Edirne Eski Cami veya diğer isimleri ile Eski Ulu Cami, Edirne Ulu Cami, zengin tarihi, anıtsal mimari özellikleri ve payelerini süsleyen devasa hat yazıları ile Edirne’de gezilecek yerler listesinin ve Marmara Bölgesi’nin en köklü duraklarından biridir. Osmanlı Devleti’nin eski başkentinde yükselen, halk arasında Edirne Ulu Cami, Edirne Eski Ulu Cami veya Cami-i Atik olarak da bilinen bu şaheser, Selimiye Camii’nin hemen yanı başında yer alan kolay ulaşımıyla ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Yemiş Kapanı Hanı ve Havlucular Hanı gibi tarihi alanların merkezinde konumlanan bu yapı; gizemli “Vav” harflerinin sırrından kutsal Kâbe taşı parçasına, padişahların kılıç kuşanma törenlerinden Hacı Bayram Veli’nin vaaz kürsüsüne kadar aradığınız tüm kültürel zenginlikleri barındırmaktadır. Reklamsızlık yüzünden basmakalıp listelerin gölgesinde kalan bu sembol yapının tüm mimari detaylarını ve hikayelerini, yollardan ekibinin yerinde çektiği özel fotoğraflarla keşfetmeye hazır olun.
Edirne Eski Cami Önemi
Eski Ulu Cami de denilen Edirne Selimiye Camisi’ne gelen turistlerin bu camiyi de kesinlikle görmesi gerekmekte olduğunu düşünüyoruz. İçerikte ve fotoğraflarda da göreceğiniz üzere dev boyutlardaki hat eserleri ve Celi Sülüs yazıları, burayı ayrıca görülmeye değer yerlerin başına getirmektedir. Ülkemizde birçok tarihi yapı veya alan, reklamı yapılmadığı veya bilgisizce yaklaşıldığı için hak ettiği yeri bulamamaktadır. İnternette Edirne’de gezilecek yerler diye arattığımızda, basmakalıp olarak aynı yerlerin aynı sırada çıkmasının sebebi de, yukarıda bahsettiğimiz sebeplerden dolayıdır. Bu durum, caminin erken dönem Osmanlı mimarisinden klasik döneme geçişi simgeleyen mimari dehasının ve barındırdığı sanatsal mirasın hak ettiği ilgiyi görmesini engellemektedir.

Edirne’yi gezmek için gelen yerli veya yabancı turistlerin çoğu Selimiye Camii yanı başında bulunan bu anıtsal yapıyı bilmedikleri için gezmeden geri dönmektedirler. Pek tabii ki görünüş veya yapı anlamında Selimiye Camisi ile boy ölçüşemeyecek olan ve daha küçük olan Eski Cami, aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin büyüme sembollerinden de biridir. Hatta bir zamanlar Osmanlı padişahlarına bu camide kılıç kuşanma töreni yapılmıştır. Caminin taşıdığı bu büyük tarihi ve manevi önem, sadece geçmişin bir hükümdarlık sembolü olmasından değil; Avrupa’daki taç giyme törenlerinin Osmanlı’daki karşılığı olan bu ritüellere ev sahipliği yaparak devletin cihanşümul iddialarını ve kültürel kimliğini Edirne’nin tam kalbine mühürlemesinden gelmektedir. Edirne Eski Cami bundan dolayı Marmara Bölgesi Gezilecek Yerler arasında tarihi bir öneme sahiptir.
- Konumu ve Çevresi: Edirne’nin merkezindeki Çilingirler çarşısında bulunmaktadır ki bu çarşıyı ayrıca gezmenizi öneririz. Ziyaretiniz sırasında bu tarihi çarşının atmosferini solumak, gezinize ayrı bir keyif katacaktır.
- Selimiye ile Yakınlığı: Konum olarak, Edirne’deki Mimar Sinan’ın yaptığı Selimiye camisinin hemen altında bulunmaktadır. İki Cami arasındaki yürüme mesafesi 500 metre kadardır. Bu sayede Edirne kültür turunuzda iki şaheseri arka arkaya kolayca ziyaret edebilirsiniz.
