Orhan Camii veya Gazi Süleyman Paşa Camii Kocaeli ilinin merkez İzmit ilçesinde Orhan mahallesinde bulunan Osmanlı’nın ilk camilerinden biri olmakla birlikte Kocaeli ve İzmit’in gezilecek tarihi yerleri listesi içinde yer almaktadır. Bilindiği gibi Kocaeli ve merkezi ilçesi İzmit, Türkiye’nin adeta ağır sanayi bölgelerinden biri olduğu kadar aynı zamanda önemli tarihi ve gezilecek yerlerinden de biridir. Erken dönem Osmanlı mimarisi, kılıçla okunan kadim fetih hutbesi geleneği ve İzmit Körfezi’ne hakim manzarasıyla bu tarihi ibadethane, şehirde kültür turizmi yapan gezginlerin mutlaka rotasına eklemesi gereken durakların başında yer almaktadır.
Orhan Camii veya Gazi Süleyman Paşa Camii Önemi
Kuzeybatı Anadolu’nun Osmanlı egemenliğine geçiş sürecinin ve erken dönem Türk-İslam mimarisinin miladını simgeleyen Orhan Camii, fetih kültürünün ve devletleşme felsefesinin günümüze ulaşan en somut tanığı olarak paha biçilmez bir tarihe sahiptir; bu kapsamda Orhan Camii veya Gazi Süleyman Paşa Camii (İzmit) başkentlikten fetih sürecine uzanan derin köklere sahiptir. Kuzeybatı Anadolu bölgesinin önemli bir şehri olan İzmit, tarihi yolcuğunda eski bir kültür merkezidir. Osmanlı beyliği zamanında fethedilmesinden önce Bizans’ın elinde kalan nadir ve önemli şehirlerden biridir de aynı zamanda. 1327 yılında Orhan Gazi (Orhan Bey) zamanında komutanlarından Akçakoca tarafından fethedilerek Osmanlı topraklarına katılmış ve önemini aynı şekilde devam ettirmiştir.

Kurulduğundan itibaren Frigya topraklarında bulunan ve Bitinya’nın başkenti olan Nicomedia yani İzmit, İstanbul’dan önceki Roma İmparatorluğu başkentidir. MS. 285-330 yılları arasında Roma İmparatorluğu’nun başkenti olan İzmit, Doğu Roma yani Bizans İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul olunca görkemini yitirmiş, fakat ticari ve stratejik merkez özelliğini korumuştur. İzmit 14. yüzyıla kadar Anadolu Selçuklu ve Bizans yönetimine girmiş, son olarak 1327 yılında Osmanlı topraklarına katılmış ve bu esnada 1332 yılında da Orhan Camii veya Gazi Süleyman Paşa Camii, Orhan Gazi adına, oğlu Şehzade Süleyman Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bugün İzmit Körfezi’ne hakim konumuyla hem bir maneviyat merkezi hem de coğrafi bir hafıza noktası olan bu yapı, bölgenin ruhunu asırlardır beslemeyi sürdürmektedir.
İzmir Orhan Camii Kısa Bilgiler Tablosu
| Özellik ve Kriter | Detay ve Veri |
|---|---|
| Konumu | Orhan Mahallesi, İzmit / Kocaeli (Deniz seviyesinden 150 metre yukarıda) |
| Yapılış Tarihi | 1332 (Halil İnalcık’a göre 1331) |
| Yaptıran (Bani) | Şehzade Gazi Süleyman Paşa (Orhan Bey adına) |
| Mimari Yapısı | Dikdörtgen planlı, kagir duvarlı, dört ahşap sütun üzerine oturan merkezi ahşap kubbeli yapı |
| En Büyük Özelliği | İzmit ve çevresinde günümüze ulaşan ilk Osmanlı mimari yapısı ve fetih simgesi olması |
| Külliye Yapıları | Cami, Süleyman Paşa Çifte Hamamı, Hazire ve günümüze ulaşmayan medrese |
| Restorasyon Geçmişi | 1843 (Sultan Abdülmecid), 1947, 1967, 1969, 2004, 2007 ve 2015-2016 yılları |
| Hutbe Geleneği | Cuma ve bayram namazlarında kılıçla hutbe irat edilmesi (fetih sünneti) |
| İlginç Bilgi 1: Denizci Erlerin Süslemeleri | Ahşap kubbe altındaki özgün güneş ışığı ve elips formlu kalem işi bezemelerin 20. yüzyıl başında iki denizci er tarafından yapıldığı rivayet edilir. |
| İlginç Bilgi 2: Gecekondu Olan Medrese | Külliyeye ait tarihi medrese binası 2000’li yıllara kadar gecekondu olarak kullanılmış, ardından yol genişletme çalışmaları sırasında yıkılmıştır. |
| İlginç Bilgi 3: Yıldırım ve Deprem Hasarı | 19. yüzyılda yenilenen minaresi; 1950’lerde yıldırım düşmesi ve 1999 Gölcük depremi nedeniyle ağır hasar görmüş, 2007’de restore edilmiştir. |
Orhan Camii Ziyaret Saatleri ve Giriş Bilgileri (2026)
Tarihi ve manevi atmosferiyle Kocaeli’nin en çok ziyaret edilen kültürel duraklarından biri olan yapıyı planlarken bilmeniz gereken güncel bilgiler şu şekildedir:
İzmit’te bulunan Orhan Camii gün içinde sabah namazı ile yatsı namazı arasında ziyaret edilmektedir. İbadet haricinde günün herhangi bir saatinde İzmit körfezi manzarası ve Samanlı Dağları manzarası görülmeye değerdir.
