Uzungöl Tabiat Parkı, Soğanlı ve Kaçkar Sıradağları’nın kesişim noktasında, yerkürenin ılıman kuşaktaki en yaşlı ormanlarına ev sahipliği yapan ve asırlardır dağların arasına gizlenmiş bir doğa harikasıdır. Ancak son yıllarda kitle turizminin kontrolsüz baskısı, plansız betonlaşma iddiaları ve ağır bir çevre tahribatı ile her yerde karşımıza çıkan bu güzide beldemiz, ne yazık ki o eski bakir ruhunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Tıpkı benzer bir ekolojik dönüşüm ve kentsel yenileme sürecinden geçen Ayder Yaylası gibi, burası da ticari kaygılar ile doğayı koruma bilinci arasında sıkışıp kalmış durumdadır. Bu rehberimizde, internetteki standart otel ve pansiyon reklamlarının ötesine geçerek; Uzungöl nerede, nasıl gidilir gibi pratik bilgilerin yanı sıra bölgedeki son durumu, ekolojik gerçekleri ve Karadeniz gezilecek yerleri arasındaki bu saklı mücevherinin uğradığı yapısal dönüşümü tüm dürüstlüğüyle masaya yatırıyoruz
Uzungöl Bilgileri ve Gezi Rehberi
Trabzon’un en çok konuşulan, en çok tartışılan ve her şeye rağmen hâlâ yoğun şekilde merak edilen bu turistik beldesini doğru planlama ile gezebilmek adına öncelikle coğrafi yapısını ve temel konum özelliklerini iyi bilmek gerekmektedir. Sık ormanları, puslu vadileri ve kendine has doğal yapısıyla her yıl milyonlarca insanı kendine çeken Uzungöl hakkında bilinmesi gereken temel coğrafi detaylar şu şekildedir:
Uzungöl Nerededir ve Nasıl Oluşmuştur?
Uzungöl, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde, Trabzon ilinin Çaykara ilçesine bağlı dünyaca ünlü turistik bir beldedir. Belde, adını tam kıyısında kurulduğu o meşhur doğal gölden almaktadır. Jeolojik açıdan bu göl, çevredeki dik yamaçlardan heyelan sonucu düşen devasa kaya kütlelerinin, vadi tabanından akan Haldizen Deresi‘nin önünü kapatmasıyla oluşan bir heyelan set gölüdür.
Uzungöl’e Nasıl Gidilir? (Ulaşım ve Yol Tarifi)
Uzungöl’ün deniz seviyesinden yüksekliği, yani ortalama rakımı 1.250 metredir. Bölgeye şahsi araçla, turlarla veya toplu taşımayla ulaşmak isteyen seyahat severler için iki farklı alternatif rota bulunmaktadır:
- Maceralı Dağ Rotası (Bayburt Üzerinden): Coğrafi olarak Uzungöl’e Bayburt yönündeki güney dağ yollarından da gelmek mümkündür. Ancak bu hat, özellikle kış ve bahar aylarında yoğun kar, heyelan riski ve dik uçurumlu virajlar barındırdığı için son derece riskli ve tehlikelidir. Standart binek araçlarla bu yolun kesinlikle denenmemesi, sadece profesyonel arazi araçları ve bölgeyi çok iyi bilen sürücüler tarafından tercih edilmesi hayati önem taşır.
- Klasik Sahil Rotası (Of Üzerinden): En konforlu ve güvenli ulaşım hattı burasıdır. Karadeniz Sahil Yolu üzerinde seyahat ederken Trabzon’un Of ilçesine geldiğinizde, tabelalarla belirtilen Uzungöl sapağından içeri girmeniz gerekir. Bu sapaktan itibaren vadi boyunca yaklaşık 44 km kadar içeriye, dağlara doğru temiz bir asfalt yoldan ilerleyerek beldeye konforlu bir şekilde ulaşabilirsiniz.
