Odunpazarı Evleri, geleneksel Türk mimarisinin en zarif örneklerini günümüze taşıyan, Eskişehir’in ve İç Anadolu Bölgesi’nin en köklü tarihi miraslarından biridir. Ahşap çatkılı, cumbalı ve renkli yapılarıyla dikkat çeken bu tarihi semt; iç içe geçen sokakları, Kurşunlu Külliyesi ve müzeleriyle adeta yaşayan bir açık hava müzesi niteliğindedir. Bu gezi rehberinde Odunpazarı Evleri nerede ve nasıl gidilir; tarihi, mimari özellikleri, UNESCO süreci ve çevresinde gezilecek yerler hakkında merak edilen tüm detayları bulabilirsiniz.
Odunpazarı Evleri Önemi

Eskişehir ili çoğumuzun bildiği üzere Anadolu’nun yükselen değerlerindendir. Özellikle Avrupa’dan ve Türkiye’den şehircilik başta olmak üzere bir çok ödül almıştır. İnsan hayatına ve sosyal hayata verdiği önemden dolayı Eskişehir, birçok kentimizi geride bırakarak adını altın harflerle sosyal ve siyasi tarihe yazdırmıştır. Bu kentsel dönüşüm ve koruma vizyonunun en somut göstergesi ise hiç şüphesiz kentin tarihi çekirdeğini oluşturan geleneksel mimari mirastır.
Odunpazarı Evleri’nin önemi, sadece estetik ahşap mimarisinden değil, aynı zamanda uluslararası düzeyde kabul gören kültürel değerinden kaynaklanmaktadır. Geleneksel Türk sivil mimarisinin en özgün örneklerini bünyesinde barındıran semt, bu niteliği sayesinde UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi‘ne girmeyi başarmış ve küresel ölçekte koruma altına alınan değerlerimizden biri haline gelmiştir.
Odunpazarı Evleri Kısa Bilgiler Tablosu
| Kategori / Yapı Analizi | Sayı / Dağılım Detayı | Açıklama ve Kullanım Amacı |
|---|---|---|
| Tescilli Toplam Yapı Sayısı | 300+ Konak / Bina | Kentsel Sit Alanı bünyesinde koruma altına alınan geleneksel sivil mimari örnekleri. |
| Otel & Butik Pansiyon Konakları | ~35 – 45 Konak | Aslına uygun restore edilerek Butik Otel, Konaklama Evi ve Pansiyon olarak hizmet veren tarihi konaklar (Örn: Abacı Konak, OMM INN vb.). |
| Müze & Kültür Evi Fonksiyonlu Yapılar | 15+ Yapı | Balmumu, Ahşap Eserler, Lületaşı, Cam Sanatları gibi müzelere dönüştürülen kamu ve özel konaklar. |
| Kafe, Restoran & İşletme Konakları | ~50 – 60 Konak | Zemin katı atölye/hediyelik eşya dükkânı, üst katları geleneksel Çibörek/Balaban restoranı veya kafe yapılan yapılar. |
| Yerel Halkın Yaşadığı Konutlar | ~150+ Konut | Restorasyon sonrası halen mahalle kültürünü sürdüren, şahıs mülkiyetindeki aktif evler. |
| Restore Edilen Anıtsal / Dini Eserler | 22 Yapı | 3 Cami, 1 Külliye, 2 Kervansaray, 1 Han (Atlıhan) ve 15 Tarihi Çeşme. |
| Restorasyon Sırasındaki / Harap Konak Sayısı | Kısıtlı Sayıda (~%10-12) | İç sokaklarda mülkiyet sorunları veya proje aşaması nedeniyle restorasyon bekleyen ahşap yapılar. |
Odunpazarı Nerede ve Nasıl Gidilir? Ulaşım Rehberi

Eskişehir’i ziyaret eden seyahatseverlerin en çok araştırdığı konuların başında Odunpazarı nerede ve bu tarihi semte nasıl gidilir soruları gelmektedir. Tarihi evlerin yer aldığı semt, Eskişehir kent merkezinin tam kalbinde, ulaşımı oldukça kolay ve merkezi bir konumda bulunmaktadır.
