Güneydoğu Anadolu bölgesi

Güneydoğu anadolu Bölgesi Tarihi Şehirler ve Tatil yerleri

Anadolu’nun Kadim uygarlıklara açılan kapısı; Güneydoğu Anadolu Bölgesi … Yurdumuzun en eski antik yerleşimlerinin bolca bulunduğu ve bir çok yeni keşfedilen antik uygarlıklar diyarı; Orta Doğu’nun eşiği, Mezopotamya kapısı.

Güneydoğu Anadolu bölgesinde gezilecek, gidilecek o kadar çok şey var ki; antik uygarlıkların izlerinden, tarihi kentlerin gölgelerine kadar, içiçe yaşayan dinlerden, aynı sokağa açılan ibadet yerlerine kadar görülmesi gereken bir uygarlıklar topluluğudur bu bölgemiz.

ve Mardin, Midyat, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Nemrut Dağı, Kilis, Harran ovası. Yapıları, tarihe meydan okuyan evleri, insanları ve harabeleriyle sizleri beklemekte ve bütün görkemiyle tarihe meydan okumaktadır.

Ve yıllardır bu bölgemiz kan ağlamaktadır.

Eski medeniyetlerin, kadim uygarlıkların fotoğrafları aşağıdaki linklerdedir, ayrıca diğer yazılarımızı ziyaret edebilirsiniz.

Güneydoğu Anadolu’da gezmek istediğinizde bir tur firması ile anlaşmanız gerekmektedir. Tabi ki kaybolmak her yerde mümkündür ama buralarda kaybolmanın potansiyeli oldukça yüksektir:)

Ayrıca bu bölgemizde kadim uygarlıkların izlerini internetten okumak size bir gezgin adı vermez. Örneğin Harran ovasında pagan figürlerine bakarken bir rehberin size bunu ayrıca anlatması gerekmektedir, aklınızda olsun.

Dahası Güneydoğu Anadolu yemekleri için yanınıza kesinlikle ilaç almalısınız. Kesinlikle bir şekilde mide spazmı geçirmeniz an meselesi :) ama nasılsa rehberiniz size bunları zaten anlatacaktır.

Güneydoğu Anadolu bölgesinde gezmek için en ideal zamanlar ilkbahar ve sonbahar mevsimleridir. Aksi durumda aşırı sıcaklığa maruz kalabilir ve gezinizden pek bir şey anlamayabilirsiniz.

Malumunuz olduğu üzere Güneydoğu Anadolu bölgemizde yıllarca terör hüküm sürmekte ve bu ne yazık ki zaman zaman devam etmektedir. Bu yüzden bir rehber eşliğinde veya bir kültür turuna katılarak bu bölgede gezmek en güvenli yoldur. Çünkü girmiş olduğunuz yolda kaybolabilirsiniz.

Yeri gelmişken bahsetmekte fayda var; ülkemizin batısında bile antik kentlere giderken yollar, ana yol değil. Haliyle bu bölgemizde de değil. Hatta yolda giderken ‘nasıl yani?’ diyebiliyorsunuz.

Peki kısaca nerede ve nasıl sorularının cevaplarına bir göz atalım. Aslında ilgili sayfalarda çok daha detaylı ve tarihi bilgileri de paylaşmaktayız.

Güneydoğu Anadolu’da nereye gidilir?

Gaziantep’e gittiğinizde Zeugma Mozaik Müzesi’ne kesinlikle uğramalısınız. Biraz kent dışında kalmış gibi görünse de, değil. Tatlıları tabi ki dünyaca ünlü:)

Şanlıurfa’ya gittiğinizde Balıklı Göl’den başka esnaf pazarlarını kesinlikle ziyaret edin. Şehrin içinde olup, zanaatlarına göre esnaflar bir araya gelmişler; terziler, bakıcılar vs gibi.

Nemrut Dağına çıkacaksanız eğer, bir önceki gece Kahta’da kalmalısınız doğal olarak. Çünkü sabaha karşı saatlerde çıkmanız gerekmekte. Aksi durumda güneşin doğuşunu izleyemez ve batı terasından görkemli Nemrut dağının gölgesinin diğer dağların üzerine düştüğünü göremezsiniz.

Eğer “zaten gündoğumunu görmeye değil de ben heykelleri görmeye gideceğim” derseniz, emin olun eksik bir gezi yapmış olursunuz.

Diyarbakır’da Ulu cami ve dört ayaklı cami (Şeyh Mutahhar Cami) görülmeye değer. Ulu Cami karşısına düşen Hasan Paşa Hanı’na kesinlikle gitmelisiniz, güzel fotoğraflar vermekte bu han. Ayrıca Dicle nehrinin yanında Gazi Köşkü’nü ziyaret edin. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kaldığı köşktür burası. Hevsel bahçeleri ve Silvan Köprüsü’nü de görmüş olursunuz. Cahit Sıtkı tarancı müzesi de bu kentimizdedir.

Ayrıca Diyarbakır’da bir çok tarihi kilise de bulunmaktadır ve siz ziyaretçilerini bekler.

Göbeklitepe, resmen bir yolun bittiği yerde. Gitmeden önce yanınıza su alın diyeceğim. (bu yazıyı yazadığımız 09.08.2017 tarihinde ne yazık ki Göbeklitepe’ye ziyaretçi kabul edilmiyordu.)

Şanlıurfa’da tabi ki Harran Ovası’na da gitmelisiniz. Burada hemen belirtmek isteriz ki; gitmeden yanınıza okul araç ve gereçleri almalısınız oradaki çocuklara vermek için. Harran da pek ağacın olmadığı ve sıcak yerlerden biri, lütfen dikkat edin.

Bu kentten ayrılmadan önce Balıklı Göl’e gitmeyi ihmal etmeyin ve efsanelerden mahrum kalmayın deriz.

Mardin ve Midyat’a gittiğinizde taş işleme ustalarının ellerinden çıkan o müthiş evleri göreceksiniz. Dara harabeleri, Kasımiye Medresesi, Deyrûlzafaran Manastırı,  eski Mardin evleri ve eski Mardin sokaklarını kesinlikle görmeli ve fotoğraflamalısınız. Savur’a gitmeli ve bir çay içmelisiniz.

Hasankeyf’ten kesinlikle geçmelisiniz. Halfeti’ye gidip barajın serin sularında tekne ile gezmeli ve barajın suyu altında kalan tarihi anmalısınız.

Burada kısaca bahsettiğimiz tüm bu tarihi yerlerin gezi yazılarına yukarıdan ulaşabilirsiniz.

Unutmayın; en iyi yol gezdiğin yoldur..