Buruciye Medresesi eyvan kemerleri, Sivas Anadolu Selçuklu mimarisi

Buruciye Medresesi Bilgileri, Tarihi, Çinileri ve Özellikleri

Buruciye Medresesi; Sivas Cumhuriyet Meydanı’nda yer alan anıtsal konumu, simetrik iki katlı, açık avlulu ve dört eyvanlı klasik Selçuklu planı, dantel gibi işlenen meşhur Taç Kapısı, günümüzde kafeterya olarak kullanılan avlusu ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki yeri ile Anadolu Selçuklu mimarisinin günümüze en sağlam ulaşmış eşsiz şaheserlerinden biridir. Sivas kent merkezinde Çifte Minareli Medrese ve Şifaiye Medresesi ile omuz omuza yükselen bu büyüleyici yapı, İç Anadolu Bölgesi gezilecek tarihi yerler listelerinin en güçlü kültürel durakları arasında yer almaktadır. Pozitif bilimlerin okutulduğu bir eğitim merkezi olmasının yanı sıra, banisi Muzafferüddin Burucirdi’nin çinilerle bezeli türbesini de içinde barındıran medrese, taş işçiliğindeki sonsuzluk döngüsünü temsil eden geometrik motifleriyle estetik açıdan tam bir açık hava müzesi niteliğindedir.

Buruciye Medresesi Önemi

Buruciye Medresesi, gerek anıtsal mimarisi gerekse taş süsleme sanatındaki kusursuz simetrisi ile İç Anadolu Bölgesi gezilecek tarihi yerleri arasında çok ayrıcalıklı bir öneme sahiptir. Yapının en büyük önemi, başkent Konya gibi, Anadolu Selçuklu Devleti’nin Sivas’a ve bu bölgeye verdiği o devasa kültürel değeri ve siyasi gücü en rafine şekilde gözler önüne sermesidir. Hemen yanı başında yükselen ve İlhanlı Veziri tarafından yaptırılan Çifte Minareli Medrese ile Şifaiye Medresesi’nin oluşturduğu bu muazzam üçlü meydan envanteri, kentin antik çağlardan beri süregelen jeopolitik ağırlığını kanıtlamaktadır.

Ancak bu Selçuklu şaheserinin günümüzdeki önemi, sadece taş işçiliğinde değil, tarihi miras karşısındaki toplumsal sorumluluğumuzda da gizlidir. Günümüzde yapının avlusu ve eyvanlarının ne yazık ki bir kafeterya olarak kullanılması, tarih karşısındaki bilinçsizliğimizi çarpıcı bir şekilde sorgulatmaktadır. Eyvan girişlerine asılan “eyvanlarda sigara içmeyiniz” şeklindeki uyarılar durumun vehametini komik bir şekilde ortaya koysa da, Buruciye Medresesi bir çay bahçesinden çok daha fazlasını hak eden bir kültür mirasıdır. Anadolu Selçuklu sanatı tarzındaki bu muazzam yapının çok daha asil ve güzel amaçlar için korunması, Türkiye’nin koruma tarihi açısından da hayati bir önem taşımaktadır.