Navigasyon veya Google Maps kullanarak araçla ya da yaya olarak bölgeye gidecekseniz dikkat etmeniz gereken çok önemli bir detay bulunmaktadır. Eğer harita uygulamanıza sadece ‘Odunpazarı’ yazarsanız, sistem sizi kentin güneybatı yönünde alakasız bir noktaya yönlendirebilir. Bu nedenle navigasyona doğrudan ‘Tarihi Odunpazarı Evleri’ şeklinde arama yazmanız gerekmektedir.
Odunpazarı semtine ulaşım için tercih edebileceğiniz başlıca seçenekler şunlardır:
- Tramvay ile Ulaşım: Eskişehir şehir içi ulaşımının en pratik yolu olan tramvay hattını kullanarak ‘Atatürk Lisesi’ veya ‘Odunpazarı’ durağında inip birkaç dakikalık kısa bir yürüyüşle tarihi sokaklara ulaşabilirsiniz.
- Otobüs ve Minibüs: Kentin pek çok farklı noktasından Odunpazarı meydanından geçen şehir içi otobüs ve dolmuş hatları mevcuttur.
- Yüksek Hızlı Tren (YHT) ile Gelenler İçin: Eskişehir Tren Garı’nda indikten sonra gar önünden kalkan tramvaya binebilir veya yaklaşık 15-20 dakikalık keyifli bir şehir içi yürüyüşüyle doğrudan tarihi Odunpazarı evlerinin bulunduğu alana geçebilirsiniz.
- Özel Araç ile Ulaşım: Şehir dışından özel aracıyla gelenler, Eskişehir merkez tabelalarını takip ederek kentin göbeğinde yer alan Odunpazarı ilçesine rahatlıkla ulaşabilirler. Bölge çevresinde aracınızı bırakabileceğiniz otopark alanları mevcuttur.
Tarihi Odunpazarı Evleri UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde

2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi (Türkiye)’ne giren Eskişehir ilinin Odunpazarı ilçesi, Eskişehir’in ilk yerleşim yeridir. Eskişehir ovasına yüksek bir noktada bakan ilçe, özellikle tarihi evleri ile dünyaca meşhurdur. Eskişehir içinde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmuştur. İlçede bulunan tarihi evler, geleneksel Türk evi özelliklerini tamamıyla yansıtmaktadır. Semt ayrıca 1988 yılında ‘Odunpazarı Tarihi ve Kentsel Sit Alanı’ olarak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nca tescil edilmiştir.
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi projesi kapsamında Odunpazarı semtinde 30 kadar sokakta 300 ev, 3 cami, 1 külliye, 2 kervansaray ve 15 adet çeşmenin restorasyonu bu zamana kadar yapılmıştır.
Odunpazarı’nda Ne Var? Gezilecek Yerler ve Yapılar

Arama motorlarında bölgeyi ziyaret etmeden önce araştırma yapan seyahatseverlerin en çok merak ettiği konulardan biri de “Odunpazarı’nda ne var?” sorusudur. Tarihi dokusu korunan bu açık hava müzesi niteliğindeki semt; sadece büyüleyici ahşap evleriyle değil, aynı zamanda külliyeleri, geleneksel el sanatları çarşıları ve konsept müzeleriyle zengin bir gezi rotası sunmaktadır.
Odunpazarı semtini gezerken görebileceğiniz ve ziyaret edebileceğiniz başlıca tarihi ve kültürel yapılar şunlardır:
- Tarihi Odunpazarı Evleri ve Renkli Sokaklar: Geleneksel Türk ve Osmanlı sivil mimarisini yansıtan cumbalı, rengârenk restore edilmiş tarihi konaklar ve çıkmaz sokaklar.
