İstanbul Deniz Müzesi, Beşiktaş sahilindeki köklü geçmişi ve zengin koleksiyonlarıyla Türkiye’nin denizcilik mirasına ışık tutan en önemli kültür duraklarından biridir. Osmanlı donanmasından günümüze uzanan geniş bir tarih yelpazesine sahip olan mekân; saltanat kayıklarından tarihi kadırgalara, bahriye arşivlerinden Atatürk’ün kullandığı özel eşyalara kadar pek çok İstanbul Deniz Müzesi eserleri ile ziyaretçilerini büyülemektedir. Müzeyi planlarına dahil etmek isteyen gezginler için İstanbul Deniz Müzesi ziyaret saatleri ve giriş ücreti bilgileri büyük kolaylık sağlarken, sergilenen bu benzersiz parçaları yakından incelemek isteyenler için hazırladığımız İstanbul Deniz Müzesi fotoğrafları galerisi ve Beşiktaş Deniz Müzesi rehberimiz, geziniz öncesinde ilham verici bir dijital sergi sunmaktadır.
Beşiktaş Deniz Müzesi olarak da geçen İstanbul Deniz Müzesi (Istanbul Naval Museum) veya Denizcilik Müzesi İstanbul‘da ve Marmara Bölgesi gezilecek müzeler içinde önemli bir konuma sahiptir. Türk ve Osmanlı Denizciliğinde olduğu gibi Türkiye müzeleri arasında da hem eski, hem de köklü müzelerimizden biridir.
İstanbul Deniz Müzesi’nin Önemi
İstanbul Deniz Müzesi, Beşiktaş sahilinde, Barbaros Hayrettin Paşa Heykeli’nin hemen yanı başında yer alan konumu ve yakın dönemde geçirdiği modern restorasyon süreciyle ülkemizin en değerli kültür yapıları arasında yer almaktadır. Barındırdığı nadide koleksiyonlar ve tarihi derinliği açısından sadece Türkiye’de değil, Avrupa ve dünya genelindeki denizcilik müzeleri arasında da ilk sıralarda kabul edilmektedir.

Müzenin asıl büyük önemi; Osmanlı İmparatorluğu’nun köklü donanma geleneğini, denizcilik teknolojisini ve sefer faaliyetlerini günümüze eksiksiz bir şekilde aktarabilen nadir kurumlardan biri olmasından kaynaklanmaktadır. Tıpkı arkeoloji alanında İstanbul Arkeoloji Müzesi veya medeniyetler tarihinde Anadolu Medeniyetleri Müzesi ne kadar kritik bir yere sahipse, Türk denizcilik tarihi söz konusu olduğunda da bu müze aynı derecede hayati bir hafıza merkezidir.
İstanbul Deniz Müzesi Kısa Bilgiler Tablosu
İstanbul Deniz Müzesi hakkında merak edilen temel nicel bilgileri, öne çıkan eserleri ve müze tarihine dair ilginç detayları aşağıdaki özet tablodan inceleyebilirsiniz:
| Özellik / Bilgi Türü | Açıklama ve Detaylar |
|---|---|
| Konum (Adres) | Sinanpaşa Mahallesi, Beşiktaş Caddesi No: 6, Beşiktaş / İstanbul (Beşiktaş İskelesi Yanı) |
| Yüzölçümü | Yaklaşık 17.000 m² kapalı alan ve sergi kompleksi |
| Toplam Eser Sayısı | 20.000’den fazla tarihi obje ve denizcilik koleksiyon parçası |
| Kütüphane Arşivi | 20.000’in üzerinde basılı/nadir eser, el yazması, nadir harita ve Osmanlıca belge |
| En İlginç / Değerli Eseri | Tarihi Kadırga (16. yüzyıldan kalma, dünyada orijinal halini koruyan en eski çektiri tipi tekne) |
| İlginç Bilgiler |
|
İstanbul Deniz Müzesi Ziyaret Saatleri ve Giriş Ücretleri 2026
İstanbul Deniz Müzesi, pazartesi günleri hariç haftanın her günü ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Gezi planınızı yaparken müzenin resmi tatil ve ziyaret saatlerini göz önünde bulundurmanız faydalı olacaktır.
