Torino Ulusal Sinema Müzesi etkinlikleri deneysel müzik konseri - Turin National Museum of Cinema experimental music concert

Torino Ulusal Sinema Müzesi Eserleri ve Sinema’nın Tarihi

Torino Ulusal Sinema Müzesi, yedinci sanatın büyüleyici geçmişine ışık tutan muazzam koleksiyonlarıyla Torino gezilecek yerler listelerinin şüphesiz en popüler ve en merak edilen duraklarının başında geliyor. İnternet arama motorlarında bu eşsiz kültür tapınağını keşfetmek isteyen seyahat severler; müzenin sergilenen zengin koleksiyon detaylarını, ikonik mimarisiyle şehri taçlandıran Mole Antonelliana binasının hikayesini, güncel giriş ücreti 2026 yılı fiyat tarifelerini ve prehistoryadan günümüze uzanan sinema tarihi arşivlerinde nelerin yer aldığını yoğun bir şekilde aratıyor.

Torino Ulusal Sinema Müzesi’nin Önemi ve Sinema Tarihi İçindeki Yeri

Torino Ulusal Sinema Müzesi, sadece İtalya’nın değil, tüm dünyanın en prestijli sinema arşivlerinden birine ev sahipliği yapması yönüyle benzersiz bir öneme sahiptir. Büyüleyici bir sinema tarihi serüvenini katlar arasında bir zaman yolculuğu gibi sunan müze, yedinci sanatın arkeolojisini ve illüzyon sanatından modern dijital çağa geçişini en somut belgelerle kanıtlayan yaşayan bir hafıza merkezidir. Seyahat severlerin Torino gezilecek yerler rotalarında burayı bir numaraya koymasının yegane sebebi, müzenin sinemayı sadece izlenecek bir film olarak değil, toplumsal ve teknik bir devrim olarak ele alan eşsiz sergileme vizyonudur.

Bu muazzam kültür kompleksinin ve Torino Ulusal Sinema Müzesi koleksiyonlarının küresel çapta bu denli büyük bir öneme ulaşması, mimariyle sanatın kurduğu kusursuz bağdan gelir. Şehrin anıtsal simgesi olan Mole Antonelliana binasının dikey mimarisi, müzenin sarmal sergi rampalarıyla birleşerek ziyaretçilere adeta sinemanın gökyüzüne doğru yükselen tarihini hissettirir. Birçok gezgin giriş ücreti 2026 detaylarını incelerken buranın neden Roma yerine Torino’da kurulduğunu merak eder; işte bu sorunun cevabı, Maria Adriana Prolo’nun hayatını adadığı ve sinemanın ilk günlerine ışık tutan antika projeksiyon cihazlarından sessiz film döneminin en nadide kopyalarına kadar uzanan o devasa arşivin taşıdığı tarihi değerde saklıdır.

Torino Ulusal Sinema Müzesi Kısa Bilgiler Tablosu

Kategori Detaylar ve Şaşırtıcı Bilgiler
Müzenin Konumu İtalya’nın Torino şehrinde, Via Montebello caddesinde yükselen ikonik Mole Antonelliana binasının tam kalbinde yer alır.
Toplam Eser Sayısı Yaklaşık 2.000.000 (2 Milyon) parçalık devasa bir koleksiyon. (Afişler, fotoğraflar, film şeritleri ve tarihi cihazlar dahil).
Kütüphane ve Ses Arşivi Kütüphane: 100.000’den fazla kitap, 104.000 süreli yayın ve zengin bir akademik arşiv.
Ses/Film Arşivi: 30.000’den fazla film ve binlerce tarihi ses kaydı.
İnsanlar En Çok Neyi Görmeye Geliyor? Müzenin merkezindeki devasa salonda yer alan konsept sinema odaları, orijinal Star Wars ve Alien kostüm/maketi tasarımları, Marilyn Monroe’nun kişisel eşyaları ve binanın tam ortasından gökyüzüne doğru yükselen asılı şeffaf cam asansör.
Doğu ile Batının Buluşması:
Hacivat ve Karagöz
Müzenin sinema arkeolojisi bölümünde, sinemanın atası sayılan gölge oyunu geleneğine geniş yer verilmiştir. Çin ve Japon gölge tasvirlerinin yanı sıra bizim geleneksel Hacivat ile Karagöz gölge oyununun çalışma prensipleri ve dünyayı nasıl etkilediği bu İtalyan müzesinde sergilenmektedir.
Şaşırtıcı Bina Özellikleri:
Sinagogdan Mimari Mabede
Bina aslında 1863’te bir Yahudi Sinagogu olarak tasarlanmış ancak mimar Alessandro Antonelli’nin çılgın tasarımı yüzünden (167,5 metre) cemaatin bütçesini aşınca belediyeye devredilmiştir. Tamamlandığı dönemde dünyanın en yüksek tuğla binası unvanını almıştır.
Doğanın Gazabı:
Yıkılan Kuleler
Binanın tepesindeki ikonik piramidal kubbe ve üzerindeki heykel, tarihi boyunca iki kez büyük felaket yaşadı. 1904’te şiddetli bir fırtınada tepesindeki dahi melek heykeli yıkıldı, 1953’te ise başka bir kasırgada kulenin en üstteki 47 metrelik kısmı tamamen çöktü ve sonradan metal iskeletle yeniden yapıldı.
Dikey Sinema Deneyimi Klasik müzeler gibi oda oda gezilmez; Mole Antonelliana’nın dairesel iç yapısı nedeniyle, sinema tarihini dikey bir sarmal rampa boyunca yukarı doğru yürüyerek, adeta zaman tünelinde tırmanarak keşfedersiniz.