- Kurşunlu Camii ve Külliyesi: 16. yüzyıl Osmanlı döneminden kalma, içerisinde Mevlevihane, lületaşı müzesi ve el sanatları atölyelerini barındıran tarihi yapı kompleksi.
- Atlıhan El Sanatları Çarşısı: Eskişehir’in simgesi olan lületaşından yapılmış hediyelik eşyaların, el işi takı ve zanaat ürünlerinin sergilenip satıldığı tarihi han.
- Odunpazarı Ahşap Eserler Müzesi: Kurşunlu Külliyesi Kervansarayı içerisinde yer alan, Uluslararası Ahşap Festivalleri bünyesinde üretilmiş yüzlerce özel ahşap heykel ve sanat eserinin sergilendiği müze.
- Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi: Yerli ve yabancı birçok tarihi ve popüler şahsiyetin birebir balmumu heykellerinin yer aldığı, kentin en popüler müzelerinden biri.
- OMM (Odunpazarı Modern Müze): Dünyaca ünlü mimarlık ofislerince tasarlanan, çağdaş ve modern sanat eserlerinin sergilendiği mimari ödüllü müze binası.
- Beymelek Sokak ve Yeşil Efendi Konakları: Restorasyonla kente kazandırılan, dönemin yaşantısını gözler önüne seren nitelikli konak örnekleri.
Tarihi Odunpazarı Evleri Özellikleri

Eskişehir’in bu ilçesi, geçmişteki gerek Osmanlı gerek Türk mimari yapısını en iyi gözlemleyeceğimiz açık hava müzesi özelliğindedir. Geleneksel Türk evlerinin tüm özelliklerini barındıran bu tarihi Odunpazarı evleri temelde iki şekilde ayrılmaktadır. İlkinde bu tarihi evlerin kapıları sokakta ve bahçeleri arkadadır. Diğerinde ise bu tarihi evler bahçe içindedir.
Evler cumbalı olup bahçesi arkada olanlar bitişik düzende yapılmıştır. Evlerin yapımında kullanılan teknik bugün artık tarih içinde silinmiş olsa da, bizlere o dönemler hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Bu tarihi evlerin alt katları kerpiç ve moloz taş ile yapılarak sıvanmış olup, üst kat veya katlar ise ahşap malzemeyle yapılmış ve kerpiçle doldurulmuştur.
Bu tarihi evler içinde bulunan, zamanın kamu binası olarak kullanılan bazı yapılar, Anadolu Üniversitesi tarafından restore edilmiş ve günümüzdeki haline kavuşmuştur. Ayrıca ilçe belediyesinin ev sahipliği yaptığı Odunpazarı Evleri Yaşatma Projesi kapsamında sokak sokak Odunpazarı evleri restorasyona girmiş, restore edilmiş ve hala da edilmektedir.
Tarihi evlerde yaşam, Osmanlı mimarisindeki gibidir. Karakteristik özellikleri olan alt katların mutfak ve kiler olarak kullanılması, üst kat veya katların ise sosyal hayata ayrılması biçimindedir. Bu katlar ise genelde sofa (odaların açıldığı geniş yer) ve etrafındaki odalardan oluşmaktadır.
İlçede gezerken girmiş olduğunuz bir sokağın nereye çıktığını kestiremediğiniz gibi, yaptığınız bu yürüyüş sizlere enfes bir atmosfer içinde gezdiğinizi hissettirecektir. Zaman zaman çıkmaz sokakları, herhangi bir sokağın köşesindeki restore edilmiş bina ve tarihi evlerin renkleri, büyüsü bizi alıp götürdüğü gibi; Kurşunlu Cami ve Külliyesi etrafındaki dar ve uzun sokaklarda gezinirken ülkemizdeki tarihin ve mimarinin önemini bir kez daha anlamamıza yetmektedir.
