Girişin tam karşısındaki eyvan yazlık dershane olarak kullanılmıştır. Eyvanın her iki yanındaki iki kapalı salon da kışlık dershane olarak kullanılmıştır. Medrese yapısı genel olarak kalker taşı kullanılarak inşa edilmiştir. Medresede toplamda yirmi dört oda ve bir mescid bulunmaktadır. Medresenin köşelerinde ise kabartma bezemeli masif köşe kuleleri veya payandaları bulunmaktadır. Ayrıca kuzey cephesinde iki, güney cephede ise üç adet payanda veya kule daha bulunmaktadır. Ön cephenin solunda ise Selçuklu döneminin ilk çeşmesi görülmektedir.
Yapıldığı Anadolu Selçuklu döneminde ve günümüzde önemini yitirmeyen Gök Medrese’nin en önemli özelliklerinden biri Taç Kapı kemerinin her iki yanında yer alan 12 hayvan başı bezemeleridir. Kimine göre bu hayvan başları burçları temsil etmektedir. Ayrıca yıldız motifleri, hayat ağacı, kuş ve kartal bezemeleri ile çeşitli bitkisel motifler de yine Taç Kapı çevresinde bulunmaktadır. Taç Kapı üzerinde yivli gövdeli kulelerin yanında birer şerefeli iki minare de görülmektedir. Bu şekli ile Anadolu Selçuklu mimarisi ve Taç Kapı yapısına da tipik bir örnektir. Taç Kapı bezemeleri ve mukarnası ışık gölge oyunları yarattığından çok ilginç bir örnektir. Gök Medrese Taç Kapısında mermer kullanılan nadir yapılardan biridir.
Taç Kapı’nın giriş eyvanı yıldız tonoz örtülüdür. Eyvanın her iki yanında kapılar bulunmakta ve bunlar aracılığı ile medresenin diğer mekanlarına geçildiği gibi minarelerin merdivenlerine de buradan ulaşılır. Taç Kapı ile minarelerin bağlantısında içleri Rumî desenlerle bezenmiş dokuz adet mermer bezeme mevcuttur.
Gök Medrese Mimarisinin Öne Çıkan Yapısal Özellikleri:
- Plan Şeması ve Malzeme: Açık avlulu, iki katlı, dört eyvanlı ve 24 odalı dikdörtgen plan; inşa malzemesi olarak kalker taşı ve taç kapıda nadir görülen mermer kullanımı.
- Mimar: Döneminin ünlü sanatçılarından Konyalı Kaluyan (Kalûyân) imzası.
- Görkemli Anıtsal Taç Kapı: Mukarnaslı yapısı, ışık-gölge oyunları, yıldız tonoz örtülü giriş eyvanı ve yivli kulelerin üzerinde yükselen çifte minareler.
- Sembolik Bezemeler ve Motifler: Taç kapı kemerindeki 12 hayvan başı (burçlar) kabartmaları, Rumi desenli mermer süslemeler, yıldız motifleri, hayat ağacı ve çift başlı kuş/kartal figürleri.
- Avlu ve Mekan Düzeni: 24×14 metre boyutlarında altıgen havuzlu avlu, revaklar, yazlık eyvan ve kışlık dershaneler.
- Cephe Detayları: Masif köşe kuleleri/payandaları ve ön cephenin solunda yer alan Selçuklu döneminin bilinen ilk çeşmesi.
Hayat Ağacı Motifleri ve Anlamları
Taç Kapı’nın her iki köşesinde yapılmış olan sekiz köşeli yıldız yerküreyi sembolize etmektedir. Hemen altındaki hayat ağacı motifi de evrenin direği, barışın, bilim ve hikmetin, kudretin ve nihayetinde devletin koruyuculuğunun sembolize edilmiş halidir. Hayat ağacı ayrıca evrenin üç elementini; kökleriyle yeraltını, gövdesi ile yeryüzünü, dallarıyla cenneti temsil etmektedir. Gök Medrese’de ise iki farklı hayat ağacı motifi bulunmaktadır.
