Gordion Müzesi, Yassıhöyük sınırları içerisinde, Ankara Polatlı ilçesi içinde Kral Midas Tümülüsü’nün yanı başında bulunmakla birlikte, özellikle Frig eserleri, Roma dönemi eserlerinin ve bilgilerinin sergilendiği geniş alana yayılmış olan ve adını Frig medeniyeti başkenti Gordion isminden alan müzemizdir. Ankara çevresinde mutlaka görülmesi gereken arkeolojik noktaların başında gelen bu müze, ziyaretçilerine Frigya’nın kadim mirasını yakından tanıma fırsatı sunmaktadır. İç Anadolu Bölgesi gezilecek önemli müzeler ve tarihi yerleri arasında yer alan Midas Tümülüsü ve Gordion Müzesi adeta birbirini tamamlamaktadır. Günümüze kadar gelebilen birçok Frig eseri olmasına rağmen Frig yazısı tam olarak çözülemediğinden ne yazık ki eserler verimli olarak incelenememektedir. Müze, Anadolu coğrafyasında Frig kültürünü odak olarak kabul etmiş birkaç müze ve ören yerinden biridir.
Gordion Müzesi ve Yassıhöyük Önemi

Yassıhöyük, tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olan Anadolu’nun en stratejik yerleşimlerinden biri olarak, günümüzde Gordion Müzesi ve çevresindeki antik kalıntılarla insanlık tarihine ışık tutmaktadır. Ankara Polatlı’da bulunan bu bölge, sadece arkeolojik bir alan değil, aynı zamanda Frigya uygarlığının kalbinin attığı yerdir.
Anadolu toprakları bulunduğu konumu itibariyle tarihin başlangıcından beri önemli bir geçiş noktası olmuştur ve insanın ataları Anadolu güzergâhını özellikle Avrupa kıtasına geçiş için kullanmışlardır. Bunun günümüzdeki en canlı örneği İstanbul’daki 1.000.000 yıllık Yarımburgaz mağarasıdır. Pek tabi ki çok yakın tarihlerde kültürel farklar ve medeniyetlerin ilk suretleri oluşmaya başlayınca Avrupa’dan da Anadolu’ya geçişler olmuştur. Örneğin Büyük İskender, doğuyu fethetmek için Çanakkale Boğazı’nı kullanmıştır. Buna benzer göçler her daim olmuştur. İşte Frigler de Trak kökenli kavimlerden biri olarak M.Ö. 1200 yıllarının başında Avrupa’dan Anadolu’ya gelmişler ve M.Ö. 750 yıllarında da Anadolu’daki en büyük krallıklardan biri olmuştur.
Frigya Tarihinin İzinde: Müze ve Tümülüsler
Bu yazıda Gordion Müzesi eserleri ve bilgileri ile birlikte Friglerin tarihi, Kral Midas’ın hayatı ve Midas Tümülüsü hakkında bilgiler verilmektedir. Ayrıca Osmanlı tezine ve Türklerin aleyhindeki batılı tarih tezlerine tepki olarak ortaya çıkan Türk Tarih Tezi’ne göre Türklerin atası Friglerdir. Kısaca Anadolu’da bir dönem büyük bir krallık kuran ve dönemin diğer krallıkları olan Asurlar ve Urartular gibi hâkim bir konuma gelen Frig Krallığı, Anadolu tarihi için önemli bir yer teşkil etmektedir. Ayrıca Anadolu tarihi hakkında Frig dönemi de dahil en kapsamlı eserlere sahip olan müze de yine Ankara’da bulunan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’dir.
Gordion Müzesi ve Midas Tümülüsü Kısa Bilgiler Tablosu
| Kategori | Özellik | Detay / Bilgi |
|---|---|---|
| Konum | Coğrafi Bilgi | Ankara, Polatlı İlçesi, Yassıhöyük Köyü |
| Midas Tümülüsü | Boyutlar | 53 metre yükseklik, 300 metre çap |
| Midas Tümülüsü | Önemi | Frig tümülüslerinin en büyüğü, Anadolu’nun 2. büyüğü |
| Gordion Antik Kenti | Başkentlik Dönemi | M.Ö. 8. yüzyıl – M.Ö. 6. yüzyıl (Frigya Başkenti) |
| Gordion Antik Kenti | Öne Çıkan Bölümler | Saray kompleksi, Megaron yapılar, Sur sistemi |
| Gordion Müzesi | Envanter Durumu | 1.000+ kayıtlı eser (Müze ve çevre depoları dahil) |
| Gordion Müzesi | Sergilenen Eserler | Midas Tümülüsü buluntuları, Matar kabartması, seramikler |
| İlginç Bilgi | Mühendislik | Mezar odasında hiç çivi kullanılmamış, geçmeli sistemdir. |
| İlginç Bilgi | Rekor | Müze bahçesindeki Megaron 2, dünyanın en eski çakıl mozaiğidir. |
| İlginç Bilgi | Tarihsel Not | Mezarın aslında Kral Gordias’a ait olduğu düşünülmektedir. |
Tablo İçin Kısa Bir Not:
“Gordion ve çevresi, sadece bir tarih müzesi değil; M.Ö. 8. yüzyıldan günümüze ulaşan bir mühendislik ve sanat kronolojisidir. Tablodaki veriler, Frigya medeniyetinin kentleşme ve mimarideki ileri düzey anlayışını rakamlarla da kanıtlamaktadır.”
