Gülbenkyan müzesi gibi, tarihi bir kent olan Lizbon’da birçok müze bulunmakta ve önemli eserleri ile ziyaretçilerini beklemektedir. Gülbenkyan müzesi ile ilgili bilgilerin bulunduğu içerikte, Gülbenkyan müzesi nerededir, nasıl gidilir gibi bilgilerin yanında müze eserleri ve tarihçesi hakkında çeşitli konular bulunmaktadır.
Özellikle Portekiz güzergahı sayfasında da belirttiğimiz üzere Lizbon gibi tarihi bir sahil şehrinde kültür turu veya gezisi yapacaksanız zamanınızı iyi ayarlamanız gerekmektedir. Çünkü müzesi ve tarihi yapıları çok olan kentte “bazen 24 saat yetmiyor” gibi düşünebilirsiniz veya girmiş olduğunuz bir müzede saatlerinizi geçirebileceğinizi düşünemeyebilirsiniz. Gülbenkyan Müzesi de bunlardan biri ve aynı zamanda Lizbon’da gezilecek yerlerin arasında nadir eserlere sahip müzelerden biridir.
Gülbenkyan Müzesi Nerededir ve Nasıl Gidilir?
Gülbenkyan Müzesi, konum olarak kentin kuzey tarafında kalıyor gibi görünse de aslında şehrin oldukça merkezi bir noktasında yer alıyor. Lizbon sahil merkezinden arabayla yaklaşık 10 dakikada, keyifli bir yürüyüşle ise 45 dakikada ulaşabileceğiniz bu özel kompleks, yeşillikler içindeki devasa bir botanik bahçesinin ortasında kurulmuştur.
Müzeye toplu taşımayla ulaşım da son derece zahmetsizdir. São Sebastião ve Saldanha metro duraklarının tam ortasında yer alan bu sanat merkezine kentin her yerinden kolayca erişebilirsiniz. Bu nedenle “Müzeye nasıl giderim?” diye endişe etmenize hiç gerek yok; Lizbon metrosu sizi doğrudan bu tarihi vahşanın kapısına ulaştıracaktır.
Gülbenkyan Müzesi Ziyaret Saatleri ve Giriş Ücreti 2026
Salı günleri kapalı olan müzenin açık olduğu saatler 10:00 ile 18:00 arasıdır. Gülbenkyan Müzesi her şey dahil 2026 bilet fiyatı 14 €’dur. (Tüm koleksiyonlar ve tüm sergiler dahildir), eğer sadece müzeyi gezmek isterseniz 10 €’dur. Ayrıca sadece Pazar ve Pazartesi günleri 11:00’de rehberli turlar yapılmakta ve bu rehberli turun fiyatı da koleksiyonlar dahil 12 Euro’dur.
Müze, yılın her günü farklı sergilere de ev sahipliği yapmaktadır. Gülbenkyan müzesi bahçesine giriş ise ücretsizdir. Eğer Pazar günleri Gülbenkyan Müzesi’ne girmek isterseniz 14:00’den sonra ise giriş ücretsizdir.

Ayrıca Bu Konular da İlginizi Çekebilir:
Gülbenkyan Müzesi fotoğrafları
Portekiz Güzergahı
Yurtdışı Müzeler
Gülbenkyan Müzesi Genel Bilgileri
Müzenin de içinde bulunduğu Gülbenkyan Vakfı, Lizbon’da büyük bir alanın içindedir. Yedi hektardan biraz daha büyük olan alan bir botanik bahçeden meydana gelmektedir. Bahçe içinde müze binası, sanat kütüphanesi, modern uluslararası sergi salonu, vakıf binası, oditoryum, açık hava amfi tiyatrosu, üç kafeterya, iki müze dükkânı ve bir de kitapçı bulunmaktadır.
Vakıf alanı olan yedi buçuk hektarlık alan 1969 yılında tasarlamıştır. Peyzaj tasarımı Gonçalo Ribeiro Telles tarafından yapılmış olup, bugün bile bahçenin nasıl yapıldığına dair ufak bir belgesel dev bir ekranda müze bahçesinde izlenilebilir.