Ziyaret Saatleri ve Açık Olduğu Günler
- Hafta İçi: 09.00 – 17.00
- Hafta Sonu: 10.00 – 18.00
- Kapalı Günler: Her hafta Pazartesi günleri, yılbaşı (1 Ocak) ve dini bayramların ilk günü müze ziyarete kapalıdır.
Not: Bilet gişeleri, müze kapanış saatinden 1 saat önce (hafta içi 16.00, hafta sonu 17.00) kapanmaktadır.
İstanbul Deniz Müzesi Giriş Ücreti 2026
Müze giriş fiyat politikası güncellenmiş olup güncel bilet tarifesi şu şekildedir:
- Yetişkin Bilet Ücreti: 130 TL
- Öğrenci Bilet Ücreti (18-25 Yaş): 40 TL
- Ücretsiz Giriş: 18 yaş altı çocuklar/gençler ve 65 yaş üzeri Türk vatandaşları müzeyi ücretsiz olarak gezebilirler.
Ek Hizmetler ve Önemli Detaylar
- Müzekart Geçerli mi?: İstanbul Deniz Müzesi, Milli Savunma Bakanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı olduğu için bünyesinde Müzekart geçmemektedir.
- Çekim Ücretleri: Müze içerisinde amatör fotoğraf çekimi (60 TL) ve video çekimi (120 TL) ücrete tabi tutulabilmektedir (fiyatlar değişebilmektedir).
- Sesli Rehber (Audio Guide): Müze koleksiyonlarını detaylı dinlemek isteyenler için sesli rehber hizmeti 50 TL’dir (fiyatlar değişebilmektedir).
Güncel fiyat değişimleri, grup ziyaretleri ve detaylı bilgi için gitmeden önce 0212 327 43 46 numaralı telefon hattından İstanbul Deniz Müzesi İletişim birimine ulaşabilirsiniz.
İstanbul Deniz Müzesi’nde Ne Var?
İstanbul Deniz Müzesi, sadece denizcilik meraklılarına değil, tarih ve sanat tutkunlarına da hitap eden zengin bir koleksiyon çeşitliliğine sahiptir. İki katlı devasa ana binası ve geniş sergileme salonlarıyla müze; Osmanlı donanma tarihinden Cumhuriyet dönemine, bahriye arşivlerinden sanatsal ahşap işçiliklerine kadar çok geniş bir yelpazeyi ziyaretçilerine sunar.

Müze kompleksi içerisinde adım attığınızda sizi karşılayan temel bölümler ve sergi konseptleri şunlardır:
- Tarihi Kayıklar ve Saltanat Kayıkları Salonu: Müzenin şüphesiz en görkemli alanıdır. Osmanlı padişahlarının ve hanedan üyelerinin kullandığı, orijinal dokusu korunmuş devasa saltanat kayıkları bu salonda sergilenir.
- Gemi Baş Figürleri ve Armalar: Osmanlı savaş ve ticaret gemilerinin pruvalarını süsleyen el oyması ejderha, kartal, aslan figürleri ile altın varaklı gemi armaları müzenin en dikkat çekici görsel koleksiyonlarındandır.
- Atatürk ve Savarona Koleksiyonu: Mustafa Kemal Atatürk’ün son günlerini geçirdiği ünlü MV Savarona yatına ve diğer Cumhurbaşkanlığı yatlarına ait özel eşyalar, kamaralardan getirilen mobilyalar ve büstler bu özel bölümde yer alır.
- Bahriye Arşivleri ve Kitabeler: Osmanlı’dan günümüze denizcilik idaresini belgeleyen 18. yüzyıldan kalma tarihi evraklar, kitabeler, seyir haritaları ve taş eserler araştırmacılar ve tarihseverler için sergilenmektedir.
