The Museum Hotel Antakya Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi

The Museum Hotel Antakya ve Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi Eserleri

Antakya müze otel necmi asfuroğlu arkeoloji müzesi (The Museum Hotel), alışılmış normların dışındaki cesur mimari tasarımıyla hem mühendislik hem de arkeoloji dünyasında eşi benzeri olmayan büyüleyici bir vizyon ortaya koymaktadır. Akdeniz Bölgesi gezilecek yerler haritasının inanç tarihi ve kültür turizmi anlamında en sarsıcı rotalarından biri olan Hatay’da yer alan bu ikonik kompleks, kadim bir tarihin üzerinde yükselen ütopik yaklaşımıyla dünyadaki en nadir örneklerin başında gelmektedir. 2023 depremi sonrasında sergilediği benzersiz yapısal dirençle adından söz ettiren bu muazzam yapı, bünyesinde barındırdığı Roma dönemi kalıntıları ve 1050 metrekarelik dünyanın en büyük tek parça taban mozaiği ile küresel ölçekte bir ilke imza atmaktadır.

The Museum Hotel (Antakya Müze Otel) ve Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi Eserleri ve Deprem Sonrası Durumu

2023 yılında yaşanan büyük Kahramanmaraş depremleri, Antakya başta olmak üzere Hatay genelinde çok derin yaralar açmış ve kentin tarihi dokusunu adeta yerle bir etmiştir. Bu büyük felakette Habîb-i Neccâr Camii, Antakya Ulu Camii, Azizler Petrus ve Pavlus Rum Ortodoks Kilisesi, Darb-ı Sak Kalesi, Bayezid-i Bistami Türbesi ve o meşhur tarihi Antakya evleri gibi çok sayıda sembolik yapı ya tamamen yıkılmış ya da ağır hasar almıştır. Sadece Hatay’da değil; Adana, Adıyaman, Elazığ, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa ve Diyarbakır’da da yıkıcı etkiler bırakan bu depremin ardından; üniversiteler, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve uzman kadrolar şehirlerin tarihi katmanlarını titizlikle değerlendirerek kültürel mirası yeniden ayağa kaldırmak için kapsamlı çalışmalar yürütmektedir.

Antakya, Roma döneminden bu yana sayısız kez büyük depremlerle yıkılıp yeniden inşa edilmiş kadim mahallelere sahiptir ve bugün de yürütülen titiz restorasyon çalışmalarının tam odağında yer almaktadır. Yüzyıllar önce tamamen toprak altında kalmış yapı izlerini barındıran kritik bir parselde inşa edilen bu kompleks, sergilediği sismik ve mühendislik başarısıyla afet sonrasında ayakta kalmayı başarmıştır.

Kentin kültürel dinamizmini yeniden canlandırma adımları kapsamında çok önemli bir sergi projesine de ev sahipliği yapılmıştır. Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi‘nde korunan 51 benzersiz tarihi eser, “100+2 Süreli Müze Sergileri Projesi” kapsamında Cumhuriyet’in 102. yılına özel olarak Nisan 2025 tarihinden itibaren bu alanda sanatseverlerle buluşmuştur. Bu süreli sergiler, kompleksin deprem sonrasındaki kültürel misyonunu ve bölge turizmini canlandırmadaki rolünü açıkça ortaya koymaktadır.

Hatay Müze Otel ve Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi Ziyaret ve Giriş Bilgileri 2026

Kısaca Hatay ve Antakya’nın tarihi, sosyal ve kültürel önemine geçmeden önce, Müze Otel ve altında bulunan arkeoloji müzesi ile ilgili ziyaret ve giriş bilgilerini verelim. Günümüzün en ilginç yapılarından biri olan Antakya Müze Otel ve otelin giriş katında bulunan Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi, Roma dönemi yapılarını/eserlerini görmek için her gün 08:30 ile 17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Son giriş ise gişe kapanış saati olan 16:30’dur.

Müzekart’ın geçtiği Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi girişi 2026 yılında Müzekart’ınız yoksa 8 Euro karl TL’dir. Müzekart 2026 yılı fiyatı ise 200 TL’dir. Eğer otel müşterisi iseniz aşağıda fotoğraflardan göreceğiniz üzere bu alanı yukarıdan izleyebilirsiniz. Daha fazla bilgi için otelin 0326 290 0000 numaralı iletişim telefonundan ulaşabilirsiniz.