Gordion Müzesi Ziyaret Rehberi: Giriş Ücreti ve Saatleri 2026
Gordion Müzesi eserleri, bilgileri ve Frig tarihi ile Kral Midas hakkında diğer bilgilere geçmeden önce Gordion Müzesi ücret ve ziyaret bilgileri nasıldır, bunu açıklayalım: Kültür Bakanlığı’na bağlı olan Gordion Müzesi’nde Müzekart geçmektedir. Eğer Müzekart yoksa giriş ücreti 3 Euro karşılığı TL’dir. Müzekart 2026 yılı fiyatı ise 200 TL’dir. Bu avantajlı kart ile hem müzeyi hem de çevre kalıntıları daha ekonomik bir şekilde keşfedebilirsiniz.
Midas Tümülüsü ve Müze Çalışma Saatleri
Midas Tümülüsü ve Gordion Müzesi haftanın her günü 08:30-17:30 saatleri arası ziyaret edilebilir. Müzenin gişesi ise 16:45’te son ziyaretçiyi almaktadır. Planlı bir gezi için müzenin kapanış saatinden en az 1-2 saat önce alanda bulunmanız önerilir.
İletişim ve Detaylı Bilgi
Ayrıca güncel bilgi almak için müzeyi 03126382188 numaralı telefondan arayabilir, gordionmuzesi@kultur.gov.tr adresinden mail atabilirsiniz. O halde Gordion Müzesi eserleri ve hakkındaki bilgileri anlamak için öncelikle Frigler kimdir ve Frig kültürünün önemi nedir, Kral Midas kimdir konularına geçelim.
Gordion Antik Kenti: Frigya’nın Başkenti

Ankara Polatlı’da bulunan Gordion, Frig Krallığı’nın başkenti olmuştur. Yunan mitolojisine göre ilk kral Gordios (bazı kaynaklarda Goros), Gordion’u kurmuş, imar planlarıyla geliştirmiş ve şehir etrafına bir de sur yaptırmıştır. Yapılan kazılarda Gordion kentinin altında Hitit yerleşkesi olduğu görülmektedir. Ayrıca birçok Hitit kenti yerleşkesinin üzerinde de Frig mimari yapıları gün yüzüne çıkmıştır. Hititlerin tarih sahnesinden silinişinde Friglerin etkisi bulunmaktadır.
Gordion’da Arkeolojik Kazılar ve Şehir Planı
Antik kent, sadece surları ve görkemli tümülüsleriyle değil, aynı zamanda Hitit döneminden başlayarak Frig ve sonraki dönemlere uzanan yerleşim katmanlarıyla Anadolu arkeolojisinin en önemli merkezlerinden biridir. Kazılar sonucunda ortaya çıkarılan imar planları, sur sistemleri ve yerleşim dokusu, Friglerin kentleşme konusundaki ileri düzeydeki anlayışını kanıtlamaktadır. Bugün bu antik kenti ziyaret ettiğinizde, Frigya’nın sadece bir efsaneler ülkesi olmadığını, aynı zamanda yüksek bir şehir kültürü oluşturmuş bir medeniyet olduğunu yakından görebilirsiniz.
Gordion Antik Kenti: UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde Bir Hazine
Ankara Polatlı’da bulunan Gordion Müzesi ve Gordion Tümülüsü bilgilerine geçmeden önce Gordion Antik Kenti’nin 2012 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Geçisi Listesi içinde yer aldığını belirtelim. 2023 yılının Eylül ayından itibaren de UNESCO Dünya Mirası Komitesi’nde alınan karar ile artık bir dünya mirası olarak korunacak olan antik kent Türkiye’den UNESCO Dünya Mirası Listesi içinde yer almaktadır. Böylece antik kent, UNESCO Dünya Mirası Listesi içinde Türkiye’den 20. Kültürel Miras Varlığı olarak yer almıştır.