İlk hayat ağacı Taç Kapı’nın ön cephesinde palmetlerden oluşmuş motiftir. Hayat ağacı motifinin içinde tepesinde çift başlı kartal veya yırtıcı kuş motifi vardır. İkinci hayat ağacı motifi daire planlı nişin içerisinde büyük mermer bloklar üzerine işlenmiştir. Buradaki motif içinde kuş figürü yoktur ve hayat ağacında nar, hurma, kiraz meyvelerinin motifleri mevcuttur. Bu haliyle adeta cenneti tasvir etmektedir.
Köşe Kuleleri ve Payandalar
Medresenin köşelerinde alt kısmında yüksek kabartmalı Rumi ve bitkisel motifler ve üst kısmında daha hafif kabartmalı olarak geometrik bezemeli iki dayanma kulesi bulunmaktadır. Bezemeler, kulelerin başındaki yarım külah ile birleşmektedir. Bu kuleler ön cephede köşelerde bulunmaktadır ve cepheye hem zenginlik hem de hareket katmaktadır.

- Alt Kısım İşçiliği: Yüksek kabartmalı Rumi ve bitkisel motifler.
- Üst Kısım İşçiliği: Hafif kabartmalı geometrik bezemeler ve yarım külah birleşimi.
- Mimari İşlevi ve Estetiği: Ön cephe köşelerinde yer alarak yapıya hem dayanıklılık (destek) sağlar hem de anıtsal bir zenginlik katmaktadır.
Gök Medrese Minareleri ve Çinileri
Taç Kapı’nın her iki yanındaki minare kaideleri simetrik bir uyumla kapıyı bütünlemektedir. Minare kaidelerinde yukarıdan aşağıya doğru evreni temsil ettiği düşünülen daire şeklinde bir motif, bitkisel bezeme, kitabe, yıldız motifleri, hayat ağacı, bir başka kitabe bulunmaktadır. Hayat ağacı üzerinde çift başlı kartal veya yırtıcı kuş motifi bulunmaktadır. Minareler birer şerefelidir ve 25 metre uzunluğundadır. Minareler sivri külahlı, sırlı, sırsız tuğla ve turkuaz renkli mozaik çinilerden meydana gelmektedir.

Son yapılan restorasyonda minarelerde ve minare kaidelerinde bulunan Selçuklu motifli çinilerin asitle temizlenerek yok olması büyük tepki çekmiştir. Ancak bu çiniler sonradan maviye boyanmıştır. Konu ile ilgili olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü ise 2017 yılında kaybolan veya yok olan çinilerin yerine il imalatı ile atölyelerde aslında uygun olarak üretilecek çinilerin koyulacağını söylemiştir.
Gök Medrese Minarelerinin Öne Çıkan Özellikleri:
- Mimari Ölçüler ve Form: 25 metre yüksekliğinde, tek şerefeli, sivri külahlı ve çifte minare mimarisi.
- Kaide Motif Hiyerarşisi: Yukarıdan aşağıya doğru evren simgesi daire motifi, bitkisel bezemeler, kitabeler, yıldız motifleri ve tepesinde çift başlı kartal/yırtıcı kuş barındıran hayat ağacı.
- Malzeme ve İşçilik: Sırlı/sırsız tuğla örgü ve turkuaz renkli mozaik çinilerin muazzam uyumu.
- Restorasyon Tartışmaları: Asit temizliği sonrası zarar gören Selçuklu çinileri ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün aslına uygun yeniden üretim kararı.
Sivas Gök Medrese Tarihi ve Sahip Ata
Anadolu Selçuklu Devleti’nin ilim, kültür ve mimaride ulaştığı zirve noktayı temsil eden Sivas Gök Medrese, inşa edildiği 13. yüzyıldan günümüze uzanan görkemli bir geçmişe sahiptir. Yapının tarihi değerini ve arkasındaki vizyonu tam olarak kavrayabilmek için öncelikle banisi olan Selçuklu devlet adamını yakından tanımak gerekir.