- Padişahların Kılıç Kuşanma Geleneği: Eski Cami, Osmanlı’nın saltanat sembollerinin en önemlilerinden biridir. İstanbul’un fethinden önce, Edirne’nin başkent olduğu dönemde tahta çıkan Osmanlı padişahları, hükümdarlıklarını ilan etmek ve meşruiyetlerini göstermek için bu camide kılıç kuşanmışlardır.
- Cuma Hutbelerine Kılıçla Çıkma Geleneği: Caminin minberine cuma ve bayram hutbelerinde imamların hâlâ kılıçla çıkması, Osmanlı’nın fethini ve devletin gücünü simgeleyen, günümüzde de titizlikle yaşatılan 600 yıllık çok nadir bir hükümdarlık geleneğidir.
- Kâbe Taşının (Rükn-ü Yemani) Girişi: Caminin mihrap duvarının sağında, Kâbe’den (Rükn-ü Yemani köşesinden) getirildiği bilinen kutsal bir taş (Kâbe Taşı) yer almaktadır. İnşaat döneminde buraya yerleştirilen bu kutsal parça, camiye yüzyıllardır çok ciddi bir manevi önem ve yoğun bir ziyaretçi potansiyeli katmaktadır.
- Hacı Bayram-ı Veli ve Nar Kürsüsü: Ünlü mutasavvıf Hacı Bayram-ı Veli, Edirne’ye geldiğinde bu camide vaaz vermiştir. Caminin minberinin hemen yanında bulunan ve halk arasında “Nar Kürsüsü” (minber yanı kürsüsü) olarak bilinen o tarihi kürsü, onun anısına duyulan derin bir saygıyla asırlardır boş tutulmakta ve korunmaktadır.
Edirne Eski Cami Kısa Bilgiler Tablosu
| Özellik | Açıklama / Detaylar |
|---|---|
| Konum | Edirne İl Merkezi, Sabuni Mahallesi (Kent Meydanı) |
| Yapılış Tarihi | 1403 (Başlangıç) – 1414 (Tamamlanış) |
| Kubbe Sayısı | 9 Kubbeli (Merkez kubbeyi taşıyan 4 büyük filayağı/pâye üzerine kurulu) |
| Hat Yazısı Sayısı | 126 adet (Duvarlarda, pâyelerde ve kemerlerde yer alan devasa Celi Sülüs hat eserleri) |
| En Etkileyici Özellikleri |
• Osmanlı padişahlarının taç giyme muadili olan Kılıç Kuşanma Törenleri‘ne ev sahipliği yapması. • Dönemin en usta hattatlarının (Nakkaş Molla Mustafa vb.) elinden çıkan, adeta bir “Hat Müzesi” niteliğindeki devasa duvar yazıları. • Kılıçla Hutbe Okuma geleneğinin günümüzde hala yaşatıldığı nadir merkezlerden biri olması. |
| İlginç Bilgi 1 (Kürsünün Sırrı) | Caminin vaaz kürsüsü, II. Murad döneminde burada vaaz veren büyük mutasavvıf Hacı Bayram-ı Veli’nin hatırasına duyulan derin saygı nedeniyle asırlardır boş tutulmakta ve hiç kullanılmamaktadır. |
| İlginç Bilgi 2 (Kâbe Emaneti) | Mihrabın hemen sağında yer alan ve Hacer-i Esved ile karıştırılan taş, aslında Kâbe’nin bir diğer kutsal köşesi olan Rükn-ü Yemani (Yemen Köşesi) parçasıdır. |
| İlginç Bilgi 3 (Dev Vav ve Hızır) | İç mekandaki devasa “Vav” harfinin önü, halk arasında Hızır Aleyhisselâm’ın gelip namaz kıldığı yer olarak kabul edilir ve ziyaretçilerin en çok dua ettiği noktadır. |
Edirne Eski Cami İçinde Ne Var?