Müzenin bulunduğu vakıf alanı büyük bir bahçe içinde olduğundan dolayı, anın keyfini çıkartmak için çok zamanınızın olacağını söyleyebiliriz. Bileti aldığınız yerde ücretsiz dağıtılan müze haritalarından birini alırsanız sizin için ayrı bir yararı olacaktır. Sadece müzenin bahçesi bir botanik parkı olarak tasarlanmıştır, özel bitki türleri yetiştirilmekte, egzotik kuş türlerini barındırmaktadır. Bu eşsiz bahçede saatlerin nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız.

Vakıf alanı içinde aslında iki ana bina bulunmaktadır. Birisi kurucu koleksiyonun bulunduğu müze binasıdır. Diğeri ise modern sanat salonudur ki burada çeşitli sanatçıların çeşitli tarihlerde yarattığı eserler sergilenmektedir. Her iki bina da tamamen geniş olup, ziyaretçiler çok yoğun olsa da eserlere odaklanmayı kolay hale getirmektedir.
1959 yapılan bir mimari proje yarışması sonucu Ruy Jervis d’Athouguia, Pedro Cid ve Alberto Pessoa tarafından tasarlanan müze yapıları 1969 yılında tamamlanmıştır. Brüt beton binaların, basit ama zarif formları yeşil peyzaj içinde kontrast yaratmakta ve dikkat çekmektedir. Calouste Gulbenkian Vakfı ve Müzesi, 1975’te Valmor Mimarlık Ödülü’nü almış, 2010 yılında Portekiz’de Ulusal Anıt olarak kabul edilmiştir. Binalar, 1960’lardan kalma modern Portekiz mimarisinin önemli bir temsilcisi olarak takdir edilmekte ve bugün genç mimarlara ilham vermeye devam etmektedir.
Gülbenkyan Müzesi Önemli Tarihi Eserleri
Öncelikle belirtelim ki, Gülbenkyan müzesi içerisinde bulunan 6000 adet eserden 111 tanesi, 2000’li yılların başında Sakıp Sabancı Müzesi’nde sergilenmiştir. Sarkis Gülbenkyan, 6000 adet eklektik eseri toplamak kolay olmasa dahi kendi alanlarında en iyi sanat eserlerini ve tarihi eserleri toplamıştır. Zaten müze alanı da buna göre tasarlanmıştır. Antik Mısır’dan, Uzak Doğu eserlerine kadar topladığı sanat eserleri kendi isimlerini aldığı salonlarda ayrı ayrı sergilenmektedir.

Gülbenkyan Müzesi En Önemli 20 Eser Listesi
- 1. Firavun Djedhor Güneş Teknesi (M.Ö. 380)
- 2. Nimrud Asur Duvar Kabartması (M.Ö. 884-859)
- 3. Antik Mısır Altın Cenaze Maskesi
- 4. Nadir Antik Yunan Sikkeleri ve Roma Madalyonları
- 5. Nadir İznik Çinileri ve Osmanlı Dönemi Türk Halıları
- 6. Memlük Dönemi Cam Cami Kandili (14. Yüzyıl)
- 7. Timur Dönemi Yeşim Taşından Yapılma Uluğ Bey İbriği
- 8. Zümrüt Taşından Yapılma Antika Japon Çantası
- 9. Qing Hanedanlığı Çin Vazo ve Heykelleri
- 10. Orta Çağdan Kalma Altın Yaldızlı El Yapımı Kitaplar
- 11. Domenico Ghirlandaio – “Genç Kadın Portresi” (c. 1490)
- 12. Peter Paul Rubens – “Helena Fourment Portresi” (c. 1630)
- 13. Rembrandt – “Bastonlu Yaşlı Adam Portresi” (1645)
- 14. Jean-Antoine Houdon – “Diana” Bronz Heykeli (1780)
- 15. J.M.W. Turner – “Bir Taşıma Gemisinin Batışı” (1810)
- 16. Édouard Manet – “Sabun Köpükleri” (1867)
- 17. Claude Monet – “Buzların Çözülüşü” (1880)
- 18. Auguste Rodin – “Ebedi Bahar” Heykeli (1884)
- 19. Sırma ve Altın İşlemeli Antika Elbise
- 20. René Lalique – “Yusufçuk Kadın” Broşu ve Cam Tasarımları
Gülbenkyan Müzesi Eserleri ve Bilgileri
Müzenin kalbi sayılan bu bölümde, Kalust Sarkis Gülbenkyan’ın dünyanın dört bir yanından topladığı 6000 parçalık eklektik koleksiyonun en nadide örnekleri sergilenmektedir. İşte müzede mutlaka görmeniz gereken, tarih ve sanat dünyasına yön veren o büyüleyici 20 eser:
Firavun Djedhor Güneş Teknesi (M.Ö. 380)
- Bulunduğu Salon: Antik Mısır Eserleri Salonu
- Açıklama: Ünlü arkeolog Howard Carter’ın danışmanlığında koleksiyona kazandırılan bu nadide bronz parça, Mısır medeniyetinin ölümden sonraki yaşam ve ritüellerine ışık tutan en iyi korunmuş güneş teknelerinden biridir. Üzerindeki ince hiyeroglif işçiliği ve mitolojik figürler ziyaretçileri büyülemektedir.