- Deniz Savaşları ve Donanma Objeleri: Çanakkale Savaşları, Kurtuluş Savaşı ve Balkan Savaşları’na ait denizcilik görselleri, askeri teçhizatlar, tarihi kadırgalar, anforalar ve bahriyelilerin kullandığı üniformalar müze envanterinde bulunur.
- Gemi Maketleri ve Yağlı Boya Tablolar: Ünlü Türk ve yabancı ressamların deniz savaşlarını tasvir ettiği devasa tablolar ile Osmanlı donanmasındaki gemilerin birebir ölçekli modelleri müze duvarlarını süsler.
İstanbul Deniz Müzesi’nde Görülmesi Gereken Önemli Eserler
İstanbul Deniz Müzesi, binlerce parçalık devasa arşiviyle dünyanın en zengin denizcilik koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapar. Ziyaretiniz sırasında mutlaka yakından incelemeniz gereken başlıca önemli eserler şunlardır:

Müzede Mutlaka Görülmesi Gereken Eserler Listesi
- Tarihi Kadırga (Dünyanın en eski orijinal kadırgası)
- Deniz İhtisas Kütüphanesi ve Nadir Eserler Koleksiyonu
- Sultan IV. Mehmed’in Saltanat Kayığı
- Barbaros Hayrettin Paşa’nın Sancağı
- Savarona Yatına Ait Özel Eşyalar ve Atatürk Koleksiyonu
- Gemi Baş Figürleri (Pruva Heykelleri / Ahşap Oymalar)
- Orhaniye Fırkateyni Arması
- Tarihi Deniz Mayınları ve Torpidolar (Çanakkale Savaşı Harbiye Seksiyonu)
- Piri Reis ve Tarihi Portolan Haritaları
- Sultan Abdülmecid’in Saltanat Kayığı
- Tarihi Seyir ve Seyir Sefain Aletleri (Usturlaplar, Pusulalar, Sekstantlar)
- Gözdağı / Donanma Sancakları ve Tuğlar
- Eski Bahriye Üniformaları ve Madalyalar
Öne çıkan eserlerin detaylı incelemesi ise şu şekildedir:
Tarihi Kadırga (Dünyanın En Eski Orijinal Kadırgası)
Müzenin ve Türk denizcilik tarihinin şüphesiz en değerli hazinesidir. 16. yüzyıldan kaldığı tahmin edilen bu kadırga, dünyada orijinal haliyle günümüze ulaşabilmiş en eski çektiri tipi teknedir. Yaklaşık 40 metre uzunluğundaki bu devasa yapının kürekleri ve ahşap aksamı tamamen orijinaldir.
Deniz İhtisas Kütüphanesi (Nadir Eserler Arşivi)
Müze bünyesinde yer alan Deniz İhtisas Kütüphanesi, 20.000’den fazla basılı eser, el yazmaları, tarihi haritalar ve Osmanlıca denizcilik dergileriyle Türkiye’nin alanındaki en zengin arşivine sahiptir. Piri Reis’in eserlerinden Bahriye Nezareti kayıtlarına kadar paha biçilemez kaynakların korunduğu bu bölüm, araştırmacılar ve tarih meraklıları için müzenin en kilit noktalarındandır.
Sultan IV. Mehmed’in Saltanat Kayığı
Müzenin en gösterişli parçalarından biridir. 17. yüzyıla tarihlenen bu saltanat kayığı, üzerindeki altın varaklı ahşap süslemeleri, fildişi/sedef kakmaları ve baş kısmındaki görkemli kartal figürü ile Osmanlı saray ihtişamını gözler önüne serer.
Barbaros Hayrettin Paşa’nın Sancağı
Beşiktaş sahilinde türbesi de bulunan ünlü Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’ya ait orijinal sancaktır. Üzerinde Kur’an-ı Kerim’den ayetler (Saf Suresi 13. Ayet), Zülfikar sembolü ve Dört Halife’nin isimlerinin yer aldığı bu sancak, sembolik açıdan müzenin en güçlü eserlerindendir.