Uzungöl Kısa Bilgiler Tablosu
Uzungöl Tabiat Parkı Hakkında Güncel Bilgiler ve Çevre Sorunları
Öncelikle çok net ve dürüst bir uyarı ile başlayalım: Uzungöl, ne yazık ki 2005 yılından önce çekilen o meşhur kartpostallardaki veya eski fotoğraflardaki gibi bakir bir göl değildir. Dolayısıyla bugün buraya bir seyahat planı yapıyorsanız, bu acı gerçeği bilerek yola çıkmalısınız. Gitmeden önce mutlaka eski ve yeni tarihli fotoğrafları, bölgeden gelen güncel haberleri kıyaslamalı; dağların arasına gizlenmiş bu nadide mücevher beldenin zaman içinde nasıl bir kentsel dönüşüm geçirdiğini görerek beklentilerinizi ona göre ayarlamalısınız.
Özgün Dokudan Uzaklaşan Bir Yerleşim
Uzungöl’ün bugünkü en büyük sancısı, o hayran kaldığımız Karadeniz’in geleneksel yöresel ahşap evleri yerine, çayır alanlarına dikilen havuzlu betonarme evler, devasa siteler ve lüks otel bloklarıdır. Özgün mimari dokusundan tamamen uzaklaşan bu kontrolsüz yerleşim, ne yazık ki çevreye karşı oldukça saygısız ve hoyrat bir kitle turizmi merkezine dönüşmüş durumdadır.
Küresel Ölçekte Bir Doğa Harikası: Yağmur Ormanları
Tüm bu insan eliyle yapılan tahribata ve kentsel baskıya rağmen, madalyonun diğer yüzünde korunması için çığlık atan muazzam bir ekosistem yer almaktadır:
- Konumu: Uzungöl Tabiat Parkı; Türkiye’nin yağmur ormanlarının merkezi olan Trabzon’da, Soğanlı ve Kaçkar Sıradağları’nın muazzam birleşim noktasında konumlanmıştır.
- En Yaşlı Ormanlar: Bu özel bölge, yerkürenin ılıman kuşakta bulunan en yaşlı ve en bakir ormanlarına ev sahipliği yapmaktadır.
- Dört Mevsim Yeşil: Karadeniz’in bol yağışlı yapısı ve nispi ılıman iklimi sayesinde, tabiat parkını saran bitki örtüsü yılın her mevsiminde canlılığını koruyarak yeşilin en derin tonlarını sunar.
Beton blokların gölgesinde hayatta kalma mücadelesi veren bu asırlık yağmur ormanları, her şeye rağmen bağrında muazzam bir yaban hayatını saklamaya çalışmaktadır. Peki, hunharca hırpalanan Karadeniz’in bu narin beldesinde, tabiat parkı içerisindeki yabani hayat günümüzde ne durumdadır? Şimdi, Uzungöl’ün o büyüleyici biyolojik çeşitliliğine yakından bir göz atalım:

Uzungöl Tabiat Parkı Doğal Hayatı ve Biyoçeşitliliği
Uzungöl, iklimsel avantajları sayesinde dört mevsim boyunca yeşil kalmayı başarabilen son derece özel bir ekosisteme sahiptir. Çevresini saran dik yamaçlar ve vadiler, hem zengin bir flora (bitki örtüsü) hem de uluslararası öneme sahip bir fauna (yaban hayatı) çeşitliliğine ev sahipliği yapmaktadır.
Zengin Flora Yapısı ve Endemik Çeşitlilik
Göl ve çevresindeki ormanlık alanlar, Karadeniz’in en karakteristik ağaç türlerini bir arada barındırır:
- Ana Ağaç Türleri: Bölgede genellikle kayın, köknar, doğu ladini, akçaağaç ve kızılağaç türleri başı çekmektedir.
- Sonbahar Görsel Şöleni: Özellikle sonbahar ayları geldiğinde bu yapraklar sarı, turuncu ve kırmızının en derin tonlarına bürünerek vadi genelinde eşsiz bir görsel şölen sunar.
- Dağ Endemikleri: Bölgenin asıl botanik hazinesi ise biraz daha yukarılardadır; Demirkapı ve Soğanlı Dağları’nda tescil edilmiş 60’tan fazla endemik bitki türü yaşam mücadelesi vermektedir.