Edirne Selimiye Camisi’ne gelen turistlerin bu camiyi de kesinlikle görmesi gerekmekte olduğunu düşünüyoruz. İçerikte ve fotoğraflarda da göreceğiniz üzere gerek dev boyutlardaki hat eserleri ve Celi Sülüs yazıları, gerekse caminin önemi, burayı ayrıca görülmeye değer yerlerin başına getirmektedir. İşte Selimiye’nin gölgesinde kalmaması gereken bu muazzam yapının içinde mutlaka görmeniz ve incelemeniz gereken o detaylar:

- Devasa Hat Yazıları ve Celi Sülüs Eserleri: Caminin iç mekanına adım attığınızda sizi karşılayacak en görkemli özellik, duvarları süsleyen dev boyutlardaki hat eserleridir. Hat sanatının en nadide örneklerinden olan Celi Sülüs yazıları, caminin manevi atmosferini ve sanatsal değerini eşsiz bir seviyeye taşır.
- Kılıç Kuşanma Geleneğinin Yaşatıldığı Minber: Osmanlı Devleti’nin büyüme sembollerinden biri olan bu camide, bir zamanlar Osmanlı padişahlarına kılıç kuşanma törenleri yapılmıştır. Bu tarihi geleneğin bir nişanesi olarak, günümüzde hala cuma hutbelerine imamlar kılıçla çıkmaktadır.
- Hacı Bayram Veli Kürsüsü: Mihrabın hemen sağında yer alan bu vaaz kürsüsü, ünlü mutasavvıf Hacı Bayram Veli’nin Edirne’ye geldiğinde vaaz verdiği yerdir.
- Kabe’den Bir Parça (Rükn-ü Yemani Taş): Caminin mihrabının sağ tarafında, Kabe’nin duvarından (Rükn-ü Yemani köşesinden) getirildiği bilinen siyah bir taş parçası yer alır. Ziyaretçilerin önünde en çok dua ettiği ve manevi olarak büyük önem atfettiği noktalardan biridir.
- Mistik Vav Harfleri ve Süslemeler: Caminin dört bir yanındaki payelerde ve duvarlarda yer alan, özellikle Nakkaş Molla Mustafa’nın da izlerini taşıyan devasa “Vav” harfleri ve Erken Dönem Osmanlı motifleri, içeriye adım atan her ziyaretçiyi büyüleyen diğer unsurlardır.
Edirne Eski Cami Hat Eserleri ve Celi Sülüs Yazıları
Edirne Selimiye Camisi’ne gelen turistlerin bu camiyi de kesinlikle görmesi gerekmekte olduğunu düşünüyoruz. İçerikte ve fotoğraflarda da göreceğiniz üzere gerek dev boyutlardaki hat eserleri ve Celi Sülüs yazıları, gerekse caminin önemi, burayı ayrıca görülmeye değer yerlerin başına getirmektedir.

Eski Cami’yi diğer camilerden ayıran en önemli özelliği ise cami duvarlarında ve payelerinde bulunan ve kendi dönemlerinin önemli hattatlarınca yapılan hat eserleri ve Celi Sülüs yazılarıdır. Edirne Eski Cami’nin iç mekanına adım attığınızda sizi karşılayacak en görkemli özelliklerin başında duvarları süsleyen dev boyutlardaki hat eserleri gelmektedir. Bu yapıdaki Celi Sülüs yazıları, caminin manevi atmosferini ve sanatsal değerini eşsiz bir seviyeye taşıyan en nadide örneklerden biri olarak kabul edilir. Ziyaretçilerde adeta bir hat müzesi hissi uyandıran bu devasa yazılar, dönemlerin usta hattatları Şerif Fıtri, Süleyman Sabri ve Şeyh Osman gibi isimlerin imzasını taşımaktadır. Osmanlı mimarisinde “yazısıyla meşhur” olarak nam salan bu camide, İslam sanatının en etkileyici ve anlamlı yazıları duvarlara, kemerlere ve payelere işlenmiştir.
İşte Selimiye’nin gölgesinde kalmaması gereken bu muazzam yapının içindeki hat eserlerinin tam listesi, öne çıkanlar ve taşıdıkları derin anlamlar:
Edirne Eski Cami’de Hangi Hat Yazıları Var? (Öne Çıkanlar Listesi)
Caminin içinde irili ufaklı çok sayıda kitabe ve levha bulunmakla birlikte, iç mekana karakterini veren ve en çok aranan başlıca celi sülüs ve celi sülüs-istif hat yazıları şunlardır:
- Giriş Avlusundaki İlk Karşılama (Allah ve Hz. Muhammed Lafızları): Caminin giriş avlusunda Allah ve Hz. Muhammed yazmaktadır. Ziyaretçileri daha içeriye adım atmadan bu muazzam celi yazılar karşılar. Aynı zamanda caminin iç mekanında en çok göze çarpan, devasa boyutlarda yazılmış ana lafızlardır.