Torino Ulusal Sinema Müzesi Ziyaretçi ve Giriş Ücreti Bilgileri 2026

İtalya seyahatinizi planlarken Torino gezilecek yerler listenizin zirvesinde yer alan bu benzersiz kültür merkezini sorunsuz bir şekilde gezebilmeniz için en güncel pratik bilgileri ve giriş ücreti 2026 fiyat tarifelerini bir araya getirdik. Küresel çapta büyük bir öneme sahip olan Torino Ulusal Sinema Müzesi ve şehrin simgesi Mole Antonelliana içerisindeki panoramik asansör, Salı günleri hariç haftanın her günü ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

Çalışma Saatleri & Ziyaretçi İpuçları

  • Açılış Saatleri: Salı günleri KAPALI. Diğer tüm günler 09:00 – 19:00 arası açıktır.
  • Online Bilet Avantajı: Kapıdaki uzun kuyruklarda vakit kaybetmemek adına biletlerinizi mutlaka internet üzerinden önceden satın almanız önerilir.
  • Kritik Zamanlar: Gişe kapanıştan 1 saat önce kapanır; panoramik terastan aşağı inen son asansör ise kapanışa 10 dakika kala kalkar.
  • Ücretsiz Sesli Rehber: Müze girişindeki QR kodları okutarak sinema tarihi sergisine ait ücretsiz sesli rehberi telefonunuza indirebilirsiniz.

Torino Ulusal Sinema Müzesi Giriş Ücreti 2026 Fiyat Tablosu

Müzeyi ve şehri tepeden gören panoramik asansörü tek tek veya kombine bilet olarak ziyaret edebilirsiniz. Güncel fiyat listesi şu şekildedir:

Bilet Türü Sadece Müze Sadece Asansör Müze + Asansör (Kombine)
Tam Bilet (Admission) € 18 € 9 € 23
İndirimli Bilet (Concessions) € 16 € 7 € 20
Okul Grupları (School Groups) € 5 * € 11 *
Ücretsiz Giriş (Free Admission) Ücretsiz Ücretsiz Ücretsiz

Torino Ulusal Sinema Müzesi Eserleri

Torino Ulusal Sinema Müzesi içindeki eserler sinema tarihinin ilk başından beri kullanılan orijinal eserleri ve aletleri kapsamaktadır. Günümüzde bir kısmına online olarak da erişilen büyük bir koleksiyona sahip olan Torino Ulusal Sinema Müzesi içerisinde toplamda 2.000.000’a yakın çeşitli eserler, belgeler, filmler ve kitaplar bulunmaktadır. Torino gezilecek yerler listenizde fark yaratacak bu devasa arşiv, kategorize edildiğinde ziyaretçilerine şu zenginliği sunmaktadır:

Torino Ulusal Sinema Müzesi Alien filmi Alien gerçek modeli 1976 - Turin National Museum of Cinema real Alien model 1976
Torino Ulusal Sinema Müzesi Alien filmi Alien gerçek modeli 1979 – Turin National Museum of Cinema real Alien model 1979
  • 1.000.000 fotoğraf
  • 535.000 afiş ve reklam malzemesi
  • 104.000 süreli yayın
  • Film formatında 30.000 film
  • Diğer formatlarda 41.000 film
  • 46.500 kitap
  • 15.000 arşiv belgesi ve dosyası
  • 10.000 sanat objesi ve baskı
  • 9.500 ekipman
  • 6.000 film hatırası
  • 3.000 kayıt

Müzede dünya sinema tarihine damga vurmuş önemli yapımların sahneleri orijinal olarak tekrar kurulmuştur. Hatta yine dünyaca önemli filmlerde kullanılan eşyalar veya modeller de bulunmaktadır. Alien filmindeki yaratık buna güzel bir örnektir.

Mole Antonelliana binasının büyüleyici mimarisiyle bütünleşen Torino Ulusal Sinema Müzesi içinde büyük ana mekânda sarmal bir rampa üzerine müze içerikleri yerleştirilmiştir. Alt katlarda dünya sinema tarihi sürecinde kullanılan orijinal aletler, sinema gereçleri, afişler bulunmakta. Diğer katlarda ise yine önemli film ve yapımların ufak sahneleri ve ekranlarda bu filmlerin önemli sahneleri ile posterleri ve bilgileri mevcuttur.

Torino Ulusal Sinema Müzesi İçinde Mutlaka Görülmesi Gereken Eserler

Torino gezilecek yerler listenizin en büyüleyici durağı olan bu müzede, binlerce parça arasında kaybolmamak için rehber niteliğindeki bu listeyi mutlaka not etmelisiniz. Torino Ulusal Sinema Müzesi ziyareti sırasında sinemanın teknik gelişimine, optik illüzyonlara ve kült yapımların perde arkasına şahit olacaksınız. Henüz biletinizi alıp içeri adım attığınız andan itibaren popüler kültürün kalbine yapacağınız bu yolculukta, sinema tarihi için dönüm noktası sayılan ve kesinlikle kaçırmamanız gereken en önemli eserler şunlardır:

Torino Sinema Müzesi Cabiria filminde kullanılan bronz heykel 1914 - Turin National Museum of Cinema, bronze sculpture used in the movie Cabiria
Torino Sinema Müzesi Cabiria filminde kullanılan bronz heykel 1914 – Turin National Museum of Cinema, bronze sculpture used in the movie Cabiria
  • Alien Yaratık Maketi: Bilimkurgu ve korku sinemasının başyapıtı olan 1979 yapımı Alien filminin çekimlerinde kullanılan orijinal yaratık modeli ve İsviçreli sanatçı H.R. Giger’ın tasarım detayları, müzenin en çok ilgi gören kült eserlerindendir.
  • Hacivat ve Karagöz Figürleri: Dünyaca ünlü gölge oyunu figürlerinin sergilendiği Arkeoloji bölümünde, kendi kültürümüzden aşina olduğumuz Hacivat ve Karagöz figürlerini görmek müzedeki en gurur verici sürprizlerden biridir.
  • Cabiria Filminin Dev Moloch Heykeli: İtalyan sessiz sinema tarihi döneminin en büyük epik yapıtı olan 1914 yapımı Cabiria filmindeki devasa Mısır/Piramit temalı Moloch figürü, Mole Antonelliana binasının tam merkezindeki büyük ana mekânda (Tapınak Salonu) tüm ihtişamıyla sizi karşılar.
  • Thomas Edison’un Kinetograph (Kinetoskop) Cihazı: Hareketli görüntüleri bir bant üzerinden izleme imkanı sunan ve sinemanın atası kabul edilen bu aygıt, yan tarafı bilerek camla değiştirilmiş orijinal tasarımı sayesinde mekanizmanın nasıl çalıştığını bizzat gözlemlemenizi sağlıyor.
  • Lumiere Kardeşlerin Orijinal Sinematograf Afişi: Fotoğrafçı baba Lumiere’in Edison’un Kinetoskop’unu satın alması ve Louis Lumiere’in görüntüyü perdeye yansıtma fikriyle doğan, tarihteki ilk toplu sinema gösterisine ait o meşhur orijinal afiş de bu koleksiyonun en nadide parçalarındandır.
  • Jurassic Park İlk Filminin Modellemesi: Efsanevi serinin ilk filminin çekimleri sırasında görsel efektlerin ve sahnelerin planlanması için kullanılan küçük stop-motion modellemesi de sergilenen parçalar arasında.
  • Aynalı Jaws Afiş Yerleştirmesi: İkinci kata çıkarken yapılan harika bir optik oyun; karşınızda duran dev film afişine bakarken arkanızda kalan duvardaki Jaws köpekbalığını göremiyorsunuz. Tasarımcılar yerleştirdikleri ayna sayesinde canavarın tam omzunuzun üzerindeymiş hissini mükemmel şekilde aktarıyor.
  • Marilyn Monroe ve Efsanelerin Kişisel Eşyaları: Marilyn Monroe’nun fotoğrafları ve kişisel eşyalarından, kült yönetmen Federico Fellini’nin kırmızı atkısı, şapkası ve el çizimlerine; hatta The Godfather Part II (Baba 2) filminin orijinal senaryo metnine kadar sinema tutkunlarının başını döndürecek hatıralar bu bölümde sergileniyor.
  • Star Wars Darth Vader Maskesi ve Işın Kılıçları: Bilimkurgu dünyasının kült serisi Star Wars setlerinden gelen orijinal Darth Vader maskesi ile karakterlerin kullandığı ışın kılıçları, sergilendiği tematik odada adeta zamanı durduruyor.
  • Tematik Korku ve Aşk Odaları (Chapels): Sarmal rampa boyunca dizilen nişlerde, korku sinemasına ayrılmış odada tabutların içine yerleştirilmiş ekranlardan kült sahneleri izleyebilir; hemen yanındaki aşk ve dram odasında ise dev bir kırmızı dudak şeklindeki ikonik koltukta dinlenirken romantik sinemanın klasiklerini inceleyebilirsiniz.
  • Wile E. Coyote Duvar Tasarımı: Çizgi film dünyasının en şanssız karakteri Çakal Coyote’nin duvara çarparak açtığı o meşhur silüet biçimindeki delik tasarımı, müzenin interaktif ve eğlenceli ruhunu yansıtan harika bir fotoğraf çekim noktası.

Sadece müze içinde çalışan özel Wi-Fi ağına bağlanarak eserler hakkında daha detaylı dijital rehberlik alabileceğinizi de unutmayın. Eğer siz de sinema tarihi boyunca saniyede 24 kareye sığdırılan bu büyüleyici evrenin en orijinal parçalarını yerinde görmek istiyorsanız, Mole Antonelliana seyahatinizde bu listeyi rehber edinebilirsiniz.

Torino Ulusal Sinema Müzesi Kütüphanesi ve Ses Arşivleri

Ulusal Sinema Müzesi içerisinde herkesin faydalanabileceği büyük bir ses arşivi ve kütüphane de bulunmaktadır. Ses koleksiyonunda dünyaca tanınmış aktrislerin sesleri, söyledikleri şarkıları duymak mümkün olmaktadır. Torino Ulusal Sinema Müzesi içindeki video arşivleri de Hollywood filmlerinden dünyaca ünlü filmlere kadar binlerce örnek teşkil etmektedir ve bu filmler halka açıktır. Tüm bu filmler sessiz sinema tarihi döneminden günümüze kadar uzayıp giden ve ilk sinema filmi denemelerini kapsamaktadır. Torino gezilecek yerler listenizde kültürel derinliği ile öne çıkacak bu özel araştırma merkezinde ve kütüphanede erişebileceğiniz, sinema dünyasına yön veren başlıca arşiv içerikleri şunlardır:

Sinema Müzesi antika optik kutular 1870-1880 - Turin National Museum of Cinema antique optical boxes 1870-1880
Sinema Müzesi antika optik kutular 1870-1880 – Turin National Museum of Cinema antique optical boxes 1870-1880
  • Tarihi Ses Kayıtları Koleksiyonu: Dünyaca ünlü aktrislerin ve aktörlerin radyo röportajları, film setlerindeki ham ses kayıtları, seslendirdikleri ikonik şarkılar ve dönem filmlerinin orijinal ses kuşakları (soundtrack).
  • Sessiz Sinema Dönemi ve İlk Denemeler: Sinemanın emekleme dönemine ait, dünyada çok az örneği kalmış nitrat tabanlı ilk hareketli görüntü denemeleri, İtalyan sessiz sinemasının öncü kopyaları ve restore edilmiş arşiv filmleri.
  • Hollywood ve Dünya Sineması Video Arşivi (Mediatek): Klasik Hollywood döneminden Avrupa modern sinemasına kadar uzanan, halkın ve araştırmacıların yerinde izleyebileceği 30 binden fazla kopya içeren devasa bir dijital ve fiziksel film kütüphanesi.
  • Tarihsel Belge ve Senaryo Arşivi: Ünlü yönetmenlerin el yazısı çekim notları, filmlerin sansür kurullarıyla olan tarihi yazışmaları ve vizyona girmemiş alternatif sahne senaryoları.

Mole Antonelliana’nın bu sessiz ve büyüleyici bilgi merkezini keşfetmek, sinemanın sadece görsellikten ibaret olmadığını, devasa bir işitsel ve yazılı kültür barındırdığını kanıtlar nitelikte. Ziyaretiniz sırasında bu zengin arşivden yararlanmak için biletinizi alırken kütüphane ve medya merkezi (Mario Gromo Mediatheque) bölümlerine erişim detaylarını da kontrol etmeyi unutmayın.