The Museum Hotel Antakya Pegasus mozaiği
The Museum Hotel Antakya Pegasus mozaiği

Antakya Müze Otel (The Museum Hotel) ve Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi Özet Bilgi Tablosu

Aşağıdaki tabloda, 2009 yılında başlayan bilimsel kazılardan bu yana gün yüzüne çıkarılan tescilli arkeolojik eser sayılarını, alandaki antik anıtsal yapı katmanlarını ve mühendislik ölçülerini tek bir bakışta inceleyebilirsiniz:

Teknik ve Arkeolojik Kriter Envanter ve Yapısal Detaylar
Toplam Bulunan Eser Sayısı Kazı boyunca 5 farklı katmandan çıkarılan yaklaşık 30.000 adet taşınabilir ve taşınmaz tarihi buluntu
Toplam Otel Oda Sayısı Çelik kolonlar arasında köprülerle birbirine bağlanan 200 adet bağımsız lüks oda
Büyük Tek Parça Mozaik Alanı Dünyanın en büyük tek parça taban mozaiği olarak tescillenen 1050 metrekarelik devasa alan
Diğer Önemli Mozaik Sayısı Pegasus, Musalar, Megalopsychia, Bağ Bozumu, Khresis ve Eros-Psykhe dahil 6’dan fazla ana tematik mozaik paneli
Farklı Kültür ve Medeniyet Katmanı Hellenistik Dönem’den başlayıp Osmanlı’ya uzanan 5 farklı yapı katmanı ve 13 farklı medeniyetin sismik izleri
Temeldeki Çelik Kolon Sayısı Kalıntılara zarar vermemek için çıplak elle kazılan 66 adet anıtsal kuyu temel ve çelik ayak
Kuyu Temel Derinliği ve Çapı İş makinesi girmeden insan gücüyle inilen 24 metre derinlik ve 2 metre çap
Ziyafet Salonu (G2 Evi) Ölçüleri Projenin statik planını tamamen değiştiren Pagan konutuna ait 14 x 8 metre boyutlarında antik salon
Müzede Öne Çıkan Heykel Buluntusu M.S. 3. yüzyıla tarihlenen ve son derece iyi korunan 70 cm uzunluğundaki mermer Eros Heykeli
Ana Arkeolojik Açık Alan Yapıları Roma Caddesi, Forum Alanı, Antik Dere Yatağı, Hellenistik Sur Duvarı ve 1 adet büyük Roma Hamamı Kompleksi

Antakya Müze Otel (The Museum Hotel) Altındaki Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi Eserleri

Otelin yapımı esnasındaki bilimsel kazılarda ortaya çıkarılan 30.000’e yakın tarihi eserin muhafaza edildiği ve anıtsal kalıntıların üzerinde adeta bir asma kat gibi yükselen bu alan, şu benzersiz buluntuları ve yapı katmanlarını barındırmaktadır:

  • Dünyanın En Büyük Tek Parça Taban Mozaiği: Müzenin en önemli eseri olan ve tam 1050 metrekarelik devasa alanıyla tescillenen bu Geç Roma dönemi mozaiği, geometrik desenleriyle antik dünyanın sanatsal ihtişamını gözler önüne seren en büyük başyapıttır. Mozaik üzerindeki belirgin dalgalanmalar ve kıvrımlar, kentin geçmişte yaşadığı o büyük tarihi depremlerin yeryüzündeki canlı birer sismik izidir.
  • Mermer Eros Heykeli: Müze içinde sergilenen Roma ve Helenistik dönem buluntuları arasında en narin olanı, M.S. 3. yüzyıla tarihlenen, kanat detayları ve duruşuyla son derece iyi korunmuş olarak gün yüzüne çıkarılan 70 cm uzunluğundaki bu mermer heykelciktir.
  • Antik Sikkeler ve Numismatik Hazinesi: Kazı katmanlarından çıkarılan ve Helenistik dönemden başlayarak Roma, Bizans ve İslami dönemlere kadar uzanan binlerce yıllık geniş sikke koleksiyonu, Antakya’nın kronolojik ticaret tarihini ve darphane gücünü belgelemektedir.
  • Cam Eserler ve Gözyaşı Şişeleri: Antik Roma mezarlarından ve yerleşim alanlarından çıkarılan, dönemin gelişmiş cam işçiliğini gösteren üfleme cam kaplar, koku şişeleri, gözyaşı şişeleri ve narin takılar koleksiyonun taşınabilir değerli parçalarındandır.
  • Pişmiş Toprak Kandiller ve Günlük Yaşam Objeleri: Kazılarda taban katmanlarından çıkarılan, üzerilerinde mitolojik figürler ve bitkisel bezemeler barındıran yüzlerce pişmiş toprak kandil (yağ lambası), seramik kaplar ve figürinler, o dönemin gece yaşantısına ve mutfak kültürüne ışık tutmaktadır.
  • Antik Roma Caddesi ve Su Kanalları: Müzenin açık alanında sergilenen, ortası anıtsal mermer levhalarla çevrelenmiş olan görkemli Roma caddesi, hemen altından geçen mükemmel korunmuş taş drenaj ve kanalizasyon sistemleriyle Roma mühendisliğinin zirvesini gösterir.
  • Anıtsal Roma Hamamı Kompleksi (Thermae): Açık sergileme alanında ziyaretçileri bekleyen M.S. 5. yüzyıla tarihlenen görkemli hamam yapısı; tabandan ısıtma sistemi (hypocaust) tuğlaları, soğukluk (frigidarium), ılıklık (tepidarium) ve sıcaklık (caldarium) bölümleriyle tam bir mühendislik harikasıdır.
  • Lüks Roma Villaları ve Duvar Freskleri: Kent aristokrasisine ait olan Roma villalarının sadece taban mozaikleri değil, aynı zamanda duvarlarında yer yer korunan renkli sıva ve fresk (duvar resmi) kalıntıları da kentin zengin geçmişini tamamlamaktadır.
  • Hellenistik Dönem Savunma Surları: Kazının en derin katmanında (M.Ö. 3. yüzyıl) ulaşılan ve I. Seleukos Nikator döneminin askeri mimarisini yansıtan devasa taş bloklardan örülmüş savunma duvarı kalıntılarıdır.
Necmi Asturoğlu Arkeoloji Müzesi genel görünümü
Necmi Asturoğlu Arkeoloji Müzesi genel görünümü

Antakya Müze Otel (The Museum Hotel) Altındaki Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi Mozaikleri ve Mitolojik Hikayeleri

Dünyanın en zengin taban mozaiği koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan bu alanda, Geç Roma ve Erken Bizans döneminin sanatsal dehasını yansıtan ve mutlaka yakından incelenmesi gereken mozaikler şu şekildedir:

  • Roma Caddesi ve Forum Taban Mozaikleri: Antik kentin sosyal kalbi olan Roma caddesi ile Forum alanında yer alan kamu binalarının ve konutların zeminlerini süsleyen, dönemin geometrik ve bitkisel bezeme anlayışını yansıtan çok sayıda taban mozaiği de alanda sergilenmektedir.
  • Dünyanın En Büyük Tek Parça Taban Mozaiği (M.S. 4-5. Yüzyıl): Müzenin kuşkusuz en görkemli başyapıtı, tam 1050 metrekarelik alanı tek başına kaplayan bu devasa taban mozaiğidir. Antik dünyanın geometrik bezeme sanatının zirvesini gösteren bu mozaikte dikkat çeken en sarsıcı detay; yüzeyindeki devasa dalgalanmalar, kıvrımlar ve çökmelerdir. Bu dalgalı form, antik kentin geçmişte yaşadığı ve tarih kayıtlarına geçen üç büyük yıkıcı depremin günümüze ulaşan sismik ayak izleridir.
  • Sanatçı İmzalı Pegasus Mozaiği: M.S. 2. yüzyıla tarihlenen bu eşsiz eser, üzerinde şairane bir üslupla sanatçısı “Euporos”un imzasını barındırmaktadır. “Tessera” adı verilen küçük doğal taşların tam 162 farklı renk tonu kullanılarak büyük bir ustalıkla işlenen bu mozaik, müze koleksiyonunun en narin ve narin parçalarından biri olarak kabul edilir. Ana panelde kanatlı at Pegasus ve onu bir törene hazırlayan üç su perisi (nymphe) betimlenmiştir.
  • Dokuz İlham Perisi (Musalar) Mozaiği: Pegasus mozaiğinin hemen yan temalarından birini oluşturan bu mozaik, antik Yunan mitolojisinde bilim, sanat ve edebiyatın koruyucusu sayılan dokuz ilham perisini (Musa) betimlemesiyle sanatsal açıdan büyük bir öneme sahiptir.
  • Kutsal Ruh ve Doğal Yaşam (Megalopsychia) Mozaiği: M.S. 5. yüzyıla tarihlenen bu Erken Bizans dönemi mozaiği, doğadaki canlıları yansıtan zengin ve detaylı kuş figürleri ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Bu tasvirlere derin bir manevi değer katan detay ise otel sahibi Necmi Bey’in soyadındaki “Asfur” kelimesinin Arapça karşılığının “kuş” anlamına gelmesidir.
  • Bağ Bozumu Mozaiği (M.S. 5. Yüzyıl): Geç Roma dönemine tarihlenen yaklaşık 6 metrekarelik bu özel mozaik, Antakya ve çevresindeki antik tarımsal faaliyetlerde, özellikle de üzüm üretiminde bağ bozumunun ne kadar köklü bir ritüel olduğunu kanıtlayan harika asma yaprağı ve sepet tasvirleri içermektedir.
  • Khresis (Bolluk Tanrıçası) Mozaiği: Otelin zemin katmanlarında ulaşılan, Roma villalarının yemek salonlarını süsleyen bu eserde, antik dünyada refahı, bereketi ve bolluğu simgeleyen Khresis figürü büyük bir renk zenginliğiyle işlenmiştir.
  • Eros ve Psykhe Mozaiği: Mitolojik bir aşk hikayesini konu alan bu mozaik panel, figürlerin yüzlerindeki duygu ifadeleri ve anatomik detayların başarısıyla müzede yürürken karşınıza çıkacak en estetik eserlerden biridir.

G2 Evi Ziyafet Salonu ve Pagan Dönemi Mozaikleri

Otelin taşıyıcı çelik kolonlarından biri olan “G2 kuyusunun” kazısı esnasında keşfedilen ve tüm projenin mimari ile statik planlamasını baştan aşağı değiştiren bu alan, M.S. 2. ila 4. yüzyıllar arasında kullanılmış görkemli bir Roma konutuna aittir. Yapılan bilimsel arkeolojik kazılar, bu lüks evin ziyafet salonunu (triclinium) tamamen açığa çıkarmıştır. 14 x 8 metre ölçülerindeki bu geniş salonun ortasında bir mekân içi antik havuz yer alırken, salonun zemini bütünüyle Pagan dönemi mitoslarının büyük bir ustalıkla işlendiği taban mozaikleriyle kaplıdır.

Bu ziyafet salonunun tabanında yer alan ve insanın nefesini kesen o meşhur Pagan mozaiğinde şu temalar işlenmiştir:

  • Mimariyi Değiştiren Keşif: Salonun tam ortasındaki antik havuzun ve bu Pagan mitosu mozaiklerinin zarar görmemesi adına, Emre Arolat projede revizyona gitmiş; oteli havada tutacak devasa çelik kolonların yerleri milimetrik hesaplarla kaydırılmıştır.
  • Dionysos ve Mitolojik Şenlik Sahneleri: Mozaik panellerinin merkezinde, Pagan inanışının en popüler figürlerinden biri olan şarap, coşku ve tiyatro tanrısı Dionysos tasvir edilmiştir.
  • Satyr ve Bakkha Tasvirleri: Dionysos’un hemen çevresinde, mitolojide onunla birlikte şenliklere katılan kır tanrıları (Satyrler) ve çılgın ayin dansları yapan kadın müritleri (Bakkhalar/Maenadlar) asma yaprakları ve üzüm salkımları arasında büyük bir canlılıkla resmedilmiştir.
Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi Eros heykeli, Mermer MS 2.yy. - Necmi Asfuroğlu Archaeology Museum Eros Statue, Marble 2nd Century CE
Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi Eros heykeli, Mermer MS 2.yy. – Necmi Asfuroğlu Archaeology Museum Eros Statue, Marble 2nd Century CE

Antakya Müze Otel (The Museum Hotel) ve Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi Yapım Aşamaları ve Tarihi

Temellerinden 2300 yıllık Roma dönemi kalıntıları çıkan, bu sebeple ulusal ve uluslararası arkeoloji camiasının dikkatini çeken Müze Otel’in tasarım süreci, yapım aşamaları ve açılışı, yapı tarihi ve inşaat bilimleri ile ilgilenen herkesi olumlu veya olumsuz değerlendirme anlamında ikiye bölmüştür.