- Mistik Çift ‘Vav’ Harfi, Sırrı ve Kalp Şeklindeki Çift “Vav” Harfi: Caminin en popüler ve estetik süslemelerinden biridir. Camiye girildiğinde de sağ tarafta iki adet ‘vav’ harfi göze çarpmaktadır. ‘Vav’ harfi Mevlana’nın oturuş biçimini göstermektedir. Ayrıca Ebced hesabına göre 6 rakamına denk gelmektedir. Söylentiye göre imanın 6 şartını temsil etmektedir. Bu ‘vav’ harfleri yan yana geldiğinde yine Ebced hesabına göre 66 rakamını vermektedir ki bu da Allah kelimesinin karşılığıdır. Aynalı (müsenna) şekilde karşılıklı yazılan iki büyük “Vav” harfinin tam ortasında celi sülüs ile “Maşallahu Teala” yazısı yer almaktadır.
- Dört Halifenin İsimleri: Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali Efendilerimizin isimleri büyük payeler üzerinde yer alır.
- Kabe Resmi ve Ayet-i Kerime: Mihrabın solunda bulunan Kabe tasvirinin etrafında, Bakara Suresi 144. ayet-i kerimesi (“Yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir”) yazılıdır.
- “Ya Deyyan” Yazısı: Caminin manevi derinliğini simgeleyen büyük duvar yazılarından biridir.
- “Bismillahirrahmanirrahim. Lâ Havle ve Lâ Kuvvete İllâ Billâhil Aliyyil Azim”
- Duvarlardaki Hadis-i Şerifler, Hikmetli Sözler ve Dualar: Camiyi adeta bir hat müzesine çeviren bu yazılarda ‘dünya ahiretin tarlasıdır’, ‘alimler peygamberlerin varisleridir’, ‘O her şeye kadirdir’ gibi Hz. Muhammed’e ait hadis-i şerifler ve çeşitli dualar bulunmaktadır. İç mekanda dikkat çeken diğer önemli celi hatlar arasında şu anlamlı metinler yer alır:
- “Dünya ahiretin tarlasıdır.”
- “Alimler peygamberlerin varisleridir.”
- “O her şeye kadirdir.”
Tarihi İmzalar ve Dönemleri
Edirne’deki kaynaklara göre, cami inşasındaki yazılar nakkaş Molla Mustafa imzalıdır. Yazıların bir kısmı 1. Mahmud zamanında, bir kısmı ise 1863 yılındaki onarımda yazılmıştır. Duvarlar ve payelerde Şerif Fıtri, Süleyman Sabri, Şeyh Osman’a ait hatlar mevcuttur.
Eski Cami Tarihi
Eski Cami (Eski Ulu Cami, Cami-i Atik olarak da bilinmektedir), Edirne ilimizin en eski anıtsal mimari yapılarından biridir demiştik. Edirne’nin merkezindeki Çilingirler çarşısında bulunmaktadır ki bu çarşıyı ayrıca gezmenizi öneririz.

Osmanlı dönemlerinden ‘Kuruluş Devri’ döneminde (1299 – 1453) inşasına başlanmış ve 11 yılda bitirilmiştir (1403 – 1414). Edirne’deki Mimar Sinan’ın yaptığı Selimiye camisinin hemen altında bulunmaktadır. İki Cami arasındaki yürüme mesafesi 500 metre kadardır. Eski Cami, aynı zamanda başkentini Bursa’dan Edirne’ye taşıyan Osmanlı Devletinin büyüme sembollerinden biridir. 1. Süleyman (Sultan Süleyman) tarafından yaptırılmaya başlanan cami, 1. Mehmet (Çelebi Sultan Mehmet) zamanında bitirilmiştir. Camide bulunan kitabeye göre mimar Konyalı Haci Alaaddin, kalfa da Ömer İbn İbrahim’dir. Osmanlı’da erken dönem camilerinden biri olarak tarihi ve mimari literatürde yerini almıştır.