Sinema Müzesi Mole Antonelliana Binası ve Tarihçesi

Torino şehrinin mimari bir dönüm noktası olan bina, Torino Belediyesi tarafından satın alınmadan önce bir sinagog olarak tasarlanmış ve yapılmaya başlanmıştır. Mimar Alessandro Antonelli tarafından 1863 yılında sinagog olarak tasarlanmaya başlanan bina, ‘düşey bir rüya’ olarak tanımlanmış ve tasarımın yüksekliği 47 metreden 113 metreye yükseltilmiştir. 1863’te projelendirilerek yapımına başlanmış, 1869 yılında mali problemlerden dolayı inşaata ara verilmiş, 1873 yılında da strüktürel problemler baş gösterdiği için yapı Torino Belediyesi tarafından Yahudi cemaatinden alınarak şehrin simgesi ve ulusal birliğin anıtı olacak bir yapı olarak ancak 1889’da Alessandro Antonelli’nin oğlu idaresinde tamamlanmıştır.

Torino gezilecek yerler Ulusal Sinema Müzesi Sinema Arkeolojisi bölümü - Turin National Museum of Cinema, department of Cinema Archeology
Torino gezilecek yerler Ulusal Sinema Müzesi Sinema Arkeolojisi bölümü – Turin National Museum of Cinema, department of Cinema Archeology

167,5 metre yüksekliğiyle o zamanlar Avrupa’nın en yüksek tuğla binası olma özelliğine sahiptir. Günümüzde Torino Ulusal Sinema Müzesi’ne ev sahipliği yapan bu devasa anıt, şehrin silüetini belirleyen en önemli yapıdır.

Torino gezilecek yerler listenizin zirvesinde yer alan bu mimari şaheserin yüzyılı aşan köklü geçmişini daha net görebilmeniz için tarihi dönüm noktalarını şu şekilde özetleyebiliriz:

Mole Antonelliana ve Müzenin Kronolojik Tarihi

Yıl Tarihi Olay ve Dönüm Noktası
1843 Alessandro Antonelli tarafından binanın sinagog olarak tasarlanma süreci başladı.
1863 Projelendirme çalışmaları tamamlanarak binanın inşasına resmen başlandı.
1869 Yaşanan ciddi mali problemler nedeniyle inşaat çalışmalarına zorunlu ara verildi.
1873 Strüktürel problemler nedeniyle yapı Torino Belediyesi tarafından devralındı.
1889 Mimarı Antonelli’nin oğlunun idaresinde inşaat 167,5 metre yükseklikle tamamlandı.
1941 Maria Adriana Prolo, sinema ile ilgili geniş bir arşiv biriktirmeye ve müze fikrini geliştirmeye başladı.
1953 Prolo, biriktirdiği bu devasa arşivi FIAF’ın (Uluslararası Film Arşivleri Federasyonu) bir üyesi yaptı.
1958 Sinema tarihi koleksiyonu, Chiablese Sarayı’nda ilk kez müze olarak ziyarete açıldı.
1961 Şehri kuş bakışı izleme imkanı sunan ünlü panoramik asansör hizmete girdi.
1985 Müzenin Chiablese Sarayı’ndaki sergileme süreci sona erdi ve yeni yer arayışı başladı.
1992 Prolo Vakfı’nın geniş arşivleri için Mole Antonelliana binası tahsis edildi ve restorasyon başladı.
1999 Ziyaretçilerin gözdesi olan 85 metre yükseklikteki panoramik teras tamamen yenilendi.
2000 Detaylı restorasyonun ardından müze, çok daha geniş bir içerikle yeni yuvasında kapılarını açtı.

Panoramik asansör 1961 yılında açılmış ve günümüzde dahi ziyaretçiler 85 metre yüksekliğindeki panoramik terasa çıkıp muhteşem Torino manzarasına şahit olmaktadır. Teras, 1999 yılında yenilenmiştir. Asansöre binmek istemeyen ziyaretçiler ayrıca kubbe merdivenlerinin boşluğu boyunca panoramik terasa kadar yürüyerek tırmanabilirler. İnternetten alacağınız biletinizle bu adrenalin dolu tırmanışı veya asansör deneyimini mutlaka yaşamalısınız.

1941 yılından beri sinema ile ilgili geniş bir arşiv biriktiren ve bir ulusal sinema müzesi fikrini geliştiren Prolo, 1953’te arşivini FIAF’ın (Uluslararası Film Arşivleri Federasyonu) bir üyesi yapmıştır. Sinema Müzesi Chiablese Sarayı’nda 1958 yılında açılmış, 1985 yılına kadar orada sergilenmiştir. Bu arada Prolo Vakfı olarak hizmet veren müze 1992 yılında geniş arşivleri ve sergileri için yer arayışına girmişler, Mole Antonelliana’nın tahsisi ile detaylı bir restorasyon çalışmasından sonra müze daha da geniş bir içerikle 2000 yılında bu binada açılmıştır.

Sinemaya adanmış bir vakıf eseri olan bu müthiş ve eşsiz müzeyi ve Torino’nun her yerinden görülen ve simgesi olan Mole Antonelliana’yı gezmenizi, yüksek kubbeli iç mekanında koltuklara uzanıp hayatımızı şekillendiren filmleri seyredip, insanlık tarihi boyunca hayal güçleri ile geleceğe ışık tutan tüm ustalara selam göndermenizi diliyoruz. Torino Ulusal Sinema Müzesi sadece bir sergi alanı değil, yedinci sanata yazılmış muazzam bir aşk mektubudur.

Sinema Tarihi ve Sinemanın Arkeolojisi Hakkında

Torino Ulusal Sinema Müzesi eserleri ve müzenin bulunduğu tarihi Mole Antonelliana binası tarihçesine geçmeden önce ‘yedinci sanat’ olarak anılan sinemanın tarihine kısaca bir göz atmakta fayda bulunmaktadır. Sinema fikrinin dayandığı temel esas şudur: retina izlenimi veya ağ tabaka izlenimidir. Buna göre retina, insan gözünün önündeki bir nesneyi, göz önünden kaybolsa bile saniyenin onda birine eşit bir sürede görmeye devam etmektedir. Zaten sinema gösterilerinde de beyaz perdedeki yansımalar saniyede 24 kareye denk gelmektedir. Torino gezilecek yerler listenizin bu en özel durağında, saniyede 24 karelik bu büyünün nasıl doğduğunu tüm yönleriyle görebilirsiniz.