Yaban Hayatı (Fauna)
Tabiat parkının derinlikleri, yırtıcılardan göçmen kuşlara kadar çok sayıda yaban hayvanının korunaklı bir sığınağı konumundadır:
- Öne Çıkan Memeliler: Bozayı, tilki, karaca, vaşak, dağ keçisi ve tavşan bu dağlarda neslini sürdüren en önemli türlerdir.
- Kuş Türleri: Bölge genelinde çok sayıda yırtıcı kuş türünün yanı sıra, göl yüzeyinde süzülen yaban ördeklerini de keyifle izleyebilmek mümkündür.
⚠️ Vahşi Yaşam ve Yürüyüş Uyarısı: Uzungöl’ün bu zengin vahşi doğasını yakından görmek için tabiat parkının derinliklerinde yürüyüş yapacaksanız son derece dikkatli olmalısınız. Bölgedeki yırtıcı popülasyonunu ve arazi koşullarını iyi tanıyan, yöreyi ve doğal hayatı bilen profesyonel rehberlerle birlikte hareket etmeniz hayati önem taşımaktadır. Çünkü unutmamak gerekir ki, hoyratça davrandığımız tabiat, intikamını bizden her geçen gün çok daha sert sel ve heyelan felaketleriyle geri almaktadır.
Karadeniz’i ve o canım ormanları insan eliyle inşa edilen bu ticari hırsın içinde görmek içimizi ne kadar acıtsa da, seyahat planı yapan her gezginin kendine sorduğu o meşhur soru hala masadadır. Şimdi, tüm bu gerçeklerin ışığında kendimize en dürüst cevabı verelim: Peki tüm bunlara rağmen Uzungöl Tabiat Parkı’na gerçekten gitmeli miyiz?

Uzungöl Tabiat Parkı’na Gitmeli mi?
Sonuç olarak korumamız, gözümüz gibi bakmamız gereken doğal kaynaklarımızı, yaban hayatımızı ve cennet gibi Karadeniz coğrafyamızı ne yazık ki kendi ellerimizle adım adım öldürüyoruz. Yeşili ve doğayı canı gönülden seven bir toplum olmaktan çıkıp, etrafındaki ekosisteme hunharca zarar veren bir yapıya bürünmeye başladık. Normal şartlarda bir ağacın büyümesinin ne kadar zor, ne kadar zahmetli olduğunu en iyi Karadeniz insanı bilir diye düşünürken; bir de bakıyoruz ki yerel halkın ve işletmelerin büyük bir kısmı kendi elleriyle o asırlık ağaçlara ve toprağa kalıcı zararlar veriyor.
Küresel ısınmanın ve kavurucu sıcakların gittikçe arttığı, temiz oksijene ve gölgeye en çok ihtiyaç duyduğumuz bu kritik zamanlarda kendi ellerimizle tabiatı baltalıyoruz. Son yıllarda Karadeniz Bölgesi genelinde sıklıkla okuduğumuz, can ve mal kayıplarına yol açan o felaket boyutundaki sel ve heyelan haberlerini görüyorsunuz, değil mi? İşte tüm bunlar, doğanın dengesini bozmamızın acı birer faturasıdır.
Tabiat Parkı’nın Kağıt Üzerindeki Dekar Verileri
Oysa her şey kurgusal olarak çok güzel başlamıştı. 3 Ekim 1989 yılında resmi olarak “Uzungöl Tabiat Parkı” ilan edilen belde, özellikle 2000’li yıllardan sonra yerli ve yabancı turistlerin yoğun şekilde uğradığı bir dinlenme merkezi haline geldi. 1989 yılındaki tescile göre bu koruma alanı tam 16.250 dekarlık devasa bir havzayı kapsamaktadır:
- Orman ve Açıklık Alan: 12.550 dekar
- Mera ve Otlak Alanı: 3.070 dekar
- Resmi İskan Alanı: 630 dekar
Ancak bugün bölgeye gittiğinizde sormanız gereken asıl soru şudur: Bu oranlar gerçekten hala böyle midir? Zaman içinde yapıya “Uzungöl Doğal Sit Alanı” ve “Özel Çevre Koruma Bölgesi” gibi üst düzey statüler eklenmiş olsa da, gün geçtikçe koruma altındaki alanlar daralmış ve sadece iskan (betonlaşma) alanı kontrolsüzce büyümüştür. Tıpkı güney illerimizde otel yapımı için şüpheli şekilde çıkartılan orman yangınları gibi, Karadeniz bölgemizde de aniden beliren yangınların ve peşinden yükselen tesislerin arkasındaki sebepleri çok iyi düşünmek gerekir.