Nimrud Asur Duvar Kabartması (M.Ö. 884-859)
- Bulunduğu Salon: Antik Doğu Bölümü
- Açıklama: Kral II. Aşurnasirpal’in sarayından kalma bu devasa taş kabartma, Mezopotamya’nın gücünü ve estetiğini yansıtmaktadır. Duvar kabartmasındaki detaylar ve çivi yazısı işlemeleri, o dönemin dinsel ritüellerini ve saray ihtişamını kusursuzca günümüze taşımaktadır.
Antik Mısır Altın Cenaze Maskesi
- Bulunduğu Salon: Antik Mısır Eserleri Salonu
- Açıklama: Müzenin en çok ilgi gören antik parçalarından biri olan bu maske, saf altından yapılmış olup mumyalama ritüellerinin en lüks örneklerindendir. Binlerce yıl öncesinden gelen bu kusursuz işçilik, Mısırlı aristokratların ölümsüzlük arayışını simgeler.
Nadir Antik Yunan Sikkeleri ve Roma Madalyonları
- Bulunduğu Salon: Greko-Romen Eserleri Salonu
- Açıklama: Kalust Gülbenkyan’ın nümismatik (madeni para) tutkusunun bir ürünü olan bu salonda, dünyada eşi benzeri çok az bulunan, üzerlerinde imparatorların ve mitolojik tanrıların siluetleri olan muazzam altın madalyonlar ve antik Yunan sikkeleri sergilenmektedir.
Nadir İznik Çinileri ve Osmanlı Dönemi Türk Halıları
- Bulunduğu Salon: Doğu İslam Sanatı Eserleri Salonu
- Açıklama: 16. ve 17. yüzyıl Osmanlı ihtişamını yansıtan kusursuz İznik çinileri ile asırlık antika Türk halıları bu bölümde yer alıyor. Gülbenkyan’ın doğup büyüdüğü topraklara olan bağını da simgeleyen bu koleksiyon, batı dünyasında parmakla gösterilen kalitededir.
Memlük Dönemi Cam Cami Kandili (14. Yüzyıl)
- Bulunduğu Salon: Doğu İslam Sanatı Eserleri Salonu
- Açıklama: İslam cam sanatının zirve noktası kabul edilen Memlük kandilleri, üzerlerindeki ayetler ve mine işçilikleriyle bilinir. Müzedeki bu nadide parça, dönemin ışık ve estetik anlayışını yansıtan en görkemli örneklerdendir.
Timur Dönemi Yeşim Taşından Yapılma Uluğ Bey İbriği
- Bulunduğu Salon: Doğu İslam Sanatı Eserleri Salonu
- Açıklama: Ünlü gökbilimci ve hükümdar Uluğ Bey’e ait olduğu bilinen, koyu yeşil yeşim taşından oyulmuş bu ibrik, hem tarihsel değeri hem de üzerindeki hat sanatı işçiliğiyle müzenin en kıymetli İslam eserleri arasındadır.