Neden UNESCO Dünya Mirası?
Gordion’un bu prestijli listeye girmesi, bölgenin tarihsel ve mimari açıdan evrensel değerini tescillemiş oldu. Antik kentin sahip olduğu bu statü, hem yerli hem de yabancı turistlerin bölgeye olan ilgisini her geçen gün artırarak, Frigya medeniyetinin izlerinin daha geniş kitlelerce keşfedilmesini sağlamaktadır.
Gordion Müzesi İçinde Neler Var?

Ankara Gordion Müzesi, Midas Tümülüsü’nün hemen yan başında ve Gordion antik kentine 1,5 kilometre mesafededir. Gordion Tümülüsü buluntularının çoğu Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne götürülmüş olsa da Gordion Müzesi sergi salonlarında Midas Tümülüsü mezar odası buluntularının bir kısmı bulunmaktadır. Ayrıca müzede Gordion antik kenti buluntuları da sergilenmektedir.
Müze ziyaretinizde karşılacağınız temel koleksiyon grupları ise şunlardır:
- Midas Tümülüsü Mezar Eserleri: Mezar odasından çıkarılan ahşap ve madeni zengin buluntular.
- Frig Dönemi Eserleri: Günlük yaşamı yansıtan çeşitli el sanatı ürünleri.
- Antik Kent Buluntuları: Gordion antik kenti kazılarından elde edilen mimari ve arkeolojik parçalar.
- Tarihi Mozaikler: Müzenin açık hava sergileme alanında korunan benzersiz zemin döşemeleri.
- Kült ve Adak Nesneleri: Friglerin inanç dünyasına dair kabartmalar ve dini objeler.
(Bu eserlere dair detaylı tarihsel bilgileri ve öne çıkan parçaların analizlerini yazımızın devamındaki ilgili bölümlerde inceleyebilirsiniz.)
Midas Tümülüsü (Yassıhöyük) İçinde Neler Var?
Midas Tümülüsü yapım itibariyle diğer Frig tümülüslerinden biraz farklıdır. Çünkü mezar bölümü toprakta açılan çukura konulmamış, toprak zemine yapılmıştır. Mezar odasının etrafını 80 cm kalındığında kireç taşı bloklarından 3 metre yüksekliğinde duvar kuşatmaktadır. Duvar ile oda arası ise küçük moloz taşlarla doldurulmuştur. Şu anda ziyaret ettiğinizde bir zamanlar moloz taşla dolu olan bu çepeçevre geçitte yürümektesiniz.
Mezar Odasının Mimari Sırları
Bu devasa anıt mezar, antik dönemin en ileri mühendislik tekniklerinden biriyle inşa edilmiştir. Mezar yapısı çift cidarlıdır. İçteki cidar üstte dışarı doğru uzanan ve moloz taş dolu bölümün basıncını tutan dört taraflı bir kasnak oluşturan kirişlerle desteklenir. Dış cidar ise büyük boyutlu ahşap tomrukların çantı tekniğinde inşa edilmesiyle oluşturulmuş bir nevi kaplama görevi görür. Bu dış cidar yukarda kirişlerin oturduğu bir zemin teşkil eder.
Yapıda kullanılan malzemeler, dönemin doğasıyla uyum içerisindedir; dış yapıdaki bu kütükler için ardıç ve sedir ağaçları tercih edilmiştir. Mezar odasının iç boyutları 6.20 x 5.15 metredir. Yüksekliği ise 3.5 metredir. Mezar odasının giriş kapısı yoktur. Çatı, kırma çatı şeklinde ve çift cidarlıdır. Çatının üzerine 4 metre kadar taş yığılmıştır. Bu yığının üzerine de yığma toprak ve kil yerleştirilmiştir. Bu mimari, mezar odasını binlerce yıl boyunca dış dünyadan tamamen izole ederek içindeki eşyaların günümüze kadar korunmasını sağlamıştır.
Gordion Müzesi’nde Mutlaka Görülmesi Gereken Eserler

Müze koleksiyonunun keşfedilmeyi bekleyen eşsiz parçaları şunlardır:

- Ana Tanrıça Matar Kabartması: Gordion antik kenti civarında bulunmuş, Frig dini inancını yansıtan ve müzenin en önemli sembollerinden biri kabul edilen eser.
- Megaron 2 Mozaiği: M.Ö. 9. yüzyıla tarihlenen, dünyanın en eski çakıl mozaik döşemesi olma unvanını taşıyan ve 1956’da kurtarılarak müze bahçesine taşınan devasa çalışma.