Savarona Yatına Ait Özel Eşyalar ve Atatürk Koleksiyonu
Mustafa Kemal Atatürk’ün ömrünün son döneminde kullandığı efsanevi MV Savarona yatından getirilen orijinal kamaralar, mobilyalar, tabaklar ve kişisel kullanım eşyaları bu bölümde sergilenir.
Tarihi Gemi Baş Figürleri (Pruva Heykelleri)
Osmanlı savaş gemilerinin en ön kısmına (pruvasına) yerleştirilen ahşap oyma figürler salonu süslemektedir. Düşmana korku salmak ve gemiye karakter katmak amacıyla yapılan devasa aslan, ejderha, kartal ve deniz kızı figürleri harika detaylar sunar.
Tarihi Deniz Mayınları ve Çanakkale Harbiye Seksiyonu
Çanakkale Deniz Savaşı’nda Boğaz’a döşenen tarihi deniz mayınları, torpidolar ve Osmanlı bahriyelilerinin kullandığı gerçek teçhizatlar, savaş tarihine meraklı ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken bölümler arasındadır.
Orhaniye Fırkateyni Arması ve Ahşap Oymalar
Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılan Orhaniye Fırkateyni’ne ait olan ve devasa boyutlarıyla dikkat çeken altın sarısı tonlarındaki Osmanlı arması, müzenin en çok fotoğrafı çekilen ve ince işçiliğiyle hayranlık uyandıran parçalarındandır.
Piri Reis ve Tarihi Portolan Haritaları
Denizcilik tarihinin dönüm noktası olan Piri Reis haritasının özel basım nüshaları, Osmanlı denizcilerinin Akdeniz ve Karadeniz haritalamalarında kullandığı tarihi ceylan derisi portolanlar bu salonda yer alır.
Denizcilik Müzesi Tarihi: Bahriye Nazırlığı ve Çaka Bey
İstanbul Deniz Müzesi’nin köklü tarihini ve zengin koleksiyonunu tam anlamıyla kavrayabilmek için öncelikle Türk denizcilik tarihinin başlangıcına, deniz tarihi arşivlerinin oluşumuna ve Bahriye Nazırlığı‘nın kuruluş sürecine göz atmak gerekir.

Türk Denizciliğinin Öncüsü: Çaka Bey
Tarihte Türklerin denizcilikle ilk tanışması Çaka Bey ile olmuştur. Çaka Bey, tarihte bilinen ilk Türk denizcisidir. 11. yüzyılda Ege bölgesinde İzmir ve çevresini Bizanslılardan alarak beylik kuran Selçuklu denizcisi ve komutanı olan Çaka Bey, Ege Denizi’ndeki Rodos ve Sisam adalarını ele geçirmiş ilk Türk amiralidir. Daha sonrasında Anadolu Selçuklu Devleti ile güçlerini birleştirmiştir.
Günümüzde İstanbul Deniz Müzesi sergi salonuna girerken Mustafa Kemal Atatürk’ün ünlü yatı MV Savarona‘nın teknesi karşısında sizi karşılayan ilk sıradaki büst, Çaka Bey’e aittir.
Çaka Bey’in İlk Donanması ve Bizans Geçmişi
Ünlü tarihçi Halil İnalcık, “Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler” isimli eserinde Çaka Bey’in, Danişmend Bey’in maiyetindeki beylerden Çavuldar Çaka olduğunu tespit etmiştir. İnalcık, eserinde süreci şu şekilde aktarmaktadır:
“… Anna Komnena’ya göre Çaka, Anadolu’yu baştan başa savaş yaparak geçmiştir. 1078 yıllarında Türkmenlere karşı savaşan Bizanslılar tarafından genç yaşta esir edilip Konstantinopolis’e götürülmüş, başka seçkin Türk esirler gibi sarayda iyi bir mevkiye yükselmiş, Rumca’yı mükemmel öğrenmiş, Bizans sarayında yeni bir hanedan, Alexios Komnenos (1081) hakim olunca saraydaki ayrıcalıklarını kaybetmiştir. Saraydan kaçan Çaka Anadolu’da Türkmenler arasına, belki kendi oruğu Çavuldurların yanına dönmüştür.