Buruciye Medresesi Kısa Bilgiler Tablosu

Özellik Buruciye Medresesi Detayları
Yapılış Tarihi Anadolu Selçuklu mimarisinin zirve döneminde, 1271 (Hicri 670) yılında inşa edilmiştir.
Hangi Devlet Zamanı? Anadolu Selçuklu Devleti dönemi (Sultan III. Gıyaseddin Keyhusrev saltanatı) eseridir.
İçinde Türbe Var mı? Evet; yapının anıtsal girişinin hemen solunda, medresenin banisi Muzafferüddin Burucirdi ve çocuklarına ait zengin çini süslemeli bir türbe odası yer almaktadır.
Bezeme ve Süsleme Sayısı Ön cephede 1 anıtsal Taç Kapı, 2 mukarnaslı pencere, 2 yivli köşe kulesi, ana eyvanda 2 büyük madalyon ve türbe içinde sayısız firuze/mor çini mozaik şeridi bulunmaktadır.
İlginç Bilgi: Gizli Geri Dönüşüm Açık avluyu çevreleyen revaklardaki taş sütunlar ve sütun başlıkları Roma ve Bizans dönemlerinden kalma “devşirme” malzemelerdir; hatta üzerlerinde hala Bizans monogramları ve Korint tipi işlemeler çıplak gözle seçilebilir.
İlginç Bilgi: Atipik Spiral Mimari Anıtsal Taç Kapı’nın hemen arkasında yer alan giriş eyvanı, spiral örgülü kubbe mimarisiyle örtülüdür; bu tasarım 13. yüzyıl Selçuklu medrese yapılarında benzeri olmayan, devrimsel ve ezber bozan bir yeniliktir.
İlginç Bilgi: Karanlık Hücreler Medresedeki öğrencilerin kaldığı odalar (hücreler) tamamen penceresiz ve masif tasarlanmıştır; bu durum mimarların Sivas’ın dondurucu kış soğuklarına karşı içerideki ısıyı korumak için geliştirdiği zekice bir yalıtım yöntemidir.
İlginç Bilgi: 12 Yıllık Kurtarma Operasyonu Medrese, 1956 yılından 1968 yılına kadar tam 12 yıl süren, Türkiye koruma tarihinin en önemli restorasyon süreçlerinden birini geçirmiş; Ali Saim Ülgen ve Mahmut Akok gibi efsane isimler tarafından yıkılmaktan kurtarılmıştır.

Buruciye Medresesi Ziyaret ve Giriş Bilgileri 2026

Sivas’ın kalbinde yer alan bu tarihi şaheseri rotasına eklemek isteyen seyahat severlerin en çok merak ettiği konulardan biri de medresenin kapı saatleridir. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi, Buruciye Medresesi’nin iç avlusunda günümüzde aktif olarak işletilen bir çay bahçesi veya kafeterya mevcuttur. Yapının bu ticari işlevlendirilmesi nedeniyle, ören yerine gün içinde herhangi bir saatte zahmetsizce girilebilmesi ve alanın ziyaret edilebilmesi mümkündür. Üstelik medrese tam olarak Sivas’ın merkezinde konumlandığından, ulaşım açısından da ziyaretçilerine büyük bir kolaylık sunmaktadır.

Medresenin kapılarının tam olarak sabaha kadar açık olup olmadığını yerinde sormayı düşünemedik; ancak içerideki kafeterya işletmesi muhtemelen gece yarısına kadar faaliyetine devam etmektedir. Eğer Buruciye Medresesi’ni hakkıyla ziyaret etmeyi ve o büyüleyici atmosferi solumayı planlıyorsanız, bu geziyi kesinlikle gündüz, sabahın erken saatlerinde uygulamalısınız. Çünkü içerideki insan sayısının en az olduğu zaman dilimleri bu erken sabah saatleridir. Erken saatlerde geldiğiniz takdirde hem alanı çok daha rahat ve gürültüsüz gezebilir hem de Anadolu Selçuklu mimarisini, o eşsiz bezeme ve taş süslemelerini hiçbir dikkat dağınıklığı yaşamadan milim milim inceleyebilirsiniz.

Buruciye Medresesi
Buruciye Medresesi

Buruciye Medresesi Mimari Özellikleri ve Bölümleri

Anadolu Selçuklu Devleti mimari özelliklerini ve özellikle dönemin taş süslemelerini geniş bir alanda yansıtan Buruciye Medresesi, tam olarak simetrik bir medrese planına sahiptir. Bu benzersiz özelliği ile aynı zamanda klasik Selçuklu medreseleri planına da tamamen uymaktadır. Kesme taştan yapılan bu muazzam yapı; dikdörtgen planlı, iki katlı, açık avlulu ve dört eyvanlı olarak planlanmış ve inşa edilmiştir. Ön cephesini süsleyen yivli köşe kuleleri ve yazı şeritli saçak silmesi, medrese mimarisine anıtsal bir saray havası katmaktadır.