Geleneksel Türk Mimarisi Özellikleri

Odunpazarı Evleri’nde belirgin şekilde gözlemlenen ve Anadolu kent kültürünün temelini oluşturan Geleneksel Türk Mimarisinin öne çıkan başlıca yapısal ve sosyal özellikleri şunlardır:
- Sofa (Orta Yaşam Alanı) Düzeni: Türk evinin plan tiplerini belirleyen en temel mimari öğedir. Evin tüm odalarının açıldığı, aile bireylerinin bir araya geldiği, ortak yaşamın ve sosyalleşmenin geçtiği geniş orta mekândır.
- Ahşap Karkas (Hımış) Tekniği: Yapıların taşıyıcı iskeletinin ahşap dikmelerle kurgulanması, aralarının ise kerpiç veya tuğla harç ile doldurulması esasına dayanır. Hem depreme karşı esneklik sağlar hem de doğal bir iklimlendirme sunar.
- Cumba (Çıkma) Kültürü: Üst katların sokağa doğru ahşap desteklerle uzatılmasıdır. Bu yapısal detay hem evin iç mekanını genişletip gün ışığından daha fazla yararlanmayı sağlar hem de sokak dokusuna estetik bir dinamizm katar.
- Mahremiyet ve İç Mimari Düzen: Evlerin dış cephelerinde zemin katlar penceresiz veya yüksek pencereli tutularak sokak yaşamından izole edilir. Mutfak ve kiler alt katta yer alırken, asıl yaşam alanı olan üst katlar sofa etrafındaki odalarla aile içi mahremiyeti korur.
- Sokak Dokusuna ve Doğaya Uyum: Evler inşa edilirken komşu evin güneşini, manzarasını veya rüzgarını kesmeyecek şekilde konumlandırılır. Sokakların kıvrımlı yapısı ve çıkmaz sokaklar mahalle kültürünün güvenlik ve komşuluk bağlarını güçlendirir.
- Geniş Saçaklar ve Kiremit Çatılar: Ahşap karkas duvarları yağmur ve kardan korumak amacıyla geniş tutulan çatı saçakları ile geleneksel alaturka kiremit kaplamalar Türk evinin karakteristik dış görünüşünü oluşturur.
Ayrıca geleneksel Türk mimarisini yaşatan en bilinen bir başka semt Karabük ilindeki Safranbolu ilçesi ile Burdur’daki Bakibey Konağı‘dır.
Odunpazarı Tarihçesi ve Tarihsel Gelişimi

Odunpazarı ilçesi, Eskişehir tarihinde ilk Türk yerleşimi özelliğini de bünyesinde barındırmakla birlikte, bu yerleşim Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan’ın Miryokefalon Savaşı’nı Bizanslılara karşı kazanması ile başlamıştır. Bir rivayete göre, savaş sonrasında Eskişehir’e (Dorylaion, Dorylaeum) gelen halk, Eskişehir’de yerleşeceği yeri seçmek için şehrin çeşitli yerlerine koyun ciğeri asar ve şehrin güney tepelerindeki astıkları ciğer geç bozulduğu için burayı seçerler. Ancak bölgenin tarihsel katmanları ve kültürel gelişimi bu ilk adımdan çok daha derin bir geçmişe uzanmaktadır:
- Antik Dönemden Selçuklu Mirage (Dorylaion Mirası): Odunpazarı’nın üzerinde yükseldiği tepe, antik Dorylaion kentinin güney uzantısıdır. Porsuk Çayı bataklıklarının taşıdığı salgın hastalık ve güvenlik risklerinden kaçınan ahali, havadar ve savunması kolay olan bu tepelere çekilmiştir. Selçuklu döneminde “Sultanönü” uç bölgesi olarak adlandırılan alan, 13. yüzyılda inşa edilen Alaeddin Camii çevresinde kümelenerek ilk Türk mahalle düzenini oluşturmuştur.