Uzungöl Tabiat Parkı Statüsü İptal Tartışmaları
Bölgedeki hukuki ve yapısal dönüşümün arka planında çok sancılı bir süreç yatmaktadır. Kasım 2017 tarihinde TBMM Çevre Komisyonu’na sunulan Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı‘na göre, Türkiye’deki birçok milli park ve tabiat parkı statüsünün esnetilmesi, hatta Uzungöl ile Muğla Ölüdeniz’in “Tabiat Parkı” statülerinin tamamen iptal edilmesi gündeme getirilmişti. Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı tarafından hazırlanan bu tasarının üzerinden uzun süre geçmiş olmasına rağmen, kamuoyuna tatmin edici ve net bir bilgi sunulmamıştır.
Statü tartışmaları bir yana, sahadaki kentsel katliam zaten çoktan başlamıştı:
- 2007-2008 Kırılması: 2007 yılında göl ve etrafı tamamen doğal ve bakir bir haldeyken, 2008 yılından itibaren gölün çevresine adeta bir havuz görüntüsü veren anlamsız beton istinat duvarları örülmeye ve ağır inşaat faaliyetleri yürütülmeye başlandı.
- 2015 Betonlaşma Zirvesi: 2015 yılına gelindiğinde bu betonlaşma had safhaya ulaştı. Hatta gölün etrafına çekilen bu çirkin beton set göze çok batmasın diye çevresinin ağaçlandırılması, bazı ana akım haber sitelerinde trajikomik bir şekilde başarı gibi servis edildi.
Değişen Turist Profili, Rant ve İmar Affı Verileri
2011 yılından itibaren Doğu Karadeniz genelinde yoğunlaşan Körfez kökenli yabancı turist popülasyonu, Uzungöl’de yerel ekonomiyi tamamen şekil değiştirmeye zorladı. Yöre halkının büyük bir kısmı yüksek maddi kazançlar karşılığında anlaşmalar yaparak; başta Uzungöl ve komşusu Ayder Yaylası olmak üzere birçok Karadeniz kırsalındaki mülklerini, arazilerini ve otel hisselerini yabancı yatırımcılara devretti.
Bugün Uzungöl’e gittiğinizde temiz havada şöyle iki kadeh parlatmayı, sakin bir köşede kafa dinlemeyi bırakın; düzgün bir çay içebilecek alan bulmak bile zorlaşmıştır. Sokaklardaki tabelaların neredeyse tamamen Arapçaya dönmesi, burayı yerli gezginler için tamamen yabancı bir coğrafya haline getirdi. Nitekim istatistiklere bakıldığında, bölgeye gelen yabancı turist sayısı her yıl katlanarak ilerlemiştir.
İşin en acı bilançosu ise imar verilerinde saklıdır. Uzungöl’ün resmi yerel nüfusu 1.587 kişiyken, 2018 yılında çıkarılan İmar Affı’ndan yararlanmak için başvuran kişi ve yapı sayısı tam 862‘dir. Başka bir deyişle, bu küçücük tabiat parkının tam merkezinde yer alan kaçak ve ruhsata aykırı yapı sayısı 862’ye ulaşmıştır. Nüfusun neredeyse yarısı kadar kaçak yapının bulunması, ekolojik yıkımın boyutunu açıkça tescillemektedir.
Uzungöl Tabiat Parkı ve Karadeniz Yeşil Yol Projesi
Karadeniz yaylalarının ve koruma altındaki vadilerinin başında sallanan bir diğer büyük risk ise “Yeşil Yol” projesidir. Karadeniz Bölgesi’ndeki tüm bakir yaylaları birbirine bağlama iddiasıyla yürütülen bu proje; tüm çevre örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve bizim gibi bağımsız doğa savunucuları tarafından bölgenin doğal havasını ve ekosistemini kökten bozacak ticari bir hamle olarak görülmektedir.