Yaşanan Afetler ve Tarihi Restorasyonlar
- Büyük Yangın ve Trakya Depremi: Asırlara meydan okuyan bu anıtsal yapı, tarih boyunca ciddi doğal afetlerle karşı karşıya kalmıştır. Cami 1749 yılında yangından ve hemen ardından 29 Temmuz 1752 yılında yaşanan Trakya depreminden dolayı zarar görmüştür.
- Cumhuriyet Dönemi Onarımları ve Tarihi Gerçekler: Yaşanan bu büyük hasarların ardından yapı kaderine terk edilmemiştir. Ancak camide 1. Mahmud döneminde ve Cumhuriyet kurulduktan sonra (1924 – 1934) tekrar restorasyon yapılmıştır.
- Önemli Bir Tarih Notu: Burada şu notu düşmekte fayda görmekteyiz: görüldüğü üzere Cumhuriyet’in kurulduğu yıllarda hükümet tarafından camilerimiz yıkılmamış, bizzat onarılmıştır. Hatta bunun gibi örnekleri ilgili sayfalarda yinelemekteyiz. Erken Cumhuriyet döneminde bütçe kısıtlılıklarına rağmen Eski Cami gibi anıtsal yapılara sahip çıkılması, bu mimari mirasımızın sapasağlam günümüze ulaşmasını sağlayan en büyük etkendir.
Eski Cami Mimarisi ve Bilgileri
Caminin iki minaresi bulunmaktadır. Soldaki minare tek şerefeli ve tek yolludur, sağdaki minare ise iki şerefeli ve iki yolludur. Çok kubbeli camiler sınıfına giren kare planlı bir camidir. Merkez kubbeyi taşıyan dört paye (ayak) ile toplamda dokuz kubbelidir. Ulu Cami, erken dönem Osmanlı mimarisinin çarpıcı bir örneği olsa da kubbelerin diğer erken dönem Osmanlı mimarisinden biraz daha büyük olması sebebiyle artık Osmanlı klasik mimarisine geçişin bir örneği olarak da görülmektedir.

Cami, her ne kadar mimari özellikleri ile önem kazansa da, camiyi daha önemli konumlara taşıyan birçok özelliği vardır. Osmanlı padişahlarından 2. Ahmed ve 2. Mustafa’ya bu camide ‘kılıç kuşanma töreni’ (Taklide-Seif) yapılmıştır. Kılıç kuşanma töreni, Avrupa’daki taç giyme töreninin Osmanlı’daki karşılığıdır.Anadolu’da halen bazı camilerde kılıçla hutbe okuma geleneği bu camide de devam etmektedir. Kılıçla hutbe okunmasının nedenleri arasında caminin bulunduğu yerin kılıç ile fethedilmesi, tahta çıkan padişahların söz konusu camide kılıç kuşanması sayılabilir.
Ayrıca caminin vaaz kürsüsü günümüze kadar kullanılmamaktadır. Bunun sebebi, 2. Murat döneminde bu camiye gelerek vaaz veren Türk mutasavvıf ve Safevi tarikatı büyüklerinden Hacı Bayram Veli ( Hacı Bayram-ı Veli) anısına duyulan saygıdır. Bununla birlikte mihrabın sağında bulunan Kâbe taşı (Rükn-ü Yemani taşı parçası) da ziyaret edilen yerler arasındadır.
Önemli Not: Sonradan müstakil olarak yaptırılan sağdaki minare ise iki şerefeli ve iki yolludur. Bu minarede şerefelere ayrı merdivenlerden çıkılmaktadır. (Tarihsel bir not olarak belirtmek gerekir ki; halk arasında sıkça karıştırılan “merdivenlerde yürürken birbirini görmeme” mühendisliği bu camide değil, Edirne’deki Üç Şerefeli ve Selimiye camilerinde bulunmaktadır).