Orhan Camii veya Gazi Süleyman Paşa Camii’nin bulunduğu mevki İzmit’in adeta eski konaklarının ve/veya evlerinin bulunduğu caddenin üst taraftaki başlangıç noktasıdır. Şehir merkezinden yürüyerek gezmek her ne kadar çok daha cazip olsa da sokakların dik yokuş olması dikkat edilmesi gereken en büyük özelliğidir.
Orhan Camii İçinde Neler Var? Görülmesi Gerekenler
Tarihî dokusu, ahşap işçiliği ve manevi atmosferiyle dikkat çeken Orhan Camii, küçük ama son derece detaylı bir iç mekân kurgusuna sahiptir. Camiyi ziyaret ettiğinizde mutlaka yakından incelemeniz gereken başlıca bölümler ve öne çıkan detaylar şunlardır:

- Merkezi Ahşap Kubbe ve Sütunlar: Caminin orta yerinde (harimde) bulunan ve dört adet zarif ahşap sütun üzerinde yükselen ahşap kubbe, yapının en dikkat çekici mimari unsurlarından biridir. 1843 yılındaki onarımlarla eklenen bu yapı, mekâna sıcak ve özgün bir derinlik katmaktadır.
- Tarihi Mihrap ve Minber: Kıble yönündeki duvarda yer alan yuvarlak kemerli mihrap ve minber, üzerlerindeki barok tarzı bitkisel karakterli kalem işi süslemelerle göz alıcı bir estetik sunar. Mihrap nişinin üst kısmında yer alan Ali İmran Suresi 39. ayeti ve niş içindeki perde motifli kandil detayları incelenmeye değerdir.
- Kadınlar Mahfili ve Hünkâr Mahfili: Caminin içine asma kat olarak açılan bu iki özel bölümden Hünkâr mahfilinin bir kısmı sultanın ibadeti, diğer kısmı ise dinlenme ve özel ihtiyaçları için tasarlanmıştır. Osmanlı saray teşkilatının izlerini yansıtan bu ahşap bölmeler oldukça görkemlidir.
- Kalem İşi Süslemeler ve Hat Yazıları: Giriş kapısı üzerinde yer alan Hicr Suresi 46. ayeti ile iç mekândaki zarif hat levhaları manevi atmosferi tamamlar. Ayrıca kubbe içinde yer alan, 20. yüzyılın başlarında iki denizci er tarafından yapıldığı rivayet edilen güneş ışığı ve elips formundaki özgün kalem işi bezemeler tarihi birer hatıra olarak dikkat çeker.
- Bahçe ve Hazire Alanı: Cami içinde ibadet ettikten sonra dışarıda sizi karşılayan ve İzmit Körfezi ile Samanlı Dağları’na tepeden bakan hazire alanında; eski cami imamları, medrese müderrisleri ve Nakşibendi şeyhlerine ait restore edilmiş tarihi mezar taşları bulunmaktadır.