- Projenin Boyutu: Samsun’dan başlayıp Artvin’e kadar uzanan ve Uzungöl havzasından da geçen bu devasa yol projesi bittiğinde tam 2.600 kilometre uzunluğa erişecektir.
- Rant ve İmar Tehdidi: Proje savunucuları tarafından bu hat sayesinde Karadeniz’in yeni Uzungöl’lere ve Ayder’lere kavuşacağı iddia edilse de, bu durum doğaseverler için tam bir kabustur. Çünkü Yeşil Yol’un geçtiği her bakir nokta anında imara açılmakta ve doğal hayat tamamen sekteye uğramaktadır.
- Bağlantı Rotaları: Mevcut plan dahilinde meşhur Sultan Murat Yaylası, doğrudan Uzungöl’e bağlanacak; yol buradan Şekersu üzerinden Bayburt sınırına kadar devam edecektir. Yolun geçtiği bu sarp dağ çayırlarının şimdiden parsel edilip imar planlarına dahil edilmesi, tehlikenin ne kadar yakın olduğunu göstermektedir.
Ne yazık ki tabiat, kendisine yapılan bu hunharca müdahalelerin intikamını bizden her yıl artan felaketlerle çok sert bir şekilde geri alıyor. yollardan.com ekibi olarak Karadeniz’in bu narin mücevherini, beton duvarların ve ticari hırsların gölgesinde böyle hırpalanmış görmek içimizi derin bir şekilde acıtıyor.
Uzungöl Tabiat Parkı Aktiviteleri: Yapılacak En Popüler Şeyler
Her ne kadar merkezdeki yoğun yapılaşma ve ticari kalabalık huzur arayanları biraz yorsa da, Uzungöl Tabiat Parkı’nın geniş coğrafi sınırları ve çevresindeki sarp dağlar doğa tutkunlarına hâlâ deneyimlenebilecek harika alternatifler sunmaktadır. Karadeniz’in bu ikonik noktasında vaktinizi en verimli ve doğayla iç içe geçirebilmeniz için yapabileceğiniz en popüler aktiviteler şunlardır:
Haldizen Vadisi’nde Doğa Yürüyüşü (Hiking) ve Trekking
Uzungöl’ü var eden Haldizen Deresi boyunca uzanan vadi, muazzam yürüyüş parkurlarına sahiptir. Dört mevsim yeşil kalabilen bu yaşlı ormanların içinde yürürken doğanın ritmini hissedebilirsiniz.
- Sonbahar Foto-Safarisi: Eğer seyahatinizi sonbahar aylarına denk getirirseniz; kayın, köknar, akçaağaç ve kızılağaçların büründüğü kırmızı, sarı ve turuncu tonlar sayesinde vadi genelinde tam bir görsel şölen yakalayabilir, muhteşem manzara fotoğrafları çekebilirsiniz.
- Endemik Bitki Gözlemciliği: Biraz daha yükseklere meydan okumak isterseniz, Demirkapı ve Soğanlı Dağları’na doğru tırmanarak bu bölgede tescil edilmiş 60’tan fazla endemik bitki türünü yerinde inceleyebilirsiniz.
Yaban Hayatı Gözlemciliği ve Kuş Gözlemi
Tabiat parkının korunaklı yapısı, vahşi yaşam meraklıları ve fotoğrafçılar için oldukça zengin bir çevre sunmaktadır.
- Göl Çevresi ve Yaban Ördekleri: Göç yolları üzerinde bulunan Uzungöl’de, göl yüzeyinde süzülen yaban ördeklerini ve su kuşlarını izlemek sakinleştirici ve popüler bir aktivitedir.
- Vahşi Doğa Turları: Vadinin daha derin ve el değmemiş noktalarında bozayı, tilki, karaca, vaşak ve dağ keçisi gibi memeliler ile bölgedeki yırtıcı kuş türlerini izlemeye yönelik profesyonel gözlem faaliyetleri yürütülmektedir.
Yayla Turları ve Çevre Rotalar
Uzungöl merkezindeki kalabalıktan kaçmanın en güzel yolu, Yeşil Yol projesinin henüz tamamen yutamadığı üst taraftaki asırlık yaylalara doğru açılmaktır. Bölgedeki popüler geçiş hatlarını kullanarak tarihi Sultan Murat Yaylası‘na geçebilir veya oradan Şekersu rotasını takip ederek Bayburt sınırındaki sarp dağ coğrafyasını keşfe çıkabilirsiniz.