yollardan.com okurlarının kapıdan adım attıkları andan itibaren medrese sınırları içerisinde görebileceği ve mimari detaylarını inceleyebileceği ana bölümleri şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Anıtsal Taç Kapı (Ana Giriş)
  • Giriş Mescidi (Sağ Mekân)
  • Muzafferüddin Burucirdi Türbesi (Sol Mekân)
  • Açık Avlu ve Sütunlu Revaklar
  • Dört Adet Büyük Eyvan
  • Kışlık Dershaneler ve Öğrenci Hücreleri

Sivas’ın merkezindeki bu Selçuklu şaheserini adım adım keşfederken taşların dilini daha iyi anlamanız adına, medresenin öne çıkan bu yapı birimlerine daha yakından göz atalım:

Buruciye Medresesi girişteki kubbe
Buruciye Medresesi girişteki kubbe

Anıtsal Taç Kapı ve Cephe Mimarisi

Buruciye Medresesi, Anadolu Selçuklu dönemi mimarisinin taş işçiliği açısından en görkemli, en rafine örneklerinden biri durumundadır. Yapının dışa bakan ön cephesinin her iki yanında yivli köşe kuleleri yer alırken, asıl sanat dehası merkezdeki anıtsal Taç Kapı üzerinde sergilenmektedir. Taç Kapının her iki yanında mukarnaslı iki adet pencere yer alır ve ön cephe hariç yapının diğer tüm dış cepheleri oldukça sade bırakılmıştır. Kapının hemen arkasında yer alan spiral örgülü ve kubbeyle örtülü giriş eyvanı ise 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu mimarisinde atipik bir örnek, ezber bozan bir yenilik olarak kabul edilmektedir.

Giriş Mescidi

Medresenin anıtsal ana kapısından içeriye adım attığınızda, giriş bölümünün hemen sağında konumlanan alan kentin dini ve manevi eğitim altyapısını göstermektedir. Kareye yakın mimari formuyla dikkat çeken bu kubbeli ve mihraplı mekân, medresede eğitim gören öğrencilerin ve hocaların vakit namazlarını eda ettiği orijinal medrese mescididir.

Muzafferüddin Burucirdi Türbesi

Giriş bölümünde mescidin hemen karşısında, yani sol tarafta yer alan benzer boyutlardaki diğer kubbeli mekân ise medresenin banisine ayrılmış olan türbe kısmıdır. Medreseyi Selçuklu mülküne kazandıran Muzafferüddin Burucirdi’nin mezarı bugün bu odadaki türbede yer almaktadır. Türbenin içi, dönemin estetik zevkini yansıtan son derece zengin Selçuklu çinileriyle bezelidir.

Muzafferüddin Burucirdi Kimdir?

Öncelikle Buruciye Medresesi’ni kim yaptırmıştır sorusuna uzun uzun cevap vermek gerekiyor olsa da ne yazık ki tarihi kaynaklarda yaptıran kişi hakkında pek fazla detaylı bilgi bulunmamaktadır. Medresenin orijinal kitabesinde adı geçen Muzafferüddin Burucirdi, halk arasında daha çok Hacı Maksut veya Hacı Mesud isimleriyle bilinip tanınmaktadır. Sivas ve çevresinde İranlı zengin bir tüccar olarak da bilinen Burucirdi, aslında medreseyi yaptırdığı dönemde Anadolu Selçuklu Devleti sultanı III. Gıyaseddin Keyhusrev zamanının kudretli vezirlerinden biridir.

Tarihi kayıtlarda ve medresenin kitabesinde Muzafferüddin Burucirdi’nin tam olarak hangi tarihte doğduğu ve hangi yılda vefat ettiği net olarak geçmemektedir. Ancak sultanın tahtta kaldığı yıllar (1265 – 1284) ve medresenin inşa tarihi göz önüne alındığında, kendisinin 13. yüzyılın ikinci yarısında yaşadığı, 1271 yılında medrese tamamlandığında hayatta olduğu ve bu tarihten kısa bir süre sonra vefat ederek kendi yaptırdığı bu eşsiz medresenin çinili türbe odasına defnedildiği kabul edilmektedir. Pozitif bilimlere büyük önem veren bu Selçuklu devlet adamı, bugün kendi adını taşıyan yapıda ebedi uykusundadır.