Edirne Eski Cami Efsaneleri ve Gizemleri
Tarihi boyunca saltanat ritüellerine, fetih sembollerine ve büyük mutasavvıfların izlerine ev sahipliği yapan Edirne Eski Cami, sadece mimarisiyle değil, asırlardır kulaktan kulağa aktarılan mistik anlatılarıyla da yaşayan bir çınardır. Yapının her bir köşesine sinen manevi atmosfer, zamanla halk hikâyeleriyle ve gizemli inanışlarla harmanlanarak camiyi adeta bir efsaneler merkezine dönüştürmüştür. Günümüzde bile şehri ziyaret edenlerin duvarlarındaki devasa hat yazılarına, tarihi kürsüsüne ve kutsal emanetlerine farklı bir gözle bakmasını sağlayan bu rivayetler, caminin gizemli ruhunu canlı tutmaya devam etmektedir.

Ziyaretçilerin ruhunu besleyen, Edirne halk kültüründe ve Osmanlı seyahatnamelerinde nesilden nesile aktarılan en güçlü efsaneler şunlardır:
Stefanos Yerasimos, “Türk Metinlerinde Konstantiniye ve Ayasofya Efsaneleri” isimli kitabında kısa bir Eski Cami efsanesi alıntısı yapmaktadır. Buna göre, cami yapılırken Kâbe’den iki siyah taş gönderilmiş ve bir mucize sonucu binaya konmuştur. Cami açıldıktan sonra Bayrami tarikatının kurucusu ve Yazıcıoğulları’nın hocası Hacı Bayram Veli burayı ziyaret eder ve orada Peygamberi görür. Peygamber ona bunun kendi cami olduğunu ve ümmetinin bu caminin boş kaldığını hiç görmeyeceğini söyler.
Ak Sakallı Pirin Gizemli Dokunuşu ve Bereket Çeşmesi
Halk arasında anlatılan güçlü bir inanışa göre, caminin inşaatı sırasında işçiler ve ustalar paralarını almak için kuyruğa girerler. Ancak inşaatın ortalarında ödenek tükenme noktasına gelir. Tam bu esnada, kimsenin tanımadığı ak sakallı, nur yüzlü bir pir (bazı rivayetlerde yine Hızır Aleyhisselâm olarak anılır) ortaya çıkar.
İnşaat alanındaki bir taşın arkasından sürekli altın keseleri çıkararak işçilerin hakkını son kuruşuna kadar öder ve caminin durma noktasına gelen inşaatının tamamlanmasını sağlar. O günden sonra caminin duvarlarından sızan suların şifalı ve caminin kendisinin son derece bereketli olduğuna inanılır.
Kâbe Taşı’nın (Rükn-ü Yemani) Işık Saçma Efsanesi
Mihrabın sağında bulunan ve Kâbe’den getirilen bu kutsal parça hakkında Evliya Çelebi döneminden beri aktarılan bir efsane vardır. Rivayete göre, taş caminin duvarına ilk yerleştirildiği yıllarda geceleri etrafına hafif, yeşilimsi bir nur saçarmış.
Hatta cami inşası bittiğinde, Kâbe’deki asıl yerinden kopup gelen bu parçanın hasretinden ötürü, caminin o köşesinde namaz kılan bazı Allah dostlarının Kâbe’yi doğrudan çıplak gözle görebildikleri halk arasında asırlarca konuşulmuştur. Bu yüzden günümüzde bile duaların kabulü için bu taşın önü en çok methedilen yerlerden biridir.
Cami Duvarlarındaki Yazıların Tılsımı ve Deprem Mucizesi
Eski Cami’nin içini süsleyen o devasa hat yazılarının (Celi Sülüs) sadece sanatsal değil, manevi birer koruma kalkanı (tılsım) olduğuna inanılır. Halk arasındaki efsaneye göre, bu yazılar yazılırken dualarla ve özel buhurlarla yoğrulmuştur.
1752 yılındaki o büyük ve yıkıcı Trakya depreminde Edirne’deki neredeyse tüm yapılar, kubbeler yerle bir olmuşken; Eski Cami’nin bu devasa hat yazılarının bulunduğu ana taşıyıcı pâyelerin (ayakların) ve duvarların mucizevi bir şekilde yıkılmaması, bu kutsal yazıların şehri ve camiyi koruyan tılsımı olarak yorumlanır.