İmparator Alexios’un Peçeneklerle mücadelesi sırasında (1087-1091) durumdan faydalanan Çaka, İzmir’i ele geçirdiğinde yanında 8000 kadar Türkmen askeri varmış. Çaka, yerli Rum ustalarını kullanarak 40 parçalık bir donanma yaptı. Sonraları, 14. yüzyıl ilk yarısında Umur Bey’in (öl. 1348) donanmasında gördüğümüz gibi gemilerdeki kaptan ve adamları Rumlardan oluşup savaşçılar ise Türkmenlerdendi…”
Bahriye Nazırlığı ve Deniz Tarihi Arşivlerinin Kurulması
Osmanlı İmparatorluğu’nun donanmasından sorumlu bakanlık olan Bahriye Nazırlığı, 1867 yılında kurulmuştur. Bu tarihe kadar donanmadan sorumlu en yüksek rütbe Kaptan-ı Derya iken, bakanlığın kurulmasıyla bu yetki Bahriye Nazırı’na (Bakanı) geçmiş, Kaptan-ı Deryalık ise Nazırlığın altında bir rütbe haline gelmiştir.
Bahriye Nazırlığı’nın kurulmasıyla birlikte arşivleme işlemleri daha bilimsel yöntemlerle yapılmaya başlanmış ve İstanbul tersanelerinde bulunan evraklar Bahriye Nazırlığı binasında toplanmıştır.
- 1821 Kasımpaşa Yangını: Deniz Müzesi Komutanlığı kayıtlarına göre, 1821 yılındaki büyük yangında tersane içerisindeki pek çok belge maalesef yok olmuştur. Ancak kurtarılabilen tarihi evraklar, günümüzdeki Deniz Tarihi Arşivi’nin nüvesini oluşturmuştur.
- 1922 Saltanatın Kaldırılması: 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla Bahriye Nazırlığı lağvedilmiş, arşivler İstanbul Bahriye Komutanlığı bünyesinde bir araya getirilmiştir.
II. Dünya Savaşı ve Arşivlerin Anadolu’ya Taşınması
II. Dünya Savaşı’nın baş göstermesi ve güvenlik riskleri nedeniyle müze bünyesindeki paha biçilemez evrak, belge ve objeler koruma amacıyla Anadolu’ya tahliye edilmiştir:
- Tahliye Süreci: Eserler önce İzmit’e, ardından daha güvenli bir nokta olan Bilecik’e gönderilmiştir.
- Savaş Sonrası ve Kurucu Atamalar: Savaşın bitimiyle eserlerin yeniden İstanbul’da toplanması hedeflenmiştir. Bu dönemde Deniz Müzesi’nin kurulması amacıyla Yzb. Haluk Şehsuvaroğlu Müze Müdürü, Yzb. Bahri Noyan ise Müdür Yardımcısı olarak atanmıştır.
- Dolmabahçe Camii Dönemi: Müze yeri olarak Dolmabahçe Camii ve ek binaları seçilmiştir. Anadolu’daki arşivin bir kısmı buraya getirilmiş; kalan kısımlar ise İzmit Üss-ü Bahri Komutanlığı’na, Konca bölgesine ve Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı’na aktarılmıştır.
- 1956 Yol Genişletme Çalışmaları: Dolmabahçe’deki yol genişletme çalışmaları nedeniyle Dolmabahçe Camii’ndeki yaklaşık 15.000 adet evrak ve belge, Dolmabahçe Sarayı’nın Arabacılar Dairesi ve at faytonlarının bulunduğu bölüme taşınmış ve 1970 yılına kadar burada muhafaza edilmiştir.