Orhan Camii Mimari Özellikleri
Her ne kadar caminin eski bir kilise kalıntısı üzerine yapıldığı ileri sürülse de bu konuda bir bilgi mevcut değildir. Bu konudaki yegâne bilgiler alanda var olan devşirme malzemelerdir. Giriş duvarına bitişik çeşme olarak kullanılmış lahit parçasının bu yapının bir parçası mı olduğu yoksa başka bir yapıdan mı getirildiği kesin değildir. Bir diğer bilgi caminin bahçesinde bulunan vaftiz teknesidir, bunun da özgün yapıya ait olduğu net değildir. Son restorasyon çalışmaları sonrasında (2017) önceleri musalla taşı olarak kullanıldığı söylenen bu vaftiz teknesi yok olmuştur.

Dikdörtgen plana sahip olan İzmit Orhan Camii’nin duvarları kagir tarzda yapılmıştır. Caminin harimi günümüze kadar gelen en eski yeridir. Harimin kıble yönündeki duvarda mihrap ve minber; kuzeydoğu duvarında ise vaaz kürsüsü bulunmaktadır. Namaz kılınan orta yerinde (harim) ahşap bir kubbe mevcuttur. Tavan düz ahşap çıtalıdır. Tavan ile kubbe arasında ahşap saçaklar mevcuttur. Kubbe dört adet ahşap sütun üzerinde durmaktadır. Caminin pencereleri ise yuvarlak kemerlidir.
Bazı kaynaklara göre caminin özgün kütlesi Selçuklu mimari tarzında yapılmıştır; tavan düz ve kubbesiz, içi ise sade ve gösterişsiz taş duvar olarak inşa edilmiştir. 1843 yılındaki onarım ve restorasyon işleminde ise 4 ahşap sütun ve ortasında kubbe yapı elemanı camiye eklenmiştir.
Kadınlar Mahfili ve Hünkâr Mahfili
Kadınlar mahfili ile Hünkâr mahfili iki bölümdür. Hünkâr mahfilinin kadınlar mahfiline bitişik olan kısmı sultanın ibadet etmek için kullandığı, diğer kısmı ise sultanın dinlenmek ve diğer ihtiyaçlarını gidermek için kullandığı mekandır. Her iki bölüm de caminin içine bir asma kat olarak açılırlar.
Cami Minaresi
Orhan Camii minaresinin orijinalliği ile ilgili bilgi ne yazık ki mevcut değildir. Arşiv bilgilerine göre 19.yy’da Sultan Abdülmecid döneminde yenilenen minare 1950 yıllarında yıldırım düşmesi ve 1999 Gölcük depremi sonucunda aşırı zarar görmüş ve 2007 yılında restore edilerek günümüzdeki halini almıştır. Minarenin restorasyonunda 19.yy özellikleri yansıtılmıştır.
Orhan Camii Külliyesi: Medrese, Hamam ve Kadim Fetih Geleneği
Orhan Camii aslında yapıldığı dönemde bir yapılar bütünü olan külliyenin bir parçasıdır. Ancak külliyenin yapı elemanlarından olan medrese günümüze kadar ulaşamamıştır. Medrese yapısı 2000’li yıllara kadar gecekondu olarak kullanıldıktan sonra yol genişletmesi/yapımı esnasında yıkılmıştır. 1970’li yıllara ait birkaç fotoğrafta medresenin harabe haline gelmiş fotoğrafı bulunmaktadır.
Külliyenin diğer yapı elemanı olan hamam ise ‘Çifte Hamam’ olarak günümüze kadar gelmiş olup Süleyman Paşa Hamamı, Süleymanpaşa Hamamı, Süleyman Paşa Dere Hamamı isimleriyle günümüze kadar gelmiştir.
Camiinin yapılış sebebi aslında fetih kutlaması ve bir fetih camisi olmasıdır. Fetih camilerinin en büyük özelliği savaşla alınan toprağın ya da bölgenin artık İslam topraklarını genişletme uğruna kutlu kabul edilmesidir, bu sebeple Cuma hutbelerinin kılıçla okunması fetih camilerinin bir geleneğidir. Orhan Camii’nde de cuma hutbeleri kılıçla okunmakta, Bayram namazlarına kılıçla çıkılmaktadır.