- Osmanlı Kuruluşu ve Odun Ticareti: Osmanlı Beyliği’nin ilk sikkesini bastığı ve ilk hutbesini okuttuğu Karacahisar Kalesi’ne komşu olan Odunpazarı, beyliğin ilk kentsel çekirdeklerinden biridir. Semte “Odunpazarı” denmesinin tarihsel nedeni ise köylülerin Türkmen dağlarından getirdikleri odunları bu tepe üzerindeki meydanda satması ve kentin ticari merkezi haline gelmesidir.
- 400 Yıllık Mevlevi Merkezi ve Kurşunlu Külliyesi: Odunpazarı kurulduğundan itibaren günümüze kadar olan tarihi içinde 400 yıl kadar Mevlevilik tarikatının da önemli merkezlerinden olmuştur ve günümüzde Kurşunlu Külliyesi Mevlevihanesi’nde (Eskişehir Mevlevihanesi) özel günlerde ‘Sema Ayin-i Şerifi’ gösterisi yapılmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri Çoban Mustafa Paşa tarafından 1517-1525 yılları arasında inşa ettirilen külliye (Mimarbaşı Acem Ali eseri), dergâh, imaret ve kervansaray fonksiyonlarıyla semti imparatorluğun menzil konaklama ve ilim noktası haline getirmiştir.
- Balkan Göçleri ve Mimari Şekillenme (19. Yüzyıl): 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi (93 Harbi) sonrasında Balkanlar’dan gelen muhacir nüfusun bölgeye yerleştirilmesiyle Odunpazarı hızla genişlemiştir. Bugün hayranlıkla izlenen ahşap, cumbalı, renkli konakların büyük bir kısmı bu dönemdeki geleneksel Türk sivil mimari anlayışıyla inşa edilmiştir.
- Kentsel Sit ve Koruma Süreci: 1988 yılında “Tarihi ve Kentsel Sit Alanı” tescili alan, 2012’de ise UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dâhil edilen semt, kentsel kırımın eşiğinden dönerek Türkiye’nin en başarılı koruma ve restorasyon projelerinden birine sahne olmuştur.
Odunpazarı Gezilecek Yerler Rehberi

Odunpazarı semti içinde ve çevresinde gezilecek yerler şu şekilde detaylandırılabilir:
Tarihi Odunpazarı Sokakları ve Genel Dokusu
Odunpazarı’nı gezmek aslında her ne kadar bir güne sığmasa da, restore edilen evler arasında gezmek, herhangi bir kafesinde oturup tarihi evlerin iç mekanlarını fotoğraflamak, dar ve uzun sokaklarını arşınlamak bizde müthiş bir tat bırakmıştır. İlçede bulunan Kurşunlu Cami ve Külliyesi’ne de gitmenizi önermekteyiz. Cami ve külliyenin tarihini incelediğimizde 1525 yılında bitirildiğini görmekle birlikte kervansarayı konusunda mimar olarak Mimar Sinan’ın adının geçtiğini de görmekteyiz. Ülkemizdeki her konuda olan bilgi kirliliği ne yazık ki burada da kendisini göstermektedir.
Ancak Odunpazarı’nın tarihi evlerinin hemen yanıbaşında olan yüksek ve modern(!) binaların zaman zaman ortaya çıkan görüntüsü arka planda bazen bize rahatsızlık vermektedir. Tarihe önem veren bizler biliyoruz ki, düzgün restore edilmediğinde sadece internetten (sadece internetten diyoruz çünkü kitap okuma oranı ülkede her yıl düşüyor) okuyacağımız veya göreceğimiz bu yer çok önemli. Sağlıklı ve uzun soluklu çözümler neticesinde gidip görebilmenin önemi çok daha büyük.