Ankara Süreci ve Beşiktaş’taki Kalıcı Yerine Geçiş
1970 yılına gelindiğinde arşivler Ankara’ya taşınarak “Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Arşiv Müdürlüğü” adı altında hizmet vermeye başlamıştır. Ancak yapılan değerlendirmeler ve toplantılar neticesinde, bu tarihi miranın ait olduğu yere, yani deniz kıyısına dönmesine karar verilmiş ve arşivler 1984 yılında Beşiktaş’taki mevcut konumuna getirilmiştir.
Günümüzde Beşiktaş’taki İstanbul Deniz Müzesi bünyesinde bulunan bu paha biçilemez belgeler, özel kataloglara ayrılarak araştırmacıların kullanımına sunulmuştur. Müze arşivi, 18. yüzyıldan 1928 Harf Devrimi’ne kadar uzanan geniş bir tarihsel yelpazede hizmet vermektedir.
İstanbul Deniz Müzesi; Osmanlı donanma tarihinden hanedanın görkemli saltanat kayıklarına kadar Türkiye’nin denizcilik hafızasını bünyesinde barındırmaktadır. Müzede sergilenen bu devasa miras ve zengin koleksiyonları tam anlamıyla keşfetmek için gezinize en az birkaç saatinizi ayırmanızı tavsiye ederiz.
İstanbul Deniz Müzesi’nin Modern Mimarisi ve Tasarım Özellikleri
İstanbul Deniz Müzesi, sadece bünyesinde barındırdığı tarihi hazinelerle değil, bu hazineleri sergileme biçimi ve modern mimari tasarımıyla da Türkiye’nin en özgün müze yapılarından biridir.

2005 yılında açılan ulusal mimari proje yarışmasını kazanan Teğet Mimarlık tarafından tasarlanan yeni müze binası, 2013 yılında kapılarını ziyarete açmıştır. Müze, İstanbul’da tarihi bir koleksiyon için özel olarak tasarlanmış ilk çağdaş müze örneği olma unvanını taşır.
Mimari Detaylar ve Sergileme Kurgusu
- Deniz ve Kent İle Bütünleşme: Yapı, Beşiktaş sahilinde meydan ve Boğaz aksıyla doğrudan ilişki kurar. Boğaz’a bakan dalgalı/fraktal cephe tasarımı, gün ışığını içeri alırken tarihi eserleri zararlı UV ışınlarından koruyacak özel yalıtımlı camlarla (Low-E) donatılmıştır.
- Geniş ve Kolonsuz Kayık Galerisi: Dünyanın en büyük saltanat kayığı koleksiyonuna ev sahipliği yapan ana galeri, devasa kayıkların engelsiz görünmesi için devasa tonozlu, kolonsuz ve ferah bir hacim olarak tasarlanmıştır.
- Kademeli / Çift Katlı Seyir Deneyimi: Ziyaretçiler zemin katta kayıkların yanında yürürken, asma kattaki köprüler ve rampalar sayesinde saltanat kayıklarını ve Tarihi Kadırga’yı yukarıdan, yani padişahların ve kaptanların bakış açısından inceleme fırsatı bulurlar.
Müze Sergi Salonları ve Bölümleri
İstanbul Deniz Müzesi toplamda 17.000 metrekareyi aşan alanı ve binlerce sergileme objesiyle farklı tematik salonlara ayrılmıştır:

Tarihi Kayıklar Galerisi (Ana Sergi Hall’ü)
Müzenin kalbi sayılan bu ana salonda, Osmanlı hanedanına ait saltanat kayıkları, Atatürk’ün kullandığı gezinti tekneleri ve dünyada orijinal halini koruyan en eski tekne olan Tarihi Kadırga sergilenir.
Sürekli Sergi Salonları (Bahriye Seksiyonları)
Müzenin üst ve alt katlarına yayılan bu salonlarda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türk denizcilik tarihi tematik olarak işlenir:
- Harbiye ve Çanakkale Salonu: Tarihi deniz mayınları, torpido parçaları ve Çanakkale Deniz Savaşı teçhizatları.