Edirne Eski Cami Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Aşağıda Edirne Eski Cami denilen Eski Ulu Cami veya Edirne Ulu Cami hakkında en çok aratılan sorular ve cevapları bulunmaktadır.
Edirne Eski Cami, Edirne il merkezinde, Sabuni Mahallesi’nde yer almaktadır. Şehrin tam kalbinde, meşhur Selimiye Camii ve Üç Şerefeli Cami ile son derece yakın bir konumda, yürüme mesafesinde bulunmaktadır.
Caminin inşası, Osmanlı Fetret Devri’nde 1403 yılında Emir Süleyman tarafından başlatılmıştır. Yıldırım Bayezid’in oğulları arasındaki taht kavgaları nedeniyle inşaat kesintiye uğramış ve nihayetinde 1414 yılında Çelebi Sultan Mehmed (I. Mehmed) döneminde tamamlanarak ibadete açılmıştır. Caminin mimarı ise Konyalı Hacı Alâeddin‘dir.
Caminin hikayesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun en çalkantılı dönemi olan Fetret Devri ile doğrudan bağlar taşır. Taht mücadeleleri gölgesinde üç farklı şehzade (Emir Süleyman, Musa Çelebi ve Çelebi Sultan Mehmed) dönemine şahitlik eden yapı, devletin yeniden birleşmesini ve gücünü simgeleyen abidevi bir anıt olarak tamamlanmıştır. Ayrıca asırlar boyunca padişahların kılıç kuşanma törenlerine ev sahipliği yaparak hanedanın en önemli manevi merkezlerinden biri olmuştur.
Edirne’de “Büyük Cami” veya “Ulu Cami” denildiğinde akla ilk gelen yer Edirne Eski Cami‘dir. Erken dönem Osmanlı mimarisinin çok kubbeli ulu cami geleneğini Edirne’de temsil eden en eski ve en görkemli anıtsal yapı burasıdır.
Caminin en büyük gizemi ve manevi sırrı, halk arasında Hızır Aleyhisselâm’ın namaz kıldığı yer olarak inanılan ön pâyedeki devasa “Vav” harfi ve bu harfin önünde gerçekleşen gizemli buluşma rivayetleridir. Bununla birlikte, iç mekanını süsleyen celi sülüs hat yazılarının camiyi afetlerden koruyan manevi bir kalkan olduğuna ve yüzyıllardır boş bırakılan Hacı Bayram-ı Veli kürsüsünün taşıdığı derin saygı sırrına inanılmaktadır.
Bu bilgi dijital dünyada sıkça karıştırılmaktadır. Kâbe’nin köşesinde yer alan Hacer-i Esved’in bir parçası İstanbul’daki Sokullu Mehmet Paşa Camii gibi yapılarda bulunurken; Edirne Eski Cami’de yer alan kutsal emanet Kâbe’nin bir diğer köşesini simgeleyen Rükn-ü Yemani (Yemen Köşesi) taşı parçasıdır. Caminin mihrabının hemen sağında yer alır ve ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görür.
Hayır, Edirne Eski Cami aktif olarak ibadete açık bir cami olduğu için giriş tamamen ücretsizdir. Sabah namazı vaktinden yatsı namazı sonrasına kadar, günün her saatinde hem ibadet hem de turistik gezi amacıyla ziyaret edilebilir.
Şehir merkezine gelen tüm toplu taşıma araçları ve minibüsler caminin hemen yakınından geçmektedir. Edirne Kent Meydanı’nda yer aldığı için yürüyerek veya özel aracınızla kolayca ulaşabilirsiniz. Caminin etrafında aracınızı park edebileceğiniz şehir otoparkları mevcuttur.
Eski Cami Bilgileri İle İlgili Linkler:
Edirne Selimiye Camii bilgileri
Marmara bölgesi tarihi yerleri ve müzeleri
Marmara bölgesi tarihi yerler ve şehirlerin fotoğrafları
Türkiye müzeler, antik şehir ve tarihi kentler
Türk Metinlerinde Konstantiniye ve Ayasofya Efsaneleri – Stefanos Yerasimos

