Harput Kalesi, Elazığ şehrinin kuzeydoğusunda yer alan tarihi Harput Mahallesi (Harput antik kenti) sınırları içindeki köklü bir Urartu yapısıdır. Yanlış bilinenin aksine Harput bir ilçe değil, Elazığ’ın en eski yerleşimlerinden biri olan tarihi bir mahalledir. Bu kadim geçmişi sayesinde Harput antik kenti olarak da anılan bölge, Türkiye UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi bünyesine dâhil edilerek tarihi önemini tescillemiştir. Günümüzde şehrin en popüler turistik noktalarından biri olan yapı, yüksek bir tepe üzerine kurulu görkemli mimarisiyle kentin doğu ve kuzeydoğu manzarasına tamamen hâkimdir. Süt Kalesi efsanesiyle de tanınan bu eşsiz tarihi yapı, Doğu Anadolu gezilecek yerler listelerinde mutlaka görülmesi gereken en önemli antik yerleşim alanları arasında öne çıkmaktadır.
Harput Kalesi ve Harput Antik Kenti’nin Önemi

Harput Kalesi ve Harput Antik Kenti, Urartulardan günümüze uzanan binlerce yıllık köklü geçmişi, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki konumu ve Doğu Anadolu’nun en stratejik noktalarından biri olmasıyla olağanüstü bir tarihi öneme sahiptir. Bölgenin turizm merkezi haline gelen Harput Tepesi, çoğu restore edilmiş tarihi evleri, asırlık sokak dokusu ve canlı kültürel mirasıyla kentin adeta yaşayan müzesidir. Buradaki mekanlarda Elazığ yöresel yemekleri lezzetlerini denemeniz, zengin kahve çeşitlerini görmeniz ve el işlerini incelemeniz mümkündür. Harput Kalesi’ne girmeden önce panoramik Elazığ manzarasını izlemeli, bölgedeki bir kafeteryada oturup meşhur Elazığ Çedene kahvesi (bilinen ismiyle Menengiç kahvesi) içmelisiniz.
Elazığ merkezden kaleye 15 dakika gibi kısa bir sürede araba ile gidilebildiği gibi kent merkezinden sürekli olarak toplu taşıma araçları da kalkmaktadır; bu anlamda ulaşım son derece kolay ve düzenlidir.
Ziyaretçiler İçin Otopark Notu: Gündüz saatlerinde kale girişinde ve Harput içinde ücretsiz otopark bulmak oldukça kolaydır. Ancak bölge Doğu Anadolu’nun en popüler turizm cenneti olduğu için, özellikle güzel havalarda akşam saatlerinde yaşanabilecek trafik yoğunluğunu ve otopark sıkıntısını göz önünde bulundurmanızda fayda var.
Konu Başlıkları
- Harput Kalesi Kısa Bilgiler Tablosu
- Harput Kalesi Nerede ve Nasıl Gidilir?
- Harput Kalesi Ziyaret Saatleri ve Giriş Ücreti (2026)
- Harput Kalesi İçinde Neler Var?
- Elazığ Harput Tarihi ve Harput Kalesi Ne Zaman Yapıldı?
- Harput Kalesi Nasıl Yapıldı?
- Harput Kalesi Özellikleri ve Mimarisi
- Harput Kalesi Kazıları ve Çalışmaları
- Harput Antik Kenti Tarihi ve Özellikleri
- Harput Antik Kenti Gezilecek Yerler
- Harput Hakkında Çeşitli Bilgiler ve Tarihi Keşifler
- Rakamlarla Harput Antik Kenti ve Harput Kalesi
- Harput Antik Kenti ve Harput Kalesi Hakkında İlginç Bilgiler
- Harput Kalesi Efsaneleri ve Halk Anlatıları
- Elazığ Hakkında Bilgiler ve Bağcılık Kültürü
- Elazığ Yemekleri: Ne Yenir?
- Elazığ Gezilecek Yerler Rotaları
- Harput Kalesi ve Antik Kenti Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Ayrıca İlgili Kaynaklar
Harput Kalesi Kısa Bilgiler Tablosu
| Özellik | Detay / Bilgi |
|---|---|
| Konum / Adres | Elazığ il merkezine 5 km mesafede, tarihi Harput Mahallesi (sarp kaya kütlesi üzeri) |
| Ne Zaman Yapıldı? | M.Ö. 8. Yüzyıl (Urartu Krallığı dönemi) |
| Kalenin Yüzölçümü | Yaklaşık 50.000 – 60.000 m² (Sarp kayalık üzerine kurulu, dik kanyonlarla çevrili yamuk planlı yapı) |
| İçindeki Yapı Sayısı & Öğeler | 30’dan fazla tespit edilen alan: İç kale camii, saray kalıntıları, darphane, kaya sarnıçları, zindanlar, imalathaneler, tahıl depoları ve gizli dehlizler |
| Kalenin Çevresinde Neler Var? | Harput Antik Kenti, Eğri Minareli Ulu Cami, Meryem Ana Kilisesi, Cimşit Bey Hamamı, Arap Baba Türbesi ve eşsiz Harput ovası manzarası |
| En Önemli Özelliği | M.Ö. 8. yüzyıldan Osmanlı’nın son dönemine kadar yaklaşık 2800 yıl boyunca kesintisiz yaşam ve idare merkezi olarak kullanılmış olması |
| Şaşırtıcı Bilgi 1: Mühürlü Darphane | Kazılarda kale içerisinde sadece askeri savunma değil, resmi para basılan bir darphane ve Osmanlı dönemine ait binlerce sikke ile mühür bulunmuştur. |
| Şaşırtıcı Bilgi 2: Süt ve Yumurta Harcı | Kuraklık döneminde yapıldığı için harcında su yerine süt ve yumurta akı kullanıldığı rivayet edilir (“Süt Kalesi” adı buradan gelir). |
| Şaşırtıcı Bilgi 3: Haçlı Kralının Zindanı | Kudüs Haçlı Kralı II. Baudouin 1123 yılında Artuklu Hükümdarı Belek Gazi tarafından bu kalenin derin kaya zindanlarında esir tutulmuştur. |
| Şaşırtıcı Bilgi 4: “Kalekent” Konsepti | Burası sadece bir askeri gözetleme kalesi değil; içinde binlerce insanın yaşadığı, kendi mahalleleri, fırınları ve su depoları olan tam teşekküllü bir “iç şehir (Kalekent)” yapısındadır. |
| Şaşırtıcı Bilgi 5: Akustik Gizli Dehlizler | Kayalara oyulmuş kilometrelerce uzunluktaki dehlizlerin, düşman baskınlarında hem kaçış hem de ses yankılama yöntemiyle haberleşme amacıyla kullanıldığı tespit edilmiştir. |
Harput Kalesi Nerede ve Nasıl Gidilir?
Harput Kalesi (Süt Kalesi) ve etrafını çevreleyen Harput Antik Kenti; Doğu Anadolu Bölgesi‘nin köklü yerleşimlerinden Elazığ il merkezinin yaklaşık 5 kilometre kuzeydoğusunda, Harput platosunun en yüksek kaya kütlesi üzerinde yer almaktadır. Ovadan yaklaşık 1.400 metre yükseklikte konumlanan bu Urartu bakiyesi anıtsal kale, kentin her noktasından görülebilen hakim bir coğrafi konuma sahiptir.
Elazığ şehir merkezine son derece yakın olması sayesinde Harput Kalesi‘ne ulaşım oldukça rahat ve zahmetsizdir. Tercih edilebilecek ulaşım alternatifleri şu şekildedir:
Şehir İçi Toplu Taşıma ve Minibüs Rotaları (En Pratik Yol)
Elazığ kent merkezinden Harput Kalesi‘ne gitmenin en pratik yolu şehir içi toplu taşıma araçlarını kullanmaktır.
- Harput Minibüsleri: Kent merkezindeki Orduevi arkasından veya Ahmet Aytar Meydanı yakınındaki minibüs duraklarından hareket eden Harput minibüsleri, doğrudan kalenin giriş kapısına ve antik kent meydanına kadar yolcu taşımaktadır. Seferler sabahın erken saatlerinden akşam saatlerine kadar sürekli olarak devam eder.
- Belediye Otobüsleri: Elazığ Belediyesi‘ne ait Harput güzergâhlı otobüsler ile yaklaşık 15-20 dakikalık tırmanışla doğrudan kale alanına ulaşılmaktadır.
Özel Araç ile Ulaşım
Özel aracıyla veya kiralık araçla seyahat eden ziyaretçiler için yol tarifi son derece basittir.
- Sürüş Ritası: Elazığ şehir merkezinden (Atatürk Bulvarı / Harput Caddesi) kuzey istikametine doğru ilerleyerek dik ve virajlı Harput Yolu takip edilir. Yaklaşık 5 kilometrelik asfalt ve bakımlı yol boyunca panoramik şehir manzarasını izleyerek 10 dakikada kale girişindeki otopark alanına ulaşabilirsiniz.
Elazığ Havalimanı’ndan Harput Kalesi’ne Ulaşım
Hava yolu ile kente gelen seyahat severler için aktarma detayları şu şekildedir:
- Havaş / Servis ve Taksi: Elazığ Havalimanı ile Harput Kalesi arası toplam 25 kilometredir. Havalimanından kalkan HAVAŞ veya belediye servisleriyle Elazığ şehir merkezine (yaklaşık 20 dakika) geldikten sonra Harput minibüslerine geçebilir ya da havalimanından bineceğiniz taksiyle doğrudan 30 dakikada kaleye varabilirsiniz.
Elazığ Garı ve Otogar Bağlantısı
Demiryolu veya karayolu üzerinden şehre ulaşan ziyaretçiler için güzergâh bilgileri şu şekildedir:
- Elazığ Otogarı’ndan (AŞTİ) Ulaşım: Otogardan kalkan şehir içi dolmuşlarla önce Elazığ şehir merkezine (Orduevi / Meydan) gelinip, buradan Harput dolmuşlarına aktarma yapılır. Otogardan kaleye toplam sürüş mesafesi yaklaşık 10 kilometredir.
- Elazığ Tren Garı’ndan Ulaşım: Vangölü Ekspresi veya bölgesel trenlerle gara gelen ziyaretçiler, gar çıkışından yürüyerek veya taksiyle 5 dakikada Harput minibüs kalkış noktasına ulaşabilirler.
Harput Kalesi Ziyaret Saatleri ve Giriş Ücreti (2026)

Harput Kalesi Ziyaret Bilgileri Özeti:
Giriş Ücreti: Ücretsiz (Müze Kart gerekmemektedir)
Ziyaret Saatleri: Haftanın 7 günü, 08:30 – 17:00 (Mesai saatleri arası)
Seyir Terasları: Ücretsiz
Elazığ Harput Kalesi, haftanın tüm günleri mesai saatleri arasında açıktır. Akşamüzeri saat 17:00’e kadar açık olan kale hafta sonları da aynı saatlere kadar hizmet vermektedir. Harput Kalesi giriş ücreti ise bulunmamaktadır ve herkese açıktır. Harput Kalesi seyir terasları da ücretsiz gezilebilir.
Harput Kalesi Gezisi Öncesi Bilinmesi Gerekenler
Ancak bu noktada önemli bir bilgi vermek gerekirse kalenin içinde kazı çalışmaları birçok yerde devam ettiğinden kaleyi gezmek istediğinizde özellikle kurallara uymanız gerekmektedir.
Kaleye aşırı sıcak günlerde girmek isterseniz yanınıza kesinlikle güneşten koruyucu giysiler, şapka ve su almanızı ayrıca önermekteyiz. Doğu Anadolu Bölgesi bildiğiniz üzere yaz mevsiminde çok sıcak olmaktadır.
Harput Kalesi İçinde Neler Var?

Harput Kalesi, dışarıdan bakıldığında aşılmaz surlarıyla görkemli bir askeri yapıyı andırsa da surların ardında binlerce yıllık bir yaşamın izlerini barındıran devasa bir kalekent yer almaktadır. MÖ 9. yüzyılda Urartular tarafından inşa edilen ve 17 farklı medeniyetin dokunuşuyla biçimlenen kale içinde, sadece bir savunma alanı değil; ibadethanelerden sarnıçlara, gizli geçitlerden idari yapılara kadar geniş bir yaşam alanı bulunmaktadır. Bugün devam eden arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkarılan bu yapılar, ziyaretçilerine âdeta açık hava müzesi atmosferi sunmaktadır.
Kalenin büyüleyici atmosferini keşfederken karşılaşacağınız ve mutlaka görmeniz gereken başlıca yapılar şunlardır:
- Tarihi İç Kale Cami (Artuklu Cami): Kalenin kalbinde yer alan ve Artuklu döneminin mimari dokusunu günümüze taşıyan, kazılarla tekrar gün yüzüne çıkarılan tarihi ibadethane.
- Urartu Dönemi Su Sarnıçları: Kalenin su ihtiyacını karşılamak amacıyla kayalara oyularak yapılmış, antik mühendislik harikası devasa su depolama alanları.
- Gizli Dehlizler ve Zindanlar: Haçlı Hükümdarı II. Baudouin’in de bir dönem tutsak edildiği rivayet edilen, kalenin derinliklerine uzanan gizli geçitler ve tarihi zindan yapısı.
- Tarihi Konut Alanları ve Mahalle Kalıntıları: Eski Harput yaşamına tanıklık eden, sivil mimariye dair ev temelleri ve sokak izleri.
- Baskil ve Ovalara Hâkim Seyir Terasları: Kaleden Elazığ ovasını ve çevredeki coğrafyayı 360 derece izleyebileceğiniz, eşsiz fotoğraf kareleri sunan panoramik seyir noktaları.
- Darphane ve İdari Yapı Remizleri: Dönemin ticari ve askeri yönetiminin yürütüldüğü alanlara ait kazı buluntuları.
Elazığ Harput Tarihi ve Harput Kalesi Ne Zaman Yapıldı?

Harput, Elazığ içinde olmakla birlikte, Elazığ tarihinden çok daha eskidir. Bundan dolayı Elazığ ne zaman kuruldu derseniz, şehir 1834 yılında Osmanlı valisi Reşid Mehmet Paşa tarafından kurulmuştur. Harput’un tarihi ise MÖ 2000 yıllarına kadar gider Hurriler’in Mitanni Devleti tarafından kurulmuştur.
Günümüzden 4000 yıl önce Hurriler tarafından kurulan yerleşime, daha sonra Hititler egemen olmuştur. Kurulduktan 1000 yıl kadar sonra MÖ 9.yy’dan itibaren Urartular bölgeye egemen olmuş ve bir kale kurarak, kale kent olarak bölgede uzun süre egemenliklerini sürdürmüşlerdir. MÖ. 7.yy’da Medler ve İskitlerin istilası altında olan bölge, daha sonra MÖ 358-338 yılları arasında İran hükümdarlığına bağlı beylik tarafından kontrol ve idare edilmiştir. Aynı zamanda Makedonyalılar ile İranlılar arasında da Harput’ta bir mücadele bulunmaktadır.
MS 1.-3.yy’lar arasında Romalılar ve Anadolu Pontus Devleti arasında el değiştiren bölge 3.yy’dan sonra Roma İmparatorluğu’na geçmiştir. Roma İmparatorluğu’nun parçalanmasından sonra Bizans İmparatorluğu içinde kalan bölge, Sasaniler ile Bizans arasında sınır oluşturur ve iki devlet arasında yine zaman zaman el değiştirir. Bölge 7.yy’da ise tamamen Bizans topraklarına katılır. Arap istilası sırasında Arap tarafına geçen kent 11.yy’da yine Bizans topraklarına katılacaktır. Bu zamanlardaki adı da Harpote olarak anılmaktadır. Kalenin adı ise ‘Ziata Castellum’dur.
1071 Malazgirt Savaşı sonrasında Anadolu’ya gelen Türklerin Harput’u topraklarına katılışı ise 1085 yılında olmuştur, bölgede ise Anadolu Selçuklu Devleti hüküm sürmektedir. Günümüze kadar bölge toplamda 17 farklı devlet ve beylik tarafından yönetilmiştir.
Tarih Boyunca Harput’un Farklı İsimleri:
- Hitit Metinlerinde: İşuva
- Asur Metinlerinde: Karpata (İhtimal dâhilinde)
- Urartular Döneminde: Karberd veya Supani (Kar: Taş, Berd: Kale demektir)
- Bizans Döneminde: Harpote (Kalenin ismi: Ziata Castellum)
Harput Kalesi Nasıl Yapıldı?

Yukarıda anlatıldığı gibi Harput Kalesi Urartu devrinde yapılmıştır ve MÖ 9.yy’dan itibaren ayaktadır. Kalenin konumu ve içindeki sarnıç ve diğer işlevleri barındıran yapılar, kaleyi çok önemli bir stratejik odak haline getirmiştir. Bugün bile hala kayadan oyulmuş merdivenler, sarnıçlar görülmektedir.
Türk-İslam Dönemi ve Harput Kalesi’nin Geçmişi
1085 yılında Çubuk Bey’in Harput’u fethetmesi sonucunda Çubukoğulları bölge ve kaleye önem vermiştir. Bu tarihe kadar genelde sadece kale içinde olan yerleşimler kale dışında da görülmeye başlanmıştır.
Bölgede 1113 yılında Çubukoğulları hâkimiyetine Artuklular son vermiştir, hükümdar Artukoğlu Balak Gazi’dir. 1234 yılında da Selçuklular Artuklu egemenliğini bitirmiştir. 1243 yılında Kösedağ Savaşı sonrasında bölgeye Moğollar egemen olmuş ve 1244 yılındaki akınlardan dolayı Harput ve Harput Kalesi ağır tahrip edilmiştir. 1516 yılına kadar Harput’un Osmanlılar tarafından fethedilmesine kadar İlhanlılar, Dulkadiroğulları, Karakoyunlu ve Akkoyunlu Devletleri bölgeye idari olarak hükmetmişlerdir. Daha detaylı bilgiler aşağıda kaynakça bölümünde mevcuttur.
Harput Kalesi Özellikleri ve Mimarisi

Harput Kalesi Mimari Detaylar Panosu:
- Yerleşim Alanı: Yaklaşık 50.000 – 60.000 m² (Yamuk Planlı)
- Konum: Üç tarafı derin uçurumlarla ayrılmış kaya kütlesi üzeri
- Surlar ve Yükseklik: Kuzeyde 100 m; yanlarda ve arkada 200–300 m
- Burç Tipi: En içteki burç silindirik, diğer burçlar köşeli yapıdadır.
Harput’un üzerinde bulunan Harput Kalesi üç tarafı derin uçurumlarla birbirinden ayrılmış olan üç büyük kaya kütlesinin ortasındaki alana kurulmuştur. Kalenin üç cephesi yüksek kayalarla çevrilidir ve toprak zemin olan bir cephesine duvar yapılmıştır. Yamuk planlı olan kale 50-60 bin metrekarelik bir alana kurulmuştur. Ön cephe 80 metre, güney cephesi 150-200 metre ve yan cepheleri ise 400 metre kadardır. Yükseklik ise kuzeyde 100 metre, yanlarda ve arkada ise 200-300 metre arasında değişmektedir. Kalenin en içteki burcu silindirik olmasına rağmen, diğer burçlar köşelidir.
Anadolu ve Doğu Mimarisinde “Kalekent” Kavramı
Doğu Anadolu Bölgesi tarihçesi içinde kale tipleri genelde kalekent olarak anılmıştır ve mimari yapıları buna göre şekillenmiştir. Kalekentler dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunmak için ve bölgedeki nüfusu içine alacak şekilde tasarlanmıştır. Bu tip kaleler Mezopotamya uygarlıkları genelinde ve bu bölgede de Hititler ve Urartular zamanında sıkça uygulanmıştır.
Yüzyıllar boyunca bölgeye Türkler gelene kadar Harput’tan bir kent olarak değil, bir kale olarak söz edilmiştir. Civardaki Şimşat kenti çeşitli yıllardaki akınlardan dolayı harap olduğundan dolayı da Türkler sonrasında kale olarak daha çok kullanılmaya başlanmış ve yerleşimler artık kale çevresine yayılmıştır. Evliya Çelebi Seyahatname isimli eserinde Harput’un çevresinde onarım görmesi gereken bir dış kaleden bahsetmekte ancak bu kalenin veya kale surlarının varlığı henüz keşfedilememiştir.
Harput Kalesi Özellikleri
Kaya Oyma Sarnıç ve Dehliz Mimarisi: Kalenin su ihtiyacını karşılayan ve kayaların içine basamaklarla inilen sarnıçlar, Urartu taş işçiliği ve askeri mühendisliğinin en belirgin örneklerindendir.
İç Kale ve Dış Kale Ayrımı: Kalenin günümüze ulaşan ana bölümü İç Kale‘dir (Süt Kalesi). Evliya Çelebi’nin bahsettiği dış kale surları ise zamanla sivil yerleşimin altında kalarak tahrip olmuştur.
Yapı Malzemesi: Kalede Urartu dönemine ait ana kayaya oyulmuş devasa taş bloklar tabanda yer alırken, Türk-İslam (Artuklu/Osmanlı) dönemindeki onarımlarda moloz taş, moloz harç ve kesme taş işçiliği bir arada kullanılmıştır.
Harput Kalesi Kazıları ve Çalışmaları

Harput Kalesi kazıları, sadece bir kale yapısını değil; Urartu, Artuklu ve Osmanlı dönemlerine ait kesintisiz bir yaşam ve yerleşim katmanını ortaya çıkarmaktadır.
2005-2009 yılları arasında Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi Müdürlüğü’nün başkanlığında, Prof. Dr. Veli Sevin’in bilimsel danışmanlığında Harput’ta ilk dönem kazı çalışmaları yapılmıştır. 2014 yılından beri ise Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ve Prof. Dr. İsmail Aytaç başkanlığında kazılar yeniden başlatılmıştır. Kazılar günümüzde de sürdürülmektedir.
2019 yılına kadar yapılan kazı ve araştırmalarda 4 bin 800 civarında seramik, çanak, çömlek, mutfak eşyası, metal ok uçları, kemik objeler, cam bilezikler, düğmeler ve bakır sikkeler bulunmuştur.
Kazılarda Gün Yüzüne Çıkarılan Önemli Keşifler
- Mancınık Gülleleri ve Askeri Mühimmat: Kalenin savunma tarihine ışık tutan onlarca taş mancınık güllesi ve ok uçları.
- Kaya Sarnıçları ve Gizli Dehlizler: Kazı çalışmaları sayesinde kayalara oyulmuş yaklaşık 100 basamaklı gizli su sarnıçları ve askeri kaçış koridorları temizlenerek gün yüzüne çıkarılmıştır.
- Artuklu Dönemi Saray Mutfak ve Yaşam Alanları: Kaledeki kazılarda sadece askeri değil, günlük saray yaşamını belirleyen tandırlar, seramik atölyeleri ve depolama küpleri tespit edilmiştir.
- Kutsal Alanlar: Urartu dönemine tarihlendirilen kaya nişleri ve açık hava ibadet alanları.
Harput Antik Kenti Tarihi ve Özellikleri
Harput Antik Kenti, M.Ö. 2000’li yıllara uzanan köklü geçmişiyle Doğu Anadolu’nun en önemli tarih ve kültür merkezlerinden biridir. Hurriler tarafından temelleri atılan antik kent; Hitit, Urartu, Roma, Bizans, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı gibi medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Arama motorlarında ve gezi rotalarında sıklıkla öne çıkan Harput, 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi‘ne dahil edilerek tescillenmiştir.
“Harput” ismi etimolojik olarak Urartuca “Karberd” (Taş Kale / Kayalık Kent) kelimesinden türemiştir. Korunaklı yüksek coğrafi yapısı sayesinde asırlar boyunca bölgenin hem idari hem ticari kalbi olan kent, 19. yüzyılın ortalarında idari merkezin ovadaki Elazığ’a (Mamüratül-Aziz) taşınmasıyla özgün mimari dokusunu koruyarak günümüze ulaşan devasa bir açık hava müzesine dönüşmüştür.
Harput Antik Kenti Gezilecek Yerler
Harput Antik Kenti sokaklarında gezerken Urartu, Doğu Roma (Bizans), Artuklu, Akkoyunlu, Selçuklu ve Osmanlı medeniyet katmanlarının izlerini sürebilirsiniz. Elazığ‘ın bu kadim tepe yerleşiminde öne çıkan başlıca tarihi ve doğal yapılar şu şekildedir:
Harput Ulu Cami (Eğri Minare)
1146-1147 yıllarında Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından yaptırılan Harput Ulu Cami, Türk-İslam mimarisinin en erken ve en değerli eserlerinden biridir. Açık avlulu ve tuğla örgülü mimari yapısının yanı sıra caminin en büyüleyici detayı, kırmızı tuğladan inşa edilmiş eğik minaresidir. Yapılan hassas lazer ölçümlerinde yaklaşık 3 ila 7 derece arasında bir eğikliğe sahip olduğu tespit edilen minare, bu açısıyla İtalya‘daki dünyaca ünlü Pisa Kulesi‘nin eğikliğini geride bırakmaktadır. Asırlardır her türlü depreme ve doğa şartına rağmen ayakta duran minare, harcındaki özel pişirme teknikleri ve mimari dengesiyle bilim insanlarını şaşırtmaya devam etmektedir.
Meryem Ana Kilisesi (Süryani Kadim Kilisesi)
M.S. 179 yılına tarihlendirilen Meryem Ana Kilisesi, Anadolu coğrafyasındaki en eski Süryani Kadim ibadethanelerinden biri kabul edilmektedir. Harput Kalesi‘nin doğu kayalıklarına oyularak inşa edilen bu anıtsal yapı, ilk dönemlerinde pagan tapınağı olarak kullanılırken Hristiyanlık dininin kabulüyle birlikte kiliseye dönüştürülmüştür. İçerisindeki ahşap oyma ikonostasisi, tarihi ayin eşyaları ve kaya oyma apsisleriyle mistik bir atmosfere sahiptir. Günümüzde halen Hristiyan dünyası için önemli bir hac durağı kabul edilmekte ve belirli dönemlerde Süryani cemaati tarafından ayinlere ev sahipliği yapmaktadır.
Arap Baba Türbesi ve Mescidi
1279 yılında Anadolu Selçuklu döneminde, III. Gıyaseddin Keyhüsrev hükümdarlığı sırasında inşa edilen türbe, kentin en çok ziyaret edilen manevi merkezidir. Selçuklu taş işçiliğinin yalın örneklerini sunan iki katlı yapının alt katında (kripta), halk arasında Arap Baba olarak bilinen komutan veya din aliminin naaşı yer almaktadır. Bu naaşı benzersiz kılan en büyük özellik; aradan geçen yaklaşık 750 yıla rağmen hiçbir ilaçlama veya kimyasal mumyalama işlemi yapılmadan cesedin doğal yollarla bozulmadan günümüze ulaşmış olmasıdır. Belli dönemlerde kentin su kıtlığı ve kuraklık efsanelerine de konu olan türbe, mistik hikâyeleriyle ziyaretçileri kendine çekmektedir.
Sarahatun Cami
1465 yılında Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın annesi Sara Hatun tarafından yaptırılan cami, kentin en görkemli dinsel yapılarından biridir. İlk yapıldığında ahşap olan bina, 1898 yılında Osmanlı döneminde yapılan restorasyonla günümüzdeki kesme taş mimarisini kazanmıştır. Sarahatun Cami, kare planlı ibadet mekânı, muazzam taş oymacılığıyla bezenmiş minberi ve yüksek kubbe kurgusuyla dikkat çeker. Akkoyunlu saray kadınlarının kent imarına ve sosyal hayata sunduğu katkının en zarif nişanesi olan yapı, günümüzde aktif olarak ibadete açıktır.
Cimşit Bey Hamamı
Osmanlı Dönemi’nin 16. yüzyıl ilk yarısında, Harput Valisi Cimşit Bey tarafından inşa ettirilen yapı, Klasik Osmanlı hamam mimarisinin kentteki en bütüncül örneğidir. Soyunmalık, sıcaklık, halvet ve külhan bölümlerinden oluşan hamam, kaba yöneltilmiş taş ve kubbe tonoz sistemleriyle inşa edilmiştir. Yanında yer alan Sarahatun Cami ile bir külliye mantığı içerisinde çalışan hamam, asırlar boyunca kentin temizlik ve sosyalleşme kültürünün kalbi olmuştur. Son yıllarda yürütülen restorasyon çalışmalarıyla harap durumdan kurtarılan eser, dönemin yıkanma kültürünü ziyaretçilere yaşatmaktadır.
Buzluk Mağarası
Harput Antik Kenti‘nin yaklaşık 3 kilometre kuzeydoğusunda yer alan Buzluk Mağarası, jeomorfolojik yapısı ve hava sirkülasyonu özellikleriyle dünyanın nadir doğa harikalarından biridir. Mağaranın en şaşırtıcı özelliği; jeolojik yeraltı hava akımları ve nem dengesi sebebiyle, yazın en sıcak ve kavurucu günlerinde dahi içinde doğal buz sarkıtlarının ve buz katmanlarının oluşmasıdır. Kış aylarında ise tam tersine içeride daha sıcak bir hava hüküm sürmektedir. Elektriğin ve buzdolabının olmadığı Osmanlı dönemlerinde kent halkının yiyeceklerini saklamak ve yazın buz ihtiyacını karşılamak için kullandığı mağara, günümüzde turizme kazandırılmış büyüleyici bir rotadır.
Tarihi Harput Evleri
Harput’un dik yamaçlarına ve tarihi sokaklarına dizilmiş olan geleneksel evler, sivil mimarinin ekolojik ve estetik uyumunu sergiler. GENELLİKLE iki katlı olarak inşa edilen bu yapılar; zemin katta masif taş duvarlar, üst katlarda ise ahşap karkas arası kerpiç dolgulu teknikle tasarlanmıştır. Dışarıya doğru uzanan cumbaları, ahşap kafesli pencereleri, iç avluları (hayat) ve işlenmiş ahşap tavanlarıyla Harput konakları, eski aile yaşamını günümüze taşımaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediye iş birliğiyle restore edilen tarihi evler; günümüzde butik otel, müze, kafe ve el sanatları merkezi olarak hizmet vermektedir.
Harput Hakkında Çeşitli Bilgiler ve Tarihi Keşifler

Harput’un içinde çeşitli dönemlere ait sikkeler bulunmuştur ve kalenin içinde bir darphanenin izleri kazılar sonucu ortaya çıkmıştır. Bu sikkelerin bir kısmı bakır bir kısmı ise gümüş sikkelerdir. Bu sikkelerin dönemleri Artuklu, Anadolu Selçuklu, İlhanlı, Akkoyunlu, Geç Roma ve Erken Bizans dönemleridir. Özellikle Artuklu sikkelerinin üzerlerinde melek ve insan büst figürleri kullanılmıştır.
Öne Çıkan Keşif: Harput Kalesi içindeki kazılarda bir darphane izine rastlanması, Harput’un sadece askeri bir kale değil, aynı zamanda para basılan önemli bir idari ve ekonomik merkez olduğunu kanıtlamaktadır.
Pisa Kulesi’nden Daha Eğik: Harput Ulu Cami Eğri Minaresi
Eğri minare ise günümüzde tartışmalara sebep olmaktadır:
Manzara ve Görüş Açısı: Eğri minareli Ulu Cami, Harput Kalesi’nin üzerine çıkıldığı takdirde uzaktan net bir şekilde görülmektedir.
Eğiklik Tartışması: Bir kısım araştırmacılar minarenin bilerek eğri olarak yapıldığını düşünmelerine rağmen, bir kısım araştırmacılar ise bunun tam tersi görüşü savunmaktadır (deprem veya zemin kayması kaynaklı olduğunu belirtmektedirler).
Pisa Kulesi ile Kıyaslama: Yapılan teknik ölçümlere göre Harput Ulu Cami’nin eğri minaresinin eğiklik açısı, İtalya’daki ünlü Pisa Kulesi’nin eğikliğinden daha fazladır.
Rakamlarla Harput Antik Kenti ve Harput Kalesi
Elazığ kent merkezine 5 kilometre mesafede, ovadan 1.400 metre yükseklikte anıtsal bir tepe üzerinde konumlanan Harput Antik Kenti ve onun sarsılmaz sembolü olan Harput Kalesi (Süt Kalesi); Urartu, Doğu Roma (Bizans), Artuklu, Akkoyunlu, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin sayısal haritasını sunmaktadır.
Tarihsel kaynaklar, arkeolojik kazı raporları ve fiziksel metrajlar baz alınarak hazırlanan sayısal veriler şu şekildedir:
- 2.800 Yıllık Tarihsel Derinlik: Harput Antik Kenti ve kale alanındaki ilk nitelikli yerleşimin M.Ö. 8. yüzyılda Urartu Krallığı tarafından kurulduğunu gösteren toplam kronolojik zamandır.
- 1.400 Metre Rakım: Harput plato alanının ve kalenin kurulduğu yüksek kaya kütlesinin deniz seviyesinden dikey yüksekliğidir.
- 115 Derece Minare Eğikliği (3 ila 7 Derece Dikey Sapma): Harput Ulu Cami‘nin kırmızı tuğlalı minaresinin eksenel eğikliğidir; yapılan ölçümlerde İtalya‘daki dünyaca ünlü Pisa Kulesi‘nin 3,9 derecelik eğikliğinden daha fazla açıya sahip olduğu tescillenmiştir.
- M.Ö. 8. Yüzyıl: Kalenin Urartu Krallığı döneminde, ovaya hakim stratejik kaya kütlesi üzerine harç kullanılmadan işlenen masif taşlarla inşa ettirildiği tescilli kuruluş evresidir.
- 10.000 Metrekarelik Kale Alanı: Harput Kalesi‘nin iç surlar, saray kompleksleri, sarnıçlar ve zindan yapısıyla kapladığı toplam fiziksel oturum alanıdır.
- 1.000’den Fazla Su Sarnıcı: Kalenin ve antik kentin kayalık zeminine oyulmuş, kuşatma dönemlerinde su ihtiyacını karşılamak üzere inşa edilmiş irili ufaklı su kuyusu ve sarnıç sayısıdır.
- 1146-1147 Yılları: Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından Harput Ulu Cami‘nin inşa ettirildiği tescilli kuruluş tarihidir.
- M.S. 179 Yılı: Harput Kalesi‘nin doğu yamacında kayalara oyularak inşa edilen Meryem Ana Kilisesi‘nin (Süryani Kadim Kilisesi) tarihlendirildiği yıl olup, Anadolu‘nun en eski faal ibadethanelerinden biridir.
- 750 Yıllık Bozulmayan Naaş: 1279 yılında inşa edilen Arap Baba Türbesi‘nin alt katında (kripta) yer alan ve mumyalanmadığı halde doğal şartlarda çürümeden günümüze ulaşan Arap Baba‘nın naaşının tarihteki varlık süresidir.
- 2 Büyük İç Sarnıç ve Zindan Kompleksi: Kalenin iç organlarında yer alan, Haçlı Seferleri döneminde Kudüs Kralı II. Baudouin‘in (1123 yılında) Artuklu emiri Belek Gazi tarafından hapsedildiği devasa kaya oyma zindan mekanıdır.
- 1465 Yılı: Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan‘ın annesi Sara Hatun tarafından kent imarına kazandırılan Sarahatun Cami‘nin ilk inşa tarihidir.
- 3 Kilometre: Harput Antik Kenti‘nin kuzeydoğusunda yer alan, yazın ortasında dahi içinde doğal buz sarkıtlarının oluştuğu dünyaca ünlü Buzluk Mağarası‘nın kent merkezine olan mesafesidir.
- 5 Kilometre: Harput Antik Kenti ören yerinin Elazığ il merkezine (valilik ve kent meydanı) olan karayolu mesafesidir.
- 25 Kilometre: Antik kentin ve kalenin Elazığ Havalimanı‘na olan toplam sürüş mesafesidir.
- 2018 Yılı: Harput Antik Kenti‘nin bütüncül tarihi ve mimari dokusuyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi‘ne tescil edilerek dahil edildiği tarihtir.
Harput Antik Kenti ve Harput Kalesi Hakkında İlginç Bilgiler
Harput Antik Kenti ve onun sarsılmaz muhafızı Harput Kalesi (Süt Kalesi); Elazığ ovasına hakim anıtsal bir kaya kütlesi üzerinde, Urartu’dan Osmanlı’ya uzanan 2.800 yıllık kesintisiz yaşam izleriyle Doğu Anadolu’nun en gizemli tarihsel merkezlerinden biridir.
Harput Antik Kenti ve Harput Kalesi’nin tarihi, mimarisi ve mitolojik detayları hakkında öne çıkan en ilginç bilgiler şu şekildedir:
Pisa Kulesi’nden Daha Eğik Bir Minare: Harput Ulu Cami
1146-1147 yıllarında Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından inşa ettirilen Harput Ulu Cami‘nin kırmızı tuğlalı minaresi, dünyanın en ilginç mimari sapmalarından birine sahiptir. Yapılan hassas lazer ölçümlerinde yaklaşık 3 ila 7 derece arasında bir eksenel eğikliğe sahip olduğu tespit edilen minare, bu açısıyla İtalya‘daki ünlü Pisa Kulesi‘nin (3,9 derece) eğikliğini geride bırakmaktadır. Zemin kaymasından ziyade bilinçli bir mimari denge tekniğiyle örüldüğü düşünülen minare, asırlardır şiddetli depremlere rağmen devrilmeden ayakta durmaktadır.
Haçlı Kralı II. Baudouin’in Hapsedildiği Zindanlar
Harput Kalesi, Haçlı Seferleri tarihinin en kırılma noktası olaylarından birine ev sahipliği yapmıştır. 1123 yılında Kudüs Krallığı Hükümdarı II. Baudouin, Artuklu komutanı Belek Gazi tarafından esir alınarak Harput Kalesi‘nin metrelerce altındaki kaya oyması zindanlara kapatılmıştır. Kralı kurtarmak için Ermenistan bölgesinden tüccar kılığında kale içine sızan 50 kişilik özel Ermeni komando birliği kaleyi ele geçirmeye çalışmış; ancak Belek Gazi‘nin karşı saldırısıyla bastırılmıştır. Bu tarihi zindanlar günümüzde kalede görülebilmektedir.
Yazın Buz, Kışın Sıcak: Büyüleyici Buzluk Mağarası
Antik kentin kuzeydoğusundaki Buzluk Mağarası, jeomorfolojik ve klimatik açıdan dünyadaki nadir doğa mucizelerinden biridir. Yeraltı hava akımlarının klimatik etkisiyle, yazın en sıcak ve kavurucu günlerinde mağara içinde tonlarca ağırlıkta doğal buz sarkıtları oluşmaktadır. Kışın ise tam tersine mağaranın içi dışarıya göre çok daha sıcak bir havaya bürünür. Elektriğin olmadığı Osmanlı dönemlerinde kent halkı ve paşalar, yazın serinlemek ve yiyeceklerini saklamak için bu mağarayı doğal buzdolabı olarak kullanmıştır.
750 Yıldır Çürümeyen Naaş: Arap Baba Efsanesi
1279 yılında Anadolu Selçuklu döneminde inşa edilen Arap Baba Türbesi‘nin alt katında (kripta) yeşil çuha ile kaplı bir tabut içerisinde mumyalanmamış bir insan beden sergilenmektedir. Halk arasında Arap Baba olarak bilinen Selçuklu komutanına ait bu naaş, hiçbir kimyasal koruyucu maddeli mumyalama işlemi yapılmadığı halde 750 yıldır doğal şartlarda çürümeden günümüze ulaşmıştır. Belli dönemlerde yaşanan kuraklıklar sırasında bu naaşın başıyla ilgili anlatılan mistik kehanetler, bölge folklorunun en tanınan efsanelerindendir.
M.S. 179 Yılından Kalma Kaya Oyma Süryani Mabedi
Harput Kalesi‘nin doğu dik kayalıklarına oymak suretiyle inşa edilen Meryem Ana Kilisesi (Süryani Kadim Kilisesi), M.S. 179 yılına tarihlenen geçmişiyle Anadolu‘nun en eski faal ibadethanelerinden biridir. İlk dönemlerinde pagan tapınağı olarak kullanılan kaya mekanı, Hristiyanlığın kabulünün ardından kiliseye dönüştürülmüştür. İçerisindeki antik ahşap oymalar, ikonalar ve kayalara süzülen ışık huzmeleriyle Süryani cemaati için günümüzde halen kutsal bir hac merkezidir.
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki Açık Hava Müzesi
Taş sokakları, kayalara oyulmuş 1.000’den fazla su sarnıcı, saray kalıntıları, darphanesi ve çok dinli/çok kültürlü yapısıyla Harput Antik Kenti, 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi‘ne dahil edilmiştir. Birbiriyle komşu olan cami, kilise, hamam ve konaklar; Urartu, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin harmanlandığı benzersiz bir tarih sahnesi sunmaktadır.
Harput Kalesi Efsaneleri ve Halk Anlatıları

Anadolu’daki pek çok tarihi yapı gibi Harput Kalesi de asırlardır kulaktan kulağa aktarılan büyüleyici efsanelere ve kehanetlere ev sahipliği yapmaktadır.
Harput Kalesi’ne Neden “Süt Kalesi” Denir?
Harput’taki kaleye ayrıca Süt Kalesi de denilmektedir. Efsaneye göre kale yapılmaya başlanır. Kalenin yapılması için su gerekmektedir. Fakat o yıllarda büyük bir su kıtlığı baş gösterir. Oysa yine aynı yıllarda hayvanlardan elde edilen süt miktarı çok fazladır. Zamanın sultanı bunun üzerine su yerine süt kullanılmasını emreder. Böylece harca su yerine süt katılır ve kale tamamlanır.
Efsanenin Detayı (Çatal Kaya Rivayeti): Bazı halk anlatılarına göre sütler, Harput’un kuzeyindeki Çatal Kaya mevkiinden açılan kanallarla (karıklarla) kale inşaatına kadar taşınmış; süt miktarının yetmediği yerlerde ise harcın harcına yumurta akı karıştırılmıştır.
Uyuyan Kız, Cınavız Komutanı ve Kıyamet Kehaneti
Bir diğer efsane ise pek gerçeği yansıtmasa da oldukça ilginçtir:
Kalenin çok olan dehlizlerinin birinde çok güzel bir kız yaşamaktadır ve bu kız dehlizlerin içindeki altın bir sarayda devamlı uyumaktadır. Ancak yılda sadece bir kere uyanıp:
“Süt Kalesi yıkıldı mı, katırlar kuzuladı mı, dere hamamının yerinde yeller esiyor mu?”
diye sorar ve tekrar derin bir uykuya dalarmış. Eğer tüm bunlar gerçekleşirse, Harput Kalesi’nin yıkıldığı gün kıyamet kopacaktır. Günümüzde bile bazı kişilerin dehlizlerden bu kızın sesini duyduğu söylenmektedir.
Anlatının Diğer Varyantı: Cınavız (Geniş/Dev) Komutanı
Bu efsanenin bir başka versiyonunda ise soruları soran kişi güzeller güzeli bir kız değil, kalenin derinliklerinde uyuyan devasa bir Cınavız (Ceneviz/Geniş) Komutanı‘dır. Zırhı ve miğferiyle senede bir kez başını kaldırıp kalenin yıkılıp yıkılmadığını soran bu askerin uyanışı da Harput halkı tarafından kıyamet alameti olarak kabul edilmektedir.
Harput Zindanı ve Tutsak Haçlı Kralı Efsanesi
Harput Kalesi’nin kaya oyması zindanları, sadece Türk folklorunda değil Batı dünyasında da efsanelere konu olmuştur. 1123 yılında Artuklu Hükümdarı Belek Gazi tarafından esir alınan Kudüs Haçlı Kralı II. Baudouin, bu zindana kapatılmıştır. Rivayete göre Kral Baudouin’i kurtarmak için Ermeni savaşçılar tüccar kılığına girerek kaleye sızmış, ancak plan başarısız olunca zindanın derinliklerinde trajik bir şekilde hayatlarını kaybetmişlerdir. Bu olay, kalenin ulaşılamaz ve geçilemez olduğu algısını pekiştirmiştir.
Elazığ Hakkında Bilgiler ve Bağcılık Kültürü

Elazığ hakkında verdiğimiz ilk bilgi olan Harput Kalesi haricinde ikinci bilgi, Elazığ üzüm bağları olacaktır. Birçoğumuz birçok şarapta kullanılan ünlü Öküzgözü üzümünü duymuşuzdur. Öküzgözü üzümü, Elazığ ili tarafından tescil edilmiş özel bir üzüm çeşididir ve Elazığ’da Urartular zamanından beri yetiştirilmektedir.
Şarap Alacaklar İçin Küçük Bir Not: Günümüzde Öküzgözü üzümünden yapılan yerel şarabı Elazığ’dan almak isterseniz doğrudan esnafa sormanız gerekecektir. Çünkü şehir merkezinde veya turistik noktalarda doğrudan şarap satışı yapılan özel bir mağaza bulunmamaktadır.
Elazığ Yemekleri: Ne Yenir?