- Bahriye Üniformaları ve Madalyalar: Osmanlı kaptan-ı deryalarından günümüze bahriye kıyafetleri, nişanlar ve kılıçlar.
- Gemi Mimarisi ve Modeller: Osmanlı kadırgalarından son dönem zırhlılarına kadar ahşap gemi maketleri, amblemler ve oymalar.
- Seyir Aletleri ve Harita Salonu: Usturlaplar, pusulalar, sekstantlar ve Piri Reis portolanları.
Süreli (Geçici) Sergi Salonları ve Barbaros Hall’ü
Müze binasının alt katında ve ana kütlesinde yer alan süreli sergi alanları, yıl boyunca deniz kültürü, çağdaş sanat, tarihi fotoğraf seçkileri ve özel arşiv sergilerine ev sahipliği yapar. Ayrıca müze bünyesindeki çok amaçlı salonlarda panel, sempozyum ve kültürel etkinlikler düzenlenmektedir.
İstanbul Deniz Müzesi Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İstanbul Deniz Müzesi ziyareti öncesinde bilet fiyatlarından Müze Kart geçerliliğine, müze içerisindeki eserlerden yeme-içme imkânlarına kadar en çok merak edilen soruları ve yanıtlarını aşağıda bulabilirsiniz.
2026 yılı itibarıyla İstanbul Deniz Müzesi giriş ücreti yetişkinler için 130 TL, öğrenciler (18-25 yaş) için ise 40 TL‘dir. Fotoğraf ve video çekim izinleri için gişeden ek bilet alınması gerekebilir.
18 yaş altındaki çocuklar ve gençler, 65 yaş ve üzerindeki Türk vatandaşları, engelli bireyler ve bir refakatçisi, er ve erbaşlar ile gazi ve şehit yakınları İstanbul Deniz Müzesi’ni ücretsiz olarak ziyaret edebilirler.
Hayır, İstanbul Deniz Müzesi Milli Savunma Bakanlığı’na (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı) bağlı askerî bir müze olduğu için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait olan Müze Kart geçerli değildir. Müze girişinde bilet alınması gerekmektedir.
İstanbul Deniz Müzesi Pazartesi günleri hariç haftanın her günü ziyarete açıktır. Hafta içi 09:00 – 17:00, hafta sonu ise 10:00 – 18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Dini bayramların ilk günü ve yılbaşında (1 Ocak) kapalıdır.
Müzede sergilenen en önemli eserlerin başında dünyanın en eski orijinal kadırgası olan Tarihi Kadırga, Osmanlı sultanlarına ait görkemli Saltanat Kayıkları, Barbaros Hayrettin Paşa’nın sancağı, Atatürk’ün kullandığı Savarona Yatına ait özel eşyalar, Deniz İhtisas Kütüphanesi nadir eserleri, tarihi gemi baş figürleri (pruva heykelleri) ve Çanakkale Savaşı’nda kullanılan tarihi deniz mayınları gelmektedir.
Evet, müze bünyesinde ziyaretçilerin dinlenebileceği ve Boğaz manzarası eşliğinde çay, kahve, aperitif yiyecekler tüketebileceği bir müze kafeteryası (Deniz Kafe) bulunmaktadır. Ayrıca müzenin Beşiktaş merkezinde bulunması sebebiyle, müzeden çıktıktan sonra Beşiktaş Çarşısı ve sahil hattındaki pek çok restoran ve kafeye yürüyerek kolayca ulaşabilirsiniz.
Müze içerisindeki Saltanat Kayıkları Galerisi, alt/üst sergi salonları ve tarihi bahçeyi detaylıca incelemek için ortalama 1.5 ile 2.5 saat arasında bir zaman ayırmanız tavsiye edilir.
Ayrıca İlgili Linkler:
İstanbul Deniz Müzesi fotoğrafları
İstanbul müzeleri ve gezilecek tarihi yerleri
Türkiye antik şehir ve tarihi kentler
Halil İnalcık – Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler
