Tarihi Sinop Cezaevi, Karadeniz Bölgesi’nin en çok ziyaret edilen tarihi yapılarından biri olup Sinop şehir merkezinde yer almaktadır. Sinop Kalesi’nin surları içerisinde bulunan cezaevi, yıllarca ağır suçluların ve siyasi mahkumların tutulduğu bir hapishane olarak kullanılmıştır. Kaçmanın neredeyse imkânsız olması nedeniyle zamanla “Anadolu Alkatrazı” olarak anılmaya başlanmıştır.
Sinop, doğal güzellikleri ve tarihi yapılarıyla Karadeniz’in en önemli turizm merkezlerinden biridir. Şehrin simgelerinden biri haline gelen Tarihi Sinop Cezaevi ise yalnızca mimarisiyle değil, burada kalan ünlü isimler, yaşanmış olaylar ve Türkiye kültür tarihindeki yeriyle de dikkat çekmektedir. Bu yazıda Sinop Cezaevi’nin tarihi, mimari özellikleri, ziyaret bilgileri ve cezaeviyle ilgili merak edilen detayları bulabilirsiniz.
Sinop Tarihi Cezaevi Hakkında Bilgiler
Antik çağdan beri parlak ve yoğun bir ticari ve kültürel yaşantıya sahip olan Sinop, bu niteliğini Doğu Roma İmparatorluğu, Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Candaroğulları ve Osmanlı İmparatorluğu yönetimlerinde de sürdürmüştür. Ayrıca kale ve tersanesi ile bölgenin en önemli askeri üslerinden biri olmuştur. Sinop kenti, gerek tarihi yapıları gerekse höyükleri ile de önemlidir.
Bir söylenceye göre kent, ismini kurucusu olarak kabul edilen bir Amazon’dan almıştır. Bir başka söylenceye göreyse, kenti eski Yunan’da ırmak tanrısı Asopos’un su perisi kızlarından Sinope kurmuştur. Bu konuda değişik kaynaklar, farklı farklı bilgiler vermektedir.
Sinop Tarihi Cezaevi Neden Ünlüdür?
Sinop Tarihi Cezaevi, yalnızca bir hapishane yapısı olması nedeniyle değil, Türkiye’nin kültürel ve tarihi hafızasında önemli bir yere sahip olması nedeniyle de ünlüdür. Sinop Kalesi’nin surları içerisinde yer alan cezaevi, yüksek duvarları ve denizle çevrili konumu sayesinde geçmişte kaçılması en zor hapishanelerden biri olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle zaman zaman “Anadolu Alkatrazı” olarak da anılmıştır.
Cezaevinin ünü, burada kalan ünlü mahkumlardan da kaynaklanmaktadır. Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sabahattin Ali’nin bir dönem burada bulunması, yapının kamuoyunda daha fazla tanınmasını sağlamıştır. Ayrıca cezaevinin tarihi atmosferi, taş koğuşları ve avluları yıllar boyunca birçok film, belgesel ve televizyon yapımına da konu olmuştur. Günümüzde müze olarak ziyaret edilen yapı, Sinop’un en çok ilgi gören tarihi mekânlarından biridir.
Tarihi Sinop Cezaevi’ne Nasıl Gidilir?
Tarihi Sinop Cezaevi, Sinop şehir merkezinde, tarihi Sinop Kalesi’nin iç kısmında yer almaktadır. Şehir merkezine gelen ziyaretçiler cezaevine yürüyerek kolayca ulaşabilir. Özel araçla gelenler ise kent merkezindeki otopark alanlarını kullanarak kısa bir yürüyüş sonrası müzeye ulaşabilirler.
Sinop’a şehirler arası otobüslerle veya Sinop Havalimanı üzerinden hava yoluyla gelmek mümkündür. Havalimanından şehir merkezine ulaşım yaklaşık 10 kilometredir. Cezaevi, Sinop’un en çok ziyaret edilen tarihi yapılarından biri olduğundan yönlendirme tabelaları sayesinde kolayca bulunabilmektedir. Sinop gezisinde Tarihi Cezaevi’nin yanı sıra Sinop Kalesi, Hamsilos Koyu ve Erfelek Tatlıca Şelaleleri de ziyaret edilebilecek önemli yerler arasındadır.

Tarihi Sinop Cezaevi Ziyaret ve Giriş Ücreti Bilgileri 2026
Sinop Tarihi Cezaevi’ne 2026 yılında giriş ücreti 6 Euro karşlığı TL’dir ve Müzekart geçmektedir. Müzekart 2026 yılı fiyatı ise 200TL’dir. Yaz dönemi ve Kış dönemi bulunmayan tarihi Sinop Cezaevini haftanın her günü 08:00 ile 17:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Gişe ise 16:30’da kapanmaktadır. Restorasyon çalışmaları nedeni ile müze kapalı olabilir. Bu yüzden gitmeden önce aramanızda fayda var.
Haftanın her günü açık olan müzenin gişesi ise kapanış saatlerinden bir saat önce kapanmaktadır. Ayrıca cezaevinin 0368 261 30 23 numaralı telefonundan arayıp bilgi alınabilir.
Tarihi Sinop Cezaevi Bilgileri
Sinop yarımadası da denilen Boztepe yarımadasının tam da boğazında bulunan ve Sinop tarihi kalesinin içinde yer alan Sinop Tarihi Cezaevi ise başlı başına ayrı önemde bir yapıdır. Cezaevi, iç kalenin içinde eski tersane alanında bulunan bir yapıdır. Etrafı yüksek kale bedenleriyle çevrili olan tersane, zamanında Osmanlı’nın Karadeniz bölgesindeki en büyük tersanesidir ve 1853 yılındaki Rus baskınına kadar faaliyet göstermiştir.
Tarihi Sinop Cezaevi Tarihçesi
Birçok konuda olduğu gibi, bu konuda da internette arama motorlarında arama yaptığınızda ne yazık ki hep ‘kopyala yapıştır’ bilgiler mevcuttur ve hep şöyle başlar: “4000 yıl önce Gaskalılar tarafından yapılan kale…”
Gelin, Tarihi Sinop Cezaevi tarihçesi hakkında biraz derinlere dalalım, en azından kimdir bu Gaskalılar? Boyabat Gazetesinin aşağıda linkinden detaylarını okuyacağınız Gaskalılar, zamanında Hititleri uğraştırmış ve Hitit tabletlerine geçerek günümüze kadar gelmiştir. Saldırgan ve göçebe bir halk olan Gaskalılar, Gaşkalar, Kaşkalar, Kaşkalılar olarak da isimlendirilmektedir.
M.Ö. 3000 yıllarına, yani günümüzden 5000 yıl kadar eskiye giden bir tarihte, bölgede yaşayan Kaşkalılar hakkında en son bilgi yine Hitit tabletlerinde mevcuttur. Hitit devletinin yıkılması ile birlikte bir daha Kaşkalılardan bahsedilmemektedir. Ahmet Küçükbaş beyefendinin bu konudaki araştırmasını aşağıda ilgili linklerde bulabilirsiniz. Biz yine gelelim cezaevinin tarihçesine. Bir araştırmaya göre kale, işte bu Kaşkalıların yapmış olduğu kaledir ve M.Ö. 2000 yıllarına tarihlenmiştir.
Doç Dr. Cevdet Yılmaz’ın araştırmasına göre (yazımızın sonunda ilgili linkler mevcuttur) ise, M.Ö. 72 yılında Pontus Kralı IV. Mithridates şehirde bazı yapılar yaptırmış ve çevresini de surlarla kapatmıştır. İç Kale olarak adlandırılan bölge ise Selçuklu sultanı I. İzzeddin Keykavus tarafından meydana getirilmiştir.

Kalenin Cezaevine Dönüşmesi
Yüzyıllar içinde Sinop, Roma, Bizans, Pontus, Selçuklu ve en sonunda Osmanlıların eline geçmiştir. Kalenin cezaevine dönüşmesi ise, Kültür Bakanlığının belirttiğine göre 1568 yılında Osmanlı İmparatorluğu zamanına denk gelmektedir.
Kalenin içinin resmi olarak zindana dönüşmesi ise 1887 yılında olmuştur. Aslında Tanzimat döneminde, II. Abdülhamit zamanında çıkartılan kanun ile cezaevleri ile ilgili düzenlemelere gidilmiş ve Sinop cezaevi, İstanbul dışında Osmanlı İmparatorluğu içinde taşrada kurulan ilk hapishane olmuştur.
1979 yılında mahkûmların çıkardığı bir ayaklanma sonucunda cezaevinde yangın çıkmış, 1996 yılında ‘Sinop E-Tipi Kapalı Cezaevi’ haline getirilmiş ve 1997 tarihinde de boşaltılmıştır.
Yıllar içerisinde ABD’de San Francisco’daki kaçışı olmayan ünlü hapishane Alcatraz’a benzetilerek ‘Anadolu Alkatrazı’ unvanını almıştır. 1999 yılında Kültür Bakanlığı’na devredilmiş ve müzeye çevrilmiştir. Cezaevinin ‘Anadolu Alkatrazı‘ unvanı almasının sebebi ise buradan kaçışın çok zor oluşudur. Bunun sebebi ‘iç kale’ denilen bölgede bulunan hapishaneden kaçacak kişi, bu bölgedeki yüksek duvarları, nöbet tutan devriye ve kulelerdeki diğer devriyeleri geçecek ve ‘dış kale’ denilen bölgeye gelecektir. Buraya geldikten sonra da aynı şeyleri tekrar yapmak zorunda kalacaktır. Fakat Sinop kentini de kuşatan ‘dış kale’ denilen bölgedeki kapı devamlı koruma altında olmakla birlikte akşamları kapısı kapanır ve sabahları da açılırdı. İşte bunlardan dolayı Sinop Cezaevi’nden kaçış çok zordur.
2013 yılında ise Sinop Kalesi UNESCO Dünya Mirası Geçici Liste içeriğine kabul edilmiştir. 2020 tarihinden itibaren ise kalenin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması için çalışmaların sürdürüldüğü bilinmektedir.

Evliya Çelebi ve Tarihi Sinop Cezaevi
Evliya Çelebi, burası hakkında “Büyük ve korkunç bir kaledir. 300 demir kapısı, dev gibi gardiyanları, kolları demir parmaklıklara bağlı ve her birinin bıyığından 10 adam asılır nice azılı mahkumları vardır. Burçlarında gardiyanlar ejderha gibi dolaşır. Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar.” diye bahseder.
Tarihi Sinop Cezaevi Mimari Özellikleri
Tarihi Sinop Cezaevi, Sinop Kalesi’nin iç kısmında yer alan ve güvenlik amacıyla tasarlanmış etkileyici bir yapıdır. Yüksek kale surlarıyla çevrili olan cezaevi, geçmişte kaçılması en zor hapishanelerden biri olarak kabul edilmiştir. Bu özelliği nedeniyle yıllar içerisinde “Anadolu Alkatrazı” olarak anılmaya başlanmıştır.
Yine Doç. Dr. Cevdet Yılmaz’ın araştırmaları ışığında cezaevinin iki katlı, U planlı ve kesme taştan yapıldığını, toplamda yaklaşık 26.000 metrekarelik bir alanı kapladığını öğrenmekteyiz. Asimetrik bir yapıya sahip olan cezaevi, cephelerinde bulunan çok sayıdaki pencere ve yüksek duvarlarıyla dikkat çekmektedir. Geniş avlular, koğuşlar ve kontrollü geçiş noktaları, yapının güvenlik amacıyla tasarlandığını göstermektedir.
Zaman içerisinde çeşitli değişiklikler geçiren yapıda toplam 28 adet koğuş bulunmaktadır. Örneğin çocuk koğuşu, 1939 yılında iç kale olarak adlandırılan bölgenin kuzey kısmında iki katlı ve dokuz koğuşlu olarak inşa edilmiştir. Aynı tarihlerde doğu cephede bir hamam da yapılmıştır. Kalın taş duvarlar, geniş avlular ve gözetlemeye uygun mimari düzen, cezaevinin uzun yıllar boyunca yüksek güvenlikli bir hapishane olarak kullanılmasını sağlamıştır.
Günümüzde müze olarak ziyaret edilebilen Tarihi Sinop Cezaevi, yalnızca geçmişte yaşanan olaylarla değil, mimari yapısı ve korunmuş bölümleriyle de ziyaretçilerine dönemin atmosferini hissettirmektedir.
Sinop Tarihi Cezaevi İçinde Neler Var?
- İç avlular
- Koğuşlar
- Zindan bölümleri
- Gözetleme kuleleri
- Cezaevi duvarları
- Hamam
- Mahkum hücreleri
- Sergi alanları
Tarihi Sinop Cezaevinde Yatan Ünlüler ve Kişiler
Tarihi Sinop Cezaevi, yalnızca mimarisi ve tarihiyle değil, burada kalan ünlü mahkumlarla da tanınmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden Cumhuriyet yıllarına kadar birçok siyasetçi, gazeteci, yazar ve sanatçı bu cezaevinde kalmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında II. Meşrutiyet döneminde, 1913 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti yönetiminin muhalifleri, 250 kadar gazeteci, yazar ve milletvekili buraya sürgün edilmiştir.
Sabahattin Ali ve Sinop Cezaevi
Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Sabahattin Ali, 1932 yılında siyasi nedenlerle tutuklanmış ve bir süre Sinop Cezaevi’nde kalmıştır. Yazarın cezaevinde geçirdiği dönem, edebi hayatını ve eserlerini derinden etkilemiştir. Günümüzde Sinop Tarihi Cezaevi’nin en çok bilinen mahkumu olarak kabul edilmektedir.
Sabahattin Ali’nin cezaevinde yazdığı şiirlerden biri daha sonra Edip Akbayram tarafından bestelenen ve geniş kitleler tarafından tanınan “Aldırma Gönül” olmuştur. Ayrıca yazarın “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” isimli ünlü şiiri de Sinop Cezaevi’nde kaldığı dönemde kaleme alınmıştır. Cezaevinin taş duvarları, koğuşları ve yalnız atmosferi, Sabahattin Ali’nin eserlerinde hissedilen duygusal derinliğin oluşmasında önemli rol oynamıştır.
Günümüzde Sinop Tarihi Cezaevi’ni ziyaret eden birçok kişi, Sabahattin Ali’nin kaldığı bölümleri görmek ve Türk edebiyatının önemli isimlerinden birinin izlerini takip etmek amacıyla bu tarihi yapıyı ziyaret etmektedir.
Tarihi Sinop Cezaevinde Yatan Diğer Ünlü Kişiler
Burada yatan diğer isimler ise Kırım Hanı Devlet Giray, Refik Halit Karay, Mustafa Suphi, Ahmet Bedevi Kuran, Ruhi Su, Burhan Felek ve Zekeriya Sertel’dir. Bu isimler, Sinop Cezaevi’nin yalnızca bir hapishane değil, aynı zamanda Türkiye’nin siyasi ve kültürel tarihinde önemli izler bırakan kişilerin yollarının kesiştiği bir mekân olduğunu göstermektedir.

Tarihi Sinop Cezaevinde Çekilen Filmler ve Diziler
Özellikle 1999 yılında kapatılarak müzeye dönüştürülen Tarihi Sinop Cezaevi’nde bir çok film çekilmiş ve bundan dolayı daima göz önünde bulunmuş tarihsel bir mekandır. Yolu Karadeniz bölgesinden geçen herkesin uğraması gereken bir yer olan tarihi cezaevinde Ferhan Şensoy’un oynadığı ‘Pardon‘ filmi başta olmak üzere, ‘Tatar Ramazan‘, ‘İdam‘, ‘Parmaklıklar Ardında‘, ‘Firar‘ gibi film ve dizilere de ev sahipliği yapmıştır.
Kerim Korcan ve Tatar Ramazan
Burada belirtmek gerekir ki Tarihi Sinop Cezaevi’nde 10 yıl yatan Kerim Korcan ‘Tatar Ramazan’ ve ‘Linç’ isimli romanlarını burada yazar. Görüldüğü üzere Türk Edebiyatı ve siyaset sahnesinde Tarihi Sinop Cezaevi’nin önemi büyüktür.
Pardon Filmi ve Sinop Cezaevi
Tarihi Sinop Cezaevi’nin geniş avluları, taş koğuşları ve etkileyici atmosferi birçok film ve dizi yapımcısının ilgisini çekmiştir. Cezaevinde çekilen en bilinen yapımlardan biri, ünlü tiyatrocu ve yazar Ferhan Şensoy’un başrolünde yer aldığı “Pardon” filmidir. Türk sinemasının sevilen komedi filmlerinden biri olan yapım, haksız yere hapse atılan üç arkadaşın hikâyesini konu almaktadır.
Pardon filminin bazı sahneleri Sinop Tarihi Cezaevi’nin gerçek mekânlarında çekilmiş ve yapının ülke genelinde daha fazla tanınmasına katkı sağlamıştır. Cezaevinin taş duvarları, koğuşları ve avluları filmin unutulmaz sahnelerine doğal bir dekor oluşturmuştur. Günümüzde birçok ziyaretçi, hem tarihi yapıyı görmek hem de film çekimlerinin gerçekleştirildiği bölümleri incelemek amacıyla Sinop Cezaevi’ni ziyaret etmektedir.
Günümüzde Tarihi Sinop Cezaevi
Oysa şimdi virane gibi bir hali olmasa da yakında olacak gibi bir izlenim hakimdir. Fotoğraf tutkunları için enfes bir dekor özelliğine sahiptir ki bir koğuşu orijinal şeklinde korunur. Bazı zindanlarda hala zincirler durmakta ve karanlık olmasından dolayı gerçekten etkilemektedir. Üç adet avlusu geniş olduğu kadar hüzünlüdür.
Tarihi Sinop Cezaevi’nin Geleceği
Yine, Doç Dr. Cevdet Yılmaz’a göre, son zamanlarda Sinop kentinin dar bir alana sıkışması ve buna karşın tarihi cezaevinin geniş bir alana yayılmış olması sebebiyle çeşitli görüşler ortaya atılmaya başlanmıştır. Bunlardan ilki büyük bir sergi ve kültür alanına dönüştürülmeye çalışılması, bir diğeri ise adalet hizmetleri ya da denizcilikle ilgili müze haline getirilmesidir.
Tarihi Sinop Cezaevi sizleri tarihin pek de bilinmeyen yerlerine götürecektir. Dileriz yapı ve tarihsel izleri olduğu gibi kalır.
Sinop Tarihi Cezaevi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Sinop Tarihi Cezaevi, Türkiye’nin en çok ziyaret edilen tarihi yapılarından biridir. Aşağıda ziyaretçilerin ve araştırmacıların en sık merak ettiği soruların cevaplarını bulabilirsiniz.
Sinop Tarihi Cezaevi uzun yıllar hapishane olarak kullanıldıktan sonra 1997 yılında boşaltılmıştır. Daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilen yapı müze olarak ziyarete açılmıştır.
Yüksek surlarla çevrili olması ve deniz kenarında bulunması nedeniyle Sinop Cezaevi’nden kaçmak oldukça zordu. Bu nedenle yapı zamanla “Anadolu Alkatrazı” olarak anılmaya başlanmıştır. Tarihi kayıtlarda çeşitli kaçma girişimlerinden bahsedilse de cezaevi genel olarak kaçışın en zor olduğu hapishanelerden biri kabul edilmektedir.
Evet. Cezaevi günümüzde müze olarak hizmet vermekte ve ziyaretçiler tarafından gezilebilmektedir. Yapı içerisinde koğuşlar, avlular ve cezaevi yaşamına ilişkin çeşitli bölümler görülebilmektedir.
Sinop Kalesi ve çevresindeki tarihi alanlar 2013 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilmiştir. Kalıcı listeye alınması için çalışmalar devam etmektedir.
Cezaevini detaylı şekilde gezmek ve fotoğraf çekmek isteyen ziyaretçiler için ortalama 1-2 saat yeterli olmaktadır. Yoğun dönemlerde ziyaret süresi daha uzun olabilir.
Evet. Müze olarak düzenlenen alan çocuklu aileler tarafından da ziyaret edilebilmektedir. Ancak yapının geçmişi ve bazı bölümleri nedeniyle küçük çocukların aile gözetiminde gezmesi tavsiye edilir.
Tarihi taş duvarları, koğuşları, koridorları ve avlularıyla Sinop Cezaevi fotoğraf tutkunlarının ilgi gösterdiği yerlerden biridir. Özellikle tarihi atmosferi yansıtan detaylar fotoğrafçılar için etkileyici kareler sunmaktadır.
Ayrıca İlgili Linkler:
Karadeniz Bölgesi gezilecek tarihi yerler listesi
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi (Türkiye)
Karadeniz bölgesi gezilecek ve görülecek yerlerin fotoğrafları