Sinema Müzesi antika Stereoskopi veya Stereoskop - Turin National Museum of Cinema antique Stereoscope
Sinema Müzesi antika Stereoskopi veya Stereoskop – Turin National Museum of Cinema antique Stereoscope

Sinemanın tarihini gözlem yapabilen ilk insan atalarının prehistorya döneminde mağara duvarlarına çizdiği hayvan resimleri ile başlatmış olsak pek de yanlış yapmayız diye düşünüyoruz. Öyle ki ilk başlardaki tek renk olan mağara hayvan resimleri daha sonrasında gelişerek birkaç renk ile tasvir edilmiştir. Bu hayvan resimlerine ayaklar da çizilmiş ve bazı hayvanlar (bizon, geyik vs.) dört bacaklı çizilmişken bazı hayvanlar da adeta hareketli olduğunu anlatmak için sekiz bacaklı çizilmiştir. Bu aslında sinema tarihi gelişimine yapılan ilk gözlemdir. Öyle ki Platon ‘Devlet’ isimli yapıtında karanlık bir mağaradaki insanların arkalarından gelen ışığın etkisiyle karşı duvardaki kendi hareketli gölgeleri gördüğünü yazmıştır. Bu aslında sinema tekniğinin neredeyse yazılı ilk teknik bilgisidir.

Çinliler M.Ö. 11.yy’da duvarlara gölgeler yansıtmış, Japonlar ise aynı yüzyıllarda çeşitli törenlerde aynalar kullanmıştır. M.S. 11.yy’da ise Fransa Bayeux Müzesi’nde ise 70 metrelik ‘Kraliçe Mathilde Halısı’nda Normanların İngiltere işgali adeta bir çizgi roman biçiminde tasviri bulunmaktadır. Günümüzdeki sinemanın atası ise hepimizin yakından bildiği Hacivat ile Karagöz gölge oyunu prensibi olan Çinlilerden dünyaya yayılan gölge oyunudur. Bu gölge oyunları ise 17.yy’da Avrupa’da iyice yaygınlaşacaktır. Öyle ki 1880 yılında ressam Henri Riviere, Paris’teki bir kafede (Le Chat Noir) ışığı ve renkleri kullanan toplumsal eleştiri temelli gösteriler yapacak ve gölge oyunu bundan sonra eskisi gibi revaçta kalamayacaktır. İnternetten alacağınız biletinizle müzenin Arkeoloji bölümüne geçtiğinizde bu köklü geçmişi bizzat inceleme şansı bulacaksınız.

Karanlık Oda (Camera Obscura)

Sinema fikrine doğru yol alan ilk buluş karanlık oda olarak adlandırılan buluştur. Buna göre her tarafı kapalı olan bir kutuya ufak bir delik açılır ve kutu dışındaki ışık, kutu içindeki bir çepere çarparak karşısındaki çepere ters bir şekilde yansır, böylece ters bir görüntü elde edilir. Bu konudaki ilk araştırmaları İtalyan Leon Battista Alberti yapar ve sonuçları Leonardo da Vinci’ye iletir. Ancak tam anlamıyla detaylı bir şekilde Giovanni Battista Alberti (1535-1615) bunu Magia Naturalis isimli kitabında yazar. Giovanni karanlık kutunun boyutunu oda boyutuna taşır ve karanlık bir odada perdeye yansıtılmış çeşitli sahneleri dönemin soylu kişilerine gösterir. Gündüzleri güneş ışığı geceleri ise meşale veya büyülü fener kullanılacaktır.

Torino Sinema Müzesi ilk gezegen ve ay fotoğrafları 19.yy sonu - Turin National Museum of Cinema first photos planets and moon late 19th Century
Torino Sinema Müzesi ilk gezegen ve ay fotoğrafları 19.yy sonu – Turin National Museum of Cinema first photos planets and moon late 19th Century

17.yy’da saydam bir nesne üzerine yapılan bir resmi duvara çeşitli merceklerle ilk yansıtan kişi Alman rahip ve araştırmacı Athanasius Kircher’dir ve bu aletin tanıtımını Roma’da yapar. Aynı alete çok benzer bir başka aleti Fransız rahip Claude François Milliet des Chales de denemekte ve aletin adını da ‘mum ışığını yansıtan parabolik bir ayna’ olarak zikreder.

Fizikçi olan ve Robertson adıyla tanınan Ecienne-Gaspard Robert (1763-1837), büyülü feneri biraz daha geliştirerek korkutucu sahne şovları yapmaya başlar. Büyülü feneri lastik bir tekerlek üzerine yerleştirerek ilk hareketli(!) görüntüleri oluşturmaya başlar ve gösterisine ‘Fantasmagorie’ adını verir. Tekerlek üzerinde hareketli fener merceğe yaklaştırılıp uzaklaştırıldığında ve aynı esnada ışık kaynağı yoğunlaştırıldığında veya tam tersi olduğunda resimler hareketli bir izlenim bırakmaktadır. Tüm bu gösteriyi perdede izleyen izleyici de doğal olarak etkilenmektedir. Bugün Torino Ulusal Sinema Müzesi koridorlarında gezerken bu düzeneklerin ilk örneklerini yakından görmek sinema tarihi meraklıları için büyüleyici bir deneyimdir.

Tomatrop (Taumatrop)

Robertson’un bu başarısı sonrasında İngiliz Doktor John Ayrton (1785-1856) Tomatrop denilen bir alet geliştirir. Bu, hepimizin bildiği bir daire biçimindeki kartonun bir tarafına bir kuş, diğer tarafına çizilmiş bir kafesten ibarettir. Daire hızlıca döndürüldüğünde kuş kafesin içindeymiş gibi bir yanılsama yaratır.