Gök Medrese’nin tarihine geçmeden önce Gök Medrese’yi yaptıran kişi hakkında bilgi vermek çok daha yerinde olacaktır. Çünkü Gök Medrese’yi yaptıran kişi toplamda dokuz büyük mimari esere imzasını atmıştır.
Sahip Ata veya Sahib Ata Kimdir?
Sahip Ata, Anadolu Selçuklu Devleti son vezirlerindendir ve Sahipataoğulları (Sahib Ata Oğulları) Beyliği’nin kurucularının da babasıdır. Türbesi bugün kendi adı ile anılan Konya’daki Sahip Ata Vakıf Müzesi türbe bölümünde bulunmaktadır. Sandukası günümüzdeki Anadolu çini işçiliğinin en güzel örnekleri ile kaplanmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti’nin en karışık olduğu dönemlerde devletin işleyişinde söz sahibi olmuştur. Onun yaşamış olduğu dönemlerde Anadolu üzerinde Moğol baskıları bulunmaktadır. Ayrıca II. İzzeddin Keykavus, Bizans İmparatorluğu’na sığınmış, IV. Kılıç Arslan (Rükneddin Kılıç Arslan) 28 yaşında öldürülmüş, 1277 yılında Karamanoğlu Mehmed Bey isyanı olmuştur. Kısaca hem Anadolu hem de Anadolu Selçuklu Devleti istikrarsız bir dönemdedir. Doğum yılı tam olarak bilinmeyen Sahip Ata’nın türbesindeki iki farklı kitabeye göre ölüm yılı 1285 ve 1288 yıllarını göstermektedir.
Sahip Ata’nın hayatı boyunca ilgisini mimarlık cezbetmiş ve bu konuda çeşitli tarihi eserler bırakmıştır. Döneminin iki ünlü mimarı Kölük bin Abdullah ve Kaluyan el-Konevi ile birlikte çalışmıştır. 1249 ile 1271 yılları arasında Sivas Gökmedrese ve Sahip Ata Külliyesi başta olmakla birlikte dokuz mimari yapıya imza atmıştır. Ayrıca birçok mimari yapının yapımı için de bağışlarda bulunmuştur. Sahip Ata Vakfiyesi’nde sadece Konya’da 2 kapı, 4 çarşı, 2 imaret, 2 cami, 3 mahalle, 1 yöre ve 24 köy ismi geçmektedir. Sivas Gök Medrese’nin 1265 yılında düzenlenen vakfiyesinin bir örneği ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşiv Bölümü’nde bulunmaktadır.
Gök Medrese Tarihçesi ve Dönemsel Kronolojisi
Gök Medrese’nin yapılış tarihi de Çifte Minareli Medrese ve Buruciye Medresesi gibi 1271 yılıdır. Medrese’nin yapılma amacı başta astronomi bilimi yanı sıra pozitif bilimler ve hukuk konularında dersler vermektedir. Vakfiye bilgilerine göre medreseye alınacak öğrencilerde mezhep farkı aranmamış olup bununla Anadolu’daki birlik ve beraberliğe vurgu yapılması amaçlanmıştır. Medresenin yapım şartlarından biri de medresede her zaman bir müderris, iki muid (asistan müderris) ve araştırmacılardan olan yirmi kişinin bulunmasıdır. 1399 yılında Timur’un Sivas’ı işgal ettiğinde özellikle Gök Medrese’ye hayran kaldığı söylenmektedir.