Kurşunlu Camii ve Külliyesi
16.yüzyıl Osmanlı dönemine ait olan Kurşunlu Külliyesi, Odunpazarı’nın en önemli tarihi ve inanç merkezlerinden biridir. 1517-1525 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri Çoban Mustafa Paşa tarafından yaptırılan külliye; cami, şadırvan, kervansaray, imaret, tabhane ve medrese bölümlerinden oluşmaktadır. Osmanlı mimarisinin zarafetini taşıyan yapının içerisinde ayrıca Lületaşı Müzesi ve el sanatları atölyeleri yer almaktadır.
- Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü ziyarete açıktır (İbadet saatlerinde cami bölümü turistik ziyarete kapalı olabilir).
- Giriş Ücreti: Külliye alanına giriş tamamen ücretsizdir.
Atlıhan El Sanatları Çarşısı
1850’li yıllarda Takyeddinoğlu Koca Ağa tarafından bölgeye gelen tüccarların ve köylülerin konaklaması, pazarlaması için yaptırılan Atlıhan, günümüzde Eskişehir’in geleneksel el sanatlarının yaşatıldığı büyüleyici bir çarşıdır. İki katlı ahşap mimarisiyle dikkat çeken handa, Eskişehir’in simgesi olan lületaşı ustalarının atölyeleri, hediyelik eşya dükkânları ve takı tasarım mağazaları yer almaktadır.
- Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 10:00 – 20:00 saatleri arasında açıktır.
- Giriş Ücreti: Çarşıya giriş ücretsizdir.
Eskişehir Ahşap Eserler Müzesi
Odunpazarı semtinin içinde tarihi evlerin arasında Odunpazarı Kurşunlu Külliyesi Kervansarayı bulunmaktadır. Odunpazarı Ahşap Eserler Müzesi de bu kervansarayın içinde bulunmaktadır. Toplamda 160 kadar ahşap sanat eserinin bulunduğu müzedeki eserler, 2015 yılında yapılan Uluslararası Ahşap Festivali eserleri ile 2016 yılında yapılan Uluslararası Ahşap Heykeller Festivali için üretilen eserler sergilenmektedir.
- Ziyaret Saatleri: Pazartesi günleri hariç haftanın her günü 10:00 – 18:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.
- Giriş Ücreti (Güncel): Tam bilet 10 ₺, indirimli/öğrenci bilet 7,5 ₺ civarındadır.
Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi
Türkiye’nin ilk balmumu müzesi olma özelliğini taşıyan yapı, Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in kendi elleriyle yaptığı 200’ü aşkın balmumu heykeli sergilemektedir. Tarihi şahsiyetler, devlet adamları, sanatçılar, sporcular ve bilim insanlarının birebir gerçekçi heykellerinin yer aldığı müze, Odunpazarı’nın en çok ziyaretçi çeken gezi noktalarından biridir.
- Ziyaret Saatleri: Pazartesi günleri kapalıdır. Salı – Pazar günleri 10:00 – 17:00 saatleri arasında gezilebilir.
- Giriş Ücreti (Güncel): Tam bilet 140 ₺ – 150 ₺, İndirimli (Öğrenci/Öğretmen) bilet 90 ₺ – 100 ₺ seviyesindedir.
OMM (Odunpazarı Modern Müze)
Dünyaca ünlü Japon mimarlık ofisi Kengo Kuma ve Associates tarafından tasarlanan OMM, geleneksel ahşap mimari ile modern sanatı harmanlayan uluslararası ödüllü bir yapıdır. Türkiye’den ve dünyadan çağdaş sanat eserlerinin sergilendiği müze, ahşap yapı konseptiyle Odunpazarı’nın tarihi dokusuna yenilikçi bir yorum katmaktadır.
- Ziyaret Saatleri: Pazartesi günleri kapalıdır. Salı – Cumartesi 10:00 – 18:00, Pazar günleri 11:00 – 18:00 saatleri arasında açıktır.
- Giriş Ücreti (Güncel): Tam bilet 200 ₺, İndirimli bilet (Öğrenci/65+ Yaş) 150 ₺‘dir (Çarşamba günleri öğrencilere ücretsizdir).