- Kırk Parçalı Kakmalı Masa: Midas Tümülüsü’nden çıkarılan; çivi kullanılmadan birbirine geçmeli (kilitli) tekniğiyle üretilmiş, Friglerin mobilyacılıkta ulaştığı yüksek sanatın kanıtı olan eşsiz parça.
- Bronz Situlalar: Birinde koç, diğerinde aslan başı figürü bulunan, törensel veya günlük kullanım için üretilmiş usta işi metal döküm eserler.
- Geometrik Desenli Frig Seramikleri: Yuvarlak ağızlı kulplu sürahiler ve dönemin karakteristik Frig motiflerini taşıyan zarif vazolar.
- Fibula (Çengelli İğneler): Mezar odasında bulunan, hem giyim kuşamda hem de süslemede kullanılan 145 adetlik koleksiyonun bir parçası olan usta işi tokalar.
- Ahşap Ev ve Yaşam Objeleri: Friglerin günlük hayatına dair ahşap kaşıklar, derin tabaklar, çeşitli çocuk oyuncakları, sandalyeler ve tabureler.
- Roma Dönemi Yapı Parçaları: Müze bahçesinde sergilenen, bölgedeki yerleşimlerin tarihsel sürekliliğini gösteren mimari kabartmalar.
- Bronz Kazanlar: Mezar odasında bulunmuş, bazıları denizkızı ve insan başı figürleriyle süslenmiş görkemli kazanlar.
Özellikle Gordion antik kenti civarında bulunan kapıda duran ana tanrıça Matar kabartması müzenin en önemli eserlerinden biridir. Bunun yanında müzenin bahçesinde de Frig dönemine ait çeşitli kabartmalar ile Roma dönemine ait çeşitli yapı parçaları buluntuları sergilenmektedir.
Gordion Müzesi bahçesinde bulunan M.Ö. 9.yy’dan kalma dünyanın en eski çakıl mozaik döşemesi olan Megaron 2 Mozaiği de görülmeye değer eserlerdendir. Megaron 2 mozaiği 1956 yılında bulunmuş ve kesilerek yerinden kaldırılmıştır. Sonrasında ise sergilenmek üzere Gordion Müzesi açık hava sergi alanına getirilmiştir. Bu önemli çakıl taşlı mozaik için koruma çalışmaları 2011 yılından günümüze kadar gelen süreçte hâlâ yapılmaktadır.
Gordion Müzesi Sergilenen Diğer Eserler

Gordion Müzesi içindeki diğer eserler yuvarlak ağızlı kulplu sürahiler, geometrik desenli vazolar, Frig süsleme sanatı ile yapılmış olan kaplar, ahşaptan çeşitli ev dekoru parçalarıdır. Ayrıca müzede Frig masaları, tabaklar, kaşıklar, oyuncaklar ve sandalye ile tabureler de bulunmaktadır. Özellikle Midas Tümülüsü’nde bulunan kırk parçalı kakmalı masa Friglerin mobilyacılıkta ve marangozlukta ne kadar ileri olduğunu göstermektedir. Frigler birçok mobilyada çivi kullanmamıştır. Bundan dolayı mobilyaların çoğu birbirine geçmeli olarak yapılmıştır. Tümülüslerin mezar odalarında bulunan ahşap eşyalar bu anlamda ayrı bir sanat eseridir.
Günümüzde bu eserlerin çoğunu Gordion Müzesi ile Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde görmek mümkündür. Frig dönemi yerleşimler, alanlar ve buluntular son dönemlerde daha yoğun olarak çalışılmaktadır ve yapılan çalışmalar hâlâ eksik parçalar olan Anadolu arkeolojisine ışık tutmaktadır.
Midas Tümülüsü ve Yassıhöyük: Kral Midas’ın Mezarı mı?

M.Ö. 1200’lü yıllarda Balkanlar’dan gelen Frigler beraberlerinde birçok yeni kültür ve adet getirmiştir. Bir mezar şekli veya mezar anıtı olarak kabul edilen tümülüs de bunlardan biridir. Günümüzde birçok Frig tümülüsü olmakla birlikte bunlardan en ünlüleri Gordion Müzesi yanındaki Gordion Tümülüsü (Midas Tümülüsü veya Yassıhöyük, Yassıhüyük olarak da geçmektedir) ile Anıtkabir yapımı sırasında arazide ortaya çıkan Frig tümülüsleridir. Anıtkabir’deki tümülüsleri mesleğin iki duayeni Tahsin Özgüç ile Mahmut Akok kazmıştır. Frig Tümülüslerinin en çok bulunduğu alan Gordion, Ankara ve Yozgat’tır.