İslamın ilk yıllarından beri süregelen fetih hutbesi, peygamberin savaş kıyafetleriyle gittiği Mekke’de Cuma hutbesini kılıcını kınından çıkararak okuması ile sünnet kabul edilmiş, fetih hutbeleri Anadolu dahil İslam coğrafyalarında kılıçla yapılmıştır. Günümüzde de İstanbul ve Anadolu’da bu geleneği sürdüren camiler bulunmaktadır. Örneğin Edirne’deki Eski Camii’de 600 yılı aşkındır bu gelenek devam ettirilmektedir. Aynı zamanda Ayasofya’da 2020 yılında kılıçla yapılan hutbe, yeniden camiye çevrilişin bir ifadesi ve fethe atıftır. Aynı şekilde Edirne’deki Eski Cami‘de de kılıçla hutbe okuma geleneği mevcuttur.
Orhan Camii Haziresi ve Tarihî Mezarlık Kültürü
Osmanlı mimarisinde camilerin ayrılmaz bir parçası olan hazireler, o coğrafyanın hem manevi hafızasını hem de sosyal kimliğini bugüne taşıyan en önemli açık hava arşivleridir. İzmit’in manevi köklerine ev sahipliği yapan bu alan hakkında bilmeniz gereken detaylar şunlardır:

Orhan Camii’nin İzmit körfezi tarafında olan haziresinde ise cami imamları ve yakınları, eskiden ayakta olan medresenin müderrisleri ve Nakşibendi tarikatına mensup bazı şeyhlerin mezarları bulunmaktadır. Orhan Cami’nin haziresi, cami ile aynı tarihte yapılmıştır.
Yüzyıllar boyunca pek çok doğa olayına, hava koşullarına ve yıpranmaya maruz kalan bu değerli alanın gelecek nesillere aktarılması için titiz çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Haziredeki mezar taşları İzmit Büyükşehir Belediyesi tarafından 2017 yılında restore edilmiş ve temizlenmiştir. Bugtim İzmit Körfezi’ne ve Samanlı Dağları’na karşı sessizce bakan bu hazire, camiyi ziyaret edenlere Osmanlı’nın vefalı ve manevi iklimini derinlemesine hissettiren huzurlu bir durak olmaya devam etmektedir.
İzmit Orhan Camii Süslemeleri ve Kalem İşi Detayları
Tarihî yapının iç mekânında yer alan hat yazıları, kalem işi süslemeler ve gizli kalmış bezeme detayları, caminin yüzyıllar boyunca geçirdiği estetik dönüşümün en güzel izlerini taşır. Yapının ince işçilikle işlenmiş süsleme özellikleri şu şekildedir:

Caminin giriş kapısı üzerinde Hicr Suresi 46. Ayeti (Allah Teala şöyle buyuruyor: Müttakilere ‘Allah’a karşı gelmekten sakınanlara cennetlere esenlikle güven içinde girin, denilir) bulunmaktadır.
Caminin harim kısmındaki iç mekân, duvarlar, tavan ve kubbe oldukça sadedir. Tavan ile kubbe arasında saçaklar bulunmaktadır. Aslında bu kubbenin içindeki bezemeler restorasyon çalışmaları esnasında sıva ile kapatılmıştır. Bu bezemelerde ortada güneş ışıklarını andıran çizgiler, ışıkları sınırlayan rozetler ve rozetlerin çevresinde de farklı büyüklükte elipsi (balık pulu ve/veya damla) andıran şekiller yer almaktadır. Bu bezemelerin ne zaman yapıldığı bilinmese de Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı bir çalışmada 20.yy. başında iki denizci eri tarafından yapıldığı rivayet edilmektedir.
Yuvarlak kemerli mihrabın üst kısmında yeşil zemin üzerinde Ali İmran Suresi 39. Ayeti bulunmaktadır. Mihrap nişi içinde kalem işi bezeme şeklinde perde biçiminde motif ve ucunda kandil görülmektedir.
Vaaz kürsüsü ile minberin yan aynalık ve korkuluk kısımlarında ise barok tarzında bitkisel karakterli kalem işi süslemeler görülmektedir.
Orhan Camii Tarihi ve Kuruluş Belgesi
Kocaeli’nin Türk-İslam tarihi açısından taşıdığı en büyük yapısal milatlardan biri olan yapının kökeni, Osmanlı beyliğinin kuruluş yıllarına ve fetih stratejilerine dayanmaktadır. Yapının tarihsel gelişim süreci şu şekildedir:

Orhan Bey ile eşi Nilüfer Hatun’un büyük oğlu olan Süleyman Paşa tarafından babası için 1332 yılında, deniz seviyesinden 150 metre yukarıda yaptırılan camii (Halil İnalcık’a göre 1331 yılında, 29 yıl şehir kuşatma altında kaldıktan sonra) İzmit ve çevresinin Osmanlıların himayesine girmesiyle yaptırılan bir fetih camisidir. Bu özelliği ile İzmit ve çevresindeki günümüze kadar gelen ilk Osmanlı mimari yapısı (bazı kaynaklara göre Anadolu Selçuklu mimarisi) olmasından dolayı da özel bir konumdadır. Yine Kocaeli ilimizde bulunan Akçakoca Camii veya Dere Camii ise bu dönemde yaptırılan ‘1327-1328’ ilk fetih camisidir. Bu camii ise Orhan Camii’ne 400 metre mesafededir.