2009 yılında Antakyalı bir iş adamı olan Necmi Asfuroğlu, kendisine ait olan ve III. Derece Sit Alanı olarak tescil edilen 100m x 200m parsele sahip alanda bir otel yapmak ister. İlk görüşmüş olduğu Hilton’dur. Ancak Hilton yetkililerinin otelin iki bodrum katının olması gerektiğini bildirmesi üzerine Necmi Bey bunun olanaksız olduğunu söyleyerek reddeder. Çünkü Antakya merkezde ve sit alanı olan periferide toprak bir metre kazılsa bile altından tarihi eser veya tarihi yapılar çıkmaktadır ve bu yüzden bölgedeki yeni yapılan yapılar bodrumsuz olarak yapılmaktadır.

Bunun üzerine Necmi Bey tarafından arazide bir kazı çalışması başlatılır. Kazının yapıldığı her yerden tarihi kalıntılar çıkmaktadır. Kazı çalışmaları ilerlerken Antakya Müzesi ve ‘Anıtlar Kurulu’ olarak bilinen Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu durumdan haberdar olunca duruma el koyar ve burada bilimsel bir kazı yapılması gerektiğini belirtir. Bir bilimsel kurul oluşturulur ve kazı başkanlığına Prof. Haluk Abbasoğlu danışman olarak getirilir.

Kazı esnasında 5 farklı yapı katmanı ve 13 farklı medeniyetin izleri görülür. En alttaki katman M.Ö. 3.yy’a aittir. Tüm kazı boyunca toplamda 30.000’e yakın tarihi eser gün yüzüne çıkartılacak ve bir kısmı müzede sergilenecektir.

Kazı çalışmaları esnasında başka mimarlık ekipleri yanı sıra dünya çapında eserleri olan Mimar Emre Arolat ile de iletişime geçirilir. Yedi aylık yoğun bir kazı sonrasında projenin çalışılması için Emre Arolat ve ekibi çalışmaya başlar.

Aşağıdaki bölümde görüleceği üzere Emre Bey ve ekibi tarafından adeta okul projesi havasında ütopik, sınırları aşan ve yepyeni bir dil kurgulayan bir proje üretilir. Necmi Asfuroğlu’nun bu projeyi beğenmesi ve onayı ile Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na sunulur. Kazıların sonuçları ile kurulda onaylanan bu proje hayata geçirilmeye başlanır ve tüm çalışmalar toplamda 9 yıl sürer. 2019 yılında kapılarını ziyaretçilerine ve müşterilerine açar.

6 Şubat 2023 tarihindeki büyük Kahramanmaraş depremlerinin ardından geçici olarak ziyarete kapatılan Antakya Müze Otel, deprem sonrasında gerekli tüm statik kontroller tamamlanarak Eylül 2024 tarihinde tekrar açılmıştır.

The Museum Hotel Antakya Hamam kompleksi 5
The Museum Hotel Antakya Hamam kompleksi 5

Antakya Müze Otel (The Museum Hotel) Mimari Özellikleri ve Detayları

Mimar Emre Arolat, alanda gezerken kızına tarif ettiği ütopik kurgunun yapılabilirliğini göstermek için tasarımına devam ettiği ve ofisteki mimarlarla adeta bir okul projesi havasında geliştirdiklerini belirttiği proje, gerçekten de dünyada bir eşi olmayan bir projedir. Kendi deyimi ile tasarlamaya başlandığı zaman dahi aslında bu projenin hayata geçirilmesine imkan yoktur. Ancak…

Otel binasının yapılacağı alanın tescilli bir arkeolojik sit alanı olması ve barındırdığı paha biçilemez kalıntıların zarara uğramaması için proje üzerinde çok düşünülür. Yapılan araştırmalarda söz konusu arkeolojik alanın ortasından bir dere yatağı geçtiği tespit edilir. Projenin şekillenmesinde bu ‘antik’ dere yatağı en önemli noktadır.