Tümülüs Nedir ve Frigler Neden Tümülüs Yapmıştır?
Tümülüsler temel olarak tekil ya da toplu bir gömü içeren höyüklere verilen isimdir. Birçok inşa tipi olmakla birlikte Frig tümülüsleri genelde yapı olarak, kral ailesinden veya soylu olan zengin kişilerin öldükten sonra açılan çukurlar içine ağaçtan yapılmış mezarlara veya mezar odalarına konulup üzerlerinin yığma toprakla örtülmesi sonucu ortaya çıkmış olan anıtsal mezarlardır. Ölen kişi ve ölü hediyeleri mezar odasına konulduktan sonra çatı örtülür ve çatının da üzerine taş yığını konulup toprak veya kil ile kapatılmaktadır.
Bu anıtsal mezar geleneği, Friglerin hem inanç dünyasını hem de statüye verdikleri önemi yansıtan, günümüze ulaşmış en etkileyici mimari miraslardan biridir.
Midas Tümülüsü ve Büyük Tümülüs Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Polatlı’da bulunan Gordion tümülüsleri hakkındaki araştırmalar ve çalışmalar ilk olarak 1900’lü yılların başında başlamıştır. Buradaki tümülüslerin ilk beş tanesini Alman araştırmacılar Güstav Körte ve Alfred Körte kardeşler araştırmışlardır. Sonrasında ise 1950’li yıllarda Pennsylvania Üniversitesi buradaki başka tümülüslerde (6 adet) kazı ve araştırma yapmıştır. Pennsylvania Üniversitesi’nin yaptığı çalışmalar 2017 yılına kadar aralıklı olarak devam etmiştir.
1957 Yılındaki Büyük Keşif ve Tünel Metodu
Büyük Tümülüs de denilen Midas Tümülüsü’nü ise ilk olarak yine 1900’lü yılların başında Güstav kardeşler açmak istemiş olsa da mali ve teknik kaynakları iyice yetersiz kalmıştır. Bundan dolayı Midas Tümülüsü 1957 yılında R.S Young başkanlığında Pennsylvania Üniversitesi Müzesi araştırma ekibi tarafından açılmıştır. Araştırmacılar tümülüse zarar vermeden mezara ulaşmak için daha önceden denenmemiş bir yöntem denemişler ve tünel metodu denilen bir yöntemle mezar odasına ulaşmışlardır. Tünel metodu uygulamasını ise Zonguldak’tan getirilen deneyimli madenciler yapmıştır.
Tümülüsün Mimari ve Tarihsel Boyutları
Midas tümülüsü 300 metre çapında ve 53 metre yüksekliğindedir. Bu özelliği ile Frig tümülüslerinin en büyüğüdür. Ancak antik dünyadaki ve Anadolu’daki en büyük ikinci tümülüstür. Anadolu’da Manisa’da bulunan Lidya Tümülüsleri içindeki Lidya Kralı Alyattes’e ait olan tümülüsler türünün en büyükleridir. Midas Tümülüsü’nün merkezinde yer alan ağaç çantı tekniğinde yapılmış mezar odası ve içindeki mobilyaları çok iyi korunmuş durumdadır. Anadolu Medeniyetleri Müzesi içindeki örnek modeli ise gerçeğinin ½ ölçüsündedir. Buradan çıkartılan çeşitli eşyalar ve mobilyalar da yine aynı müzede sergilenmektedir.
Mezar Odasının Mühendislik Harikası Yapısı

Midas Tümülüsü yapım itibariyle diğer Frig tümülüslerinden biraz farklıdır. Çünkü mezar bölümü toprakta açılan çukura konulmamış, toprak zemine yapılmıştır. Mezar odasının etrafını 80 cm kalındığında kireç taşı bloklarından 3 metre yüksekliğinde duvar kuşatmaktadır. Duvar ile oda arası ise küçük moloz taşlarla doldurulmuştur. Şu anda ziyaret ettiğinizde bir zamanlar moloz taşla dolu olan bu çepeçevre geçitte yürümektesiniz.
Mezar yapısı çift cidarlıdır. İçteki cidar üstte dışarı doğru uzanan ve moloz taş dolu bölümün basıncını tutan dört taraflı bir kasnak oluşturan kirişlerle desteklenir. Dış cidar ise büyük boyutlu ahşap tomrukların çantı tekniğinde inşa edilmesiyle oluşturulmuş bir nevi kaplama görevi görür. Bu dış cidar yukarda kirişlerin oturduğu bir zemin teşkil eder. Dış yapıdaki bu kütükler için ardıç ve sedir ağaçları tercih edilmiştir. Mezar odasının iç boyutları 6.20 x 5.15 metredir. Yüksekliği ise 3.5 metredir. Mezar odasının giriş kapısı yoktur. Çatı kırma çatı şeklinde ve çift cidarlıdır. Çatının üzerine 4 metre kadar taş yığılmıştır. Bu yığının üzerine de yığma toprak ve kil yerleştirilmiştir.