Beymelek Sokak ve Yeşil Efendi Konakları
Odunpazarı’nın fotoğraf meraklıları için en ikonik noktalarından biri Beymelek Sokak’tır. Bitişik nizam inşa edilmiş renkli, cumbalı konakları ve korunan tarihi dokusuyla fotoğraf karelerini süsler. Sokak üzerinde yer alan Yeşil Efendi Konakları ise Atatürk’ün Eskişehir ziyaretinde konakladığı, günümüzde koruma altına alınarak kentin sivil mimarisini sergileyen en nitelikli yapılardandır.
- Ziyaret Saatleri: Gün boyu açık alan olarak gezilebilir ve fotoğraflanabilir.
Kıssadan hisse; yıl geçtikçe güzelleşen ve çağdaş bir yaşamı günden güne benimseyen Eskişehir ilimizdeki tarihi ilçeyi ve tarihi Odunpazarı geleneksel Türk evlerini görmeden bu dünyadan gitmeyin.
Odunpazarı Efsaneleri ve Tarihi Söylenceler

Tarihi Odunpazarı Evleri sadece büyüleyici ahşap mimarisi ve rengârenk sokaklarıyla değil; Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Mevlevi dervişlerinden eski zanaatkârlara uzanan köklü efsaneleriyle de kentin kültürel mirasını yaşatmaktadır. Yüzyıllardır kulaktan kulağa aktarılan bu mistik söylenceler, Odunpazarı sokaklarında yürürken her köşede ayrı bir hikâyenin izini sürmenizi sağlar. Bölge ziyaretinizde gezinize anlam katacak en meşhur Odunpazarı efsaneleri şunlardır:
Beyaz Taşın Sırrı: Lületaşı Efsanesi
Eskişehir Odunpazarı’nın simgesi olan lületaşının doğuşu halk arasında mistik bir hikâyeye dayanır. Efsaneye göre, Odunpazarı tepelerinde hayvanlarını otlatan genç bir çoban, toprağın altından parıldayan beyaz bir taş görür. Çoban değneğiyle taşa dokunduğunda, taş aniden güzel bir kız yüzüne dönüşür ve “Ağlatma beni çoban, çıkar beni buradan!” diye dile gelir. Çoban şaşkınlıkla taşı kucağına alıp bağrına basar; fakat taş o kadar ısınır ki çoban oracıkta bayılır. Kendine geldiğinde taşın yerinde beyaz, yumuşak ve işlenebilir mineral yatakları kalmıştır. İnanışa göre lületaşı, sadece “kalbi temiz ve haram yememiş” ustaların elinde çatlamadan şekil alan özel bir mirastır.
Kıble Hattı ve Alaeddin Camii Gizemi
Odunpazarı’nın en eski yapılarından biri olan Anadolu Selçuklu eseri Alaeddin Camii inşa edilirken gündüz örülen duvarların gece kendiliğinden yıkıldığı görülür. Çaresiz kalan ustalar bir gece tepede nöbet tutar ve gökyüzünden harabeye doğru süzülen nur yüzlü bir zat ile parlak bir ışık görürler. Işık, tepenin tam kıble yönünde durur. Ustalar ertesi gün duvarı tam da o ışığın durduğu çizgiye göre yeniden inşa eder ve duvar bir daha asla yıkılmaz. O günden sonra mahalleli, kentin koruyucu ermişlerinin Odunpazarı tepelerini gözettiğine inanır.
Mevlevi Dervişleri ve Çıkmaz Sokak Mistiği
Odunpazarı sokaklarının labirent gibi birbirine bağlanması ve çıkmaz sokakların çokluğu sadece mimari bir tercih değil, Mevlevi geleneğinin bir simgesidir. Kurşunlu Külliyesi etrafında 400 yıl boyunca yaşamını sürdüren Mevlevi dervişlerinin; “Yolu arayan kişi dünya telaşından sıyrılmalı, gerekirse labirentte kaybolup kendi içine dönmelidir” anlayışıyla bu sokakları kurguladıklarına inanılır. Eskilerin anlatımına göre, niyetinde kötülük taşıyan bir ziyaretçi bu sokaklara girdiğinde yolunu kaybedip çıkmaz bir sokağa denk gelmektedir.