Fenakististop veya Fantaskop

Belçikalı Fizikçi Joseph-Antoine Ferdinand, Fenakististop denilen cihazı keşfetmiş ve Tomatrop’u bir basamak daha ileri götürmüştür. Fenakististop, örneğin ip atlayan bir adamın hareketlerinin çizildiği daire şeklinde ortası delik bir aletten oluşmaktadır. Daire bir ayna karşısında hızlıca döndürüldüğünde ve bir delikten bakıldığında çizimler üst üste gelir ve ip atlayan adamın canlıymış gibi hareket etmesi yanılsamasına veya ilkesine dayanır. Aslında retina üzerine düşen görüntüler birbirine eklenmiş ve böylece hareket izlenimi veya yanılsaması ortaya çıkmıştır.

Fenakististop sonrasında aynı yıllarda Avusturyalı matematikçi, araştırmacı bir mucit olan Simon Ritter von Stampfer, stroboskop isminde, İngiliz matematikçi William George Horner ise Zoetrop isimli aletler yapmıştır. Bu aletlerin ortak noktası dönen bir daireye çizilmiş 16 adet resmin hızlı döndürülerek aynı anda bir delikten veya kesitten bakıldığında çizimlerin hareket ediyor gibi görünmesi prensibidir.

Panorama ve Diorama

1700’lü yılların sonunda İskoç ressam Robert Barker, silindir biçimli büyük bir ortamın iç kısmına her yanı kapsayan bir resim yapmıştır. Resmin konusu Edinburgh’un kuşbakışı görüntüsüdür. Resme bakanlar, resmin kendilerini kuşattığı izlenimi edindikleri için etkileyicidir ve bu tür çalışmaya 1791 yılında Barker tarafından Panorama ismi verilir. Örneğin bu resimlerden birinin çapı 86 metredir. Fotoğrafın babası sayılan Daguerre ise, boyu 20 eni 10 metreyi bulan yarı saydam olan ve değişik ışık koşullarında değişen tablolar yaparak, Diorama’yı keşfetmiş oldu. Aynı tablo, gündüz ve gece olabiliyor, daire biçiminde oturan izleyiciler de bu değişik görüntülere hayret ediyordu.

Torino gezilecek yerler rotanızı taçlandıracak bu müthiş sergiyi incelerken, Mole Antonelliana kubbesinden süzülen ışık altında optik illüzyonların sinema tarihi sürecini nasıl şekillendirdiğini daha iyi anlayacaksınız.

Fotoğrafın Bulunması ve Sinema Teknolojisinin Doğuşu

İki Fransız Jacques Mande Daguerre (1787-1851) ve Joseph-Nicephore Niepce (1765-1833) fotoğrafı bulmuştur. Gümüş nitrat kullanılarak ışığa duyarlı hale getirilen bakır levhalar, uzun süre pozlanarak cıva buharına tutulup geliştirilmesi ile fotoğrafik görüntü elde edilir. Ortaya çıkan görüntüye de Dagerreyotip, yapılan işleme de Dagerreyotipi denilecektir ve levha üzerindeki görüntü gerçektir. Bu buluş 1839 yılında Fransız Bilimler Akademisi’nde tanıtılır ve artık sinemaya giden yol tam anlamıyla açılmış olur. Ancak iki engel daha vardır. İlki pozlama süresinin kısaltılması, ikincisi ise fotoğraf filminin bulunmasıdır. Bugün Torino Ulusal Sinema Müzesi koleksiyonlarında bu döneme ait en nadide levhaları yakından inceleme şansı bulabilirsiniz.

İlk çekilen fotoğrafın pozlama süresi on dört saat olmasına rağmen, 1839 yılında pozlama süresi yarım saate, bir yıl sonra ise yirmi dakikaya inmiştir, ancak yine de uzun sürelerdir. 1850’li yılların başında ıslak levha yerine kuru levha kullanılması pozlama süresini saniyenin dörtte birine kadar indirmiştir. Fotoğraf filmi ise 19.yy’ın sonlarında George Eastman tarafından bulunacak ve ilk olarak Kodak ismiyle piyasadaki yerini alacaktır. Kodak fotoğraf filmi ile 100 adet fotoğraf çekebiliyor, ancak fotoğrafların görünür hale getirilmesi için makinenin fabrikaya gönderilmesi gerekiyordu. Sinema tarihi açısından devrim niteliğindeki bu teknik aşamalar, hareketli görüntünün de temelini oluşturmuştur.

Fotoğrafın bulunması ilk olarak canlıların hareketlerinin çözümlenmesi konusunu ortaya çıkartmıştır. Bu anlamda birçok deney yapılmış olsa da Edward Muybridge, uzun bir süreçte bu sorunu çözmeyi başarmıştır. Tanıştığı Leland Stanford’un at çiftliğinde koşan bir atın ayaklarının dördünün de yerden kesilip kesilmediği ondan fazla fotoğraf makinesi ile gözlemlemiştir. Bir cinayete de karışan Muybridge, deneylerine bir süre cezaevinde olduğundan ara vermiş, ancak çıktıktan sonra sonuca ulaşmıştır: koşan atın ayakları yerden kesilmektedir, bu fotoğrafçılıkta çığır açmıştır ve sinemanın ilkel halini de tanımlamaktadır. Sonrasında gezegenlerin ve kuşların fotoğrafları saniyede 12 kare olmak üzere çekilmiştir. Torino gezilecek yerler listenizde fark yaratacak bu müzede, Muybridge’in hareket analizi çalışmalarının orijinal kopyalarını görebilmek mümkündür.

Optik Tiyatro ve Praksinoskop

Emile Reynaud (1844-1918), Fenakististop’un biraz geliştirerek resimleri bir prizma biçimindeki aynalardan yansıtmayı başarmıştır. Böylece çizgi film makinesi de denilen Praksinoskop’u bulmuştur. Resimlerin olduğu daire haline getirilmiş şerit kâğıtlar hareket ettikçe prizmalara yansıyan görüntü hareket ediyormuş gibi yanılsama oluşturmuş ve bu alete daha sonra bir ışık kaynağı da ekleyerek bunu bir perde veya duvara yansıtmıştır. Reynaud bu çizimleri kenarları delikli bir şerit üzerine çizmiştir. Böylece sinemanın kullanmış olduğu delikli filmin de ilk kullanıcısıdır. Bu gösteriler toplamda en fazla 10 dakika kadar sürmekte ve ayrıca bir de canlı müzik eşlik etmektedir. Böylece Lumiere Kardeşler’in yolu açılır. Artık dünyaya sinema hâkim olacaktır. Ancak son bir buluş daha gerekecektir.

Thomas Edison ve Kinetograph (Kinetoskop – Kinetoscope)

1888 yılında Muybridge ile tanışan Thomas Edison, hareketin birleştirilmesi konusunda çalışmalar yapmış ve 1889 yılı sonlarında filmin iki kenarına açılmış deliklere giren ve el ile filmi ilerleten bir cihaz tasarlamıştır. 1891 yılında cihaza Kinetoskop (gösterici) ile Kinetograf (alıcı veya film) isimlerini vermiş ve patentini almıştır. 35 mm’lik film ve cihaz birbirine uygun olup saniyede 40 kadar görüntüyü 15 metrelik film ile 20 saniyede göstermekteydi.

1893 yılında ise seri üretimi yapılan cihaz artık elektrikli bir motora sahiptir ve el ile döndürülmesine gerek yoktur. Bu cihazlar ufak bir delikten tek göz ile hareketli film şeridine bakmaktan ibaret olan kutular halindedir. İkonik Mole Antonelliana binası içinde dikey bir sarmal rampa olarak tasarlanan Torino Ulusal Sinema Müzesi sergi alanında, Edison’un bu kutularının çalışan mekanizmalarını yakından görebilir ve sinema tarihi içinde nasıl bir kırılma noktası yarattığına şahit olabilirsiniz.

Stüdyoda Çekilen İlk Film

Türkçe kaynakların aksine stüdyoda çekilen ilk film, 1892 yılında Dickson’un ‘Black Maria’ isimli stüdyosunda çekilen Fred Ott’s Sneeze (Fred Ott’un Hapşırması) isimli filmdir. Filmde oynayan kişi Edison’un laboratuvarında çalışan bir kişiydi ve filmde sadece hapşırıyordu. Torino Ulusal Sinema Müzesi arşivlerinde, sinemanın bu emekleme dönemine dair çok özel teknik detaylara ve dönemin stüdyo koşullarını yansıtan orijinal ekipmanlara rastlamak mümkündür.

Sinema Müzesi Lumiere Kardeşler Sinema Gösterisi orijinal afişi - Turin National Museum of Cinema Original poster of the Lumiere Brothers Cinema Show
Sinema Müzesi Lumiere Kardeşler Sinema Gösterisi orijinal afişi – Turin National Museum of Cinema Original poster of the Lumiere Brothers Cinema Show

Dünya sinema tarihinde Lumiere Kardeşler Sinematografı bulmuş olsalar da kimisine göre bu buluş Edison ve Max Skladanowsky’e aittir. Auguste Lumiere (1862-1954) ile Louis Lumiere (1864-1948) ilk sinema gösterisini birlikte yapmışlardır ama sinematografı bulan Louis Lumiere’dir. Fotoğrafçı baba Lumiere, Edison’un tasarladığı Kinetoskop’lardan birini satın alır ve Louis Lumiere de cihazdaki görüntüyü bir perdeye yansıtmanın yolunu düşünür.

Sinemanın Babası Lumiere Kardeşler

1894 yılında Louis’nin tasarladığı Sinematograf bir optik uzmanına yaptırılır. Bu Sinematograf hem alıcı hem de gösterici işlevi görmektedir ve perdeye görüntüleri en hızlı ve gerçeğe yakın şekilde yansıtmaktadır. İlk cihazda film saniyede 15 kare akıtırken, 1920 yıllarına kadar 16, sonraları 18 ve nihayet sesli filmlerde 24 kare olacak şekilde tasarlanacaktır. Mole Antonelliana’nın büyüleyici atmosferinde sergilenen bu tarihi cihazlar, Torino gezilecek yerler arasında burayı teknik bir mabet haline getirmektedir.

Lumiere Kardeşler, buluşlarının patentini 13 Şubat 1895 yılında alırlar ve bir ay sonra ilk gösterimlerini 22 Mart 1895 yılında Paris’te yaparlar. Ancak halka açık ilk gösteri 28 Aralık 1895 tarihinde bir bilardo salonu olarak kullanılan Salon des Indiens’te yapılır. İlk halka açık gösteride 10 film oynatılmıştır. Gösteride 35 kişi, 1 Frank karşılığında giriş şansı bulmuştur. 1896 yılında ise Lumiere Kardeşler’in görevlendirdiği Promio, İstanbul’da ilk dış çekimleri yapar. Bu filmlerin isimleri Haliç Panoraması, Boğaziçi Kıyılarının Panoraması, Türk Topçusu, Türk Piyadesinin Geçit Töreni’dir.

Bir anda yaygınlaşan Sinematograf değişik ülkelerde de görülür. Tarihteki ilk belgesel ise 14 Mayıs 1896 yılında Rus Çarı II. Nikola’nın tahta çıkış törenidir. İlk kaza filmi ise bu tarihten iki gün sonra Çar’ın halkı selamlaması sırasında çöken tribünün filmidir. Ancak polis görüntülere el koyar. İlk sesli film 1900 yılında Paris’te Exposition Universelle isimli sergide gösterilir. Film perdede oynatılırken bir gramofon yardımı ile sesler izleyici ile buluşur.

İlk Konulu veya Anlatım Bütünlüğü Olan Film

Georges Melies (1868-1938) ise ilk öykülü filmi dünyaya tanıtan kişidir. Melies aynı zamanda Avrupa’nın ilk büyük stüdyosunu da kurmuştur. Melies ayrıca sinemada ilk büyük görüntü hilesini de yapmıştır. Alıcıyı durdurduğunda objektifin baktığı yerdeki kadının yerine adam geçirmekte ve alıcıyı tekrar başlatmaktadır. İzlerken kadın aniden anlaşılamaz bir biçimde adam olmaktadır. Bu hileyi de ilk olarak Escamotage d’Une Dame Chez Robert Houdin’de (Robert Houdin’de Bir Kadının Yok Oluşu, 1896) isimli filmde kullanmıştır.