Mezar Odasındaki Zengin Gömü Eşyaları ve Buluntular
Mezar odası çok zengin gömü eşyaları veya mezar eşyaları ile dolu olarak bulunmuştur. Bu eşyaların büyük bölümü ağaç ve madendendir. Bu eşyalar genel olarak, ahşap masalar, büyük ve geniş kazanlar, yonca ağızlı küçük ve normal testiler, palmetli, küre biçimli halka kulplu bronz kaplar ve kâseler biçimindedir. Özellikle kazanlardan biri denizkızı ve insan başı biçiminde dört kulp ile süslenmiştir.
Mezar odasında ayrıca 145 adet fibula (bir çeşit toka veya kopça, ataç) bulunmuştur. Bunların otuz tanesi ölünün üzerindedir. Ayrıca mezar odasında çok sayıda yuvarlak saplı derin ve sığ bronz taşlar da bulunmuştur. En önemli buluntulardan biri de biri koç başlı olan diğeri aslan başlı olan iki ayrı bronz situladır. Doksan bir adet omphaloslu kap, kazanlar içindeki düzgün ve siyah renkli Frig seramikleri de diğer buluntular arasındadır. Mezarda veya tümülüste altın bulunmamıştır.
Frigler Kimdir? Frigya Tarihine Yolculuk

Friglerin M.Ö. 1200 yıllarında Balkanlardan geldiği düşünülmektedir. Dönem Anadolu’da Erken Demir Çağı’dır; M.Ö.1200-M.Ö.800). Bu tarih aynı zamanda Hitit İmparatorluğu’nun bittiği ve Hititlerin Geç Krallık dönemi denilen zamana da denk gelmektedir. Dolayısıyla Hititlerin o yıllarda gücünü kaybetmesi Friglerin de M.Ö. 750 yılına kadar ağır da olsa gelişmesine sebep olmuştur diyebiliriz.
Antik Kaynaklara Göre Friglerin Karakteri
Dönemin tarihçilerine ve coğrafyacılarına göre Frigler hakkında değişik bilgiler mevcuttur. Eski kaynakların bu topluma bakışı oldukça çeşitlilik göstermektedir:
- Homeros’a göre: ‘Savaşçı toplum’
- Strabon’a göre: ‘Barışsever’
- Arrianus’a göre: ‘Mutlu kavim’
- Livius’a göre: ‘Korkak bir toplum’
Ancak Hitit yazılı belgelerinde Eski Yunanlılar’ın Frigler, Asurlular’ın da Muşkiler dediği, Orta Anadolu’ya istilacı bir kavmin veya halkın geldiği belirtilmektedir. Bu bilgi de bize Friglerin pek de korkak olmadığını ve savaşçı, at yetiştiren bir kavmin olduğunu göstermektedir. Ancak günümüzde yapılan araştırmalar neticesinde Muşkiler’in ölü gömme adetleri Frigler’den farklıdır. Dolayısıyla günümüzde Muşkiler’in Frigler olup olmadığı hâlâ bir tartışma konusudur.
Başkent Gordion ve Frig Krallığı’nın Yükselişi
Günümüzde Ankara ili Polatlı ilçesinde bulunan Gordion, Frig Krallığı’nın başkenti olmuştur. Yunan mitolojisine göre ilk kral Gordios (bazı kaynaklarda Goros), Gordion’u kurmuş, imar planlarıyla geliştirmiş ve şehir etrafına bir de sur yaptırmıştır. Yapılan kazılarda Gordion kentinin altında Hitit yerleşkesi olduğu görülmektedir. Ayrıca birçok Hitit kenti yerleşkesinin üzerinde de Frig mimari yapıları gün yüzüne çıkmıştır. Hititlerin tarih sahnesinden silinişinde Friglerin etkisi bulunmaktadır.
Kral Midas: Efsaneler ve Arkeolojik Gerçekler
Gordios’un oğlu Midas, günümüzde bilinen efsanevi Frig Kralı’dır. Birçok Yunan kaynağında ve Asur kaynağında ismi geçmektedir. Yine birçok kaynağa göre M.Ö. 8.yy’da krallık yapmıştır. M.Ö. 738 yılında tahta oturan Kral Midas’ın M.Ö. 696 yılında Kimmer istilası nedeniyle intihar ettiği düşünülmekteydi.