Tarihi eserlere dokunmayacak şekilde geliştirilen Antakya Müze Otel Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi (The Museum Hotel) projesi; keson kuyu-kuyu temel denilen bir yöntemle kurgulanıp yapılan temellere üst yapıyı taşıyan çelik ayaklar yerleştirilmesi düşünülerek tasarlanır. Çelik ayakların üzerinde oluşturulan üst kot otelin zemini olacaktır. Otelin zemini ile arkeolojik alanın arasındaki boşluğa, yani çelik ayakların tam arasına otel odaları istif biçiminde yerleştirilecektir. Böylece otelde konaklamaya gelenler aşağıda arkeolojik alan ile doğrudan iletişime geçecek, oteldeki tüm sosyal aktivitelerini ise çatıdaki zeminde gerçekleştirecektir. Arkeolojik alan da bir müze olarak herkese açık olacaktır. Tüm bu yapı objeleri de (odalar, lobi, sosyal alanlar) birbirlerine köprü biçiminde açık koridorlar ile bağlanacaktır.

Müze Otel Antakya Projesi İlerliyor

Projedeki asıl sorun ise kamusal alan olarak geçen arkeolojik alan ile özel alan olarak geçen otel alanının birbirleri ile olan ilişkisidir; bu sorun çerçevesinde birbirlerinin alanlarına olan müdahalesini çözmek ve yorumlamak projenin ana amacıdır. Bu anlamda Antakya Müze Otel Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi (The Museum Hotel) projesinde kapalı müze alanı, açık arkeolojik müze alanı, alanın gezilebileceği koridorlar, otel koridorları, sosyal alanlar ile özel alanlar ve odalar çok ince bir biçimde birbirleri ile ilişkilendirilmiş ve/veya ayrılmıştır.

Yapılacak olan otelin temellesi için, arkeolojik alana ağır iş makineleri giremeyeceğinden dolayı çıplak el ile 24 metre derinliğinde, 2 metre çapında tam 66 adet kuyu kazılır. 130 cm çapındaki çelik kolonlar içine beton doldurularak bu kuyulara sabitlenir. Bu kuyuların projedeki yerleri, herhangi bir antik kalıntının bir kısmına dahi denk gelmeyecek şekilde, konusunda uzman olan hocaların yönlendirmesi ile milimetrik olarak belirlenir.

The Museum Hotel Antakya G2 Evi Ziyafet Salonu ve Pagan dönemini yansıtan zemin mozaiği
The Museum Hotel Antakya G2 Evi Ziyafet Salonu ve Pagan dönemini yansıtan zemin mozaiği

Dünyada Mimari’nin Arkeolojiye Armağanı: G2 Mozaiği

Proje ilerlerken mühendislik sınırlarını zorlayan sorunlar da çıkmıyor değildir. Bu kolonlardan G2 ismi verilen ve planlanan yerinden oynatılması dahil düşünülemeyen, eğer 1 metre dahi oynatılırsa projenin tüm taşıyıcı statiğini bozacak olan kolon kuyusu kazıldığında, altından Roma dönemine ait olağanüstü bir mozaik ortaya çıkar. Herhangi bir kalıntıya kesinlikle zarar verilmeyeceği ilkesiyle tüm proje anında durdurulur.

Dört ay süren yoğun çalışmalar sonrasında tüm taşıyıcı sistem, tesisatlar ve mimari planlama baştan aşağı değişerek proje tekrar ilerlemeye başlar. Mimari zekanın arkeolojik mirasa olan bu saygısı sayesinde Antakya Müze Otel Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi (The Museum Hotel) kompleksi, Temmuz 2019’da tüm inşai süreçlerini ve işletme hazırlıklarını tamamlayarak kapılarını dünyaya açar.

Hatay ve Antakya’nın Önemi

Farklı etnik köken, kültür ve dinlerin bir arada pürüzsüzce yaşaması en belirgin özelliklerinden biri olan Hatay’ın tarihi, günümüzden 7000 yıl önceye, yani M.Ö. 5000 yılına kadar uzanmaktadır. Hatay’ın beşerî ve stratejik anlamda bu denli önemli olmasının en büyük etkenleri, Anadolu’yu Orta Doğu’ya bağlayan kritik yol güzergahları üzerinde yer alması ve kentin merkez ilçesi olan Antakya’nın Asi Nehri kenarına kurulmuş olmasıdır. Bu coğrafi avantajlar sebebiyle Hatay’ın tarihi, kültürlerin karadan ve sudan yayılımına en canlı şekilde sahne olmuştur. Bölgedeki yerleşik yaşama dair ilk somut izler Tell-Açana Höyüğü’nde (Alalah) bulunmuş olup Kalkolitik Çağ’a tarihlenmektedir.