Melies, çeşitli sahneleri peş peşe sıralayarak yani anlatım bütünlüğünü sağladığı ilk filmi ise Jules Verne’den esinlendiği Le Voyage Dans la Lune (Ay’a Seyahat, 1902) filmidir. 10.000 Frank’ın harcandığı 14 dakikalık filmde yönetmenin kendisi de oynamıştır ve bilim kurgu türü filmlerinin ilk örneği sayılmaktadır. Melies böylece sinemayı, fotoğrafın uzantısı olmaktan kurtarmış ve ilk kostüm, ilk cast gibi dallara da babalık yapmıştır. Kısaca Lumiere Kardeşler sinemanın bilim insanları sayılırken, Melies daha çok sanatsal tavrıyla sinemaya yaklaşmıştır. İlk çizgi filmi ise Emile Cohl (Emile Courtet, 1857-1938) 1908 yılında yapmıştır.

Artık sinema tüm dünyada gittikçe gelişen bir sektör haline gelecek ve bilim ile başlayan bu yolculuk eğlence olarak devam edecektir. Ancak hiç şüphesiz ki bugün senaristlerin ya da yönetmenlerin filmlerde bizlere aktardıkları ve o yıllarda sadece hayal olan kavramlar, cihazlar yıllar sonra da bizlere yardımcı olacaktır. Sinema tarihi veya sinema arkeolojisi ile ilgili daha detaylı bilgiler için 2012 yılında vefat eden değerli üstat Rekin Teksoy’un kaynakçada belirtilen kitabını okuyabilirler. Torino Ulusal Sinema Müzesi’ni gezerken Melies’in o büyülü dünyasına ve ilk sinema denemelerine ayrılan özel bölümlerde, bu sanatsal değişimin izlerini adım adım sürebilirsiniz.

Torino Ulusal Sinema Müzesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Torino gezilecek yerler rotanızı planlarken, dünya sinema tarihi için bir mabet kabul edilen bu devasa merkez hakkında en çok merak edilen soruları ve internette sıkça aratılan yanıtları sizler için derledik. Başlıklarımızda yer almayan ve sinemanın doğuşuna dair en çok merak edilen tüm detaylar şu şekildedir:

Mole Antonelliana binasının hikayesi nedir?

Şehrin simgesi olan bu anıtsal yapı, 1843 yılında mimar Alessandro Antonelli tarafından aslında bir Yahudi sinagogu olarak tasarlanmış ve inşasına başlanmıştır. Ancak mimarın tasarımı sürekli yükseltmesi (47 metreden 113 metreye) ve yaşanan strüktürel ile mali krizler nedeniyle inşaat yarım kalmıştır. 1873 yılında Torino Belediyesi yapıyı Yahudi cemaatinden devralmış, ulusal birliğin anıtı olarak 1889 yılında 167,5 metre yükseklikle tamamlamıştır. Dönemin Avrupa’daki en yüksek tuğla binası unvanını alan bu “düşey rüya”, 2000 yılından beri Torino Ulusal Sinema Müzesi’ne ev sahipliği yapmaktadır.

Torino Ulusal Sinema Müzesi içerisinde kaç eser var ve neler bulunuyor?

Müze içerisinde sinemanın ilk dönemlerinden günümüze kadar uzanan yaklaşık 2.000.000 (2 milyon) parçalık devasa bir koleksiyon yer almaktadır. Bu zengin arşivin içinde; 1 milyon adet tarihi fotoğraf, 535 bin afiş, 104 bin süreli yayın, binlerce film şeridi, antika sinema ekipmanları, kostümler, kült film dekorları (Alien maketi gibi) ve dünyaca ünlü yıldızların kişisel hatıra eşyaları bulunmaktadır.

Dünyadaki ilk filmin adı nedir ve ilk sinema filmi nerede çekildi?

Tarihte stüdyo ortamında çekilen ilk film, 1892 yılında Thomas Edison’un asistanı William Dickson tarafından “Black Maria” adı verilen stüdyoda çekilen Fred Ott’s Sneeze (Fred Ott’un Hapşırması) isimli filmdir. Film, Edison’un laboratuvarında çalışan bir adamın sadece hapşırmasından ibarettir.
Açık havada ve belgesel niteliğinde çekilen ilk halka açık ticari film ise Lumiere Kardeşler tarafından 1895 yılında Fransa’da çekilen La Sortie de l’usine Lumière à Lyon (Lumière Fabrikasından Çıkan İşçiler) filmidir.

Lumiere Kardeşler neyi icat etti?

Auguste ve Louis Lumiere kardeşler, 1894-1895 yıllarında Sinematograf (Cinématographe) cihazını icat etmişlerdir. Bu tarihi cihaz, Thomas Edison’un sadece tek bir kişinin kutunun içindeki delikten bakarak izleyebildiği Kinetoskop cihazından farklı olarak, görüntüleri hem kaydedebilen (alıcı) hem de bir perdeye yansıtarak toplu halde izlenmesini sağlayan (gösterici) ilk gerçek sinema makinesidir.

1895 yılında Lumiere Kardeşlerin sinematograf teknolojisinin icadıyla dünyada ilk kez görülen sinema hangi ülkede ortaya çıkmıştır?

Sinematograf teknolojisinin icadı ve halka açık ilk toplu sinema gösterisi Fransa’da ortaya çıkmıştır. Lumiere Kardeşler bu teknolojinin patentini 13 Şubat 1895’te Paris’te almış ve tarihteki ilk ücretli, halka açık toplu gösterimi 28 Aralık 1895’te Paris’teki Salon des Indiens isimli salonda 35 izleyiciye gerçekleştirmişlerdir.

Ayrıca İlgili Linkler:

Torino Gezilecek Yerler Listesi

Torino Fotoğrafları

Roma gezilecek yerler

Milano gezilecek yerler

Venedik gezilecek yerler

İtalya gezilecek yerler

Yurt dışı gezilecek yerler

Avrupa Mimarisi Kategorisi

Sinema Tarihi – Rekin Teksoy

Torino Ulusal Müzesi Resmi Web Sayfası