Zümrüt Taşından Yapılma Antika Japon Çantası
- Bulunduğu Salon: Uzak Doğu Sanatları Eserleri Salonu
- Açıklama: Uzak Doğu’nun mistik ve ince zevkini yansıtan bu çanta, değerli zümrüt taşlarının el işçiliğiyle bir araya getirilmesiyle üretilmiştir. Doğu asaletini simgeleyen bu parça, salonun en çok dikkat çeken objelerindendir.
Qing Hanedanlığı Çin Vazo ve Heykelleri
- Bulunduğu Salon: Uzak Doğu Sanatları Eserleri Salonu
- Açıklama: Çin porselen sanatının zirve dönemlerine ait canlı renklerle bezeli vazolar ve seramikten üretilmiş koruyucu figürler (aslan/ejderha heykelleri), Uzak Doğu’nun mistik havasını Lizbon’a taşıyan nadide parçalardır.

Orta Çağdan Kalma Altın Yaldızlı El Yapımı Kitaplar
- Bulunduğu Salon: Avrupa Sanatı (Yaldızlı El Yazmaları) Salonu
- Açıklama: Matbaanın icadından önce, manastırlarda rahipler tarafından her bir sayfası elle çizilen, altın yaldızlar ve dini minyatürlerle süslenen bu nadide el yazması kitaplar, Orta Çağ Avrupası’nın sanata ve inanca bakışını gözler önüne serer.
Domenico Ghirlandaio – “Genç Kadın Portresi” (c. 1490)
- Bulunduğu Salon: Avrupa Sanatı (Rönesans) Salonu
- Açıklama: Floransalı Rönesans ustası Ghirlandaio’nun bu ünlü eseri, erken Rönesans dönemindeki zarafeti, kıyafet detaylarını ve duru güzelliği mükemmel bir perspektifle yansıtan, müzenin en değerli tablolarındandır.
Peter Paul Rubens – “Helena Fourment Portresi” (c. 1630)
- Bulunduğu Salon: Avrupa Sanatı (Resim ve Heykel) Salonu
- Açıklama: Barok döneminin en büyük ustalarından Rubens’in, ikinci eşi Helena Fourment’i tasvir ettiği bu dünyaca ünlü başyapıt, kumaş dokularının gerçekçiliği ve Barok sanatın görkemli ışık kullanımıyla büyüleyicidir.
Rembrandt – “Bastonlu Yaşlı Adam Portresi” (1645)
- Bulunduğu Salon: Avrupa Sanatı Salonu
- Açıklama: Gülbenkyan’ın “Sadece en iyisi” mottosuyla topladığı tabloların başında gelen bu eser, Hollandalı usta Rembrandt’ın ışık-gölge (chiaroscuro) oyunlarını ve yaşlılığın getirdiği bilge yüz ifadelerini kusursuzca sergilediği bir başyapıttır.
Jean-Antoine Houdon – “Diana” Bronz Heykeli (1780)
- Bulunduğu Salon: Fransız Resim ve Heykelleri Salonu
- Açıklama: 18. yüzyıl Fransız heykel sanatının zirvesi kabul edilen, avcı tanrıça Diana’yı av esnasında dinamik bir duruşla tasvir eden bu ünlü bronz heykel, anatomik kusursuzluğuyla müzenin en görkemli parçalarından biridir.
J.M.W. Turner – “Bir Taşıma Gemisinin Batışı” (1810)
- Bulunduğu Salon: İngiliz Resim Salonu
- Açıklama: İngiliz romantik ressam Turner’ın fırtınalı denizleri, dalgaların hırçınlığını ve insanın doğa karşısındaki çaresizliğini muazzam bir dramatik güçle aktardığı en popüler manzara tablolarından biridir.
Édouard Manet – “Sabun Köpükleri” (1867)
- Bulunduğu Salon: 19. Yüzyıl Avrupa Sanatı Salonu
- Açıklama: Modern resmin ve Empresyonizmin öncüsü Manet’nin dünya sanat tarihinde çok iyi bilinen bu ikonik eseri, sabun köpüğü üfleyen bir çocuğun masumiyetini ve hayatın geçiciliğini simgeler.
Claude Monet – “Buzların Çözülüşü” (1880)
- Bulunduğu Salon: 19. Yüzyıl Avrupa Sanatı Salonu
- Açıklama: Işığın anlık değişimlerini tuvale aktarma ustası Claude Monet’nin Seine Nehri’ndeki buzların çözülme anını resmettiği bu ünlü tablosu, doğanın döngüsünü ve empresyonist fırça darbelerini en zarif şekilde sunar.
Auguste Rodin – “Ebedi Bahar” Heykeli (1884)
- Bulunduğu Salon: Fransız Heykel Bölümü
- Açıklama: Modern heykelin babası Rodin’in müzede sergilenen en duygu dolu çalışmalarındandır. Mermer ve bronz versiyonları bulunan bu eser, iki sevgilinin tutkulu kucaklaşmasını ve insan vücudunun estetiğini akıcı çizgilerle anlatır.
Sırma ve Altın İşlemeli Antika Elbise
- Bulunduğu Salon: Avrupa Dekoratif Sanatları ve Tekstil Salonu
- Açıklama: Dönemin saray modasını ve aristokratik lüksünü yansıtan, üzeri tamamen sırma işçiliği, inciler ve altın ipliklerle bezenmiş bu antika elbise, tekstil ve moda tarihine meraklı ziyaretçilerin dakikalarca incelediği bir detay şaheseridir.

René Lalique – “Yusufçuk Kadın” Broşu ve Cam Tasarımları
- Bulunduğu Salon: René Lalique Eserleri Salonu
- Açıklama: Art Nouveau akımının dünyadaki en büyük ustası René Lalique ile çok yakın dost olan Gülbenkyan, onun dünyadaki en benzersiz mücevher ve cam koleksiyonuna sahiptir. Altın, emay ve elmaslarla işlenmiş meşhur “Yusufçuk Kadın” broşu başta olmak üzere, asma biçimli figürlü kadehler ve vazolar bu salonun büyüleyici imza eserleridir.
Gülbenkyan Müzesi Sergi Salonları
Müzedeki kalıcı sergi, ziyaretçileri Doğu’dan Batı’ya uzanan kronolojik bir sanat yolculuğuna çıkarır. Her salon ve salonda bulunan eserler, ziyaretçinin en rahat gezebileceği ve eserlere konsantre olabileceği şekilde tasarlanmıştır. Müzede yer alan sergi salonları sırasıyla şunlardır:
- Klasik Antikite ve Doğu Sanatı Bölümü: Antik Mısır Eserleri Salonu, Greko-Romen Eserleri Salonu, Doğu İslam Sanatı Eserleri Salonu, Ermeni Sanatları Salonu ve Uzak Doğu Sanatları Eserleri Salonu.
- Avrupa Sanatı Bölümü: Orta Çağ Yaldızlı El Yazmaları, Resim ve Heykel, Rönesans Sanatı, 18. Yüzyıl Sanatları (Altın ve Gümüş), Francesco Guardi Resimleri Salonu ile Fransız ve İngiliz Resim ve Heykelleri Salonu.
- 19. Yüzyıl Sanatları: Art Nouveau akımının dünyadaki en nadide örneklerine ev sahipliği yapan René Lalique Eserleri Salonu.
Her eserin yanında, o eser ile ilgili çeşitli bilgileri içeren ufak levhalar bulunmaktadır. Bu eserler arasında antik Mısır’da kullanılan altın cenaze maskesinden tutun da nadir İznik çinilerine kadar, çeşitli tarihi sanat eserleri, halılar, mobilyalar, giyim eşyaları, orta çağdan kalma altın yaldızlı el yapımı kitaplar; yani kısacası her şeyin en iyisi bulunmaktadır.
Özellikle İslam eserleri salonundaki eserler ve orta çağ Avrupası’ndaki sanat eserleri görülmeye değerdir. Bununla birlikte her salonun birbirinden ayrı olan havası kesinlikle ziyaretçileri etkilemektedir. Kendinizi bazen bir esere dakikalarca bakarken bulacağınızdan eminiz. Bu, antika bir Türk halısı da olabilir, zümrüt taşından yapılma antika bir Japon çantası da olabilir; 1700’lü yıllarda yapılmış bir heykel de olabilir, günümüzden 3000 yıl önce yapılmış taş bir kabartma da olabilir.
Kalust Sarkis Gülbenkyan’ın Hayatı
Türkiye’nin de aslında tanıdığı bir insanın nasıl oluyor da Portekiz Lizbon’da bir müzesi oluyor, dünyaca ünlü sanat eserlerine nasıl sahip oluyor? Kimdir Gülbenkyan? Gülbenkyan Müzesi ve eserlerine giriş yapmadan önce bu konu hakkında kısa bir bilgi verelim.
1869 yılında Üsküdar’da doğan K. Sarkis Gülbenkyan, ilköğrenimini Kadıköy’de yapmış ve liseyi Saint Joseph Fransız Lisesi’nde okumuştur. Son olarak da Londra’da King’s College üniversitesini bitirerek jeoloji mühendisi olmuştur. Her ne kadar Gülbenkyan Üsküdar doğumlu olsa da ailesi Kayseri Talas’lıdır.
Ermeni kökenli bir Osmanlı vatandaşı olan Gülbenkyan, 1891 yılında doğuya yaptığı gezi sırasında Bakü’de gördüğü petrol yatakları, geleceğin yakıtı ve enerjisinin petrol olacağını düşündürmüştür. Bu konuda yazdığı makaleler Osmanlı İmparatorluğu‘nun ilgisini çekmiş ve içinde Mezopotamya’nın petrol rezervlerini de ele alan bir raporu dönemin padişahı 2. Abdülhamit’e sunmuştur.

İşte Sarkis Gülbenkyan bu raporundan sonra o yılların yükselen enerji kaynağı petrol işine girmiş, Hollandalı Shell firmasının bir İngiliz firması olan Royal Dutch ile birleşiminde yer alarak günümüzdeki Royal Dutch Shell firmasının oluşmasında etkin olmuştur. Bu firma, o yıllarda Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı olan Basra’daki petrolü işletebilmesi için Osmanlı İmparatorluğu nezdinde girişimlerde bulunmuştur. 19.yy’ın sonlarında Londra ve Paris’teki Osmanlı elçiliklerinde mali müşavir görevine getirilince hem Osmanlı memuru olmuş hem de İngiliz vatandaşlığını almıştır. 1910 yılında Osmanlı Bankası’na danışmanlık da yapmıştır.
Bay Yüzde Beş
1912 yılında Irak’taki petrol yataklarını değerlendirmek üzere TPC (Turkish Petroleum Company) kurulmuş olup, Gülbenkyan bu firmanın %15 hissesine sahip olmuştur. Hissedarları arasında Royal Dutch Shell, Türkiye Milli Bankası, Alman yatırımcıların olduğu TPC’ye daha sonraları yeni hissedarlar girince Gülbenkyan’ın hissesi %5’e indirilmiştir. Bay yüzde beş (Mr. Five Percent) lakabı da o dönemden kalmıştır. Ve bu dönemde, günümüzde dünyaca ünlü bir koleksiyon haline gelecek olan sanat eserlerini satın alıp toplamaya başlamıştır.
1930’lu yıllarda ilgisini sanat koleksiyonculuğu üzerine veren Gülbenkyan, sahibi olduğu koleksiyonu önceleri Paris’te toplamış ancak sonradan Londra’ya aktarmıştır. Hatta söylentiler arasında bu koleksiyondaki bazı eserleri British Museum ve National Gallery’e bağışladığı söylenmektedir. 1942 yılında Portekiz diktatörü Salazar ile anlaşıp bu ülkeye yerleşme kararı almış ve 6000 parçalık bu eklektik koleksiyonunu tek bir yerde toplamaya yoğunlaşmıştır. 1955 yılında Lizbon’da vefat etmiş ve vefatından bir yıl sonra 1956 yılında ise vasiyetçilerinin iradesiyle Lizbon’da Gülbenkyan Vakfı ve vakıf himayesinde de Gülbenkyan Müzesi kurulmuştur.
1953 – 1954 yıllarında Türkiye’ye gelen Gülbankyan için bazı söylentiler de mevcuttur. Örneğin Türkiye Cumhuriyeti’ne vergi muafiyeti karşılığında müze kuracağına dair söylentiler olsa da bunlar asla kanıtlanamamıştır. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde herhangi bir yerde bir müze kurma ve sahip olduğu eserleri bağışlama talebinde de bulunmamıştır. Buna benzer bir söylenti Ermenistan’da da mevcuttur. Doğumunun 150. yılı için İngiliz tarihçi Jonathan Conlin, bir Gülbenkyan biyografi kitabı hazırlamaktadır.