Açık Avlu ve Devşirme Sütunlu Revaklar

Medresenin kalbini oluşturan açık avlunun her iki yanında revaklı galeriler yükselmektedir. Bu revakların yapımında kullanılan sütunlar ve sütun başlıkları antik dönemlerden kalma devşirme malzemelerdir. Dikkatli gözlerle incelendiğinde, bazı sütun başlıklarının klasik Roma “Korint” tipi olduğu, bazılarının üzerinde ise doğrudan Bizans dönemi monogramlarının (dönem işaretlerinin) yer aldığı net bir şekilde görülebilmektedir.

Dört Anıtsal Eyvan ve Kışlık Dershaneler

Klasik Selçuklu geleneğine uygun olarak inşa edilen yapıda, açık avluya bakan tam dört adet büyük eyvan yer almaktadır. Giriş kapısının tam karşısında konumlanan sivri kemerli ve basık tonozlu yapı ana eyvandır. Bu ana eyvanın her iki yan duvarında Selçuklu sülüs yazılı madalyonlar yer alırken, eyvanın sağında ve solunda kalan odalar ise kış aylarında öğrencilerin üşümeden eğitim alabilmesi için kışlık dershane olarak tasarlanmıştır. Üst kattaki diğer medrese mekânlarına ise avlu girişindeki her iki yandaki taş merdivenlerle çıkılmaktadır.

Öğrenci Hücreleri (Odaları)

Açık avlunun iki yanındaki eyvanların arkasında sıralanan beşik tonozlu odalar, medresede yatılı kalan talebelerin ve dervişlerin konakladığı hücrelerdir. Sivas’ın çetin kış şartları göz önünde bulundurularak, içerideki sıcaklığı korumak amacıyla bu oda veya hücrelerin pencereleri bilerek tasarlanmamıştır; tamamen penceresiz ve masif bir yapıya sahiplerdir.

Buruciye Medresesi çiçek biçimli bezemeleri
Buruciye Medresesi çiçek biçimli bezemeleri

Buruciye Medresesi Taş Süslemeleri ve Çini Bezemeleri

Sivas’taki Buruciye Medresesi; aynı dönemde inşa edilen ve Anadolu Selçuklu taş işçiliğinin en rafine örneklerini yansıtan Çifte Minareli Medrese ve Şifaiye Medresesi gibi mimari anıtlar arasında son derece özel, seçkin bir konuma sahiptir. Ancak yapıyı sanatsal açıdan bir bütün olarak ele aldığımızda, bu alandaki taş oyma işçiliği konusunda Divriği Ulu Cami ve Şifahanesi açık ara öndedir. Buna rağmen Buruciye Medresesi, cephesindeki plastik değerler ve özellikle iç mekânındaki mozaik çini sanatı ile Selçuklu estetiğinin en dengeli şaheserlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Buruciye Medrese yapısının Selçuklu taş ve çini sanatına yön veren en karakteristik süsleme unsurlarını şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Taç Kapı Geometrik Bezeme Kuşakları
  • Sonsuzluk Döngüsünü Temsil Eden Yıldız Motifleri
  • Bitkisel Kabartmalar ve Palmetli Süslemeler
  • Yivli Köşe Kulelerindeki Özel İşçilik
  • Ana Eyvandaki Selçuklu Sülüs Yazı Kuşakları
  • Türbe Bölümünün Zengin Mozaik Çinileri

13.yüzyıl Selçuklu sanatının estetik şifrelerini çözmek adına, medresenin bu paha biçilemez bezeme ve süsleme detaylarını çok daha yakından inceleyelim:

Taç Kapı Süslemeleri ve Dantel Oyma İşçiliği

Buruciye Medresesi’nde sanatsal bezemeler ağırlıklı olarak abidevi Taç Kapı üzerinde yoğunlaşmıştır. Taç Kapı ve mukarnas ile bunların çevrelerini saran bitmek bilmez bezeme kuşakları, Anadolu Selçuklu dönemi süsleme sanatının tüm karakteristik özelliklerini üzerinde taşımaktadır. Adeta bir dantel gibi taşın üzerine ilmek ilmek işlenen bu kabartmalar, cepheye muazzam bir ışık-gölge oyunu kazandırmaktadır.