1600’lü yılların ortasında Evliya Çelebi Sivas’a geldiğinde Gök Medrese için şunları yazmıştır: ‘Bu eserin mislini yapmak mümkün değildir ve diyar-ı İslam’da emsaline rastlanmamıştır. Timurlenk hayretle temaşa etmiştir. Kapısının kale kapısı kadar sağlamdır. İki katlı yapılmıştır. 80 oda ihtiva ettiğini eklemiş, talebenin kışın alt katlardaki odalarda çalıştığını yazmıştır. Bir müderris, iki sufi, 20 talebesi bulunmaktadır. Mescidin bir imamı, iki müezzini vardır. Kütüphanesinde bir hafız-ı kütup, bir kapıcı ve ferraş (temizlik görevlisi) bulunmaktadır. Mescit kütüphaneden başka bir de fakirler için yemek pişirilen darrüziyafesi mevcuttur.’
1824’te kapısı onarım görmüş bu detaylı Anadolu Selçuklu mimarisi 1934-1967 yılları arasında müze olarak kullanılmıştır. 1997 yılında kapsamlı olarak onarım ve yenileme çalışmasına başlanan Gök Medrese’nin bu restorasyon çalışması 22 yıl sürerek 2019 yılında tamamlanmıştır. Medrese açıldıktan sonra İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi olarak hizmet verecektir.
2014 yılında Anadolu Selçuklu Medreseleri ismi ile ilan edilen kültür varlıklarından biri olarak UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi içine girmiştir. 15.04.2024 Tarihinde bu listeye giren diğer Anadolu Selçuklu Medreseleri ise İnce Minareli Medrese, Karatay Medresesi, Erzurum Çifte Minareli Medrese, Yakutiye Medresesi, Sivas Çifte Minareli Medrese, Buruciye Medresesi, Sahibiye Medresesi, Çifte Medrese ve Cacabey Medresesidir.
Gök Medrese Tarihinden Öne Çıkan Satır Başları:
UNESCO Mirası: 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen Anadolu Selçuklu şaheserlerinden biri.
Yapım Yılı ve Amacı (1271): Astronomi, pozitif bilimler ve hukuk eğitimi; mezhep ayrımı gözetmeyen kuşatıcı eğitim anlayışı.
Bânisi: Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali (Döneminde Kölük b. Abdullah ve Kaluyan el-Konevi gibi ustalarla 9 büyük eser inşa ettirmiştir).
Tarihi Tanıklar: 1399’da Timur’un yapıya duyduğu hayranlık; 1600’lerde Evliya Çelebi’nin “diyar-ı İslam’da emsali yoktur” nitelendirmesi.
Cumhuriyet Dönemi ve Müze Süreci: 1934-1967 arası müze kullanımı, 1997-2019 arası 22 yıllık dev restorasyon ve Gelecekteki İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi vizyonu.
Gök Medrese’nin Bitmeyen Restorasyon Hikayesi ve Müzeye Dönüşümü
Anadolu Selçuklu mirasının en tartışmalı ve merak edilen süreçlerinden biri olan restorasyon hikayesi, onlarca yıla yayılan teknik çalışmalar, talihsiz iddialar ve müze olma hedefiyle günümüzde de devam etmektedir.
İlk olarak 1997’de İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan 8 kişilik proje grubu tarafından ilk belgelemeler, fotogrametrik çekimler, rölöve ve tespit çalışmaları yapılmıştır. Bu süreç sonrasında 2000’li yıllarda yapılan restorasyon projesi çalışmaları tamamlanamamış bu proje uygulanamadan süreç durdurulmuştur.
2017 yılındaki bir iddiaya göre Evliya Çelebi’nin ‘Benzeri bir daha asla yapılamaz’ dediği Gök Medrese çinileri, asitle temizlenmek istenince, 750 yıllık tarihi eserler yok edilmiştir. Çinilerin bulunduğu yerler ise, mavi renge boyanmıştır. Yapılan restorasyonlar kapsamında, medresenin minarelerinde ve minare kaidesinde yer alan Selçuklu çinilerinin asitle temizlenerek yok olduğu, ardından çinilerin bulunduğu yerlerin maviye boyandığı ortaya çıkmıştır.