Ayrıca hayatının sonuna kadar çok düzgün Türkçe konuştuğunu, yanında olanlar anlatmıştır.
Bildiğiniz üzere müzeler, bulunduğu ülkenin veya kentin tarihsel sürecine ışık tutmuş olsa da Gülbenkyan Müzesi (Gulbenkian Museum) birçok konuda tarihe en iyi eserlerle ışık tutmaktadır. Bu özel müze, muhteşem detaylarıyla bizim için olduğu kadar sizin için de unutulmaz olacaktır.
Gülbenkyan Müzesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Gülbenkyan Müzesi’ne yapacağınız ziyaret öncesinde bilet fiyatlarından ulaşım detaylarına, kurucusunun hayatından müze içi kurallara kadar aklınıza takılabilecek tüm soruları ve merak edilenleri sizler için tek bir yerde topladık. İşte müze seyahatinizi kolaylaştıracak pratik bilgiler:
Calouste Sarkis Gülbenkyan, 1869 yılında İstanbul Üsküdar’da doğmuş Ermeni kökenli bir Osmanlı vatandaşıdır. Ancak ailesinin kökleri Kayseri’nin Talas ilçesine dayanmaktadır. Hayatının büyük bölümünü Londra, Paris ve Lizbon’da geçirmiş olsa da ömrünün sonuna kadar çok düzgün bir Türkçe konuştuğu bilinmektedir.
1912 yılında Irak’taki petrol yataklarını işletmek ve değerlendirmek üzere kurulan TPC (Turkish Petroleum Company) şirketinin ortaklık süreçlerinde oynadığı büyük rol nedeniyle, şirketin %5’lik kalıcı hissesi Gülbenkyan’a verilmiştir. Uluslararası petrol piyasalarındaki bu devasa payı ve lakabı nedeniyle dünya genelinde “Mr. Five Percent” (Bay Yüzde Beş) olarak tanınmıştır.
Gülbenkyan, İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı karmaşa döneminde (1942 yılında) tarafsız ve güvenli bir liman arayışıyla Portekiz’e yerleşmiştir. Hayatının son 13 yılını burada geçirmiş, vefat ettiğinde de tüm servetini ve 6000 parçalık dev sanat koleksiyonunu tek bir yerde sergilenmesi şartıyla Lizbon’da kurulacak kendi vakfına vasiyet etmiştir.
Müze, şehrin en önemli kültür duraklarından biri olduğu için Lizbon gezilecek yerler listenizin üst sıralarında mutlaka yer almalıdır. Müzenin kalıcı koleksiyonunu ve sergi salonlarını detaylıca incelemek için en az 2-3 saat ayırmanız önerilir. Ancak müze binası, 7.5 hektarlık devasa bir botanik bahçesinin içinde yer aldığından, bahçenin keyfini çıkarmak ve kütüphane/kafeterya alanlarında vakit geçirmek için toplamda yarım gününüzü ayırmanız en doğrusu olacaktır.
Müze oldukça popüler olduğundan, özellikle hafta sonları ve turizm sezonunda kapıda uzun bilet kuyrukları oluşabilmektedir. Zaman kaybetmemek adına biletinizi müzenin resmi web sitesinden online olarak önceden almanız tavsiye edilir. Pazar günleri saat 14:00’ten sonra girişin ücretsiz olduğunu da unutmamalısınız.
Müze içerisindeki kalıcı sergilerde flaş kullanmamak ve profesyonel ekipman (tripod vb.) getirmemek şartıyla kişisel anı amaçlı fotoğraf çekilmesine izin verilmektedir. Ancak geçici/süreli özel sergilerde sanatçı telifleri nedeniyle fotoğraf kısıtlaması olabileceğinden girişlerdeki levhaları kontrol etmekte fayda var.
Ayrıca İlgili Linkler:
Gülbenkyan Müzesi fotoğrafları
Lizbon gezilecek müzeler ve önemli tarihi yerler