Antakya (Antioch) kenti, Büyük İskender’in generallerinden biri olan I. Seleukos Nikator tarafından M.Ö. 300 yılında kurulmuştur. Kent, M.Ö. 64 yılında ise Roma İmparatorluğu egemenliği altına girmiştir. En zengin, ihtişamlı ve üretken zamanını bu Roma döneminde yaşayan kent, inanç tarihi açısından da bir dönüm noktasıdır; nitekim Hz. İsa’nın takipçilerine tarihte ilk defa “Hristiyan” kelimesi bu topraklarda kullanılmıştır. Hz. İsa’nın on iki havarisinden biri olan ve ilk kilise topluluğunun kurucularından kabul edilen Aziz Petrus da Antakya’da yaşamış ve öğretilerini burada yaymıştır. Bugün antakya müze otel necmi asfuroğlu arkeoloji müzesi (The Museum Hotel) kazı alanında ulaşılan o muazzam Helenistik sur duvarları ve Roma caddesi kalıntıları, Seleukos Nikator’dan Aziz Petrus dönemine uzanan bu görkemli çağın en somut belgeleridir.

M.S. 6. yüzyılda yaşanan büyük isyanlar, Sasani işgalleri ve yıkıcı doğal felaketlerin (depremlerin) ardından gerileyen Antakya, 638 yılında Araplar tarafından fethedilmiştir. Sonraki asırlarda Bizans, Selçuklu, Haçlılar ve Memlükler arasında sürekli el değiştirerek yaşanan savaşlar neticesinde adeta büyük bir yıkıma uğramıştır. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim liderliğindeki Osmanlılar bölgeye hâkim olduğunda, antik dünyanın o devasa metropolü olan Antakya, artık eski ihtişamını kaybetmiş ufak bir kasaba/köy biçimindedir. İşte bu yüzden bugün Antakya Müze Otel Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi (The Museum Hotel) altındaki kalıntılar, kentin o kaybolan muazzam Roma ve Helenistik ihtişamını günümüze taşıması açısından paha biçilemez bir değere sahiptir.

The Museum Hotel Antakya
The Museum Hotel Antakya

Dünyada Antakya Müze Otel’e (The Museum Hotel) Benzer Diğer Yapılar

Antakya Müze Otel Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi (The Museum Hotel); barındırdığı paha biçilemez arkeolojik katmanları, ödüllü çelik mimari projesi ve bu kadar muazzam bir ölçeğe rağmen titizlikle bitirilen uygulaması ile dünyada eşi benzeri olmayan bir yapıdır. Ancak mimarlık tarihi ve koruma kültürü açısından bakıldığında, kalıntıları yerinde koruyarak üzerine inşa edilen dünyada ve Türkiye’de birkaç ikonik yapı daha bulunmaktadır.

  • Atina Akropolis Müzesi (Yunanistan): Dünyaca ünlü mimar Bernard Tschumi tarafından tasarlanan bu başyapıt, tıpkı Antakya’daki proje gibi zeminindeki önemli arkeolojik kalıntıların üzerine beton ve çelik sütunlarla yükseltilerek inşa edilmiştir. Ziyaretçiler cam tabanlardan antik Atina mahallelerini izleyerek müzeyi gezebilirler.
  • Palazzo Valentini Domus Romane (İtalya): Roma’nın kalbinde yer alan bu tarihi sarayın altında yürütülen kazılarda görkemli Roma villaları ve mozaikler bulunmuştur. Kalıntılar yerinde korunarak üst yapı ile entegre edilmiş ve modern cam tabanlı yürüyüş yollarıyla bir müze-alan haline getirilmiştir.
  • Troya Müzesi (Çanakkale): Türkiye’den başarılı bir yerinde koruma ve bütünleşme örneği olan bu yapı, antik Troya kentinin katmanlarını ve buluntularını hemen yanı başındaki coğrafyada, modern ve ödüllü bir mimari dille sergilemektedir.