T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından finanse edilen ve 2014 yılında başlayan proje ve 2016 yılında başlayan restorasyon çalışmalarında başta temizlik ve konservasyon çalışmaları yapılmış, süreç boyunca yapısal ve kullanıma yönelik birçok uygulama yapılarak, ikinci katta kaybolan yapı elemanları ve tüm üstyapı restore edilmiştir. Mayıs 2019’da kısmi olarak da olsa açılan Gök Medrese’de restorasyon ve konservasyon çalışmaları devam etmektedir ve yapının son restorasyon sürecinde önerilen Gök Medrese Vakıf Müzesi olarak kullanılması amaçlanmaktadır. (Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde Vakıf Müzesi / İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi konseptiyle planlanmaktadır bilgileri basına yansımıştır
Sivas Gök Medrese Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Sivas Gök Medrese’yi ziyaret etmek isteyenlerin ve Anadolu Selçuklu tarihi meraklılarının en çok arattığı ve merak ettiği soruların yanıtlarını aşağıda bulabilirsiniz:
Gök Medrese, 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu döneminde astronomi, pozitif bilimler ve din ilimlerinin öğretilmesi amacıyla inşa edilmiş, taş işçiliği ve çini sanatıyla ünlü tarihi bir eğitim yapısıdır. Günümüzde müze konseptiyle hizmet vermektedir.
Gök Medrese ismi, yapının minarelerinde, mescit kubbesinde ve eyvanlarında yoğun şekilde kullanılan gök mavisi, turkuaz (firuze) ve lacivert renkli mozaik çinilerden gelmektedir. Göğün rengini yansıtması sebebiyle bu adı almıştır.
Gök Medrese, Sivas şehir merkezinde, Gök Medrese Mahallesi’nde yer almaktadır. Sivas Kalesi’nin hemen karşısında bulunan yapı, ana meydan olan Cumhuriyet Meydanı’na yaklaşık 10-15 dakikalık yürüme mesafesindedir.
Gök Medrese, Türk-İslam uygarlığının en önemli devirlerinden biri olan Anadolu Selçuklu Devleti (Selçuklu Uygarlığı) mimari ve sanat mirasına aittir.
Mülkiyeti ve yönetimi T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü‘ne aittir. Tarihi vakfiye şartları doğrultusunda koruma altındadır.
Gök Medrese, Anadolu Selçuklu Devleti Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali‘nin emri ve baniliğiyle yapılmıştır. Yapının mimarı ise kitabesinde adı geçen Konyalı Kalûyân‘dır (Kaloyan).
Her iki tarihi medrese de 1271 yılında Anadolu Selçuklu Devleti döneminde inşa edilmiştir. Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti devleti bünyesinde tescilli kültür varlığı olarak korunmaktadır.
Hayır, aynı yapı değildir. İkisi de Sivas merkezde bulunan ve 1271 yılında inşa edilen farklı Anadolu Selçuklu medreseleridir. Çifte Minareli Medrese (İlhanlı Veziri Şemseddin Cüveyni eseri) Cumhuriyet Meydanı’nda yer alırken ve günümüze sadece ön cephesi/minareleri ulaşmışken; Gök Medrese (Sahip Ata eseri) kentin biraz daha iç kısmında olup binası bütünüyle ayaktadır.
Gök Medrese’de taş üzerine işlenmiş 12 hayvan başı kabartması (Türk takvimi/burçlar), hayat ağacı, çift başlı kartal/kuş, palmetler, sekiz köşeli yıldızlar, Rumi desenler ile çinilerde kullanılan zikzak, baklava ve geometri motifleri öne çıkmaktadır.
Bânisi Sahip Ata Fahreddin Ali’den dolayı “Sahibiye Medresesi” ve çinilerinin renginden dolayı halk arasında “Mavi Medrese” olarak da anılmaktadır.
Ayrıca İlgili Linkler:
Türkiye UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi
Çifte Minareli Medrese bilgileri
İç Anadolu Bölgesi tarihi yerleri
İç Anadolu Bölgesi fotoğraflar listesi