Şifalı Tepe ve Koyun Ciğeri Söylencesi
Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan döneminde kentin ilk kurulacağı yeri belirlemek için şehrin farklı noktalarına koyun ciğeri asılır. Şehrin güney tepelerinde yer alan Odunpazarı’na asılan ciğerin havanın temizliği ve rüzgârı sayesinde günlerce bozulmadan kalması, burayı ilk yerleşim yeri yapar. Zamanla bu olay bir şifa efsanesine dönüşmüş; ova kısmında verem veya göğüs hastalığına yakalanan kişilerin Odunpazarı tepesindeki konaklara yerleştirilerek havadar atmosferde sağlıklarına kavuştukları anlatılmıştır.
Odunpazarı Evleri Sık Sorulan Sorular (SSS)
Eskişehir’in göz bebeği Odunpazarı’nı ziyaret etmek isteyen seyahatseverlerin zihninde pek çok soru işareti oluşabiliyor. Tarihi konakların ziyaret koşullarından ulaşım detaylarına, müze girişlerinden gezilecek süreye kadar arama motorlarında en çok aratılan soruları ve yanıtlarını bu bölümde sizler için derledik.
Hayır, Odunpazarı semtini ve tarihi sokakları gezmek tamamen ücretsizdir. Yalnızca bölge içerisinde yer alan Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi, OMM veya Ahşap Eserler Müzesi gibi kapalı müzelere girişlerde sembolik veya kategorisine göre belirlenmiş müze giriş ücretleri ödenmektedir.
Odunpazarı’nın tarihi sokaklarını arşınlamak, fotoğraf çekilmek ve Kurşunlu Külliyesi ile Atlıhan El Sanatları Çarşısı’nı ziyaret etmek ortalama 3 ila 4 saat sürmektedir. Ancak bölgede yer alan Balmumu Müzesi, OMM (Odunpazarı Modern Müze) ve diğer tematik müzeleri detaylıca gezmeyi planlıyorsanız tam bir gününüzü ayırmanız tavsiye edilir.
Odunpazarı yılın 12 ayı ziyaret edilebilir. Ancak bahar aylarında (Nisan, Mayıs, Eylül ve Ekim) havanın ne çok sıcak ne de çok soğuk olduğu dönemlerde sokaklarda yürümek çok daha keyiflidir. Kış aylarında ise karlar altındaki renkli konakların fotoğrafik görüntüsü büyüleyici bir atmosfer sunar.
Odunpazarı geziniz sırasında Eskişehir’in meşhur Çibörek (Çiğbörek) ve Balaban Kebap lezzetlerini tadabilirsiniz. Hediyelik eşya olarak ise dünyaca ünlü Lületaşı zanaat ürünleri, el yapımı takılar, ahşap oymacılık eserleri ve meşhur Met helvası alabilirsiniz.
Evet, Odunpazarı bölgesinde aslına uygun olarak restore edilmiş pek çok tarihi konak günümüzde butik otel olarak hizmet vermektedir. Bu konaklarda konaklayarak geleneksel Türk mimarisinin otantik atmosferini gece de bizzat yaşayabilirsiniz.
Ayrıca İlgili Linkler:
Odunpazarı fotoğrafları, görselleri
Türkiye UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi
İç Anadolu bölgesi rota ve güzergah bilgileri
İç Anadolu bölgesi antik şehir ve önemli tarihi yer bilgileri
İç Anadolu bölgesi tarihi ve antik şehir fotoğrafları
Türkiye müzeler, antik şehir ve tarihi kentler