Geometrik Motifler ve Zaman Döngüsü Felsefesi

Taç Kapı üzerindeki geometrik formlu bezemeler, rastgele seçilmiş şekiller olmayıp derin bir felsefi anlam barındırmaktadır. Birbiri içine geçen bu geometrik taş süslemeleri ve yıldız motifleri, Selçuklu kozmolojisinde sonsuzluğu temsil eden bir zaman döngüsü oluşturmaktadır. Taç Kapı mukarnasının her iki yanında yükselen iki büyük dairesel madalyon da yine aynı geometrik ve kozmik felsefeyi yansıtacak şekilde cepheye simetrik olarak yerleştirilmiştir.

Bitkisel Bezemeler ve Palmetli Kabartmalar

Medresenin taş işçiliğinde sadece geometrik formlar değil, doğadan esinlenen bitkisel bezemeler de geniş yer tutmaktadır. Taç Kapının yüzeyini saran kıvrılmış dallar, stilize edilmiş bitki ve yaprak şeklindeki oyma bezemeler ile palmetli kabartmalar, taşın sert yapısını yumuşatarak yapıya canlı ve dinamik bir estetik kazandırmaktadır.

Yivli Köşe Kulelerinin Taş İşçiliği

Ön cephenin her iki ucunda yükselerek yapıya masif ve anıtsal bir kale duruşu kazandıran yivli köşe kuleleri de bu muazzam işçilikten payını almıştır. Bu kulelerin yüzeyleri; kabartmalı palmetler, geometrik bezeme şeritleri, bitkisel yaprak ve dallar ile yine aynı şekilde muazzam bir taş oymacılığı zanaatıyla baştan aşağı süslenmiştir.

Selçuklu Sülüs Yazı Şeritleri ve Madalyonlar

Medresenin basık kemerli kapı açıklığının hemen üstünde yapının orijinal inşa kitabesi yer almaktadır. İç avluya geçildiğinde ise ana eyvanın her iki yan duvarında birer anıtsal madalyon göze çarpar. Bu madalyonların içinde ve medresenin genelindeki kitabe kuşaklarında, Anadolu Selçuklu dönemi yapılarına asil ve karakteristik kimliğini kazandıran o meşhur Selçuklu sülüs yazısı hat sanatı muazzam bir estetikle mevcuttur.

Türbe Bölümünün Mozaik Çinileri

Buruciye Medresesi’nde Anadolu Selçuklu dönemi çini sanatının en seçkin örnekleri medresenin solundaki türbe kısmında yer almaktadır. Türbe odasının duvarlarının üst kısımlarında ve kubbe geçişlerinde bu firuze ve patlıcan moru çiniler net bir şekilde görülebilir. Tarihi kayıtlardan türbe içinin ve sandukaların üzerlerinin vaktiyle çok daha zengin bir çini kaplamaya sahip olduğu anlaşılmaktadır. Günümüzde bu zengin Selçuklu çini sanduka geleneğinin en canlı ve eksiksiz örneklerini Sahip Ata Vakıf Müzesi içindeki türbede bulunan çinilerle kıyaslayarak zihninizde canlandırabilirsiniz.

Buruciye Medresesi Tarihçesi ve Kronolojik Geçmişi

13.yüzyılda Sivas’ın merkezinde parlayan bir eğitim yuvası olarak inşa edilen Buruciye Medresesi’nin tarihsel kronolojisi; pozitif bilimlerin zirvesinden terk edilişe, Cumhuriyet dönemi restorasyonlarından günümüzdeki tartışmalı kullanımına kadar son derece hareketli evrelerden oluşmaktadır. Uzun yıllar önemli bir eğitim merkezi olan bu görkemli yapının ne zaman terk edildiği ve tam olarak hangi yüzyılda sessizliğe büründüğü bugün bile kesin olarak bilinememektedir.