Kral Midas Nasıl Öldü? Ancak Midas Tümülüsü’nde bulunan mezarı ve iskeleti sonrasında 1992 yılında kafatasında çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Kafatasının üç boyutlu tomografisi çekilmiş ve incelenmiştir. Patoloji uzmanlarınca incelenen kafatasında göz çukuru sağ köşesinden yukarı doğru kırık tespit edilmiştir. Ayrıca kırık etrafındaki lekelerin de demir içeren kan kalıntıları olduğu tespit edilmiştir. Kısaca Kral Midas intihar etmemiş, aldığı bir darbe ile öldürülmüştür. Kafatası günümüzde Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi içinde sergilenmektedir.
Frigya’nın Sonu ve Yıkılış Süreci
Bazı kaynaklarca Kral Midas sonrasında beş kral daha Frigya’ya hükmetmiştir. Ancak yoğun Kimmer istilası tam olarak Frigya’nın sonunu getirmiştir. Kimmer istilası da Eusebios’a göre M.Ö. 696-695, Africanus’a göre ise M.Ö. 675-674 yıllarında yaşanmıştır. Aynı yıllarda Gordion’da büyük de bir yangın çıktığı arkeolojik kazılar neticesinde gün yüzüne çıkartılmıştır. M.Ö.590 yılında ise komşu ülke Lidya’nın kralı Alyattes’in yapmış olduğu seferler sonrası Frigler tarih sahnesinden silinmiştir.
Kral Midas Kimdir? Efsanelerle Ölümsüzleşen Frigya Kralı

Frigya denildiğinde aklımıza ilk gelen Kral Midas’tır. Frigya’nın kurucusu olan Goros veya Gordios’un oğlu olan Midas zamanında Frigya en görkemli zamanlarını yaşamıştır. Frigya Kızılırmak’ın batı kıyılarına kadar uzanmıştır. Doğuda Asur ve Urartular ile komşudur. Batıda ise Sakarya nehri ile antik Yunan şehir devletleri bulunmaktadır. Babası Gordios gibi kentleşmeye ve imara önem veren Midas, özellikle Gordion’a birçok yapı yaptırmış ve kentin çevresindeki surları da genişletmiştir ve yenilemiştir.
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi yakın zamana kadar Kimmer yenilgisi sonrası intihar ettiğini zannetmiş olduğumuz Midas, büyük ihtimalle Kimmer istilası sırasında kafasına aldığı bir darbe ile öldürülmüştür. Bizler Kral Midas’ı genellikle iki efsaneden biliriz. Bu iki efsane ise ‘Eşek Kulaklı Midas’ ile ‘Dokunduğu Her Şeyi Altına Çeviren Midas’ efsaneleridir. Ancak Midas ve ailesi etrafında şekillenen Frig mitolojisi bunlarla sınırlı değildir.
Kral Midas ve Frigya’nın Dilden Dile Dolaşan Efsaneleri
- Eşek Kulaklı Midas Efsanesi: Efsaneye göre sanatların, şiirin tanrısı Apollon ile kır tanrısı Pan bir çalgı çalma yarışması yapar. Kral Midas da yarışma sonucunu belirleyecek olan jüridedir. Yarışma sonrası Midas oyunu Pan’dan yana kullanır. Apollon buna kızarak ‘güzel müziği ayırt edemeyen kulak insan kulağı olamaz, sana eşek kulağı yarışır’ diyerek Midas’ın kulaklarını eşek kulakları yapar. Kral Midas bir süre eşek kulaklarını bir külah içinde saklasa da berberi bunu fark eder. Ancak bu sırrı bir süre saklar ve sonunda dayanamaz. Bir kuyuya ‘Midas’ın kulakları eşek kulakları’ diye bağırır. Kuyudaki su akarak bu sırrı tüm ülkeye yayar. Herkes bu durumu öğrenince Midas kulaklarını keser ancak kulakları sarmaşık gibi tekrar uzar. Sonunda Apollon’a kulaklarını düzeltmesi için yalvaran bütün servetini vermeye razı olur. Kulaklarına kavuşan Midas’ı efsaneye göre tanrı daha sonra öldürecektir.