İzmit Orhan Camii’nin kitabesi günümüze kadar ulaşamamış ancak Hünkâr mahfilinde bulunan ve daha yakın tarihlerde hazırlanmış olabileceği düşünülen levha kitabede ise ‘Fatih’i İzmit Gazi Süleyman Paşa bin Orhan ve Fatih’i Hereke ve Fatih’i Aydos ve Fatih’i Kocaeli Sancağı Sene 728 Ben’a camii şerif ve medrese Sene 733’ yazmaktadır.
Süleyman Paşa Kimdir? (Rumeli Fatihi)
Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş dönemindeki en stratejik askeri ve siyasi figürlerden biri olan, İzmit Orhan Camii’nin banisi Süleyman Paşa’nın tarihi hayatı şu şekildedir:
Rumeli Fatihi olarak bilinen Süleyman Paşa, Orhan Bey ve eşi Nilüfer Hatun’un büyük oğludur. Doğum ve ölüm tarihleri tam olarak bilinemese de 1316 ile 1357 veya 1360 yılları arası yaşadığı düşünülmektedir. İlk defa Bolu Gerede yöneticiliği yapmış, İzmit, Göynük ve Mudurnu ile çevreleri kendine toprak (tımar) olarak verilmiştir.
Fethettiği Karesioğulları beyliğine ‘bey’ olarak tayin edilmiş, Bizans İmparatorluğu’na yardım eden Sırplara karşı savaşmıştır. Bizans ile ilk dönemlerde ittifak halindeyken Selanik’i Sırplardan alarak Bizans İmparatorluğu’na geri vermiştir. Günümüzde Tekirdağ merkez ilçesi Süleyman Paşa ismini buradan almaktadır. Babası Orhan beyden önce vefat etmiştir, ancak nasıl vefat ettiği ile ilgili türlü söylentiler bulunmaktadır.
Orhan Camii (Süleyman Paşa Camii) Onarımları ve Restorasyonları
Yüzyıllar boyunca pek çok depreme, hava koşuluna ve zamana direnen yapı, geçirdiği kapsamlı müdahalelerle bugünkü görünümüne kavuşmuştur. Tarihsel süreçte gerçekleştirilen onarımlar şu şekildedir:
1332 yılında yapılan Orhan Camii, 1843 yılında ve 1947, 1967, 1969, 2004, 2007 ile 2015-2016 yılları arasında çeşitli onarımla ve restorasyonlar geçirerek orijinalliğine nazaran birçok değişiklik yapılmıştır. 1843 yılından önce herhangi bir onarım ve/veya restorasyon kaydı bulunmamaktadır.
Caminin günümüzdeki hali, 1843 yılındaki Sultan Abdülmecit emriyle gerçekleştirilen onarım sonrası durumunu yansıtmaktadır. Bu onarımda Hünkâr mahfili, kadınlar mahfili, son cemaat yeri, kubbe, minber ve vaaz kürsüsü yapıya eklenmiştir. Bu onarımın kitabesi ise camiye girişteki mermer taç kapısı üzerinde bulunmaktadır. Kitabe ise önceleri Kocaeli Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nde sergilenmiş, 2017 yılında restore edilerek şimdiki yerine konulmuştur.
2004 yılındaki restorasyonda dış cephesi sıvanmış, 2015 ve 2016 yıllarında ise dış cepheye sıva raspası yapılarak sıvasız haline döndürülmüştür. Dış cephelerin 1843 yılında yapılan restorasyonlarda sıvalı olduğu tahmin edilmektedir.