Medresenin yapılışından günümüze uzanan tarihi süreçteki kırılma noktaları şu şekildedir:

1271: Kuruluş ve Pozitif Bilimler Eğitimi Dönemi

Medresenin kapılarındaki kitabelere ve tarihi kayıtlara göre yapı, 1271 yılında inşa edilmiştir. 13. yüzyılın o karmaşık siyasi ikliminde medresenin yapılma amacı dini eğitimle sınırlı kalmamış; matematik, fizik ve biyoloji gibi pozitif bilimler konusunda da ileri düzeyde bir eğitim merkezi olarak kullanılmıştır.

Cumhuriyet Dönemi ve Bürokratik Süreçler (1923 – 1971)

Anadolu Selçuklu döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar ulaşan Buruciye Medresesi, devlet korumasına alınarak 1957 yılına kadar Maarif Vekaleti Eski Eserler ve Müzeler Müdürlüğü bünyesinde kalmıştır. 1957 yılında çıkartılan yeni bir kanun ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Müdürlüğü’ne bağlanan anıtsal yapı, devletin kurumlarındaki yapısal değişimle birlikte sonradan 1971 yılında kurulan bugünkü Kültür Bakanlığı’na devredilmiştir.

1956 – 1968 Restorasyonu ve Arkeoloji Müzesi

1956 yılı, medresenin fiziksel olarak yeniden hayata döndürülmesi açısından tarihi bir mihenk taşıdır. Bu yılda hayata geçirilen kapsamlı restorasyon ve onarım çalışması, 1968 yılına kadar aralıksız sürdürülmüştür. Koruma camiasının ve mimarlık tarihçilerinin yakından tanıdığı Ali Saim Ülgen ile Arkeolog Mahmut Akok bu titiz restorasyon ekibinde yer almıştır. Bu onarımların başarıyla tamamlanmasının ardından, 1968 yılında Gök Medrese içinde bulunan Sivas Arkeoloji Müzesi buraya taşınarak medrese bir müzeye dönüştürülmüştür.

2014 UNESCO Süreci ve Selçuklu Medreseleri

Buruciye Medresesi, 2014 yılında “Anadolu Selçuklu Medreseleri” ismi ile ilan edilen kültür varlıklarından biri olarak UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi içine girmeyi başarmış ve uluslararası bir değer olarak tescillenmiştir. 15.04.2024 tarihinde bu elit listeye giren diğer Anadolu Selçuklu Medreseleri ise şunlardır: İnce Minareli Medrese, Karatay Medresesi, Erzurum Çifte Minareli Medrese, Yakutiye Medresesi, Sivas Çifte Minareli Medrese, Gök Medrese, Sahibiye Medresesi, Çifte Medrese ve Cacabey Medresesi’dir.

2017’den Günümüze: Kafeterya Kullanımı ve Eleştiriler

Yapının şüphesiz en çok tartışılan ve günümüzde de devam eden son dönemi, 2017 yılında avlusunda açılan kafeteryanın faaliyete geçmesiyle başlamıştır. Şifaiye Medresesi içinde de kafeterya olarak kullanılan orta avlu ve hemen karşısındaki Çifte Minareli Medrese’de 2017 yılında geçici çatılarla düzenlenmiş olan benzer kafeterya kullanımları, bu emsalsiz anıtsal yapıların yeniden işlevlendirilmesi hakkında yerel yönetimler ve yetkili mercilerin ne kadar yetersiz kaldığını açıkça gözler önüne sermektedir.

Buruciye Medresesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

yollardan.com okurlarının Sivas’ın kalbindeki bu eşsiz Selçuklu eseri hakkında seyahat öncesinde arama motorlarında en çok sorguladığı konuları, tarihi veriler ve resmi raporlar ışığında bir araya getirdik. İşte Buruciye Medresesi ve çevresindeki tarihi dünyaya dair en çok merak edilen sorular ve cevapları:

Buruciye Ne Demek?

Buruciye kelimesi, medreseyi yaptıran baninin memleketine atıfta bulunan nisbe kökenli bir isimdir. Yapının banisi Muzafferüddin Burucirdi, aslen İran’ın İsfahan ile Hemedan eyaletleri arasında kalan tarihi Burucerd (Borujerd) şehrindendir. Dolayısıyla “Buruciye”, dilbilimsel olarak “Burucerdli’ye ait olan, Burucerd kentinden gelen” anlamına gelmektedir.

