GÜZERGAHLAR

Güzergahlar ve Rotalar

Güzergahlar olarak en büyük keyfimiz, planlı ya da plansız olarak, rota ve güzergah üzerinde bilmediğimiz yerleri keşfetmektir. Bildiğimiz yerleri tekrardan belki de başka bir gözle görmek, yolun keyfini ve büyüsünü yaşamak da var işin içinde doğal olarak. Ve bir güzergahta giderken sürekli ileri doğru bir devinim içerisinde olmak.

Öncelikle güzergah veya rota ne demek diye buraya bakabilirsiniz.

Sonrasında bir rotaya veya güzergaha çıkmadan önce yapılacaklar için buraya bir göz atabilirsiniz.

Şimdiye kadar yaptığımız güzergahlar ‘ın yanısıra planladığımız ve bir gün kesinlikle gideceğimiz güzergahları da ilgili yerlerden inceleyebilirsiniz.

Türkiye’de görülmesi ve gezilmesi gereken o kadar çok yer; antik ve tarihi şehirler var ki, oluşturulacak rota ile bunlardan bir çoğunu görebilmeniz mümkün. Türkiye bölgeler haritasını önünüze koyduğunuzda, kat edilecek bir çok yolun olduğunu görüyorsunuz ve bölge bölge kültür farklılığımızı göremiyorsunuz elbette. Ancak her rotaya başladığınızda bir farklı kültür, bir başka antik kent, bir başka tarihi şehir ile karşı karşıya geliyorsunuz.

Eğer Bir Güzergah Belirleyecekseniz…

Aşağıdaki rota – güzergahlarda bunları mümkün olacak şekilde derledik. Bölge bölge ayırdığımız ve gittiğimiz rotaları sizinle paylaşalım istedik; Marmara bölgesi rotaları, İç Anadolu bölgesi rotaları, Güneydoğu Anadolu rotaları gibi. Çıktığınız her rota, gezdiğiniz her yer, size biraz daha değer katacak. Bunu biliyoruz.

Ve bu rotalarda gitmek için gereken tek şeyin aslında zaman olduğunu anladık.

Bir güzergahta gitmek ve belirlediğiniz hedefe varmak gibisi yoktur. Eğer belirlediğiniz hedefin ötesine geçerseniz tadından yenmez. İnternette ‘güzergahlar’ diye aratırsanız eğer, doğal olarak karşınıza çıkacak ilk sayfalar İETT güzergahları olacaktır. Aslında acı bir gerçeğin göstergesi bu. Nasıl mı? O kadar gezmiyoruz ki, karşımıza çıkan rota anlamında en iyisi E5’ten geçen güzergahlar.

Türkiye’de gidilecek güzergahlar, yurtdışında gidilecek güzergahlar

Ülkemizde gerek kültürel gerekse mimari olarak yozlaşmaya başlayan sahil kentlerimizin daha bir revaçta olduğu son zamanlarda, bir çoğumuzun haberi olmadığı yerler var. Tarihi şehirler, antik kentler var.

Günümüz Türkiye’sinde bir lahmacuna 40 derece güneşin altında bir servet verenler olduğu kadar, ülkemizdeki tarihi dokuya değinen ve genel kültür anlamında kendisini yetiştiren, yetiştirmeye çalışan insanlar da var.

İşte bu rota ve güzergahlar  o ‘bilgiye aç’ insanlar için.

Hangi rota, hangi bölge?

Doğu Anadolu bölgesi için henüz bir rota belirleyemedik; zamansızlık veya denk gelemediğimiz için. Ancak onun haricinde gerek yurtdışı gerekse ülkemizde bir çok rotada, güzergahta yol aldık. Dileriz bizimle aynı fikirde olanlara bir ışık tutar.

Yukarıdaki rotalarda seyahat ederken, gittiğimiz o güzergahtaki antik ve tarihi yerlerde yaşayan insanların hayatlarını sorguladık ki bunu sizin de yaptığınıza eminiz. Bu sorgulama pek tabi ki ‘abii ya o zaman internetsiz nasıl yaşıyorlamış’ biçiminde değil. İnsani olarak yaşadığımız, sorguladığımız, amaçladığımız bir çok şey bize antik kültürlerden miras kalmış olmasına rağmen çoğumuz bunun ‘önemini’ bir sahil kenarında veya havuz başında biraz daha esmer ten için ‘yağlamaktayız’.

Güzergahlar ve Türkiye

Bu rotalarda gezerken Anadolumuzdaki gittikçe azalan ormanların kokusunu içinize çektiğiniz gibi, büyük kentlerde yaşayan bir çoğumuzun kurban bayramı haricinde, ancak televizyonlarda veya internet başında göreceği kuzuların da keyfini çıkartacaksınız. Okumayan bir toplum olduğumuzun bilincinde olanlar genelde okuyan insanlar. Büyük çelişki değil mi?

Hal böyle olunca televizyon izlemek yerine en azından etrafınızı keşfedin deriz. Çıkın dışarı. İş hayatına veya kendi hayatımıza daha da gömüldüğümüz bu zamanlarda gezilecek, bizi bekleyen çok yer var.

Çıkın yollara ve şaşırın. Aslında hiçbir şeyin televizyonlarda gösterildiği gibi olmadığını göreceksiniz. Belki biraz hüzünlü olacak ama çıkın.

Yemyeşil yaylaların son yıllarda nasıl peşkeş çekildiğine şaşırıp, Gelibolu yarımadasının turistik bir yer olmadığını göreceksiniz. Aslında buranın, nasıl da tarihi bir yer olduğunu göreceksiniz. Nemrut dağının aslında nasıl da yalnız kaldığını, Harran ovasının nasıl terk edildiğini göreceksiniz. Göbeklitepe’nin ihtişamına, Ankara’nın soluk havasına, Şirince’nin yemyeşil tonlarına şahit olacaksınız.

Bizden yüzlerce yıl, belki de binlerce yıl önce bu topraklarda yaşamış olan insanların binbir zorluklarla yaptıkları antik yapıları ve nasıl harap edildiğini görün.

Aynı zamanda antik şehirlere karşı nasıl vurdumduymaz olunduğunu, nasıl ilgilenilmediğini göreceksiniz. Ancak tüm bunların yanında insani değerleriyle Anadolu’yu yaşayacaksınız.

Eğer yurtdışına çıkmak imkanınız olursa oradaki değerler ile ülkemizdeki değerleri kıyaslayacak ve ister istemez kendi içinizde çözümlemeye gideceksiniz.

Yazının bu son paragrafına kadar okuduğunuza göre siz bir gezgin ve bilgiye aç bir insansınız. Hep böyle olmanız dileğiyle.

Unutmadan; en iyi yol gezdiğin yoldur.

error: fotoğrafları izinsiz kullanmak yasaktır!