Orhan Camii veya Gazi Süleyman Paşa Camii Efsaneleri ve Söylenceleri
Orhan Camii’nin doğrudan mitolojik veya fantastik bir efsanesi bulunmasa da, tarihi ve mimari geçmişi etrafında şekillenen yerel rivayetler ve köklü gelenekler oldukça dikkat çekicidir:
- İki Denizci Erin Gizemli Kubbe Süslemeleri: Caminin ahşap kubbesinin altında yer alan; güneş ışınları, rozetler ve elips (balık pulu/damla) biçimindeki özgün kalem işi bezemelerin tam olarak ne zaman yapıldığı uzun süre çözülememiştir. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin araştırmalarına göre bu süslemelerin, 20. yüzyılın başlarında buraya gelen iki denizci er tarafından yapıldığı rivayet edilmektedir. Arşivlerde resmi bir kaydı olmamasına rağmen bu el emeği süslemeler, bugün hâlâ gizemli birer hatıra olarak anılır.
- Kılıçla Çıkılan Hutbe Geleneği (Fetih Simgesi): Halk arasında ve Osmanlı fetih kültüründe, savaşla veya kuşatmayla alınan bölgelerdeki ilk camiler “fetih camisi” kabul edilirdi. Hz. Muhammed’in Mekke’nin fethinde kılıçla hutbe okuması sünnetine dayanarak, Orhan Camii’nde de cuma hutbelerine ve bayram namazlarına kılıçla çıkılması bir gelenektir. İmamın minbere sağ elinde kılıçla çıkıp hutbeyi bu şekilde irat etmesi, fethin ve egemenliğin asırlık simgesi olarak bugüne taşınmıştır.
- Kilise Kalıntısı Söylentisi: Geçmişte halk arasında caminin eski bir Bizans kilisesi veya manastırı üzerine kurulduğuna dair yaygın bir inanış (söylenti) var olmuştur. Ancak yapılan arkeolojik ve mimari incelemelerde, yapının kilise ile bir bağının bulunmadığı; bahçesinde veya duvarlarında görülen lahit parçası ya da eski kalıntıların (devşirme malzemelerin) çevreden getirilmiş olabileceği anlaşılmıştır.
- 700 Yıllık Şahit Çınar Ağacı: Caminin hemen bahçesinde, İzmit Körfezi’ne ve hazireye bakan alanda yer alan ve yapıyla neredeyse aynı yaşta (tahmini 700 yıllık) olduğu düşünülen ulu çınar ağacı, yöre halkı tarafından yapının sessiz tanığı ve koruyucusu olarak görülmektedir.
İzmit Orhan Camii veya Gazi Süleyman Paşa Camii Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İzmit’in en köklü tarihi miraslarından biri olan Orhan Camii ve çevresindeki yapılar hakkında ziyaretçilerin ve tarih meraklılarının en çok aratıp merak ettiği konuları, konum detaylarını ve kuruluş süreçlerini aşağıda bulabilirsiniz.
Orhan Camii, Kocaeli ilinin merkez ilçesi olan İzmit’in Orhan Mahallesi’nde, deniz seviyesinden yaklaşık 150 metre yukarıda yer almaktadır. Şehir merkezinden yürüyerek ulaşmak mümkündür ancak caddenin başlangıcından itibaren sokakların oldukça dik yokuşlardan oluştuğuna dikkat etmek gerekir.
Cami, Osmanlı Beyliği döneminde 1332 yılında (ünlü tarihçi Halil İnalcık’ın araştırmalarına göre ise 29 yıllık kuşatmanın ardından 1331 yılında) inşa edilmiştir.
Bu tarihi ibadethane, Orhan Bey ile eşi Nilüfer Hatun’un büyük oğlu olan Rumeli Fatihi Süleyman Paşa tarafından babası adına bir fetih camisi olarak yaptırılmıştır. Yapı, İzmit ve çevresinde günümüze ulaşan ilk Osmanlı mimari eserlerinden biri olma özelliği taşır.
Orhan Camii yapıldığı dönemde bir külliyenin parçasıydı. Külliyenin yapı taşlarından biri olan medrese, 2000’li yıllara kadar gecekondu olarak kullanıldıktan sonra yol genişletme çalışmaları sırasında yıkılmıştır. Külliyenin diğer yapı elemanı olan ve “Çifte Hamam” olarak bilinen Süleyman Paşa Hamamı ise günümüze kadar gelebilmiştir.
Ayrıca İlgili Linkler:
Marmara Bölgesi gezilecek yerler
Marmara Bölgesi gezilecek yer fotoğrafları
Şehir isimleri nereden geliyor?
Halil İnalcık – Devlet-i Aliyye II