Buruciye Medresesi Kime Ait?

Buruciye Medresesi, 1271 yılında Anadolu Selçuklu Devleti sultanı III. Gıyaseddin Keyhusrev döneminde, o dönemin güçlü vezirlerinden ve zengin tüccarlarından biri olan İran kökenli Muzafferüddin Burucirdi (halk arasındaki adıyla Hacı Mesud / Hacı Maksut) tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde ise mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde koruma altında bulunmaktadır.

Buruciye Medresesi Nerededir?

Buruciye Medresesi, İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan Sivas il merkezindeki tarihi Cumhuriyet Meydanı’nda konumlanmaktadır. Ören yeri, kentin tam kalbinde olup, Çifte Minareli Medrese ve Şifaiye Medresesi ile aynı meydanda omuz omuza yükselmektedir.

Gök Medrese ve Buruciye Medresesi Hangi Devlete Aittir?

Hem Gök Medrese hem de Buruciye Medresesi, 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu Devleti dönemine ait anıtsal mimari şaheserlerdir. Her iki yapı da Anadolu Selçuklu sanatının, taş işçiliğinin ve çini bezemelerinin en karakteristik özelliklerini taşıyan birer İslam medeniyeti mirasıdır.

Buruciye Medresesi Hikayesi Nedir?

Medresenin en dikkat çekici hikayesi, yapılış felsefesinde saklıdır. 1271 yılında inşa edilen bu yapı, sadece dini ilimlerin öğretildiği klasik bir okul olarak kalmamış; Anadolu’nun ortasında fizik, kimya, biyoloji ve matematik gibi pozitif bilimlerin de okutulduğu dönemin en modern üniversitelerinden biri olarak işlev görmüştür. Kapısındaki paha biçilemez taş oyma işçiliğindeki geometrik yıldızlar, Selçuklu mühendislerinin gökyüzüne, evrene ve zamandaki sonsuzluk döngüsüne olan hayranlığını ve felsefesini simgelemektedir.

Buruciye Medresesi Türbe Bölümünde Kim Yatıyor?

Buruciye Medresesi’nin ana giriş kapısından içeriye adım attığınızda hemen sol tarafta yer alan zengin çini süslemeli kubbeli odada, medresenin banisi olan Muzafferüddin Burucirdi ve çocukları yatmaktadır. Bu türbe odası, firuze ve patlıcan moru Selçuklu çini sanatı ve sülüs yazılı mozaikleriyle kentin en önemli inanç ve sanat duraklarından biridir.

Buruciye Medresesi Giriş Ücreti Var mı?

Buruciye Medresesi’ne girişler tamamen ücretsizdir ve alanda herhangi bir bilet gişesi ya da Müzekart zorunluluğu bulunmamaktadır. Medresenin iç avlusu günümüzde kafeterya ve çay bahçesi olarak işletildiğinden, günün erken saatlerinden gece geç saatlere kadar yapıyı ücret ödemeden rahatça ziyaret edebilirsiniz.

Ayrıca İlgili Kaynaklar:

Buruciye Medresesi fotoğrafları

Sivas Medreseleri

Türkiye Gezi Rehberi

Türkiye UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi

İç Anadolu Bölgesi tarihi yerler

İç Anadolu Bölgesi fotoğraflar listesi

Buruciye Medresesi fotoğrafları

Şifaiye Medresesi bilgileri

Gök Medrese bilgileri

Çifte Minareli Medrese bilgileri

Sivas ismi nereden gelmektedir?

Medreseler Kategorisi

Buruciye Medresesi’nin 1956-1968 Restorasyonu Üzerinden Türkiye Koruma Tarihinin Kısa Bir Koruması – Dr. Zeynep İnan Ocak, Dr. Öğr. Üyesi Gülsün Tanyeli

Unesco Dünya Mirası Geçici Listesi Anadolu Selçuklu Medreseleri