⚠️ Önemli Yerel Rehber Uyarısı: Uzungöl Tabiat Parkı’nda derin orman yürüyüşlerine veya vahşi doğa gözlem turlarına katılacaksanız tek başınıza hareket etmemelisiniz. Bölgedeki yırtıcı hayvan popülasyonunu, aniden bastıran Karadeniz sisini ve arazi koşullarını çok iyi bilen, doğal hayatı tanıyan yerel rehberlerle veya profesyonel gruplarla birlikte yürüyüşe çıkmanız güvenliğiniz açısından hayati önem taşımaktadır.
Uzungöl Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Trabzon Uzungöl seyahatinizi planlamadan önce, bölgeye gidecek olan gezginlerin arama motorlarında en çok arattığı popüler soruları ve teknik detayları sizler için bir araya getirdik:
Hayır, Uzungöl Tabiat Parkı belde merkezine ve göl çevresine giriş için herhangi bir kişi başı veya araç giriş ücreti tahsil edilmemektedir. Ancak bölgedeki yoğun araç trafiğini önlemek adına yapılan otoparkları kullandığınızda, otopark süresine göre ayrı bir ücretlendirme uygulanmaktadır.
Uzungöl’ün son hali, ne yazık ki eski yıllardaki o bakir ve tamamen yeşil kartpostal görüntüsünden oldukça uzaktır. Gölün etrafı tamamen beton istinat duvarlarıyla çevrilmiş, çevresindeki yeşil çayırlıklara ise yoğun kitle turizmine hitap eden çok sayıda betonarme otel, havuzlu konut ve ticari işletme dikilmiştir. Günümüzde doğadan ziyade lüks bir tatil kasabası görünümündedir.
Uzungöl, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Trabzon ilinin Çaykara ilçesine bağlı dağlık bir turistik beldedir. Soğanlı ve Kaçkar Sıradağları’nın birleşim noktasındaki sarp bir vadi tabanında konumlanmıştır.
Trabzon şehir merkezi ile Uzungöl arası yaklaşık 96 kilometredir. Araçla sahil yolundan Of ilçesine gelip, oradan güneye doğru vadiye sapan konforlu asfalt hattı takip ettiğinizde yolculuk ortalama 1,5 saat sürmektedir.
Uzungöl’ün en büyük jeolojik özelliği, dik yamaçlardan düşen kaya kütlelerinin Haldizen Deresi’nin önünü kapatmasıyla oluşan asırlık bir heyelan set gölü olmasıdır. Ekolojik açıdan ise yerkürenin ılıman kuşakta yer alan en yaşlı yağmur ormanlarına ev sahipliği yapması ve 1989 yılından beri resmi “Tabiat Parkı” statüsüyle korunmasıdır.
Uzungöl’de yapılacak en popüler aktiviteler; göl çevresinde yürüyüş yapmak, Haldizen Vadisi boyunca uzanan yaşlı ormanlarda doğa yürüyüşüne (hiking) çıkmak ve sonbaharda rengarenk bitki örtüsünü fotoğraflamaktır. Ayrıca göl yüzeyindeki yaban ördeklerini izleyebilir, profesyonel rehberler eşliğinde üst taraftaki Sultan Murat ve Şekersu gibi asırlık Karadeniz yaylalarını keşfetmek için günübirlik turlara katılabilirsiniz.
Bölgeye havayolu ile ulaşım sağlamak için en ideal seçenek Trabzon Havalimanı‘dır. Havalimanına indikten sonra araç kiralayarak, transfer firmalarını veya Çaykara tur minibüslerini kullanarak yaklaşık 1 saat 15 dakikalık bir sürüşle doğrudan Uzungöl Tabiat Parkı’na ulaşabilirsiniz.
Ayrıca bakınız:
Karadeniz bölgesi tarihi yerler ve gezilecek önemli yerler
Karadeniz bölgesi fotoğrafları
Türkiye müzeler, antik şehir ve tarihi kentler