Arkeolojik alanlar üzerinde Türkiye’de ve tüm dünyada özellikle bu tarz müze yapıları tasarlanıp inşa edilmiş olsa da, Antakya Müze Otel Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi (The Museum Hotel) tüm bu örnekler arasından lüks bir otel fonksiyonunu arkeolojik bir kamusal alanla pürüzsüzce birleştiren dünyadaki tek ve en özgün uygulama olarak ayrışmaktadır.

Antakya Müze Otel (The Museum Hotel) ve Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Antakya Müze Otel Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi (The Museum Hotel) projesi, hem konaklama konsepti hem de altındaki benzersiz antik kent kalıntıları sebebiyle seyahatseverler ve tarih tutkunları tarafından internette sıklıkla araştırılmaktadır. Kompleks hakkında en çok merak edilen soruları ve güncel yanıtlarını aşağıda bulabilirsiniz:

Müze Otel Antakya’ya giriş ücreti ne kadar?

Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi’ne giriş ücreti yabancı ziyaretçiler için 8 Euro veya bu tutarın günlük merkez bankası kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığıdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ise geçerli bir Müzekart ile müze alanını tamamen ücretsiz olarak ziyaret edebilmektedir.

Antakya Museum Hotel kimin?

Antakya Müze Otel, projenin başından beri tüm kazı ve inşaat maliyetlerini üstlenen, aslen Antakyalı olan ünlü iş adamı Necmi Asfuroğlu ve ailesine (Asfuroğlu Grubu) aittir. Necmi Bey, sit alanındaki bu mülkünde bir otel açmak isterken kazılardan tarih fışkırması üzerine projeyi bir kültür mirası koruma projesine dönüştürmüştür.

Antakya Müze Otel açık mı?

Evet, otel ve müze alanı şu an ziyaretçilerine tamamen açıktır. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan büyük Kahramanmaraş depremlerinin ardından statik ve güvenlik kontrolleri amacıyla geçici olarak kapatılan kompleks, yapılan detaylı sismik incelemelerin ve güçlendirmelerin ardından Eylül 2024 tarihinde kapılarını yeniden açmıştır.

Antakya Müze Otel kaç odalı?

Antakya Müze Otel, Emre Arolat’ın o çelik kolonlar arasına adeta birer konteyner gibi istiflediği köprülerle bağlı 200 odaya sahiptir. Odaların pencereleri ve yürüyüş koridorları, doğrudan alt kattaki 2300 yıllık arkeolojik kazı alanına bakacak şekilde tasarlanmıştır.

Antakya müze otel ne zaman yapıldı?

Kompleksin yer aldığı arazideki ilk sondaj ve arkeolojik kazı çalışmaları 2009 yılında başlamıştır. Koruma kurulu onayları ve çıplak elle kazılan kuyu temeller sebebiyle tam 9 yıl süren hummalı inşaat sürecinin ardından, otel ve müze alanı resmi olarak Temmuz 2019 tarihinde hizmete açılmıştır.

Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi’nde Kültür Bakanlığı Müzekartı geçerli mi?

Evet, müze alanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı resmi bir müze statüsünde (denetiminde) işletildiği için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Müzekart kullanarak içeriye pürüzsüzce giriş yapabilirler.

Otelde konaklamayanlar altındaki arkeoloji müzesini gezebilir mi?

Evet, gezebilir. Kompleks tasarlanırken kamusal alan (müze) ile özel alan (otel) dengesi milimetrik olarak ayrılmıştır. Otelde konaklama yapmasanız bile, dışarıdan münferit bir ziyaretçi olarak Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi’ni ve içerisindeki dünyanın en büyük tek parça taban mozaiğini biletinizle veya Müzekartınızla rahatlıkla ziyaret edebilirsiniz.

Ayrıca İlgili Linkler:

Antakya Müze Otel fotoğrafları

Türkiye’deki Arkeoloji Müzeleri

Hatay Arkeoloji Müzesi bilgileri

Akdeniz bölgesi tarihi yerleri

Akdeniz bölgesi fotoğrafları

Hatay İsmi Nereden Geliyor?

Türkiye Gezi Rehberi

Arkeoloji Kategorisi

Arkeoloji Müzeleri Kategorisi

Modern Mimari Kategorisi

2023 Depreminde Hasar Gören Tarihi Yapılar ve Eserler

Müze Otel Belgeseli

Ömer Yılmaz – Müze Otel Antakya Yazısı