- Dokunduğu Her Şeyi Altına Çeviren Midas Efsanesi: Bu efsanenin farklı versiyonları vardır. Ancak en çok bilineni şu şekildedir: Şarap tanrısı olan Dionisos’un arkadaşı Stairos şarap içip Midas’ın gül bahçesinde sızar. Herkes Satiros’u ararken bulunur ve Kral Midas’a getirilir. On gün on gece Midas sarayında Satiros’u ağırlar. Satiros bundan hoşnut kalır ve Dionisos’a anlatır. Dionisos da Midas’a bu iyiliğinden dolayı ‘dile benden ne dilersen’ der. Kral Midas da her dokunduğunun altın olmasını ister. Ancak bir süre sonra Midas’ın her tuttuğu altın olmaya başlayınca istemiş olduğunun yanlış olduğunu anlar. Çünkü sarayına dönüp yemek yemek istediğinde her dokunduğu yiyecek altın olduğu için yiyemez. Hatta kızına bile dokunduğunda kızı altın olur. Sonunda Dionisos’dan bu gücü geri almasını ister. Tanrı da Midas’a Paktolos ırmağında yıkanmasını söyler. Paktolos ırmağı günümüzde Sardes harabelerinden geçmektedir. Irmakta yıkanan Midas gücünü ırmağa bırakır ve her şey normale döner.
- Gordion Düğümü Efsanesi (Kral Gordios): Midas’ın babası Gordios ile ilgilidir. Gordion’a gelen bir kehanet sonucu halk, şehre ilk gelen ve öküz arabasıyla (kağnı) şehre giren kişiyi kral seçmeye karar verir. Bu kişi Gordios olur. Gordios, kral olunca şükran olarak arabasını Zeus tapınağına bağlar. Bu düğüm öylesine karışıktır ki, “kim çözerse Asya’nın hâkimi o olacaktır” denir. Yüzyıllar sonra Büyük İskender buraya gelir, düğümü çözemeyince kılıcını çekip keser. Bu, Gordion isminin ölümsüzleştiği bir diğer önemli efsanedir.
Gordion ve Midas Tümülüsü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Gordion Müzesi, Midas Tümülüsü ve bölgedeki arkeolojik çalışmalar hakkında ziyaretçilerimizin en çok merak ettiği konuları aşağıda yanıtladık. Bölgeyi ziyaret etmeden önce bu temel bilgiler, gezinizi daha anlamlı kılacaktır.
Evet, Gordion Müzesi ile Midas Tümülüsü birbirinin hemen yan başında, Ankara’nın Polatlı ilçesindeki Yassıhöyük sınırları içerisindedir. Aralarında sadece yürüme mesafesi kadar kısa bir mesafe bulunur; bu nedenle her iki noktayı tek bir gezi planında kolaylıkla ziyaret edebilirsiniz.
Halk arasındaki “Dokunduğu her şeyi altına çeviren kral” efsanesine rağmen, yapılan arkeolojik kazılarda Midas Tümülüsü’nde altın bulunmamıştır. Mezardan çıkarılan eserler daha çok ahşap mobilyalar, bronz kaplar, kazanlar ve çeşitli günlük yaşam objelerinden oluşmaktadır.
Evet, Gordion Müzesi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlıdır ve girişte Müzekart geçerlidir. Müzekartınız yoksa, güncel giriş ücretleri üzerinden bilet alarak hem müzeyi hem de çevre kalıntıları ziyaret edebilirsiniz.
Kesinlikle. Gordion Antik Kenti, 2023 yılında alınan kararla UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ne girmiştir. Türkiye’nin bu listedeki 20. kültürel miras varlığı olarak tescillenmiş olup uluslararası düzeyde koruma altındadır.
Halk arasında “Midas Tümülüsü” olarak bilinse de, modern arkeolojik araştırmalar ve patolojik incelemeler bu mezarın Kral Midas’a değil, büyük ihtimalle babası Kral Gordias’a (Gordios) ait olduğunu göstermektedir.
Gordion Müzesi ve Midas Tümülüsü haftanın her günü ziyarete açıktır. Ziyaret saatleri 08:30 ile 17:30 arasındadır. Ancak müze gişesi, kapanış saatinden önce, yani 16:45 itibarıyla son ziyaretçisini kabul etmektedir.
Ayrıca İlgili Linkler:
Gordion Tümülüsü ve Müzesi fotoğrafları
Türkiye’deki Arkeoloji Müzeleri
Türkiye UNESCO Dünya Mirası Listesi
İç Anadolu Bölgesi tarihi yerler listesi
İç Anadolu Bölgesi fotoğrafları listesi
Anadolu Medeniyetleri Müzesi bilgileri
Aizanoi Antik Kenti Frig eserleri
Serap Erdoğan – Gordion Tümülüsleri Işığında Frigler’de Oda Mezarlara Ölü Gömme Gelenekleri