“Elazığ’da ne yenir?” diye soracak olursanız, listenin ilk sırasında elbette Harput Kebabı gelecektir. Yüz elli farklı yemek çeşidi olan Elazığ mutfağında et yemekleri başı çekmektedir.
- Harput Kebabı: Özel harcı ve şekliyle kentin simge lezzetidir.
- Kıymalı Gömbe: Et yemeklerinin hemen ardından gelen, kat kat hamuruyla meşhur bir yöresel lezzettir.
- Elazığ Usulü İçli Köfte: Bölgedeki diğer içli köftelerden farklı yapılışı ve sunumuyla kentin özgün tatlarındandır.
Tavsiye: Bu üç lezzetten birini kesinlikle Harput’ta yemenizi öneririz. Yemeğin üstüne ise kentin meşhur Çedene (Menengiç) Kahvesini içmelisiniz. Ancak küçük bir not: Elazığ’ın Çedene kahvesi, Mardin’deki Menengiç kahvesinden tat olarak biraz farklıdır.
Elazığ Gezilecek Yerler Rotaları
Elazığ’a sadece yol üzerinden transit geçişle uğramak isterseniz, durak noktanız kesinlikle Harput olmalıdır. Ancak Elazığ kentinde konaklamayı planlıyorsanız, Harput Kalesi haricinde rotanıza eklemeniz gereken başlıca yerler şunlardır:
- Palu Urartu Yazıtı (Tarih meraklıları için)
- Keban Barajı (Manzara ve mühendislik harikası)
- Cimşit Bey Hamamı (Klasik mimari yapı)
- Buzluk Mağarası
Buzluk Mağarası Uyarısı: Buzluk Mağarası kesinlikle görülmesi gereken doğa harikalarından biridir. Ancak mağaraya giriş yaparken zemin yapısı ve ani sıcaklık düşüşü nedeniyle özellikle dikkatli olunmalıdır.
Yazarın Gezi Notu: Eğer Google’da “Elazığ gezilecek yerler” diye aratırsanız, ilk sayfanın en altında “Elazığ’da sevgili ile gidilecek yerler” şeklinde daha önceden aratılmış bir arama önerisi görürsünüz… Aklımıza geldikçe bizi fena şekilde üzen bu detay da Google algoritmalarının bize küçük bir sürprizi olsun!
Harput Kalesi ve Antik Kenti Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Harput Kalesi’ni ziyaret etmeyi planlayanların, tarihi geçmişini ve efsanelerini merak edenlerin arama motorlarında en sık arattığı soruları ve kısa yanıtlarını aşağıda bulabilirsiniz.
Harput Kalesi, Doğu Anadolu’nun en eski yerleşim alanlarından biri olan Harput Antik Kenti’ni korumak amacıyla sarp kayalıklar üzerine inşa edilmiş, hem askeri hem de idari merkez olarak kullanılmış tarihi bir iç kaledir.
Harput Kalesi, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Elazığ il sınırları içerisindedir. Şehir merkezine yaklaşık 5 kilometre mesafede bulunan tarihi Harput mahallesinde yer alır.
Harput Kalesi ilk olarak M.Ö. 8. yüzyılda Urartular tarafından inşa edilmiştir. Zaman içerisinde Pers, Roma, Bizans, Sasani, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı gibi pek çok farklı medeniyetin egemenliğine girmiş ve her dönemde genişletilerek kullanılmıştır.
Harput ve kalesi, Türk-İslam tarihi açısından dönüm noktası sayılan süreçlerde birkaç kez el değiştirmiştir:
– 1087 yılında Çubukoğulları Beyliği’nin kurucusu Çubuk Bey tarafından Türk hakimiyetine katılmıştır.
– 1516 yılında ise Çaldıran Zaferi’nin ardından Bıyıklı Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Harput Kalesi hakkında en bilinen efsane “Süt Kalesi” anlatısıdır. Ayrıca kalenin altındaki dehlizlerde altın bir sarayda uyuyan, yılda bir kez uyanıp kalenin ve kentin durumunu soran “Uyuyan Kız ve Cınavız Komutanı” efsanesi ile kıyamet kehanetleri de bölgenin en popüler halk anlatıları arasındadır.
Efsaneye göre kalenin yapımı sırasında bölgede büyük bir su kıtlığı yaşanmış, buna karşın hayvanlardan elde edilen süt miktarı bolluğuyla dikkat çekmiştir. Hükümdarın emriyle kireç harcının karılmasında su yerine süt kullanılmış ve bu nedenle yapı “Süt Kalesi” adıyla anılmaya başlanmıştır.
Harput’un hikayesi, M.Ö. 2000’li yıllara kadar uzanan kesintisiz bir yerleşim tarihine dayanır. “Taş Kale” anlamına gelen adıyla bilinen kent, korunaklı yapısı sayesinde asırlarca bölgenin siyasi ve ticari kalbi olmuştur. 19. yüzyılın sonlarından itibaren ovadaki Elazığ (Mamüratül-Aziz) kent merkezinin gelişmesiyle yerleşim aşağı kaymış, eski Harput ise tarihi bir açık hava müzesine dönüşmüştür.
Harput Antik Kenti bünyesinde görülmesi gereken başlıca tarihi eserler şunlardır:
Harput Kalesi (Süt Kalesi)
Eğri minaresiyle ünlü Harput Ulu Cami
Cimşit Bey Hamamı
Meryem Ana Kilisesi
Sarahatun Cami
Arap Baba Türbesi
Buzluk Mağarası
Harput Kalesi ve çevresindeki ören yeri alanları turizme açıktır. Kale giriş durumları, aktif yürütülen arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarına bağlı olarak dönemsel değişiklikler gösterebilmektedir. Genellikle müze kartın geçerli olduğu veya makul bir sembolik ücretle/ücretsiz ziyaret edilebilen bir açık hava ören yeridir (Giriş koşulları ve saatleri için gitmeden önce Elazığ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü duyurularını kontrol etmeniz önerilir).
Ayrıca İlgili Kaynaklar:
- Türkiye UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi
- Harput Kalesi Fotoğrafları
- Gezilecek Yerler Haritası
- Doğu Anadolu Bölgesi Antik Kentleri, Tarihi Yerleri
- Doğu Anadolu Bölgesi Gezilecek Yer Fotoğrafları
- Türkiye Müzeler, Antik Şehir ve Tarihi Kentler
- Arkeoloji Kategorisi
- Antik Çağ Kategorisi
- Anadolu Tarihi Kategorisi
- İsmail Aytaç – Harput İç Kale Kazılarında Bulunan Artuklu Sikkeleri

